Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Proje klasörü bir senaryonun her parçasını ne işe yaradığına göre tek yerde toplar.
- Klasör haritası hangi dosyanın senaryo olduğunu ilk satırda söyler.
- Tek bir çalışma dosyası vardır; öbür taslaklar tanıktır ve farklarıyla adlandırılır.
- Kesilenler dosyası kesilen her şeyi nedeniyle saklar ve yeniden yazımda bir kaynağa dönüşür.
- Uyarlamada kaynağın temiz nüshası işaretli nüshadan ayrı durur.
- Yazarın kendi notları başkalarının notlarıyla karışmaz.
- Yetim dosyalar klasör dışında kalan parçalardır ve düzenli toplanır.
- Not adresi bir notun neye verildiğini söyler.
- Hak bölümünde yazılı belge ile söylenen söz ayrı tutulur.
- Teslim dosyaları dondurulur, değiştirilmez.
- Bir yedek ancak başka bir yerde açılınca yedektir.
- Klasörün asıl okuru, yorgun bir gecede ya da projeye yabancı biri olarak gelen okurdur.
Açılış sahnesi
Burcu bilgisayarını Selim'e uzatıyor. Taslağa oturmadan önce açılış için birkaç deneme sayfası yazmış. «Oku. Mektup artık yok, taşla açılıyor.»
Selim okumaya başlıyor ve kaşları kalkıyor. Sayfa yaşlı bir kadın sesiyle açılıyor. Ses torununa yazıyor, durmadan yazıyor. Selim sayfayı aşağı kaydırıyor; mektup hâlâ bitmemiş.
Burcu ekrana eğiliyor. Dosyanın adı «YAĞHANE son». Masaüstünde bir de «YAĞHANE son yeni» var. Bir de «YAĞHANE son düzeltme». Hangisinin taşla açıldığını Burcu açmadan söyleyemiyor. Açınca da emin olamıyor; taşla açılan iki dosya var.
Emre gülmeye başlıyor, ama Selim gülmüyor. «Vahit Usta'nın kaydı nerede? Taşın sesini dinlemek istiyorum.»
Burcu telefonunu karıştırıyor. Ses kayıtlarının hepsinin adı aynı: «Yeni kayıt». Biri bir toplantı, biri bir şarkı, biri belki Vahit Usta. Jale Hanım'ın gönderdiği yağhane fotoğrafları bir yazışmanın içinde, alışveriş listelerinin arasında. Dilber teyzesinin tebeşir üstüne mesajı bir aile yazışmasında, bayram tebriklerinin arasında kalmış.
Masaüstünün köşesinde bir klasör daha duruyor. Geçen yıl yarım kalan senaryo. Adı hâlâ değişmemiş.
Nermin Hanım bilgisayarı kapatmıyor, yalnız Burcu'ya dönüyor. «Altıncı haftada dizi odasından gece döneceksin. Bunların hangisini o gece bulabileceksin?»
Proje klasörü yazarın unutacağı şeyleri onun yerine hatırlar; hangi dosyanın senaryo olduğunu bilmeyen yazar, yanlış sayfanın üstüne yazar.
Bu derste ne olacak
Burcu'nun dağınık masasını tek bir klasöre toplayacağız. Hangi dosyanın senaryonun kendisi olduğunu, hangilerinin artık yalnız tanık olduğunu ayıracağız. Kesilen sahnelerin nereye gittiğini, romanın kendisinin klasörde nasıl durduğunu konuşacağız. Karakterlere, dünyaya ve Burcu'nun kendi notlarına birer yer açacağız. Telefonda, çantada, gelen kutusunda kalan parçaları içeri alacağız. Gelen notların neye verildiğini, hak belgelerinin nerede durduğunu kuracağız. Son olarak bir yedeğin gerçekten çalışıp çalışmadığını sınayacağız. Her bölümde YAĞHANE'nin hangi parçasının durduğunu tek tek göreceğiz. Filmler dağılmış makaralardan, eritilen bir kurgudan, elinden alınmış bir animasyondan, Paris'te kilitli bir kasadan ve çürümüş bir renkli kopyadan gelecek.
Sıfır noktası
Senaryo yazılırken masada yalnız sayfalar birikmez. Araştırma notları, ses kayıtları, fotoğraflar, gelen notlar, eski taslaklar, yazışmalar da birikir. Her biri başka bir yere düşer. Telefon bir şey tutar, gelen kutusu başka bir şey, masa çekmecesi bir başkasını.
Yazar bunların yerini başta aklında tutar. Aklı bu işi bir süre iyi yapar. Sonra yorgun bir gece gelir. Yazar bir kaydı arar ve bulamaz. Ya da bir taslağı açar ve yanlış olanı açtığını fark etmez. Selim'in okuduğu sayfa bunun en küçük hâli. Daha büyüğü, yanlış taslağın üstüne iki hafta yazmaktır.
Tanımın ölçüsü dosyanın işi. Klasör dosyaları biçimine göre değil, ne işe yaradıklarına göre ayırır. Vahit Usta'nın kaydı bir ses dosyası, ama yeri bir «sesler» bölümü değil. Yeri araştırma, çünkü bir soruya cevap veriyor: taş nasıl ses çıkarır?
YAĞHANE için bir klasör çoktandır duruyordu. Romanı uyarlamadan önce kaynağını siyah ve kırmızı kalemle döktüğü kalın klasör. Siyah satırlar romanda yazanı, kırmızılar Burcu'nun düşüncesini tutuyordu. O klasör romana aitti. Şimdi kurulacak olan ise filme ait. Eski alışkanlık yine de işe yarıyor. Bu klasör de aynı ayrımı sürdürecek: kimin sözü, kimin kararı.
Uyarlamada bu ayrım daha da önemli. Masada romanın sesi ve Burcu'nun sesi konuşuyor. Bir de başkalarınınki var: Dilber teyzenin uyarısı, yapımcının notları, atölyenin itirazları. Bu sesler aynı dosyada karışırsa, bir yıl sonra kimse hangi sahnenin kimden geldiğini söyleyemez.
Klasör bir soruya da hızlı cevap verir: bu nereden geldi? Bir gün biri «Romanda da ad hiç söylenmiyor mu?» diye sorabilir. Cevap Burcu'nun hafızasında değil, klasörün kaynak bölümünde aranır. Orada romanın kendisi, siyah satırlar ve Burcu'nun kararları ayrı ayrı durur.
Klasörün ikinci bir okuru da var. Burcu bir gün hastalanabilir. Proje bir başka yazara geçebilir. Bir yönetmen bir sahnenin nereden çıktığını sorabilir. O okur Burcu'nun aklına giremez. Yalnız klasörü açabilir. Klasör ona ne kadar açık konuşursa, Burcu'nun emeği o kadar az kaybolur.
Mekanizma
Hangisi senaryo?
Burcu masaüstündeki dosyaları açıp tek tek okuyor. Taşla açılan iki dosyadan biri dün akşam düzelttiği. Onu ayrı bir yere alıyor ve adına yalnız «çalışma» ekliyor. Bundan sonra senaryo budur. Öbür ikisi artık tanık.
Burcu'nun haritası bir sayfayı bile doldurmuyor. İlk satır: senaryo «çalışma» adlı dosyadır, başka hiçbir dosyanın üstüne yazılmaz. Altında bölümlerin adları ve birer cümlelik açıklamaları. En altta bir satır daha: ad kuralı dünya bölümünde, kırmızı çerçeveli kartın fotoğrafında. Harita yorgun bir yazarın da, projeyi hiç görmemiş birinin de ilk açacağı sayfa.
Eski taslaklar ve kesilenler
Mektupla açılan sayfalar silinmiyor. Eski taslaklar bölümüne giriyor. Burcu dosyaların adını değiştiriyor. Artık «son» ya da «yeni» yok. Her eski taslak, onu öbürlerinden ayıran değişikliğin adını taşıyor: «mektupla açılan», «İhsan'lı okul sahneli».
Selim kurgu masasındaki alışkanlığıyla soruyor. «Sahne silerken nereye siliyorsun?»
Burcu'nun kesilenler dosyasına ilk İhsan'ın okul sahnesi giriyor. Altına tek satır yazıyor: yük Zekai'ye geçti. Okunan uzun mektup da oraya gidiyor. Bir gün bir yönetmen «Romandaki mektuplar nerede?» diye sorarsa, Burcu hem metni hem nedeni bulacak.
Romanın kendisi
Burcu'nun roman nüshası artık bir harita gibi. Sarı şeritler hasat sonlarını, mavi şeritler mektup başlarını gösteriyor. Kenarlarda iki okumanın notları birbirine karışmış.
İşaretli nüsha her açılışta Burcu'ya eski kararlarını hatırlatıyor. Sarı şerit bir sayfayı önemli, şeritsiz sayfayı önemsiz gösteriyor. Ama yeniden yazım sırasında Burcu romana taze bir gözle dönmek isteyecek. Bir sahafta ikinci bir nüsha buluyor. Onu kaynak bölümünün en başına koyuyor ve üstüne kurşun kalem bile değdirmeyecek.
Karakterler, dünya ve kendi notları
Karakter bölümünde her kişiye bir sayfa açılıyor. Nüzhet'in sayfası ikiye bölünüyor: genç kız ve yaşlı kadın. Raşit'in sayfası en tuhafı. Üstünde yalnız başkalarının onun hakkında söyledikleri var. Her satırın yanında kimin söylediği yazılı: Mükerrem, köy, Nüzhet'in bir mektubu. Ceren'in sayfası ise neredeyse boş.
Dünya bölümünün en üstünde ad kuralı duruyor. Altında köyün, yağhanenin, hasadın düzeni. Burcu'nun kendi notları ayrı bir bölüme gidiyor. Niyet sayfasının bir fotoğrafı, kart destelerinin dizilişi, gece aklına gelen cümleler. Bunlar kimseye gönderilmeyecek. Başkalarının notlarıyla da karışmayacak.
Klasör dışında kalanlar
Burcu yetimleri tek tek topluyor. Vahit Usta'nın kaydını bulup dinliyor ve adını değiştiriyor. Yeni ad kimin konuştuğunu ve neyi anlattığını söylüyor. Kayıt araştırma bölümüne, taşın sesine dair soruların yanına giriyor. Jale Hanım'ın fotoğrafları görsel referanslara gidiyor. Her birinin yanında hangi yağhanede çekildiği yazılı. Dilber teyzenin mesajı yazışmadan çıkarılıp geri bildirimlere giriyor. Yanına hangi gün geldiği yazılıyor.
Notun adresi
Geri bildirimler bölümü dolunca bir şey gözüne çarpıyor. Notlar birbirine benziyor, ama aynı şeye verilmemişler.
Dilber teyzenin uyarısı romana verilmiş, tebeşir sahnesini çıkarma diyor. Yapımcının üç notu ise destelerden çıkan kısa dosyaya verilmiş. Biri meydanda adın bağırılmasını istiyordu. O not tartıldı; ad meydana çıkmadı, rahatlama son mektuba taşındı. Burcu notu silmiyor. Yanına adresini ve verilen kararı yazıyor. Yapımcı aynı isteği taslakta yeniden açarsa, Burcu'yla aynı kâğıda bakacaklar.
Haklar ve teslim
Hak belgeleri bölümü en ince bölüm. İçinde Burcu'nun yapımcıyla imzaladığı sözleşme var. Burcu yanına bir alt başlık daha açıyor: söz. Bir telefon konuşmasında yapımcı, gülerek, ikinci bir filmden bahsetmişti. Burcu bunu hangi gün söylendiğiyle birlikte yazıyor. Bir söz, yazılı belgenin yerini tutmaz. Ama yazılmazsa bir gün hiç söylenmemiş olur. Yapımcının hukuk başlığının kenarına kurşun kalemle yazdığı «biz hallederiz» notu da burada. Burcu onu bir güvence gibi değil, bir söz gibi dosyalıyor. Belgelerin ne dediğini Burcu yorumlamıyor; o iş bir hukukçunun.
Teslim dosyaları ayrı duruyor. Yapımcıya gidecek her şey bu bölümden çıkıyor. Kapak sayfalı, dondurulmuş bir kopya ve yanında kime gittiğinin kaydı. Bu bölümdeki hiçbir dosya bir daha düzenlenmiyor.
Açılmamış yedek
Burcu dış diskini çıkarıyor. Yedek orada, diyor. Nermin Hanım diski Emre'nin bilgisayarına taktırıyor.
Diskte bir YAĞHANE klasörü yok. Yalnız geçen yılın yarım senaryosu var. Burcu o projeden sonra yedek almayı bırakmış. Aynı akşam yeni klasör iki ayrı yere kopyalanıyor. Biri evdeki disk, biri internette bir depolama alanı. Burcu her ayın sonunda birinden bir dosyayı geri yükleyip açmayı takvimine yazıyor.
Filmlerden okuma
Usta katmanı
Klasörü ilk sayfadan önce kur. İlk sahne yazılmadan kurulan klasör boş görünür. Ama ilk yetim dosya o hafta doğar. Burcu'nun klasörü kayıtlar birikmeden kurulsaydı, «Yeni kayıt» adlı bir dosya hiç olmazdı.
Bölümleri işe göre ayır, biçime göre değil. Ses kaydı, fotoğraf, belge birer biçim. Yerleri hangi soruya cevap verdikleriyle belirlenir. Biçime göre ayrılan klasörde araştırma üç yere dağılır.
Haritayı yorgun bir gece için yaz. Haritanın okuru en iyi günündeki sen değilsin. Gece yarısı dizi odasından dönmüş, aklı başka sahnede bir yazar. Ona tek cümleyle söyle: senaryo hangi dosya.
Tek çalışma dosyası tut. Aynı anda iki dosyada yazmak, iki ayrı senaryo yazmaktır. Bir deneme yapacaksan önce çalışma dosyasından bir kopya dondur. Denemeyi sonra yap.
Eski taslağı farkıyla adlandır. «Son», «yeni», «gerçekten son» bir şey söylemez. Taslağın adı onu öbürlerinden ayıran kararı taşısın. O kararı arayan kişi doğrudan bulur.
Kestiğini nedeniyle sakla. Kesilenler dosyasına sahneyi atmak yetmez. Yanına bir satır yaz: neden çıktı, yükü kime geçti. Neden yazılmazsa sahne yıllar sonra masum görünür ve geri döner.
Kaynağın iki nüshası olsun. Biri senin okuma izlerinle dolu, öbürü dokunulmamış. Yeniden yazım sırasında temiz nüshayı oku. Eski şeritlerinin seni nereye yönelttiğini ancak onlarsız okuyunca görürsün.
Belirsiz kişinin sayfasını tanıklarla doldur. Kaynağın hiç göstermediği bir kişi varsa, onun sayfasına yalnız başkalarının sözlerini yaz. Her sözün yanına kimin söylediğini koy. Kendi yorumun o sayfaya girerse, sır yavaşça bir cevaba dönüşür.
Baskıyı yaz. Kaynağın hangi baskısından çalıştığını haritaya not et. Sayfa adresleri baskıdan baskıya kayar. Temiz nüsha da aynı baskıdan olsun, yoksa iki nüsha arasında satır aramakla vakit geçer.
Kesilenleri yeniden yazımda oku. Kesilen bir sahne çoğu zaman yanlış yerde duran doğru bir andır. Yeni bir sahneye ihtiyaç duyduğunda önce o dosyaya bak. İhsan'ın sahnesindeki bir bakış, Zekai'nin bir sahnesinde yeniden işe yarayabilir.
Yetimleri haftada bir topla. Telefon, gelen kutusu, çanta, masanın kenarı. Hepsine haftada bir kez bak. Bulduğun her şeyin adını değiştir ve yerine koy. İş birikirse toplamak bütün bir güne yayılır.
Kaydın adına kimi ve neyi yaz. «Vahit Usta, taşın dolu ve boş sesi» bir addır. Ad, dinlemeden kaydın ne olduğunu söylemeli.
Notu adresiyle sakla. Kim söyledi, neye söyledi, hangi taslağa söyledi. Romana verilmiş bir not ile taslağa verilmiş bir not aynı ağırlıkta değildir. Adres yoksa bütün notlar aynı sesle konuşur.
Uygulanmayan notu silme. Uygulanmayan nota verdiğin cevap da bir karardır. Not geri döndüğünde karar ve gerekçe hazır olur.
Sözü belgeden ayır. Hak bölümünde iki alt başlık olsun: yazılı olanlar ve söylenenler. Söylenen bir şeyi hangi gün söylendiğiyle yaz. Yorumlamayı bir hukukçuya bırak.
Teslim kopyasını dondur. Dışarı giden her dosya ayrı bir yerde, değiştirilmeden durur. Yapımcı «okuduğum sayfada» dediğinde o sayfayı açabilmelisin.
Yedeği başka bir bilgisayarda aç. Kendi bilgisayarında açılan yedek bir şey kanıtlamaz. Başka bir makinede bir dosyayı geri getir, aç, birkaç sayfa oku. Ancak o zaman yedeğin var.
Yarım projeyi de kapat. Yarım kalan bir senaryonun klasörü masaüstünde açık durursa, her gün küçük bir suçluluk üretir. Onu da bir haritayla kapat ve arşive kaldır. Gerekirse oradan dönersin.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Düzen yazarlığın değil, sekreterliğin işidir."
Klasör hangi sahnenin neden çıktığını, hangi notun neye verildiğini tutar. Bunlar yazarlık kararlarıdır. Kayıtları kaybolan yazar kararlarını da kaybeder.
Yaygın yanlış"Dosyanın adına «son» yazmak yeterlidir."
Her taslak bir gün son olur. Burcu'nun masaüstünde üç «son» vardı ve en eskisini okuttu.
Yaygın yanlış"Kesilen sahne silinmelidir, yoksa geri sızar."
Sahneyi geri sızdıran, çıkış nedeninin yazılmamasıdır. Açgözlülük'ün kesilen kısmı saklanmadı ve bir daha bulunamadı.
Yaygın yanlış"Uyarlamada kaynak zaten basılı, klasöre girmez."
Kaynak klasörün temelidir. İşaretli nüsha da temiz nüsha da orada durur. Hangi baskıdan çalışıldığı da yazılır.
Yaygın yanlış"Telefondaki kayıt da klasörde sayılır."
Klasörün dışında kalan her şey yetimdir. Napolyon'un parçaları da bir yerlerdeydi; onları bulmak birinin ömrünün yıllarını aldı.
Yaygın yanlış"Eski taslakların tek değeri duygusaldır."
Eski taslak bir kanıttır. Hırsız ve Ayakkabıcı'nın çalışma kopyası, yazarın istediği filmi yıllar sonra yeniden kurdurdu.
Yaygın yanlış"Notlar bir kez okunup uygulanır, sonra atılır."
Uygulanmayan not da cevabıyla saklanır. Aynı not başka bir taslakta geri gelir ve verilen karar hazır olur.
Yaygın yanlış"Kendi notlarım ile gelen notlar aynı yerde durabilir."
Karışınca kimin ne istediği kaybolur. Burcu'nun gece yazdığı bir cümle, bir yıl sonra yapımcının isteği sanılabilir.
Yaygın yanlış"Hak işleri yapımcının işidir, yazarın klasörüne girmez."
Yazarın imzaladığı her şey yazarın da işidir. Rüzgârın Öbür Yüzü'nün malzemesi hazırdı, ama belgeler yüzünden on yıllarca kasada kaldı.
Yaygın yanlış"Klasör ne kadar çok bölümlüyse o kadar düzenlidir."
Her bölüm bakım ister. Bakılmayan bölüm yeni bir dağınıklık olur. Burcu'nun haritası bir sayfaya sığıyor; bölümlerin hepsi bir işe karşılık geliyor.
Yaygın yanlış"İşaretli nüshadaki notlarımı silerim, temiz nüshaya gerek kalmaz."
Silinen şerit iz bırakır, göz yine oraya gider. Üstelik işaretler de bir kayıttır. Burcu'nun sarı ve mavi şeritleri ilk okumasının tanığı; onları silmek o tanığı yok eder.
Yaygın yanlış"Yedek almak yeterlidir."
Açılmayan yedek bir varsayımdır. Le Voyage dans la Lune'un renkli kopyası vardı, ama yıllarca oynatılamadı.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Proje klasörü bir senaryonun her parçasını ne işe yaradığına göre tek yerde toplar.
- Klasör haritası hangi dosyanın senaryo olduğunu ilk satırda söyler.
- Tek bir çalışma dosyası vardır; öbür taslaklar tanıktır ve farklarıyla adlandırılır.
- Kesilenler dosyası kesilen her şeyi nedeniyle saklar ve yeniden yazımda bir kaynağa dönüşür.
- Uyarlamada kaynağın temiz nüshası işaretli nüshadan ayrı durur.
- Yazarın kendi notları başkalarının notlarıyla karışmaz.
- Yetim dosyalar klasör dışında kalan parçalardır ve düzenli toplanır.
- Not adresi bir notun neye verildiğini söyler.
- Hak bölümünde yazılı belge ile söylenen söz ayrı tutulur.
- Teslim dosyaları dondurulur, değiştirilmez.
- Bir yedek ancak başka bir yerde açılınca yedektir.
- Klasörün asıl okuru, yorgun bir gecede ya da projeye yabancı biri olarak gelen okurdur.
Sonraki derse köprü
Deneme sayfaları yerini buldu, ama asıl taslak henüz başlamadı. Klasörün karakter ve dünya bölümleri hâlâ ince; Ceren'in sayfasında yalnız birkaç satır var. Tebeşir, çakı ve taş ilk yarıda kurulup sonda karşılık bulacak. Bunları taslaktan önce bir kurulum–karşılık tablosunda eşlemek, yazarken yükü hafifletir mi? Ceren'in sayfasını önceden doldurmak, onu sahnede tanımaktan daha mı güvenli? Yoksa fazla ayrıntılı bir plan, sayfayı daha yazılmadan dondurur mu? Sıradaki ders planlayıcı yaklaşımı Burcu'nun masasında deniyor.