Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- İyi insan bir örnek, kötü insan bir uyarı, kusurlu insan bir hikâyedir.
- Bedeli olmayan kusur bir takıdır.
- Üç merkez tipi de meşrudur; seçim metnin sorusundan çıkar, modadan değil.
- Geleneksel kahramanın beş işareti vardır ve en az biri zorlanmalıdır.
- Korkmayan karakter cesur değil bilgisizdir.
- Anti-kahramanın bir haklılık noktası olmalıdır; yoksa merkez değil karşıt olur.
- Bencil amaç küçümsendiğinde metin kendi merkezini aşağılar.
- Onaylamadan izlemek için yetkinlik, dürüstlük ya da haklılıktan biri gerekir.
- Kusurlu merkez, kendi sorununa katkıda bulunan merkezdir.
- Kusurun kanıtı somut zarardır; zarar yoksa kusur bir kişilik notudur.
- Gelişme ve gerileme son ana kadar mümkün görünmelidir.
- Gerileme meşru bir finaldir; şartı, karakterin kendi kararlarından çıkmasıdır.
Açılış sahnesi
Aynı kaldırımda, üç ayrı gün, üç ayrı kişi bir cüzdan buluyor.
Birincisi cüzdanı açıyor, kimliğe bakıyor, adresi buluyor ve o akşam kapıya bırakıyor. İçinden hiçbir şey almıyor. Teşekkür edilmesini beklemeden gidiyor.
İkincisi parayı alıyor, cüzdanı çöpe atıyor, akşam yemekte hiç aklına gelmiyor.
Üçüncüsü parayı alıyor. Sonra iki gün boyunca uyuyamıyor. Üçüncü gün cüzdanı bir zarfa koyup adrese bırakmaya gidiyor — para eksik, ama en azından kimlik geri dönsün diye. Kapıda yakalanıyor. Adam onu hırsız sanıyor, bağırıyor, komşular çıkıyor.
Birincisi iyi bir insan, ikincisi kötü bir insan. Üçüncüsü bir hikâye.
Şimdi bu üçünün neden aynı ağırlıkta olmadığına bakalım.
Birinci kişinin yaptığı doğru ve hiçbir sonuç doğurmuyor; cüzdan sahibine dönüyor, hayat devam ediyor. İkinci kişinin yaptığı yanlış ve yine hiçbir sonuç doğurmuyor; kimse aramıyor, kimse bulmuyor.
Üçüncü kişi ise kendi kararıyla bir sorun yaratıyor ve sonra o sorunun içinde yaşamak zorunda kalıyor. Kapıda bağıran adam, çıkan komşular, ertesi gün mahallede konuşulacak şey — hepsi onun bir hamlesinden çıkıyor.
Ve burada yazarın en sık düştüğü tuzak var. Bu ayrımı duyan yazar karakterine bir kusur ekliyor ve işi bitmiş sayıyor.
Oysa üçüncü adamın hikâyesi kusurundan değil, kusurunun bir sonuç doğurmasından geliyor. Bedeli olmayan kusur bir takı.
Bu derste ne olacak
Merkeze koyulabilecek üç insan tipi var ve üçü de meşru: geleneksel kahraman, anti-kahraman ve kusurlu başkarakter. Bu ders üçünü ayırıyor, her birinin hangi metin türünde çalıştığını gösteriyor ve en çok yapılan karışıklığı çözüyor — kusurlu olmakla ilginç olmak aynı şey değil. Geleneksel kahramanın beş işaretiyle başlayacağız, sonra anti-kahramanın kendine ait mekanizmasına geçeceğiz. En sonda kusurlu merkez duracak; üçü içinde hem en yaygın hem en yanlış anlaşılan tip o. Örnekler on iki metinden gelecek ve her birinde aynı şeyi arayacağız: karakterin kusuru bir sonuç doğuruyor mu, yoksa yalnız bir tarif mi?
Sıfır noktası
Anti-kahraman, protagonist olan ama geleneksel erdemleri taşımayan karakterdir. Geleneksel kahraman ise kendi arketipini ve yolculuğunu tamamlayan karakterdir.
Bu ders o tanımları bir seçim tablosuna çeviriyor ve üçüncü bir sütun ekliyor: kusurlu merkez. Müfredatta ayrı durmasının sebebi de bu — kusurluluk erdemle değil işlevle ölçülüyor. Yani üç sütun üç ayrı soruyu cevaplıyor: karakter neyi istiyor, hangi erdemleri taşıyor ve kendi başına gelenlerde payı var mı?
Çünkü asıl soru "hangisi daha iyi" değil. Üçü de iyi, üçü de kötü yazılabiliyor; üçünün de başyapıtı ve üçünün de çöp örneği var. Soru şu: bu metnin anlatmak istediği şey hangisini gerektiriyor?
Bir de tarihsel bir not gerekiyor, çünkü bu alanda moda ile ihtiyaç sık karışıyor. Uzun süre merkezde yalnız geleneksel kahraman vardı; sonra anlatı o kalıbın dışına çıktı ve merkeze bencil, kararsız, kusurlu insanlar yerleşti. Bu bir ilerleme değil bir genişleme — eski biçim geçersizleşmedi, yenisi eklendi. Bugün bir metnin geleneksel kahraman taşıması geri kalmışlık değil; anti-kahraman taşıması da otomatik olarak derinlik değil.
Ölçü şu: merkezin tipi, metnin sorduğu soruya cevap veriyor mu?
Soruyu tersinden kurmak da işe yarıyor. Bir dayanışma anlatısına anti-kahraman koyduğunda metin kendi vaadini yalanlıyor; bir sistem eleştirisine kusursuz kahraman koyduğunda sistemin gücü küçülüyor. Yani tip seçimi bir karakter kararı değil, bir tema kararı.
Bir de kavram karışıklığını baştan kaldıralım. Anti-kahraman ile kusurlu başkarakter aynı şey değil. Anti-kahraman erdem eksenine göre tanımlanıyor — geleneksel erdemleri taşımıyor. Kusurlu başkarakter ise işlev eksenine göre tanımlanıyor: kendi sorununa katkıda bulunuyor. Bir karakter erdemli olup kusurlu da olabiliyor. Hatta en verimli metinlerin bir kısmı tam olarak orada duruyor: iyi niyetli, cesur, sorumluluk taşıyan bir insanın kendi eliyle her şeyi bozması.
Mekanizma
Geleneksel kahramanın beş işareti
Geleneksel kahraman beş şeyle tanınıyor ve beşi de bir arada bulunmak zorunda değil.
Toplumsal olarak olumlu amaç: peşinde koştuğu şey kendisinden fazlasına yarıyor. Fedakârlık: bu amaç için kendine ait bir şeyden vazgeçiyor. Cesaret: korktuğu hâlde ilerliyor — korkmaması cesaret değil, bilgisizlik. Sorumluluk: kendi eylemlerinin faturasını üstleniyor. Dönüşüm: metnin sonunda başındaki kişi değil.
Beş işaretin hepsini taşıyan karakter bir tehlike de getiriyor: tahmin edilebilirlik. Bu yüzden iyi kahraman metinlerinde en az bir işaret zorlanıyor — cesaretin tükendiği bir sahne, sorumluluğun reddedildiği bir an.
Hangi işaretin zorlanacağı da rastgele değil. Metnin tematik sorusu neyse, o soruya en yakın işaret seçiliyor. Sorumluluk üzerine kurulmuş bir metinde sorumluluğun reddedildiği an, cesaret üzerine kurulmuş bir metinde korkunun kazandığı an. Zorlanan işaret, metnin gerçekten ne sorduğunu da söylüyor.
Anti-kahramanın mekanizması
Bencil amaç ise üçüncü işaret. Karakter kendi için bir şey istiyor ve bunu gizlemiyor. Metnin bu noktada yapması gereken tek şey var: amacı küçültmemek. Bencil amaç ciddiye alındığında karakter taşınıyor; küçümsendiğinde metin kendi merkezini aşağılıyor ve seyirci onu takip etmeyi bırakıyor.
Kusurlu başkarakter
Üçüncü tip hem en yaygın hem en çok yanlış anlaşılan.
Üç tipi bir arada tutan tek ölçüt de burada beliriyor: metin karakterin hükmünü kime bırakıyor? Geleneksel kahraman metinlerinde hükmü metin veriyor, anti-kahraman metinlerinde seyirciye bırakıyor, kusurlu merkez metinlerinde ise hüküm hiç verilmiyor — yalnız sonuçlar gösteriliyor. Üçü de meşru ve üçü ayrı bir seyirci sözleşmesi kuruyor.
Yazarın işi bu sözleşmeyi baştan seçmek ve metnin sonuna kadar bozmamak. Ortasında değişen sözleşme, seyircinin metne olan güvenini bitiriyor.
Filmlerden okuma
Usta katmanı
Üç tipten birini bilerek seç. Karar, karakterin kişiliğinden değil metnin sorusundan çıkmalı. Bir sistem eleştirisi anti-kahramanla, bir dayanışma anlatısı geleneksel kahramanla, bir aile draması kusurlu merkezle daha iyi çalışıyor.
Kahraman yazıyorsan bir işareti zorla. Beş işaretin hepsi sağlam duran karakter tahmin edilebilir oluyor. Cesaretin tükendiği ya da sorumluluğun reddedildiği tek bir sahne, kalan dördünü de inandırıcı kılıyor.
Anti-kahramana bir haklılık noktası ver. Dünyanın ona gerçekten haksızlık ettiği bir yer olmalı. O nokta olmadan karakter merkez değil karşıt oluyor ve seyirci onu izlemek yerine yenilmesini bekliyor.
Bencil amacı küçültme. Karakterin istediği şeyi metin ciddiye almalı. Küçümsendiği anda merkez aşağılanıyor ve seyirci takibi bırakıyor.
Onaylamadan izlemenin üç şartından birini kur. Yetkinlik, dürüstlük ya da haklılık. Biri yeterli, ikisi rahat, üçü fazla; hiçbiri yoksa metin izlenmiyor.
Kusuru soruna bağla. Karakterin eksikliği, metnin ana sorununun oluşumunda pay sahibi olmalı. Bağ yoksa elindeki kusurlu merkez değil, talihsiz merkez.
Süs kusurunu sınamayla ayıkla. Kusuru sil ve metni oku. Hiçbir şey değişmiyorsa o kusur bir takıydı; ya bir sonuca bağla ya kaldır.
Zararı sahnede göster. Kusurun kanıtı somut bir zarar. Kimsenin canı yanmıyorsa kusur bir kişilik notu olarak kalıyor.
İki yönü de son ana kadar açık tut. Gelişme ve gerileme ikisi de mümkün görünmeli. Tek yön açık kaldığında seyirci sonucu erken biliyor ve son perdeyi merak etmiyor.
Gerilemeyi bir final olarak kabul et. Kusurlu merkez düzelmek zorunda değil. Şart, gerilemenin karakterin kendi kararlarından çıkması — dışarıdan gelen çöküş bir talihsizlik anlatısı üretiyor.
Anti-kahraman ile kusurluyu karıştırma. Biri erdem ekseninde, öteki işlev ekseninde tanımlanıyor. Erdemli ve kusurlu bir merkez pekâlâ yazılabiliyor; en verimli metinlerin bir kısmı tam olarak orada duruyor.
Metnin hükmünü ne zaman vereceğine karar ver. Ahlaki belirsizlik bir tercih; ama her şeyi belirsiz bırakan metin hiçbir şey söylememiş oluyor. Belirsizliğin nerede bittiğini bilmek de bu işin bir parçası.
Seyirci sözleşmesini ortada değiştirme. Hükmü metnin vereceğini ilan edip sonra seyirciye bırakmak, ya da tersi, güveni bitiriyor. Sözleşme baştan kurulur ve sonuna kadar aynı kalır.
Kusurlu merkezi sevimsizleştirmeden yaz. Zarar üretmek ile itici olmak ayrı şeyler. Kusur karakterin en çok önemsediği şeyden çıkıyorsa seyirci onu bırakmıyor; keyfî bir huydan çıkıyorsa bırakıyor.
Zorlanacak işareti temadan seç. Kahraman yazıyorsan hangi işareti kıracağın metnin sorusundan çıkmalı. Rastgele seçilen kırılma, karakteri zayıflatıyor ama metne hiçbir şey söyletmiyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Anti-kahraman daha derin bir seçimdir."
Otomatik olarak değil. Tip, metnin sorusuna cevap verdiğinde derinleşiyor; moda olduğu için seçildiğinde yalnız tanıdık bir kalıba dönüşüyor.
Yaygın yanlış"Kusur eklemek karakteri derinleştirir."
Kusurun kendisi değil, kusurun sonucu derinleştiriyor. Hiçbir zarar üretmeyen kusur bir takı; karakter tarifi büyüyor, hikâye büyümüyor.
Yaygın yanlış"Anti-kahraman ile kusurlu başkarakter aynı şeydir."
Farklı eksenler. Biri erdemlere göre, öteki kendi sorununa katkısına göre tanımlanıyor. Erdemli ve kusurlu bir merkez yazılabiliyor ve çok verimli.
Yaygın yanlış"Geleneksel kahraman artık işe yaramıyor."
İşe yarıyor ve bazı metinler onsuz yazılamıyor. Eski biçim geçersizleşmedi; yenisi eklendi. Seçim moda değil ihtiyaç meselesi.
Yaygın yanlış"Seyirci onaylamadığı karakteri izlemez."
İzliyor, ama bedava izlemiyor. Yetkinlik, dürüstlük ya da haklılıktan en az biri gerekiyor; biri varsa onaylamadan sonuna kadar takip ediyor.
Yaygın yanlış"Kusurlu merkez sonunda düzelmeli."
Düzelmek zorunda değil. Gerileme de bir final ve bazı metinlerin tek dürüst finali. Şart, çöküşün karakterin kendi kararlarından çıkması.
Yaygın yanlış"Kötü şeyler yaşayan karakter kusurludur."
Yaşamak edilgen bir hâl. Kusurlu merkez kendi sorununa katkıda bulunuyor; başına gelenlerle tanımlanan karakter kusurlu değil talihsiz.
Yaygın yanlış"Ahlaki belirsizlik hüküm vermemektir."
Hüküm vermemekle hiçbir şey söylememek arasında fark var. Belirsizlik bir alan açıyor; alanın da bir sınırı olmalı, yoksa metin kendi konusunu terk ediyor.
Yaygın yanlış"Kahramanın korkmaması cesarettir."
Korkmayan karakter cesur değil, bilgisiz. Cesaret ancak korkunun gösterildiği yerde okunuyor ve o yüzden korkuyu göstermeyen kahraman metinleri düz kalıyor.
Yaygın yanlış"Kusurlu merkez seyirciyi itiyor."
Zarar üretmekle itici olmak ayrı. Karakterin kusuru en çok önemsediği şeyden çıktığında seyirci onu anlıyor; keyfî bir huydan çıktığında bırakıyor. Fark kusurun büyüklüğünde değil, kökünde.
Yaygın yanlış"Üç tip birbirine karışmaz."
Karışıyor ve karışması sorun değil. Sorun, metnin hangi sözleşmeyi kurduğunu bilmemesi: hükmü kendisi mi verecek, seyirciye mi bırakacak, hiç vermeyecek mi? Karışan tip değil, sözleşme.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- İyi insan bir örnek, kötü insan bir uyarı, kusurlu insan bir hikâyedir.
- Bedeli olmayan kusur bir takıdır.
- Üç merkez tipi de meşrudur; seçim metnin sorusundan çıkar, modadan değil.
- Geleneksel kahramanın beş işareti vardır ve en az biri zorlanmalıdır.
- Korkmayan karakter cesur değil bilgisizdir.
- Anti-kahramanın bir haklılık noktası olmalıdır; yoksa merkez değil karşıt olur.
- Bencil amaç küçümsendiğinde metin kendi merkezini aşağılar.
- Onaylamadan izlemek için yetkinlik, dürüstlük ya da haklılıktan biri gerekir.
- Kusurlu merkez, kendi sorununa katkıda bulunan merkezdir.
- Kusurun kanıtı somut zarardır; zarar yoksa kusur bir kişilik notudur.
- Gelişme ve gerileme son ana kadar mümkün görünmelidir.
- Gerileme meşru bir finaldir; şartı, karakterin kendi kararlarından çıkmasıdır.
Sonraki derse köprü
Merkezin tipini seçtin. Kahraman, anti-kahraman ya da kusurlu; hangisi olursa olsun elinde artık bir insan var.
Ve şimdi çoğu yazarın yanlış sorduğu soru geliyor: seyirci onu sevecek mi?
Soru yanlış çünkü sevgi, seyircinin bir karakterle kurduğu bağın yalnız bir biçimi ve en zayıflarından biri. Sevilmeyen ama bırakılamayan karakterler var. Sevimli olduğu hâlde kimsenin umursamadığı karakterler de var.
Asıl soru şu: seyirci bu karakteri neden takip etsin? Cevabın birden fazla yolu var ve sevgi bunlardan yalnız biri.
Sıradaki derste sevilebilirlik yerine bağ kurmayı çalışacağız.