İçeriğe geç

Ders 30.4

Kahramanın yolculuğu

Senaryo Akademisi — Bölüm IV, Modül 30

2.796 kelime12 film örneği≈ 13 dk okuma≈ 19 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Kahramanın yolculuğu mitlerde gözlenmiş ortak bir iskelettir.
  • Model on iki aşama olarak senaryo dünyasında yaygınlaştı.
  • Sıradan dünya, değişimi ölçecek başlangıç çizgisidir.
  • Maceraya çağrı sıradan dünyayı bozar.
  • Çağrının reddi çağrının bedelini gösterir.
  • Mentor kahramanı eşikten geçiren kişidir.
  • Eşiği geçiş, olağanüstü dünyaya giriştir.
  • Sınavlar, müttefikler ve düşmanlar kahramanı biçimlendirir.
  • Derin mağara iç dünyadaki en büyük korkuya bağlanır.
  • Büyük sınav kahramanın kendi eliyle kazanılmalıdır.
  • Diriliş eski benliğin ölümüdür.
  • İksirle dönüş değişimi topluluğa taşır.
  • Yolculuk fiziksel olmak zorunda değildir.
  • Aşama zorlaması hikâyeyi başkasına benzetir.
  • Farklı kültürler farklı kahramanlar kurar.
  • Model bir tarif değil, yazarın elindeki bir haritadır.
  • Boş bir kutu her zaman bir eksiklik anlamına gelmez.

Açılış sahnesi

Beyoğlu'nda küçük bir yapım ofisi, yağmurlu bir kasım sabahı. Masada bir demlik çay, yanında basılmış bir senaryo. Yapımcı Kemal sayfaları çeviriyor, kenarlara kurşun kalemle işaret koyuyor. Karşısında senarist Zeynep oturuyor.

Senaryonun adı Hatice. Ayvalık'ta balıkçı bir kadının hikâyesi. Kocası denizde boğulmuş, geriye bir tekne ve bir borç kalmış. Hatice tekneyi satmak yerine denize kendisi açılmaya karar veriyor.

Kemal kalemi bırakıyor. Güzel, diyor. Ama bir şey eksik. Çağrının reddi nerede? Mentor nerede? Hatice'nin öldüğünü sandığımız an nerede?

Çantasından fotokopi bir sayfa çıkarıyor. Üstünde bir çember çizili, çemberin üstünde on iki kutu. Kahramanın yolculuğu, diyor. Her büyük hikâye bundan geçer.

Zeynep sayfaya bakıyor. Bazı kutular senaryosunda zaten var. Bazıları yok. Bir kutu için Hatice'ye hiç yapmayacağı bir şeyi yaptırması gerekecek.

Kemal, doldur bunları, diyor. Zeynep kalemi alıyor ama bir kutunun başında duruyor. Bu çember onun hikâyesini mi anlatıyor, yoksa başka birinin hikâyesini mi?

Kahramanın yolculuğu bir harita olarak işe yarar; bir kalıp olarak kullanıldığında hikâyeyi başkasına benzetir.

Bu derste ne olacak

Bu derste kahramanın yolculuğunu on iki aşamasıyla tek tek inceleyeceğiz: sıradan dünyadan iksirle dönüşe kadar. Her aşamanın dramatik işini ve bir senaryoda nasıl göründüğünü konuşacağız. Aşamaları üç büyük bölüme ayıracağız: ayrılış, kuşatma ve dönüş. Her bölümde önce aşamanın adını, sonra Hatice'nin hikâyesindeki karşılığını göreceğiz.

Sonra modeli eleştirel gözle okuyacağız. Her hikâyeye uymadığını, yalnızca fiziksel bir yolculuk olmadığını ve her kültürün kahramanı aynı biçimde kurmadığını göreceğiz. Zeynep'in Hatice'sini Kemal'in çemberine koyacağız. Nerede oturduğuna ve nerede sıkıştığına bakacağız. Ardından on iki filmde aşamaların nasıl işlediğini ve nerede kırıldığını okuyacağız.

Sıfır noktası

Kahramanın yolculuğu, dünyanın pek çok yerinden toplanmış mitlerin ortak bir iskeletini arayan bir çalışmadan doğdu. Mitoloji araştırmacısı Joseph Campbell, bin dokuz yüz kırk dokuzda yayımlanan kitabında bu iskeleti tarif etti. Kahraman sıradan dünyadan ayrılır, olağanüstü bir dünyada sınanır ve değişmiş olarak geri döner. Campbell buna tek mit adını verdi. Kitap yalnız Batı mitlerine bakmıyordu. Hint, Kızılderili, Afrika ve Pasifik anlatılarından örnekler topluyordu. Campbell'ın iddiası buydu: insanlar birbirinden çok uzak yerlerde benzer kahramanlar anlatmış.

Senaryo dünyasına bu fikri taşıyan Christopher Vogler oldu. Hollywood'da senaryo okuyucusu olarak çalışırken Campbell'ın modelini sadeleştiren bir not yazdı. Bu not sonra bir kitaba dönüştü ve on iki aşamalı bir yapı olarak yayıldı. Bugün yapımcıların, okuyucuların ve yazı atölyelerinin elinde dolaşan çember büyük ölçüde bu sadeleştirmedir.

Model iki şey vaat ediyor. Birincisi bir tanıma: seyirci bu aşamaları binlerce yıldır masallardan, destanlardan, dinsel anlatılardan tanıyor. İkincisi bir yol gösterici: yazar hikâyesinin neresinde olduğunu çember üzerinde görebiliyor. Tıkanmış bir taslakta bu küçük bir şey değil. Yazar hangi aşamanın zayıf kaldığını görünce nereye döneceğini de biliyor. Model bu yüzden yapım ofislerinde bu kadar sevildi.

Ama model bir gözlemden doğdu, bir yasadan değil. Campbell farklı mitlerde ortak bir şey gördü. Bu, her hikâyenin o ortak şeyi taşıması gerektiği anlamına gelmiyor. Kemal'in fotokopisi bir tarif gibi okunuyor. Oysa bir harita gibi okunmalı. Harita yolu gösterir ama nereye gideceğine sen karar verirsin.

Zeynep'in önündeki soru tam da bu. Hatice'nin hikâyesi çemberin bazı kutularına kendiliğinden oturuyor. Bazılarına ise zorla sokulması gerekiyor. Ders boyunca bu ikisini ayırmayı öğreneceğiz. Ayrım basit bir soruyla başlıyor. Bu sahne Hatice'nin hikâyesinden mi doğuyor, yoksa çemberin boş bir kutusundan mı?

Mekanizma

Ayrılış: sıradan dünyadan eşiğe

Hatice'nin sıradan dünyası Cunda'daki küçük evi. Sabahları kocası Yusuf'u iskeleye uğurluyor, ağları onarıyor, akşam balığı pazarda satıyor. Ev dar, ama düzeni belli. Denize hiç açılmamış. Deniz, Yusuf'un dünyası. Bu çizgi ne kadar net kurulursa Hatice'nin sonraki adımı o kadar büyük görünecek.

Yusuf bir fırtınada dönmüyor. Cenazeden bir hafta sonra kapıya bir alacaklı geliyor. Teknenin borcu ödenmezse tekne satılacak. Çağrı burada iki katlı: hem bir kayıp hem bir tehdit. Hatice'nin önünde iki yol var. Tekneyi bırakmak ya da onu kendisi işletmek.

Hatice önce tekneyi satmaya razı oluyor. Kadın başına denize açılmak mı, diyor kaynanası. Köyde kimse buna gülmekten başka bir şey yapmaz. Hatice bir gece teknenin başında oturuyor, sonra eve dönüp ilan kâğıdını yazıyor. Red sahte değil. Gerçek bir korkudan doğuyor ve seyirciye çağrının bedelini gösteriyor.

Mentor, Hatice'nin hikâyesinde yaşlı balıkçı Rıza. Yusuf'un eski ortağı, artık denize çıkmıyor. Hatice'ye ağı nasıl atacağını, rüzgârı nasıl okuyacağını öğretmiyor önce. Önce ona teknenin motorunu açtırıyor. Eşiği geçiş ise ilk sabah: Hatice iskeleden çözülüp limanın ağzını geçtiği an. Arkasında bütün köy iskelede duruyor.

Kuşatma: sınavlardan ödüle

Sınavlar, müttefikler ve düşmanlar aşaması Hatice'nin ilk haftaları. Ağlar boş dönüyor. Kahvedeki balıkçılar arkasından konuşuyor. Kooperatif balığını almak istemiyor. Ama bir müttefik çıkıyor: kocası da denizde kaybolmuş genç bir komşu, Sevgül. Bir de düşman var: tekneyi ucuza kapatmak isteyen alacaklı Nuri.

Hatice'nin derin mağarası, Yusuf'un boğulduğu kayalıkların önü. Balık orada. Bunu herkes biliyor. Ama oraya gitmek, kocasının son gördüğü suya bakmak demek. Hatice teknenin burnunu o yöne çevirmek için üç gün bekliyor.

Büyük sınav o kayalıkların önünde geliyor. Rüzgâr dönüyor, motor stop ediyor, tekne kayalara doğru sürükleniyor. Hatice ilk kez tek başına kürek çekip tekneyi açığa çıkarıyor. Ödül bu sınavın ardından geliyor. Ağlar dolu dönüyor. Ama asıl ödül balık değil. Hatice ilk kez denizden korkmadan eve dönüyor.

Dönüş: yoldan iksire

Dönüş yolu, kahramanın kazandığını sıradan dünyaya taşımaya çalıştığı aşama. Hatice balığı kooperatife götürüyor. Nuri kooperatif başkanını ayarlamış. Balık alınmıyor, borç için verilen süre doluyor.

Hatice'nin dirilişi kahvede. Balıkçıların önünde Nuri'ye karşı konuşuyor. Kocası hakkında, borç hakkında, kendi hakkında. Yıllarca susan kadın ilk kez yüksek sesle konuşuyor. O an eski Hatice ölüyor.

Hatice'nin iksiri tek başına bir zafer değil. Sevgül ve kocalarını denizde kaybetmiş dört kadınla birlikte kendi satış ağlarını kuruyorlar. Son sahnede iskelede tek tekne değil, üç tekne var.

Eleştirel kullanım

Kemal'in istediği sahte ölüm anı tam böyle bir zorlama olurdu. Zeynep ona Hatice'yi denize düşürüp boğulacakmış gibi göstermeyi önerdi. Ama hikâyenin dirilişi zaten kahvede, bir konuşmada yaşanıyordu. Suya düşme sahnesi modelin bir kutusunu dolduruyordu, Hatice'nin hikâyesini değil.

Modelin başka tuzakları da var. Her yolculuğu fiziksel bir yolculuk sanmak bunlardan biri. Kahramanı mentorun ya da olayların elinde edilgen bir figüre çevirmek bir başkası. Ve her kültürün hikâyesini tek bir kahramanın zaferine indirgemek. Hatice'nin hikâyesi sonunda bir topluluğun hikâyesi. Çember tek kişi için çizilmiş. Zeynep'in senaryosu ise beş kadının hikâyesiyle bitiyor.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Çemberi yazdıktan sonra koy. İlk taslağı modelsiz yaz. Sonra çemberi yan yana koy ve nerede eksik kaldığını gör.

Sıradan dünyayı sevdir. Kahraman ne kadar değerli bir şeyi bırakıyorsa ayrılış o kadar ağır olur.

Reddi gerçek bir korkudan kur. Kahraman yalnızca naz yaptığı için reddetmesin. Kaybedeceği şey seyirciye görünür olsun.

Reddi başkasına ver. Bazen çağrıya kahraman değil, çevresi direnir. Bu da bir red biçimidir.

Mentoru bir öğretmen değil bir kapı olarak düşün. Mentorun işi her şeyi öğretmek değil, kahramanı eşikten geçirmek.

Mentoru zamanında çıkar. Mentor kahramanın yerine iş yapmaya başlarsa kahraman edilgenleşir. Doğru zamanda uzaklaştır.

Eşiği bir yer olarak kur. Bir iskele, bir kapı, bir pencere. Seyirci eşiğin geçildiğini görmeli.

Müttefiklerini ve düşmanlarını sınav olarak kullan. Her yeni karakter kahramanı bir yönden sınasın.

Derin mağarayı iç dünyaya bağla. Mekân korkutucu olabilir, ama asıl korku kahramanın içinde durmalı.

Büyük sınavı kahramanın kendi eliyle kazandır. Kurtuluş dışarıdan gelirse ödül boşalır.

Ödülü beklenmedik bir yere koy. Hazine bir nesne olmak zorunda değil. Bir cümle, bir bilgi, bir cesaret olabilir.

Dirilişi fiziksel ölüme bağlama. Eski benliğin ölümü bir konuşmada, bir kararda, bir vedada da yaşanabilir.

İksiri topluluğa dağıt. Kahramanın kazandığı şey başkalarına geçerse değişim kalıcı görünür.

Yolculuğu içe çevir. Kahraman bir odadan hiç çıkmadan da bu aşamaların hepsinden geçebilir.

Aşamaları sırasıyla kullanmak zorunda değilsin. Bazı hikâyeler aşamaları karıştırır, bazıları birini atlar. Sıra, hikâyenin mantığından gelsin.

Aşama zorlamasını yakala. Bir sahne yalnızca modeli tamamlamak için varsa, o sahneyi kes.

Başka kültürlerin kalıplarını da oku. Her kültürün kahramanı aynı biçimde kurmadığını unutma. Bazı anlatılarda kahraman savaşmaz, onarır.

Topluluk merkezli bir hikâyede tek kahraman arama. Bazı hikâyelerin merkezi bir kişi değil, bir grup ya da bir köydür.

Yapımcıya çemberi değil hikâyeyi savun. Biri bir aşamanın eksik olduğunu söylediğinde, o aşamanın neden hikâyene ait olmadığını anlatabilmelisin.

Modeli bir tanı aracı olarak kullan. Taslak tıkandığında çembere bak. Hangi aşamada kaldığını görmek bazen çözümü getirir.

Kalıbı kırdığın yeri bil. Bir aşamayı bilerek atlıyorsan bunu nedeniyle birlikte not et. Kırılan beklenti de seyircide bir etki bırakır.

Aşamaların uzunluğunu dengele. Ayrılış çok uzarsa film geç başlar. Dönüş çok kısalırsa değişim inandırıcı olmaz.

Mentoru kahramanın aynası yap. Mentor, kahramanın olabileceği ya da olmaktan korktuğu kişiyi göstersin. Rıza, denizden vazgeçmiş bir balıkçı olarak Hatice'nin önündeki öbür yolu taşıyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Her büyük hikâye kahramanın yolculuğundan geçer."
Doğrusu

Geçmez. Model bir gözlemden doğdu; pek çok güçlü hikâye çemberin dışında kurulur.

Yaygın yanlış"On iki aşamanın hepsi olmalıdır."
Doğrusu

Olmamalı. Bazı aşamalar bir hikâyede yer bulmaz; onları zorla eklemek hikâyeyi bozar.

Yaygın yanlış"Yolculuk fiziksel bir yolculuktur."
Doğrusu

Değildir her zaman. Kahraman bir odadan çıkmadan da bütün aşamaları yaşayabilir.

Yaygın yanlış"Mentor yaşlı ve bilge bir erkektir."
Doğrusu

Değildir. Mentor bir çocuk, bir hayvan, bir kitap ya da bir hatıra olabilir.

Yaygın yanlış"Çağrının reddi bir zaaftır."
Doğrusu

Değildir. Red, çağrının bedelini gösterir ve kabulü anlamlı kılar.

Yaygın yanlış"Kahraman her zaman bir düşmanı yener."
Doğrusu

Yenmez. Bazı kahramanlar düşmanı iyileştirir, bazıları ona dönüşür, bazıları onunla uzlaşır.

Yaygın yanlış"Diriliş gerçek bir ölümden dönüştür."
Doğrusu

Değildir. Eski benlik kalabalık bir kahvede, tek bir konuşmayla da ölebilir.

Yaygın yanlış"Model yalnızca fantastik filmlere uyar."
Doğrusu

Uymaz yalnız onlara. Bir mahalle draması da bir aile komedisi de çembere oturabilir.

Yaygın yanlış"Model evrenseldir, her kültürde aynıdır."
Doğrusu

Değildir. Farklı kültürlerin anlatıları farklı kahramanlar ve farklı sonlar kurar.

Yaygın yanlış"İksir bir nesnedir."
Doğrusu

Değildir. Bir bilgi, bir cesaret ya da bir ilişki de iksir olabilir.

Yaygın yanlış"Aşamalar sırayla gelmelidir."
Doğrusu

Gelmek zorunda değil. Sıra hikâyenin mantığından doğar, modelden değil.

Yaygın yanlış"Kahramanın yolculuğu tek bir kahraman ister."
Doğrusu

İstemez. Bir grup ya da bir topluluk da yolculuğa çıkabilir.

Yaygın yanlış"Modeli bilmek iyi hikâye yazmayı garanti eder."
Doğrusu

Etmez. Model bir haritadır; yolu yine yazar yürür.

Yaygın yanlış"Campbell bu modeli senaristler için yazdı."
Doğrusu

Yazmadı. Campbell mitleri inceliyordu; modeli senaryo dünyasına sonradan başkaları taşıdı.

Yaygın yanlış"Eşik bekçisi asıl düşmandır."
Doğrusu

Değildir çoğu zaman. Eşikte duran figür kahramanı sınar, sonra bazen bir müttefike dönüşür.

Yaygın yanlış"Ödül yolculuğun sonudur."
Doğrusu

Değildir. Ödülden sonra dönüş yolu gelir ve kazanılanı eve taşımak çoğu zaman en zor kısımdır.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Kahramanın yolculuğu mitlerde gözlenmiş ortak bir iskelettir.
  • Model on iki aşama olarak senaryo dünyasında yaygınlaştı.
  • Sıradan dünya, değişimi ölçecek başlangıç çizgisidir.
  • Maceraya çağrı sıradan dünyayı bozar.
  • Çağrının reddi çağrının bedelini gösterir.
  • Mentor kahramanı eşikten geçiren kişidir.
  • Eşiği geçiş, olağanüstü dünyaya giriştir.
  • Sınavlar, müttefikler ve düşmanlar kahramanı biçimlendirir.
  • Derin mağara iç dünyadaki en büyük korkuya bağlanır.
  • Büyük sınav kahramanın kendi eliyle kazanılmalıdır.
  • Diriliş eski benliğin ölümüdür.
  • İksirle dönüş değişimi topluluğa taşır.
  • Yolculuk fiziksel olmak zorunda değildir.
  • Aşama zorlaması hikâyeyi başkasına benzetir.
  • Farklı kültürler farklı kahramanlar kurar.
  • Model bir tarif değil, yazarın elindeki bir haritadır.
  • Boş bir kutu her zaman bir eksiklik anlamına gelmez.

Sonraki derse köprü

Kahramanın yolculuğu mitlerden gelen büyük aşamalarla çalışıyor: çağrı, eşik, mağara, iksir. Senaryo yazarlarının kullandığı başka bir model aileleri daha var. Bunlar aşamaları sayfalara bağlıyor. Filmin ilk karesine bir açılış imgesi koyuyor, hikâyeyi başlatan olaya katalizör diyor ve kahramanın tereddüdünü kendi adıyla bir vuruş yapıyor. Sonraki ders bu beat tabanlı modelleri inceliyor ve onların da bir harita mı yoksa bir kalıp mı olduğunu soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — yağmurlu bir pencere, masada bir senaryo ve bir fotokopi çember.
  • Sıradan dünya — Cunda'da bir iskele, ağ onaran eller.
  • Çağrı — kapıda bir alacaklı, elinde bir kâğıt.
  • Red — gece teknenin başında oturan bir kadın siluet olarak.
  • Eşik — limanın ağzından çıkan tek bir tekne, iskelede kalabalık.
  • Derin mağara — kayalıklara doğru dönen bir teknenin burnu.
  • Diriliş — kahvede ayağa kalkan bir kadın, susan masalar.
  • İksir — iskelede yan yana bağlanmış üç tekne.
  • Aşama zorlaması — çemberin bir kutusuna zorla itilen bir kart, kenarları kırışıyor.

Ritim

Çember görüntüsü her ana aşamada yeniden beliriyor ve Hatice'nin sahnesi o kutuya oturuyor; eleştirel bölümde kutulardan biri boş kalıyor ve çember açık bırakılıyor.