İçeriğe geç

Ders 91.1

Hiciv hedefi

Senaryo Akademisi — Bölüm VII, Modül 91

3.486 kelime5 film örneği≈ 16 dk okuma≈ 23 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Hiciv bir hedefe güler. Hedefi bilmeyen hiciv gülmeyi üretir ama anlamı üretmez.
  • Hedef cümlesi, hicvin neyi kimin davranışında gülünç kıldığını tek cümleyle söyler.
  • Hedef basamağı kişi, davranış, kurum ya da inanç olabilir. Aynı sahne her basamakta başka bir şey söyler.
  • Kişileştirilmiş hedef davranışı taşır. Gülme karakterde kalmayıp davranışa geçmelidir.
  • Hedefsiz hiciv alaya, nefrete ya da boşluğa dağılır.
  • İç tanık düzenin bedelini görünür kılar.
  • Aynadaki hedef seyirciyi de hedefe katar ve seyrek kullanılır.
  • Hicvin sertliğini ton değil hedefin gücü belirler.
  • Kurum, inanç, davranış, medya, tüketim, bürokrasi, ünlülük ve teknoloji ayrı malzemeler getirir.
  • Gerçek bir ad hedefi davranıştan kişiye kaydırır. Kurmaca ad hedefi davranışta tutar.
  • İyi niyetli bir karakter hicvi yumuşatmaz, ona bir ölçü verir.

Açılış sahnesi

NUMARATÖR'ün dosyası Selim'in çantasına giriyor. Masaya Burcu'nun getirdiği bir dizi pilotu kalıyor. Kapakta tek kelime var: KUVÖZ. Altında küçük harflerle "pilot bölüm" yazıyor.

Bir şehrin girişim kuluçka merkezi. Şehrin adı geçmiyor. Üç kişi, insanların ne kadar mutlu olduğunu puanlayan bir uygulama üzerinde çalışıyor. Bir belgesel ekibi onları takip ediyor. Kurucu Cüneyt, kamera karşısında her adımı "devrim" diye sunuyor. Yazılımcı İclal pek konuşmuyor. Yatırımcı adayı Gönenç toplantılara geç geliyor. Kamerayı tutan el, belgeselin yönetmeni Bülent'in eli.

Emre ilk on sayfada üç kez gülüyor. Sonra duruyor. "Neye güldüğümü bilmiyorum," diyor. "Cüneyt'e mi? Ona güldüysem biraz ayıp ettim galiba."

Selim başka bir yerden okumuş. Ona göre pilot bu insanlardan nefret ediyor. Burcu ikisine de itiraz ediyor. Cüneyt'i yakından tanıyormuş gibi yazdığını kabul ediyor. Ondan nefret ettiğini kabul etmiyor.

Burcu pilotu bir yıl boyunca gözlediği bir dünyadan yazmış. Arkadaşlarının kurduğu girişimleri, sunum gecelerini, cam duvarlı toplantı odalarını tanıyor. Sayfalarda gördüğü her şey var. Toplantıya kahveyle giren yatırımcı, duvardaki büyüme grafiği, her cümlesi bir slogana dönen kurucu. Ama sayfada bunların hangisinin asıl derdi olduğu yazmıyor.

Nermin Hanım kapağı kapatıyor. Sorusu kısa: bu pilot kime gülüyor? Burcu bir isim söylemeye başlıyor, sonra vazgeçiyor.

Hiciv neye güldüğünü bilmezse gülme ya bir kişiye çarpar ya da hiçbir yere varmaz.

Bu derste ne olacak

KUVÖZ'ün pilotunu hicvin hedefi üzerinden okuyacağız. Hicvin nişan alabileceği yerleri tanıyacağız: kurumlar, inançlar, gündelik davranışlar, medya, tüketim, bürokrasi, ünlülük, teknoloji. Aynı sahnenin hedef değişince neye dönüştüğünü göreceğiz. Bir kişiye gülmekle o kişinin taşıdığı davranışa gülmeyi ayıracağız. İclal'in iyi niyetinin hicivde nasıl bir yer tuttuğunu tartacağız. Hedef dağılınca gülmenin neye dönüştüğünü izleyeceğiz. Seyircinin kendisinin ne zaman hedefe dahil olduğunu soracağız. Gerçek adların hicvi neden yolundan çıkardığına da bakacağız. Filmler bir mağaranın önüne kurulan panayırdan, bir Noel programının kulisinden, kapalı bir villanın mutfağından, Bombay'da çöken bir köprüden ve bir telefon ekranından gelecek.

Sıfır noktası

Hiciv, bir toplumsal düzeni, bir gücü ya da bir kurumun işleyişini abartı ve ironiyle gülünç hâle getiren komedidir. Tanımın kendisi bir hedef ister. Hiciv bir şeye güler, ama o şeyi düzeltmek, en azından görünür kılmak niyetiyle güler.

Komedinin genelinde gülmenin bir yöne gittiği bilinir. Bir karakterin kusuruna, bir kurumun mantığına, bir anlatı biçimine ya da dünyanın kendisine gülünebilir. Hiciv bu yönlerden yalnız birkaçını seçer. Kişinin kusuru tek başına onun işi değildir. Hiciv kişiye güldüğünde bile asıl olarak o kişinin içinde yaşadığı düzene güler.

Hedef, hicvin pusulasıdır. Hedef bir kurum olabilir: bir hastane, bir gazete, bir belediye. Bir inanç ya da ideoloji olabilir. Herkesin yaptığı ve kimsenin sorgulamadığı bir davranış olabilir. Haber yapma biçimi, alışveriş alışkanlığı, bir dilekçenin yürüyüşü olabilir. Ünlü olma isteği ya da yeni bir aletin vaatleri de olabilir.

Her hedef kendi malzemesini getirir. Bir kuruma gülen yazar formlarla, toplantılarla, imzalarla çalışır. Bürokrasi bunun en bilinen kolu: işin değil kâğıdın ilerlediği bir düzen. Bir inancı ya da ideolojiyi hedef alan hiciv o fikri sonuna kadar götürür ve nereye vardığına bakar. Fikre gülen hiciv onu taşıyan gerçek bir partiye ya da kişiye bağlanınca seyirciyi taraflara böler. Gündelik bir davranışa gülmek için herkesin bildiği bir alışkanlığı biraz büyütmek yeter. Medyaya yönelen gülme haberin, yayının, ekranın kendi ihtiyaçlarını açığa çıkarır. Tüketimde malzeme iştahtır; biriktirmek, alıp atmak, doymamak. Ünlülükte soru görünmek için neyin feda edildiğidir. Teknolojide ise aletin vaadi ile insanların onunla yaptığı şey arasındaki fark gülünç olur.

Hedefler birbirine geçer. KUVÖZ'de teknoloji var, ünlülük var, para var. Burcu hepsine birden dokunuyor. Sorun bu çokluk değil. Sorun, sayfanın hangisini taşıdığını söylememesi. Seyirci her sahnede başka bir şeye gülüyor. Sonra gülmeler toplanmıyor.

Bu bir zevk tartışması değildir. Hedefi dar seçen hiciv de geniş seçen hiciv de iyi olabilir. Ölçülebilir olan başka bir şey var: seyirci neye güldüğünü söyleyebiliyor mu? Söyleyemiyorsa hiciv gülmeyi üretmiş, anlamı üretmemiştir.

Hedefin açık olması, hicvin her şeyi söylemesi anlamına gelmez. Açık hedef, seyircinin gülmeyi bir yere bağlayabilmesidir. Bağ kurulunca gülme bir fikre dönüşür. Kurulmazsa sahneyle birlikte kaybolur.

Atölyenin işi, KUVÖZ'ün hedefini bulmak. Burcu'nun koyduğu bir hedef var mı, yoksa sayfa onu yazarken mi kurdu?

Mekanizma

Bir cümlelik nişan

Nermin Hanım Burcu'dan pilotun hedefini tek cümleyle yazmasını istiyor. Burcu ilk denemede uzun bir liste çıkarıyor. Girişim dünyası, yatırım çılgınlığı, sosyal medya, ölçüm, sahte samimiyet. Liste büyüdükçe cümle dağılıyor.

İkinci denemede Burcu daha kısa yazıyor: "Mutluluğu ölçülebilir bir sayıya çeviren herkes." Emre "herkes" kelimesine takılıyor. Herkes ise kimse kalmıyor. Burcu üçüncü denemede bir davranış seçiyor: "Bir duyguyu ölçmeye başlayınca ölçüyü duygunun yerine koyanlar." Cümlede bir isim yok. Ama cümleyi okuyan Cüneyt'i de, İclal'i de, kendi telefonunu da görebiliyor.

Hedef cümlesi pilotta yazılmaz. Kimse kameraya o cümleyi söylemez. Ama her sahne o cümleye göre ölçülür. Cüneyt'in "devrim" konuşması bu cümleye hizmet ediyor mu? Gönenç'in gecikmesi hizmet ediyor mu? Etmiyorsa sahne başka bir hicvin parçasıdır.

Basamaklar

Selim'in nefret okuması bir sahneden geliyor. Pilotun ortasında Cüneyt'in annesi telefonla arıyor. Cüneyt toplantının ortasında annesine yalan söylüyor, kamera yüzüne yaklaşıyor. Burcu bunu komik bulmuş. Selim acımasız bulmuş.

Nermin Hanım sahneyi basamak basamak çeviriyor. En altta seyirci Cüneyt'in yalanına güler ve Cüneyt küçülür. Bir üst basamakta gülme kurucuların her şeyi bir sunuma çevirme alışkanlığına kayar. Cüneyt annesine de yatırım sunar gibi konuşur. Kuruma çıkınca kuluçka merkezinin kuralları gülünç olur; merkezin duvarında "her gün bir sunum" yazar. En üstte, her şeyin ölçülüp büyütülebileceği fikri kalır.

Yalan aynı kalıyor, anlattığı şey değişiyor. Burcu'nun sayfası en alt basamakta kalmış. Burcu annenin sorusunu değiştiriyor. Anne artık "Yemek yedin mi?" diye sormuyor. "Bugün kaç puandasın?" diye soruyor. Cüneyt puanını olduğundan yüksek söylüyor. Yalan bir kişinin zaafı olmaktan çıkıyor. Bir alışkanlığın evin içine girdiğini gösteriyor.

Kişi ile taşıdığı

Emre Cüneyt'i savunuyor. Cüneyt'e gülmek ayıp gelmişti. Burcu ise Cüneyt'siz bir hiciv olamayacağını söylüyor. Bir davranışa ancak bir beden üzerinden gülünür.

İki görüş de doğru. Hicvin bir yüze ihtiyacı vardır. Ama yüz bir taşıyıcıdır. Seyirci Cüneyt'in "devrim" kelimesine güler, sonra aynı kelimeyi bir reklamda, bir toplantıda, kendi ağzında duyar. Gülme Cüneyt'te kalmaz, davranışla birlikte dışarı taşar.

Cüneyt'e kim olduğunu anlatan bir sahne gerekiyor. Burcu pilotun sonuna bir sabah ekliyor. Cüneyt merkezde herkesten önce geliyor, ışıkları açıyor. Ekrandaki mutluluk puanına bakıyor ve bir süre öyle kalıyor. Kamera arkasından görüyor. Sahne komik değil. Ama sonraki bütün gülmelerin sınırını çiziyor. Cüneyt de bu sayıya inanmış biri.

Komedide gülünen karakterin sahne bitince elinde kalan itibara onur payı denir. Kişileştirilmiş hedef bu payı korursa seyirci gülmeyi karaktere değil taşıdığı şeye yöneltir. Payı alırsa gülme alaya döner.

Hedef dağılınca

Emre'nin "neye güldüğümü bilmiyorum" sözü bir belirti. Selim'in "nefret ediyor" okuması bir başkası. İkisi aynı eksikten çıkıyor.

Hedef kaybolunca gülme önce en görünür kişiye yapışır ve alaya döner. Bazen bir grubun tamamına yayılır; o zaman adı nefrettir. En sık görüleni ise sahneden sahneye dağılmasıdır. Seyirci filmden çıkınca hiçbir şey hatırlamaz. Burcu'nun pilotunda bu dağılmaların her biri bir yerde görülüyor. Gönenç'in geç gelişleri bir tik gibi tekrarlanıyor ama bir şeye bağlanmıyor.

Burcu Gönenç'in gecikmesine bir neden veriyor. Gönenç her toplantıya başka bir girişimin toplantısından geliyor. Hepsine aynı sözü veriyor. Gecikme artık bir karakter tiki değil. Yatırım heyecanının aynı anda kaç kapıyı çaldığını gösteriyor.

İçeriden bakan

İclal pilotun en sessiz karakteri. Uygulamanın aslında ne ölçtüğünü bilen tek kişi. Burcu bunu sayfaya yazmamış. Yalnız İclal'in Cüneyt konuşurken kameraya attığı bakışlar var.

Selim İclal'in de hedef olup olmadığını soruyor. O da bu uygulamayı yazmış. Burcu İclal'in iyi niyetini anlatıyor. İclal uygulamayı insanlar iyi günlerini fark etsin diye yazmış. Sayı sonradan gelmiş. Puan, sıralama, haftalık rapor Cüneyt'in fikriymiş.

Bu ayrım hedefi keskinleştiriyor. Hiciv teknolojinin kendisine gülmüyor. İclal'in iyi niyetle kurduğu aleti bir yarışa çeviren alışkanlığa gülüyor. İyi niyetli bir karakter hicvi yumuşatmaz. Ona bir ölçü verir. Seyirci düzenin neyi bozduğunu, bozulmadan önceki hâlinden anlar.

Seyircinin payı

Pilotun bir sahnesinde Bülent'in kamerası ekip toplantısını çekiyor. Cüneyt bir an susuyor, sonra kameraya dönüp "Bunu kullanacak mısınız?" diye soruyor. Burcu bu satırı neden yazdığını bilmiyor. Atölye satırın bir kapı açtığını düşünüyor.

KUVÖZ'ün belgesel ekibi de bu düzenin parçası. Cüneyt kamera varken daha çok "devrim" diyor. Belgesel ünlülük vaat ediyor, girişim de bu vaade oynuyor. Seyirci de diziyi izlerken kendi telefonundaki sayılara bakıyor olabilir. Hedef bir yere kadar ekranın dışına uzanıyor.

Aynadaki hedef dikkat ister. Seyirciyi suçlayan hiciv seyirciyi kaybeder. Burcu ayna sahnelerini seyrek tutmaya karar veriyor. Pilotta tek bir an yeter. Cüneyt'in kameraya sorusu o an olabilir.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Hedef cümlesini fiille yaz. "Teknoloji" bir hedef değil, bir alan. "Ölçüyü duygunun yerine koymak" bir hedef. Cümlede bir fiil yoksa hedef henüz bulunmamış olabilir.

Hedefi kişiden bir basamak yukarı taşı. Bir sahne kişiye gülüyorsa, aynı sahneyi o kişinin alışkanlığına güldürecek tek bir ayrıntı ara. Burcu'nun anne sahnesinde bu ayrıntı, annenin sorduğu sorunun değişmesiydi.

Taşıyıcıya bir sessiz an ver. Kişileştirilmiş hedef sahnelerin çoğunda gülünç olabilir. Bir kez yalnız ve ciddi görünmeli. Cüneyt'in sabah ekrana bakışı ona bir iç verir. Seyirci de gülmeyi ona değil inandığı şeye yöneltir.

İyi niyeti hedefin ölçüsü yap. Hicvedilen düzenin içine iyi niyetli biri koy. Düzenin neyi bozduğunu, onun niyetinin nasıl çarpıtıldığından okuruz. İclal'in iyi günler fikri puan tablosuna dönünce hedef görünür olur.

Hedefin içinde kendini ara. Yazarın kendisi hedefin dışındaysa hiciv kolayca vaaza döner. Burcu da sabahları telefonundaki sayılara bakıyor. Bunu bilmesi Cüneyt'e kurduğu cümleleri yumuşatmadan adil kılıyor.

Tekrarı bir şeye bağla. Hicivde tekrar eden bir tik hedefe bağlanmazsa yalnız bir karakter alışkanlığı olarak kalır. Gönenç'in gecikmesi bir nedene kavuşunca hedefi taşımaya başladı.

Gerçeği uzaktan tanıt. Hiciv tanınan bir davranışa güler, tanınan bir kişiye değil. Gerçek bir şirketin adı ya da bir ünlünün yüzü seyirciyi davranıştan alıp dedikoduya götürür. Kurmaca bir kuluçka merkezi, gerçeklerini herkesin tanıyabileceği kadar genel tutar.

Aynayı seyrek tut. Seyirciyi hedefe katan an güçlüdür ama tekrar edilince suçlamaya döner. Tek bir an yeter. Çoğu zaman bu an filmin sonundadır.

Hedef değişirse yeniden yaz. Taslak ilerledikçe hedef kayabilir. Kayma bir buluşsa hedef cümlesini değiştir ve sahneleri ona göre yeniden ölç. Eski cümleyle yeni sahneler bir arada durmaz.

Gülmeyi ne kadar sert yapacağını hedef belirler. Kurum güçlü ise sert bir gülme adil kalabilir. Hedef güçsüzse aynı sertlik zulme döner. Sertliği tondan değil hedefin gücünden ölç.

Hedefin bir mekânı olsun. Davranış soyuttur, mekân somuttur. Kurum hicvinde bir oda, bir masa, bir duvar yazısı hedefi seyircinin gözüne yerleştirir. KUVÖZ'de kuluçka merkezinin cam duvarları, herkesin herkesi gördüğü bir düzeni anlatıyor. Şeffaflık sözü de böylece bir dekora dönüşüyor.

Hedefin dilini topla. Her düzenin kendine ait kelimeleri vardır. Girişim dünyasında "ölçeklenmek", "dönüşüm", "etki" gibi sözler dolaşır. Bunları bir kâğıtta topla ve karakterlerin ağzına dağıt. Hiciv çoğu zaman bir dili bir adım fazla kullanmaktan doğar. Cüneyt'in "devrim"i bir kez söylenince karakterdir, her sahnede söylenince bir düzenin sesi olur.

Hedefin bedelini sahnede göster. Gülünç bir düzen birilerine bir şey kaybettirir. Hiciv bu kaybı bir an olsun gösterirse gülmenin bir ağırlığı olur. KUVÖZ'de bu bedel uygulamayı kullananlarda aranabilir. Puanı düşen bir kullanıcının tek bir mesajı yetebilir.

Ünlülüğü kameranın içinden yaz. Belgesel biçiminde çalışan bir hiciv, kameranın kendisini de hedefe katabilir. Karakter kamera varken başka, yokken başka davranır. Bu fark, ünlülük isteğinin en ucuz ölçüsüdür.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Hiciv bir kişiyle dalga geçmektir."
Doğrusu

Hiciv bir kişiyi kullanabilir, ama asıl olarak o kişinin taşıdığı davranışa ya da düzene güler. Ace in the Hole Tatum'un çevresindeki kalabalığa da aynı ölçüyle bakar.

Yaygın yanlış"Hedef ne kadar geniş olursa hiciv o kadar güçlü olur."
Doğrusu

Geniş hedef çoğu zaman bulanık hedeftir. "Herkes" ile başlayan bir hedef cümlesi seyirciye kimseyi göstermez.

Yaygın yanlış"Hicivde iyi karakter olmaz."
Doğrusu

İyi niyetli bir karakter hicvin ölçüsünü verir. İclal olmasa KUVÖZ'ün uygulaması yalnız kötü bir fikir olurdu. İclal varken bozulan iyi bir fikir olur.

Yaygın yanlış"Hiciv teknolojiye karşıdır."
Doğrusu

Hiciv bir aletin kendisine değil, onun etrafında kurulan alışkanlığa güler. Ingrid Goes West bir telefonu değil, beğeniyi değerin yerine koymayı gösterir.

Yaygın yanlış"Hedef açık olursa hiciv vaaz gibi olur."
Doğrusu

Hedefi açık olan seyirci için açıktır, sahnede söylenmez. La Grande Bouffe hiçbir karaktere tüketim üzerine konuşma yaptırmaz. Hedef olaylardan okunur.

Yaygın yanlış"Kötü bir kurumu göstermek için kötü bir adam yeter."
Doğrusu

Tek bir kötü, ağı gizleyebilir. Jaane Bhi Do Yaaro tek bir adamı değil, birbirini koruyan bir düzeni gösterir.

Yaygın yanlış"Seyirci güldüyse hiciv işe yaramıştır."
Doğrusu

Gülme hicvin ilk adımıdır. Seyirci neye güldüğünü söyleyemiyorsa gülme yerini bulamamıştır. Emre KUVÖZ'ün ilk sayfalarında güldü, ama neye güldüğünü söyleyemedi.

Yaygın yanlış"Gerçek bir ad koymak hicvi daha cesur yapar."
Doğrusu

Gerçek bir şirketin, bir uygulamanın, bir ünlünün adı seyirciyi o kişi hakkındaki fikrine götürür. Gülme davranıştan kopar, bir taraf tutmaya döner. Kurmaca bir ad hedefi davranışta tutar.

Yaygın yanlış"Hiciv her zaman güncel olmalıdır."
Doğrusu

Güncel bir olaya bağlanan hiciv olay unutulunca gücünü yitirebilir. Davranışa yönelen hiciv yıllar sonra da okunur. Ace in the Hole'un panayırı bugün de tanınıyor.

Yaygın yanlış"Hedef seçmek, mesaj vermektir."
Doğrusu

Hedef, gülmenin yönüdür, bir sonuç cümlesi değildir. Hiciv bir şeyi gülünç gösterir, seyirciye ne yapması gerektiğini söylemek zorunda değildir. Ginger e Fred televizyona güler ama seyirciye bir öğüt bırakmaz.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Hiciv bir hedefe güler. Hedefi bilmeyen hiciv gülmeyi üretir ama anlamı üretmez.
  • Hedef cümlesi, hicvin neyi kimin davranışında gülünç kıldığını tek cümleyle söyler.
  • Hedef basamağı kişi, davranış, kurum ya da inanç olabilir. Aynı sahne her basamakta başka bir şey söyler.
  • Kişileştirilmiş hedef davranışı taşır. Gülme karakterde kalmayıp davranışa geçmelidir.
  • Hedefsiz hiciv alaya, nefrete ya da boşluğa dağılır.
  • İç tanık düzenin bedelini görünür kılar.
  • Aynadaki hedef seyirciyi de hedefe katar ve seyrek kullanılır.
  • Hicvin sertliğini ton değil hedefin gücü belirler.
  • Kurum, inanç, davranış, medya, tüketim, bürokrasi, ünlülük ve teknoloji ayrı malzemeler getirir.
  • Gerçek bir ad hedefi davranıştan kişiye kaydırır. Kurmaca ad hedefi davranışta tutar.
  • İyi niyetli bir karakter hicvi yumuşatmaz, ona bir ölçü verir.

Sonraki derse köprü

Burcu hedef cümlesini yazdı ama sayfaya henüz uygulamadı. Asıl iş, bu cümleyi kameranın nereye konacağına çevirmek. KUVÖZ'ün bir de biçimi var: bir belgesel gibi görünen bir dizi. Bülent'in kamerası Cüneyt'i röportajda mı dinleyecek, yoksa bir kenardan mı izleyecek? İclal kameraya baktığında seyirci ne öğrenir? Cüneyt'in kamera önündeki hâli ile kapı kapanınca kalan hâli arasındaki fark nasıl yazılır? Mockumentary dili, kurmacanın belgesel kılığına girerken kullandığı araçları soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — masada bir dosya; kapakta büyük harflerle KUVÖZ, altında "pilot bölüm".
  • Hedef cümlesi — üç kez yazılıp üstü çizilen bir cümle; üçüncüsünde isim yok.
  • Hedef basamağı — aynı telefon konuşması dört kat yukarı çıkan bir merdivende.
  • Kişileştirilmiş hedef — sabah boş bir ofiste ekrandaki puana bakan bir adam, arkadan.
  • Hedefsiz hiciv — dört yöne dağılan kahkaha çizgileri.
  • İç tanık — toplantıda konuşan kurucu; arkada kameraya bakan bir yazılımcı.
  • Aynadaki hedef — kameraya dönüp "Bunu kullanacak mısınız?" diye soran yüz.

Ritim

Ders, bir pilotun neye güldüğü sorusuyla açılıyor. Hedefi tek cümleye, basamaklara, bir taşıyıcıya ve bir iç tanığa bağlıyor. Yatırımın gelip gelmeyeceğini bilmeyen bir kuluçka merkeziyle bitiyor.