İçeriğe geç

Ders 104.3

Orta bölümü düzeltmek

Senaryo Akademisi — Bölüm VIII, Modül 104

3.432 kelime5 film örneği≈ 16 dk okuma≈ 23 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Orta bölümün belirtileri benzer, nedenleri farklıdır.
  • Tekrar eden bir engel ile dönmeyen bir amaç aynı sıkıntıyı yaratır, ama ayrı araç ister.
  • Orta bölüm dökümü her sahnenin çıkışta neyi değiştirdiğini gösterir.
  • Belirti–araç eşlemesi, aracı belirtiye göre değil nedene göre seçer.
  • Aynı işi yapan sahnelerden zincirdeki yeri doğru olan kalır.
  • Yeni bilgi, bir nesneye bağlanınca bir amacı çevirebilir.
  • Soruyu öbür tarafa geçirmek, güç dengesini döndürür.
  • Bedel ulağı bir alt öyküyü ana hatta bağlar.
  • Görünür saat, hikâyede zaten olan son tarihi gözle izlenir kılar.
  • İç çatışma, görülebilir bir eyleme bağlanınca dış çatışmayla buluşur.
  • Araç yığılması orta bölümü yeniden kalabalıklaştırır.
  • Orta bölüm finale malzeme bırakır, finalin kararını vermez.
  • Düzeltmeden sonra döküm yeniden doldurulur, çünkü bir sütunu dolduran araç başka bir sütunu boşaltabilir.

Açılış sahnesi

Cuma sabahı, birinci turun ikinci günü. Burcu mutfak masasında, önünde taslağın orta bölümü. Okuma nüshasından yalnız o sayfaları ayırmış. Kenarda üst üste üç dalgalı çizgi var, üçünün yanında da aynı kelime: «yine».

Üç sahne de Ceren'in büyükannesinin evinde geçiyor. Birincisinde Ceren mutfak dolabını boşaltıyor. İkincisinde sofadaki eski radyoyu gazete kâğıdına sarıyor. Üçüncüsünde yatak odasındaki sandığı açıyor. Her sahnenin sonunda bir koli bantlanıyor ve kapının yanına konuyor.

Burcu üç sahnenin ilk ve son satırını alt alta yazıyor. İlk satırlarda Ceren eşyaları topluyor. Son satırlarda da eşyaları topluyor. Arada büyükanne bir kez «Onu bırak» diyor, bir kez kahve pişiriyor, bir kez pencereden yağhaneye bakıyor.

Kalemi sahnelerin üstünde gezdiriyor. Hangisini atsa öbür ikisi aynı kalacak. Üçünü de atsa koliler kaybolacak, Ceren'in neden köyde olduğu da onlarla gidecek. Bir dördüncü sahne yazmayı düşünüyor, Ceren'le büyükannesinin kavga ettiği bir sahne. Sonra o sahnenin de bir koliyle biteceğini görüyor.

Telefon titriyor. Selim'den tek satır: «Üçünü değil, aralarındaki boşluğu düzelt. Akşam konuşuruz.»

Orta bölümü düzeltmek, çıkışında hiçbir şeyin değişmediği sahneleri bulmak ve her birine kendi eksiğini karşılayan aracı vermektir.

Bu derste ne olacak

Burcu'nun cuma gününü sabahtan akşama izleyeceğiz. Önce orta bölümün sahnelerini bir tabloya dökeceğiz ve hangi sahnenin hiçbir şeyi değiştirmediğini göreceğiz. Sonra her belirtinin altındaki nedeni bulup ona uyan aracı seçeceğiz. Üç kutu sahnesinden birini tutup öbür ikisinin işini ona yükleyeceğiz. Ceren'in ısrarını, sekideki sahneyi ve Hümeyra'nın yarım kalan hattını tek bir zincire bağlayacağız. Kapının yanında biriken kolilerin ne işe yarayabileceğine bakacağız. En sonda da fazla araç kullanmanın orta bölümü nasıl yeniden ağırlaştırdığını konuşacağız. Filmler bir koleksiyoncunun dairesinden, bir şapkanın altından, bir zindandan, bir mahkeme salonundan ve bir çiftlik evinden gelecek.

Sıfır noktası

Bir filmin orta bölümü, başkarakterin ne istediği belli olduktan sonra başlar. Cevabın geldiği büyük sona kadar sürer. Süresi en uzun parça odur. Yazarın en çok zorlandığı yer de çoğu zaman orası.

Başlangıcın bir işi vardır: dünyayı, kişiyi, isteği kurmak. Sonun da bir işi vardır: soruya cevap vermek. Ortanın işi ise daha az görünür. Seyirci isteği biliyor, cevabı bekliyor. Aradaki uzun süre boyunca onu masada ne tutacak?

Taslak aşamasında yazar bu soruyu çoğu zaman sormaz. Sahneleri tek tek yazar. Her sabah bir sahne bitirir ve sahne kendi içinde iyi olur. Sorun ancak bütün okunduğunda çıkar. Okur ortada bir yerde sayfaları saymaya başlar. Ama hangi sahnede sıkıldığını tam söyleyemez.

Bu boşluk tesadüf değil. Başlangıçta seyirci yeni bir dünyaya giriyor, merakı kendiliğinden canlı. Sonda bir cevap bekliyor, gerilim kendiliğinden yüksek. Ortada ise bu iki kolaylığın hiçbiri yok. Seyirciyi taşıyan şey yalnız sahnelerin birbirini değiştirmesi. Bir sahne bir şeyi değiştirmeden biterse, sonraki sahne aynı yerden başlar. Üç sahne aynı yerden başlarsa okur yerinde saydığını hisseder.

Orta bölümün hastalıkları birbirine benzer görünür. Engeller tekrar eder, kişinin amacı silikleşir, risk yerinde sayar. Karşı güç sahneden çekilir, başkarakter değişmez, alt öyküler çoğalır. Filmin ortasında yönü değiştiren bir an yoktur. Hepsinin ortak belirtisi aynıdır: okurun dikkati gider.

Belirtinin aynı olması nedenin de aynı olduğunu göstermez. Bu yüzden yeniden yazımda orta bölüme tek bir ilaç verilmez. Üç tekrar sahnesine çatışma eklemek, amacı belirsiz bir kişinin sorununu çözmez. Yeni bir kişi getirmek, riskin yerinde saymasını düzeltmez.

Bir de yazarın kendi çekimi var. Taslağı okuyup ortanın sarktığını gören yazar, ilk önce bir olay eklemek ister. Bir kavga, bir kaza, bir yabancı. Olay sayfayı hareketlendirir, ama sorunu çözmeyebilir. Eklenen olay da bir şeyi değiştirmeden biterse, ortada bir sahne daha yer kaplar.

Orta bölüm düzeltmesi bu yüzden iki ayrı işe bölünür. Önce teşhis gelir: hangi sahne, neyi değiştirmeden bitiyor? Sonra ilaç gelir: o sahnenin eksiğini hangi araç karşılar? Araçların sayısı az, işleri belli. Amaç değişebilir, yeni bilgi gelebilir, güç el değiştirebilir. Zaman daralabilir, başarı bir bedel isteyebilir, bir ilişki kırılabilir. İç ve dış çatışma tek bir noktada düğümlenebilir.

Mekanizma

Orta bölümü tabloya dökmek

Burcu sabah dokuza kadar yalnız bir tablo çiziyor. Satırlar orta bölümün sahneleri. Sütunlar beş soru.

Tablo dolunca üç kutu sahnesi birbirinin kopyası gibi duruyor. Üçünde de Ceren'in istediği aynı: evi toplamak. Karşısındaki aynı: büyükannesinin isteksizliği. Tehlikede olan aynı: büyükannesini yıkımdan önce götürememek. Son sütun üç kez boş kalıyor.

Burcu tablonun geri kalanına da bakıyor. Sekideki sahnede son sütun dolu, ama yalnız bir kelimeyle: «kaçıyorlar». Hümeyra'nın iki sahnesinden sonra satırlarda adı hiç geçmiyor. Tehlike sütunu orta bölümün başından sonuna kadar aynı cümleyi tekrarlıyor.

Belirtiden araca

Öğleye doğru Burcu tablonun yanına ikinci bir kâğıt açıyor. Her boş sütunun karşısına bir neden yazıyor. Sonra nedenin karşısına bir araç.

Kutu sahnelerinin belirtisi tekrar. İlk akla gelen neden engelin tekrarı: büyükanne her sahnede aynı sessiz dirençle karşılıyor. Burcu bunu sınıyor. Direnci üç sahnede üç ayrı biçime soksa, Ceren yine aynı şeyi isteyerek girip aynı yerden çıkacak. Asıl neden başka: Ceren'in amacı, yazıldığı andan beri hiç dönmüyor. Oysa önceki haftalarda Burcu'nun kartında Ceren'in yeni amacı yazılı: yıkımdan önce adı öğrenmek. Taslakta bu yeni amaç hiçbir sahnede doğmuyor. Ceren bir gün evi topluyor, ertesi gün adı soruyor. Arada bir kapı yok.

Araç da buradan çıkıyor: amaç değişimi. Ama amaç kendiliğinden değişmez. Değiştirecek bir şey gerekir. Burcu ikinci aracı da yanına yazıyor: yeni bilgi.

Hangi sahne kalacak?

Üç sahne de aynı işi yapıyorsa ikisi gitmeli. Soru, hangisinin kalacağı.

Burcu sahnelerin güzelliğine bakmıyor. Yerlerine bakıyor. Üçüncü kutu sahnesi sekideki sahneden hemen önce geliyor. Ceren orada bir şey öğrenirse, sekiye o bilgiyle gider.

Üçüncü sahne, sandıklı olan, kalıyor. Birinci sahneden büyükannenin «Onu bırak» sözü taşınıyor. Radyo gidiyor, onunla ikinci sahnenin tamamı. Sahnenin yeni çekirdeği sandığın dibinde duruyor. Ceren kâğıda sarılı eski bir teneke kutu buluyor. Kapağı açıyor. İçi tebeşir parçalarıyla dolu. Hepsi kullanılmış, hepsi parmak boyuna inmiş.

Büyükanne kapıda duruyor. «Onu bırak» diyor. Bu kez söz bir eşyaya değil, bir sırra dokunuyor.

Ceren o ana kadar bir evi topluyordu. Kapağı kapattığında bir soru taşıyor. Kapının yanındaki taşta yarı silinmiş duran tebeşir izi artık bir bağ kazanıyor. Hümeyra'nın «Gidenin adı okunmaz» sözü de öyle. Burcu bu sahnenin kenarına iki kelime yazıyor: «amaç döner». Günlüğe ise «deneme» diye geçiyor.

Sekide güç el değiştiriyor

Taslakta Ceren sekide aynı soruyu üç kez soruyor. Her seferinde yaşlılar konuyu değiştiriyor. Üçüncüsünde içlerinden biri çayını bırakıp kalkıyor. Okuma sabahı Burcu tam bu yerde Ceren'den kopmuştu.

Belirtinin adı ısrar. Nedeni ise sahnede gücün hep aynı elde kalması. Soran hep Ceren, kaçan hep köy. Burcu sahneye bir güç dengesi dönüşü yerleştiriyor. Sekidekiler eski hasatlarda ölmüş işçileri anıyor, adlarıyla, birini bile atlamadan. Ceren dinliyor, sonra sayılmayan adı soruyor. Selahattin cevap vermiyor. Soruyu ona çeviriyor: «Sen kimin torunusun?»

Ceren büyükannesinin adını söylüyor. Zarlar Selahattin'in avucunda kalıyor. Sekidekiler susuyor. Artık bekleyen taraf onlar. Sonra Selahattin tek kelime ediyor: «Vardı.»

Bu, Ceren'in orta bölümdeki ilk kazancı. Köy kuralı da ilk kez görünür bir hamle yapıyor. Ölülerin adları sayılıyor, bir ad sayılmıyor.

Kazancın faturası

Burcu tabloyu yeniden okuyor. Sekiden sonraki satırlar hâlâ eski hâlinde. Ceren bir şey kazandı, ama hiçbir şey ödemedi.

Sekide çayları getiren Hümeyra. Selahattin'in sözünü duyan da o. Aynı akşam büyükannenin kapısına süt getiriyor. Kapıda, kimseyi incitmek istemeden, dedesinin Ceren ablaya ne dediğini anlatıyor.

Hümeyra'nın hattı iki sahneden sonra kaybolmuyor artık. Sekiyle evi birbirine bağlıyor. Burcu onu kesmek yerine işe koşmuş oluyor.

Bedel hemen geliyor. Büyükanne teneke kutuyu sandıktan alıp önlüğünün cebine koyuyor. Akşam sofrasında torununa tek kelime söylemiyor. Bu bir ilişki kırılması. Ceren'in öğrendiği şeyin karşılığı, büyükannesinin ona açık tuttuğu tek kapı.

Burada köyün kuralı bir yüze kavuşuyor. O yüz büyükanne. Film, Nüzhet'in ağabeyinin adını herkesin önüne çıkarıp çıkarmayacağını soruyorsa, bu sofra o soruya ara bir cevap veriyor: henüz değil; tebeşirler bile cepte kalıyor. Antagonistin görünmezliği belirtisi bu sahneyle kapanıyor. Burcu kenara bir uyarı düşüyor: büyükannenin bu susuşu yıkım sabahında ne yapacağını söylemiyor. O karar finalin işi.

Kolilerin saati

Tehlike sütunu hâlâ tek bir cümle. Yıkım haftanın sonunda. Ama orta bölümde bu bilgi hiçbir sahnede hissedilmiyor.

Burcu yeni bir saat eklemiyor. Elinde zaten bir tane var: kapının yanında biriken koliler. Bütün sahnelerin arka planına onları yerleştiriyor. Birinde iki koli var, sonrakinde beş. Sofradaki suskun akşamda koliler hol boyunca diziliyor. Seyirci kimse söylemeden günlerin azaldığını görüyor.

Kutunun bulunmasından sonra koliler başka bir anlam da taşıyor. Ceren her koliyi bantladığında, tebeşirin yazdığı taşa bir gün daha yaklaşılıyor.

İçeriyle dışarının buluştuğu yer

Son sütun Ceren'in kendisi. Taslakta Ceren baştan sona aynı biçimde soruyor. Sorunun cevabı değişse de o değişmiyor.

Burcu bunu iç ve dış çatışmayı birleştirerek çözüyor. Ceren'in dış amacı adı öğrenmek. İç sorunu ise, köyün susmasına öfkelenmesi. Sekiden sonra adı öğrenmenin tek yolu susmak. Ceren ertesi gün sekiye yine gidiyor. Selahattin'in yanına oturup tavlayı izliyor. Bu kez hiçbir şey sormuyor. Öfkelendiği kurala, istediğini almak için uyuyor.

Bu sahne de bir deneme. Ama Burcu'nun niyet sayfasındaki soruya ilk kez bir sahneden dokunuyor. Susmayı kim kime öğretir? Bu kez öğrenen Ceren.

Az araç

Akşam atölyede Emre listeyi görünce heyecanlanıyor. Yıkım ekibinin bir iş makinesini erkenden avluya park etmesini öneriyor. Sonra bir fırtına gecesi, sonra jandarmanın ikinci bir ziyaretini.

Selim makineyi beğeniyor, ama başka bir şey soruyor. «Kolilerin saati varken makineye ne iş kalıyor?» Burcu iş makinesini park listesine yazıyor. Fırtına ve jandarma hiç listeye girmiyor. Her boş sütuna bir araç düşüyor, fazlası değil.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Dökümü tek oturuşta doldur. Orta bölümü sahne sahne tabloya dökerken geri dönme. Boş kalan sütun, düşünerek doldurulursa yanlış bir umut verir.

Son sütunu ilk sütundan önce oku. Çıkışta değişen şey boşsa, sahnenin geri kalanını doldurmak zaman kaybıdır. Önce o boşluğu gör.

Bir belirtinin birden çok nedeni olabilir. Tekrar bazen amaçtan, bazen riskten, bazen karşı güçten gelir. Nedeni bulmadan aracı seçersen sorun başka bir sahneye kayar.

Sağ kalan sahneyi yerine göre seç. En güzel sahne değil, zincirde doğru yerde duran sahne kalır. Güzel ama yanlış yerde duran sahnenin parçaları sağ kalana taşınır.

Kesilen sahnelerin parçalarını say. Bir söz, bir eşya, bir bakış. Bunları kaybetmeden sağ kalan sahneye yerleştir. Büyükannenin «Onu bırak» sözü ilk sahneden geldi ve yeni yerinde iki kat ağır.

Yeni bilgiyi bir nesneye bağla. Bilgi bir cümleyle gelirse kolay unutulur. Bir teneke kutu, bir zarf, bir anahtar gibi elle tutulan bir şey, bilgiyi sonraki sahnelere taşır.

Gücü sorudan ölç. Bir sahnede soruları kim soruyor? Hep aynı kişi soruyorsa güç yerinde sayıyor demektir. Soruyu öbür tarafa geçirmek çoğu zaman en ucuz dönüştür.

Alt öyküyü kesmeden önce bir iş ver. Kaybolan bir yan kişi, bilgiyi ya da bedeli taşıyabilir. İşe koşulan alt öykü ana hattı kısaltır, kesilen alt öykü ise bazen bir köprüyü de götürür.

Bedeli kazancın hemen arkasına koy. Kazanç ile fatura arasına başka sahneler girerse seyirci ikisini bağlamaz. Sekiden sonraki ilk akşam, Ceren'in kazancının faturasını getiriyor.

Saati yeni nesneyle değil, eldekiyle kur. Hikâyede zaten duran bir şeyi sahneden sahneye değiştir. Eklenen saat çoğu zaman yapıştırılmış görünür.

Karşı gücün bir yüzü olsun. Kural, kurum, zaman gibi kişisel olmayan güçler orta bölümde kaybolmaya yatkındır. Bir kişiye hamle yaptır. Yüz bazen başkarakterin en yakını olur.

İç çatışmayı bir eyleme bağla. Ceren'in öfkesi bir iç ses değil. Sormadan oturmak gibi seyircinin görebileceği bir davranış.

Her boş sütuna bir araç. İki araç aynı sorunu karşılıyorsa birini park listesine al. Fazla araç, orta bölümü yeni bir kalabalığa çevirir.

Düzeltmeden sonra dökümü yeniden doldur. Değişiklik bitince tabloyu baştan yaz. Bir sütunu dolduran araç, başka bir sahnenin sütununu boşaltmış olabilir.

Teşhisi bir okura da yaptır. Dökümü doldurduktan sonra bir arkadaşına yalnız son sütunu okut. Boş kutucukların yanında duraksayıp duraksamadığına bak. Senin dolu saydığın bir kutucuk ona boş görünebilir.

Aracın sahnede bir izi olsun. Seçtiğin araç bir notta kalırsa sahne değişmez. Amaç değişimi bir eylemle, yeni bilgi bir nesneyle, bedel bir susuşla görünmeli.

Finale ait kararları ortada verme. Orta bölüm düzeltmesi finale malzeme hazırlar, finali yazmaz. Büyükannenin susuşu bir kapı kapatıyor, ama hangi kapının açılacağını söylemiyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Sarkan bir ortaya olay eklemek gerekir."
Doğrusu

Olay eklemek çoğu zaman araç yığılmasıdır. Önce hangi sahnenin hiçbir şeyi değiştirmediğini bul.

Yaygın yanlış"Tekrar eden sahnelerin hepsi kesilmeli."
Doğrusu

Hepsini kesen yazar onların taşıdığı bilgiyi de keser. Biri kalmalı ve öbürlerinin işini üstlenmeli. Üç kutu sahnesi bire indi, ama koliler filmin saati olarak kaldı.

Yaygın yanlış"Sağ kalan sahne en iyi yazılmış olandır."
Doğrusu

Kalan sahne zincirde doğru yerde duran sahnedir. Burcu'nun en sevdiği kutu sahnesi radyolu olandı ve gitti.

Yaygın yanlış"Israr eden karakteri kısmak için repliklerini silmek yeter."
Doğrusu

Israr çoğu zaman gücün hep aynı elde kalmasından gelir. Soruyu öbür tarafa vermek, replik silmekten fazlasını yapar.

Yaygın yanlış"Kaybolan yan kişi kesilmeli."
Doğrusu

Önce ona bir iş ver. Hümeyra kesilseydi Selahattin'in sözü eve hiç ulaşmayacaktı.

Yaygın yanlış"Zaman baskısı için yeni bir son tarih eklenir."
Doğrusu

Çoğu hikâyede son tarih zaten vardır, yalnız görünmez. Onu görünür kılmak, yeni bir tane eklemekten daha az yapay durur.

Yaygın yanlış"Karşı güç kişisel değilse orta bölümde görünemez."
Doğrusu

Kişisel olmayan güç bir kişinin hamlesiyle görünür. Köyün kuralı, sekide sayılmayan bir adla ve suskun bir sofrayla görünüyor.

Yaygın yanlış"Başarı karakteri rahatlatır."
Doğrusu

Orta bölümde başarının bir faturası olmalı. Faturasız kazanç, sonraki sahneleri gevşetir.

Yaygın yanlış"Ortadaki dönüm büyük bir olay ister."
Doğrusu

Ortadaki dönüm bir amacı çeviren her şey olabilir. Bir teneke kutunun kapağı yeterli, yeter ki ondan sonra kişi başka bir şey istesin.

Yaygın yanlış"Karakter değişimi bir konuşmayla gösterilir."
Doğrusu

Değişim davranışta görünür. Ceren kimseye «Artık sormayacağım» demiyor. Sekiye gidip susarak oturuyor.

Yaygın yanlış"Bir alt öykü ancak kendi sonuna ulaşırsa işe yarar."
Doğrusu

Hümeyra'nın kendi bir hikâyesi yok. Ama bir sözü bir kapıdan ötekine taşıdığı için orta bölümün en kısa köprüsü oluyor.

Yaygın yanlış"Orta bölüm düzeltmesi finali de çözer."
Doğrusu

Orta bölüm finale malzeme bırakır. Büyükannenin susuşu bir kapıyı kapatıyor, ama yıkım sabahına dair bir şey söylemiyor.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Orta bölümün belirtileri benzer, nedenleri farklıdır.
  • Tekrar eden bir engel ile dönmeyen bir amaç aynı sıkıntıyı yaratır, ama ayrı araç ister.
  • Orta bölüm dökümü her sahnenin çıkışta neyi değiştirdiğini gösterir.
  • Belirti–araç eşlemesi, aracı belirtiye göre değil nedene göre seçer.
  • Aynı işi yapan sahnelerden zincirdeki yeri doğru olan kalır.
  • Yeni bilgi, bir nesneye bağlanınca bir amacı çevirebilir.
  • Soruyu öbür tarafa geçirmek, güç dengesini döndürür.
  • Bedel ulağı bir alt öyküyü ana hatta bağlar.
  • Görünür saat, hikâyede zaten olan son tarihi gözle izlenir kılar.
  • İç çatışma, görülebilir bir eyleme bağlanınca dış çatışmayla buluşur.
  • Araç yığılması orta bölümü yeniden kalabalıklaştırır.
  • Orta bölüm finale malzeme bırakır, finalin kararını vermez.
  • Düzeltmeden sonra döküm yeniden doldurulur, çünkü bir sütunu dolduran araç başka bir sütunu boşaltabilir.

Sonraki derse köprü

Orta bölümün sonunda teneke kutu büyükannenin önlüğünün cebinde. Ceren sormamayı öğrendi. Holde son koliler bantlandı, yürüyecek yer kalmadı. Büyükanne bir akşam torununa «Yıkımı göreyim, sonra» demişti. O söz de bir karardı, ama sonraya bırakılmış bir karar. O «sonra» geldiğinde sahneyi kim yürütecek? Bir şey seçen büyükanne mi, yoksa onu bekleyen torun mu? Taş kalktığında altından çıkana kimin eli uzanacak? Sıradaki ders o sabaha geçiyor: finali yeniden kurmak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — üç sahnenin ilk ve son satırı alt alta; satırlar birbirinin üstüne kayıp tek satırda örtüşüyor.
  • Orta bölüm dökümü — beş sütunlu bir tablo; en sağdaki sütunda üç boş kutucuk soluk bir gri ile yanıp sönüyor.
  • Belirti–araç eşlemesi — bir belirtiden aşağıya bir ok iniyor, bir nedende duruyor, oradan yana doğru tek bir araç kartına uzanıyor.
  • Sağ kalan sahne — üç kart; ikisi solarken birer parçaları (bir söz balonu, bir sandık) üçüncü karta uçuyor.
  • Teneke kutu — sandığın dibinde kâğıda sarılı bir kutu; kapak açılınca parmak boyuna inmiş tebeşirler.
  • Bedel ulağı — sekiden eve uzanan bir patika; üzerinde küçük bir kız ve elinde bir süt kabı.
  • Görünür saat — kapının yanındaki koliler her karede biraz daha yükseliyor.
  • Araç yığılması — boş bir sütuna üst üste kartlar düşüyor, en alttaki görünmez oluyor.

Ritim

Açılışta bant çekilirken koliden gelen uzun, cırtlak ses. Döküm çizilirken cetvelin kâğıtta kayışı. Sekide tavla pullarının tahtaya vuruşu, zarın avuçta durunca kesilen tıkırtısı. Teneke kutu açılırken ince bir metal sürtünmesi. Suskun sofrada yalnız kaşıkların tabağa değmesi. Film kutularının altında uzak bir sinema salonunun boğuk sesi. Ders bir koli bandının kopartılıp yapıştırılmasıyla biter.