İçeriğe geç

Ders 43.1

Plan ölçeklerini anlamak

Senaryo Akademisi — Bölüm V, Modül 43

2.844 kelime5 film örneği≈ 13 dk okuma≈ 19 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Plan ölçeği seyircinin neyi ne kadar yakından gördüğünü belirler.
  • Genel plan yer kurar ve karakterin o yerdeki ağırlığını ölçer.
  • Yakın plan, düşüncenin görünür olduğu ölçektir.
  • Detay plan, başka türlü fark edilmeyecek bir bilgiyi zorunlu kılar.
  • İkili ve grup planı ilişkileri ve hiyerarşiyi gösterir.
  • Öznel plan seyirciyi bir karakterin gözüne hapseder.
  • Bakış planı, bir karakterin baktığı şeyi bir tanık gibi gösterir.
  • Senarist ölçeği emretmez, örtük ölçekle sezdirir.
  • Gereksiz plan komutu okuru metinden koparır.
  • Cümlenin uzunluğu ve sırası, okurun gözünü yönetir.
  • Senarist neyin görüleceğini, yönetmen nasıl görüleceğini seçer.
  • Ölçek çoğu zaman olayın kendi doğasından doğar.
  • Komutsuz senaryo bir öykü gibi okunur.
  • Cümle sırası, ölçek ritminin ilk taslağıdır.

Açılış sahnesi

Emre son gece sahnesini yeniden yazmış ve gururla getirmiş. Nermin Hanım ilk sayfayı okurken kaşlarını kaldırıyor.

GENEL PLAN. Hastane odası. YAKIN PLAN. Babanın yüzü. DETAY PLAN. Babanın eli Kadir'in bileğini tutuyor. YAKIN PLAN. Kadir'in yüzü. GENEL PLAN. Oda.

Bu bir senaryo mu, diye soruyor Nermin Hanım, yoksa bir çekim listesi mi?

Emre şaşırıyor. Anın önemli olduğunu göstermek istedim.

Nermin Hanım bir kalem alıyor ve bütün plan komutlarının üstünü çiziyor. Sonra boş kalan satırlara kendisi yazıyor:

Baba gözlerini açar. Eli yorganın altından çıkar, Kadir'in bileğini bulur. Parmaklar kapanır. Kadir kıpırdamaz. Baba yeniden uyur. El, bileğin üstünde kalır.

Emre okuyor. Plan komutu yok, ama sahneyi gözünün önünde görüyor. Yorganın altından çıkan bir el, bir bilek, kapanan parmaklar. Yönetmen bunu okuyunca yakın çeker, diyor.

Evet, diyor Nermin Hanım. Ama sen ona emir vermedin. Ona neyin görülmesi gerektiğini söyledin. Plan ölçeği senaristin aracı değil, ama dikkatin ölçeği senaristin işi.

Plan ölçeği seyircinin neyi, ne kadar yakından gördüğünü belirler; senarist ölçeği emretmez, cümlelerinin dikkatini nereye çevirdiğiyle onu sezdirir.

Bu derste ne olacak

Bu derste plan ölçeklerini ve senaristin onlarla ilişkisini inceleyeceğiz. Genel plandan detay plana kadar temel ölçekleri tanıyacağız: boy plan, orta plan, yakın plan, ikili plan, grup planı, öznel plan ve bakış planı. Sonra senaristin bu bilgiyi neden ve nasıl kullanması gerektiğine geçeceğiz. Bir bilginin görünür olup olmadığını, bir nesnenin fark edilip edilmeyeceğini düşüneceğiz. Duygusal yakınlığı ve mekânsal açıklığı konuşacağız. Son olarak gereksiz plan komutlarından nasıl kaçınılacağını göreceğiz. Nöbet'in son gecesini bu gözle yeniden okuyacağız. Beş film ölçeği bir anlatım aracı olarak uç noktalara taşıyor.

Sıfır noktası

Bu bölüm görsel ve işitsel anlatımın senaryo içindeki yerini inceliyor. Mekân modülünü bitirdik. Şimdi kameraya geçiyoruz. Ama dikkat: bu modül sana yönetmenlik öğretmiyor. Senarist olarak kameranın dilini neden bilmen gerektiğini öğretiyor.

Senarist kamera dilini bilmelidir, çünkü yazdığı her cümle bir görüntüye dönüşecek. Bir cümlenin hangi ölçekte çekilebileceğini bilmek, o cümleyi daha iyi yazmayı sağlar. "Oda dağınık" cümlesi geniş bir görüntü ister. "Masanın kenarında bir yüzük" cümlesi ise çok yakın bir görüntü ister. Senarist bu farkı bilirse, her cümlenin seyircinin gözünü nereye götüreceğini de bilir.

Ama senarist kamera komutu vermemelidir. Senaryoda "YAKIN PLAN" ya da "KAMERA SOLA KAYAR" gibi komutlar, okuru metinden koparır. Yönetmenin işine karışır. Okuma akışını bozar. Yapımcılar ve oyuncular bu komutlarla dolu bir senaryoyu çoğu zaman amatörce bulur.

Bu bir çelişki gibi görünür. Kamerayı bil ama ona emir verme. Çözüm şu: senarist ölçeği komutla değil, cümlenin kendisiyle sezdirir. Bir cümle yalnızca bir eli anlatıyorsa, okur bir eli görür. Bir cümle bütün bir sokağı anlatıyorsa, okur bir sokağı görür. Dikkatin ölçeği, plan ölçeğini doğurur.

Nermin Hanım'ın düzeltmesi tam olarak bunu yapıyor. Komutlar gitti, ama görüntü kaldı. Hatta daha net oldu. Çünkü her cümle tek bir şeye bakıyor.

Bu yöntemin bir yan kazancı da var. Komutsuz bir senaryo, yönetmene bir oyun alanı bırakır. Yönetmen "Parmaklar kapanır" cümlesini okuyup onu detay planla çekebilir. Ama aynı anı babanın yüzünden, Kadir'in omzunun üstünden ya da kapıdan da çekebilir. Senarist neyin görüleceğini söyledi, nasıl görüleceğini yönetmene bıraktı. İyi işbirliği bu ayrımdan doğar.

Okur da bu ayrımdan kazançlı çıkar. Komutsuz bir senaryo bir öykü gibi okunur. Yapımcı, oyuncu, fon kurulu senaryoyu bir teknik belge gibi değil, bir hikâye gibi yaşar. Sahne gözünün önünde kurulur ve okumayı bırakmaz.

Mekanizma

Temel ölçekler

Nöbet'in hastane koridoru genel plana uygun bir mekân. Uzun, düz, iki ucunda ışık. Kadir koridorun ortasında küçük bir figür. Bu ölçekte seyirci onun yüzünü göremez, ama yalnızlığını görür. Genel plan bir yer kurar ve karakterin o yerdeki ağırlığını ölçer.

Genel planın bir altında boy plan gelir: bir insanı baştan ayağa gösteren görüntü. Bedenin bütün dili görünür: duruş, yürüyüş, elin nerede durduğu. Murat'ın kapı eşiğinde ceketiyle durması, boy planda okunur. Orta plan ise insanı belinden ya da göğsünden yukarı gösterir. Konuşmaların çoğu bu ölçekte çekilir. Yüz ile beden dengededir.

Kadir'in imzadan önce çıkış kapısına baktığı an yakın planı çağırır. Seyirci onun gözlerindeki duraksamayı görmeli. Yakın plan, düşüncenin görünür olduğu ölçek. Bir yüz kadrajı doldurduğunda, seyirci o yüzün içindeki kararı okumaya başlar.

Babanın bileği tutan eli bir detay plan anı. Fotoğrafın köşesindeki tarih de öyle. İlaç çizelgesinin yanındaki saat de. Bu bilgiler küçük. Genel planda kaybolurlar. Detay plan seyirciye "buraya bak" der. Senarist bir nesnenin hikâye için önemli olduğunu biliyorsa, onu tek başına bir cümleye koyarak detay planı sezdirir.

İlişki ve bakış ölçekleri

İkili plan iki insanı aynı kadrajda gösterir. Aralarındaki mesafe, kimin önde kimin arkada durduğu, birbirine bakıp bakmadıkları görünür. Akşam devri sahnesi bir ikili plan sahnesi. İki kardeş aynı karede, aralarında bir yatak. Kadraj onları birlikte tutuyor, ama mesafe ayırıyor.

Grup planı üç ya da daha fazla insanı birlikte gösterir. Serkan'ın vizitesi böyle bir an. Doktorlar, asistanlar, Murat, bir adım geride Kadir. Grup planı bir hiyerarşiyi bir bakışta gösterir: kim merkezde, kim kenarda.

Emre daha önce son gece sahnesini babanın gözünden açmayı düşünmüştü. Bu bir öznel plan olurdu. Seyirci tavanı, serum askısını, Kadir'in yorgun yüzünü yataktan bakarak görürdü. Öznel plan güçlüdür ama dikkatli kullanılmalı. Seyirciyi bir karakterin gözüne hapsetmek, öteki karakterleri dışarıda bırakır.

Bakış planı bir karakterin bir şeye baktığını gösteren görüntüden sonra gelen, baktığı şeyi gösteren görüntüdür. Sözlükteki bakış eşleşmesi bunu yapıyordu. Kadir'in yüzü, sonra çıkış kapısı. Seyirci kapıyı Kadir'in gözüyle değil, onun bakışının yönüyle görür. Öznel plandan farkı burada: kamera Kadir'in gözü değil, onun baktığı şeyi gösteren bir tanık.

Senarist için ölçek

Senaristin ölçekle ilişkisi dört soru üzerinden kurulur. Birincisi: bu bilgi görünür mü? Bir çekmecedeki fotoğrafın tarihini genel planda kimse göremez. Senarist o tarihi önemli sayıyorsa, cümlesini ona ayırmalı.

İkincisi: bu nesne fark edilebilir mi? Masanın üstündeki saat, ancak yazar onu ayrı bir cümleyle anarsa fark edilir. Bir paragrafın ortasında, başka eşyalarla birlikte geçerse kaybolur.

Üçüncüsü: seyirci karaktere ne kadar yakın olmalı? Bir karakterin acısını yakından mı izlemeliyiz, yoksa uzaktan mı? Bazen uzaklık daha güçlüdür. Kadir'in koridordaki küçüklüğü, onun yüzünden daha çok şey söyleyebilir.

Dördüncüsü: seyirci mekânı anlıyor mu? Bir kovalamaca, bir kavga, bir kaçış sahnesinde seyircinin nerede olduğunu bilmesi gerekir. Senarist mekânı bir kez genişçe kurmalı. Sonra yakına inebilir.

Nermin Hanım'ın yeniden yazdığı satırlar bir örtük ölçek örneği. "Parmaklar kapanır." Bu cümle yalnızca parmaklara bakıyor. Okur başka bir şey görmüyor. Yönetmen bu cümleyi detay planla çekecektir. Ama senarist ona bir komut vermedi. Yalnızca dikkatin nereye gideceğini belirledi.

Gereksiz plan komutu, ölçeği zaten belli olan bir anı bir de komutla işaretlemektir. "YAKIN PLAN: Kadir'in gözleri doluyor." Kadir'in gözlerinin dolduğunu yazmak zaten bir yakınlık ister. Komut fazladan bir gürültüdür. Senarist plan komutunu yalnızca bir bilginin başka türlü anlaşılamayacağı durumlarda kullanmalı. Bu durumlar sanıldığından çok daha azdır.

Filmlerden okuma

Bu beş örnekten çıkan sonuç açık: ölçeğin tek başına bir anlamı yok. Jeanne d'Arc'ın Tutkusu'nda yakınlık sıkıştırıyor. İkinci Kattan Şarkılar'da uzaklık hem güldürüyor hem hüzünlendiriyor. Playtime'da genel plan bir keşif alanı açıyor. Trendeki Yabancılar'da detay plan bir nesneyi büyütüyor, grup planı bir yüzü ayırıyor. Lady in the Lake'te öznel plan yakınlık vaat ediyor ama mesafe üretiyor. Ölçek, ancak hikâyenin ihtiyacıyla birleştiğinde anlam kazanıyor.

Bu filmlerin senaryoları da ölçeği komutlarla değil, hikâyenin yapısıyla taşıyor. Trendeki Yabancılar'da çakmağın kanalizasyona düşmesi bir olay. Olay küçük bir nesneye bağlı olduğu için, herhangi bir yönetmen onu yakından çekmek zorunda kalırdı. İkinci Kattan Şarkılar'da her sahne bir tablo gibi kurulmuş: birkaç kişi, bir oda, uzun bir sessizlik. Böyle bir sahne yakın planla çekilse anlamını kaybederdi. Senaristin ölçek kararı, sahnenin içeriğinde saklı. Nöbet'te babanın elinin bileği bulması da böyle bir içerik. Küçük, sessiz, bedenin bir parçasına ait. Hiçbir yönetmen onu genel planda kaybetmek istemez.

Bir de ölçeklerin sırası var. Jeanne d'Arc'ın Tutkusu neredeyse hiç geri çekilmediği için seyirci nefessiz kalıyor. Playtime neredeyse hiç yaklaşmadığı için seyirci özgürce dolaşıyor. Çoğu film ise bu iki uç arasında gidip geliyor: genelden yakına, yakından detaya, sonra yeniden genele. Bu iniş çıkışın ritmini kurgu belirler. Ama senaristin cümle sırası onun ilk taslağıdır.

Usta katmanı

Plan komutunu sil, cümleyi koru. Senaryondaki her plan komutunu kaldır. Ardından sahnenin hâlâ aynı görüntüyü verip vermediğine bak. Vermiyorsa, komutu değil cümleyi düzelt.

Tek nesne için tek cümle. Bir nesne önemliyse, onu başka eşyalarla aynı cümleye koyma. Kendi cümlesini ver. Okur onu bir detay plan gibi görür.

Mekânı bir kez geniş kur. Bir sahnenin başında mekânı kısaca genişçe tarif et. Sonra karakterlere ve nesnelere in. Seyirci nerede olduğunu bilmeli.

Uzaklığı bir duygu olarak kullan. Bazen bir karakterin acısını uzaktan göstermek daha güçlüdür. Yalnız bir figür, geniş bir koridorda.

Yakınlığı kararın anına sakla. Yakın planı her sahnede çağırma. Karakterin bir karar verdiği, bir şeyi fark ettiği ana sakla. Her şey yakın olursa, hiçbir şey yakın olmaz.

İkili planda mesafeyi yaz. İki karakter aynı karedeyken aralarındaki mesafeyi, aralarındaki eşyayı, kimin kime baktığını tek bir cümleyle belirt.

Grup planında tek yüzü ayır. Bir kalabalığın içinde önemli olan tek bir tepkiyse, onu diğerlerinden farklı davranarak ayır: herkes gülerken gülmeyen, herkes bakarken bakmayan.

Öznel planı nadiren kullan. Bir karakterin gözünden bakmak güçlüdür ama yorucu olabilir. Onu kısa, belirleyici anlara ayır.

Bakışın yönünü yaz. Bir karakter bir şeye bakıyorsa, neye baktığını ayrı bir cümleyle söyle. "Kadir başını kaldırır. Koridorun sonunda çıkış kapısı." Bu iki cümle bir bakış planı kurar.

Komutu yalnızca zorunlulukta kullan. Bir bilgi başka türlü anlaşılamıyorsa, örneğin bir ekrandaki yazı, bir plan komutu gerekebilir. Bu durumlar azdır. Kullanmadan önce cümleyle çözmeyi dene.

Okurun gözünü yönet. Bir paragrafta cümlelerin sırası, okurun bakışının sırasıdır. Genelden özele gidiyorsan, okur da öyle gider. Özelden genele gidiyorsan, bir açılma hissi yaratırsın.

Yönetmene alan bırak. Neyin görüleceğini yaz, nasıl çekileceğini yazma. Komutsuz bir sahne, yönetmenin aynı anı en iyi açıdan bulmasına izin verir.

İçerikle ölçeği birleştir. Küçük bir olay küçük bir nesneye bağlıysa, yakın plan kendiliğinden gelir. Geniş bir olay bir kalabalığa bağlıysa, genel plan gelir. Ölçeği komutla değil olayın doğasıyla kur.

Ölçek ritmini planla. Bir sahnenin cümlelerini genelden yakına, yakından detaya, sonra geri genele doğru sıralamayı dene. Bu sıra, kurgunun ilk taslağıdır.

Kısa satır, yakın görüntü. Tek kelimelik ya da çok kısa bir satır, okurun gözünü bir noktaya kilitler. Uzun bir satır gözü gezdirir. Satırın uzunluğu bile bir ölçek sezdirir.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Önemli anlar plan komutuyla işaretlenmeli."
Doğrusu

İşaretlenmemeli. Önemli an, cümlenin kendisiyle işaretlenir. Komut okuru metinden koparır.

Yaygın yanlış"Senarist kamera dilini bilmek zorunda değil."
Doğrusu

Bilmek zorunda. Bilmezse, yazdığı bir bilginin perdede görünüp görünmeyeceğini kestiremez.

Yaygın yanlış"Yakın plan her zaman daha duygusaldır."
Doğrusu

Değildir. Bazen uzaklık daha çok duygu taşır. Ölçek, hikâyenin ihtiyacına göre seçilir.

Yaygın yanlış"Genel plan sadece mekânı tanıtmak içindir."
Doğrusu

Değildir. Genel plan bir yalnızlığı, bir küçüklüğü, bir mizahı da kurabilir.

Yaygın yanlış"Detay plan yalnızca ipuçları içindir."
Doğrusu

Değildir. Bir el, bir göz, bir kumaş bir duyguyu da taşıyabilir.

Yaygın yanlış"Öznel plan seyirciyi karaktere yaklaştırır."
Doğrusu

Her zaman değil. Seyirci karakterin yüzünü göremediği için ondan uzaklaşabilir.

Yaygın yanlış"Plan ölçeğini yönetmen seçer, senaristi ilgilendirmez."
Doğrusu

Kısmen. Son kararı yönetmen verir. Ama senaristin cümleleri bu kararın zeminini hazırlar.

Yaygın yanlış"Ne kadar çok ayrıntı yazarsam, o kadar net görünür."
Doğrusu

Görünmez. Çok fazla ayrıntı okurun gözünü dağıtır. Tek ve doğru ayrıntı daha net görünür.

Yaygın yanlış"Komutsuz senaryo yönetmene fazla serbestlik verir."
Doğrusu

Vermez. Senarist neyin görüleceğini belirler. Yönetmen yalnızca nasıl görüleceğini seçer. Bu ayrım, iyi bir işbirliğinin temelidir.

Yaygın yanlış"Plan ölçeklerini bilmek için kamera kullanmak gerekir."
Doğrusu

Gerekmez. Film izlerken ölçeklere dikkat etmek, bir senarist için yeterli bir başlangıçtır.

Yaygın yanlış"Ölçek sırası kurgucunun işidir."
Doğrusu

Son sırayı kurgucu kurar. Ama senaristin cümle sırası bu sıranın ilk taslağıdır ve çoğu zaman korunur.

Yaygın yanlış"Sahne başlığı ölçeği belirler."
Doğrusu

Belirlemez. Sahne başlığı yalnızca yeri ve zamanı verir. Ölçeği başlıktan sonra gelen cümleler kurar.

Yaygın yanlış"Her sahne bir genel planla açılmalı."
Doğrusu

Açılmak zorunda değil. Bazen bir detayla açılmak, mekânı geç açarak merak kurar. Önemli olan seyircinin gerektiğinde nerede olduğunu anlaması.

Yaygın yanlış"Bakış planı ile öznel plan aynı şeydir."
Doğrusu

Değildir. Öznel planda kamera karakterin gözüdür. Bakış planında ise kamera karakterin baktığı şeyi bir tanık gibi gösterir.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Plan ölçeği seyircinin neyi ne kadar yakından gördüğünü belirler.
  • Genel plan yer kurar ve karakterin o yerdeki ağırlığını ölçer.
  • Yakın plan, düşüncenin görünür olduğu ölçektir.
  • Detay plan, başka türlü fark edilmeyecek bir bilgiyi zorunlu kılar.
  • İkili ve grup planı ilişkileri ve hiyerarşiyi gösterir.
  • Öznel plan seyirciyi bir karakterin gözüne hapseder.
  • Bakış planı, bir karakterin baktığı şeyi bir tanık gibi gösterir.
  • Senarist ölçeği emretmez, örtük ölçekle sezdirir.
  • Gereksiz plan komutu okuru metinden koparır.
  • Cümlenin uzunluğu ve sırası, okurun gözünü yönetir.
  • Senarist neyin görüleceğini, yönetmen nasıl görüleceğini seçer.
  • Ölçek çoğu zaman olayın kendi doğasından doğar.
  • Komutsuz senaryo bir öykü gibi okunur.
  • Cümle sırası, ölçek ritminin ilk taslağıdır.

Sonraki derse köprü

Emre koridor sahnesini düşünüyor. Kadir masaya doğru yürüyor. Kamera onunla birlikte mi yürümeli, yoksa yerinde durup onun uzaklaşmasını mı izlemeli? Ölçek bir anı donduruyor, ama hareket o anı bir yolculuğa çeviriyor. Peki senarist bu hareketi ne zaman yazmalı? Ve ne zaman susup bu kararı yönetmene bırakmalı? Sonraki ders kamera hareketlerinin anlatısal işlevini inceliyor: pan, takip, yaklaşma ve senaryoda kamerayı ne zaman belirtmek gerektiği.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — bir sayfada büyük harfli plan komutları; bir kalem tek tek üstlerini çiziyor.
  • Plan ölçeği — aynı insan figürü beş kez: uzaktan küçük, sonra giderek büyüyen, en son yalnızca bir göz.
  • Genel plan — uzun bir koridorun ortasında küçük bir siluet.
  • Yakın plan — kadrajı dolduran bir yüz; gözler bir yöne kayıyor.
  • Detay plan — yorganın altından çıkan bir el, bir bileği buluyor.
  • Örtük ölçek — kısa bir satır büyüyerek bir kadraja dönüşüyor.

Ritim

Ders bir çekim listesine dönmüş bir sahneyle açılıyor, plan ölçeklerini tek tek tanıtıyor ve senaristin ölçeği komutla değil cümleyle kurduğunu gösteriyor.