İçeriğe geç

Ders 99.2

Kaynak eserin hak durumunu araştırmak

Senaryo Akademisi — Bölüm VIII, Modül 99

3.324 kelime5 film örneği≈ 15 dk okuma≈ 22 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Hak araştırması, uyarlamadan önce eserin hak durumunu belgelerle saptar.
  • Dosyadaki her bilgi belgeyle bilinen, birinin söylediği ya da bilinmeyen diye işaretlenir.
  • Eser sahibi, yayınevi ve yapımcı ayrı satırlarda sorgulanır.
  • Mirasçı haritası, ölmüş bir yazarın haklarının kimlere geçmiş olabileceğini gösterir.
  • Verilmiş haklar bir süreyle sınırlı olabilir; hak dönüşü sözleşmeye bağlıdır.
  • Önceki devir, çekilmemiş bir eserde bile bulunabilir.
  • Bölge hakkı ve mecra hakkı ayrı ayrı verilebilir.
  • Alttaki haklar jenerikte ve künyede aranır.
  • Aynı kaynak üzerine kurulan her proje ayrı bir izin olarak sorgulanır.
  • Sevinç, söz ve anı birer başlangıçtır; izin yazılı ve imzalı bir belgedir.
  • Yazar soruları ve belgeleri toplar, hükmü hukukçu verir.
  • Somut her durum ülkeden ülkeye değişir; yazılı belge ve bir hukukçu ister.

Açılış sahnesi

Burcu telefonunu masanın ortasına bırakıyor. Ekranda yapımcıdan gelen kısa bir mesaj var: «Aileyle konuştum, sorun yok. Gelecek hafta imzalıyoruz.»

Emre ellerini birbirine vuruyor. «İşte. Haklar tamam.»

«Hangi aile?» diye soruyor Nermin Hanım.

Burcu mesajı yeniden okuyor. Yapımcı bir ad yazmamış. Burcu onu arıyor ve öğreniyor: konuştuğu kişi Ferhunde Hanım'ın kızı Ülker Hanım'mış. Ülker Hanım telefonda çok sevinmiş. «Annemin romanı film olsun, ne güzel,» demiş.

Telefon kapanır kapanmaz Dilber Hanım'dan bir sesli mesaj düşüyor. Burcu'nun teyzesi eski bir şey hatırlamış. Gençliğinde bir gazetede küçük bir haber okumuş: YAĞHANE dizi olacakmış. O dizi hiç çekilmemiş.

Selim başını kaldırıyor. «Ülker Hanım tek çocuk mu?»

Kimse bilmiyor. Masada bir sevinç, bir anı ve bir telefon konuşması duruyor. Üçünün de kâğıtta bir karşılığı yok.

Nermin Hanım boş bir dosya kapağı alıyor. Üstüne «YAĞHANE — haklar» yazıyor ve Burcu'nun önüne itiyor. «Bu dosya dolmadan bir sahne daha yazmıyoruz.»

Bir eserin hak durumu sevinçli bir telefondan öğrenilmez; kimin neyi, hangi mecrada, hangi bölgede ve ne zamana kadar verdiğini gösteren belgelerden öğrenilir.

Bu derste ne olacak

Burcu'nun boş dosyasını birlikte dolduracağız. Önce eserin sahibini, ardından yayınevini ve yapımcının sözünü soracağız. Ferhunde Hanım'ın mirasçılarını tek tek bulacağız. Eserin ve verilmiş hakların süresine bakacağız. Bir iznin hangi ülkelerde ve hangi mecralarda geçerli olduğunu ayıracağız. Dilber Hanım'ın hatırladığı dizi haberinin peşine düşeceğiz. Sonra ikinci bir dosya açacağız: SAAT KULESİ. Orada haklar bir yapım şirketinde ve masada birden çok proje bekliyor. En sonda iki dosyayı bir hukukçuya götüreceğiz. Örnekler örümcek ağlı bir şatodan, yaşlanmış bir casustan, hiç gösterilmeyen bir süper kahraman filminden, denizden çıkan bir canavardan ve Baltimore'da dans eden bir kızdan geliyor.

Sıfır noktası

Senaristler çoğu zaman hakları başkasının işi sayar. Yapımcı halleder, avukat bakar, yazar da yazar. Ama bir uyarlamanın ilk riski yazarın masasında doğar. Burcu aylarca YAĞHANE üzerinde çalışabilir. Sonra bir gün romanın film hakkının başka birinde olduğu ortaya çıkabilir. O aylar geri gelmez.

Bu yüzden yazar en baştan bir soru sorar: bu eseri bana kim açıyor ve neye izin vererek? Soru kısa. Cevabı ise çoğu zaman tek bir kişiden gelmez.

Burcu'nun dosyası bu araştırmanın ilk hâli. Araştırma bir yargı vermez, bir dosya kurar. Dosyadaki her bilgi üç kümeden birine düşer. Bir kısmı belgeyle bilinir. Bir kısmını biri söylemiştir. Kalanı hiç bilinmez. Masadaki üç bilgi şimdilik ortadaki kümede duruyor. Yapımcı aileyle konuştuğunu söylüyor. Ülker Hanım sevindiğini söylüyor. Dilber Hanım bir haber hatırlıyor.

Araştırmanın kaynakları çoğu zaman sıradan yerlerdir. Kitabın künye sayfası, filmin jeneriği, yayınevinin arşivi, bir ailenin çekmeceleri. Yazar bunları bir arşivci gibi okur. Bulduğunu yerine yazar ve yorumlamaz. Yorum gereken her satır hukukçuya gidecek listeye taşınır.

Araştırmanın yolu kaynağa göre değişir. Ölmüş bir yazarın romanında sorular aileye uzanır. Bir yapım şirketinin elindeki eski bir filmde ise şirketin arşivine iner. Burcu'nun masasında yakında iki dosya birden açılacak.

Araştırma bitince elde hak zincirinin halkaları olur. Her halka bir belgedir. Halkalardan biri eksikse zincir kurulmaz. Söz, en içten söz bile, bir halkanın yerini tutmaz.

Bir uyarı da baştan söylenmeli. Bu ders araştırmanın nasıl yürüdüğünü anlatır ve bir hukuk danışmanlığının yerini tutmaz. Hakların nasıl işlediği ülkeden ülkeye değişir. Her somut durum yazılı belgeyle ve bir hukukçuyla çözülür.

Yazarın işi soruları eksiksiz sormak, belgeleri toplamak ve bilmediğini saklamamak. Hükmü hukukçu verir. Bu iş bölümü Burcu'yu küçültmüyor. Hukukçunun masasına düzenli bir dosya giderse cevap da erken gelir.

Mekanizma

Eser sahibi ve yayınevi

Burcu dosyanın ilk sayfasına romanın künyesini yazıyor. Kapakta tek bir ad var: Ferhunde Hanım. Kitapta başka birinin metni yok; önsöz de çizim de yok. Bu küçük bir bilgi gibi duruyor ama araştırmayı kısaltıyor. Bir kitapta birden çok kişinin emeği varsa, her emeğin sahibi ayrıca sorulur.

İkinci satır yayınevi. Burcu romanı basan yayınevinin editörü Volkan Bey'i arıyor. Sorusu açık: yayınevinin yazarla yaptığı sözleşme yalnız kitabın basımını mı kapsıyor, başka bir şeyi de mi? Bazı yayın sözleşmeleri yalnız basımla ilgilidir. Bazılarına başka haklar da girmiş olabilir. Hangisi olduğunu bir tahmin değil, sözleşmenin kendisi söyler.

Volkan Bey sözleşmeyi arşivde arayacağını söylüyor. Burcu dosyaya bir satır ekliyor: yayın sözleşmesi istendi, henüz görülmedi.

Yapımcının sözü

Üçüncü satıra yapımcı giriyor. Yapımcı aileyle anlaştığını söylüyor. Burcu ondan bir belge istiyor. Elinde imzalı bir şey var mı? Varsa kim imzalamış, neyi kapsıyor? Yapımcı bir hafta içinde göndereceğini yazıyor. Dosyada yapımcının sözü ve yanında kısa bir not duruyor: belge bekleniyor.

Emre bu titizliği fazla buluyor. «Adam yapımcı. Bunları bilmiyor mu?»

«Biliyordur,» diyor Nermin Hanım. «Ama senaryoyu sen yazacaksın. Kâğıdı görmeden yazdığın her sayfa onun sözüne yaslanır.»

Mirasçılar

Burcu haritayı Ülker Hanım'la ikinci kez konuşarak çiziyor. Ferhunde Hanım'ın iki çocuğu olmuş. Ülker Hanım hayatta. Kardeşi ise birkaç yıl önce ölmüş ve geride iki çocuk bırakmış. Biri kentte yaşıyor, öbürü yurt dışında.

Haritada artık bir değil, üç ad var. Hangisinin imzasının gerektiğini Burcu bilmiyor. Mirasın nasıl paylaşıldığı ülkeden ülkeye değişir. Ailenin kendi arasında yaptığı bir anlaşma da olabilir. Burcu dosyaya hüküm yazmıyor. Yalnız adları, akrabalık bağını ve her birine nasıl ulaşılacağını yazıyor.

Ülker Hanım telefonu kapatmadan bir şey daha söylüyor: «Annemin adı afişte büyük yazsın.» Burcu bunu da dosyaya geçiriyor. Bir mirasçının isteği yalnız parayla ilgili olmayabilir.

Süre

Dosyada iki ayrı süre sorusu açılıyor. Birincisi eserin kendi korunma süresi. Bir eser, yazarı öldükten sonra da bir süre korunur. Bu sürenin uzunluğu ülkeden ülkeye değişir ve zamanla değişebilir. Ferhunde Hanım öleli yıllar olmuş. Emre bunun bir şey değiştirip değiştirmediğini soruyor. Burcu bir sayı tahmin etmiyor. Soruyu olduğu gibi hukukçuya gidecek listeye yazıyor.

İkincisi verilmiş bir hakkın süresi. Bir izin çoğu zaman sınırsız verilmez. Belli bir süre için verilir. Süre içinde film yapılmazsa izin sona erebilir.

Dilber Hanım'ın sesli mesajı burada ağırlık kazanıyor. Diyelim ki bir yapımcı o dizi için hak aldı ve diziyi hiç çekmedi. Süre dolduysa hak aileye dönmüş olabilir. Dolmadıysa hâlâ o yapımcının elinde durabilir.

Daha önce verilmiş haklar

YAĞHANE hiç filme ya da diziye çekilmedi. Ama çekilmemiş olması, kimsenin hak almadığını göstermez. Duyurulup hiç yapılmayan bir proje, arkasında imzalı bir kâğıt bırakmış olabilir. O kâğıt bugün hâlâ yürürlükteyse, aynı hak Burcu'nun yapımcısına verilemeyebilir. Bir dizi hakkı ile bir sinema hakkı ayrı da verilmiş olabilir; bunu da yalnız kâğıt söyler.

Burcu soruyu Ülker Hanım'a götürüyor: annesi hiç bir dizi sözleşmesi imzalamış mıydı? Ülker Hanım hatırlamıyor. Annesinin kâğıtları bir sandıkta duruyormuş. Bakmaya söz veriyor. Dosyaya yeni bir satır giriyor: dizi haberi, kaynağı bir anı, sözleşme aranıyor.

Bölge ve mecra

Yapımcının planı tek bir ülkeyle sınırlı değil. Filmi yurt dışındaki festivallere göndermek, sonra bir dijital platforma satmak istiyor. Aileden alınacak izin yalnız bir ülkeyi kapsıyorsa, festival gösterimi için yeniden kapı çalmak gerekebilir. Burcu dosyaya filmin gösterilmesi düşünülen yerleri tek tek yazıyor.

Yapımcı bir telefonda yarı şaka bir devam filminden söz etmişti. Burcu o şakayı da dosyaya taşıyor. Sinema filmi için alınacak izin bir devam filmini de kapsayacak mı? Ya bir diziyi? Bunlar ayrı haklar olabilir. Hangisinin istendiği yazılı olarak belirlenmeli.

İkinci dosya: SAAT KULESİ

Elvan atölyeye geldiğinde Nermin Hanım ikinci bir dosya açıyor. SAAT KULESİ'nin durumu YAĞHANE'ye benzemiyor. Haklar bir yazarda ya da onun ailesinde değil; filmi zamanında üreten yapım şirketinde duruyor. Filmin yönetmeni ölmüş. Şirketin hak işlerine Işıl Hanım bakıyor.

Atölye bu film üzerine birkaç deneme yaptı. Masada bir yeniden çevrim, uzun soluklu bir yeni başlangıç, Neriman'ın yaşlılığındaki kuleyi anlatan bir devam ve genç Kazım'ın önce hikâyesi var. Hak dosyasında her biri ayrı bir izin demek. Şirket yeniden çevrimi bir yapımcıya, diziyi bir platforma verebilir. Önce hikâyesi için de ayrı bir izin gerekebilir.

Işıl Hanım şirketin arşivinden bir not çıkarıyor. Şirket yıllar önce yeniden çevrim hakkını belli bir süre için bir yapımcıya vermiş. Film çekilmemiş. Not, hakkın geri dönüp dönmediğini söylemiyor. Elvan'ın yapımcısının imzadan önce öğrenmesi gereken ilk şey bu.

SAAT KULESİ'nin jeneriğinde senaryo satırında yönetmenin yanında bir ad daha var. Atölyede kimse bu kişiyi tanımıyor. Filmin hikâyesi onun bir öyküsünden mi doğdu? Jenerik söylemiyor. Bir de çanın sesine karışan kısa bir ezgi var. Selim onu yeniden çevrimde de duymak istiyor. Şirketin hakları filmi kapsıyor. Ezgiyi ya da olası bir öyküyü de kapsıyor mu? Bunu jenerik değil, şirketin sözleşmeleri gösterir.

Yazılı izin ve hukukçu

İki dosya hukukçu Nezihe Hanım'ın masasına gidiyor. Burcu her satırın yanına kaynağını yazmış: belge, söz ya da bilinmiyor.

Nezihe Hanım önce boş satırlara bakıyor. «En çok işime yarayacak kısım bu,» diyor. «Neyi bilmediğinizi biliyorsunuz.»

Yazılı izin bu dosyanın varacağı yer. Telefondaki sevinç, yapımcının sözü ve teyzenin anısı birer başlangıç. Hiçbiri izin yerine geçmez. İzin, doğru kişilerin imzaladığı ve neyin, nerede, ne kadar süreyle verildiğini açıkça yazan bir belgedir. O belgenin nasıl kurulacağını hukukçu söyler.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Dosyayı ilk sahneden önce aç. Hak araştırması yazının sonunda yapılırsa, olası bir engel aylarca emeği boşa çıkarır. Burcu'nun dosyası daha bir sahne yazılmadan açıldı.

Her satıra kaynağını yaz. Belge, söz, bilinmiyor. Bu üç işaret dosyayı okuyan herkese neyin sağlam olduğunu bir bakışta gösterir.

Sevinci izinle karıştırma. Ülker Hanım'ın sevinci içten. Ama bir mirasçının iyi niyeti, öbür mirasçıların imzası yerine geçmez.

Haritayı akrabalıkla başlat, ulaşım bilgisiyle bitir. Bir mirasçının adı yetmez. Nerede yaşadığı, hangi dili konuştuğu, kime vekâlet verdiği de araştırmanın süresini belirler.

Çekilmemiş eserde de önceki hakları sor. YAĞHANE hiç perdeye gelmedi. Bu, kimsenin hak almadığını göstermez. Unutulmuş bir sözleşme yıllar sonra masaya dönebilir.

Her projeyi ayrı satırda sorgula. SAAT KULESİ için birkaç deneme var. Biri için verilen izin öbürlerini kapsamayabilir.

Jeneriği ve künyeyi baştan sona oku. Alttaki haklar çoğu zaman küçük satırlarda saklanır: senaryo satırındaki ikinci ad, müzik satırı, bir öyküye yapılan kısa gönderme.

Kullanmak istediğin unsurları ayrıca listele. Selim'in ezgisi, eski afişteki çizim, ünlü bir replik. Her birinin sahibi kaynağın sahibinden başkası çıkabilir.

Süreyi sayıyla tahmin etme. Korunma süresi ülkeye göre değişir. Senin tahminin bir hüküm olur ve o hüküm senin işin değil.

Hukukçuya özet değil, soru götür. «Haklar tamam mı?» cevabı zor bir sorudur. «Bu üç mirasçıdan hangisinin imzası gerekiyor?» cevaplanabilir bir sorudur.

Mirasçının hassasiyetini dosyada tut. Ülker Hanım'ın afiş isteği bir hukuk sorusu olmayabilir. Ama ileride bir pazarlığın tonunu o belirler.

Konuşmaları tarihle kaydet. Kimle, ne zaman, ne konuşuldu? Söz unutulur ya da değişir. Kayıt değişmez.

Dosyayı yaklaşım belgesine bağla. Burcu'nun belgesindeki haklar başlığı bu dosyadan beslenir. Dosya değiştikçe o başlık da değişir.

Beklemeyi takvime yaz. Ülker Hanım'ın sandığı, Volkan Bey'in arşivi, yurt dışındaki torun. Her biri haftalar alabilir. Yapımcının takvimi bu bekleyişi hesaba katmalı.

Şirketin bugünkü hâlini sor. SAAT KULESİ'ni üreten şirket yıllar içinde el değiştirmiş, ad değiştirmiş ya da bölünmüş olabilir. Jenerikteki şirket adı bugünkü hak sahibini her zaman göstermez. Işıl Hanım'ın masası doğru masa mı, bu da bir satırdır.

Ölmüş yönetmeni boş satır sayma. Yönetmenin ölümü, onun adına söz söyleyecek kimse kalmadığı anlamına gelmez. Ailesi, eski filmin anılmasına dair bir hassasiyet taşıyabilir. Dosyada onların da bir satırı olsun.

Belgenin kopyasını iste, özetini değil. «Sözleşmede dizi yok» diyen bir telefon, sözleşmenin kendisi değildir. Volkan Bey arşivden bir şey bulursa Burcu onun kopyasını ister.

İlk cevabı son cevap sanma. Ülker Hanım'ın sandığı bir kâğıt çıkarabilir, çıkarmayabilir. Çıkmaması da bir sonuç değildir. Kayıp bir belge, var olmadığını göstermez.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Hakları yapımcı halleder, yazarı ilgilendirmez."
Doğrusu

Yazarın aylarca emeği o haklara yaslanır. Burcu dosyayı açmadan tek sahne yazmıyor.

Yaygın yanlış"Bir aile üyesi evet dediyse izin alınmıştır."
Doğrusu

Haklar birden çok mirasçıya geçmiş olabilir. Ferhunde Hanım'ın haritasında üç ad çıktı.

Yaygın yanlış"Kitabı basan yayınevi film haklarının da sahibidir."
Doğrusu

Bu yayın sözleşmesine bağlıdır. Burcu tahmin etmedi, sözleşmeyi istedi.

Yaygın yanlış"Eser hiç filme çekilmediyse hakları serbesttir."
Doğrusu

Hak verilip kullanılmamış olabilir. Dilber Hanım'ın dizi haberi bu yüzden dosyada.

Yaygın yanlış"Bir kez alınan hak sonsuza kadar sürer."
Doğrusu

Haklar çoğu zaman bir süreyle verilir. Fantastik Dörtlü bir tarihe karşı çekildi.

Yaygın yanlış"Sinema hakkı alan, diziyi ve devam filmini de çekebilir."
Doğrusu

Mecralar ayrı verilebilir. SAAT KULESİ'nin her projesi dosyada ayrı bir satır.

Yaygın yanlış"İzin bir ülkede alındıysa film her yerde gösterilebilir."
Doğrusu

Bölge hakları ayrı olabilir. Godzilla'nın Amerika'daki hakkı ayrı satıldı.

Yaygın yanlış"Filmin haklarını alan, filmin içindeki her şeyi almıştır."
Doğrusu

Altta başka eserler durabilir. Selim'in ezgisi ve jenerikteki ikinci ad ayrı birer soru.

Yaygın yanlış"Telefonda söz verildiyse yazıya gerek yok."
Doğrusu

İzin yazılı ve imzalı olmalı. Telefondaki sevinç dosyada yalnız bir başlangıç.

Yaygın yanlış"Hukukçuya gitmeden önce her şeyi çözmek gerekir."
Doğrusu

Yazarın işi soruları ve belgeleri toplamak. Nezihe Hanım'ın en çok işine yarayan, boş satırlardı.

Yaygın yanlış"Yazar öleli çok olduysa eser herkesindir."
Doğrusu

Korunma süresi ülkeden ülkeye değişir. Burcu bir sayı tahmin etmedi, soruyu hukukçuya yazdı.

Yaygın yanlış"Haklar bir yapım şirketindeyse tek bir telefon yeter."
Doğrusu

Şirketin arşivinde daha önce verilmiş bir hak çıkabilir. Işıl Hanım'ın notu yeniden çevrim hakkının bir zaman başka bir yapımcıya verildiğini gösterdi.

Yaygın yanlış"Hak araştırması bir kez yapılır, biter."
Doğrusu

Mirasçılar değişir, sözleşmelerin süresi dolar, şirketler el değiştirir. Dosya proje sürdükçe açık kalır.

Yaygın yanlış"Bir belge bulunamadıysa hiç yoktur."
Doğrusu

Kayıp bir sözleşme hâlâ geçerli olabilir. Ülker Hanım'ın sandığı boş çıksa bile Burcu satırı kapatmıyor.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Hak araştırması, uyarlamadan önce eserin hak durumunu belgelerle saptar.
  • Dosyadaki her bilgi belgeyle bilinen, birinin söylediği ya da bilinmeyen diye işaretlenir.
  • Eser sahibi, yayınevi ve yapımcı ayrı satırlarda sorgulanır.
  • Mirasçı haritası, ölmüş bir yazarın haklarının kimlere geçmiş olabileceğini gösterir.
  • Verilmiş haklar bir süreyle sınırlı olabilir; hak dönüşü sözleşmeye bağlıdır.
  • Önceki devir, çekilmemiş bir eserde bile bulunabilir.
  • Bölge hakkı ve mecra hakkı ayrı ayrı verilebilir.
  • Alttaki haklar jenerikte ve künyede aranır.
  • Aynı kaynak üzerine kurulan her proje ayrı bir izin olarak sorgulanır.
  • Sevinç, söz ve anı birer başlangıçtır; izin yazılı ve imzalı bir belgedir.
  • Yazar soruları ve belgeleri toplar, hükmü hukukçu verir.
  • Somut her durum ülkeden ülkeye değişir; yazılı belge ve bir hukukçu ister.

Sonraki derse köprü

Selim'in masasında başka bir kitap var: yüzyıllar öncesinden gelen bir halk anlatısı. Yazarı yok, sahibi de yok gibi. Ama Selim'in elindeki baskıyı bir derleyici hazırlamış. Metni bugünün diline çevirmiş, dipnotlar ve bir önsöz eklemiş. Bu kitaptan bir film çıkarsa hangi katman herkesin, hangisi derleyicinin? Anlatının kendisi mi serbest, yoksa yalnız eski sözleri mi? Bir eser kamu malı olduğunda gerçekte neyin serbest kaldığını sıradaki ders soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — masanın ortasında titreyen bir telefon; yanına itilen boş bir dosya kapağı.
  • Hak araştırması — bir dosyanın sayfaları; her satırın yanında üç renkten biriyle bir işaret.
  • Mirasçı haritası — bir isimden üç dala ayrılan ince bir çizgi; dallardan biri bir haritanın kıyısından taşar.
  • Hak dönüşü — bir kum saati; son kum tanesi düşünce bir anahtar sahibinin avucuna döner.
  • Önceki devir — bir sandıktan çıkan sararmış bir kâğıt; üstündeki imza okunmuyor.
  • Bölge hakkı — bir dünya haritası; yalnız birkaç ülke aydınlık.
  • Mecra hakkı — aynı hikâye kartı dört ayrı kapıdan geçmeye çalışıyor; her kapının kendi kilidi var.
  • Alttaki hak — bir film makarasının altında, gölgede duran ince bir defter.
  • Kapanış — iki dosya bir hukukçunun masasına bırakılır; boş satırlar aydınlanır.

Ritim

Ders telefonun titreşimiyle açılıyor. Mekanizma boyunca kâğıt hışırtısı ve kalem sesi sürüyor. SAAT KULESİ dosyası açıldığında uzaktan tek bir çan duyuluyor. Kapanışta dosyanın kapağı iniyor, ardından kısa bir sessizlik.