İçeriğe geç

Ders 70.1

Komedinin temelleri

Senaryo Akademisi — Bölüm VII, Modül 70

3.162 kelime5 film örneği≈ 14 dk okuma≈ 21 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Komedinin malzemesi şaka değil, ciddi bir isteğin dünyaya çarptığı yerdir.
  • Gülüş, izleyicinin beklenti hattı kırılıp yeni durumun mantığı göründüğünde doğar.
  • Üstünlük, uyumsuzluk ve rahatlama gülüşü üç ayrı yerden okur.
  • Tekrar, zamanlama ve statü sapmayı büyütür.
  • Kör nokta ve yanlış anlama komediye sürekli yakıt verir.
  • Espri dizisi bir isteğe bağlanmadığı için her şakayı sıfırdan kabul ettirmek zorunda kalır.
  • Komik karakter kendini komik bulmaz; gülüş onun ciddiyetinden doğar.
  • Gülüşün hedefi hikâyenin sahibini belirler.
  • Zamanlama sayfada başlar; bir eylem satırı gülüşün yerini açar.
  • Statü sabit değildir; en büyük gülüşler çoğu zaman onun el değiştirdiği yerde çıkar.
  • Yanlış anlama ancak onu sürdüren bir engel varsa inandırıcı kalır.
  • Komik sahnede en az bir karakter düz durur; sapma ona çarpar.

Açılış sahnesi

Burcu dikiş makinesi sahnesini bir hafta boyunca kafasında çevirdi. Salonu güldüren makinenin takılması değildi; kardeşlerin beklenen vedayı yapamayıp bir eşyayla boğuşmasıydı. Sahanlıktan bakan izleyici o an onlardan bir adım öndeydi.

Bugün masaya kendi dosyasını koyuyor. Kapakta iki kelime: SON NİKÂH.

"Bursa'da bir nikâh salonu," diyor. "Necmi Bey adında bir nikâh memuru. Emekli olmadan önceki son günü."

Selim ilk sayfayı yüksek sesle okuyor. Necmi Bey salona giriyor ve evlilik üzerine bir espri yapıyor. Ardından damadın ayakkabısına bir espri, sonra kalemine bir espri. Sayfanın sonuna kadar her satırda bir şaka var.

Emre iki yerde gülüyor. Üçüncüde susuyor. Dördüncüde telefonuna bakıyor.

"Esprilerin hepsi fena değil," diyor Selim. "Ama bu adamı tanımıyorum. Neden bu kadar konuşuyor?"

Burcu sayfayı geri alıyor. Kenarına bir şey karalıyor, sonra siliyor.

Nermin Hanım tek bir soru soruyor: "Necmi Bey bugün ne istiyor?"

Burcu dosyanın kapağına bakıyor. "Son gününü hatasız bitirmek," diyor. "Otuz yılı aşkın memuriyet, tek bir aksama yok. On bir nikâh kıyacak ve hepsi tıkır tıkır gitsin istiyor."

"O zaman o yaz," diyor Nermin Hanım. "Espriyi o isteğe bırak."

Burcu'nun ilk sayfası güldürmeye çalışıyordu; ikinci sayfa, ciddi bir adamın ciddi bir gününü anlatmaya başladı.

Bu derste ne olacak

Gülmenin nereden doğduğunu üç eski açıklamayla tartacağız: üstünlük, uyumsuzluk ve rahatlama. Komedinin işleyişini izleyicinin beklediği çizgi ile karşılaştığı sapma arasında arayacağız. Tekrarın, zamanlamanın ve statünün bu sapmayı nasıl büyüttüğünü göreceğiz. Yanlış anlamanın ve karakterin kör noktasının komediye nasıl yakıt verdiğini konuşacağız. Statünün bir sahne içinde nasıl el değiştirdiğini izleyeceğiz. En sonunda Burcu'nun taslağını ciddi bir amacın içinden yeniden kuracağız. Necmi Bey'in son günü bu yolculukta hep masada duracak. Dört film ve bir dizi, sessiz dönemden bugüne aynı mekanizmayı farklı yüzleriyle gösterecek. Hiçbir yerde neyin komik olduğuna karar vermeyeceğiz. Zevk tartışılmaz; tartışılabilen, gülüşün sayfada nasıl üretildiğidir.

Sıfır noktası

Komedi, gülme üretmeyi vaat eden türdür. Bu vaat onu öteki türlerden ayırır. Bir dram izleyicisi ağlamadan salondan çıkabilir ve film yine de işini yapmış olabilir. Bir komedi izleyicisi hiç gülmeden çıkarsa sözleşme bozulmuştur.

Bu yüzden komedi yazan çoğu kişi işe espriden başlar. Bir defter açar, aklına gelen şakaları yazar, sonra onları bir hikâyeye yerleştirmeye çalışır. Burcu'nun ilk sayfası tam da böyle doğmuş. Şakaların her biri tek başına komik olabilir. Ama sahne boyunca birbirine bağlanmazlar. İzleyici birinciye güler, ikinciye gülümser, üçüncüde yorulur.

Sorun şakaların kalitesinde değil. Sorun, şakaların kimin ağzından ve neden çıktığının belli olmamasında. Bir espri ancak bir duruma, bir karaktere, bir isteğe takıldığında taşınır. Takılacak bir şey yoksa izleyici her espriyi sıfırdan kabul etmek zorunda kalır.

Komedinin asıl malzemesi bu yüzden şaka değil, bir insanın dünyayla uyuşmadığı yerdir. Karakter bir şey ister ve onu çok ciddiye alır. Dünya ise başka bir şey yapar. İzleyici bu ikisinin arasındaki boşluğu görür ve güler. Karakter o boşluğu görmez ve devam eder.

Burada önemli bir ayrım var. Komik karakter kendini komik bulmaz. Necmi Bey'in son gününde tek bir şaka yapmasına gerek yok. Onun işi nikâh kıymak, defteri imzalatmak, saati tutturmaktır. Gülüş onun ciddiyetinden doğar, esprisinden değil.

Burcu bunu ilk sayfada kaçırmış, ama malzemesi doğru yerde duruyor. Bir nikâh salonu zaten bir sahnedir. Herkes rolünü bilir: memur okur, çift cevap verir, şahitler imzalar, aileler alkışlar. Böyle bir yerde en küçük kayma bile görünür. Bir şahidin yanlış sandalyeye oturması, bir kalemin yazmaması, müzik düğmesine erken basılması. Dışarıda kimsenin aklında kalmayacak bu aksaklıklar, salonun içinde birer olaya dönüşür. Çünkü salon, her şeyin aynı biçimde tekrarlanması üzerine kurulmuştur.

Bu bakış komediyi dramdan ayırmaz, ona yaklaştırır. İki türün malzemesi çoğu zaman aynıdır: bir istek, bir engel, bir bedel. Fark, izleyicinin karaktere hangi mesafeden baktığındadır. Dramda karakterin yanında durur. Komedide bir adım geri çekilir ve onu biraz yukarıdan görür. O adım komedinin bütün mekanizmasını başlatır.

Mekanizma

Beklenen çizgi, gelen sapma

Her sahnede izleyici bir sonraki anı tahmin eder. Bunu bilinçli yapmaz; tahmin kendiliğinden kurulur. Bir kapı açılırsa biri girecek, bir soru sorulursa bir cevap gelecek. Komedi bu tahmine yaslanır.

Gülüş, hat bir noktada kırıldığında doğar. Ama her kırılma güldürmez. Kırılma izleyiciyi korkutursa gerilim, üzerse dram olur. Komik sapmada izleyici bir an şaşırır, sonra yeni durumun kendi içinde bir mantığı olduğunu görür. Şaşkınlık ile anlama arasındaki o kısa yol gülüşün kendisidir.

Burcu'nun ikinci sayfasındaki ilk nikâhta hat çok net. Necmi Bey nasihatini okur, soruyu sorar, gelin "Evet" der. Bunu herkes bilir. Burcu sapmayı soruyu bitirmeden koyuyor. Necmi Bey cümlenin ortasındayken gelin heyecandan "Evet" diye bağırıyor. Salon gülüyor. Necmi Bey gülmüyor. Gözlüğünü düzeltiyor, soruyu baştan okuyor ve geline cevabı doğru yerde tekrar ettiriyor.

Üç eski açıklama

Gülmenin neden doğduğu üzerine düşünceler çok eskidir. Bunlar kural değil, gülüşü üç ayrı yerden okuyan merceklerdir.

Bu görüş en çok Thomas Hobbes'un adıyla anılır. İzleyici Necmi Bey'in göremediğini görüyor ve ondan bir adım önde duruyor. Gelinin heyecanını o da anlıyor. Necmi Bey ise yalnız bozulan sırayı görüyor. Gülüş bu farkın içinden doğuyor.

Bu görüş çoğunlukla Kant ve Schopenhauer'la birlikte anılır. Nikâh salonu sevinç yeridir; Necmi Bey ise orayı bir tapu dairesi gibi yönetiyor. Bir yanda gelinin heyecanı, öbür yanda memurun kontrol listesi. İzleyici bu iki dünyanın aynı masada buluştuğunu görüyor ve aralarındaki mesafeyi kendisi ölçüyor. Gelin gülümsüyor, Necmi Bey saate bakıyor. Damat elini tutmak istiyor, Necmi Bey ona kalemi uzatıyor.

Bu görüş en çok Freud'un şakalar üzerine yazdıklarıyla anılır. Nikâhta herkes gergindir: aileler, çift, şahitler. Kimse yanlış bir şey yapmak istemez, herkes fotoğrafta iyi çıkmak ister. Gelinin erken "Evet"i bu gerginliği bir anda deler. Salonun gülüşü biraz da bir nefes alıştır.

Bu mercekler birbirini dışlamaz. Gelinin erken "Evet"i hepsinin altından aynı anda geçer. Yazar için değerleri şudur: güldürmeyen bir sahnede hangisinin eksik olduğunu sordurabilirler.

Gülüşü büyüten araçlar

Tek bir sapma bir gülümseme getirir. Kahkaha çoğu zaman tekrarla gelir. Necmi Bey her çifte aynı nasihati okuyor. İlk okuyuşta izleyici onu tanır. İkincide bekler. Üçüncüde nasihatin hangi kelimesinde bölüneceğini merak eder. Süregiden espri böyle kurulur; geri çağırma da sonradan bu nasihatin tek bir kelimesine yaslanabilir.

Zamanlama bu tekrarın nefesidir. Necmi Bey'in tepkisi, gelinin "Evet"inden hemen sonra gelirse hızlı bir gülüş doğar. Bir an beklerse, yüzü izleyiciye uzun uzun gösterilirse gülüş büyür. Sayfada bu bekleme bir eylem satırıyla yazılır: gözlüğünü düzeltiyor.

Statü burada sessizce çalışır. Necmi Bey kendini salonun en üstünde görüyor. Yanındaki stajyer Seda'yı yerine yetiştirdiğini sanıyor. Oysa Seda çiftlerle onun asla kuramadığı bir rahatlıkla konuşuyor. İzleyici statünün tersine döndüğünü Necmi Bey'den önce görüyor.

Kör nokta ve yanlış anlama

Komedinin en güçlü yakıtı, karakterin kendisi hakkında göremediği şeydir. Karakterin kör noktası burada bir dramatik yükten çok bir gülüş kaynağına dönüşür. Necmi Bey her nikâhın aynı sırayla gitmesi gerektiğine inanıyor. Bu günün kendi günü değil, çiftlerin günü olduğunu göremiyor. Her sapmayı bir hata sanıyor ve düzeltmeye çalışıyor.

Yanlış anlama bu kör noktadan beslenir. Necmi Bey bir şahidin geç kalmasını bir saygısızlık sanabilir. İzleyici ise şahidin trafikte nikâh şekeri aradığını bilir. Yanlış anlama düzeltilmedikçe her yeni sahnede biraz daha büyür.

Ciddi amacın içinden

Buraya kadar söylenenler Burcu'nun ilk sayfasının neden işlemediğini gösteriyor. Şakalar vardı, ama onları taşıyacak bir istek yoktu.

İkinci sayfada Necmi Bey tek bir espri yapmıyor. Salona herkesten önce geliyor. Mührü hizalıyor, kalemleri masanın kenarına paralel diziyor, nasihat kartının plastik kaplı yüzünü mendiliyle siliyor. Seda'ya saati soruyor, cevabı kendi saatiyle karşılaştırıyor. İzleyici ilk dakikada onun ne istediğini biliyor. Gelinin erken "Evet"i bu yüzden komik. Bir isteğe çarpıyor.

Emre itiraz ediyor. "Ama şimdi hiç espri yok. Ya kimse gülmezse?"

Burcu ilk sayfadaki esprilerden birini geri getiriyor. Necmi Bey'in ağzından değil, damadın ağzından. Damat sinirden bir kelime oyunu yapıyor, salon gülüyor, Necmi Bey ise ciddiyetle defteri imzaya uzatıyor. Aynı espri artık bir isteğe çarpıyor. Ötekiler ilk sayfada kalıyor.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Komedinin sahibi düz karakterdir. Gülüşü kimin ürettiğini sor. Çoğu zaman bu, sahnenin en ciddi kişisidir. Ninotchka'nın gülmeyen yüzü Leon'un fıkralarından daha komik. Necmi Bey'in görevi espri yapmak değil, salonun en ciddi insanı olmak. Etrafındaki her şey onun ciddiyetine çarptığında gülüş kendiliğinden gelir.

Mesafeyi ayarla. Üstünlük kuramı bir uyarı da taşır. İzleyici bir karaktere fazla yukarıdan bakarsa onu umursamayı bırakır. Fazla yakından bakarsa gülemez, üzülür. Komedinin işi bu mesafeyi sahneden sahneye ayarlamaktır. Necmi Bey'in emeklilik günü bu yüzden iyi bir zemin. Bir yandan katılığına gülüyoruz, öbür yandan otuz yılı aşkın bir memuriyetin bittiğini biliyoruz.

Gülüşün neye yöneldiğini baştan seç. Burcu'nun taslağında gülünen şey Necmi Bey'in katılığı ve kurumun kendi mantığı. Çiftlerin bedeni, yaşı, sınıfı değil. Bu seçim yalnız etik bir tercih değil, yapısal bir karar. Gülüş kime yönelirse hikâye de ona aittir. Hedefi kaydıran bir espri, hikâyenin sahibini de değiştirir.

Sapmayı ciddi amaca bağla. Her sapma bir isteğe çarpmalı. Geç kalan bir şahit Necmi Bey'in saatine çarpar. Uzun konuşma yapan bir gelin onun sırasına çarpar. Bağlanmamış bir sapma sadece tuhaflıktır. Bağlanmış bir sapma ise bir sonraki sahneyi doğurur.

Tekrarın her dönüşünde bir şey değişsin. Nasihat aynı kalabilir, ama Necmi Bey'in onu okuma biçimi değişmeli. Birinci nikâhta tam okur. Beşincide bir cümleyi atlar ve fark etmez. Dokuzuncuda Seda nasihati ezberden fısıldar. Değişmeyen tekrar bir tik olur; değişen tekrar bir hikâye.

Zamanlamayı sayfada yaz. Okuyucu senaryoyu kendi hızında okur ve senin istediğin yerde durmaz. Bekleme anını ona sen vermelisin. Kısa bir eylem satırı, tek kelimelik bir tepki, bir sahne başlığının erken gelmesi okuyucunun nefesini ayarlar. Necmi Bey'in gözlüğünü düzeltmesi tam bu işi görüyor. O satır olmazsa okur gelinin "Evet"inden doğrudan sonraki cümleye geçer ve gülüşün yeri kaybolur. Komedide boş satır da bir sözcüktür.

Yanlış anlamayı uzatmanın bedelini hesapla. Yanlış anlama çok verimli bir motordur, ama izleyici sabrını ölçer. Karakterlerin onu bir cümleyle çözebileceği apaçık görünürse izleyici hikâyeye değil yazara kızar. Yanlış anlamayı uzatan şey bir engel olmalı: zaman darlığı, utanç, karakterin kör noktası. Necmi Bey şahidin neden geç kaldığını sormaz, çünkü sormak sırayı bozmak demektir. Sorulmayan soru bu yüzden inandırıcı.

Kuramları teşhis aracı olarak kullan. Bir sahne güldürmüyorsa üç mercekle bak. İzleyicinin karakterden önde olduğu bir an var mı? Birbirine uymayan iki şey çarpışıyor mu? Boşalacak bir gerginlik kuruldu mu? Çoğu zaman bunlardan biri eksiktir. Eksik olanı bulmak yeni bir espri aramaktan daha hızlı sonuç verir.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Komedi espri yazmaktır."
Doğrusu

Espri komedinin yüzeyidir. Altında bir istek, bir engel ve bir kör nokta durur. Bunlar yoksa espriler birbirinden kopuk kalır. İyi bir espri defteri işe yarar, ama ancak karakter kurulduktan sonra.

Yaygın yanlış"Komik karakter komik olduğunu bilir."
Doğrusu

Çoğu zaman tersi işler. En güçlü komik karakterler kendilerini tamamen ciddiye alır. İzleyici güler, karakter devam eder.

Yaygın yanlış"Komedide ciddi bir mesele olmaz."
Doğrusu

Komedinin malzemesi dramla aynı olabilir. Fark, izleyicinin karaktere baktığı mesafededir. Ciddi bir emeklilik günü de güldürebilir.

Yaygın yanlış"Bir şaka bir kez güldürdüyse tekrarı sıkar."
Doğrusu

Tekrar doğru kurulursa gülüşü büyütür. Sıkan şey tekrarın kendisi değil, hiçbir şeyin değişmemesidir.

Yaygın yanlış"Zamanlama oyuncunun işidir."
Doğrusu

Zamanlamanın büyük kısmı sayfada başlar. Bir eylem satırı, bir sessizlik, bir tepki planı yazarın kararıdır. Oyuncu o bekleme anını ancak sayfa ona yer açtıysa bulur.

Yaygın yanlış"Kuramlardan biri doğru, ötekiler yanlış."
Doğrusu

Üç açıklama aynı gülüşü farklı yerlerden okur. Yazara bir hüküm değil, bir kontrol listesi verirler.

Yaygın yanlış"Gülüş nereye yönelirse yönelsin, gülüş gülüştür."
Doğrusu

Gülüşün hedefi hikâyenin kimin olduğunu belirler. Bir karakterin bedenine ya da kimliğine yönelen espri, onun seçtiği hiçbir şeye dokunmaz. Katılığa, kibre, kör noktaya yönelen espri ise karakterin bir kararına dokunur ve hikâyeyi ileri iter.

Yaygın yanlış"Komedi hafif bir türdür, yazması kolaydır."
Doğrusu

Komedi izleyiciden anında ve gözle görülür bir tepki ister. Dramda bir sahnenin işleyip işlemediği tartışılabilir. Komedide salon ya güler ya susar. Bu açıklık türü zorlaştırır.

Yaygın yanlış"Statü yalnız patronla işçi arasında olur."
Doğrusu

Statü her ilişkide, her an yeniden kurulur. Bir nikâh memuru ile bir gelin arasında da vardır. Bir stajyerin bir cümlesiyle de el değiştirir.

Yaygın yanlış"Komik sahnede herkes komik olmalı."
Doğrusu

Sahnede gülen bir izleyici varsa, çoğu zaman gülmeyen bir karakter de vardır. Herkes espri yaparsa düz duran kimse kalmaz ve sapmanın çarpacağı bir duvar da kalmaz.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Komedinin malzemesi şaka değil, ciddi bir isteğin dünyaya çarptığı yerdir.
  • Gülüş, izleyicinin beklenti hattı kırılıp yeni durumun mantığı göründüğünde doğar.
  • Üstünlük, uyumsuzluk ve rahatlama gülüşü üç ayrı yerden okur.
  • Tekrar, zamanlama ve statü sapmayı büyütür.
  • Kör nokta ve yanlış anlama komediye sürekli yakıt verir.
  • Espri dizisi bir isteğe bağlanmadığı için her şakayı sıfırdan kabul ettirmek zorunda kalır.
  • Komik karakter kendini komik bulmaz; gülüş onun ciddiyetinden doğar.
  • Gülüşün hedefi hikâyenin sahibini belirler.
  • Zamanlama sayfada başlar; bir eylem satırı gülüşün yerini açar.
  • Statü sabit değildir; en büyük gülüşler çoğu zaman onun el değiştirdiği yerde çıkar.
  • Yanlış anlama ancak onu sürdüren bir engel varsa inandırıcı kalır.
  • Komik sahnede en az bir karakter düz durur; sapma ona çarpar.

Sonraki derse köprü

Burcu'nun ikinci sayfası artık bir isteğe yaslanıyor. Ama aynı gün çok farklı filmlere dönüşebilir. Gülüş Necmi Bey'in katılığına yönelirse bir karakter komedisi doğar. Salonun, damgaların, sıra numaralarının mantığına yönelirse kurumla alay eden bir hicve yaklaşır. Seda ile Necmi Bey'in her gün aynı masada oturduğu bir iş yeri komedisi de olabilir. Ya da aynı gün, gülüşün içinde bir yas taşıyan bir dramediye kayar. Malzeme aynı kalıyor, sözleşme değişiyor. Burcu hangi alt türün sözleşmesini imzalıyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — merdivende takılan dikiş makinesi silinip yerine SON NİKÂH yazılı bir dosya beliriyor.
  • Espri dizisi — ilk sayfada ardı ardına parlayan küçük ampuller; her biri biraz daha sönük yanıyor.
  • Beklenti hattı — nikâh masasından çıkan düz bir çizgi; gelinin erken "Evet"inde çizgi zikzak yapıyor.
  • Üç mercek — aynı nikâh sahnesine üç ayrı renkli büyüteçle bakılıyor.
  • Tekrar — nasihat kartı üç kez açılıyor; her açılışta bir kelime biraz kayıyor.
  • Statü — Necmi Bey ile Seda bir terazinin iki kefesinde; kefe yavaşça Seda'ya iniyor.
  • Ciddi amaç — mühür, kalem ve defter tam hizada; bir sapma hepsini hafifçe titretiyor.
  • Kapanış — Burcu'nun yeni sayfasının üstünde tek satır: Necmi Bey bugün ne istiyor?

Ritim

Ders, şakalarla dolu ama karaktersiz bir ilk sayfayla açılıyor. Gülmenin üç açıklamasından ve onu büyüten araçlardan geçip ciddi amaç ilkesine varıyor. Burcu'nun yeniden kurulan nikâh sahnesiyle kapanıyor.