İçeriğe geç

Ders 30.8

Kishōtenketsu

Senaryo Akademisi — Bölüm IV, Modül 30

2.733 kelime12 film örneği≈ 12 dk okuma≈ 18 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Kishōtenketsu dört bölümlü bir yapıdır.
  • Kökeni Çin klasik şiirinin kompozisyon düzenidir.
  • Ki bir soru sormadan dünyayı kurar.
  • Shō durumu büyütmeden derinleştirir.
  • Ten ilgisiz görünen bir dönüş getirir.
  • Ketsu iki parçayı bağlar ve anlamı açığa çıkarır.
  • İlerleme çatışmadan değil yan yana koymadan doğar.
  • Sürpriz bir şok değil, bir meraktır.
  • Seyirci ketsu'dan sonra ilk bölümleri yeniden okur.
  • Dört kare yapıyı en saf hâliyle gösterir.
  • Yapı kısa biçimde özellikle güçlüdür.
  • Gündelik ve şiirsel anlatılar bu yapıya yatkındır.
  • Batı modellerinde üçüncü bölüm doruk, burada dönüştür.
  • İki yapı bir filmde birlikte kullanılabilir.
  • Tür beklentisi bu yapının sınırını çizer.
  • Anlam çoğu zaman sessiz bir imgede toplanır.

Açılış sahnesi

İzmir'de bir kısa film festivalinin senaryo atölyesi, öğleden sonra. Uzun bir masanın çevresinde altı genç yazar oturuyor. Masanın başında atölyeyi yöneten senarist Aydın. Sıra Melike'de.

Melike on dakikalık bir kısa film anlatıyor. Eminönü'nde yirmi yıldır simit satan yaşlı bir adam, Rıfat. Film onun bir gününü izliyor. Sabah tezgâhını kuruyor, müşterileriyle konuşuyor, martılara simit atıyor. Sonra film birden Kars'ta bir köy okuluna geçiyor. Küçük bir çocuk resim dersinde denize bakan bir simit tezgâhı çiziyor. Son sahnede Rıfat bir zarf açıyor. İçinden o resim çıkıyor.

Masada kısa bir sessizlik. Sonra Aydın soruyor. Çatışma nerede? Rıfat ne istiyor, onu ne engelliyor?

Melike bir an duraksıyor. Sonra masadaki peçeteyi alıyor, üstüne dört kare çiziyor. İlk kareye tezgâhı, ikinciye martıları, üçüncüye okul sırasını, dördüncüye zarfı.

Çatışma yok, diyor. Ama bir dönüş var. Üçüncü kare her şeyi değiştiriyor.

Aydın peçeteye uzun uzun bakıyor. Dört kare, diyor. Bir gazetenin çizgi köşesi gibi.

Kishōtenketsu hikâyeyi çatışmayla değil, beklenmedik bir yan yana koymayla ilerletir; anlam, dördüncü bölümde iki parça birleştiğinde doğar.

Bu derste ne olacak

Bu derste kishōtenketsu yapısını dört bölümüyle yakından inceleyeceğiz: ki, shō, ten ve ketsu. Her bölümün ne iş gördüğünü, üçüncü bölümdeki dönüşün nasıl kurulduğunu ve dördüncü bölümün iki parçayı nasıl bağladığını göreceğiz.

Sonra çatışma merkezli olmayan ilerlemenin nasıl çalıştığını, karşılaştırmanın ve sürprizin bu yapıdaki yerini konuşacağız. Yapının gündelik ve şiirsel anlatılarda neden bu kadar güçlü olduğuna ve Batı modelleriyle nerede ayrıldığına bakacağız. Melike'nin simitçi filmini dört kareye yerleştireceğiz ve Aydın'ın sorusuna bu yapının içinden bir cevap arayacağız. Ardından on iki yapımda bu yapının izini süreceğiz.

Sıfır noktası

Kishōtenketsu, Çin klasik şiirinden doğan dört bölümlü bir kompozisyon düzeninin Japonca adı. Dört dizelik kısa şiirlerde ilk dize bir durumu açıyor, ikinci dize onu sürdürüyor, üçüncü dize beklenmedik bir yöne dönüyor ve dördüncü dize hepsini birbirine bağlıyordu. Düzen zamanla Kore'ye ve Japonya'ya yayıldı. Bugün Japon okullarında kompozisyon öğretiminde de, gazetelerin dört karelik çizgi köşelerinde de yaşıyor. Kore'de aynı düzen başka bir adla, yazı derslerinin temel kalıbı olarak öğretiliyor.

Dört bölümün adları birer işi anlatıyor. Ki başlangıç demek. Shō sürdürme. Ten dönüş. Ketsu bağlama ya da sonuç. Dördü bir araya geldiğinde bir hikâye çıkıyor ama bu hikâyede kimse kimseyle savaşmıyor. Anlatının yükünü bir kavga değil, bir sıçrama taşıyor.

Batı yapı modellerinin çoğu bir motor üzerine kurulu: çatışma. Karakter bir şey istiyor, bir engel onu durduruyor, gerilim bu ikisinin sürtünmesinden doğuyor. Kishōtenketsu başka bir motor kullanıyor. İlerleme, iki şeyin yan yana konmasından doğuyor. Üçüncü bölüm, ilk iki bölümle ilgisiz görünen bir şey getiriyor. Seyirci bir an şaşırıyor. Sonra dördüncü bölümde iki parçanın arasındaki bağı görüyor ve ilk iki bölümü yeniden okuyor.

Aydın'ın sorusu yanlış değil. Ama yalnızca bir yapının sorusu. Melike'nin filminde Rıfat'ın bir düşmanı yok. Bir hedefi de yok. Yine de on dakikanın sonunda seyirci bir şey öğrenmiş oluyor: simit tezgâhı, bir çocuğun hayalinde denizin ta kendisi. Bu bilgi, çatışmadan değil, Eminönü ile Kars'ın yan yana konmasından doğuyor.

Bu yapıyı öğrenmek, çatışmayı bırakmak anlamına gelmiyor. Senaristin elindeki araçlara bir yenisini eklemek anlamına geliyor. Bazı hikâyeler bir düşmana ihtiyaç duyuyor. Bazıları ise yalnızca iki şeyin yan yana durmasına. Hangisinin hangisi olduğunu ayırt etmek, bu dersin asıl kazancı.

Mekanizma

Birinci ve ikinci bölüm

Melike'nin filminin ki bölümü sabahın beşi. Rıfat tezgâhını kuruyor, simitleri camın arkasına diziyor. Vapur düdükleri, martılar, ilk müşteriler. Seyirciye bir soru sorulmuyor. Yalnızca bir dünya gösteriliyor.

Shō bölümünde Rıfat'ın günü ilerliyor. Bir öğrenci her sabah aynı saatte bir simit alıyor. Bir hamal çayını tezgâhın yanında içiyor. Rıfat öğle arasında tek başına oturup martılara simit atıyor. Hiçbir şey değişmiyor ama seyirci bu adamı tanımaya başlıyor. Shō, bir sorunu büyütmek yerine bir alışkanlığı derinleştiriyor.

Melike'nin ilk yarısı tam böyle ilerliyor. Rıfat bir şey istemiyor, bir şeyle savaşmıyor. Yine de seyirci sıkılmıyor, çünkü her sahne küçük bir ayrıntı ekliyor. Çatışmasız ilerleme, merakı gerilimle değil dikkatle besliyor.

Üçüncü bölüm: dönüş

Melike'nin ten bölümü Kars'taki köy okulu. Kar yağıyor, bir sobanın başında küçük bir sınıf. Öğretmen çocuklara büyükbabalarını çizmelerini söylüyor. Küçük Ali, hiç görmediği denizi ve denizin kıyısında bir simit tezgâhını çiziyor. Seyirci önce şaşırıyor: Eminönü nerede, bu çocuk kim?

Ten bölümünün gücü yan yana koymadan geliyor. Eminönü'nün gürültüsünden Kars'ın sessizliğine geçiş bir kesme. Açıklama yok. Seyirci iki parçayı zihninde birleştirmeye çalışıyor. Sürpriz burada bir şok değil, bir merak.

Dördüncü bölüm: bağlama

Ketsu, akşam Eminönü'nde. Rıfat tezgâhını topluyor. Bir postacı ona bir zarf uzatıyor. Zarfın içinden Ali'nin resmi çıkıyor. Rıfat resmi tezgâhının camına, simitlerin arasına yapıştırıyor. Seyirci şimdi ilk iki bölümü yeniden hatırlıyor. Öğle arasında martılara atılan simit, akşam yalnızlığı, sabahın erken saati. Hepsi başka bir anlam kazanıyor.

Dört kare ve kullanım alanları

Melike'nin peçetesi bir dört kare. Bu biçim yapıyı en saf hâliyle gösteriyor. Her kare bir bölüm. Okur üçüncü karede şaşırıyor, dördüncüde gülümsüyor. Aynı düzen kısa filmlerde, reklamlarda, bir dizinin tek bir sahnesinde ya da bir şiirde de çalışıyor.

Gündelik ve şiirsel anlatılar kishōtenketsu'ya özellikle yatkın. Bir ailenin bir günü, bir mahallenin bir mevsimi, bir çiftin bir akşamı. Bu hikâyelerde düşman yok ama hayat var. Yapı, seyircinin dikkatini küçük ayrıntılara çeviriyor ve anlamı sonda bir araya getiriyor.

Batı modelleriyle farklar

Batı modellerinde üçüncü bölüm çoğu zaman bir doruk. Kishōtenketsu'da üçüncü bölüm bir dönüş, bir kayma. Batı modellerinde son, çatışmanın çözümü. Kishōtenketsu'da son, iki parçanın arasındaki ilişkinin görünür olması. Batı modelleri seyirciyi ne olacağını merak ettirerek tutuyor. Kishōtenketsu ise ne anlama geldiğini merak ettirerek.

İki yapı birbirini dışlamıyor. Pek çok film ikisini birlikte kullanıyor: ana çizgide bir çatışma, yan çizgide bir yan yana koyma. Melike'nin filmi ise yalnız kishōtenketsu. Aydın'ın asıl sorusu şu olmalı: dönüş yeterince şaşırtıcı mı ve bağlama yeterince tatmin edici mi?

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Ki bölümünde bir soru sorma. Giriş bir sorun ortaya atmadan bir dünya kursun. Seyircinin merakı gerilimden değil dikkatten doğsun.

Shō bölümünü ayrıntılarla doldur. İkinci bölüm büyümesin, derinleşsin. Her sahne küçük ama belirgin bir ayrıntı eklesin.

Ten bölümünü bir kesmeyle aç. Dönüş bir açıklamayla gelmesin. Yeni yer, yeni kişi ya da yeni zaman bir anda belirsin.

Ten ile ilk iki bölüm arasına bir mesafe koy. Dönüş ilk bakışta ilgisiz görünmeli. Bağ çok belirgin olursa sürpriz ölür.

Ketsu bölümünü kısa tut. Bağlama tek bir imgeyle, tek bir nesneyle ya da tek bir cümleyle gelsin.

Ketsu'yu bir nesneye bağla. Bir resim, bir mektup, bir elma kabuğu. Nesne iki dünyayı birbirine bağlayan köprü olsun.

Seyircinin geriye dönmesini hesapla. Ketsu'dan sonra seyirci ilk iki bölümü yeniden hatırlasın. İlk bölümlere o dönüşün ipuçlarını yerleştir.

Çatışma yerine dikkati kullan. Bir karakterin küçük alışkanlığı, bir mekânın sesi, bir ışık değişimi. Dikkat, gerilimin yerini tutabilir.

Dört kareyle dene. Hikâyeni önce dört kareye çiz. Her kare tek bir imge olsun.

Kısa biçimde başla. Kishōtenketsu en güçlü hâlini kısa filmde, reklamda ve tek sahnede gösterir. Önce kısa bir hikâyeyle dene.

Karşılaştırmayı yapının kendisi yap. Aynı günü iki kez anlat ya da iki zamanı yan yana koy. Fark, anlamın kendisi olsun.

Mevsimleri bölüm olarak kullan. Bir yıl, bir mevsim döngüsü, bir tatil. Zamanın doğal bölümleri dört bölüme kolayca oturur.

Sessizliği bir araç olarak kullan. Kishōtenketsu'da en güçlü anlar çoğu zaman sözsüzdür. Diyaloğu azalt.

Uzun filmde yapıyı katmanla. Bir uzun metrajda ana çizgi çatışmalı olabilir. Yan çizgiler ya da tek sahneler kishōtenketsu ile kurulabilir.

Tür beklentisini hesaba kat. Gerilim filmi izlemeye gelen seyirci bu yapıdan sıkılabilir. Seyircine neyi vaat ettiğini bil.

Sürprizi bir şok olarak değil bir merak olarak kur. Ten bölümü seyirciyi korkutmasın, düşündürsün.

Dönüşü bir bakış açısı değişimi olarak düşün. Aynı şeyi başka birinin gözünden görmek de bir dönüştür.

Batı sorusuna hazırlıklı ol. Biri çatışma nerede diye sorduğunda, dönüşün ve bağlamanın nerede olduğunu gösterebilmelisin.

Ketsu'yu açık uçlu bırakmaktan korkma. Bağlama her şeyi açıklamak zorunda değil. Seyirci son parçayı kendisi koyabilir.

Dönüşü bir kez yaz. Aynı hikâyede ikinci bir ten bölümü seyircinin kafasını karıştırır. Tek bir sıçrama yeter.

Gündelik hayattan beslen. Bir pazar yeri, bir otobüs durağı, bir mutfak. Kishōtenketsu'nun malzemesi olağanüstü değil, sıradan olandır.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Çatışma olmayan hikâye hikâye değildir."
Doğrusu

Değildir böyle. Kishōtenketsu çatışma yerine yan yana koymayla ilerleyen, yüzyıllardır kullanılan bir yapıdır.

Yaygın yanlış"Ten bölümü bir doruktur."
Doğrusu

Değildir. Ten bir tepe değil, bir yön değişimidir; seyirciyi yükseltmez, şaşırtır.

Yaygın yanlış"Ketsu çatışmanın çözümüdür."
Doğrusu

Değildir. Çözülecek bir çatışma yoktur; ketsu iki parçanın arasındaki bağı görünür kılar.

Yaygın yanlış"Kishōtenketsu yalnızca Japon anlatılarına aittir."
Doğrusu

Ait değildir yalnız onlara. Kökeni Çin şiirinde, kullanımı Kore'de ve Japonya'da yaygındır; bugün her yerde uygulanabilir.

Yaygın yanlış"Dört bölüme aynı süre ayrılır."
Doğrusu

Ayrılmaz. Ki ve shō çoğu zaman uzun, ketsu çoğu zaman çok kısadır.

Yaygın yanlış"Ten bölümü tamamen ilgisiz olmalıdır."
Doğrusu

Olmamalı. İlgisiz görünmeli ama ketsu'da ilk iki bölüme bağlanabilmelidir.

Yaygın yanlış"Bu yapı yalnızca sanat filmlerine uyar."
Doğrusu

Uymaz yalnız onlara. Reklamlar, çizgi romanlar, kısa animasyonlar ve komediler de bu yapıyı kullanır.

Yaygın yanlış"Çatışmasız hikâye sıkıcıdır."
Doğrusu

Olmak zorunda değil. Dikkat, merak ve sürpriz de seyirciyi tutabilir; sıkıcılık çatışmanın yokluğundan değil, ayrıntının yokluğundan doğar.

Yaygın yanlış"Kishōtenketsu ile üç perdeli yapı birbirini dışlar."
Doğrusu

Dışlamaz. Bir film ana çizgide çatışma, yan çizgide yan yana koyma kullanabilir.

Yaygın yanlış"Ketsu her şeyi açıklamalıdır."
Doğrusu

Açıklamak zorunda değil. Bağlama bir imgeyle ya da bir sessizlikle de gelebilir.

Yaygın yanlış"Bu yapı uzun metrajda işlemez."
Doğrusu

İşler. Pek çok uzun metraj bir aile toplantısını ya da bir yılı bu dört bölüme yayar; her bölüm kendi içinde küçük dört karelere de ayrılabilir.

Yaygın yanlış"Ten bölümü bir şok etkisi yaratmalıdır."
Doğrusu

Yaratmak zorunda değil. En iyi dönüşler seyirciyi korkutmaz, düşündürür.

Yaygın yanlış"Ten bölümü bir çatışma başlatmalıdır."
Doğrusu

Başlatması gerekmez. Dönüş bir bakış açısı ya da yer değişimidir; ardından bir kavga gelmek zorunda değil.

Yaygın yanlış"Kishōtenketsu'da karakter değişmez."
Doğrusu

Değişebilir. Ama değişim bir mücadelenin değil, bir farkındalığın sonucudur.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Kishōtenketsu dört bölümlü bir yapıdır.
  • Kökeni Çin klasik şiirinin kompozisyon düzenidir.
  • Ki bir soru sormadan dünyayı kurar.
  • Shō durumu büyütmeden derinleştirir.
  • Ten ilgisiz görünen bir dönüş getirir.
  • Ketsu iki parçayı bağlar ve anlamı açığa çıkarır.
  • İlerleme çatışmadan değil yan yana koymadan doğar.
  • Sürpriz bir şok değil, bir meraktır.
  • Seyirci ketsu'dan sonra ilk bölümleri yeniden okur.
  • Dört kare yapıyı en saf hâliyle gösterir.
  • Yapı kısa biçimde özellikle güçlüdür.
  • Gündelik ve şiirsel anlatılar bu yapıya yatkındır.
  • Batı modellerinde üçüncü bölüm doruk, burada dönüştür.
  • İki yapı bir filmde birlikte kullanılabilir.
  • Tür beklentisi bu yapının sınırını çizer.
  • Anlam çoğu zaman sessiz bir imgede toplanır.

Sonraki derse köprü

Dört karelik bir çizgi köşesi her gün gazetede yeniden başlıyor. Okur dünkü karakterleri tanıyor ama her gün yeni bir küçük hikâye okuyor. Televizyon dizileri de benzer bir sorunla uğraşıyor: her bölüm kendi içinde tamamlanmalı, ama sezon boyunca bir şey birikmeli. Bir bölüm jenerikten önce soğuk bir açılışla başlıyor, içinde bir A hikâyesi ile bir B hikâyesi taşıyor ve bir sezon arkına bağlanıyor. Sonraki ders bu dizi yapılarını inceliyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — bir atölye masası, üstüne dört kare çizilmiş bir peçete.
  • Ki — sabahın erken saatinde Eminönü, kurulan bir simit tezgâhı.
  • Shō — tezgâhın başında her gün aynı saatte gelen bir öğrenci, martılar.
  • Ten — ani bir kesme, karla kaplı bir köy okulu, bir sobanın başında çocuklar.
  • Yan yana koyma — ekranın ikiye bölünmesi, bir yanda deniz, öbür yanda kar.
  • Ketsu — bir zarftan çıkan çocuk resmi, tezgâhın camına yapıştırılıyor.
  • Dört kare — bir gazete köşesinde dört çizgi karesi, üçüncüsü parlıyor.
  • Geriye okuma — ilk iki bölümün görüntüleri hızla geri sarılıyor.

Ritim

Dört kare ekranda sırayla doluyor; üçüncü kareye geçişte ses bir anda kesiliyor ve dördüncü karede iki dünyanın renkleri birbirine karışıyor.