Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Romantik alt türlerin adları farklı sorulara cevap verir.
- Başlangıç konumu çiftin ilk sahnede birbirine göre durduğu yerdir.
- İkinci şans ve arkadaştan sevgiliye, sayfa öncesi bağa yaslanır.
- Rakipten sevgiliye bir rakiplik zemini ister; zeminsiz kavga keyfî kalır.
- Yasak aşk dışarıdaki bir söze dayanır; o söz bir insan, aile ya da kurum olabilir.
- Dönem, gençlik, fantastik ve bilimkurgu romantizmi bir aşk kuralı taşır.
- Romantik komedi kavuşma güvencesi verir; trajik aşk o güvenceyi tersine çevirir.
- Alt türü itmek taslağın neye dayandığını gösteren bir sınavdır.
- Bir film birden çok kolu taşıyabilir; her kol ayrı bir soruya cevap vermelidir.
- Trajik aşk geri dönülmez bir kayıp ister; bir gidiş tek başına trajedi değildir.
Açılış sahnesi
Selim bu sabah tahtaya kendi eliyle bir liste yazmış. Romantik komedi, trajik aşk, ikinci şans, rakipten sevgiliye. Her satırın yanında küçük bir soru işareti var.
"Dün gece kabini her birine bir kez soktum," diyor. "Hepsi oluyor gibi geldi."
Burcu ilk satırı okuyor. "Romantik komedide Tülin her oturumda Alp'in doğaçlamasına sinirlenir. Salon güler, kabin kızışır."
"Ya trajik aşk?" diye soruyor Emre.
Selim omuz silkiyor. "Tülin'in uçağı kalkar. Alp kabinde yalnız kalır. Son sahnede başka biriyle çeviri yapar."
Nermin Hanım tahtaya yaklaşıyor. İkinci şans satırının önünde duruyor. "Bunun için ne gerekiyor?"
"Daha önce tanışmış olmaları," diyor Selim.
"İlk sayfanda ne yazıyor?"
Selim dosyayı açıyor. Bir süre bakıyor. İlk sayfada iki tercüman birbirini ilk kez görüyor. Not defterindeki o tek kelime bir tanışmanın ilk hamlesi.
"Yani bu satır benim kabinime girmiyor," diyor. Kalemi alıp ikinci şansın üstünü çiziyor.
Emre gülüyor. "Liste kısaldı."
"Kısalmadı," diyor Nermin Hanım. "Seçmeye başladın."
Bir alt tür seçmek, ilk sayfada çiftin birbirine göre nerede durduğunu ve dünyalarının onlara ne izin verdiğini seçmektir.
Bu derste ne olacak
Romantik anlatının kollarını tek bir listede değil, birkaç soruyla ayıracağız. İlk soru çiftin hikâyeye nereden girdiği. Yabancı mı, eski sevgili mi, arkadaş mı, rakip mi, yoksa başka birine söz vermiş mi? İkinci soru dünyanın aşka koyduğu kural: bir çağ, bir yaş, bir büyü, bir teknoloji. Üçüncü soru izleyicinin sona dair ne beklediği. Selim'in kabinini her kola ayrı ayrı iteceğiz. Hangisinin taslağa yaslandığını, hangisinin onu kırdığını göreceğiz. Beş film her kolu kendi örneğiyle gösterecek: bir ofis, bir yol, bir lanet, bir lise koridoru, işgal altında bir şehir. Hangi kolun daha değerli olduğuna karar vermeyeceğiz. Her kol ayrı bir izleyiciye ayrı bir söz verir.
Sıfır noktası
Romantik vaat üç parçadan kurulur: bir bağ, bir sınanma, açık bir son. Her romantik anlatı bu vaadi verir. Ama izleyici bir salona "romantik bir film" görmek için değil, belli bir romantik film görmek için girer.
Bir izleyici romantik komediye bilet aldığında güleceğini bilir. Çiftin birbirine kavuşacağını da büyük ölçüde sezer. Trajik bir aşk hikâyesine giren izleyici ise mendilini hazırlar. Bir dönem romantizmi seçen kostüm, mektup, yasak ve bekleyiş ister. Gençlik romantizmi seçen ilk öpücüğün titrekliğini. Bunların hepsi aynı türün çocuğu. Ama her biri izleyiciye ayrı bir söz verir.
Alt tür bu ayrı sözün adıdır. Bir türün içinde daha dar bir beklenti kurar. Yazar alt türü bilmezse izleyiciye iki sözü birden verir. İlk yarıda komedi, ikinci yarıda trajedi vaat eden bir film, izleyiciyi yarı yolda bırakabilir. Elbette bazı filmler bu karışımı bilerek yapar. Ama bunu bilerek yapmakla kaza ile yapmak arasında fark var.
Romantik alt türlerin bir zorluğu var. Adları aynı düzlemde durmuyor. "Romantik komedi" bir tonu söylüyor. "Dönem romantizmi" bir zamanı. "Rakipten sevgiliye" bir başlangıcı. "Yasak aşk" bir engeli. Bir film bunların üçünü aynı anda taşıyabilir. Bir dönem filmi hem yasak aşk hem trajik aşk olabilir.
Bu yüzden on bir adı tek sıraya dizmek bir işe yaramaz. Daha işe yarar bir yol, her adın hangi soruya cevap verdiğini bulmak. Bir ad çiftin başlangıcını söylüyorsa bir sorudur. Dünyanın kuralını söylüyorsa başka bir soru. Sonun tonunu söylüyorsa bir üçüncüsü.
Bu ayrımın yazara bir yararı var. Bir taslağı alt türe iterken hangi sorunun cevabını değiştirdiğini bilirsin. Başlangıcı değiştirmek ilk sayfayı değiştirir. Dünyanın kuralını değiştirmek bütün sahneleri. Tonu değiştirmek en çok sonu ve izleyicinin güvenini.
Selim'in listesi bu yüzden karışık görünüyordu. Romantik komedi ile ikinci şans aynı satırda yarışmıyor. Biri sona dair bir söz, öteki başlangıca dair bir olgu. Selim ikinci şansı çizdiğinde aslında başlangıç sorusunu cevapladı. Ton sorusu hâlâ açık.
Mekanizma
Çift nereden başlıyor?
Romantik anlatıda ilk sayfa iki insanı bir yere koyar. O yer yalnız bir mekân değildir. Birbirlerine göre durdukları duygusal noktadır.
Selim'in kabininde başlangıç konumu yabancılık. Tülin ile Alp birbirini o sabah görüyor. Bu konum taslağın her şeyini belirliyor. Aralarında hiçbir geçmiş yok. Her şey bu üç günde olacak.
Başlangıç konumu değişince alt tür değişir. Aynı iki tercüman eski sevgili olsaydı, ilk kelimeyi defter üstünden iten el bir hatırlatma olurdu. Arkadaş olsalardı, bir rahatlık. Rakip olsalardı, bir meydan okuma.
Geçmişi olan çiftler
İkinci şans ile arkadaştan sevgiliye ortak bir şeye yaslanır. İlişki ilk sayfadan önce başlamıştır.
İkinci şansta izleyici bir yarayı açar. Bu iki insan neden ayrıldı? O neden hâlâ geçerli mi? Arkadaştan sevgiliye geçişte risk başkadır. Açılırlarsa var olan bağı kaybedebilirler. Bir arkadaşlık, bir aşk uğruna harcanabilir mi?
Selim'in kabininde sayfa öncesi bağ yok. Bu yüzden iki kol da taslağa girmiyor. Emre itiraz ediyor: "Tülin Alp'in hocası olabilirdi. Yıllar önce bir kursta." Selim düşünüyor, sonra başını sallıyor. Bu, ilk sayfayı baştan yazmak demek. Defterdeki kelime artık bir tanışma değil, bir yeniden karşılaşma olur.
Rakipler
Rakipten sevgiliye çok sevilen bir kol. İki karakter birbirine düşman başlar, sonunda birbirine döner. Ama düşmanlık tek başına bir alt tür kurmaz. İki insanın birbirinden hoşlanmaması yetmez.
Rakiplik zemini olmadan kavga keyfî kalır. Zemin olunca her kavga bir hamleye dönüşür. Burcu bir deneme öneriyor. Ajans kongrenin açılış oturumunu Alp'e veriyor. Tülin yıllardır o açılışı kendisi yapıyor. Şimdi aynı masada iki kişi aynı mikrofonu istiyor.
Atölye bu denemeyi hemen seviyor. Selim'in ilk sayfasındaki "Daha büyük yaz." notu yeni bir anlam kazanıyor. Artık bir uyarı değil, bir iğne. Yabancılık başlangıcı korunuyor; yalnız üstüne bir yarış ekleniyor.
Başkasına verilmiş söz
Yasak aşk, engeli çiftin dışından bir bağdan alır. Çiftten biri bir başkasına, bir inanca, bir yemine bağlıdır.
Emre bir deneme daha kuruyor: Tülin evli olsa? Selim hemen reddediyor. "Tülin'in gidişi zaten bir söz. Ama kimseye değil, kendine verilmiş." Burcu bir şey ekliyor. Kabin kuralı da bir yasak sayılabilir mi? Mikrofon açıkken konuşmak yok. Nermin Hanım ayırıyor: kural sahneyi kısıtlıyor ama kimse ona söz vermedi. Kural çiğnense kimse ihanete uğramıyor. Dışarıdaki söz çiğnenince birinin kalbi kırılır.
Dünya bir kural koyunca
Dönem, gençlik, fantastik ve bilimkurgu romantizmi başka bir soruya cevap verir. Çiftin dünyası aşka ne izin veriyor?
Dönem romantizminde kural bir çağdan gelir: bir sınıf, bir evlilik düzeni, bir savaş. Gençlik romantizminde kural yaştan gelir: okul, aile, ilk kez yaşanan her şeyin ağırlığı. Fantastik romantizmde bir büyü kural koyar. Bilimkurgu romantizminde bir makine ya da bir bilim varsayımı.
Selim'in kabininde böyle bir kural var mı? Kongre bir çağ değil. Tercümanlar genç değil. Büyü yok. Ama bir kural var: dil. İki insan başkalarının sözünü taşıyor, kendi sözlerini taşıyamıyor. Bu kural bir alt tür kurmaz, ama her alt türe bir renk verir.
Son neyi vaat ediyor?
Romantik drama, romantik komedi ve trajik aşk ilk iki sorudan bağımsız durur. Bunlar sona dair izleyiciye verilen güvenin ölçüsüdür.
Romantik komedide ayrılık ihtimali yine canlıdır. Ama izleyici bir güvenle izler. Güldüğü sahneler bir kavuşmaya doğru akar. Romantik dramda bu güvence yoktur; son gerçekten iki yöne açıktır. Trajik aşkta güvence tersine döner. İzleyici kaybı sezer ve her yakınlaşmayı bu bilgiyle izler.
Selim'in kabini burada hâlâ ikiye bölünüyor. Tülin'in gidişini izleyici baştan bilirse kabin bir vedaya döner. Bilmezse komedi daha uzun soluk alır. Selim bu kararı vermedi. Ama alt türün sonu bu karara bağlı.
Tahtada sonunda iki iz kalıyor. İkinci şansın ve arkadaştan sevgiliye geçişin üstü çizili; ikisi de ilk sayfayı bozuyor. Rakipten sevgiliye satırını Selim bir halkaya alıyor, yanına yine bir soru işareti koyuyor. Açılış oturumu denemesi taslağa girerse kabin bu kola yaslanacak. Girmezse iki yabancının hikâyesi olarak kalacak. Romantik komedi ile romantik dram arasındaki seçim ise gidişin ne zaman açıklanacağına bağlı ve hâlâ açık.
Filmlerden okuma
Usta katmanı
Alt türü bir adla değil üç cevapla seç. Çift nereden başlıyor, dünya onlara ne izin veriyor, izleyici sona nasıl bir güvenle bakıyor? Üç cevap birlikte alt türü verir. Yalnız birini seçen yazar, öbürlerini kazara verir.
Başlangıç konumunu ilk sayfada kilitle. Bir taslağın en zor değişen yeri ilk sayfasıdır. İkinci şans istiyorsan geçmiş ilk sahneden sızmalıdır. Selim ilk sayfasına baktı ve kolu çizdi. Bu bir kayıp değil, bir netlik.
Rakiplik zeminini kişisel olmaktan çıkar. İki karakter birbirinden yalnızca hoşlanmadığı için kavga ederse izleyici sıkılır. Bir iş, bir ödül, bir haklılık ortaya koyun. Kavga o zaman bir anlam taşır ve hayranlık o kavganın içinden çıkabilir.
Arkadaştan sevgiliye geçişte kaybı göster. Açılmanın bedeli arkadaşlıktır. Bu bedel görünmezse geçiş kolaylaşır. Watts'ın sessizliği izleyiciye bir arkadaşlığın ne kadar kırılgan olduğunu söylüyor.
Dışarıdaki sözü bir insan yap. Yasak aşkta bağlı olunan kişi bir gölge kalırsa izleyici ihaneti hissetmez. Kocanın, ailenin ya da kurumun bir yüzü olmalı. Senso'da kuzen bir ad, bir dava, bir para kesesi.
Aşk kuralını sahnede görünür kıl. Bir büyü, bir yaş, bir çağ bir cümleyle anlatıldığında unutulur. Ladyhawke kuralı her gün doğumunda yeniden gösteriyor. Kabinin kırmızı mikrofon ışığı da her oturumda yanıp sönebilir.
Ton seçimini sona bağla. Kavuşma güvencesi verirsen ayrılık ihtimali bir gecikme gibi okunur. Vermezsen komedi daha kısa nefes alır. İkisini birden istemek mümkün, ama ağırlık bir yana kaymalıdır.
Alt türü itmek bir sınavdır, karar değil. Selim kabini dört ayrı kola itti. Bu itişlerin her biri taslağın neye dayandığını gösterdi. Yazar sınavdan sonra bir kola karar verebilir ya da kararı ikinci taslağa bırakabilir.
Trajik aşkı bir takvimle karıştırma. Bir uçak, bir şehir değişikliği ayrılıktır, trajedi değil. Trajik aşk geri dönülmez bir kayıp ister. Tülin'in gidişi bir ayrılık ihtimalini taşıyabilir. Bir trajedi taşıması için daha ağır bir bedel gerekir. Selim bunu tahtada sınadı. Tülin'in uçağı kalkınca Alp kabinde yalnız kalıyordu. Burcu sordu: "Bu kayıp mı, yoksa bir hafta sonra unutulacak bir hüzün mü?" Selim cevap veremedi.
Karışık alt türde baskın kolu bil. İki kol üst üste bindiğinde biri finali yönetir. Senso'da yasak aşk sahneleri doldurur, ama son trajik aşkın sözünü tutar. Yazar hangi kolun son sayfaya hükmettiğini bilmezse iki son yazar.
Alt türün izleyicisini düşün. Gençlik romantizmine giren izleyici kendi ilk aşkını hatırlamak ister. Dönem romantizmine giren bir çağı solumak ister. Rakipten sevgiliye giren, iki zekânın çarpışmasını. Aynı sahne her izleyicide başka bir yere dokunur.
Kolu itmeden önce kanonu yaz. Taslakta değişmeyecek olguları bir kenara not et. Selim'in ilk sayfası, tanışma ve "Daha büyük yaz." notu sabitti. Her deneme bu olgularla sınandı. Sabit olgu yoksa her deneme kazanır ve hiçbir şey öğrenilmez.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Romantik alt türler tek bir listedir."
Adları farklı sorulara cevap verir. Biri başlangıcı, biri dünyayı, biri sonun tonunu söyler.
Yaygın yanlış"Rakipten sevgiliye, iki inatçının kavgasıdır."
Kavga bir zemin istemez sanılır. Oysa zeminsiz kavga keyfî görünür; izleyici ona yatırım yapmaz.
Yaygın yanlış"İkinci şans sonradan eklenebilir."
Sayfa öncesi bağ ilk sahnede yoksa sonradan eklenen geçmiş bir yama gibi durur.
Yaygın yanlış"Romantik komedide ayrılık ihtimali yoktur."
Vardır. Yalnız izleyici bir güvenle izler. Ayrılık tehlikesi gerçek olmasa da çiftin nasıl kavuşacağı merak edilir.
Yaygın yanlış"Dönem romantizmi kostüm demektir."
Kostüm bir yüzeydir. Asıl iş çağın aşka koyduğu kuraldır.
Yaygın yanlış"Fantastik romantizmde her şey mümkündür."
Fantastik dünya ne kadar serbest görünürse görünsün, aşka bir kural koyar. Kural yoksa engel yoktur.
Yaygın yanlış"Yasak aşk, aldatma hikâyesidir."
Dışarıdaki söz bir eşe, bir aileye, bir orduya, bir ülkeye verilmiş olabilir.
Yaygın yanlış"Bir film yalnız bir alt türe aittir."
Senso dönem, yasak ve trajik aşkı birlikte taşıyor. Önemli olan her adın ayrı bir soruya cevap vermesi.
Yaygın yanlış"Gençlik romantizmi hafiftir."
Gençlikte her ilk deneyim büyük görünür. Bu ağırlık doğru kurulursa genç izleyiciden fazlasını bağlar.
Yaygın yanlış"Bilimkurgu romantizmi teknolojiyle ilgilidir."
Teknoloji yalnız bir kural koyar. Yıldız Adam'da asıl soru bir yüzün kime ait olduğu, bir makinenin nasıl çalıştığı değil.
Yaygın yanlış"Alt tür ilk taslakta seçilmelidir."
Bazı yazarlar alt türü yazarken bulur. Önemli olan son taslakta izleyiciye tek ve okunur bir söz vermektir.
Yaygın yanlış"Trajik aşk, kötü biten aşktır."
Kötü biten her aşk trajik değildir. Trajik aşk kaybı karakterlerin kendi seçimlerine ve dünyalarının kuralına bağlar. Kayıp rastlantıysa izleyici bir talihsizlik görür.
Yaygın yanlış"Romantik drama, gülmeyen romantik komedidir."
Fark gülmede değil, güvencede. Romantik dramda da gülünebilir. Ama izleyici sonun nereye gideceğinden emin olamaz.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Romantik alt türlerin adları farklı sorulara cevap verir.
- Başlangıç konumu çiftin ilk sahnede birbirine göre durduğu yerdir.
- İkinci şans ve arkadaştan sevgiliye, sayfa öncesi bağa yaslanır.
- Rakipten sevgiliye bir rakiplik zemini ister; zeminsiz kavga keyfî kalır.
- Yasak aşk dışarıdaki bir söze dayanır; o söz bir insan, aile ya da kurum olabilir.
- Dönem, gençlik, fantastik ve bilimkurgu romantizmi bir aşk kuralı taşır.
- Romantik komedi kavuşma güvencesi verir; trajik aşk o güvenceyi tersine çevirir.
- Alt türü itmek taslağın neye dayandığını gösteren bir sınavdır.
- Bir film birden çok kolu taşıyabilir; her kol ayrı bir soruya cevap vermelidir.
- Trajik aşk geri dönülmez bir kayıp ister; bir gidiş tek başına trajedi değildir.
Sonraki derse köprü
Selim'in tahtasında bir kol çizildi, biri soru işaretiyle bekliyor. Ama hangi kol seçilirse seçilsin, kabinde iki insan oturuyor. Tülin'in Alp'ten bağımsız bir isteği var: gidiş. Alp'in bağımsız isteği ne? İlk büyük kongresini atlatmak mı, yoksa daha fazlası mı? Bir de deneyim farkı var. Kabinde gücü kim tutuyor? Bir sonraki ders romantik başkarakterleri ele alıyor. Çiftin her biri, öteki olmadan da ayakta duran bir karakter mi? Tülin'in sözlük defteri ile Alp'in telefonu, iki ayrı insanın iki ayrı ihtiyacını mı taşıyor?