İçeriğe geç

Ders 98.5

Prequel

Senaryo Akademisi — Bölüm VIII, Modül 98

3.332 kelime5 film örneği≈ 15 dk okuma≈ 22 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Önce hikâyesinin sonu seyirciye baştan bellidir.
  • Bilinen son gerilimi yok etmez, onu sonuçtan yola taşır.
  • Önceki benlik, karakterin bilinen hâline henüz dönüşmemiş farklı hâlidir.
  • Tohum sahnesi, bilinen bir ilişkiyi ya da yeteneği küçük bir anda doğurur.
  • Boşluk sorusu, kaynak yapıtın hiç dokunmadığı yerde sorulur.
  • Akıbeti açık kişi, gerçek tehlikeyi ve sürprizi taşır.
  • Kavşak sahnesi, yeni filmi eski filmin bilinen ilk olgusuna ekler.
  • Küçülten açıklama, eski yapıtın güçlü bilinmezini harcar.
  • Devamlılık, eski filmin her olgusunu satır satır korumaktır.
  • Eski filmin ünlü anı prequel'de tekrar edilmez, yalnız işaret edilir.
  • Bilinen bir ölüm her zaman yeni filmin doruğu olmak zorunda değildir.
  • İyi bir prequel eski filmi yeniden izletir ve onu derinleştirir.

Açılış sahnesi

Emre'nin getirdiği sayfanın başlığı «ÇIRAK». Altına Emre kurşun kalemle bir not düşmüş: SAAT KULESİ'nden yirmi yıl önce.

Hikâyeyi atölyede herkes biliyor. Eski filmde kule bakımcısı Kazım'ın gözleri yıllar içinde zayıflıyor ve kızı Neriman onun yolunu gösteriyor. Hayrettin Bey bir gece suçunu örtmek için kule saatini geri aldırıyor. Kazım gecikmeyi çanın sesinden yakalıyor ve sonunda çanı kendi eliyle çalıyor.

Emre bu kez o adamın gençliğini yazmak istiyor. Kazım yirmi yaşında, gözleri keskin, kulede çırak.

Burcu sayfayı sesli okuyor. Son sahnede genç Kazım kulede gaz lambasını dolduruyor. Merdivenden bir çocuk iniyor: küçük Hayrettin. Lamba patlıyor. Cam kırıkları Kazım'ın yüzüne doluyor.

Burcu okumayı bitiriyor. Kimse konuşmuyor.

«Sonunu herkes biliyor,» diyor Emre. «Kazım kör olacak. Ben de bari nedenini sürpriz yapayım dedim.»

Nermin Hanım kalemini masaya bırakıyor. Bu filmi gençliğinde sinemada izlemiş. «O zaman benim izlediğim film bir intikam filmiymiş,» diyor. «Kazım yıllarca Hayrettin'i suçlamadan yaşamış. Bunu nasıl yapmış?»

Emre sayfaya bakıyor. Sorunun cevabı kendi sayfasında yok.

Bir prequel sonucu saklayamaz; seyircinin bilmediği şeyi sonuçta değil, sonuca giden yolda bulmak zorundadır.

Bu derste ne olacak

SAAT KULESİ'nin öncesini yazmaya çalışacağız. Önce seyircinin baştan bildiği sonla nasıl çalışılacağına bakacağız. Sonra Kazım'ı, tanıdığımız adama dönüşmeden önceki hâliyle kuracağız. Neriman'ın annesiyle tanışmasını yazacağız. Eski filmin hiç dokunmadığı bir boşlukta yeni bir soru arayacağız. Sürprizi kimin taşıyabileceğini bulacağız. Son sahneyi eski filmin ilk olgusuna bağlayacağız. En sonda bir açıklamanın eski filmi nasıl küçültebileceğini göreceğiz. Emre'nin lambası da o noktada taslaktaki yerini kaybedecek. Örnekler bir planı çalan küçük bir birlikten, bir canavar üniversitesinden, iki genç mutanttan, savaş yıllarında büyüyen bir çocuktan ve yeşil tenli bir kızdan geliyor.

Sıfır noktası

Sinemada prequel, bilinen bir hikâyeden önce olanları anlatan filmdir. Türkçede yerleşmiş tek bir karşılığı yok. Sektör çoğu zaman İngilizce sözcüğü kullanır.

İlk bakışta devam filminin tersi gibi görünür. Devam filmi bitmiş hikâyenin ardından yürür. Prequel geriye, başlangıcın da öncesine gider. Ama iki yönün zorluğu aynı değil.

Devam filmi yazan biri geleceği bilmez. Karakterleri yeni bir yere götürebilir, kimse onun yerine karar vermemiştir. Prequel yazan biri ise geleceği bilir. Hem de seyirciyle birlikte bilir. Kim yaşayacak, kim nereye varacak, kimin kiminle evleneceği çoğu zaman bellidir.

Bu bilgi ilk anda bir yük gibi durur. Gerilimin büyük kısmı «ne olacak?» sorusundan gelir. Seyirci cevabı biliyorsa geriye ne kalır?

Bu soruya iki kötü cevap verilir. Birincisi sonucu görmezden gelmektir. Yazar seyircinin bilmediğini varsayar ve sahneleri ona göre kurar. Bilinen kahraman bir uçurumun kenarında asılı kalır. Müzik yükselir, kamera yaklaşır. Seyirci ise her tehlike anında «nasılsa ölmeyecek» diye düşünür. Sahne gerildikçe seyirci gevşer.

İkincisi sonuca yeni bir sürpriz eklemektir. Bilinen olayın gizli bir nedeni çıkar. Bir düşmanlığın aslında bir ihanetten doğduğu, bir yaranın aslında bir kazadan kaldığı anlaşılır. Bu yol ilk okumada heyecan verir. Ama bilinen olayı kendi ağırlığından çok o nedene yaslar. Emre'nin lambası bu ikinci yolun örneği.

Bu ders üçüncü yolu çalışıyor. Bilinen sonuç gerilimi yok etmez, yalnız onun yerini değiştirir. Merak sonuçtan yola, karakterin geçirdiği değişime ve henüz kimsenin bilmediği kişilere taşınır.

Bir uyarı daha baştan yazılmalı. Prequel tek başına izlenen bir film olacak. Ama yanında her zaman eski film duracak. Seyirci önce hangisini izlerse izlesin, ikisi birbirini değiştirecek. Prequel eski filmi derinleştirebilir de küçültebilir de.

Emre'nin sayfası tam bu ikinci tehlikeye düştü. Seyirci yeni filmi sevebilirdi. Ama Nermin Hanım'ın sevdiği filme bir daha aynı gözle bakamazdı. Final gecesi kuleye tırmanan adamın yüzünde artık yalnız bir saat değil, eski bir hesap da görünecekti.

Mekanizma

Bilinen son

Nermin Hanım tahtaya eski filmden bildiklerini yazıyor. Kazım kulenin bakımcısı olacak. Gözleri yavaş yavaş zayıflayacak. Bir kızı olacak. Kızın annesi eski filmde hiç görünmüyor. Anlaşılan o ki film başladığında ölmüş.

Bu tablo Emre'nin bütün sahnelerinin üstünde duruyor. Genç Kazım kule merdiveninde koşarken seyirci onun bir gün bu basamakları el yordamıyla çıkacağını biliyor. Kazım çarşıdan kadranı okuyup övündüğünde bu övünç bir ağırlık taşıyor. Kader duygusu dediğimiz şey tam burada çalışıyor. Seyirci sonu bildiği için her adımı o sona atılmış bir adım gibi izliyor.

Selim bu ağırlığı bir fırsat olarak görüyor. Emre'nin ilk taslağında ise gözler yalnız son sahnede önemliydi. Selim her sahneye bir soru soruyor: bu sahnede Kazım'ın gözleri ne yapıyor?

Tanımadığımız Kazım

Eski filmdeki Kazım sabırlı bir adam. Kuleden çıkmıyor, saati sesinden tanıyor. Emre'nin ilk taslağında genç Kazım da aynı adam, yalnız daha genç.

Nermin Hanım soruyu tersinden soruyor. Bu adam sabrını nereden aldı? Emre yeni bir Kazım yazıyor. Yirmi yaşındaki Kazım sabırsız. Gözüne güveniyor, kulağına hiç güvenmiyor. Kadrana bakıyor, çanı dinlemiyor. Kuleyi geçici bir iş sayıyor. Aklında şehirde bir saatçi dükkânı açmak var.

Böylece prequel'in bir yolculuğu oluyor. Kasabadan gitmek isteyen genç, kuleden hiç ayrılmayan adama dönüşecek. Seyirci varılacak yeri biliyor. Bilmediği şey, bu genç adamın oraya nasıl razı olduğu.

Bir pencereden gelen ses

Emre annenin boş kalan yerine bir kadın koyuyor: Yegâne. Kasabanın postanesinde telgraf memuru. Postanenin duvar saati her gün telgrafla gelen ayara göre düzeltiliyor.

Bir öğle Kazım çarşıdan geçerken postanenin penceresi açılıyor. Yegâne başını uzatıp ona sesleniyor: «Çanınız yine geç çaldı.» Kazım kadrana bakıyor ve güldüğünü saklamıyor. Kadran doğru görünüyor. Ertesi gün Yegâne yine pencerede. Bu kez Kazım çanı dinliyor.

Sahne iki işi birlikte görüyor. Bilinen evliliğin ilk karşılaşması bu. Aynı zamanda eski filmin en ünlü yeteneği, saati sesten tanımak, burada küçücük bir tohum olarak düşüyor. Kazım'a dinlemeyi bir kadın öğretiyor. Eski filmdeki adam bunu hiç söylemiyor. Yeni film de söyletmiyor, yalnız gösteriyor.

Eski filmin bakmadığı yer

Burcu bir sorun buluyor. Seyirci Kazım ile Yegâne'nin evleneceğini biliyor. Neriman doğacak. O hâlde bu filmin dramatik sorusu ne?

Emre eski filmin bir boşluğuna bakıyor. Kazım kulenin anahtarını nasıl aldı? Ustası kimdi? Emre ustaya bir ad veriyor: Vasıf Usta. Kırk yıldır kulenin bakımcısı. Ve kimse bilmiyor ama kulakları gidiyor. Çanın sesini artık duymuyor.

Yegâne'nin penceresinden gelen uyarı burada anlam kazanıyor. Çan gerçekten geç çalıyordu. Genç Kazım nedenini bir gece fark ediyor. Usta kadrana bakıp başını sallıyor, oysa çan yine geç çalmış. Belediye kuleye güvenilir bir bakımcı arıyor. Kazım'ın önünde bir seçim var. Ustasının sırrını söylerse anahtar onun olur. Saklarsa ustasının kulağı olur.

Bu soruya eski film hiç cevap vermiyor. Seyirci gerçekten bilmiyor. Bir de eski filme bir yankı kuruluyor. Kazım yıllar önce ustasının kulağı oluyor. Yıllar sonra kızı onun gözü olacak.

Sürprizin yeri

Selim yine de sürprizden vazgeçmek istemiyor. Bir film baştan sona bilinen yolda yürürse seyirci sıkılmaz mı?

Kazım'ın başına ne geleceği belli. Vasıf Usta'nın başına ne geleceği ise hiç belli değil. Eski filmde yok. Emekli mi olacak, kasabadan mı gidecek, kulede mi ölecek? Seyirci bilmiyor. Ustanın sırrının ortaya çıktığı sahne bu yüzden gerçek bir gerilim taşıyor.

Yegâne de böyle bir kişi, ama başka türlü. Seyirci onun bir gün yok olacağını biliyor. Ne zaman ve nasıl olacağını bilmiyor. Atölye burada bir karar veriyor. Yegâne bu filmde ölmeyecek. Ölümü eski filmin sessizliğinde kalacak.

Son kare

Emre filmin son sahnesini yeniden yazıyor. Lamba yok, patlama yok.

Vasıf Usta kulenin anahtarını Kazım'ın avucuna bırakıyor. Kazım ilk kez tek başına çıkıyor. Kadrana bakmıyor. Gözlerini kapatıyor ve çanın vuruşunu bekliyor. Kare kararıyor.

Eski filmin bildiğimiz ilk olgusu bu: Kazım kulenin bakımcısı. Prequel tam orada bitiyor. Bir de küçük bir ayna kuruluyor. Eski filmin sonunda anahtar Neriman'ın eline geçiyor. Yeni filmin sonunda Kazım'ın eline geçiyor.

Burcu devamlılık tablosunu açıyor. Eski filmden Nermin Hanım'ın hatırladığı her olguyu satır satır yazıyor. Kulenin merdivenleri, çanın tonu, Kazım'ın yaşı, Hayrettin'in ailesinin kasabadaki yeri. Prequel'in hiçbir sahnesi bu satırlardan birini bozmamalı.

Açıklamanın bedeli

Geriye Emre'nin lambası kalıyor. Emre hâlâ ona bağlı. Lamba en azından körlüğe bir anlam veriyor.

Eski filmde Kazım'ın gözleri yaşla, sessizce gidiyor. Kimse suçlu değil. Kazım'ın sabrı da buradan geliyor. Körlüğünü kimseye fatura etmiyor. Lamba ise bu körlüğü bir fail ile bir olaya bağlıyor. Hayrettin'in yıllar sonraki suçu birden kişisel bir hesaba dönüyor. Kazım'ın final gecesindeki tırmanışı adaletten çok intikama benziyor.

Selim bunu tek bir cümleyle söylüyor: «Lamba eski filmin bir sahnesini açıklıyor, bütününü bozuyor.» Emre lambayı taslaktan çıkarıyor. Küçük Hayrettin de filmden çıkıyor. Hayrettin Bey'in nasıl biri olduğunu eski film zaten yeterince gösteriyor.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Sonucu ilk sahnede kabul et. Seyircinin bildiğini bilmezden gelme. Açılışta bilinen sona küçük bir selam ver. Seyirci yazarın da bildiğini görünce sonuç yerine yola bakar.

Tehlikeyi bilinmeyen kişiye yükle. Bilinen karakter ölmeyecekse onun ölüm tehlikesi gerilim üretmez. Gerçek tehlikeyi akıbeti açık kişiye ver. Vasıf Usta'nın sırrı Kazım'ın hayatından daha çok gerer.

Yeteneği tohum olarak düşür. Bilinen bir yeteneğin doğduğu anı büyük bir sahne yapma. Küçük, neredeyse rastlantı gibi düşsün. Saati sesten tanımak bir pencereden gelen tek cümleyle başlar.

Huyun tersinden başla. Önceki benlik bilinen huyun tersini taşıdığında film bir yolculuk kazanır. Sabırlı bakımcı sabırsız bir gençten çıkar.

Bilinen ilişkiye bir engel koy. Seyirci çiftin birleşeceğini biliyor. O yüzden başlangıcı kolay yazma. Kazım ilk karşılaşmada Yegâne'ye gülüyor. Sonra yanılanın kendisi olduğunu anlıyor.

Bilinen ünlü anı tekrar etme. Eski filmin finalindeki çan, elle çalınan çan. Prequel o hareketi kullanırsa finalin ilk kez olma gücünü alır. Vasıf Usta ipi bir kez gösterir, Kazım onu hiç çekmez.

Eski filmin boşluğunu oku. Eski filmde söylenmeyen ama hissedilen yerleri listele. Ustası kim, anahtarı kimden aldı, karısı nasıl biriydi. Boşluk sorusu bu listeden çıkar.

Her açıklamayı geriye doğru izle. Yeni bir nedeni yazmadan önce eski filmi o nedenle zihninde yeniden izle. Bir sahnenin anlamı küçülüyorsa açıklamayı bırak.

Yası kendi filmine taşıma. Bilinen bir ölüm prequel'in finali olmak zorunda değil. Yegâne'nin ölümü eski filmin sessizliğinde kalırsa iki film de güçlenir.

Devamlılık tablosunu hayranla doldur. Eski filmi en iyi bilen kişi çoğu zaman yazar değildir. Nermin Hanım'ın hatırladıkları tabloya girer. Onun ilk okumada yakaladığı hatayı salondaki eski hayranlar da yakalar.

Yankıyı ters yönde kur. İki film arasında bir yankı kur, ama birebir kopya yapma. Kazım ustasının kulağı oluyor, kızı onun gözü oluyor. Duyu değişiyor, ilişki aynı kalıyor.

Son kareyi bir olguya bağla. Prequel'in son karesi eski filmin seyircinin bildiği bir olgusuna dokunmalı. Anahtar Kazım'ın elinde. Gerisini eski film anlatıyor.

Eski filmin bir sahnesini yeniden okut. İyi bir prequel'den sonra eski filmin bir sahnesi başka türlü görünür. Kazım'ın final gecesi kuleye tırmanışı, ustasının kulağı olduğu yılları taşır. Hiçbir sahnenin anlamı değişmiyorsa prequel yalnız bir ek olarak kalır.

Anlatıcıyı eski filmden ödünç alma. Yaşlı Kazım'ın geçmişini anlatan bir ses cazip gelir. Ama o ses sonucu her sahnede yeniden hatırlatır. Genç Kazım'ın kendi şimdiki zamanında yaşamasına izin ver.

Yeni karakterin bir işi olsun. Akıbeti açık kişi yalnız ölmek için gelmemeli. Vasıf Usta'nın kulakları Kazım'a bir seçim dayatıyor. Kişi filmden çıkarılınca boşluk sorusu da çöküyorsa yerindedir.

Açıklamanın yönüne bak. Her açıklama küçültmez. Bir açıklama eski filme yeni bir bedel ekliyorsa onu büyütür. Eski filmin bilinmezini bir dosyaya çeviriyorsa küçültür. Vasıf Usta'nın sırrı birinci türden, Emre'nin lambası ikinci türden.

Kötüyü küçük göster ya da hiç gösterme. Eski filmin kötüsünü gençliğinde göstermek cazip gelir. Ama onu her sahneye taşımak dünyayı küçültür. Herkesin birbirini çocukluktan tanıdığı bir kasaba inandırıcılığını yitirir.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Sonu bilinen film gerilim taşıyamaz."
Doğrusu

Gerilim sonuçtan yola ve bilinmeyen kişilere taşınır. Kazım'ın akıbeti belli, ama Vasıf Usta'nın sırrının ne olacağı hiç belli değil.

Yaygın yanlış"Prequel her şeyin nedenini açıklamalı."
Doğrusu

Bazı şeyler açıklanmadığı için güçlüdür. Kazım'ın körlüğüne bir neden bulmak, eski filmdeki sabrını anlamsız kılardı.

Yaygın yanlış"Genç karakter, yaşlı hâlinin küçük bir kopyasıdır."
Doğrusu

O zaman film bir yolculuk taşımaz. Genç Kazım sabırsız ve gözüne güvenen biri. Sabrı film boyunca öğreniyor.

Yaygın yanlış"Bilinen ilişki ilk görüşte başlamalı."
Doğrusu

Seyirci sonucu bildiği için başlangıç bir dirence ihtiyaç duyar. Kazım Yegâne'nin ilk uyarısına gülüyor.

Yaygın yanlış"Eski filmin kötüsü de mutlaka görünmeli."
Doğrusu

Her bilinen yüzü geri getirmek dünyayı bir köye çevirir. Küçük Hayrettin taslaktan çıktı ve film bundan güç kazandı.

Yaygın yanlış"Prequel eski filmin finalini yeniden kurmalı."
Doğrusu

Ünlü anı tekrar etmek onu harcar. Çanı elle çalmak eski filmin finaline aittir. Prequel o ipi yalnız gösterir.

Yaygın yanlış"Bilinen ölüm prequel'in doruğu olmalı."
Doğrusu

Bir ölümün yeri her zaman yeni film değildir. Yegâne'nin ölümü eski filmin suskunluğunda kalıyor.

Yaygın yanlış"Devamlılık küçük ayrıntılarla ilgili bir iştir."
Doğrusu

Bir ayrıntı bozulunca bütün film şüpheli hâle gelir. Çanın tonu ya da kulenin merdiveni değişirse eski hayran ilk dakikada fark eder.

Yaygın yanlış"Prequel yalnız eski filmi izlemiş seyirci için yapılır."
Doğrusu

Yeni film kendi başına da anlaşılmalı. Eski filmi hiç görmemiş biri de Kazım'ın seçimini ve Vasıf Usta'nın sırrını izleyebilmeli. Eski filmi bilen ise aynı sahnelerde fazladan bir ağırlık duyar.

Yaygın yanlış"Yeni karakter eklemek eski filme ihanettir."
Doğrusu

Eski film bir dünyanın yalnız bir köşesini gösterir. Vasıf Usta ve Yegâne o dünyanın görünmeyen köşelerinde zaten vardı. Önemli olan, eski filmde gördüğümüz bir olguyla çelişmemeleri.

Yaygın yanlış"Sürpriz yoksa prequel tahmin edilebilir bir filmdir."
Doğrusu

Tahmin edilebilen şey sonuç, yol değil. Seyirci Kazım'ın bakımcı olacağını biliyor. Ustasını ele verip vermeyeceğini bilmiyor.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Önce hikâyesinin sonu seyirciye baştan bellidir.
  • Bilinen son gerilimi yok etmez, onu sonuçtan yola taşır.
  • Önceki benlik, karakterin bilinen hâline henüz dönüşmemiş farklı hâlidir.
  • Tohum sahnesi, bilinen bir ilişkiyi ya da yeteneği küçük bir anda doğurur.
  • Boşluk sorusu, kaynak yapıtın hiç dokunmadığı yerde sorulur.
  • Akıbeti açık kişi, gerçek tehlikeyi ve sürprizi taşır.
  • Kavşak sahnesi, yeni filmi eski filmin bilinen ilk olgusuna ekler.
  • Küçülten açıklama, eski yapıtın güçlü bilinmezini harcar.
  • Devamlılık, eski filmin her olgusunu satır satır korumaktır.
  • Eski filmin ünlü anı prequel'de tekrar edilmez, yalnız işaret edilir.
  • Bilinen bir ölüm her zaman yeni filmin doruğu olmak zorunda değildir.
  • İyi bir prequel eski filmi yeniden izletir ve onu derinleştirir.

Sonraki derse köprü

Hayrettin Bey eski filmde yan bir kişi. Bir gece saati geri aldırıyor, gerisini Kazım'ın kulağı hallediyor. Peki kamera bir gün ona dönse ne olur? Kasabanın varlıklı adamı kendi filminin merkezine geçse, o film bir dram mı olur, bir kara film mi? Bu filmi SAAT KULESİ'ni hiç izlememiş biri tek başına izleyebilir mi? Yan bir kişiyi merkeze almak onu büyütür mü, yoksa eski filmin gölgesinde mi bırakır?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — bir sayfada patlayan gaz lambası çizimi; Nermin Hanım'ın kalemi masaya iniyor.
  • Önce hikâyesi — bir film şeridi geriye doğru sarılıyor; şeridin sonunda zaten bilinen bir kare duruyor.
  • Önceki benlik — aynı yüzün iki çizimi: genç ve sabırsız, yaşlı ve dingin.
  • Tohum sahnesi — postane penceresinden uzanan bir el ve kuleye doğru kayan bir ses dalgası.
  • Boşluk sorusu — bir zaman çizgisinde eski filmin önünde boş kalan bir aralık; içine bir soru işareti düşüyor.
  • Akıbeti açık kişi — kadrajın kenarında silik bir siluet; ne yöne gideceği belli değil.
  • Kavşak sahnesi — iki film şeridinin uçlarının birbirine eklenmesi.
  • Küçülten açıklama — bir sis bulutu, üstüne yapıştırılan bir etiketle küçülüyor.

Ritim

Ders bir saat tık sesiyle açılıyor. Mekanizmada çan bir kez geç çalıyor. Kapanışta bir anahtar avuca bırakılıyor, ardından çanın ilk vuruşu gelmeden önceki sessizlik.