İçeriğe geç

Ders 37.1

Hikâye zamanı ve anlatım zamanı

Senaryo Akademisi — Bölüm IV, Modül 37

2.702 kelime7 film örneği≈ 12 dk okuma≈ 18 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Hikâye zamanı ile ekran süresi neredeyse hiçbir zaman eşit değildir.
  • Zaman düzeninde üç karar vardır: sıra, süre ve sıklık.
  • Anlatım zamanı bir olaya ayrılan ekran süresidir.
  • Süre oranı bir olayın ne kadar özetlendiğini ya da genişletildiğini gösterir.
  • Gerçek zamanlı anlatım seyirciyi karakterle aynı zamana koyar.
  • Genişletilmiş an kısa bir anı uzatır.
  • Özet dönem uzun bir dönemi kısa sürede aktarır.
  • Atlanan zaman görünmez ama izleri kalır.
  • Tekrarlanan an aynı ana yeni bir anlam ekler.
  • En uzun olay en kısa anlatılabilir.
  • Gerçek kronoloji ayrı bir kâğıtta tutulmalıdır.
  • Zaman düzeni sayfada yazılır.
  • Genişletilmiş an seyrek kullanıldığında ağırlaşır.
  • Özet dönemin sonu çoğu zaman gerçek zamanlı bir sahneye açılır.

Açılış sahnesi

Emre bir kâğıda iki sütun çiziyor. Sol sütunun başına "ne zaman oldu" yazıyor, sağ sütunun başına "filmde ne kadar sürüyor". Sonra Nöbet'in olaylarını tek tek yerleştirmeye başlıyor.

Sol sütun çok eskiye gidiyor. Babanın kardeşiyle küsmesi, onlarca yıl önce. Amcanın ölümü, yıllar önce. Babanın hastalığını öğrenmesi, üç ay önce. İlaç kutularının çekmeceye konması. İlk gece. Hastanedeki günler. Hazırlık haftası. Eve dönüş. Kuzenin gelişine kalan üç gün.

Sağ sütun ise tuhaf bir tablo çıkarıyor. İlk gece: yarım saat. Hastanedeki üç gün: birkaç dakika. Hazırlık haftası: iki dakika. Camın önündeki gece: dokuz dakika. İmza: birkaç saniye, ama ağır. Babanın kardeşiyle küsmesi: hiç, yalnızca bir fotoğraf.

Emre iki sütunu yan yana okuyor. Hikâyenin en uzun olayı, kardeşlerin küslüğü, filmde hiç yer almıyor. En kısa olaylardan biri, bir imza, filmin en ağır anı. Leyla kâğıda bakıyor. Film bir saat değil, diyor. Bir terazi. Hangi olaya ne kadar ağırlık verdiğin, o olayın ne kadar sürdüğünden bağımsız.

Hikâyenin gerçekte ne kadar sürdüğü ile filmde ne kadar yer kapladığı ayrı iki zamandır; yazar olayların yaşandığı sırayı, anlatıldığı sırayı ve her birine ayırdığı süreyi ayrı ayrı seçer.

Bu derste ne olacak

Bu derste bir filmdeki iki ayrı zamana bakacağız: olayların gerçekten yaşandığı zaman ve filmin onları anlattığı zaman. Gerçek kronoloji ile anlatılan sıra arasındaki farkı göreceğiz. Ekran süresini, atlanan zamanı ve tekrarlanan zamanı konuşacağız. Yavaşlatılan anları ve özetlenen dönemleri ele alacağız. Emre'nin iki sütunlu kâğıdını Nöbet'in bütün zaman düzeni için bir haritaya çevireceğiz. Ardından yedi filmde hikâye zamanı ile anlatım zamanının nasıl ayrıştığını okuyacağız. Tek bir planda üç yüzyılı geçen bir filmden, aynı olayı üç kez anlatan bir filme kadar. Dersin sonunda kendi senaryonun zaman haritasını çıkarmak için gereken araçlar elinde olacak.

Sıfır noktası

Sözlükteki hikâye zamanı, anlatının içinde geçen zamandı: bir gece de olabilir, kırk yıl da. Sözlükteki ekran süresi ise seyircinin sandalyede geçirdiği gerçek zamandı. Bu ikisi neredeyse hiçbir zaman eşit değil. Bir film bir ömrü iki saatte anlatabilir. Bir başka film tek bir akşamı iki saate yayabilir.

Bu farkın içinde üç ayrı karar var. Birincisi sıra: olaylar hangi düzende anlatılacak? Sözlükteki kronolojik çizelge, olayların yaşandığı sırayla yazılmış listeydi. Sözlükteki olay sırası ise bu olayların seyirciye hangi düzende sunulacağıydı. İkisi aynı olmak zorunda değil. Nöbet'te kardeşlerin küslüğü kronolojide en başta, anlatımda ise neredeyse en sonda, bir fotoğrafla ortaya çıkıyor.

İkinci karar süre: her olay filmde ne kadar yer kaplayacak? Bir olay yaşandığı kadar sürebilir. Daha kısa sürebilir, özetlenebilir. Daha uzun sürebilir, genişletilebilir. Ya da hiç anlatılmayabilir, atlanabilir. Sözlükteki zaman sıkıştırma ve zaman atlaması bu kararın iki biçimiydi.

Üçüncü karar sıklık: bir olay kaç kez anlatılacak? Çoğu olay bir kez anlatılıyor. Ama bazı olaylar birden fazla kez gösteriliyor, her seferinde başka bir gözle ya da başka bir anlamla.

Bu üç karar birbirinden bağımsız. Bir olay kronolojik yerinde anlatılıp çok kısa tutulabilir. Bir başka olay yerinden koparılıp uzun uzun anlatılabilir. Bir üçüncüsü hem yerinde hem uzun, ama iki kez anlatılabilir. Yazar her olay için bu üç düğmeyi ayrı ayrı çevirir. Seyirci düğmeleri görmez, yalnızca sonucu hisseder: bir yer ağır, bir yer hızlı, bir yer tanıdık.

Emre'nin kâğıdı bu üç kararı görünür kılıyor. Sol sütun kronoloji, sağ sütun süre. Leyla bir üçüncü sütun eklemesini istiyor: kaç kez? Emre bir satırın yanına "iki" yazıyor. Babanın "ben söyleyecektim" cümlesi. Film onu iki kez duyuruyor.

Mekanizma

İki zaman

Camın önündeki gece hikâye zamanında birkaç saat, anlatım zamanında dokuz dakika. Hazırlık haftası hikâye zamanında yedi gün, anlatım zamanında iki dakika. Kardeşlerin küslüğü hikâye zamanında onlarca yıl, anlatım zamanında tek bir fotoğrafın görüldüğü birkaç saniye. Emre her olayın anlatım zamanını ayrı ayrı yazıyor. Toplam, filmin ekran süresi.

Hazırlık haftasının süre oranı çok büyük: yedi gün iki dakikaya iniyor. Camın önündeki gecenin oranı daha küçük: birkaç saat dokuz dakikaya. İmzanın oranı ise neredeyse bire bir, hatta daha yavaş. Emre oranları bir çizgi üstüne diziyor. Oranın değiştiği yerler, filmin nereye ağırlık verdiğini gösteriyor. Oranın ani değiştiği geçişler ise seyircinin en çok fark ettiği yerler oluyor.

Eşit, uzun, kısa

Nöbet'te gerçek zamanlı anlatım bir sahnede kullanılıyor: kantindeki konuşma. Kardeşlerin karşı karşıya oturduğu dakikalar, filmde de o dakikalar kadar sürüyor. Seyirci Murat'ın bileti katlayıp cebine koymasını, Kadir'in susmasını, telefonun çalmasını kesintisiz izliyor. Zaman atlanmadığı için seyirci masadan kaçamıyor.

İmza anı genişletilmiş bir an. Gerçekte birkaç saniye: kâğıdı almak, bakmak, imzalamak. Filmde bu an birkaç saniyeden fazla sürüyor. Kalem kâğıda yaklaşıyor. Kadir Murat'a bakıyor. Koridorun sesi kesiliyor. Kalemin ucu kâğıda değiyor. Sözlükteki algılanan süre, bir sahnenin seyircinin zihninde bıraktığı süre izlenimiydi. Genişletilmiş an, bu izlenimi bilerek büyütüyor.

Hazırlık haftası bir özet dönem. Kardeşlerin evi hazırladığı yedi gün, birkaç kısa görüntüyle geçiyor. Seyirci o günlerin her birini yaşamıyor, ama bir değişimin olduğunu öğreniyor: ev hazır, kardeşler yakınlaşmış. Özet dönem hikâyenin taşıdığı ama sahne sahne yaşanmaya değmeyen zamanı kapsıyor.

Atlanan ve tekrarlanan zaman

Sözlükteki zaman atlaması, iki olay arasındaki sürenin anlatıdan çıkarılmasıydı. Nöbet'te en büyük atlama filmin kendisinden önce: babanın hastalığını öğrendiği üç ay. Film o üç ayı hiç anlatmıyor. Seyirci onları ilaç kutularındaki tarihten, Murat'ın bildiklerinden öğreniyor. Atlanan zaman görünmez, ama hikâyenin içinde duruyor.

Babanın "ben söyleyecektim" cümlesi filmde iki kez duyuluyor. İlk kez hastane sabahında, terliklerin yatağın altına konduğu sahnede. Kadir cevap veriyor: biliyorum. İkinci kez fotoğraf açıldıktan sonra, Kadir'in zihninde, sessiz bir mutfakta. Cümle aynı. Ama ikinci kez duyulduğunda seyirci babanın neyi söyleyecek olduğunu biliyor. Tekrarlanan an bir cümleyi iki ayrı cümleye çeviriyor.

Emre üç sütunlu kâğıdını tamamlıyor. Sıra, süre, sıklık. Nöbet'in zaman düzeni artık bir harita. Nermin Hanım haritaya bakınca bir şey fark ediyor. Filmin en uzun anlatım zamanı gecelere, en kısası gündüzlere düşmüş. Hastane gündüzleri özetleniyor, geceler genişletiliyor. Bu dağılım bir tesadüf değil, filmin adıyla örtüşen bir tercih. Hangi olayın nerede, ne kadar ve kaç kez anlatıldığı tek bir sayfada görünüyor.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

İki sütunlu bir çizelge çıkar. Bir sütuna olayların gerçek süresini, ötekine filmde kapladıkları süreyi yaz.

Üçüncü sütunu unutma. Her olayın kaç kez anlatıldığını yaz. Tekrarlanan anlar genellikle filmin ağırlık merkezleridir.

En uzun olayı en uzun anlatma. Hikâyede en uzun süren olay filmde en kısa yer kaplayabilir. Süreyi olayın önemine göre değil, anlatıya katkısına göre seç.

Gerçek zamanı gerilim için kullan. Seyirciyi bir odadan kaçırmak istemiyorsan zamanı kesme.

Önemli bir anı genişlet. Birkaç saniyelik bir kararı birkaç ayrıntıya böl. Seyirci o anın içinde kalsın.

Değişimi olmayan dönemi özetle. Bir hafta boyunca aynı şey oluyorsa o haftayı birkaç görüntüye indir.

Atlanan zamanın izini bırak. Bir dönem atlanıyorsa, o dönemin bir izi sonraki sahnelerde görünsün: bir tarih, bir yara, bir değişmiş ev.

Tekrarlanan anı yeni bir bilgiyle getir. Bir an ikinci kez gösteriliyorsa seyirci onu artık başka bir gözle görmeli.

Süre oranını filmin ritmine bağla. Oranın büyüdüğü ve küçüldüğü yerleri bir çizgi üstünde gör. Ağırlık nerede toplanıyor?

Kronolojiyi ayrı bir kâğıtta tut. Anlatım sırası ne kadar karışık olursa olsun, gerçek kronolojiyi her zaman bil.

Anlatılmayan zamanı bil. Filmde hiç yer almayan ama hikâyenin içinde duran olayları da listele.

İki zamanı yan yana göster. Bir çerçeve hikâye ve bir iç hikâye iki ayrı zamanı birlikte akıtabilir.

Genişletilmiş anı seyrek kullan. Her an genişletilirse hiçbiri ağırlaşmaz.

Özet dönemin sonunu bir sahneyle bağla. Birkaç görüntüyle geçen bir hafta, gerçek zamanlı bir sahneye açıldığında seyirci değişimi o sahnede tartar.

Oran değişimini bir geçişe yerleştir. Hızlı bir özetten yavaş bir ana geçiş, seyircinin dikkatini tek bir noktaya toplar.

Ekran süresinin toplamını hesapla. Genişlettiğin her an başka bir yerden süre ister. Terazinin iki kefesini birlikte düşün.

Çerçeve hikâyeye kendi saatini ver. Dışarıdaki zaman da ilerlemeli, yoksa çerçeve yalnızca bir kapı olur.

Atlamanın süresini belli et ya da bilerek sakla. Seyirci ne kadar zamanın geçtiğini bilmek zorunda değil. Ama sen bilmelisin, çünkü karakterlerin hâli o süreye göre değişir.

Gerçek zamanlı sahnenin sonunu kesmeyle kutla. Uzun ve kesintisiz bir sahnenin ardından gelen ilk atlama, seyirciye bir nefes aldırır. O nefesi hangi ana harcayacağını seç.

Bir cümleyi iki kez duyur. Aynı söz iki ayrı yerde iki ayrı anlam taşıyorsa film bir tekrarla derinleşir.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Hikâye zamanı ile ekran süresi aynıdır."
Doğrusu

Değildir. Bir film bir ömrü iki saatte anlatabilir, bir akşamı iki saate yayabilir.

Yaygın yanlış"Önemli olaylar uzun anlatılmalıdır."
Doğrusu

Her zaman değil. Bazı önemli olaylar hiç gösterilmez ve etkisi daha büyük olur.

Yaygın yanlış"Atlanan zaman hikâyeden çıkarılmış zamandır."
Doğrusu

Değildir. Atlanan zaman görünmez ama izleri hikâyede kalır.

Yaygın yanlış"Bir olayı iki kez göstermek tekrardır."
Doğrusu

Olmayabilir. Yeni bir bilgi ya da bakışla gelen tekrar bir derinleşmedir.

Yaygın yanlış"Gerçek zamanlı anlatım sıkıcıdır."
Doğrusu

Değildir her zaman. Kesilmeyen zaman seyirciyi karakterle aynı odaya kilitler.

Yaygın yanlış"Ağır çekim yalnızca aksiyon sahnelerinde kullanılır."
Doğrusu

Kullanılmaz yalnızca orada. Bir imza, sessiz bir el sıkışma, bir veda da genişletilebilir.

Yaygın yanlış"Özet dönem hikâyenin önemsiz kısmıdır."
Doğrusu

Değildir. Özet dönemde önemli bir değişim yaşanır, ama sahne sahne gösterilmez.

Yaygın yanlış"Kronolojik sıra her zaman en anlaşılır sıradır."
Doğrusu

Her zaman değil. Bazı hikâyeler bilgiyi kronolojiden farklı bir sırayla vererek daha güçlü olur.

Yaygın yanlış"Özet dönem mutlaka müzikli bir montajdır."
Doğrusu

Olmak zorunda değil. Tek bir anlatıcı cümlesi, bir takvim yaprağı ya da değişmiş bir oda da bir dönemi özetleyebilir.

Yaygın yanlış"Tekrarlanan anı kopyala yapıştır yazmak yeterlidir."
Doğrusu

Yeterli değildir. İkinci anlatımda en az bir ayrıntı, bir açı ya da bir bilgi değişmelidir, yoksa seyirci yalnızca aynı şeyi yeniden izler.

Yaygın yanlış"Atlamalar seyirciyi şaşırtır."
Doğrusu

Her zaman değil. İzi iyi bırakılmış bir atlama, seyircinin kendi kendine doldurduğu bir boşluktur.

Yaygın yanlış"Hikâye zamanı ne kadar kısaysa film o kadar sıkı olur."
Doğrusu

Olmayabilir. Tek bir geceyi anlatan bir film de dağınık olabilir. Sıkılığı hikâye zamanının uzunluğu değil, her olaya verilen sürenin isabeti belirler.

Yaygın yanlış"Zaman düzeni kurguda belirlenir."
Doğrusu

Belirlenmez yalnızca orada. Sıra, süre ve sıklık sayfada yazılır.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Hikâye zamanı ile ekran süresi neredeyse hiçbir zaman eşit değildir.
  • Zaman düzeninde üç karar vardır: sıra, süre ve sıklık.
  • Anlatım zamanı bir olaya ayrılan ekran süresidir.
  • Süre oranı bir olayın ne kadar özetlendiğini ya da genişletildiğini gösterir.
  • Gerçek zamanlı anlatım seyirciyi karakterle aynı zamana koyar.
  • Genişletilmiş an kısa bir anı uzatır.
  • Özet dönem uzun bir dönemi kısa sürede aktarır.
  • Atlanan zaman görünmez ama izleri kalır.
  • Tekrarlanan an aynı ana yeni bir anlam ekler.
  • En uzun olay en kısa anlatılabilir.
  • Gerçek kronoloji ayrı bir kâğıtta tutulmalıdır.
  • Zaman düzeni sayfada yazılır.
  • Genişletilmiş an seyrek kullanıldığında ağırlaşır.
  • Özet dönemin sonu çoğu zaman gerçek zamanlı bir sahneye açılır.

Sonraki derse köprü

Emre üç sütunlu kâğıda bakıyor. Nöbet birkaç atlama ve bir fotoğraf dışında olayları yaşandığı sırayla anlatıyor. İlk gece, sabah, kantin, hazırlık, son gece, ev. Emre bunun sade mi yoksa eksik mi olduğunu soruyor. Leyla, olayları kronolojik sırayla anlatmanın kendi araçlarının olduğunu söylüyor: açık nedensellik, zaman atlamaları, tarih başlıkları, yaşın değişimi. Yaşandığı sırayla ilerleyen bir hikâyenin de bir zanaatı var. Sonraki ders doğrusal anlatıyı inceliyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — bir kâğıtta iki sütun, solda uzun, sağda kısa çizgiler.
  • Süre oranı — bir terazinin iki kefesinde bir hafta ile bir imza.
  • Gerçek zamanlı anlatım — bir kantin masasında hiç atlamayan bir saat ibresi.
  • Genişletilmiş an — bir kalemin ucunun kâğıda yavaşça yaklaşması.
  • Özet dönem — bir haftanın birkaç kareye sıkışması.
  • Tekrarlanan an — aynı cümlenin iki farklı ışıkta yankılanması.

Ritim

Ders iki ayrı zamanın yan yana akışını izliyor; bir hafta iki dakikaya iniyor, bir imza uzuyor ve bir cümle iki kez duyuluyor.