İçeriğe geç

Ders 17.6

İçsel antagonist

Senaryo Akademisi — Bölüm III, Modül 17

2.807 kelime14 film örneği≈ 13 dk okuma≈ 19 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. İçsel çatışma, içeride kaldığı sürece çatışma değil bir bilgidir.
  2. Bir iç sıkıntının antagonist olması için mantığı, sürekliliği ve hamlesi olmalıdır.
  3. İç hamle bir eylemdir; çoğu zaman eylemsizlik biçimindeki bir eylem.
  4. İçeriden gelen karşıtlık bir metni yalnız taşıyamaz; her zaman bir dış duruma yaslanır.
  5. Suçluluk telafi üretir ve telafi bir amaçtır; utanç saklanma üretir ve saklanmak amaç değildir.
  6. İçerideki şey bir işe yarar; yaramasa çoktan bırakılırdı.
  7. İyileşme bir kazanç değil bir kayıp olarak yazılır.
  8. Dış antagonistin sınadığı şey ile içerideki gücün koruduğu şey aynı olmalıdır.
  9. Tekrar ancak bedel arttığında mekanizmaya dönüşür.
  10. İçerideki şey en çok bir başka insanın yanında görünür.
  11. Kaçırılan fırsat ne kadar tartışmasız iyiyse o kadar çok şey söyler.
  12. Fiziksel seçimin gücü sessizliğinden gelir.
  13. Sıkışınca yapılan, sakinken söylenenden daha doğrudur.
  14. Dışsallaştırılan nesne bir işaret olabilir, sebep olamaz.

Açılış sahnesi

Bir adam bir kapının önünde duruyor.

Kapının arkasında istediği şey var. Bunu biliyor. Kapı kilitli değil, arkasında kimse beklemiyor, kapıyı açmasını engelleyecek hiçbir kural yok. Kolu çevirmesi yeterli.

Adam kolu çevirmiyor.

Geri dönüyor, aşağı iniyor, arabaya biniyor. Yolda kendine bir şey söylüyor: "Bugün olmadı." Ertesi gün yine geliyor ve aynı şey oluyor.

Şimdi bu sahneyi yazmanın kolay yolu var: adamın içinden geçenleri anlatmak. Korkuyor, kendine güvenmiyor, hak etmediğini düşünüyor.

Ama bunların hiçbiri sahnede yok.

Sahnede yalnız bir kapı var, bir el var ve elin kola değmemesi var. Seyircinin gördüğü tek şey bu.

İçsel çatışma, içeride kaldığı sürece çatışma değil. Yalnız bir bilgi.

Bir yazar bu sahneyi yazarken iki yoldan birini seçiyor. Ya adamın içinden geçenleri bir iç sesle söyletiyor — ve sahne bir açıklamaya dönüşüyor. Ya da kapıyı, eli ve aradaki mesafeyi bırakıyor, hiçbir şey söylemiyor.

İkincisi zor, çünkü yazarın bildiği şeyi göstermemek gerekiyor. Ama ilkinde bir sorun var: açıklanan bir engel artık engel olmuyor. Seyirci onu tanıdığı anda karakterin yerine geçip kolu çeviriyor.

Bu dersin bütün meselesi şu — içerideki şeyi dışarı çıkarmak. Anlatarak değil. Kapıyı, eli ve mesafeyi kullanarak.

Bu derste ne olacak

Bu modülün açılış dersi içsel antagonisti tanımlarken bir not düşmüştü: karşımızdaki şey bir sıfat listesi değil, işleyen bir düzenek olmalı. Şimdi o düzeneği kuruyoruz. Önce içsel karşı gücün antagonist sayılabilmesi için ne gerektiğini konuşacağız — çünkü her iç sıkıntı bir antagonist değil. Sonra dokuz biçime bakacağız: korku, bağımlılık, suçluluk, utanç, takıntı ve ötekiler. Dersin ikinci yarısı ise tamamen görünür kılmaya ayrılacak; içerideki şeyi sahneye çıkaran yedi araç var ve hiçbiri iç ses değil. Örnek olarak on dört yapıma bakacağız; biri tek replik kullanmadan çalışan bir animasyon.

Sıfır noktası

Bir iç sıkıntı ile bir içsel antagonist arasında fark var ve bu fark teknik.

Karakterin üzgün olması bir iç sıkıntı. Karakterin, üzgün olduğu için istediği şeye yaklaştıkça geri çekilmesi bir antagonist.

Ayrımı yapan şey tek bir şart: karşı koyma. Modülün açılışındaki tanım burada da geçerli; karşı güç dediğimiz şey kendi iç mantığını taşıyor ve kesintiye uğramadan direniyor. İçeriden gelen de aynı ölçüyü karşılamak zorunda.

Üç kalem gerekiyor.

Kendi mantığı. İçsel engel bir gerekçeye dayanmalı ve gerekçe karakterin geçmişinde bir yere oturmalı. Kurucu korku, karakterin bir daha yaşamamak için hayatını düzenlediği kaybın korkusudur. Savunma davranışı, bir deneyimin tekrarlanmasını engellemek için geliştirilen otomatik harekettir. Buradaki mantık oradan geliyor.

Süreklilik. Bir kez ortaya çıkıp kaybolan iç sıkıntı bir sahne. Her amaç yaklaşımında geri gelen iç sıkıntı bir karşı güç.

Hamle. Ve bu en çok atlanan kalem. Bir antagonist bir şey yapar. İçsel olan da yapmak zorunda.

Hamle her zaman bir eylem — hatta çoğu zaman bir eylemsizlik biçimindeki eylem. Duygunun kendisi hamle değil.

Bu üç kalem bir arada bulunmadığında elde kalan şey bir karakter özelliği oluyor. Karakter özelliği metni renklendiriyor ama ilerletmiyor; ilerleten şey karşı koyma.

Bir de sıra meselesi var. İçsel antagonist genellikle metnin başında görünmüyor, çünkü henüz sınanmıyor. İlk perdede bir tuhaflık olarak duruyor, ikinci perdede bir engel hâline geliyor, üçüncüde asıl mesele oluyor. Bu sıra bozulduğunda — yani içerideki şey en baştan adı konmuş bir sorun olarak sunulduğunda — metnin geri kalanı onu tekrar etmekten ibaret kalıyor.

Ve bir uyarı: içeriden gelen karşıtlık bir metni yalnız taşıyamıyor. Dışarıda hiçbir baskı yokken içeride olan bitenin görünmesi mümkün değil, çünkü sınanacak bir şey yok. İçsel karşıtlık her zaman bir dış duruma yaslanıyor.

Mekanizma

Dokuz biçim

İçsel engeller sınırlı sayıda ve her biri ayrı bir davranış üretiyor.

Korku — belirli bir sonuçtan kaçınmak için hayatı daraltmak. Bağımlılık — bir maddeye, kişiye ya da duruma bağlanmış rahatlama ihtiyacı. Yanlış inanç — kusurun altındaki, doğru sanılan önerme. Suçluluk — yapılmış bir şeyin bedelini ödemeyi sürdürme ihtiyacı. Utanç — suçluluğun aksine, yapılan bir şeye değil olunan şeye bağlı. Kendini sabote etme — başarıya yaklaşınca zarar verme. Kararsızlık — seçmemeyi bir strateji hâline getirme. Takıntı — tek bir şeyin bütün öbür şeyleri yutması. Kontrol ihtiyacı — belirsizliğe dayanamama.

Suçluluk ile utanç arasındaki fark özellikle önemli, çünkü ikisi ayrı metin üretiyor. Suçlu karakter telafi arıyor ve telafi bir amaç; utançlı karakter saklanıyor ve saklanmak bir amaç değil. Utanç hikâyeleri bu yüzden daha zor yazılıyor.

Neden gitmiyor

Bu kalem olmadan içsel antagonist açıklanamıyor. "Neden bırakmıyor?" sorusunun tek geçerli cevabı bu — bırakmıyor, çünkü karşılığında bir şey alıyor.

Ve dramatik değeri de burada: karakterin iyileşmesi bir kazanç değil bir kayıp olarak yazıldığında sahne gerçek oluyor. Bırakmak, bir korunmayı da bırakmak demek.

Eşleşme yoksa metin ikiye bölünüyor: bir tarafta dış mücadele, öteki tarafta iç mesele ve ikisi birbirine değmiyor. Eşleşme varsa dış antagonistin her hamlesi aynı anda içerideki şeyi de sınıyor — ve tek bir sahne iki iş birden yapıyor.

Görünür kılmak

Yedi araç var ve hiçbiri iç ses değil. Ortak mantıkları şu: içerideki şey doğrudan gösterilemiyor, ancak bıraktığı iz üzerinden okunuyor. Yara yerine iz, yaranın kendisi değil bugüne bıraktığı izin gösterilmesidir; buradaki yedi araç o izin yedi ayrı biçimi.

Davranış. Karakterin, açıklamadığı ama tekrarladığı hareketleri. En temel araç ve en az kullanılan.

İlişki sorunu. İçerideki şeyin en görünür olduğu yer bir başka insanın yanı. Karakter yalnızken sakin, birinin yanında dağılıyorsa mesele orada.

Kaçırılan fırsat. Karakterin önüne gelen ve alamadığı şey. Fırsat ne kadar açıkça iyi olursa, alınamaması o kadar çok şey söylüyor.

Dış dünyadaki sonuç. İçerideki şeyin gerçek bir kayba yol açması: bir iş, bir ilişki, bir para, bir yıl. Sonucu olmayan iç çatışma bir ruh hâli.

Tehlikesi de var: dışsallaştırılan şey bir başka karaktere dönüştüğünde içsel antagonist kaybolup gidiyor. Ölçü şu — nesne ya da kişi bir sebep değil bir işaret olmalı.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Duyguyu hamleye çevir. "Korkuyor" bir tarif. "Kolu çevirmiyor" bir sahne. Her iç durumu bir eyleme ya da bir eylemsizliğe bağla.

Amaç yaklaşımını işaretle. İçsel antagonist karakter hedefe yaklaştığında devreye girer. Metninde bu anları bul; hamleler oralarda olmalı.

İkincil kazancı yaz. İçerideki şey bir işe yarıyor. Neye yaradığını tek cümlede yazamıyorsan karakterin neden bırakmadığını da açıklayamazsın.

İyileşmeyi kayıp olarak yaz. Bırakmak bir korunmayı da bırakmak demek. Sahne, kazanç gibi yazıldığında ucuzluyor.

Dış antagonistle eşleştir. Dışarıdaki gücün sınadığı şey ile içerideki gücün koruduğu şey aynı olmalı. Değilse metin ikiye bölünüyor.

Üç tekrar kur, bedeli artır. Aynı yanlış karar üç kez verilsin ve her seferinde daha pahalıya mal olsun. Aynı bedelle üç tekrar bir mekanizma değil.

Yalnız sahneye güvenme. İçerideki şey en çok bir başka insanın yanında görünüyor. Karakteri yalnız bıraktığın her sahne, aracı elinden alıyor.

Fırsatı açıkça iyi yap. Kaçırılan fırsat ne kadar tartışmasız iyiyse, alınamaması o kadar çok şey söylüyor. Tartışmalı fırsat bir karar olur, bir belirti değil.

Bedenle yaz. Odanın neresinde duruyor, kime sırtını dönüyor, hangi kapıdan çıkıyor. Fiziksel seçimin gücü sessizliğinden gelir.

Somut bir kayıp koy. Bir iş, bir ilişki, bir yıl. Sonucu olmayan iç çatışma bir ruh hâli olarak okunuyor.

Sıkışınca ne yaptığını göster. Karakterin baskı altındaki kararı, sakinken söylediği her şeyden daha doğru. Metnin en pahalı sahnesini oraya kur.

Dışsallaştır ama sebep yapma. Ayna, şişe, ev, alışkanlık — hepsi işaret olabilir, hiçbiri sebep olamaz. Sebep hâline geldiğinde içsel antagonist dışarı taşınmış olur.

İç sesten vazgeç. Anlatıcı sesi ya da düşünce repliği, içerideki şeyi göstermenin değil açıklamanın yolu. Açıklanan iç çatışma sınanmıyor.

Sırayı koru. İçerideki şey birinci perdede bir tuhaflık, ikincide bir engel, üçüncüde asıl mesele olsun. Baştan adı konduğunda metnin geri kalanı onu tekrarlamaktan ibaret kalıyor.

Belirtiden sebebe git. Önce davranışı göster, sonra kaynağını sezdir. Ters sıra bir teşhis metni üretiyor ve teşhisin dramatik karşılığı yok.

Bir kez bile kazandır. İçerideki güç metin boyunca hep kazanıyorsa seyirci mücadeleyi bırakıyor. Karakter bir sahnede kolu çevirsin — sonra bir sonrakinde çeviremesin.

Yalnızlığı ölçülü kullan. Yalnız sahne içerideki şeyi gizliyor. Metnin sonuna doğru bir yalnız sahne değerli oluyor; başında harcanıyor.

Karşı koymayı sına. Elindeki şey karakteri istediğinden uzaklaştırıyor mu? Uzaklaştırmıyorsa bir antagonist değil, bir karakter özelliği yazmışsın.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"İçsel çatışma, karakterin ne düşündüğünü anlatarak yazılır."
Doğrusu

Anlatılan iç çatışma bir bilgi, gösterilen iç çatışma bir mücadele. Seyirci sahnede yalnız davranış görüyor; geri kalanı yazarın notu.

Yaygın yanlış"İçeriden gelen karşıtlık bir metni yalnız taşır."
Doğrusu

Taşımıyor. Dışarıda hiçbir baskı yokken içeride olan biten sınanmıyor ve sınanmayan hiçbir şey görünmüyor. İçsel karşıtlık her zaman bir dış duruma yaslanıyor.

Yaygın yanlış"Karakterin üzgün olması bir iç çatışmadır."
Doğrusu

Bir ruh hâli. Çatışma olması için üzüntünün, karakteri istediği şeyden uzaklaştıran bir davranış üretmesi gerekiyor.

Yaygın yanlış"İçsel engelin sebebi anlatılmalı ki seyirci anlasın."
Doğrusu

Sebep yazarın bilmesi gereken şey; seyircinin görmesi gereken şey belirti. Sebep açıklandığı anda mesele kapanıyor ve kapanan mesele gerilim üretmiyor.

Yaygın yanlış"Suçluluk ile utanç aynı şeydir."
Doğrusu

Suçluluk yapılan bir şeye, utanç olunan bir şeye bağlı. Suçlu karakter telafi arıyor ve telafi bir amaç; utançlı karakter saklanıyor ve saklanmak amaç değil. İkisi ayrı yapı istiyor.

Yaygın yanlış"Aynı hatayı tekrarlatmak seyirciyi sıkar."
Doğrusu

Bedel artmıyorsa sıkar. Aynı karar her seferinde daha pahalıya mal olduğunda tekrar bir mekanizmaya dönüşüyor ve mekanizma sıkmıyor.

Yaygın yanlış"İçsel engel bir karakterle temsil edilebilir."
Doğrusu

Temsil edilebilir ama o karakter bir işaret olarak kalmalı. Sebep hâline geldiği anda içsel antagonist dışsal antagoniste dönüşüyor ve metnin iddiası değişiyor.

Yaygın yanlış"İyileşme sahnesi bir kazanımdır."
Doğrusu

Bırakılan şey bir korunmaydı. Kayıp olarak yazılmayan iyileşme, seyirciye bedavaya alınmış gibi görünüyor.

Yaygın yanlış"İç çatışma yalnız sahnelerde en iyi görünür."
Doğrusu

Tersine. İçerideki şeyin en görünür olduğu yer bir başka insanın yanı; yalnızlık onu gizliyor.

Yaygın yanlış"Karakterin ne olduğunu anlamak için sakin bir sahnede konuşturmak gerekir."
Doğrusu

Sakinken söylenen bir tercih, sıkışınca yapılan bir gerçek. Baskı altındaki karar, bütün diyaloglardan çok bilgi veriyor.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  1. İçsel çatışma, içeride kaldığı sürece çatışma değil bir bilgidir.
  2. Bir iç sıkıntının antagonist olması için mantığı, sürekliliği ve hamlesi olmalıdır.
  3. İç hamle bir eylemdir; çoğu zaman eylemsizlik biçimindeki bir eylem.
  4. İçeriden gelen karşıtlık bir metni yalnız taşıyamaz; her zaman bir dış duruma yaslanır.
  5. Suçluluk telafi üretir ve telafi bir amaçtır; utanç saklanma üretir ve saklanmak amaç değildir.
  6. İçerideki şey bir işe yarar; yaramasa çoktan bırakılırdı.
  7. İyileşme bir kazanç değil bir kayıp olarak yazılır.
  8. Dış antagonistin sınadığı şey ile içerideki gücün koruduğu şey aynı olmalıdır.
  9. Tekrar ancak bedel arttığında mekanizmaya dönüşür.
  10. İçerideki şey en çok bir başka insanın yanında görünür.
  11. Kaçırılan fırsat ne kadar tartışmasız iyiyse o kadar çok şey söyler.
  12. Fiziksel seçimin gücü sessizliğinden gelir.
  13. Sıkışınca yapılan, sakinken söylenenden daha doğrudur.
  14. Dışsallaştırılan nesne bir işaret olabilir, sebep olamaz.

Sonraki derse köprü

Altı ders boyunca karşı gücü tek tek ele aldık. Bir insan, bir kurum, bir düzen, bir iç engel.

Gerçek bir metinde ise bunların hepsi aynı anda var.

Karşıda bir ana antagonist duruyor, etrafında ikincil rakipler dolaşıyor, arkada bir kurum işliyor, üstte bir saat çalışıyor ve içeride bir şey ayak diriyor. Karakterin kendi hataları da bu listeye dahil.

Bunları yan yana koymak yetmiyor. Sıralanmaları, birbirini beslemeleri ve hepsinin aynı zayıflığa bakması gerekiyor; yoksa metin bir engel listesine dönüşüyor.

Sıradaki derste antagonistik güçler sistemini kuracağız: hangi güç hangi katmanda durur, hangisi ne zaman devreye girer, bir metin kaç karşı güç taşıyabilir.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — bir kapı kolu ve ona yaklaşan bir el. El durup geri çekiliyor. Kapı hiç açılmıyor.
  • Aynı sabah — aynı kapı, aynı el, aynı geri çekilme. Işık değişmiş, hareket değişmemiş.
  • Üç kalem — üç küçük simge: bir kök, bir dalga, bir yumruk. Üçü birleşince tek bir şekil oluyor.
  • Dokuz biçim — dokuz kapalı kutu. Her biri kısaca aralanıyor, içi gösterilmiyor.
  • İkincil kazanç — figürün sırtında bir yük. Yük indirildiğinde arkasındaki duvarın bir bölümü de yıkılıyor.
  • Eşleşme — iki ayrı ok, farklı yönlerden gelip aynı noktaya değiyor.
  • Üç tekrar — aynı hareket üç kez. Her tekrarda zemin biraz daha alçalıyor.
  • Fiziksel seçim — bir oda ve içindeki bir figür. Figür her sahnede duvara biraz daha yakın duruyor.
  • Baskı kararı — kadraj daralıyor, figürün etrafında yer kalmıyor, bir el uzanıyor.
  • Dışsallaştırma — bir ayna. Yansıma birebir, yalnız bir hareket geriden geliyor.
  • Kapanış — kapı kolu, ilk sahnedeki gibi. El bu kez değiyor ama çevirip çevirmediği gösterilmiyor.

Tekrar eden görsel motif

Kapı kolu. Her ana başlığın altında bir kez daha görünüyor; el her seferinde biraz daha yaklaşmış oluyor. Yaygın hatalar bölümünde el geri çekiliyor; kilit özette kol tek başına, elsiz duruyor.

Ritim

  • Açılışta hiç müzik olmasın. Yalnız adım sesi, kapı önünde duruş ve geri dönen adımlar.
  • Aynı sabahın tekrarında ses birebir aynı olsun; farkı yalnız görüntü versin.
  • Dokuz biçim sıralanırken tempo hızlı gitsin, her biri tek vuruş.
  • İkincil kazanç anlatılırken alttaki ton biraz yükselsin — burası dersin dönüm noktası.
  • Üç tekrarda her tekrarın arası bir öncekinden uzun olsun.
  • Kapanışta el kola değdiğinde ses tamamen kesilsin ve bölüm sessizlikte bitsin.