İçeriğe geç

Ders 13.5

Karakter derinliği

Senaryo Akademisi — Bölüm III, Modül 13

2.833 kelime12 film örneği≈ 13 dk okuma≈ 19 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Dibin görünmemesi derinlik değildir; derinlik, atılan şeyin ne kadar sonra ses verdiğidir.
  2. Derinlik bir özellik değil, metnin karaktere ne kadar baskı yaptığının sonucudur.
  3. Öngörülebilirlik payı ortada tutulur: çok yüksekse kalıp, çok düşükse rastgele.
  4. Tutarlılık ile çelişki karşıt değil kademelidir — sıra bozulursa çelişki tutarsızlık olur.
  5. Sürpriz geriye dönük kurulur; kurulmamış sürpriz bir tutarsızlıktır.
  6. Her kusurun karşısında bir yetenek olmalı — biri yoksa bir soru cevapsız kalır.
  7. Bağ sayısını artırmak, özellik eklemekten daha hızlı derinleştirir.
  8. Değer bir eğilimdir, sınır bir sınırdır; yalnız sınır sınanabilir.
  9. Sınanmadan önce kurulmamış sınır, çiğnendiğinde hiçbir şey ifade etmez.
  10. Karakterin değişmesi gerekmez; değişebilir görünmesi gerekir.
  11. Travma biriktikçe her birinin ağırlığı düşer; bir kayıp doğru yerde yeterlidir.
  12. Ölçüm sahnesi hikâye sahnesidir — yalnız derinlik göstermek için yazılan sahne duraklamadır.

Açılış sahnesi

Bir kuyuya bak. Dibini görmüyorsun.

Sonra yağmurdan sonra oluşmuş bulanık bir su birikintisine bak. Onun da dibini görmüyorsun.

İkisi aynı şeyi yapıyor: içini göstermiyor.

Şimdi ikisine birer taş at.

Kuyuya attığın taş uzun süre sessiz kalıyor. Bekliyorsun. Sonra derinden bir ses geliyor.

Birikintiye attığın taş hemen bir çıt sesi çıkarıyor. Su bulanık; ama altında iki santim çamur var.

Dibin görünmemesi derinlik değil. Derinlik, atılan şeyin ne kadar sonra ses verdiği.

İşte karakter derinliği bu. Anlaşılmaz olmak değil, bir şey atıldığında uzun süre yankı vermek.

Benzetmenin kırıldığı iki yeri baştan söyleyeyim.

Birincisi: kuyunun derinliği sabit. Karakterin değil. Derinlik sahne sahne ölçülüyor ve bir sahnede derin görünen karakter üç sahne sonra sığ çıkabiliyor — çünkü derinlik bir özellik değil, metnin karaktere ne kadar baskı yaptığının sonucu.

İkincisi: kuyuya taş atmak bedava. Karakterde taş atmak bir sahne harcamak demek. Bu yüzden derinlik ölçümü ayrı bir iş değil: ölçüm sahnenin kendisi olmak zorunda. Bir karakteri sınamak için harcanan sahne, aynı zamanda hikâyeyi ilerletiyor olmalı.

Bu derste ne olacak

Önce derinliği kuran on bir kalemi geçeceğiz ve her birinin karşılığını soracağız. Sonra en çok yanlış anlaşılan ikilinin dengesine geleceğiz: tutarlılık ile çelişki, öngörülebilirlik ile sürpriz. Ardından derinliğin en ölçülebilir aracını kuracağız — karakterin hiçbir koşulda yapmayacağı şey ve o şeyin zorlandığı sahne. En sonda altı derinlik yanılsamasını tek tek sökeceğiz. Ders bittiğinde elinde bir derinlik izlenimi değil, tartışılabilir bir ölçü olacak: öngörülebilirlik payı ve bir sınır sınaması. On iki filmden örneklerle gideceğiz ve her örnekte tek soruyu soracağız: bu karaktere bir taş atıldığında sesi ne kadar sonra geliyor?

Sıfır noktası

Derinlik, karakter çalışmasında en çok konuşulan ve en az ölçülen şey.

Sebebi de belli: ölçüsü yok gibi görünüyor. "Bu karakter derin" cümlesi bir izlenim ve tartışılamıyor. O yüzden yazarlar derinlik yerine derinliğin işaretlerini üretmeye başlıyor — uzun geçmişler, çok özellik, üst üste travmalar, süslü bir belirsizlik.

Ve bu işaretlerin ortak bir özelliği var: hepsi yazma anında iyi hissettiriyor. Uzun bir geçmiş yazmak keyifli, özellik eklemek kolay, bir travma koymak ağırlık veriyor gibi duruyor. Hiçbiri sınanmıyor, çünkü hiçbiri bir sahnede ölçülmüyor.

Oysa ölçü var ve sert.

Bu yüzden derinlik iki şeyin dengesi: tanınabilirlik ve şaşırtma. Biri olmadan öbürü çalışmıyor.

İki ölçünün ortak tarafı şu: ikisi de izleyicinin zihninde ölçülüyor, karakter notunda değil. Derinlik yazarın bildiği şeyin miktarı değil, izleyicinin kurabildiği tahminin sağlamlığı.

Bu ikisi kurulduğunda derinlik bir izlenim olmaktan çıkıyor. Sorulacak soru "bu karakter derin mi" değil: "izleyici bu karakter hakkında bir tahmin kurabiliyor mu, ve o tahmin kaç kez bozuluyor?"

Mekanizma

On bir kalem

Derinlik on bir kalemden çıkıyor. Hepsi gerekli değil; hiçbiri tek başına yeterli değil.

Tutarlılık. Karakterin aynı durumda aynı biçimde davranması. Derinliğin zemini bu — tutarlılık olmadan çelişki de anlaşılmıyor.

Çelişki. Bir insanın söylediği ile yaptığı arasındaki fark; tutarlılığın içinde açılan bir yarık.

Öngörülebilirlik ve sürpriz. Yukarıda kurduk. İkisi bir arada ölçülüyor, ayrı ayrı değil.

Geçmiş. Bugünkü bir davranışı açıklayan tek bir olay. Fazlası derinlik değil hacim.

Değerler. Karakterin neyi önemsediği. Ve önemseme, ancak bir şeyi feda ettiğinde görünüyor.

Zayıflık. Karakter kusuru: bir zamanlar bir sorunu çözdüğü için edinilmiş ve artık işe yaramayan davranış kalıbı.

Yetenek.

Sosyal bağlar.

Ahlaki sınırlar.

Değişim kapasitesi. Karakterin değişebilecek biri olup olmadığı. Değişmesi gerekmiyor; değişebilir görünmesi gerekiyor. Değişme ihtimali sıfır olan karakter, ikinci perdeden itibaren izlenmiyor.

Denge

On bir kalemin ikisi çift olarak çalışıyor ve en sık yanlış anlaşılan yer orası.

Tutarlılık ile çelişki. İkisi karşıt değil, kademeli. Bir karakter önce tutarlı kurulacak — izleyici bir kalıp öğrenecek — sonra o kalıp bir yerde bozulacak. Sıra tersine döndüğünde, yani çelişki tutarlılıktan önce geldiğinde, izleyici bir çelişki değil bir tutarsızlık görüyor.

Öngörülebilirlik ile sürpriz. Aynı mantık. Sürpriz, ancak bir beklenti kurulduktan sonra sürpriz. Ve beklentiyi kuran şey öngörülebilirlik.

Pratik kural şu: bir karakteri şaşırtıcı yapmak istiyorsan önce onu sıkıcı derecede tanıdık yap. Üç sahne boyunca hep aynı şeyi yapsın. Dördüncüde başka bir şey yaptığında etki, hiçbir gizemli kurulumun veremeyeceği kadar büyük oluyor.

Altı yanılsama

Bir: gereksiz uzun biyografi. Yirmi sayfa geçmiş, hiçbiri bugünkü bir davranışı açıklamıyor. Hacim derinlik değil.

İki: çok sayıda rastgele özellik. On beş huy, hiçbiri bir seçime yol açmıyor. Boş özelliğin — hiçbir sahnede bir seçime yol açmayan kişilik özelliğinin — on beş kez tekrar edilmiş hâli.

Üç: sürekli travma eklemek. Bir karakterin başına ne kadar çok kötü şey gelirse o kadar derin olduğu sanılıyor. Oysa travma sayısı arttıkça izleyicinin duyarlılığı düşüyor — dördüncü kayıptan sonra hiçbiri ağırlık taşımıyor.

Dört: belirsizliği derinlikle karıştırmak. Karakter hakkında hiçbir şey söylenmiyor ve bu bir gizem olarak sunuluyor. Kuyu ile birikinti arasındaki fark tam burada: bilgi eksikliği, ancak bir baskı altında bir şey yankılanıyorsa derinlik oluyor.

Beş: tuhaf davranışı özgünlük sanmak. Karakter alışılmadık bir şey yapıyor — bir nesne topluyor, tuhaf bir alışkanlığı var. Tuhaflık bir kez ilgi çekiyor, ikinci kez bir tik oluyor. Özgünlük tuhaflıktan değil, o davranışın bir kararı değiştirmesinden geliyor.

Altı: karakteri psikolojik etikete indirgemek. Bir tanı, bir kişilik tipi, bir teşhis adı. Etiket bir açıklama gibi duruyor ve aslında açıklamayı durduruyor: etiket konduğu an karakterin bütün davranışları ondan türetiliyor ve karakter bir vaka oluyor.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Birincisi: derinliği taş testiyle ölç. Bu karaktere bir baskı uyguladığında ne kadar sonra bir şey yankılanıyor? Hemen çıt sesi geliyorsa elinde bulanık su var.

İkincisi: öngörülebilirlik payını ortada tut. Çok yüksekse karakter bir kalıp, çok düşükse rastgele. Derin olan, tahmin kurulabilen ve o tahminin zaman zaman bozulduğu karakter.

Üçüncüsü: sıraya dikkat et — tutarlılık önce, çelişki sonra. Ters sırada yazıldığında izleyici çelişki değil tutarsızlık görüyor. Üç sahne aynı, dördüncü sahne başka.

Dördüncüsü: sürprizi geriye dönük kur. Beklenmeyen davranışın izi, metinde daha önce sıradan bir bağlamda görünmüş olmalı. Kurulmamış sürpriz bir tutarsızlık.

Beşincisi: her kusurun karşısına bir yetenek koy. Yalnız kusurlardan yapılmış karakterde neden birinin ona bağlı olduğu açıklanamıyor; yalnız yeteneklerden yapılmışta neden bir şey kaybettiği. İkisi de cevapsız kalan bir soru bırakıyor ve izleyici o soruyu sormaya devam ediyor.

Altıncısı: bağ sayısını artır. Karaktere yeni özellik eklemek yerine yeni bir yükümlülük ekle. Üç kişiye bağlı karakterin her kararı bir seçim hâline geliyor — ve bu, iç dünya anlatmadan derinlik üretmenin en ucuz yolu.

Yedincisi: ahlaki sınırı somut yaz. "Dürüstlüğe önem verir" bir değer; "çocuğuna asla yalan söylemez" bir sınır. Yalnız ikincisi sınanabiliyor.

Sekizincisi: sınırı sınamadan önce kur. Sınanmadan önce bilinmeyen sınır, çiğnendiğinde hiçbir şey ifade etmiyor. Kurulum en az iki sahne önce.

Dokuzuncusu: değişme ihtimalini açık tut. Karakterin değişmesi gerekmiyor; değişebilir görünmesi gerekiyor. İhtimal sıfırlandığı an izleyici takip etmeyi bırakıyor.

Onuncusu: geçmişi tek olayla kur. Yirmi sayfa çocukluk, bugünkü bir davranışı açıklamıyorsa hacim. Bir olay, bir davranış — bu oran yeterli.

On birincisi: travmayı biriktirme. Dördüncü kayıptan sonra izleyicinin duyarlılığı düşüyor ve hiçbiri ağırlık taşımıyor. Bir kayıp, doğru yerde, yeter.

On ikincisi: etiketten uzak dur. Bir tanı adı açıklama gibi duruyor ve açıklamayı durduruyor. Etiket konduğu an karakter bir vaka oluyor ve davranışlarının hepsi ondan türetiliyor.

On üçüncüsü: derinlik işaretlerinin yazma anında iyi hissettirdiğini bil. Uzun geçmiş yazmak keyifli, özellik eklemek kolay, travma koymak ağırlık veriyor gibi duruyor. Bu his bir doğrulama değil bir uyarı — hiçbiri bir sahnede ölçülmüyor.

On dördüncüsü, ve en çok atlanan: ölçüm sahnesi ile hikâye sahnesini ayırmayın. Bir karakteri sınamak için harcanan sahne aynı zamanda hikâyeyi ilerletmek zorunda. Yalnız derinlik göstermek için yazılmış sahne, izleyici tarafından bir duraklama olarak hissediliyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBirincisi ve en yaygını: dibin görünmemesini derinlik sanmak.
Doğrusu

Bir karakter hakkında bilgi vermemek gizem üretmiyor; bilgi eksikliği ancak bir baskı altında bir şey yankılanıyorsa derinlik oluyor.

Yaygın yanlışİkincisi: biyografiyi derinlik sanmak.
Doğrusu

Yirmi sayfa geçmiş, hiçbiri bugünkü bir davranışı açıklamıyorsa hacimdir. Ölçü sayfa sayısı değil, geçmişin bugüne dokunup dokunmadığı.

Yaygın yanlışÜçüncüsü: özellik biriktirmek.
Doğrusu

On beş huy, hiçbiri bir seçime yol açmıyorsa on beş boş özellik. Bir özellik ancak bir kararı değiştirdiğinde metinde var.

Yaygın yanlışDördüncüsü: travma yığmak.
Doğrusu

Karakterin başına gelen kötü şeylerin sayısı arttıkça her birinin ağırlığı düşüyor: dördüncü kayıptan sonra hiçbiri izleyicide iz bırakmıyor, çünkü duyarlılık tükenmiş oluyor.

Yaygın yanlışBeşincisi: tuhaflığı özgünlük sanmak.
Doğrusu

Alışılmadık bir alışkanlık bir kez ilgi çekiyor, ikinci kez bir tik oluyor. Özgünlük, o davranışın bir kararı değiştirmesinden geliyor.

Yaygın yanlışAltıncısı: karakteri bir psikolojik etikete oturtmak.
Doğrusu

Etiket bir açıklama gibi duruyor ve açıklamayı durduruyor. Karakter bir vakaya dönüştüğünde izleyici onu anlamayı bırakıp teşhis etmeye başlıyor.

Yaygın yanlışYedincisi: çelişkiyi tutarlılıktan önce yazmak.
Doğrusu

İzleyici henüz bir kalıp öğrenmemişse, kalıbın bozulması bir çelişki değil bir hata olarak okunuyor.

Yaygın yanlışSekizincisi: sürprizi kurulum yapmadan kullanmak.
Doğrusu

Kurulmamış sürpriz, izleyicide "bunu neden yaptı" sorusu bırakıyor ve o soru cevaplanmadığında karakter tutarsız görünüyor.

Yaygın yanlışDokuzuncusu: ahlaki sınırı bir değer olarak yazmak.
Doğrusu

Değerler sınanamıyor; sınırlar sınanıyor. Bir karakterin neyi önemsediğini bilmek yetmiyor — hiçbir koşulda ne yapmayacağını bilmek gerekiyor.

Yaygın yanlışOnuncusu: sınırı ilk göründüğü sahnede çiğnetmek.
Doğrusu

Kurulum ile sınama aynı sahnede olduğunda sınır bir kural olarak yerleşmiyor ve çiğnenmesi bir bilgi taşımıyor.

Yaygın yanlışOn birincisi, ve en incesi: derinliği göstermek için sahne harcamak.
Doğrusu

Yalnız karakterin derin olduğunu göstermeye çalışan sahne, hikâyeyi ilerletmediği için bir duraklama olarak hissediliyor. Ölçüm, sahnenin kendisi olmak zorunda.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  1. Dibin görünmemesi derinlik değildir; derinlik, atılan şeyin ne kadar sonra ses verdiğidir.
  2. Derinlik bir özellik değil, metnin karaktere ne kadar baskı yaptığının sonucudur.
  3. Öngörülebilirlik payı ortada tutulur: çok yüksekse kalıp, çok düşükse rastgele.
  4. Tutarlılık ile çelişki karşıt değil kademelidir — sıra bozulursa çelişki tutarsızlık olur.
  5. Sürpriz geriye dönük kurulur; kurulmamış sürpriz bir tutarsızlıktır.
  6. Her kusurun karşısında bir yetenek olmalı — biri yoksa bir soru cevapsız kalır.
  7. Bağ sayısını artırmak, özellik eklemekten daha hızlı derinleştirir.
  8. Değer bir eğilimdir, sınır bir sınırdır; yalnız sınır sınanabilir.
  9. Sınanmadan önce kurulmamış sınır, çiğnendiğinde hiçbir şey ifade etmez.
  10. Karakterin değişmesi gerekmez; değişebilir görünmesi gerekir.
  11. Travma biriktikçe her birinin ağırlığı düşer; bir kayıp doğru yerde yeterlidir.
  12. Ölçüm sahnesi hikâye sahnesidir — yalnız derinlik göstermek için yazılan sahne duraklamadır.

Sonraki derse köprü

Derinliği ölçtün ve yanılsamalarını söktün. Şimdi bu modülün son sorusuna geliyoruz — ve bu soru, buraya kadar öğrendiğin her şeyin ayarını değiştiriyor.

Bir karakter ne kadar gerçekçi olmalı?

Çünkü buraya kadarki bütün ölçüler tek bir varsayıma dayanıyordu: karakterin gerçek bir insana benzemesi. Oysa pek çok iyi karakter gerçek bir insana benzemiyor ve benzemek istemiyor. Bir komedi tipi, bir masal figürü, bir mitik kahraman — hiçbiri gündelik davranışla ölçülmüyor ve hepsi çalışıyor.

Ölçü değişince kurallar da değişiyor: gerçekçi bir karakterde çelişki bir derinlik, stilize bir karakterde tutarsızlık oluyor.

Sıradaki derste yedi stil düzeyini kuracak ve her düzeyin karakterden ne istediğini çalışacağız.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — bir kuyu ve bir su birikintisi yan yana. İkisine de birer taş atılıyor. Kuyuda ses gecikiyor ve derinden geliyor; birikintide hemen bir çıt duyuluyor ve altındaki iki santim çamur görünüyor. Ders boyunca dönecek ana motif.
  • Değişken derinlik — aynı karakter figürü üç sahnede üç ayrı derinlikte çiziliyor; derinlik sahneye göre değişiyor.
  • Öngörülebilirlik ayarı — bir gösterge çubuğu. Sağ uçta karakter bir kalıba dönüşüyor, sol uçta rastgele titriyor, ortada bir tahmin oku beliriyor ve zaman zaman kırılıyor.
  • Sıra — üç aynı davranış, sonra bir farklı davranış. Ters sırada oynatıldığında farklı davranışın üstünde bir hata işareti beliriyor.
  • Karşılanan sürpriz — beklenmeyen bir hareket. Geri sarım, üç sahne öncesinde sıradan bir bağlamda duran izi gösteriyor ve hata işareti kayboluyor.
  • Kusur–yetenek — iki kefeli bir terazi. Bir kefe boş kaldığında figürün yanında cevapsız bir soru işareti duruyor.
  • Bağ sayısı — bir figüre bağlı ipler. Bir ip varken figür tek yöne çekiliyor; üç ip olduğunda her adımda duruyor ve karar veriyor.
  • Ahlaki sınır — figürün önünde bir çizgi. Sınama okundan sonra iki ihtimal: çizgi korunuyor ve figürün elinden bir şey düşüyor; ya da çizgi geçiliyor ve çizgi silinmiyor, izi kalıyor.
  • Altı yanılsama — altı kutu. Her biri derin bir kuyu gibi çiziliyor; taş atıldığında hepsi hemen çıt sesi veriyor.

Tekrar eden görsel motif

Kuyu ve birikinti. Her ana bölümün açılışında bir taş daha atılıyor ve gecikme süresi bir sayaçta gösteriliyor. Kilit özette kuyunun sesi en geç gelen ses oluyor. Kapanışta kuyunun yanına bir üçüncü şey konuyor — çizilmiş, boyanmış bir kuyu resmi. Ona taş atılamıyor. Sıradaki dersin konusu gerçekçi ile stilize karakter.

Ritim

  • Açılışta "iki santim çamur" ifadesinden sonra iki saniye sessizlik.
  • "Uzun süre yankı vermek" ifadesi tek başına dursun.
  • On bir kalem sayılırken hızlı ve düz tempo; "ahlaki sınırlar" ve "değişim kapasitesi" maddelerinde tam vuruş.
  • Altı yanılsama sayılırken her biri arasında yarım vuruş; dördüncüde dur.
  • Kapanışta "her düzeyin karakterden ne istediğini çalışacağız" ifadesinden sonra üç saniye siyah.