Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Etiket okura yazılır; karakterlerin birbirine seslendiği ad diyalogda kalır.
- Senaryo yazılımı rol listesini etiketlerden çıkarır; iki yazım iki rol demektir.
- Sabit ad, bir kişinin bütün dosyada tek bir yazımla geçmesidir.
- Yaş aralığı aranacak yüzü söyler; kesin sayı hikâye gerektirince yazılır.
- Ayırt edici ayrıntı tanıtım satırına girer ve en iyi hâlinde hikâyeye bağlanır.
- İlişki adı, bağ filmde tek ve değişmez olduğu sürece işler.
- Öne çıkan figüran büyük harf alır, uğultuyu taşıyan kalabalık almaz.
- Ad çakışması hızlı okuyan gözü yanıltır; konuşan iki karakter benzer adla yazılmaz.
- Saklı ad, adın açılması hikâyede bir olay olduğunda kullanılır.
- Etiket geçişi yalnız okurun yeni bir kişi görmesi gerektiğinde yapılır.
- Büyük harf, yapımın ayrıca bulacağı her kişi için bir maliyet satırıdır.
Açılış sahnesi
Yapımcının ofisinden tek sayfalık bir liste gelmiş. Oyuncu seçimini yapacak kadın Emre'nin dosyasını okumuş, bulunması gereken rolleri alt alta yazmış. Listede on iki ad var. Emre filminde sekiz kişi sayıyor.
Selim listeyi yüksek sesle okuyor. KADİR, MURAT, AĞABEY. BABA, YAŞLI ADAM. FİGEN, HEMŞİRE. SERKAN, DOKTOR. Sonra USTABAŞI, KUZEN ve ÇOCUK. Her satırın karşısına bir oyuncu adı yazılacak.
Emre listeye uzanıp AĞABEY'in üstünü çiziyor. O, Murat. Kadir'in gözünden kurduğu sahnelerde eli kendiliğinden öyle yazmış. Kadir ağabeyine filmde hiç adıyla seslenmediği için Emre de satırlarda ona ad vermemiş. YAŞLI ADAM, babanın hastane yatağındaki ilk satırı. HEMŞİRE, Figen'in kabul gecesindeki hâli. DOKTOR da tahlil sabahındaki Serkan.
Selim listenin en üstüne dönüyor. Kadir'in satırı listede yalnız bir addan ibaret. Ne yaşı yazılmış, ne onu tanıtan bir ayrıntı. Oyuncu seçimini yapan kadın o satırın yanına kurşun kalemle bir soru işareti koymuş.
Nermin Hanım kalemi alıp çizilen satırın yanına bir ok çekiyor. Okur karakteri yalnızca sayfadan tanır, diyor. Aynı adamı ona üç adla verirsen üç adam arar.
Bir karakterin sayfadaki adı okur için konmuş bir etikettir. İlk göründüğü yerde bir kez tanıtılır, sonra film boyunca hiç değişmez.
Bu derste ne olacak
Emre'nin dağınık rol listesini toparlayarak başlıyoruz. Her kişiye tek bir ad vereceğiz. Sonra Kadir'in tanıtım satırına yaşı ve onu ayıran ayrıntıyı ekleyeceğiz. Babanın etiketini, kantindeki çocuğu, mesleğiyle anılan insanları tartacağız. Adı saklanan, benzeşen ve sonradan değişen karakterlere de bakacağız. Her kararın okura, oyuncuya ve yapım ekibine neye mal olduğunu da soracağız. Örnekler beş filmden geliyor. Bir sigorta şirketinin masaları arasında kaybolan bir memur var. Dört yüzyıl yaşlanmayan bir soylu var. Adaşının izini süren bir sanat taciri, bir derebeyinin yerine oturtulan bir hırsız ve üç adla anılan genç bir kadın da onlara katılıyor.
Sıfır noktası
Bir romanda aynı adam bir sayfada Murat, ötekinde ağabey, bir başkasında adam olabilir. Yazar kelimeyi tekrar etmemek için ad değiştirir. Okur bunu üslup diye okur. Bir senaryoda bu çeşitlilik bir karışıklığa döner. Çünkü senaryoyu okuyan kişi bir hikâye izlemekle kalmıyor. Ondan iş çıkarıyor.
Okur zincirinin her halkası karakter adını başka bir iş için kullanır. Yapımcı kaç oyuncu bulacağını sayar. Yönetmen yardımcısı yapım dökümünde her sahneye kimin çağrılacağını işaretler. Oyuncu senaryoda yalnız kendi adını arar, kendi satırlarının altını çizer. Kurgucu da çekim notlarını o adla eşleştirir. Bir adam iki adla yazılmışsa ikinci ad da her birinin listesine ayrı bir kişi olarak girer.
Senaryo yazılımları bu sayımı kendiliğinden yapar. Replik bloklarının üstündeki etiketleri toplar ve bir karakter listesi çıkarır. Yazılım AĞABEY'in Murat olduğunu bilemez. Yapımcının ofisinden gelen liste de büyük olasılıkla böyle doğdu. Emre'nin dağınıklığı bir okurun gözünde bir tuhaflıktı. Bir yazılımın elinde dört fazladan rol oldu.
Sayfada iki tür ad yaşar. Birincisi etiket. Karakter ilk göründüğünde büyük harfle yazılır. Sonra her replik bloğunun üstünde durur. İkincisi karakterlerin birbirine seslendiği addır. O diyaloğun içinde kalır. İkisinin aynı olması gerekmez. Figen ağabeye "Murat Bey" der, Kadir son taslakta ona hiç seslenmez. Etiket ise her sayfada MURAT olarak kalır.
İlk görünüm de bu yüzden önemli. Okur bir karakteri ilk kez tanıtım satırında görür. Karakter tanıtım satırı adı büyük harfle verir, yaklaşık bir yaş ve bir ayırt edici şey ekler. Emre'nin açılışındaki satır şöyle:
İÇ. KADİR'İN VANI (YOLDA) — GECE
Yağmur. Silecekler ön camda gidip gelir.
KADİR direksiyonda.
Ad doğru yerde, büyük harf de doğru. Ama okurun eline bir addan başka bir şey geçmiyor. Kurşun kalemle konmuş soru işareti tam bu boşluğu gösteriyor. Bu ders tanıtım satırının biçim katmanına iniyor: hangi adın etiket olacağı, yaşın nereye yazılacağı, adı olmayanlara ne denileceği ve ad değiştiğinde ne yapılacağı.
Mekanizma
Bir kişi, bir ad
Emre listeyi önüne alıp her kişi için tek bir etiket seçiyor. Kural basit görünüyor. Uygulaması bütün dosyayı taramayı gerektiriyor.
Selim dosyada arama yapıyor. "Ağabey" kelimesi aksiyon satırlarında on yerden fazla çıkıyor. "Murat Bey" iki kez sahne tarifine bile kaymış. Emre hepsini Murat'a çeviriyor. Figen'in ağzındaki "Murat Bey" ise yerinde kalıyor. O bir hitap. Kadir'in doktora "Hocam" demesi de öyle. Sayfada SERKAN yazıyor, Kadir onu yine "Hocam" diye çağırıyor. Hastane anonsundaki "Doktor Serkan" ise okura adı bir kez daha hatırlatıyor.
Yaş ve iz
Sonra Kadir'in satırı. Emre yanına bir yaş yazıyor.
Kadir otuzlarının başında. Murat kırkına yaklaşmış. Bu fark okur için önemli. İki kardeş de "otuzlarında" yazılsaydı, kimin büyük olduğu sayfadan okunmazdı. Babayı Emre yetmişlerinde yazıyor. Kesin sayıyı çocuklara saklıyor. Yedi yaşındaki bir çocukla on bir yaşındaki çocuk başka oyunculardır.
Ayırt edici şeyi seçmek daha zor. Emre önce iş tulumunu yazıyor. Selim bunun Kadir'in işini söylediğini, kendisini söylemediğini hatırlatıyor. Emre ikinci satırı yazıyor: elleri kazan dairesinin isinden kara. Kadir babası düştüğünde o dairedeydi. Ellerindeki is bu gecenin nereden başladığını taşıyor.
Adı olmayanlar
Ustabaşının filmde bir adı yok. Emre ona bir işlev adı veriyor: USTABAŞI. Babanın durumu başka.
Emre babaya bir ad bulup bulmamayı uzun süre tartıyor. Filmde kimse onun adını söylemiyor. Oğulları ona baba diyor. Figen'in onunla konuştuğu satırlarda da ad geçmiyor. Etikete bir ad yazsa okur her replikte o adı babaya çevirmek zorunda kalacak. Emre BABA'da kalıyor. Filmde başka bir baba yok. KUZEN için de aynı soru soruluyor. Okur kimin kuzeni olduğunu soracak mı? Film tek bir ailenin içinde döndüğü için sormayacak.
Kantindeki çocuk ise başka bir sorun.
Kantin öğle saatinde dolu. Tepsiler, kaşıklar, uğultu. Bu kalabalık büyük harf almıyor. Ama yan masadaki çocuğun kahkahası sahnenin tam ortasına düşüyor. Biri bu çocuğu bulacak, ona doğru anda güldürecek. Emre onu ÇOCUK diye yazıyor. Adı yok, repliği de yok. Kahkaha bir replik sayılmıyor.
Benzeşen adlar
Selim son kontrolü baş harflere bakarak yapıyor.
KADİR ile KUZEN aynı harfle başlıyor, aynı uzunlukta. Hızlı okuyan biri bloklarda takılabilir. Ama kuzen filmde hiç konuşmuyor. Adı yalnız bir kez, taburcu sabahının eşiğinde geçiyor. Emre bu yüzden etiketi değiştirmiyor. Konuşan iki karakter olsaydı birinin adını değiştirmesi gerekirdi.
Yanlış ad gecesi ise bilerek kurulmuş bir çakışma. Baba Kadir'e başka bir adla sesleniyor. O ad diyalogda duruyor. Etiket yine KADİR. Babanın kimi gördüğünü sayfa çözmüyor, ama okur odada kimin oturduğunu biliyor.
Saklanan ad
Emre HEMŞİRE etiketini neden yazdığını anlatıyor. Kabul gecesi Kadir onun adını henüz bilmiyordu.
Nermin Hanım burada bir ayrım yapıyor. Figen'in adı bir sır değil. Seyirci onu birkaç sahne sonra duyacak ve hiçbir şey açığa çıkmayacak. Okurun karakterlerden önce bilmesinde sakınca yok. Saklı ad ancak adın açılması bir olay olduğunda gerekir. Nöbet'te böyle bir an yok. Çekmecedeki fotoğrafın iki genç adamı bile etiket almıyor. Onlar sahnede değil, bir fotoğrafın içinde.
Etiket değişince
Son olarak tıraş anısı. Banyodaki oval aynanın önünde baba tıraş oluyor, küçük bir çocuk onu izliyor.
Çocuk Kadir'i başka bir oyuncu oynayacak. Yapım dökümü için o ayrı bir rol. Emre ona KÜÇÜK KADİR diyor ve yaşını yazıyor: yedi. Geri dönüş bitince etiket KADİR'e dönüyor. Okur ikisinin aynı insan olduğunu ilk satırdan biliyor.
Tıraş anısının ilk satırları şöyle kuruluyor:
İÇ. BABANIN EVİ, BANYO — GÜNDÜZ (GERİ DÖNÜŞ)
Musluktan su akar. Suyun altından ince bir vızıltı.
Oval aynada babanın yüzü. Kırklarında.
Kapının eşiğinde KÜÇÜK KADİR (yedi) onu izler.
Baba büyük harf almıyor. Onu okur zaten tanıyor, yalnızca yüzü gençleşmiş. Çocuk ise ilk kez görünüyor.
Düzeltilmiş açılış:
İÇ. KADİR'İN VANI (YOLDA) — GECE
Yağmur. Silecekler ön camda gidip gelir.
KADİR (otuzlarının başında) direksiyonda. İş tulumu ıslak. Elleri kazan dairesinin isinden kara.
Ve kantin:
İÇ. DEVLET HASTANESİ, KANTİN — GÜNDÜZ
Öğle kalabalığı. Tepsiler, kaşıklar, uğultu.
Yan masada bir ÇOCUK kahkaha atar.
Yeni rol listesinde dokuz satır var. Sekizi Emre'nin saydığı insanlar. Dokuzuncusu aynanın önündeki çocuk. Kadir'in satırının yanındaki soru işareti de silinebilir.
Filmlerden okuma
John Sims'in masasında etiketin ilk işi görülüyor: bir yüzü kalabalıktan ayırmak. Orlando'nun aynasında ise ikinci işi: o yüzün yaşını, hayatı ne kadar uzarsa uzasın, sayfada sabitlemek. İkisinde de sayfa okura bir hayat hikâyesi vermiyor. Ona bakılacak bir yüz veriyor.
Klein, Shingen'in gölgesi ve Martha'da soru değişiyor. Burada mesele etiketin kime yazıldığı. Karakterler birbirini yanlış adla çağırabilir, adını unutabilir, değiştirebilir. Etiket bunların hepsini bilen tek okura, sayfayı okuyana yazılır. Emre'nin rol listesindeki dört fazla satır da bu yüzden doğmuştu. Emre etiketi Kadir'in gözüne göre yazmıştı, okurun gözüne göre değil.
Usta katmanı
Etiketi arama kutusuyla sına. Dosyayı bitirdiğinde her karakter adını tek tek arat. Sonuçların hepsi aynı yazımla mı geliyor? Aynı kişi için ikinci bir yazım çıkıyorsa yazılım onu ayrı bir rol sayar.
Etiketi kısa tut. Etiket her replik bloğunun üstünde tekrar eder. Üç kelimelik bir etiket sayfada yer kaplar, okurun gözünü yavaşlatır. Bir ya da iki kelime çoğu zaman yeter.
Hitabı etikete taşıma. "Murat Bey" bir saygı, "Hocam" bir alışkanlık, "abi" bir yakınlık. Hepsi karakterlerin arasındaki ilişkiyi taşır. Etikete girince ilişki silinir, yalnız karışıklık kalır.
Unvanı bir kez seç. DOKTOR SERKAN da olur, SERKAN da. Ama ikisi aynı dosyada olmaz. Kısa etiket replik bloklarında daha hızlı okunur. Unvanı tanıtım satırına yazmak çoğu zaman yeter.
Türkçenin eklerini düşün. Aksiyon satırında ad ek alır: Kadir'in eli, Murat'a bakar. İki kelimelik bir etiket ek alınca hantallaşır. "Yan masadaki çocuğun" yerine "çocuğun" okunur.
Yaşı oyuncu seçimine yaz. Karakterin kaç yaşında olduğunu değil, kaç yaşında göründüğünü yaz. Bir kadın yorgunluktan yaşından büyük görünebilir. Seçilecek yüz o yüzdür.
İzi hikâyeye bağla. Ayırt edici ayrıntı, karakterin sonradan işine yarayacak bir şeyse iki kez çalışır. Kadir'in kara elleri her akşam dezenfektanla temizlenen ellere dönüşüyor.
Büyük harfi bütçeyle tart. Büyük harfle yazılan her kişi yapım dökümünde bir satır olur. Oyuncu bulunur, ücreti ödenir. Hikâyede ayrıca bulunması gerekmeyen insanı kalabalığın içinde bırak.
Etiketi yargıya çevirme. YALANCI, KÖTÜ ADAM, ZAVALLI KADIN gibi etiketler okura karakter hakkında hüküm verir. Oyuncu da o hükmü oynamaya başlar. Etiket nötr kalmalı, karakteri sahne anlatmalı.
Aynı işlevden iki kişi çıkarsa onları ayrıştır. İki hemşire varsa HEMŞİRE BİR ve HEMŞİRE İKİ yazılabilir. Ama okur numarayı çabuk unutur. Bir ayrıntı daha iyi tutunur: GECE HEMŞİRESİ, GENÇ HEMŞİRE.
İlk görünüşü ertele, etiketi erteleme. Bir karakter sahneye sırtı dönük ya da karanlıkta girebilir. Yüzü sonra açılır. Ama büyük harf ilk göründüğü yerde durur. Okur onu o andan itibaren adıyla izler.
Tanıtımı oyuncunun da okuyacağını unutma. Oyuncu tanıtım satırını kendi hakkında yazılmış bir cümle gibi okur. Küçümseyen bir sıfat ya da bir beden ölçüsü rolü ona soğutur. Yaptığı şeyi yaz, görünüşü oyuncuya kalsın.
Konuşmayan ama dönen kişiyi izle. Kuzen yalnız bir kez görünüyor. Ama öyle bir karakter ikinci kez dönerse okur onu tanımalı. İkinci görünüşte küçük harfle, aynı adla yaz.
Gençlik hâlini adın içinde bağla. Geri dönüşteki çocuğa ÇOCUK dersen okur onu kantindeki çocukla karıştırabilir. KÜÇÜK KADİR etiketi bağı adın kendisinde taşır. Okur kimin çocukluğunu izlediğini ayrıca sormaz.
Görünmeyen birine etiket verme. Nöbet'in amcası hiç görünmüyor. Onun adı diyalogda, fotoğrafta, defterde geçiyor. Büyük harf yalnız ekrana çıkan kişiye aittir.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Karakter adı her sahnede yeniden büyütülür."
Büyük harf yalnız ilk görünüşe aittir. Sonraki sahnelerde ad küçük harfle yazılır, replik bloğunun üstündeki etiket hariç.
Yaygın yanlış"Etiket, karakterlere nasıl seslenildiğiyle aynı olmalıdır."
Etiket okura yazılır. Karakterler birbirini lakapla, unvanla ya da hiç çağırmadan konuşabilir.
Yaygın yanlış"Yaş kesin bir sayıyla yazılmalıdır."
Yetişkinler için yaklaşık bir aralık oyuncu seçimine nefes verir. Kesin sayı, bir çocuğun yaşı gibi hikâyenin dayandığı yerlerde gerekir.
Yaygın yanlış"Adı olmayan karakter sayfada da adsız kalır."
Sayfada adsız kimse kalmaz. Adı yoksa ona işlevi, bağı ya da bir özelliği üzerinden etiket verilir.
Yaygın yanlış"Kalabalıktaki herkesin adı büyütülür."
Büyük harf yapıma "bu kişiyi ayrıca bul" der. Uğultuyu taşıyan kalabalık küçük harfle kalır, öne çıkan kişi büyük harf alır.
Yaygın yanlış"Gizemli karakterin adı okurdan da saklanmalıdır."
Okurdan yalnız seyirciden de saklanan şey saklanır. Karakterler bilmiyor diye okuru karanlıkta bırakmak yalnızca karışıklık üretir.
Yaygın yanlış"Ad değişince etiket de değişmelidir."
Etiket ancak okurun yeni bir kişi görmesi gerektiğinde değişir. Bir lakap ya da yeni bir ad çoğu zaman diyalogda yaşar.
Yaygın yanlış"Unvan etikete eklenirse karakter daha ciddi görünür."
Unvan bir kez tanıtım satırında söylenir. Her replik bloğunda tekrar edilen unvan yalnızca bloğu uzatır.
Yaygın yanlış"Ayırt edici ayrıntı fiziksel bir özellik olmalıdır."
Saç rengi ya da boy oyuncu seçilince değişebilir. Bir alışkanlık, bir iz ya da bir eylem seçilen oyuncuyla birlikte sayfada kalır.
Yaygın yanlış"Adsız karakter önemsiz karakterdir."
Babanın adı hiç söylenmiyor ve film onun etrafında dönüyor. Adın olmaması bir karar olabilir. Etiketin işi o kararı okura karışıklık çıkarmadan taşımaktır.
Yaygın yanlış"Benzer adlar yalnız okuyucunun sorunu."
Oyuncu da senaryoda kendi adını arar. Benzer etiketler bir provada yanlış satırın okunmasına yol açar.
Yaygın yanlış"Rol listesini yapım ekibi çıkarır, yazarı ilgilendirmez."
Liste yazarın etiketlerinden doğar. Dosyayı göndermeden önce kendi rol listeni çıkarırsan dağınıklığı yabancı bir gözden önce sen görürsün.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Etiket okura yazılır; karakterlerin birbirine seslendiği ad diyalogda kalır.
- Senaryo yazılımı rol listesini etiketlerden çıkarır; iki yazım iki rol demektir.
- Sabit ad, bir kişinin bütün dosyada tek bir yazımla geçmesidir.
- Yaş aralığı aranacak yüzü söyler; kesin sayı hikâye gerektirince yazılır.
- Ayırt edici ayrıntı tanıtım satırına girer ve en iyi hâlinde hikâyeye bağlanır.
- İlişki adı, bağ filmde tek ve değişmez olduğu sürece işler.
- Öne çıkan figüran büyük harf alır, uğultuyu taşıyan kalabalık almaz.
- Ad çakışması hızlı okuyan gözü yanıltır; konuşan iki karakter benzer adla yazılmaz.
- Saklı ad, adın açılması hikâyede bir olay olduğunda kullanılır.
- Etiket geçişi yalnız okurun yeni bir kişi görmesi gerektiğinde yapılır.
- Büyük harf, yapımın ayrıca bulacağı her kişi için bir maliyet satırıdır.
Sonraki derse köprü
Rol listesi artık dokuz satır. Her etiket yerinde. Şimdi o etiketlerin altına bakma sırası. Tahlil sabahı doktor susunca kardeşler aynı anda söze giriyor ve ikisinin de cümlesi yarıda kalıyor. Sayfa aynı anda konuşan iki ağzı nasıl gösterir? Kadir sandalyede uyurken babanın Figen'le alçak sesle konuştuğu gecede, sesin düştüğünü okura ne söyler? Etiket kimin konuştuğunu söylüyor. Nasıl konuştuğunu ise altındaki blok taşıyor. Sonraki ders, Diyalog formatı, etiketin altındaki bloğu satır satır kuruyor.