Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Bir olay, kimin hikâyesi olduğunu kendisi söylemez; merkez seçilir.
- Bir olayda genellikle dört ile altı merkez adayı bulunur.
- Beş aday: olayı yaşayan, değiştiren, en çok etkilenen, en çok değişen ve en ilginç erişimi veren.
- Etkilenme ölçüsü ile değişim payı çoğu zaman farklı kişileri gösterir.
- Erişim değeri karaktere değil izleyiciye bakar.
- Merkez sınaması üç sorudur: kapsam, bedel ve yalnızlık.
- Merkez, hangi sahnelerin metnin dışında kalacağını da belirler.
- Dışarıda kalanlar arasında en iyi sahnen varsa merkez yanlıştır.
- Olayı yaşayan kişi en doğal ve en öngörülebilir seçimdir.
- Olayı değiştiren kişiyi merkeze koymak metni süreç anlatısına kaydırabilir.
- En çok etkilenen kişiyi merkeze koymanın edilgenlik riski bilerek alınır.
- Tanık karakterin erişimi ve kendi meselesi olmalı, merkezden az değişmelidir.
- Tanık merkezden çok değişirse metin sessizce merkez değiştirmiştir.
- Gizli merkez tasarımsa güçlüdür; işaretleri baştan sayfada bulunmalıdır.
- Kapanış sahnesinin kimin hakkında olduğu, gerçek merkezi gösterir.
- İki merkezli metin zayıf değildir, yeter ki taşıyıcı olan belli olsun.
Açılış sahnesi
Bir kavşak. İki araba çarpışıyor.
Olay yerinde beş kişi var.
Kırmızıda geçen sürücü. Çarptığı kişi. Kaldırımdan görüp yardım çağıran adam. Tutanağı yazan memur. Ve arka koltuktaki çocuk, hiçbir şey söylemeyen.
Aynı kaza, beş ayrı film.
Sürücüyü seçersen suç ve sonuç filmi yazarsın. Çarpılanı seçersen adalet filmi. Yardım çağıran adamı seçersen o gün başkasının hayatına değmiş birinin filmi. Memuru seçersen sistem filmi.
Çocuğu seçersen ne yazarsın?
Çocuk olayı yapmadı, olaydan en çok zarar gören de o değil, kimseye bir şey anlatmıyor ve tutanakta adı bile geçmiyor.
Ama bir şey var: kaza olduğunda çocuk arka koltukta babasına bakıyordu.
Ve bundan sonra babasına bakışı hiç aynı olmayacak.
Beş adaydan dördü olayın içinde duruyor. Beşincisi olayın taşıdığı anlamın içinde, ve orada olduğu için kimse onu saymıyor.
Doğru cevap her zaman beşincisi değil. Ama bu soru sorulmadan yazılan metinlerde merkez hemen her zaman birincisi oluyor — ve birincisi genellikle en az ilginç olanı.
Bir olay, kimin hikâyesi olduğunu kendisi söylemez. Merkez seçilir, bulunmaz.
Bu derste ne olacak
Yeni modül bakış açısıyla açılıyor ve ilk soru en temel olanı: metnin merkezinde kim duruyor? Cevabın kendiliğinden geldiği durumlar var, ama çoğu metinde beş ayrı aday bulunuyor ve hepsi savunulabilir. Önce bu adayları ayıracağız, sonra aralarında seçim yapmanın iki ayrı ölçüsünü kuracağız. Ardından merkezde olmayan bir karakterin nasıl kapı olabileceğine bakacağız. Kapanışta gerçek merkezin sonradan anlaşıldığı metinlere ve bunun ne zaman tercih ne zaman kaza olduğuna geleceğiz. On iki yapımdan gideceğiz; hepsinde merkez seçimi, gizlenmeyen ve sonuçları okunabilen bir karar olarak duruyor.
Sıfır noktası
Bir olayın merkezini bulmak, en çok konuşan ya da en çok görünen kişiyi bulmak değil.
Kural olarak bir olayda dört ile altı arasında aday bulunuyor. Bunları çıkarmak yazımın ilk işi ve çoğu zaman atlanan iş: yazar ilk aklına geleni merkeze koyuyor, geri kalan adaylar hiç listelenmiyor.
Adayları listelemek tek başına bir teknik değil, bir alışkanlık. Aynı olayı beş kez, beş ayrı kişinin gözünden bir paragraf olarak yazmak, metnin ne olabileceğini gösteriyor. Beş paragrafın dördü kötü çıkabilir; asıl mesele beşincisinin baştan görülememiş olması.
Adaylar çıkınca seçim sorusu geliyor ve burada iki ayrı ölçü birbirine karışıyor.
İkisi aynı kişi değil. Bir kazada en çok etkilenen kişi çarpılan olabilir; en çok değişen kişi ise çarpan. Hayatı altüst olan biri hiç değişmeden kalabiliyor, hayatı yerinde duran biri baştan aşağı değişebiliyor. Modül boyunca göreceğimiz gibi, iyi metinler bu ikisini bilerek ayırıyor.
Bir üçüncü ölçü daha var ve seçimi çoğu zaman o belirliyor.
Bu ölçü ötekilerden farklı çalışıyor: karaktere değil izleyiciye bakıyor. Soru şu — bu kişinin yanında durursak neyi görürüz, ve o şeyi başka birinin yanında duramayacak mıyız? Cevap "aynı şeyleri" ise o karakteri merkeze koymanın bir bedeli var, kazancı yok.
Üç ölçünün üçü birden aynı kişiyi gösteriyorsa seçim kolay ve metin muhtemelen basit. Ayrı kişileri gösteriyorsa elinde daha zengin bir malzeme var — ve asıl yazarlık işi orada başlıyor.
Mekanizma
Beş aday
Olayı yaşayan kişi. Olayın fiziksel olarak başına geldiği kişi. En doğal seçim, ve doğallığı yüzünden en az sorgulanan. Riski öngörülebilirlik: izleyici bu kişinin ne hissedeceğini zaten biliyor.
Olayı değiştiren kişi. Eyleme geçen, akışı bozan kişi. Eylemlilik açısından en güçlü aday; zayıf yanı, eylemin kendisinin karakteri anlatmaması. Bir şeyi yapan kişi merkeze konduğunda metin çoğu zaman süreç anlatısına kayıyor.
Olaydan en çok etkilenen kişi. Etkilenme ölçüsünün gösterdiği kişi. Kuvvetli aday, çünkü izleyicinin bağlanacağı yer burası. Zayıflığı edilgenlik riski: en çok etkilenen kişi genellikle en az eyleyen kişi oluyor ve merkeze konduğunda metni durdurabiliyor.
En çok değişen kişi. Değişim payının gösterdiği kişi. Ark açısından en verimli aday ve modülün önceki bölümünde kurulan her şey burada karşılığını buluyor. Riski görünürlük: en çok değişen kişi olayın kenarında duruyorsa metin merkez ile olay arasında bağ kurmakta zorlanıyor.
En ilginç erişimi sağlayan kişi. Erişim değerinin gösterdiği kişi. Diğer dördü karakterden yola çıkıyor, bu sonuncusu izleyiciden. Çoğu zaman en cesur ve en verimli seçim bu oluyor, çünkü ötekilerin göremediği bir alan açıyor.
Merkez sınaması
Birincisi kapsam sorusu: bu kişiyi merkeze koyarsam hangi sahneler metnin dışında kalır? Merkez, izleyicinin nereye gidemeyeceğini de belirliyor. Dışarıda kalan sahnelerin arasında metnin en iyi sahnesi varsa merkez yanlış seçilmiş.
İkincisi bedel sorusu: bu kişi en çok neyi kaybedebilir? Cevabı en ağır olan aday, çatışmayı en çok taşıyabilecek olandır.
Üçüncüsü ve en ayırt edici olanı yalnızlık sorusu: bu kişinin yanında durursak, başka kimsenin yanında göremeyeceğimiz ne görürüz? Cevap yoksa erişim değeri sıfır demektir ve seçim yalnız alışkanlıktır.
Üç sorunun aynı adayı göstermesi şart değil. Farklı adayları gösteriyorlarsa metin muhtemelen iki merkezli ve bu bir sorun değil — yeter ki hangisinin taşıyıcı olduğu belli olsun.
Tanık karakter
Bu çözüm, erişim değeri ile değişim payı ayrı kişilerde durduğunda kullanılıyor. Asıl dönüşen kişiyi doğrudan izlemek çalışmıyorsa — çok uzak, çok büyük, çok kapalıysa — yanına biri konuyor ve izleyici onun omzundan bakıyor.
Tanık karakterin üç şartı var. Merkeze erişimi olmalı; o odaya girebilmeli. Kendi meselesi olmalı, yoksa yalnız bir kamera olur ve izleyici ona bağlanmaz. Ve merkezden daha az değişmeli — tanık merkezden çok değişirse metin sessizce merkez değiştirmiş olur.
Üçüncü şart en sık ihlal edileni. Yazar tanığı sevmeye başlıyor, ona ark veriyor ve metin ortada eksen kaydırıyor. Bu bir kusur değil ama farkında olunması gereken bir şey: eksen kaydıysa merkez artık odur.
Gizli merkez
İki ayrı şey bu adla karışıyor. Birincisi tasarım: metin baştan itibaren merkezi başka bir yerde tutuyor ve okuyucunun yanılmasını istiyor; sonda eksen yerine oturduğunda geriye dönüp her şey yeniden okunuyor. Bu güçlü bir yapı ve şartı adil oynamak — merkezin işaretleri baştan sayfada bulunmalı, sonda eklenmemeli.
İkincisi kaza: yazar bir karakteri merkeze koyuyor ama metnin ağırlığı başka birine kayıyor ve bunu fark etmiyor. Sonuç, iki yarım merkezli bir metin oluyor.
Aradaki farkı anlamanın yolu tek soru: kapanış sahnesi kimin hakkında? Cevap açılışta seçtiğin merkezden başka biriyse ya bilerek gizli merkez yazmışsın ya da eksen kaymış. İkisini ayıran şey, sonda anlaşılan merkezin izlerinin baştan var olup olmadığı.
Filmlerden okuma
Usta katmanı
Adayları listele. Olayın etrafındaki dört ile altı kişiyi yaz. İlk aklına gelen genellikle en az ilginç olanı ve çoğu metin orada duruyor.
Beş paragraf yaz. Aynı olayı beş ayrı kişinin gözünden birer paragraf yaz. Dördü kötü çıkabilir; mesele beşincisi.
İki ölçüyü ayır. Hayatı en çok altüst olan kişi ile en çok dönüşen kişi aynı olmayabilir. Hangisini yazdığını bil.
Erişim değerini sor. Bu kişinin yanında durursak, başka kimsenin yanında göremeyeceğimiz ne görürüz? Cevap yoksa seçim alışkanlıktır.
Kapsamı hesapla. Merkezi seçtiğinde hangi sahnelerin dışarıda kalacağını yaz. Aralarında en iyi sahnen varsa merkez yanlış.
Bedeli ölç. Hangi aday en çok kaybedebilir? Çatışmayı o taşıyor.
Üç cevabı karşılaştır. Kapsam, bedel ve yalnızlık soruları farklı adayları gösteriyorsa metin iki merkezli olabilir; hangisinin taşıyıcı olduğunu belirle.
Edilgenlik riskini bilerek al. En çok etkilenen kişiyi merkeze koyuyorsan metni durduracak bir şey bulman gerekiyor.
Süreç anlatısından kaçın. Olayı değiştiren kişiyi merkeze koyduğunda metin kolayca bir işin nasıl yapıldığına kayıyor.
Tanığa kendi meselesini ver. Meselesi olmayan tanık yalnız bir kamera olur ve izleyici ona bağlanmaz.
Tanığın erişimini kur. O odaya girebilmeli. Giremeyen tanık, izleyiciyi de kapıda bırakıyor.
Tanığı merkezden az değiştir. Tanık merkezden çok dönüşürse metin sessizce merkez değiştirmiş olur.
Eksen kaymasını fark et. Tanığı sevmeye başladıysan ve ona ark verdiysen merkez artık odur. Kusur değil, ama bilerek yapılmalı.
Kapanış sahnesini sına. Kapanış kimin hakkında? Cevap seçtiğin merkezden başkasıysa ya gizli merkez yazmışsın ya eksen kaymış.
Gizli merkezde adil oyna. Sonda anlaşılan merkezin işaretleri baştan sayfada bulunsun; sonda eklenen işaret hile olur.
En bariz adayı sorgula. Olayı yaşayan kişi en doğal seçim ve en öngörülebilir olanı. Seçeceksen bilerek seç.
Merkezi olayın kenarında arayabilirsin. En çok değişen kişi olayın içinde olmak zorunda değil; bağ kurabildiğin sürece kenar da merkez olur.
Aynı olayı iki merkezle yaz. Kısa iki taslak çıkar. Hangisinin daha zor olduğuna değil, hangisinin daha çok şey gösterdiğine bak.
Merkezi geç seçmeyi bir yapı olarak düşün. Adayları bir süre yan yana tutmak, bilinçli yapıldığında metnin kendi biçimi olabiliyor.
Üç ölçünün ayrışmasını malzeme say. Kapsam, bedel ve yalnızlık farklı adayları gösteriyorsa elinde daha zengin bir metin var; asıl yazarlık işi orada başlıyor.
Kararı yazıya dök. Merkezi ve seçim gerekçeni bir cümleyle yaz. Yazamıyorsan seçim yapılmamış demektir.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Bir olayın merkezi kendiliğinden bellidir."
Belli değil. Bir olayda dört ile altı aday bulunuyor ve hepsi savunulabilir; merkez seçilir.
Yaygın yanlış"Merkez, olayı yaşayan kişidir."
Olmak zorunda değil. En doğal seçim bu ama en öngörülebilir olanı da bu.
Yaygın yanlış"En çok etkilenen kişi ile en çok değişen kişi aynıdır."
Aynı olmayabilir. Hayatı altüst olan biri hiç değişmeyebilir, hayatı yerinde duran biri baştan aşağı değişebilir.
Yaygın yanlış"Merkez seçimi karaktere bakarak yapılır."
Yalnız karaktere bakarak yapılmıyor. Üçüncü ölçü izleyiciye bakıyor: bu kişinin yanında durmak neyi görünür kılıyor?
Yaygın yanlış"Merkezi seçmek yalnız kimi izleyeceğimizi belirler."
Belirlemiyor. Aynı zamanda hangi sahnelerin metnin dışında kalacağını belirliyor.
Yaygın yanlış"En çok eyleyen kişi en güçlü merkezdir."
Her zaman değil. Eylemi merkeze koyan metinler kolayca süreç anlatısına kayıyor.
Yaygın yanlış"Edilgen bir karakter merkeze konamaz."
Konabiliyor, ama metni durduracak bir şey bulmak gerekiyor; risk bilerek alınıyor.
Yaygın yanlış"Tanık karakter yalnız bir bakış açısı aracıdır."
Değil. Kendi meselesi olmayan tanık bir kamera olur ve izleyici ona bağlanmaz.
Yaygın yanlış"Tanık ne kadar çok değişirse metin o kadar zengin olur."
Olmuyor. Tanık merkezden çok değişirse metin sessizce merkez değiştirmiş olur.
Yaygın yanlış"Eksen kayması her zaman kusurdur."
Değil. Kusur olan, kaydığının fark edilmemesi.
Yaygın yanlış"Gerçek merkezin sonradan anlaşılması karışıklıktır."
Olabilir de olmayabilir de. Tasarımsa güçlü bir yapı; işaretlerin baştan bulunması şartıyla.
Yaygın yanlış"Sonda ortaya çıkan merkez için baştan ipucu vermek gerekmez."
Gerekiyor. Sonda eklenen işaret hile olur ve geriye dönük okuma çalışmaz.
Yaygın yanlış"İki merkezli metin zayıftır."
Zayıf değil, ama hangisinin taşıyıcı olduğu belli olmalı; belli değilse metin iki yarım merkeze bölünüyor.
Yaygın yanlış"Merkez, en çok sahnesi olan kişidir."
Değil. Sahne sayısı bir sonuç; merkez bir karar.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Bir olay, kimin hikâyesi olduğunu kendisi söylemez; merkez seçilir.
- Bir olayda genellikle dört ile altı merkez adayı bulunur.
- Beş aday: olayı yaşayan, değiştiren, en çok etkilenen, en çok değişen ve en ilginç erişimi veren.
- Etkilenme ölçüsü ile değişim payı çoğu zaman farklı kişileri gösterir.
- Erişim değeri karaktere değil izleyiciye bakar.
- Merkez sınaması üç sorudur: kapsam, bedel ve yalnızlık.
- Merkez, hangi sahnelerin metnin dışında kalacağını da belirler.
- Dışarıda kalanlar arasında en iyi sahnen varsa merkez yanlıştır.
- Olayı yaşayan kişi en doğal ve en öngörülebilir seçimdir.
- Olayı değiştiren kişiyi merkeze koymak metni süreç anlatısına kaydırabilir.
- En çok etkilenen kişiyi merkeze koymanın edilgenlik riski bilerek alınır.
- Tanık karakterin erişimi ve kendi meselesi olmalı, merkezden az değişmelidir.
- Tanık merkezden çok değişirse metin sessizce merkez değiştirmiştir.
- Gizli merkez tasarımsa güçlüdür; işaretleri baştan sayfada bulunmalıdır.
- Kapanış sahnesinin kimin hakkında olduğu, gerçek merkezi gösterir.
- İki merkezli metin zayıf değildir, yeter ki taşıyıcı olan belli olsun.
Sonraki derse köprü
Merkez seçildi. Şimdi ikinci soru geliyor ve birincisinden daha ince: o merkez ne biliyor?
Bakış açısı yalnız kimi izlediğimiz değil, ne kadarını gördüğümüz demek. Karakterin bildikleriyle izleyicinin bildikleri aynı olmak zorunda değil, ve aradaki fark gerilimin kaynağı.
Sıradaki ders bilgi dağılımını çalışacak. Karakterin, izleyicinin ve kadronun bildikleri nasıl ayrılır? Saklanan ve yanlış verilen bilginin işlevi nedir, bilgi ne kadar geciktirilebilir? Aynı bilgi farkından iki ayrı etki doğar: dramatik ironi ve sürpriz.