Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Kısa özet filmi sonuna kadar anlatan tek paragraftır.
- Logline sonu saklar; kısa özet saklamaz, çünkü okuru tartmak için okur.
- Paragraf altı yerden geçer: karakter, amaç, engel, büyük dönüş, final, ton.
- Ad bütçesi küçüktür; bir kez anılan karakter rolüyle anılır.
- Bütün dönüm noktaları arasından yalnız büyük dönüş tek başına anlatılır.
- Final cümlesi bir eylem ya da görüntüyle biter, soru sormaz.
- Açık son, açık olduğu söylenerek yazılır.
- Ton övgü sıfatıyla değil, seçilen nesne ve eylemlerle gelir.
- Çıkarma testi yan yolu bulur: cümle çıkınca final hâlâ anlaşılıyorsa o cümle fazladır.
- Tek tek yan yol olan sahnelerin toplamı bazen ana çizgidir; o zaman bir yan cümleye toplanır.
- Paragrafın ağırlığı büyük dönüşten sonradadır.
Açılış sahnesi
Emre bu kez tek bir kâğıtla geliyor. Kâğıdın iki yüzü de dolu. Başlığa "Kısa özet" yazmış. Selim kâğıdı alıyor ve yüksek sesle okumaya başlıyor.
Baklava kutusu var. Ustabaşıyla izin pazarlığı var. Babanın Kadir'i başka bir adla çağırdığı gece var. Çekmecedeki fotoğraf, defterin arkasındaki numara, kantinde gülen çocuk da var. Selim arka yüze geçiyor. Son cümleye gelince duruyor.
"Kadir o sabah formu imzalayacak mı?"
Selim kâğıdı çeviriyor, arkasında başka satır arıyor. Yok. İmzalıyor mu, diye soruyor.
Emre gülümsüyor. Onu filmde görsünler, diyor. Merak etsinler. Logline'da da sonu saklamıştık, hatırlatıyor. Bu da aynı belgenin biraz uzunu değil mi?
Nermin Hanım kâğıdı Selim'in elinden alıyor. Bu kâğıdı okuyacak kişinin elinde filmin kendisi yok, diyor. Masasında yirmi dosya var. Hangisini okuyacağına bu kâğıtla karar verecek. Sen ona bir soru bırakmışsın. O ise bir cevap arıyordu.
Emre ağzını açıyor, ama Nermin Hanım kâğıdın ön yüzünü gösteriyor. Ayrıca bu bir sayfa değil, diyor. Kısa özet tek paragraftır. Bu kâğıtta on bir paragraf var ve hiçbiri sonu söylemiyor.
Selim kalemini çıkarıyor. Hangisini atalım, diye soruyor.
Kısa özet filmi sonuna kadar anlatır ve bunu tek paragrafta yapar.
Bu derste ne olacak
Bu derste kısa özeti yazacağız: bir filmi baştan sona, sonu dahil, tek paragrafta anlatan belgeyi. Önce onun logline'dan ve sinopsisten nerede ayrıldığına bakacağız. Sonra paragrafın taşıması gereken parçaları sırayla kuracağız: ana karakter, amaç, engel, büyük dönüş, final ve ton. Ardından en zor işe geleceğiz: neyin dışarıda kalacağına. Emre'nin iki yüzlük kâğıdı bir paragrafa inecek. Bunu bir testle yapacağız, sezgiyle değil. Beş film de aynı işi kendi hikâyelerinde yapmamıza yardım edecek. Her birinin kısa özetini kendimiz kuracağız. Sonra o paragrafın neyi seçtiğine, neyi bıraktığına bakacağız. En sonda Emre'nin paragrafı bir kez daha okunacak, bu kez filmi hiç bilmeyen bir kulakla.
Sıfır noktası
Bir senaryo bir yapım şirketinin masasına geldiğinde çoğu zaman yalnız gelmez. Yanında birkaç belge vardır. En kısası logline'dır. En uzunu senaryonun kendisi. Aradaki boşluğu başka belgeler doldurur.
Logline tek cümledir ve sonu saklar. Okuru meraklandırmak için yazılır. Sinopsis ise bir ilâ üç sayfa tutar ve olay örgüsünü finaliyle birlikte anlatır. Kısa özet bu ikisinin arasında durur. Tek paragraftır ama sonu saklamaz.
Bu ara yer ilk bakışta önemsiz görünür. Oysa çok iş görür. Bir yapımcı bir toplantıdan önce onu okur. Bir fon kurulu başvuru formundaki dar alanda onu görür. Bir geliştirme okuyucusu raporunun başına benzer bir paragraf yazar. Bunların hepsinde okurun vakti azdır. Hepsinde de bir karar verilecektir.
Logline'ı okuyan kişi "bu filmi merak ediyor muyum?" diye sorar. Kısa özeti okuyan kişi başka bir şey sorar: "Bu hikâye bir yere varıyor mu?" Bu sorunun cevabı finaldedir. Bu yüzden kısa özet sonu söyler. Sonu saklayan özet, okura tartması gereken şeyi vermez.
Kısa özetin zorluğu da buradan gelir. Bir filmin iki saati bir paragrafa iner. Bu yalnız kısaltmak demek değildir. Yazar seçer. Hangi karakter adıyla anılacak, hangi olay bir cümle alacak, hangisi hiç anılmayacak? Her seçim filmin ne hakkında olduğuna dair bir karardır.
Yazarlar bu işte iki uca savrulur. Ya her şeyi sığdırmaya çalışır ve paragraf bir olaylar listesine döner. Ya da filmi anlatmak yerine onu övmeye başlar: "dokunaklı", "unutulmaz", "derin". Emre'nin kâğıdında birinci savrulma var. Paragraf ikincisine de kayabilir.
Kısa özeti yazmak yazarın kendisine de bir şey öğretir. Filmin omurgasını bir paragrafa sığdıramayan yazar, çoğu zaman o omurgayı kendisi de tam görmüyordur. Paragraf bu yüzden hem bir satış belgesi hem bir teşhis aracıdır.
Emre'nin geliştirme dosyasında kısa özetin yeri de belli. Nermin Hanım'ın tahtadaki listesi kartla başlıyor, logline'la sürüyor. Kısa özet üçüncü sırada. Ondan sonra sinopsis ve tretman geliyor. Her belge bir öncekinin söz verdiği şeyi biraz daha açıyor. Kısa özetin açtığı şey son.
Mekanizma
Tek paragraf
Tanımın iki ucu da önemli. Bir ucunda "tek paragraf" var. Öteki ucunda "sonu saklamadan". Emre'nin kâğıdı ikisini birden kaçırıyor. Paragraf sayısı on bir, son ise bir soru.
Nermin Hanım tahtaya altı kelime yazıyor: karakter, amaç, engel, dönüş, final, ton. Kısa özet bu altı yerden geçmeli, diyor. Geri kalan her şey bu altısından birine hizmet ediyorsa paragrafta kalır. Hizmet etmiyorsa çıkar.
Kimin hikâyesi
Paragrafın ilk işi kahramanı seçmek. Nöbet'te bu karar önceden verildi. Kamera en çok Kadir'de kalıyor. Paragraf da Kadir'le açılır.
Ama Emre'nin kâğıdında dokuz karakter dolaşıyor. Kadir, Murat, baba, Figen, Serkan, ustabaşı, kuzen, amca, kantindeki çocuk. Dördünün adı var, ötekiler sık sık sahneye giriyor. Okur her birini akılda tutmaya çalışır. Dokuzuncuya gelince ilkini unutmuştur.
Nöbet'in bütçesi iki ad. Kadir ve Murat. Baba zaten adsız, "baba" olarak kalır. Figen "gece hemşiresi" olur. Serkan, ustabaşı, kuzen ve amca paragrafa hiç girmez. Selim itiraz ediyor: final Figen'in odasında bitiyor. Adı olmazsa okur onu tanır mı? Nermin Hanım başını sallıyor. Gece hemşiresi bir kez anılırsa okur onu finalde de tanır. Ad, okurdan bir hatıra ister. Rol ise kendini açıklar.
Amaç ve engel
Kadir ne istiyor? Emre'nin ilk cevabı uzun. Babası iyileşsin, ağabeyi gitsin, işini kaybetmesin. Nermin Hanım tek bir istek arıyor. Hangisi filmin her gecesinde var?
Cevap sandalyede. Kadir yeri bırakmak istemiyor. Babanın yanındaki geceleri tek başına taşımak istiyor. Odada gece yalnız bir refakatçi kalabiliyor ve o kişi Kadir.
Engel Murat'la geliyor. Ama yalnız Murat'ın varlığı değil. Murat bir şey biliyor ve söylemiyor. Paragraf engeli böyle iki katlı kurar. Önce görünen engel, sonra gizli olan.
Büyük dönüş
Nöbet'te dönüm noktası çok. İlk akşam koridorda kardeşler karşılaşır. Dördüncü akşam iki sandalye ilk kez dolar. Kantinde Murat'ın kaşığı durur. Son gece form gelir. Kâğıda hepsi sığmaz.
Nöbet'in büyük dönüşü kantin. Kadir orada Murat'ın üç aydır bildiğini öğreniyor. "Yalnızca kontrol" yalanını babanın istediğini de. Bu anın öncesi bir yer kavgasıdır. Sonrası başka bir şey. Kadir'in taşıdığı yük artık yalnız babası değil. Paragraf bu anı açıkça söyler. Dördüncü akşamın çayı ise bir yan cümle bile almaz.
Final
Emre'nin kâğıdının son cümlesi bir soruydu. Nermin Hanım onu silip yerine bir cevap istiyor.
Nöbet'in finali iki parçalı. Son gece ve iki lamba. Emre son geceyi şöyle kuruyor. Murat formu sabaha bırakıp asansöre biner, ceketi boş sandalyede kalır. Babanın eli Kadir'in bileğini bulur. Kadir koridorun ucundaki çıkış levhasına bakar ama yürümez. Sabaha karşı formu imzalar.
Selim bir şey soruyor. Kadir'in imzadan sonra koridorda sırtını duvara verdiği an nerede? Filmin tek dağılışı o. Emre onu bilerek dışarıda bırakmış. Paragraf bir kararı anlatıyor, diyor. Kararın yükünü sahne taşıyacak. Nermin Hanım bu seçimi kabul ediyor.
Murat'ın sonu da bir karar istiyor. Film onun kalıp kalmadığını söylemiyor. Paragraf da söylemez. Ama bunu saklamaz. Açık bir son, açık olduğu söylenerek yazılır.
Ton
Emre'nin ilk taslağında böyle sıfatlar bolca var: "yürek burkan", "sessiz ama sarsıcı", "unutulmaz". Selim kalemini her birinin üstünden geçiriyor. Bunları okur söyler, diyor. Yazar söyleyince reklam olur.
Ton paragrafa fiillerle girer. Nöbet'te kimse bağırmaz, kimse af dilemez. Kardeşler sandalyelerle, çayla, bir ceketle konuşur. Paragraf bu nesneleri anarsa ton kendiliğinden gelir. Emre en sona tek bir ton cümlesi bırakıyor. O cümle de filmin ne yaptığını söylüyor, okurun ne hissedeceğini değil.
Yan yollar
Alt öykü bir yan yoldur ama her yan yol alt öykü değildir. Kantindeki çocuğun kahkahası bir alt öykü bile değil. Bir sahnenin dokusu. Filmde çok iş görür. Paragrafta hiç iş görmez.
Selim testi kâğıt üstünde yapıyor. Baklava pazarlığını çıkarıyor. Final hâlâ anlaşılıyor. Çekmece sabahını, amcanın fotoğrafını, bakkal aramasını çıkarıyor. Final yine anlaşılıyor. Hazırlık haftasını, sarı perdeleri çıkarıyor. Baba yine de eve dönüyor, çünkü taburcu finalin içinde.
Kantini çıkarınca durum değişiyor. Kadir'in sabaha karşı imzası artık bir ödev gibi okunuyor. Neden imzaladığı kayboluyor. Kantin kalır.
Emre'nin son hâli şu:
Adana'da bir devlet hastanesi, bir kış haftası. Bakım ustası Kadir, mutfakta düşen babasına geceleri refakat eder. Odada gece yalnız bir kişi kalabilir ve o kişi hep Kadir'dir. Yıllardır babasını görmeyen ağabeyi Murat İstanbul'dan gelince yatağın öbür yanındaki sandalye bir sınava döner. Kadir yeri kimseye bırakmak istemez. Murat ise işine dönmenin hesabını yapar. Kantinde bir öğle, Kadir babasının hastalığını Murat'ın üç aydır bildiğini öğrenir. Kendisine söylenen "yalnızca kontrol" yalanını babası istemiştir. Murat o akşam dönmez. Son gece, gece hemşiresi taburcu formunu getirir. Murat "sabah imzalarım" deyip asansöre biner, ceketi boş sandalyede kalır. Babanın eli Kadir'in bileğini bulur. Kadir koridorun ucundaki çıkış kapısına bakar, gitmez. Sabaha karşı yakınlığı sorulunca "oğlu" der ve formu imzalar. Murat'ın kalıp kalmadığını film söylemez. Film iki lambayla biter: evde Kadir babasının ışığını söndürür, hastanede gece hemşiresi yeni bir hastanın ışığını. Kimse af dilemez; film duyguyu sandalyelere, bir cekete ve ışıklara bırakır.
Filmlerden okuma
Kitano ile Moretti'nin filmleri paragrafın iskeletini sınıyor. Birinde yan yolların toplamı ana çizgi oluyor. Ötekinde büyük dönüşün çevresindeki bir ayrıntı dönüşle birlikte kalmak zorunda.
Polley'nin filmi finali kesin ama geleceği açık bırakıyor. Holm'un filmi adları eliyor, Beresford'unki sıfatları. Paragrafın son hâline bakarken sorulacak soru hep aynı yere çıkıyor. Bu kelime okura filmi mi anlatıyor, yoksa yazarın filme duyduğu sevgiyi mi?
Usta katmanı
Kısa özeti senaryoyu açmadan bir kez yaz, sonra senaryoyla düzelt. Hafızadan yazılan ilk hâl filmin aklında kalan omurgasını gösterir. Senaryoyla düzeltilen ikinci hâl doğruluğunu sağlar. İki hâl arasındaki fark, yazarın filmini nasıl hatırladığını söyler.
Final cümlesini önce yaz. Paragrafın geri kalanı o cümleye doğru kurulur. Final cümlesi yazılmadan başlanan özet çoğu zaman olayları sıralamakla tükenir ve sona yer kalmaz.
Büyük dönüşü bir fiille söyle. "Öğrenir", "kaybeder", "bulur". Dönüşün etrafını açıklamalarla doldurma. Fiil açık olursa okur geri kalanını kendisi kurar.
Ad bütçesini paragrafın uzunluğuna göre değil, okurun hafızasına göre ayarla. Uzun bir paragraf da iki adı rahat taşır, dördü ağır gelir. Bir ad yalnız bir kez geçiyorsa onu rolüyle değiştir.
Açık sonu açık olduğunu söyleyerek yaz. "Kalıp kalmadığını film söylemez" bir cevaptır. Okur boşluğun bilinçli olduğunu anlar. Sessiz bırakılan boşluk ise unutulmuş sanılır.
Yan yolu silmeden önce bir kez savun. Her yan yol için "bu çıkarsa final ne kaybeder?" diye yaz. Cevap bir cümle tutmuyorsa sil. Tutuyorsa o cümleyi paragrafa bir yan cümle olarak taşı.
Ton cümlesini en sona koy ve kısa tut. Paragrafın son sözü filmin davranışını anlatsın: kimse ne yapmaz, film neyi nereye bırakır. Okura ne hissedeceğini söyleme.
Geniş zamanda yaz. "Kadir öğrenir", "Murat biner". Geçmiş zaman paragrafı bir anıya çevirir, gelecek zaman bir vaade. Geniş zaman olayları okurun önüne koyar.
Paragrafı yüksek sesle oku. Nefesin nerede kesiliyorsa orada cümle uzamıştır. Kısa özet çoğu zaman bir toplantıda sesli okunur.
Kısa özeti logline'ın uzatılmışı gibi yazma. Logline'ın vaadi kısa özetin ilk cümlelerinde karşılanır, ama paragrafın ağırlığı sonundadır. Logline'dan başlayıp ona sıfat ekleyen özet sonu yine saklar.
Büyük dönüşten sonraki cümleleri say. Paragrafın yarısından çoğu dönüşten önce geçiyorsa ağırlık başa yığılmıştır. Kurulum kısa tutulur, çünkü okur onu logline'dan zaten biliyor. Dönüşten sonrası finale giden yoldur ve paragrafın asıl yükünü o taşır.
Bir yan yolu geri almak istiyorsan başka bir şeyi çıkar. Paragrafın boyu sabit kalsın. Her yeni cümle bir eskisinin yerini alır. Bu kural seçimi görünür kılar ve paragrafın yavaş yavaş şişmesini önler.
İkinci karakterin sonunu da kapat. Paragraf kahramanla biter ama öteki önemli karakter yarıda kalmamalı. Murat'ın sonu açık, paragraf bunu tek bir cümleyle söylüyor. Okur ikinci karakterin ne olduğunu sormak zorunda kalırsa paragrafta bir delik var demektir.
Özetin tarihini at. Senaryo her yeni taslakta değişir. Kısa özet de değişir. Hangi taslağın özeti olduğunu belgeye yaz.
Ton cümlesini ton belgesinden al ama ona kopyalama. Yazarın elinde filmin tonunu anlatan bir belge varsa ana kelimeler oradan gelir. Ama paragraf o kelimeleri tekrarlamaz. Onları bir davranışa çevirir: kim ne yapmıyor, film neyi göstermiyor.
Paragrafı filmi görmemiş birine okut ve finali sor. Okur finali kendi sözleriyle anlatamıyorsa final cümlesi işini yapmamıştır. Okur bir yan yolu hatırlıyor ama büyük dönüşü hatırlamıyorsa paragrafın ağırlığı yanlış yerdedir.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Kısa özet merak uyandırmalı, sonu saklamalı."
Merakı logline uyandırır. Kısa özeti okuyan kişi hikâyenin bir yere varıp varmadığını tartar. Sonu bilmeden bunu yapamaz.
Yaygın yanlış"Ne kadar çok olay anlatırsam o kadar iyi anlaşılır."
Olay sayısı arttıkça okur hangisinin önemli olduğunu kaybeder. Kısa özet bir seçimdir, bir döküm değil.
Yaygın yanlış"Bütün dönüm noktaları kısa özete girmeli."
Bir paragraf hepsini taşıyamaz. Büyük dönüş tek başına anlatılır, ötekiler ya ona bağlanır ya dışarıda kalır.
Yaygın yanlış"Her karakterin adı yazılmalı, yoksa okur kim olduğunu bilmez."
Ad okurun hafızasından yer ister. Rol ise kendini açıklar. Bir kez anılan karakter rolüyle anılır.
Yaygın yanlış"Filmin ne kadar etkileyici olduğunu söylemek okuru ikna eder."
Övgü sıfatı okuru ikna etmez, uyarır. Okur bunu bir satış cümlesi olarak okur. Ton olayların ve nesnelerin seçiminden gelir.
Yaygın yanlış"Açık sonlu bir film için kısa özet de belirsiz bitmeli."
Belirsizlik saklanmaz, adlandırılır. Paragraf neyin açık kaldığını açıkça söyler.
Yaygın yanlış"Sevilen sahne kısa özette mutlaka yer almalı."
Seyircinin en çok hatırlayacağı an bile yan yol olabilir. Paragrafa girmesi için ana çizgiye hizmet etmesi gerekir.
Yaygın yanlış"Kısa özette geri dönüşler de anlatılmalı, yoksa karakter eksik kalır."
Geri dönüş filmin anlatım biçimidir. Paragraf onun verdiği bilgiyi tek bir yan cümleyle taşır. Sahnenin nasıl kurulduğu sayfalarda kalır.
Yaygın yanlış"Kısa özet sahne sırasını izlemek zorunda."
Paragraf olayları çoğu zaman sırayla anlatır, ama bu bir zorunluluk değil. Asıl zorunluluk büyük dönüşün ve finalin açıkça görünmesi.
Yaygın yanlış"Ton cümlesi gereksizdir, olaylar yeter."
Aynı olaylar bir komediyi de bir dramı da anlatabilir. Son cümlede filmin davranışını söyleyen kısa bir ton işareti okurun yanlış filmi hayal etmesini önler.
Yaygın yanlış"Sonu söylersem kimse senaryoyu okumak istemez."
Kısa özeti okuyan kişi filmi seyirci gibi izlemeyecek, değerlendirecek. Sonu bilmek onun merakını değil, güvenini artırır. Sonu iyi kurulmuş bir paragraf, senaryonun da bir yere vardığını vaat eder.
Yaygın yanlış"Kısa özet, sinopsisin ilk paragrafıdır."
Sinopsisin ilk paragrafı çoğu zaman yalnız başlangıcı anlatır. Kısa özet ise kendi içinde bütündür ve finale kadar gider.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Kısa özet filmi sonuna kadar anlatan tek paragraftır.
- Logline sonu saklar; kısa özet saklamaz, çünkü okuru tartmak için okur.
- Paragraf altı yerden geçer: karakter, amaç, engel, büyük dönüş, final, ton.
- Ad bütçesi küçüktür; bir kez anılan karakter rolüyle anılır.
- Bütün dönüm noktaları arasından yalnız büyük dönüş tek başına anlatılır.
- Final cümlesi bir eylem ya da görüntüyle biter, soru sormaz.
- Açık son, açık olduğu söylenerek yazılır.
- Ton övgü sıfatıyla değil, seçilen nesne ve eylemlerle gelir.
- Çıkarma testi yan yolu bulur: cümle çıkınca final hâlâ anlaşılıyorsa o cümle fazladır.
- Tek tek yan yol olan sahnelerin toplamı bazen ana çizgidir; o zaman bir yan cümleye toplanır.
- Paragrafın ağırlığı büyük dönüşten sonradadır.
Sonraki derse köprü
Emre'nin paragrafı pek çok şeyi dışarıda bıraktı. Kardeşlerin ilk kez yan yana oturduğu akşam, yanlış ad gecesi, Kadir'in imzadan sonra koridorda dağılışı. Sonraki ders sinopsisi konuşuyor. Orada paragraf sayfaya açılıyor ve bu dönüm noktalarının hepsi sırasıyla geri geliyor. Kantin artık tek başına durmayacak. Ama Kadir'in ilk geceden imzaya uzanan değişimi, sahne sahne anlatıya dönmeden nasıl gösterilecek? Kısa bir sinopsis ile uzun bir sinopsis aynı haftanın hangi gecelerini farklı taşır?