İçeriğe geç

Ders 25.7

Karakter sesi testi

Senaryo Akademisi — Bölüm III, Modül 25

1.744 kelime≈ 8 dk okuma≈ 12 dk seslendirmesıfırdan ileri

Ne yapacaksın

Dün Nur'un karşısına Tarık'ı kurdun. İki taraflı, iki haklılıklı bir çatışman var artık. Bugün elindeki bu kadroyu genişletip tek bir olayı beş ayrı ağızdan anlatacaksın: aynı haberi Nur, Tarık, bir akıl hocası, bir çocuk ve statüsü düşük bir figür kendi diliyle aktaracak. Beşini de yazdıktan sonra isimleri sileceksin ve hâlâ kimin kim olduğunu ayırt edip edemediğini sınayacaksın.

Çıktı, beş kısa konuşma ve bir sınama notu. Sırayı bozmadan, her konuşmayı bir öncekinden bağımsız, taze bir kulakla yaz. Birini yazarken ötekinin cümlesini taklit etme. Her konuşma iki üç cümleyi geçmesin. Bugünkü sınav uzunlukta değil, aynı kısalıkta bile beş ayrı sesin duyulup duyulmadığında.

Neden bu alıştırma

Bir taslağın en sinsi kusuru, karakterlerin farklı şeyler söylemesine rağmen aynı sesle konuşmasıdır. Yazar kendi kelime dağarcığını, kendi cümle ritmini bütün ağızlara dağıtır ve okuyucu isimleri kapatsa kimin konuştuğunu artık ayırt edemez.

Dünkü çalışma sana içerik farkı verdi: Nur'un ve Tarık'ın neye inandığı, neyi istediği artık ayrı. Ama inanç farkı ses farkı garanti etmez. İki karakter tamamen zıt şeyler isteyip yine de aynı cümle uzunluğuyla, aynı kelime seçimiyle konuşabilir.

Burada asıl yanılgı şu: sesi yalnızca kelime seçiminden ibaret sanmak. Gerçek ses farkı dört yerde birden kurulur — ne söylenip ne söylenmediğinde, cümlenin ne kadar uzun durduğunda, hangi ayrıntının öne çıkarıldığında ve konuşmacının kendi konumunu nasıl belli ettiğinde. Bir çocuk bir yetişkinden yalnızca daha basit kelimeler kullandığı için değil, olayı hangi ayrıntıdan yakaladığı bambaşka olduğu için farklı konuşur.

Bu yüzden bugünkü sınav dünkünden farklı bir eksende çalışıyor. Dün bir karakterin iç mimarisini kurdun, bugün o mimarinin dışarı nasıl sesleneceğini sınıyorsun. Kadroyu da genişletiyorsun, çünkü yalnızca iki karakteri karşılaştırmak sesi kanıtlamaz. Beş farklı sesin birbirinden ayrılması, tekniğin gerçekten elinde olduğunu gösterir.

Hazırlık

Ortak bir olay seç ve yaz: bu hafta Nur, eksik kanıtla gelen bir başvuruyu — Tarık'ınkini — onayladı. Bu tek cümlelik haber, bugünkü beş konuşmanın hepsinin konusu olacak. Hiçbiri farklı bir olaydan söz etmeyecek.

Nur ve Tarık zaten elinde. Öteki üç kişiyi şimdi kur, birer cümleyle: bir akıl hocası — Nur'u yıllar önce yetiştirmiş, artık emekli bir eski uzman. Bir çocuk — bu haberi büyüklerin konuşmasından yarım yamalak duymuş biri. Statüsü düşük bir figür — kararı uygulamakla yükümlü ama kararı hiç vermeyen bir stajyer. Her birine bir isim ver ve bu isimleri sona kadar değiştirme.

Adımlar

Çözümlü örnek

Ortak olay: Nur bu hafta Tarık'ın eksik belgeli başvurusunu onayladı.

Başkarakterin konuşması. Nur: "Dosyada eksik olan tek şey ikinci imza, içerik zaten tutarlıydı. Aynı kararı geçen yıl başka bir dosyada da verdim, bu birinci defa değil." Tereddüt yok; Nur kararını bir istisna değil bir tutarlılık olarak sunuyor.

Antagonistin konuşması. Tarık, ustasına: "Dosya sonunda geçti. Bekleneni beklemek işe yaradı." Kazandığını hiç söylemiyor, yalnızca sürecin sonucunu bildiriyor. İçindeki memnuniyet cümlenin altında kalıyor.

Mentorun konuşması. Ayhan: "Ben otuz yılımda üç kez böyle bir çizgiyi kendim çizdim, ikisinde haklı çıktım. Sorman gereken, üçüncüsünde neden haksız çıktığım." Ders vermiyor, kendi geçmişinden bir sayı veriyor ve soruyu Nur'a bırakıyor.

Çocuk karakterin konuşması. Küçük Deniz, teyzesine: "Herkes hep aynı şeyi mi yapmak zorunda, yoksa bazen farklı da yapılabilir mi?" Kuralın kendisiyle değil, adaletin genel fikriyle ilgileniyor. Büyüklerin dosya, imza gibi ayrıntılarından hiç söz etmiyor.

Statüsü düşük karakterin konuşması. Stajyer Elif, meslektaşına: "Sanırım onay çıktı, ama emin değilim ikinci imza gerekiyor muydu, belki ben yanlış hatırlıyorumdur." İki kez sigortalıyor, kararı kendi ağzından hiç yorumlamıyor, yalnızca aktarıyor.

Beş konuşma da aynı haberi taşıyor ama hiçbiri ötekiyle karıştırılamaz. Nur uzunluk ve kesinlikle konuşuyor, Tarık kısa ve dolaylı, Ayhan bir sayıyla ve bir soruyla, Deniz tek bir soyut soruyla, Elif ise iki kez geri çekilerek. İsimleri kapatsan bile cümle uzunluğu ve seçilen ayrıntı, kimin kim olduğunu büyük ölçüde ele veriyor.

Beş konuşmayı yan yana koyduğunda bir örüntü de görünüyor: hiçbiri ötekinin bildiğini bilmiyor. Nur kendi gerekçesini biliyor ama Tarık'ın planından habersiz; Tarık kendi zaferini biliyor ama Nur'un bunu bir tutarlılık olarak savunduğundan habersiz; Deniz ise ikisinden de habersiz, yalnızca havadaki gerginliği duyuyor. Bu bilgi asimetrisi, sesin kendisi kadar önemli bir ayırt edici. Her karakter yalnızca kendi bildiği kadarını taşıyor, sahneyi tam olarak yalnızca okuyucu görüyor.

Uzunluk farkı da dikkat çekici. Nur'un cevabı iki tam cümle ve bir gerekçe taşıyor. Tarık'ınki iki kısa cümle ve hiç gerekçe yok. Elif'in tek cümlesi ise iki ayrı sigortalamayı üst üste biriktiriyor. Bu uzunluk farkı tesadüf değil. Her karakterin konumu, ne kadar açıklama yapması gerektiğini de belirliyor. Kararı veren kişi gerekçesini uzun anlatabilir, kararı yalnızca duyan kişi ise kısa geçmek zorunda kalır, çünkü elindeki bilgi zaten sınırlı.

Kendini değerlendir

Altı soru.

Birincisi: isimleri sildiğinde beşini de doğru ayırt edebildin mi? Ayırt edemediysen, karıştırdığın iki konuşmanın cümle uzunluğunu yan yana koy. Büyük ihtimalle ikisi de aynı ritimde yazılmış.

İkincisi: çocuğun konuşmasında yetişkin bir kavram sızdı mı? Sızdıysa, çocuğun sesini basit kelimeyle değil, olayı kendi ölçeğine indirerek yeniden kur.

Üçüncüsü: statüsü düşük karakterin cümlesinde bir sigortalama ifadesi var mı? Yoksa, bu karakter gerçekte düşük statüde değil, yalnızca adı öyle konmuş demektir.

Dördüncüsü: antagonistin konuşmasında kazandığını açıkça söylediği bir an var mı? Varsa sil; Tarık'ın gücü sessizliğinde saklı.

Beşincisi: mentorun konuşması bir ders mi, yoksa bir soru mu? Dersse, mentoru bir kural kitabına indirgemişsin demektir.

Altıncısı: beş konuşmayı yüksek sesle okuduğunda, hangisi bir diğerine en çok benziyor? Benzeyen ikisi varsa, o iki karakterin hangi ayrıntıyı öne çıkardığını değiştir. İçerik aynı kalsa bile vurgu farklı olmalı.

Altı sorudan herhangi biri olumsuz çıkarsa, yalnız o konuşmayı elden geçir; beşine birden dokunma. Yalnızca bir konuşmayı düzeltmek, öteki dördünün zaten doğru kurulduğunu unutup hepsini yeniden yazmaktan daha değerli bir alışkanlık. Sesi bulmak zaman alıyor, bulunca elde tutmak gerekiyor.

Yaygın tuzaklar

Yaygın yanlışBirincisi ve en yaygını: bütün karakterleri yazarın kendi kelime dağarcığıyla konuşturmak.
Doğrusu

Bir yazar kendi cümle ritmini fark etmeden her ağza taşır. Bu yüzden isimleri kapatma testi tek başına en güvenilir sınamadır.

Yaygın yanlışİkincisi: çocuğu yalnızca kısa cümlelerle konuşturup içerik olarak bir yetişkin gibi düşündürmek.
Doğrusu

Kısalık ses değildir; asıl fark çocuğun hangi ayrıntıya takıldığında saklı.

Yaygın yanlışÜçüncüsü: statüsü düşük karakteri yalnızca az konuşturarak ayırt etmeye çalışmak.
Doğrusu

Az konuşmak bir sonuçtur, sebep değil. Sebep, kendi sözünü sürekli yumuşatma ihtiyacıdır ve bu, kısa cümlede de uzun cümlede de duyulabilir.

Yaygın yanlışDördüncüsü: mentoru yalnızca bilge sözlerle, gerçek bir geçmişe bağlamadan konuşturmak.
Doğrusu

Bir akıl hocasının sözü, kendi yaşadığı somut bir örneğe dayanmıyorsa vaaz gibi durur, insan gibi durmaz.

Yaygın yanlışBeşincisi: antagonisti kazandığını açıkça itiraf ettirerek konuşturmak.
Doğrusu

Bu, dünkü alıştırmada kurduğun dolaylılığı bir günde çözer; Tarık'ın sesi, söylemediği şeyde saklı kalmalı.

Yaygın yanlışAltı buçuğuncusu: mentoru ve statüsü düşük karakteri birbirine karıştırıp ikisini de "yardımcı figür" gibi aynı kalıba dökmek.
Doğrusu

İkisi de başkarakter değil ama biri güç sahibi, biri değil. Bu fark konuştukları kelimede değil, ne kadar rahat konuştuklarında görünmeli.

Yaygın yanlışAltıncısı: beş konuşmayı art arda, aynı oturumda ve birbirine bakarak yazmak.
Doğrusu

Bir konuşma bir öncekinin ritmini taklit etmeye başlar. Her birini taze bir kulakla, mümkünse aralarında kısa bir ara vererek yaz.

Yaygın yanlışYedincisi: ayırt edilebilirlik sınamasını yazdığın gün, kendi metnine hâlâ hâkimken yapmak.
Doğrusu

O gün her konuşmayı zaten hatırlıyorsun. Sınama ancak metin biraz soğuduğunda, gerçekten yalnızca sayfadaki kelimelere bakarak yapılabildiğinde bir şey kanıtlar.

Varyasyonlar

Sonraki adım

Elinde artık beş farklı sesle konuşan bir kadro var. Her biri aynı haberi kendi diliyle taşıyor. Ama bu beş kişi birbirinden bağımsız adalar değil — aralarında yakınlık, güç, borç ve sır gibi görünmeyen bağlar örülü.

Sıradaki alıştırma ilişki haritası. Bu kadronun her ikilisi arasındaki bağı dokuz eksende çizeceksin — kimin kime ne kadar yakın olduğundan, hangi ilişkinin görünür hangisinin gizli kaldığına kadar.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.