İçeriğe geç

Ders 3.1

Kişisel öğrenme yolunu belirlemek

Senaryo Akademisi — Bölüm I, Modül 3

2.805 kelime19 film örneği≈ 13 dk okuma≈ 19 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Yol olmadan çalışmak kürek çekmektir; yorulursun ama nereye gittiğin belli olmaz.
  2. Hobi, derinleşmiş öğrenme ve profesyonel kariyer üç ayrı yoldur; biri diğerinin ara aşaması değildir ve hayal kırıklıklarının çoğu bu ikisini karıştırmaktan doğar.
  3. Önce ana yol, sonra uzmanlık. Ana yolda üç iş bitirmeden dallanan kişinin tekniği olur, zemini olmaz.
  4. İlerlemeyi sayfa ya da saatle değil, bitirilen iş sayısıyla ölç; bitirmek yazmanın öğrenilmesi en zor parçasıdır.
  5. Planın asıl işi seni yönlendirmek değil, karar yorgunluğundan korumaktır; "bugün ne yazayım" sorusunu her gün sormak enerjini yazmadan tüketir.
  6. Plan hedefleri kadar ertelenecekleri de içerir. Ne yapmayacağını yazmak, ne yapacağını yazmaktan çok korur.
  7. İlerlemenin tek güvenilir işareti, geçen ay yazdığını bugün kötü bulmandır; kendi eski işini beğenmek duraklamanın işaretidir.

Açılış sahnesi

İki kişi aynı gün senaryo yazmaya başlıyor.

Birincisi her akşam bir şeyler karalıyor. Bir hafta uzun metraj, sonraki hafta dizi fikri, sonra bir kısa film. Üç yıl sonra elinde otuz sekiz başlanmış, hiçbiri bitmemiş dosya var.

İkincisi ilk altı ay boyunca sadece kısa film yazıyor. Beş tane. Üçü kötü, biri idare eder, biri iyi. Sonraki altı ayda o iyi olanı iki kez yeniden yazıyor. Üç yıl sonra elinde dört bitmiş kısa film ve bir uzun metraj taslağı var.

İkisi de aynı kadar çalıştı. İkisi de aynı kadar yetenekli olabilir. Hatta birincisi daha yetenekli bile olabilir; bunu hiç bilemeyeceğiz, çünkü elinde gösterecek bir şey yok.

Aradaki fark tek bir şey: birinin bir yolu vardı.

Yol olmadan çalışmak, kürek çekmek gibidir — yorulursun ama nereye gittiğin belli olmaz.

Bu ders bir motivasyon dersi değil. Elinde kalacak somut bir şey üreteceğiz: kendi öğrenme haritan. Nereden başladığını, nereye gittiğini, hangi sırayla ilerlediğini ve ilerlediğini nereden anlayacağını yazacağız.

Peki bu harita nasıl çıkarılır?

Bu derste ne olacak

Önce dürüst bir öz değerlendirme yapacağız — nerede olduğunu bilmeden nereye gideceğini planlayamazsın. Sonra üç ayrı hedef türünü ayıracağız, çünkü hobi olarak yazmakla profesyonel olarak yazmak aynı yol değildir ve ikisini karıştırmak en yaygın hayal kırıklığının kaynağıdır. Ardından ana yol ile uzmanlık dallarını, portfolyo hedefini ve ilerlemeyi nasıl ölçeceğini konuşacağız. Boyunca tek bir ölçü dönecek: kaç şey bitirdin. On dokuz filmden örneklerle bunu gerçek işlerde göreceğiz. Ders bittiğinde elinde yazılı bir öğrenme planın, üç somut hedefin ve altı ay sonrası için bir randevun olacak.

Sıfır noktası

Koşmaya başlayan birini düşün.

"Daha çok koşacağım" diyor. İyi niyetli ama işe yaramaz bir cümle. Çünkü ne kadar, ne sıklıkta, ne için belli değil.

Şimdi ikinci bir koşucu. O şunu yapıyor: önce bugün ne kadar koşabildiğini ölçüyor. Sonra bir hedef yarış seçiyor — beş kilometre mi, maraton mu. Sonra o hedefe göre bir program kuruyor ve her hafta ölçüyor.

İkisi de koşuyor. Ama biri antrenman yapıyor, diğeri sadece yoruluyor.

Antrenman ile çalışmak arasındaki fark, ölçülen bir hedefin varlığıdır.

Bu benzetme öğrenme yolunun üç parçasını birden veriyor.

Birincisi, başlangıç noktası ölçülür. Koşucu bugün ne kadar koşabildiğini bilmeden program yapamaz. Sen de bugün ne yazabildiğini bilmeden plan yapamazsın. Bu ölçüm rahatsız edicidir ve tam da bu yüzden atlanır.

İkincisi, hedef seçilir ve hedef biçimi belirler. Beş kilometre koşacak kişi ile maraton koşacak kişi aynı programı yapmaz. Kısa film yazmak isteyen ile dizi yazmak isteyen de aynı yolu izlemez.

Üçüncüsü, ilerleme düzenli ölçülür. Ölçmeyen koşucu geliştiğini hissetmez ve bırakır. Ölçmeyen yazar da öyle; üç yıl çalışıp hiç ilerlemediğini sanır, oysa ilerlemiştir ama kaydı yoktur.

Dördüncüsü, ve en çok atlanan: program kişiseldir. Başkasının antrenman planını kopyalayan koşucu sakatlanır. Başkasının öğrenme yolunu kopyalayan yazar da tıkanır, çünkü o yol başka bir başlangıç noktasından çizilmiştir.

Şimdi benzetmenin kırıldığı yeri söyleyeyim. Koşuda ölçüm nesneldir: saniye, kilometre. Yazmada ise ilerleme kolay ölçülmez. Yazdığın sayfa sayısı bir şey söylemez; ikinci taslağın birinciden iyi olup olmadığını bile bazen bilemezsin. Bu yüzden yazarın ölçüsü hız değil, tamamlama olmalıdır. Kaç şey bitirdin, sorusu tek güvenilir sayaçtır.

Bu kadarı temel; gerisi bu üç ilkenin uygulanmasından ibaret. Şimdi haritayı çizelim.

Mekanizma

Nerede olduğunu ölç

Dört soruyla yapılır ve dördü de rahatsız edicidir.

Birincisi: bugüne kadar kaç şey bitirdim? Başlanan değil, bitirilen. Yarım kalmış otuz dosya bir cevap değildir.

İkincisi: en son ne zaman bir metni baştan sona okudum? Senaryo okumayan yazar, hiç konser dinlememiş besteciye benzer.

Üçüncüsü: hangi biçimi hiç denemedim? Kısa film, sesli drama, reklam. Denenmemiş biçim, bilinmeyen bir zayıflıktır.

Dördüncüsü: hangi geri bildirimi en çok aldım? Aynı eleştiri üç ayrı kişiden geldiyse orada bir örüntü vardır.

Bu dört cevabı yaz ve bir kenara koy. Altı ay sonra aynı dört soruyu tekrar cevaplayacaksın; aradaki fark, ilerlemenin kendisidir.

Üç ayrı hedef, üç ayrı yol

Şimdi en çok karıştırılan ayrıma geliyoruz. Yazmanın üç ayrı amacı olabilir ve üçü birbirinin ön aşaması değildir.

Hobi olarak yazmak meşru ve tamdır. Kendin için yazarsın, bitirirsin, birkaç kişiye okutursun. Bunun bir eksiği yoktur ve profesyonelliğe giden bir basamak olmak zorunda da değildir.

Akademik ya da derinleşmiş öğrenme başka bir şeydir: anlamak için yazarsın. Analiz, deneme, biçim araştırması. Çıktısı satılabilir bir metin olmayabilir ve olmaması sorun değildir.

Profesyonel kariyer ise üçüncü ve en farklı olanıdır. Burada ölçü metin değil, tekrarlanabilirliktir. Bir kere iyi yazmak yetmez; talep edildiğinde, takvimle, notlarla ve başkalarının parasıyla yazabilmek gerekir.

Neden bu ayrım bu kadar önemli? Çünkü hayal kırıklıklarının çoğu buradan doğar: hobi olarak yazan biri profesyonel ölçütlerle kendini değerlendirir ve başarısız hisseder. Ya da tersi — profesyonel olmak isteyen biri hobi temposuyla çalışır ve neden ilerlemediğini anlamaz.

Karar verirken kimseye sormana gerek yok. Ama kendine söylemen gerekiyor, çünkü hedefin ölçütü belirler.

Ana yol ve uzmanlık dalı

Sıra önemlidir ve çoğu kişi ters yapar. Ana yolu tamamlamadan uzmanlığa dalan kişi, o alanın tekniklerini öğrenir ama altındaki hikâye zemini boş kalır. Sonuç: teknik olarak doğru, dramatik olarak boş metinler.

Pratik kural şu: önce bir biçimde bitir, sonra dallan. Bir kısa filmi baştan sona bitirmiş kişi, bitirmemiş kişiden çok daha fazlasını öğrenmiştir — konusu ne olursa olsun.

Portfolyo hedefi

Portfolyonun işi satmak değil, kim olduğunu göstermektir. Bir yapımcı senin metnini alıp çekmeyebilir ama portfolyonu okuyup seni başka bir projeye çağırabilir.

Başlangıç için makul bir hedef şudur: iki bitmiş kısa film, bir uzun metraj ya da pilot bölüm, ve bir de biçim denemesi. Dört iş. Bu dört iş üç yılda tamamlanabilir ve tamamlandığında sen artık başka bir yazarsın.

İlerlemeyi nasıl ölçersin

Yazarken ilerleme hissedilmez. Bir sayfa yazdın; iyi mi kötü mü bilmiyorsun. Bu belirsizlik normaldir ve tam da bu yüzden ölçüm dışarıdan bir işarete bağlanmalıdır.

Üç şeyi say ve başka bir şey sayma.

Kaç şey bitirdim. Kaç metin okudum. Kaç geri bildirim aldım.

Sayfa sayısı sayma; çünkü kötü yazılmış yüz sayfa, iyi yazılmış otuz sayfadan az şey öğretir. Saat sayma; çünkü masada geçen saat ile çalışılan saat aynı şey değildir.

Ve altı ayda bir öz değerlendirmeyi tekrarla. Dört soruya verdiğin cevaplar değişmişse yol çalışıyordur.

Şimdi teoriyi bırakıp perdeye bakalım.

Filmlerden okuma

Zanaate adanmak

Yolu olmayan yazar

Düzenin kendisi

Uzmanlık dalları

Nereden geldiğini bilmek

Usta katmanı

Buraya kadar söylediklerim doğru. Şimdi işin incesine inelim.

Birincisi, bir ayrım. Plan yapmak ile plana bağlanmak aynı şey değildir. Yol haritası bir sözleşme değil, bir başlangıç varsayımıdır. Altı ay sonra ilgi alanın değişmişse plan da değişir. Yanlış olan plan değiştirmek değil, plansız kalmaktır. Ölçü şu: planı değiştiriyorsan bir sebep yaz; sebepsiz değişen plan, plan değildir.

İkincisi, bir meslek gerçeği. Yeni yazarların çoğu yanlış hedef seçer ve bunun tek bir sebebi vardır: görünürlük. Uzun metraj görünür, kısa film görünmez. Dizi görünür, reklam görünmez. Oysa öğrenme açısından görünmeyen biçimler çoğu zaman daha verimlidir; çünkü daha hızlı bitirilir ve bitirmek öğrenmenin kendisidir.

Üçüncüsü, bir sınır durumu. Uzmanlaşmayı erken yapmak da geç yapmak da zarar verir. Erken yapan kişi zemini boş kalır; hiç yapmayan kişi ise her alanda yüzeysel kalır ve hiçbirinde işe alınmaz. Pratik ölçü şudur: ana yolda üç iş bitirdikten sonra dallan. Üç iş, bir zemin oluşturmaya yeter.

Dördüncüsü, bir gözlem. İlerlemenin en güvenilir işareti, eski işini okuyunca rahatsız olmandır. Bir yıl önce yazdığın şeyi bugün beğeniyorsan bir yıl boyunca ilerlememişsin demektir. Bu rahatsızlık acı verir ama en net ölçüdür — ve tam da bu yüzden eski taslakları saklamak gerekir.

Beşincisi, bir ölçek etkisi. Hobi yolunda tempo tamamen senin; kimse beklemez. Profesyonel yolda ise tempoyu başkaları belirler ve bu, en büyük şoktur. Profesyonelliğe hazırlanmanın en iyi yolu, hobi aşamasındayken kendine yapay bir teslim tarihi koymaktır. Kimse beklemiyorken tarihe uymayı öğrenen kişi, beklendiğinde zorlanmaz.

Altıncısı, bir gözlem. Yol çizmenin en çok atlanan parçası neyi yapmayacağını yazmaktır. Bir plan yalnız hedefleri değil, bu dönem ertelenecek şeyleri de içermelidir. "Bu altı ay dizi yazmayacağım" cümlesi, üç hedef yazmaktan daha çok koruma sağlar; çünkü asıl tehlike hedefsizlik değil, her yöne birden çekilmektir.

Yedincisi, bir uyarı. Öz değerlendirmeyi yaparken en çok yalan söylenen soru üçüncüsüdür: hangi biçimi hiç denemedim. Denemediğimiz şeyi genellikle "bana göre değil" diye etiketleriz. Oysa denenmemiş biçim, sevilmeyen biçim değildir — sadece bilinmeyen biçimdir ve bilinmeyen alan, en hızlı öğrenme alanıdır.

Ve son bir şey. Bu ders bir plan yapmanı istiyor ama planın değeri kâğıtta değil. Değeri şurada: bir gün masaya oturduğunda "bugün ne yazayım" diye düşünmeyeceksin. O soruyu her gün yeniden sormak, enerjinin çoğunu yazmadan önce tüketir. Planın asıl işi seni yönlendirmek değil, karar yorgunluğundan korumaktır.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışÇok yaygın bir kanı şu: plan yapmak yaratıcılığı öldürür.
Doğrusu

Mantıklı geliyor çünkü yaratıcılık serbestlikle ilişkilendirilir. Ama Barton Fink'teki gibi yolu olmayan yazarın serbestliği bir felce dönüşür. Plan neyi yazacağını değil, ne zaman yazacağını belirler; içerik yine serbesttir.

Yaygın yanlışİkinci yaygın yanlış: hobi olarak yazmak, profesyonelliğe giden bir ara aşamadır.
Doğrusu

Değildir; ayrı bir yoldur ve tam bir yoldur. Paterson'daki gibi kimseye göstermeden düzenli yazmak eksik bir şey değildir. Asıl sorun, hobi yolundayken profesyonel ölçütlerle kendini yargılamaktır — o zaman ne keyif kalır ne ilerleme.

Yaygın yanlışÜçüncüsü: ilerlemeyi sayfa sayısıyla ölçmek.
Doğrusu

Ölçemezsin. Kötü yazılmış yüz sayfa, üzerine düşünülmüş otuz sayfadan az öğretir. Tek güvenilir sayaç bitirilen iş sayısıdır; çünkü bitirmek, yazmanın öğrenilmesi en zor parçasıdır ve tek tek her aşamayı zorunlu kılar.

Yaygın yanlışDördüncüsü: uzmanlık seçmek erken yapılmalıdır, çünkü zaman kazandırır.
Doğrusu

Kazandırmaz. Ana yolu tamamlamadan dizi tekniklerini öğrenen kişi, bölüm motoru kurmayı bilir ama altında taşıyacak bir karakter yoktur. Üç iş bitirmeden dallanma; üç iş, zemin için yeterlidir.

Yaygın yanlışBeşincisi: başkasının yolunu izlemek güvenlidir, çünkü denenmiştir.
Doğrusu

Denenmiştir ama başka bir başlangıç noktasından. Usta'daki gibi bir yolu benimsemek ile ondan öğrenmek farklı şeylerdir. Senin bildiğin dünya, senin bitirdiğin işler ve senin zayıflıkların başkasınınkiyle aynı değildir.

Yaygın yanlışYedincisi: plan yapmanın hedefleri yazmaktan ibaret olduğunu sanmak.
Doğrusu

Yarısıdır. Diğer yarısı bu dönem yapmayacağın şeyleri yazmaktır. Her yöne birden çekilen yazar, hedefi olmayan yazardan daha hızlı tükenir; çünkü hem çalışır hem hiçbir yerde derinleşmez.

Yaygın yanlışAltıncısı, ve en incesi: hedefin büyük olmasının motivasyon verdiğini sanmak.
Doğrusu

Genellikle tersini yapar. Aguirre'deki gibi ölçüsüz bir hedef, kişiyi ilerlettiği kadar tüketir. Küçük ve bitirilebilir hedefler daha az heyecan verir ama daha çok iş bitirir — ve bu işte tek biriken şey bitirilmiş işlerdir.

Uygulama — kendin dene

Önce dört soruyu cevapla. Kısa cevaplar yeter ama dürüst olsun.

Bugüne kadar kaç şey bitirdim? En son ne zaman bir senaryo baştan sona okudum? Hangi biçimi hiç denemedim? En çok hangi eleştiriyi aldım?

Şimdi tek bir cümle yaz: bu işi hobi olarak mı, derinleşerek öğrenmek için mi, yoksa meslek olarak mı yapmak istiyorum?

Cümleyi yumuşatma. "Belki ileride" yazma. Bugünkü cevabını yaz; değişebilir ve değişmesi normaldir.

Sonra üç satır: önümüzdeki altı ayda bitireceğim üç şey. Yazacağım değil, bitireceğim. Her birinin yanına bir tarih koy.

Bir satır daha: bu altı ayda yapmayacağım tek şey. Bir biçim, bir tür ya da bir alışkanlık. Bunu yazmak, üç hedefi yazmaktan daha çok işe yarar.

Son adım ve asıl olanı: bu kâğıdı bir yere kaldır ve takvimine altı ay sonrası için bir not düş. O gün aynı dört soruyu tekrar cevaplayacaksın.

Aradaki fark, bu dersin sana verdiği tek gerçek şey olacak.

Kilit özet

  1. Yol olmadan çalışmak kürek çekmektir; yorulursun ama nereye gittiğin belli olmaz.
  2. Hobi, derinleşmiş öğrenme ve profesyonel kariyer üç ayrı yoldur; biri diğerinin ara aşaması değildir ve hayal kırıklıklarının çoğu bu ikisini karıştırmaktan doğar.
  3. Önce ana yol, sonra uzmanlık. Ana yolda üç iş bitirmeden dallanan kişinin tekniği olur, zemini olmaz.
  4. İlerlemeyi sayfa ya da saatle değil, bitirilen iş sayısıyla ölç; bitirmek yazmanın öğrenilmesi en zor parçasıdır.
  5. Planın asıl işi seni yönlendirmek değil, karar yorgunluğundan korumaktır; "bugün ne yazayım" sorusunu her gün sormak enerjini yazmadan tüketir.
  6. Plan hedefleri kadar ertelenecekleri de içerir. Ne yapmayacağını yazmak, ne yapacağını yazmaktan çok korur.
  7. İlerlemenin tek güvenilir işareti, geçen ay yazdığını bugün kötü bulmandır; kendi eski işini beğenmek duraklamanın işaretidir.

Sonraki derse köprü

Yolu çizdik. Şimdi o yolda yürürken neyi toplayacağını konuşacağız. Çünkü yazarın ham maddesi hayal gücü değil, gözlemdir — ve gözlem bakmakla aynı şey değildir. Sıradaki derste insanı, mekânı ve olayı bir yazarın gözüyle nasıl izleyeceğini öğreneceğiz. Bir de bu işin etiğini konuşacağız; çünkü gerçek insanları malzeme yapmanın bir sınırı var ve o sınır, çoğu yazarın hiç düşünmediği yerde duruyor — kendi ailende.


Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — iki masa; birinde otuz sekiz yarım dosya birikiyor, diğerinde dört tamamlanmış dosya üst üste duruyor.
  • Sıfır noktası — iki koşucu; biri rastgele koşuyor, diğerinin yanında ölçüm ve program görünüyor. Ders boyunca dönecek ana motif.
  • Öz değerlendirme — dört soru, dört kutu; kutular boş kalıyor ve boşluk yanıp sönüyor.
  • Üç yol — tek bir yol üçe ayrılıyor; üçü de aynı kalınlıkta, hiçbiri diğerinden yukarıda değil.
  • Ana yol ve dallar — kalın bir gövde, üstünden çıkan ince dallar; dalların altındaki gövde boşsa dallar sarkıyor.
  • Kilometre taşı — yol boyunca tarihli taşlar; sayfa yığını değil, bitmiş dosyalar.
  • Uygulama — kâğıt katlanıp bir kutuya konuyor, takvimde altı ay sonrası işaretleniyor.

Tekrar eden görsel motif

Koşu parkuru ve kilometre taşları. Her ana bölümün açılışında parkurda bir taş daha görünür; kilit özette parkurun tamamı yukarıdan görülür ve taşların arası eşit değildir — bu bilinçli.

Önceki iki modülün motifleriyle bağ: parkurun kenarında yol levhası, perde, tutanak ve röntgen kutusu birer tabela olarak dursun.

Ritim

  • Açılışta "birinin bir yolu vardı" cümlesinden sonra iki saniye sessizlik.
  • Dört öz değerlendirme sorusu tek tek, aralarında birer saniye.
  • Üç yol anlatılırken tempo eşit; hiçbiri diğerinden vurgulu okunmasın.
  • Paterson bölümünde anlatım yavaşlasın ve sakinleşsin.
  • Kilit özette beş madde arasında birer saniye boşluk.
  • Son cümleden sonra iki saniye kara ekran.