İçeriğe geç

Ders 93.3

Klişe envanteri

Senaryo Akademisi — Bölüm VII, Modül 93

2.063 kelime≈ 9 dk okuma≈ 14 dk seslendirmesıfırdan ileri

Ne yapacaksın

Bugün kendi projenin türünde yirmi klişe toplayacaksın. Onları taslağına bakmadan, türün kendisinden çıkaracaksın. Sonra her birinin yanına tek bir cümle yazacaksın: bu klişe izleyiciye hangi işi görüyordu? Ardından taslağına döneceksin. Hangi klişenin sayfalarında durduğunu, hangisinin hiç girmediğini işaretleyeceksin.

Sonra her klişeye bir karar vereceksin. Kimi korunacak, kimi tersine çevrilecek. Kiminin atladığı gerçek sonuç sahneye gelecek. Kimi de taslaktan tamamen çıkacak. Her kararın yanına bir gerekçe yazacaksın. Gerekçe bir zevk cümlesi olmayacak, taslağındaki bir olguya dayanacak.

İşin sonunda elinde yirmi satırlık bir envanter tablosu olacak. Satırlar dört renkle dört kümeye ayrılmış olacak. Her satırda klişenin adı, taslaktaki yeri, işlev cümlesi, kararı ve gerekçesi duracak. Çıkardığın her klişenin işini kimin devraldığı da yazılı olacak. Tablonun altında kümelerin sayısı duracak. Bu sayı sana taslağının hangi alışkanlıkla yazıldığını gösterecek. Bir sonraki taslağa başlarken ilk açacağın kâğıt bu tablo olacak.

Neden bu alıştırma

Klişeyle kavga eden yazar onu çoğu zaman tek tek yakalar. Bir sahneyi okur, bir şey tanıdık gelir, satırı siler. Böyle bir temizlik iki şeyi kaçırır. Birincisi, silinen klişenin bir işi vardı. İzleyiciye bir bilgi veriyordu, bir gerilimi taşıyordu ya da bir boşluğu dolduruyordu. Satır gidince iş ortada kalır. Sahne bir yerinden çöker, yazar nedenini bulamaz.

İkincisi, her klişe aynı muameleyi hak etmez. Kimi hâlâ çalışır, çünkü türün sözleşmesinin bir parçasıdır. İzleyici onu bekler, gelmezse eksik hisseder. Kimi tersine çevrildiğinde yeniden canlanır. Kimi ise kurmacanın hep atladığı bir sonucu saklar. O sonuç sahneye girdiğinde an yeniden ağırlık kazanır. Bazıları da gerçek insanlara zarar verir ya da hiçbir iş görmez.

Envanter bu ayrımı gözle görülür kılar. Klişeleri tek tek değil, hepsini birden masaya koyarsın. İşlevlerini yazınca hangisinin boş, hangisinin dolu olduğu çıkar. Dört kümeye ayırınca taslağın dengesi de görünür. Bütün klişeler tek kümede toplanıyorsa yazar tek bir alışkanlıkla çalışıyordur. Kimi yazar her şeyi siler, kimi her şeyi tersine çevirir.

Bir kazanç daha var. İşlev cümlesi klişeyi gelenekten ayırmayı öğretir. Gelenek bir yapı verir. Klişe ise o yapının içinde yorulmuş bir çözümdür. İşlevi bilen yazar çözümü değiştirirken yapıyı korur. Böylece izleyiciye verdiği sözü bozmadan onu şaşırtabilir.

Hazırlık

Projenin türünü tek kelimeyle yaz. Melez bir türde çalışıyorsan ağır basanı seç. Envanteri o türde kuracaksın. İkinci tür için ayrı bir tablo açarsın, ama bugün değil.

O türden en az beş film ya da dizi bölümü düşün. Yakın zamanda izlediklerin olsun. Her birinden aklında kalan tanıdık anları bir kâğıda dök. Henüz klişe diye seçme. Yalnız tanıdık gelenleri topla. Kâğıt otuzu geçerse daha iyi, seçim payın olur.

Taslağını yazdır ya da düzeltmeye kapalı bir kopyada aç. Sayfa numaralarına ihtiyacın olacak.

Boş bir tablo hazırla. Altı sütun aç: klişe, taslaktaki yer, işlev cümlesi, karar, gerekçe, işi devralan. Satırları henüz doldurma.

Dört renk kalem al. Korunacaklar için yeşil, tersine çevrilecekler için mavi, gerçekçi sonucu gösterilecekler için sarı, çıkarılacaklar için kırmızı. Toplama ile karar adımlarını ayrı oturuşlarda yap.

Adımlar

Çözümlü örnek

Laboratuvarın üçüncü sabahı KAPALI ODA yeniden masada. Nermin Hanım dördüncü taslağı getirmiş. İlk sayfada içerik uyarısı hâlâ iliştirilmiş duruyor. "Kapıyı açmayacağız," diyor. "Bugün yalnız envanter."

Burcu türün klişelerini taslağa bakmadan kartlara yazıyor. Kilitli oda, çekmeyen telefon, gıcırdayan basamak. Aynada omzun arkasında beliren bir yüz. Yetişkinlerin inanmadığı çocuk. Pencereden bakıp kaybolan köylüler. Her şeyi sonunda açıklayan bir uzman. Kartlar yirmiyi bulunca duruyor. Selim kartları taslağın sayfalarıyla eşleştiriyor. Çoğu taslakta var. Birkaçı hiç girmemiş. Aksayan gölge ve beyaz gözlü yüz gibi bazıları eski taslaklarda vardı, sonra çıktı.

İşlev cümlesinde ilk takılan Emre oluyor. Basamak için "gerilim yaratır" yazmış. Burcu kendi üç akşamlık sayfasını hatırlatıyor. Üçüncü akşam Kayra masadadır ve basamak yine gıcırdar. "Gıcırtı izleyiciye bir bilgi veriyor," diyor. "Merdivende birinin olduğunu ve o birinin kim olmadığını." Emre cümlesini değiştiriyor: basamak, evde yürüyen birinin yerini söyler.

Korunacaklarda ilk itirazı Emre yapıyor. "Çekmeyen telefon ASANSÖR'de klişe sayılmıştı." Selim taslağı açıyor. Burada telefon yalnız aşağıdaki yolda çekiyor. Dilara'nın Didem'le her konuşması sisin içinde bir yürüyüş. Klişe bir coğrafyaya bağlanmış, bu yüzden kalıyor. Kilitli oda için tartışma bile olmuyor. Başlığın kendisi o. İzleyici onu bekleyerek salona girer.

Tersine çevrilenlerin ikisi taslakta zaten dönmüş. Ayna, Dilara'nın omzunun arkasında kimseyi göstermiyor. Onun kendi yüzünde kayınvalidenin yorgunluğunu gösteriyor. Çocuğa inanılmaması da dönmüş. Dilara oğlunun kapıya konuştuğunu ilk duyduğunda seviniyor. Korku o sevincin içinden geliyor. Burcu bir üçüncüyü ekliyor. Türde tehlikedeki çocuk ağlar. Burada Kayra sakin, korku annesinin yüzünde. Selim dördüncüyü buluyor. Türde ev kahramanı dışarı atar. Bu ev Dilara'yı içeride tutuyor.

En kalabalık küme sarı çıkıyor. Selim uykusuz kahramanın işini yazmış, Burcu bedelini soruyor. Dilara her gece kalkıp kapının önündeki sesi dinliyor. Sabah ne oluyor? Burcu bir atölye denemesi yazıyor. Pakize Hanım'ın bahçe kapısına bıraktığı ekmek iki sabah orada kalıyor. Üçüncü sabah iki ekmek üst üste bayatlamış. Emre okul klişesini buluyor. Türde çocuğun okulu çoğu zaman hiç anılmaz. Dilara bir öğretmen, ama taslakta Kayra'nın okulu bir kez bile geçmiyor. Emre'nin denemesinde okul aşağıda. Her sabah sisin içinden yola iniyorlar ve telefon ancak orada çekiyor. Dilara'nın avucundaki kesik de bu kümeye giriyor. Burcu'nun denemesinde bez sonraki sahnelerde de elinde. Ekmeği tek elle kesemiyor, Kayra somunu tutuyor.

Kırmızı kümede yeni bir şey çıkıyor. Uyaran köylüler taslaktan çoktan çıkmıştı, ama işlevleri boşta kalmamış. Pakize Hanım'ın kapıda durup içeri girmemesi aynı işi görüyor. Üstelik onun nedeni açık kalıyor, kimseyi uğursuz göstermiyor. Açıklayan uzmanın işini ise kimse devralmıyor. Nermin Hanım bunu bilerek boş bırakıyor. Kapının ardında ne olduğu ya yastır ya da gerçek bir şey. Uzman gelirse bu soru kapanır. Aksayan gölge ile beyaz gözlü yüz de bu kümede duruyor. Burcu onları taslakta olmadıkları hâlde tabloya yazmış. "Bir sonraki taslakta ilk onlar geri gelmek ister," diyor.

Selim tablonun altını sayıyor. Beşi korunuyor, dördü tersine dönüyor, altısı bedelini gösteriyor, beşi çıkıyor. Nermin Hanım sarı kümeye uzun bakıyor. "Bedel tonu değiştiriyor," diyor. "Ev daha gündelik, korku daha yakın." Ekmek ve okul yolu atölye denemesi olarak dosyaya iliştiriliyor. Kapı yine açılmıyor.

Kendini değerlendir

Tabloyu bitirdiğinde şu sorularla bak.

Tablonda tam yirmi satır var mı? Hepsi aynı türün klişesi mi, yoksa bir kısmı başka bir türden mi sızdı?

Her klişenin taslaktaki yeri sayfasıyla yazılı mı? "Yok" diye işaretlediklerin gerçekten taslakta yok mu, yoksa başka bir adla mı duruyor? Bir klişe kılık değiştirince arama onu kaçırır.

Her işlev cümlesi klişenin kendi kelimelerinden bağımsız mı? Cümleyi okuyan biri klişeyi bilmeden işi anlayabiliyor mu?

Korunacak her klişenin gerekçesi taslaktaki bir olguya bağlı mı? Gerekçelerden biri yalnız türün alışkanlığını mı söylüyor?

Tersine çevirdiğin her klişede yalnız tek bir öğe mi değişti? Değişiklik karakter hakkında yeni bir bilgi veriyor mu?

Gerçekçi sonuçların her biri sahnede görülebilir bir ayrıntıyla mı yazıldı? Biri yalnız bir açıklama cümlesi mi? Bedel ekledikten sonra sahnenin tonu türün vaadiyle hâlâ uyuşuyor mu?

Çıkardığın her klişenin işini kimin devraldığı yazılı mı? Devralanı olmayanların yanında bilinçli bir gerekçe var mı?

Kümelerin dağılımını saydın mı? Bir küme boşsa ya da tablonun yarısını aldıysa nedenini yazabiliyor musun?

Tabloyu projeyi bilmeyen birine verdiğinde kararlarının gerekçesini sormadan anlayabiliyor mu?

En sevdiğin sahnedeki klişeye de öbürlerine verdiğin ölçüyle karar verdin mi? Sevilen bir an çoğu zaman sorgusuz yeşile boyanır.

Yaygın tuzaklar

Yaygın yanlışEnvanteri taslaktan çıkarmak.
Doğrusu

Yalnız kendi sayfalarındaki klişeleri sayan yazar, taslağa hiç girmemiş olanları göremez. Oysa bir sonraki taslakta en kolay sızacak olanlar onlardır.

Yaygın yanlışİşlevi klişenin kendisiyle tanımlamak.
Doğrusu

"Gıcırdayan basamak gerilim yaratır" bir işlev cümlesi sayılmaz. Hangi bilgiyi, hangi anda, kime verdiğini yaz.

Yaygın yanlışHer klişeyi çıkarılacaklara atmak.
Doğrusu

Klişe düşmanlığı tür vaadini de siler. İzleyicinin beklediği bir an gelmezse yerinde bir eksiklik kalır.

Yaygın yanlışKorunacak klişeyi gerekçesiz bırakmak.
Doğrusu

"Türde hep vardır" bir gerekçe değildir. Klişe ancak hikâyenin kendi olgusuna bağlandığında korunmuş sayılır.

Yaygın yanlışTersine çevirmeyi tek başına yeterli saymak.
Doğrusu

Kovalayanı kovalanan yapmak hızlı bir çözümdür ve çok tüketilmiştir. Yön değişikliği karakteri açmıyorsa yeni bir klişe doğar.

Yaygın yanlışGerçekçi sonucu bir replikle söyletmek.
Doğrusu

"Uykusuzluktan ölüyorum" demek bir bedel göstermez. Bedel kapıda bayatlayan bir ekmek gibi görünmelidir.

Yaygın yanlışBedeli her klişeye eklemek.
Doğrusu

Her an gerçek sonucunu taşırsa taslak türünden çıkar. Sarı küme büyüdükçe tonu yeniden oku.

Yaygın yanlışÇıkardığın klişenin işini sahipsiz bırakmak.
Doğrusu

Uyaran köylüyü silen yazar, tehlikenin dışarıdan doğrulanmasını da silmiş olabilir. Ya işi başka bir karaktere ver ya da boşluğu bilerek koru.

Yaygın yanlışSevdiğin anı sorgusuz korumak.
Doğrusu

Yazarın en sevdiği sahne de bir klişeye yaslanabilir. Ona öbür satırlarla aynı soruyu sor: işi ne, gerekçesi taslağın hangi olgusu?

Yaygın yanlışEnvanteri bir kez yapıp kenara koymak.
Doğrusu

Her yeni taslak eski klişeleri başka kılıkla geri getirebilir. Tabloyu her taslaktan sonra yeniden say.

Yaygın yanlışGerçek insanları dekor gibi tartmak.
Doğrusu

Bir topluluğu, bir bedeni ya da bir hastalığı tehdidin işareti yapan klişe, işlevine bakılmadan çıkar. Onun işini başka bir şey taşır.

Varyasyonlar

Sonraki adım

Envanterin korunacak kümesinde bazı anlar yalnız klişe değildi. İzleyici onları bekliyordu ve gelmeseler eksikliklerini hissedecekti. Sıradaki birimde bu beklenen sahnelerden birini alacaksın. Klişeden farkı şurada: biçimi filmden filme değişebilir, işlevi sabit kalır. Önce o sahneyi türün alışılmış biçimiyle yazacaksın. Sonra aynı işlevi karakterine özgü bir biçimde ve başka bir mekânda kuracaksın. Sınav, işlevin hangi biçimde hâlâ çalıştığı olacak. Sahnenin hangi biçimde bir kopyaya döndüğünü de göreceksin. Bugünkü işlev cümleleri orada ölçü işini görecek.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.