Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Kara film bir ışık biçimi değil, kirlenmiş bir dünyanın anlatısıdır.
- Kara film adı sonradan, eleştirmenler tarafından verildi.
- Kirli zemin büyük bir komplo değil, dağınık küçük çıkarlardır.
- Ahlaki belirsizlik kahramanın da kirlenmesini ister.
- Kapanan kapan kaderi dışarıdan değil, küçük bir ilk seçimden kurar.
- Çifte bağlılık güvensizliği kötülükten değil, iki yöne bakmaktan doğurur.
- Kaçış arzusu çoğu zaman masumdur ve bu yüzden tehlikelidir.
- Senaryo karanlığı yoğunluğuyla değil, kaynağıyla yazar.
- Karamsar ya da ironik final kahramanın istediğiyle ölçülür.
- Ölümcül kadın tipi, kendi hesabı verildiğinde bir karaktere dönüşür.
- Klişeyi tersine çevirmek ya da merkeze taşımak onu tek başına dönüştürmez.
- Görsel karanlık gün ışığında da kurulabilir.
- Fail açık kalabilir; dünyanın kirliliği yine de yazılır.
Açılış sahnesi
Emre üç yeni sayfa getirmiş ve sayfaların ilk satırı yağmurla başlıyor. Körfezde gece, iskele lambaları suda titriyor. Komiser Gonca iskelenin ucunda yalnız duruyor. Arkasında son vapur bağlı, arka salonun camında sarı bant. Bir adam yaklaşıyor, şirketten geldiğini söylüyor, elinde bir dosya. "Yaşlı bir adam fenalaşmış, komiserim. Sabah ilk sefer var."
Sonra yeni bir kadın giriyor sayfaya. Nurhan. Kırmızı bir şal takmış, ışığın tam altında duruyor. Gonca'ya bir sigara uzatıyor. "Bu vapurda herkesin bir sırrı var," diyor. "Sizin de."
Selim kırmızı kalemini açıyor ama bir şey yazmıyor. Burcu kalemini bırakıyor. "Nurhan ellilerinde bir anne. Oğlu bir kazada yaralanmış. Bu kadın neden birden bilmece gibi konuşuyor?"
Emre itiraz ediyor. "Kara film yazıyorum. Kara filmde böyle bir kadın olur."
Selim sayfayı çeviriyor. "Yağmur da olur, bant da olur. Ama bu sayfalarda Gonca neden kirli? Ben hâlâ göremiyorum."
Hoca tahtayı ortadan bir çizgiyle bölüyor. Birinin başına IŞIK, ötekinin başına DÜNYA yazıyor. Emre'nin sayfalarındaki her şeyi ilk sütuna diziyor: yağmur, bant, şal, sigara, lamba. İkinci sütun boş kalıyor.
Emre'nin sayfaları kara filmin ışığını taşıyordu ama dünyasını henüz taşımıyordu.
Bu derste ne olacak
Emre'nin vapur taslağını kara filme doğru iteceğiz ve bu kez ışıktan değil dünyadan başlayacağız. Önce kimsenin temiz kalmadığı bir körfez kuracağız. Gonca'ya kendi seçtiği küçük bir adım vereceğiz ve o adımın onu nasıl kapattığını izleyeceğiz. Kimin kime bağlı olduğunu karıştıracağız. Gonca'nın ne istediğini, suçun neden çekici göründüğünü soracağız. Karanlığı sayfaya nasıl yazacağımızı deneyeceğiz. Sona iki kart koyacağız: biri karamsar, biri ironik. En son Nurhan'ı kırmızı şalından kurtaracağız ve Gonca'yı da eski bir yağmurluktan. İlyas'ı kimin öldürdüğü sorusu açık kalıyor. Fail kim olursa olsun, körfezin rengi değişmeyecek. Biz o rengin nereden geldiğini arıyoruz.
Sıfır noktası
Kara film bir ışık biçimi olarak hatırlanır. Panjurdan düşen çizgiler, ıslak sokak, sigara dumanı, şapkalı bir adam. Bu imgeler gerçek ama tek başına bir tür kurmuyor. Bir sahneyi karanlıkta çekmek onu kara film yapmaz. Bir dedektife yağmurluk giydirmek de yapmaz.
Bu filmler çekildikleri yıllarda kendilerine bu adı vermedi. Adı savaştan sonra Fransız eleştirmenler koydu. Yani bir yapımcı "kara film çekiyorum" demiyordu. Bir suç hikâyesi çekiyordu ve o hikâyenin dünyası kararmıştı. Ad sonradan geldi, dünya önceden oradaydı.
Emre'nin sayfalarındaki sorun burada. Emre adı aldı, dünyayı almadı. Sayfalarında yağmur var ama yağmurun altında duran insanlar hâlâ temiz. Şirket temsilcisi yalnızca acele ediyor. Tamer yalnızca hızlı. Gonca yalnızca titiz. Kimse bir şey kaybetmekten korkmuyor, kimse bir şeyi saklamıyor. Böyle bir körfezde yağmur yalnızca hava durumudur.
Kara filmin asıl sorusu şu: bu dünyada iyi kalmak mümkün mü? Klasik polisiye bir düzenin bozulduğunu ve onarıldığını anlatır. Kara film düzenin zaten bozuk olduğunu, kahramanın da o bozukluğun parçası olduğunu anlatır. Dedektif bir suçu çözebilir. Ama dünyayı temizleyemez. Bazen kendini de temizleyemez.
Bu yüzden kara filmi yazmak bir dizi soru sormak demek. Kim temiz? Kahraman ne istiyor ve o istek onu nereye götürüyor? Kime güvenebilir? Final bir rahatlama mı, yoksa bir bedel mi? Işık bu soruların cevabına göre kararır. Önce dünya kararır, sonra ekran. Bu sıra tersine dönerse elde bir kostüm kalır: kara filmin kıyafetini giymiş bir polisiye.
Atölyenin önünde kolay bir yol da var. Emre'nin taslağı zaten bir polisiye. Bir ton düğmesini çevirip her sahneyi biraz karartabilirler. Nermin Hanım bu yolu kapatıyor. "Önce kimin kirli olduğunu bulun," diyor. "Işığı sonra konuşuruz."
Mekanizma
Ahlaki belirsizlik: Gonca da kirli mi?
Burcu'nun sorusu hâlâ tahtada. Gonca da kirli mi? Emre bu soruya cevap vermekten kaçıyor, çünkü Gonca'yı seviyor. Ama kara film tam olarak bu sevgiyi sınar. Kahramanın eylemleri ne açıkça doğru ne açıkça yanlış olmalı. Buna ahlaki belirsizlik deniyor. Seyirci hükmü kendisi vermek zorunda kalır.
Atölye Gonca'yı kirletmenin iki yolunu deniyor. Emre'nin ilk önerisi büyük. Gonca yıllar önce başka bir masada çalışırken bir kaza dosyasını tek gecede kapatmış olsun. O kaza Nurhan'ın oğlunun kazası olsun. Hoca onaylar gibi bakıyor. "Bu bir tesadüf. Kara filmde geçmiş insanı yakalar. Ama bu kadar düzgün yakalamaz."
Selim daha sessiz bir şey öneriyor ve atölye ona dönüyor. Deneme şu: Gonca o gece de son vapurdaydı. Her gece olduğu gibi ön salonda oturdu. İlyas'ın her zamanki koltuğunun boş olduğunu gördü. Arkaya bakmadı. Yorgundu, eve gitmek istiyordu. Karşı kıyıda indi ve evine yürüdü. Bir saat sonra telefon çaldı.
Gonca bunu kimseye söylemiyor. Söylerse tanık olur, dosyadan alınır. Söylemezse dosyada kalır ama bir yalanın üstünde durur. Gonca'nın kirliliği bir rüşvet değil. Bir susmak. Emre fikri silinebilir kalemle dosyaya geçiriyor, kenarına da «?» düşüyor.
Yozlaşmış dünya: temiz kimse yok
Gonca'yı kirletmek yetmez. Etrafındaki dünyanın da kirli olması gerekir. Yoksa Gonca kirli bir dünyada değil, temiz bir dünyada tek lekeli insan olur. Bu bir karakter dramıdır, kara film değil.
Atölye körfezi bu gözle yeniden dolduruyor. Şirket temsilcisi artık yalnızca acele etmiyor. Arka salonda geçen ay da bir yolcu fenalaşmış, şirket bunu deftere geçirmemiş. Bilal kayıtsız çay satıyor ve bunu saklıyor. Tamer amirine Gonca'dan önce rapor veriyor. Amir ile şirket temsilcisi aynı masada çay içiyor. Hiçbiri bir katil değil. Hiçbiri de temiz değil. Masada imza satırı boş bir "kaza" raporu duruyor. Raporu imzalamak herkesin işine geliyor. Kirli zemin büyük bir komplo istemez. Herkesin küçük bir çıkarı olması yeter.
Kader: kapanan kapan
Kara filmin kahramanı çoğu zaman sonunu bilir gibidir. Seyirci de bilir. Bu kader duygusu kara filmin havasıdır. Ama yazar için tehlikeli bir kelime. Kader dışarıdan gelirse bir tesadüfe döner. Emre'nin ilk önerisi bu yüzden zayıftı.
Gonca'nın ilk adımı susmak. O gece vapurda olduğunu söylemiyor. Tamer daha o gece, şafaktan önce turnike kayıtlarını istiyor. Gonca itiraz edemez. İtiraz ederse neden itiraz ettiği sorulur. Ama kayıtlarda onun kartı da var. Liste gelene kadar birkaç saati kalıyor. O saatlerde söylerse bir unutkanlık sayılır. Liste geldikten sonra söylerse bir gizleme sayılır. Kapanı Gonca kurmadı. Ama her adımda kapıyı kendi eliyle biraz daha itti. Kader burada şirketin göndereceği bir liste.
Güvenilmez ilişkiler: kim kimin yanında
Kara filmde kimse kimseye tam güvenemez. Ortaklar birbirini satar, sevgililer birbirini kullanır, dostlar bilgi taşır. Bu güvensizlik bir kötülükten değil, herkesin iki yöne bakmasından doğar.
Tamer bu denemenin en iyi örneği. Gonca'nın yardımcısı ve ona saygı duyuyor. Ama terfisi amirin elinde ve amir dosyanın kapanmasını istiyor. Tamer Gonca'ya sadık mı, amire mi? Kendisi de bilmiyor. Bir sahnede turnike kayıtlarını Gonca'ya getiriyor ama bir sayfayı en alta koyuyor. O sayfada Gonca'nın kartı var mı? Emre bunu yazmıyor. Bilal de iki yöne bakıyor. İlyas'ı seviyordu ama işini de seviyor. Kayıtsız çayı itiraf ederse işini kaybeder.
Arzu ve suç: Gonca ne istiyor
Kara filmin kahramanı bir şey ister ve istediği şey onu suça yaklaştırır. Bu istek çoğu zaman para ya da bir kadın gibi görünür. Ama altında başka bir şey vardır.
Gonca'nın arzusu atölyeyi şaşırtıyor. Gonca ne para istiyor ne bir aşk. Son vapuru istiyor. Gün boyu cesetler, raporlar, amirler. Akşam vapura biniyor ve yarım saat boyunca kimse ondan bir şey istemiyor. Ön salon, şehre bakan pencere, çay. Bu deneme Gonca'nın tek sessiz yarım saatini kuruyor. Cinayet o yarım saati elinden aldı. Gonca o gece arkaya bakmadı, çünkü o yarım saati korumak istedi. Arzusu küçük ve masum. Ama onu susmaya ve sonra suça yakın bir yere taşıdı. Suç burada bir kurşun değil, bir kayıt silmek olabilir. Tamer'in en alta koyduğu sayfa.
Görsel karanlık: karanlığı sayfaya yazmak
Senaryo yazarı ışığı kuramaz. Bunu görüntü yönetmeni yapar. Ama yazar karanlığın nereden geldiğini yazabilir. Saat, mekân ve ışık kaynağı. Atölye Emre'nin iskele sayfasını yeniden yazıyor:
İÇ. VAPUR, ARKA SALON — GECE
Floresanların yarısı yanmıyor. Kıç penceresinden suya düşen tek ışık iskele lambası.
Gonca İlyas'ın koltuğuna oturuyor. Yüzünün yarısı camda, yarısı karanlıkta.
Bu satırlar bir ışık talimatı değil. Floresanın arızası bir dünya bilgisi: şirket salonun bakımını yapmıyor. Gonca'nın yarım yüzü bir karakter bilgisi: Gonca da iki yüzlü bir yerde oturuyor. Karanlık dünyadan gelince sayfa ona bir sebep verir. Emre'nin ilk sayfasındaki yağmurun bir sebebi yoktu.
Final: karamsar mı, ironik mi
Kara filmin sonu seyirciyi rahatlatmaz. Ya kahraman bedel öder ya da istediğini alır ve istediğinin boş olduğunu görür. Atölye panoya iki kart iğneliyor, ikisi de deneme. Birinci kartta Gonca vapurda olduğunu söylüyor. Dosyadan alınıyor. Rapor başka bir komiserin imzasıyla "kaza" olarak kapanıyor. Gonca haklı ama elinde hiçbir şey kalmıyor. Bu karamsar kart.
İkinci kartta Gonca susuyor ve dosyayı kendisi kapatıyor. Masadaki "kaza" raporunu imzalıyor, çünkü açık kalan dosya onu da açar. Aceleyle kapanan dosyalardan nefret eden kadın, kendi dosyasını aceleyle kapatıyor. Ertesi akşam son vapura biniyor, ön salonda oturuyor. Yarım saatini geri aldı. Ama artık o yarım saat sessiz değil. Bu bir ironik final: Gonca istediğini aldı ve onun boşunalığını gördü. İki kart da İlyas'ı kimin öldürdüğünü söylemiyor. Emre ikisini de panoda bırakıyor.
Cinsiyet klişelerini dönüştürmek: Nurhan'ın şalı
Emre'nin Nurhan'ı bir tipe dayanıyor. Kara filmin en tanınan tiplerinden biri.
Eleştirmenler bu tipi çoğu zaman savaş sonrasının kaygısıyla okur. Cepheden dönen erkekler, savaş yıllarında işe girmiş kadınlar, eskisi gibi olmayan bir ev. Bu okumaya göre filmler o kaygıyı tehlikeli bir kadına yükledi. Tip güçlü göründü ama çoğu zaman kendi hikâyesi olmadı. Sırrı vardı, sebebi yoktu.
Emre'nin Nurhan'ı da öyle. Kırmızı şal, sigara, bilmece. Ama atölye Nurhan'ı zaten tanıyor. Oğlu bir makine dairesi kazasında yaralandı. Raporu İlyas imzaladı ve rapor oğlunu dikkatsiz buldu. Bu bir şal değil, bir dosya.
Burcu Nurhan'ı yeniden yazıyor. Şal gidiyor, sigara gidiyor. Nurhan'ın elinde yıllardır taşıdığı bir dosya var: oğlunun kaza raporunun bir kopyası. Nurhan Gonca'yı baştan çıkarmıyor. Ondan bir şey istiyor. Raporun yeniden açılmasını. Gonca'nın istediği şey ise dosyanın kapanması. İki kadın aynı masada iki ayrı rapora bakıyor. Nurhan fail olabilir, olmayabilir. Ama artık neden orada olduğunu biliyoruz.
Burcu bir şey daha ekliyor. Gonca'yı da bir klişeden kurtarmak gerek. Yağmurluklu, sert, yalnız dedektif kalıbını bir kadına giydirmek bir dönüşüm değil. Gonca'nın kendi sesi var: "Sonra?" Bir kadın dedektif yazmak, eski erkeği yeni bir bedene koymak demek değil.
Filmlerden okuma
Usta katmanı
Dünyayı kirletmeden önce ışığı kapatma. Kara film ışıkla tanınır ama dünyayla çalışır. Önce her karakterin kendini koruduğu yeri yaz. Işık o çıkarların gölgesinden doğar.
Kirliliği bir komploya çevirme. Kirli zemin herkesin kötü olduğu bir dünya değil. Herkesin biraz kendini koruduğu bir dünya. Büyük bir komplo seyirciyi rahatlatır, çünkü suçluyu tek bir yere koyar. Dağınık çıkar rahatlatmaz.
Kahramanın kirini ilk perdede ek. Gonca'nın susması geç ortaya çıkarsa bir ters köşe gibi okunur. Erken gelirse seyirci her sahneyi o bilgiyle izler. Kara filmde seyircinin kahramanla birlikte suçlu hissetmesi gerekir.
Kaderi bir nesneye bağla. Turnike kayıtları gibi somut bir şey, kapanın hangi gün kapanacağını gösterir. Seyirci saati bilir, karakter de bilir. Bu bilgi her sahneye bir ağırlık ekler.
Kapanı ilk adımdan geriye doğru kur. Önce son kapıyı yaz. Sonra o kapıya giden en küçük, en masum ilk adımı ara. İlk adım ne kadar küçükse kapan o kadar acı verir.
Arzuyu masum tut. Kara film kahramanının istediği şey çoğu zaman anlaşılır bir şeydir. Bir yarım saatlik sessizlik, bir ev, bir çıkış. Arzu masum oldukça suça giden yol seyirciye daha yakın gelir.
Çifte bağlılığı tek bir jestle göster. Tamer'in bir sayfayı destenin dibine sokuşturması, uzun bir itiraftan daha açık konuşur. Seyirci hareketi görür, nedenini kendisi sorar.
Karanlığın kaynağını yaz, yoğunluğunu yazma. "Çok karanlık" bir talimattır. "Floresanların yarısı yanmıyor" bir dünyadır. İkincisi hem görüntü yönetmenine hem seyirciye bir şey anlatır.
Ölümcül kadın tipini bir dosyayla sına. Tipin her davranışının arkasına bir sebep yaz. Sebep bulunamıyorsa davranışı sil. Kalan davranışlar artık bir karaktere ait.
Klişeyi merkeze taşımak onu dönüştürmez. Tipi başkarakter yapmak tek başına yetmez. Ona bir iç dünya ve bir bedel ver. Yoksa yalnızca kameranın yeri değişir.
İronik finali iki kez kontrol et. İronik final kahramanın istediğini almasıyla kurulur. Ama aldığı şey hikâyenin başında gösterilmiş olmalı. Gonca'nın yarım saati ilk sahnede yoksa son sahnede ironi yoktur.
Kara filmi bir ton değil, bir soru olarak kullan. "Bu dünyada iyi kalmak mümkün mü?" sorusunu her sahneye sor. Cevap her seferinde biraz daha zorlaşmalı.
Mağdurun yüzünü kaybetme. Dünya karardıkça herkes ilginçleşir, ölü ise silikleşir. İlyas'ın koltuğu, defteri, her geceki çayı sahnede kalmalı. Kirli bir dünyada en temiz şey çoğu zaman ölenin hatırasıdır.
Kahramanın arzusunu dünyanın arzusuyla çarpıştır. Gonca sessiz bir yarım saat istiyor. Şirket sabah ilk seferi istiyor. Amir kapanmış bir dosya istiyor. Üç istek aynı rapora yaslanınca imza bir karar sahnesine dönüşür.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Kara film demek karanlık ışık demektir."
Işık türün en görünür yüzü, ama kaynağı değil. Gün ışığında geçen bir kara film de yazılabilir. Karanlık önce dünyadadır.
Yaygın yanlış"Kara filmin kahramanı bir dedektif olmalı."
Pek çok kara filmin merkezinde bir kasiyer, bir sigortacı, bir işsiz durur. Kahraman soruşturan değil, kirlenen kişidir.
Yaygın yanlış"Ahlaki belirsizlik, kahramanın ne istediğini bilmemesidir."
Belirsiz olan istek değil, eylemin değeri. Gonca ne istediğini çok iyi biliyor. Seyirci onun yaptığını doğru mu yanlış mı bulacağını bilmiyor.
Yaygın yanlış"Kader duygusu için açılışta sonu göstermek gerekir."
Bu bir yol, tek yol değil. Kapanan kapan sonu göstermeden de kaderi hissettirir. Seyirci kapının kapandığını her sahnede duyar.
Yaygın yanlış"Ölümcül kadın güçlü bir kadın karakterdir."
Tip güçlü görünür ama çoğu zaman bir işlevdir. Gücü, erkek kahramanın yıkımına hizmet ettiği ölçüde yazılmıştır. Güçlü bir karakterin kendi hesabı olur.
Yaygın yanlış"Klişeyi dönüştürmek için tersine çevirmek yeter."
Ölümcül kadının yerine ölümcül bir erkek koymak klişeyi taşımaktır, dönüştürmek değil. Dönüştürmek için tipe bir sebep ve bir bedel vermek gerekir.
Yaygın yanlış"Kara film mutlaka ölümle biter."
Karamsar bir son yaygındır ama zorunlu değil. Bir ironik final ya da yorgun bir hayatta kalış da aynı dünyayı taşıyabilir.
Yaygın yanlış"Kirli zemin için kurumu kötü göstermek yeter."
Kötü bir kurum seyirciye bir düşman verir ve kahramanı temizler. Kahramanı temiz bırakan bir dünya kirli sayılmaz.
Yaygın yanlış"Kara film bir dönemin türüdür, bugün yalnız taklit edilebilir."
Dönemin ışığı ve kıyafetleri geçti. Ama kirli bir dünyada iyi kalma sorusu her dönemde yeniden sorulabilir. Yeni bir kara film eski şapkayı değil, eski soruyu taşır.
Yaygın yanlış"Kadın dedektif yazmak klişeyi kendiliğinden kırar."
Sert, yalnız ve içki içen dedektif kalıbı bir kadına da giydirilebilir. Bu bir dönüşüm değil, bir kostüm değişikliği. Gonca'nın yöntemi ve arzusu kendine ait olmalı.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Kara film bir ışık biçimi değil, kirlenmiş bir dünyanın anlatısıdır.
- Kara film adı sonradan, eleştirmenler tarafından verildi.
- Kirli zemin büyük bir komplo değil, dağınık küçük çıkarlardır.
- Ahlaki belirsizlik kahramanın da kirlenmesini ister.
- Kapanan kapan kaderi dışarıdan değil, küçük bir ilk seçimden kurar.
- Çifte bağlılık güvensizliği kötülükten değil, iki yöne bakmaktan doğurur.
- Kaçış arzusu çoğu zaman masumdur ve bu yüzden tehlikelidir.
- Senaryo karanlığı yoğunluğuyla değil, kaynağıyla yazar.
- Karamsar ya da ironik final kahramanın istediğiyle ölçülür.
- Ölümcül kadın tipi, kendi hesabı verildiğinde bir karaktere dönüşür.
- Klişeyi tersine çevirmek ya da merkeze taşımak onu tek başına dönüştürmez.
- Görsel karanlık gün ışığında da kurulabilir.
- Fail açık kalabilir; dünyanın kirliliği yine de yazılır.
Sonraki derse köprü
Kara film denemesinde körfezdeki herkes biraz kirlendi. Gonca, Tamer, Bilal, şirket temsilcisi. Bir kişi hariç. İlyas yalnızca bir koltuk, bir ceset, bir kayıp defter olarak kaldı. Kızı Ankara'dan geldiğinde bu filmde babasını bulabilecek mi? Atmosfer için kullanılan bir ölü ile hikâyesi olan bir kurban arasındaki çizgi nereden geçer? Bir suç anlatısı mağduru ne zaman bir araca çevirir? Kirli bir dünyayı anlatırken yazarın kendi elleri ne kadar temiz kalabilir?