Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Güvenilmezlik tek bir şey değil, altı ayrı kaynaktan gelen bir sonuçtur.
- Güvenilmez karakter kadroya, güvenilmez anlatıcı izleyiciye karşı çalışır.
- Kaynak seçimi ayrıntı değil, sahnenin nasıl yazılacağını belirleyen karardır.
- İstemli güvenilmezlik suçlama, istemsiz güvenilmezlik acıma üretir.
- Yalanın imzası fazlalık, yanlış hatırlamanın imzası tekrardaki değişimdir.
- Eksik algının imzası kesinliktir; az bilen kişi daha emin konuşur.
- Kendini kandırmanın imzası gerekçedir; anlatan olayı değil mazeretini anlatır.
- Ruhsal ve fiziksel durum zamana bağlı bozulma üretir; sahnede görünmelidir.
- Sınırlı bilgi güveni sarsmaz, yalnız hesabı eksik bırakır.
- Beş ipucu türü vardır: çelişki, fazlalık, boşluk, itiraz ve iz.
- İpucu az olursa ikinci okuma, çok olursa birinci okuma kaybedilir.
- İpucu ikinci izlemede kolay, birinci izlemede zor bulunacak yere konur.
- Güvenilirlik çıpası olmadan güvenilmezlik ölçülemez ve belirsizliğe döner.
- Anlatan yanılabilir; metin hesabı kendi ağzıyla onayladığında sözleşme bozulur.
- Adil metin, izleyicinin yanlışı kendi bulmasına yetecek malzemeyi verir.
- Çifte okuma sınaması tektir: bilen izleyici bu sahnede ne görüyor?
Açılış sahnesi
Bir adam ifade veriyor. Anlattığı şeyi aynı anda görüyoruz.
"Eve sekizde girdim. Salonun ışığı yanıyordu. Ağabeyim masada oturuyordu, önünde yarım bir bardak su vardı."
Perde bunu gösteriyor: kapı, ışık, masa, bardak. İtiraz eden yok.
İki sahne sonra bir komşu, o akşam sokakta elektrik olmadığını söylüyor.
Adamın cümlesi yerinde duruyor ama artık üç ayrı şey olabilir.
Yalan olabilir: adam o akşam eve hiç gitmedi, ışığı da bardağı da kurdu.
Hata olabilir: gitti, ama ışıklı salon başka bir akşamdan geldi ve iki akşam üst üste bindi.
Ya da doğru olabilir: masada bir mum vardı, adam onu ışık diye kaydetti ve şimdi kaydettiğini anlatıyor.
Sorun burada bitmiyor, burada başlıyor. Çünkü bu üç adam sayfada birbirine benzemiyor.
Yalan söyleyen fazladan ayrıntı veriyor; kimsenin sormadığı saatleri, kimsenin merak etmediği markaları söylüyor. Yanlış hatırlayan aynı hesabı ikinci kez verirken bir şeyi değiştiriyor ve değiştirdiğini fark etmiyor. Yanılan ise hiçbir şeyi değiştirmiyor, çünkü anlattığından emin.
İfadeyi hangi adamın verdiğini seyirciye söylemek zorunda değilsin. Ama hangisi olduğunu bilmek zorundasın.
Güvenilmezlik tek bir şey değil, bir sebepler ailesi. Hangi sebebi seçtiğin, o sahneyi nasıl yazacağını belirliyor.
Bu derste ne olacak
Öznel anlatımın karakterin algısına bağlandığını gördük; şimdi o algının ve o hesabın yanlış olabildiği yere geliyoruz. Önce güvenilmez karakter ile güvenilmez anlatıcıyı ayıracağız, çünkü ikisi metnin ayrı katmanlarında çalışıyor. Ardından hesabı bozan altı sebebi tek tek açacağız ve her birinin sayfadaki farklı imzasını göstereceğiz. Sonra izleyicinin bu bozukluğu nereden anlayacağına, yani ipuçlarına ve onların yoğunluğuna bakacağız. Kapanışta adil kalmanın sınırını ve bir metnin iki kez izlenebilmesinin ne anlama geldiğini tartışacağız. Örnekler altı sebebin hepsinden birer tane taşıyor ve birkaçı ipucu yoğunluğunun iki ucunu gösteriyor.
Sıfır noktası
Güvenilmez anlatıcı, aktarılan bilginin anlatan kişinin bakışıyla çarpıtılmış olmasıdır. Bir önceki derste de güvenilmez deneyimi ayırmıştık; orada karakter yalan söylemiyor, yalnız yanılıyordu. Bu ders o iki uç arasındaki geniş alanı dolduruyor.
İlk ayrım kimin kime karşı güvenilmez olduğu, ve bu ayrım metnin katmanını belirlediği için her şeyden önce geliyor.
Güvenilmez karakter kadronun içinde çalışıyor: başka karakterlere yanlış bir hesap veriyor ve izleyici çoğu zaman doğrusunu biliyor. Bu bir olay örgüsü aracı, ürettiği şey dramatik ironi ve bedeli yok denecek kadar az.
Güvenilmez anlatıcı ise izleyiciye karşı çalışıyor. Yanlış hesap doğrudan perdeye çıkıyor ve izleyici kadro kadar yanılıyor. Bu bir yapı kararı, ürettiği şey doğru kurulduğunda metnin ikinci kez izlenebilir olması, bedeli ise güven.
İkisi aynı metinde bulunabiliyor ama aynı şey değil. Karıştırıldıklarında ortaya kimin ne bildiğini yazarın da bilmediği bir metin çıkıyor.
Ayrım aynı zamanda bir maliyet ayrımı. Güvenilmez karakter yazmak metne neredeyse hiçbir şeye mal olmuyor, çünkü izleyici doğrusunu zaten biliyor ve sarsılan bir şey yok. Güvenilmez anlatıcı ise izleyicinin metne duyduğu güveni ödünç alıyor, ve alınan her ödüncün sonunda geri ödenmesi gerekiyor. Ödemenin nasıl yapılacağı da adil kalmak başlığının konusu.
Kaynak bir ayrıntı değil, yazım kararının kendisi. Yalan başka yazılıyor, yanlış hatırlama başka, eksik algı bambaşka. Kaynağını seçmeden yazılan güvenilmezlik sayfada bulanıklaşıyor: izleyici bir şeyin tutmadığını hissediyor ama neyin tutmadığını çıkaramıyor, ve çıkaramadığı için de aramayı bırakıyor.
Bu ayrımın pratik sonucu izleyicinin kime kızacağı. İstemli güvenilmezlikte açığa çıkarma anı bir suçlama oluyor ve izleyici anlatanın karşısına geçiyor. İstemsizde aynı an bir acımaya dönüşüyor ve izleyici anlatanın yanında kalıyor. Metnin sonunda seyircinin nerede duracağını bu tek seçim belirliyor, ve seçim ilk sahnede yapılıyor.
Seçimin ilk sahnede yapılması, izleyicinin ilk sahnede bunu anlaması gerektiği anlamına gelmiyor. Bilmesi gereken kişi yazar. Metin ilerledikçe kaynak sessizce değişirse hesabın ölçüsü siliniyor, ve o noktadan sonra seyircinin elinde karşılaştıracağı hiçbir şey kalmıyor.
Mekanizma
Altı kaynak, altı imza
Bilerek yalan söylemek. İstemli. Anlatan doğruyu biliyor ve başka bir şey söylüyor. Sayfadaki imzası fazlalık: yalan kendini sağlamlaştırmak istediği için gereksiz ayrıntı üretiyor. Doğruyu söyleyen kişi ayrıntıyı seçmiyor, hatırladığı kadarını veriyor; yalan söyleyen ayrıntıyı seçiyor ve seçim görünüyor.
Yanlış hatırlamak. İstemsiz. İmzası tekrar: aynı hesap ikinci kez anlatıldığında küçük bir şey değişiyor ve anlatan değişimi fark etmiyor. Bunu yazmanın tek yolu hesabı en az iki kez anlattırmak. Tek anlatımlı bir hesapta yanlış hatırlama görünmez olur, çünkü karşılaştırılacak ikinci sürüm yoktur.
Eksik algı. İstemsiz. Anlatan gördüğünü doğru aktarıyor ama gördüğü şey az. İmzası kesinlik: eksik bilgiyle konuşan insan, tam bilgiyle konuşandan daha kesin konuşuyor, çünkü boşluğu göremiyor. Bu ters orantı sahnede çok işe yarıyor, zira izleyici kesinliği güven işareti olarak okumaya alışkın.
Kendini kandırmak. Karakterin kendi iddiasına gerçekten inanması. Buradaki yeni şey, o iddianın izleyiciye anlatı olarak gelmesi. İmzası gerekçe: anlatan olayı değil, olayın neden mazur olduğunu anlatıyor ve cümlelerinin çoğu bir sebeple devam ediyor.
Ruhsal veya fiziksel durum. Yorgunluk, ateş, yas, korku, uykusuzluk, ilaç. İmzası zamana bağlılık: hesap belirli saatlerde ya da belirli bir olaydan sonra bozuluyor, başka zaman düzeliyor. Bu kaynağı yazarken tek kural durumun sahnede görünür olması; görünmeyen durum izleyiciye sebep değil bahane gibi geliyor.
Bilginin sınırlı olması. En sık kullanılan ve en az fark edilen kaynak. Anlatan ne yalan söylüyor ne yanılıyor, yalnız az biliyor. İmzası eksiklik: hesap doğru ama kısa, ve düzeltme geldiğinde kimse suçlanmıyor. Bu kaynak öteki beşinden ayrı bir yerde duruyor, çünkü tek başına kullanıldığında güven hiç sarsılmıyor; yalnız genişliyor.
İpuçları ve yoğunluk
Beş tanesi yeterince yaygın. Çelişki: hesabın kendini tutmaması. Fazlalık: kimsenin istemediği ayrıntı. Boşluk: anlatılmadan atlanan yer. İtiraz: kadrodan birinin hesabı onaylamaması. İz: bir nesnenin hesabı yalanlaması.
Asıl mesele sayı değil yoğunluk. İpucunu kısan metin ikinci okumayı hiç kuramıyor: izleyici açığa çıkarma anında yalnız şaşırıyor ve geriye dönecek malzeme bulamıyor. İpucunu çoğaltan metin ise birinci okumayı kaybediyor, çünkü izleyici hesabı erkenden bırakıyor ve metnin bütün bir yarısı boşa gidiyor.
Ölçü tek cümlede duruyor: ipucu, ikinci izlemede kolay, birinci izlemede zor bulunacak yerde olmalı. Sahnenin merkezinde değil kenarında, repliğin başında değil sonunda.
Bir nesne, bir kayıt, bir tanık ya da bir tarih olabilir. İşlevi tek: izleyiciye ölçecek bir şey vermek. Çıpası olmayan güvenilmezlik ölçülemiyor, ve ölçülemeyen güvenilmezlik gerilim değil belirsizlik üretiyor. Çıpayı bilerek kaldırmak da bir tasarım, ama sonucunu üstlenmek gerekiyor: o metin artık bir bilmece değil, bir durum.
Adil kalmak
Kural burada da geçerli: çarpıtmanın kaynağı bir karakter olmak zorunda, metnin kendi sesi değil. Güvenilmez anlatımda bu kural bir adım sertleşiyor, çünkü anlatanın sesi metnin sesi hâline geliyor ve ikisi kolayca birbirine karışıyor. O yüzden metin, anlatanın hesabını hiçbir yerde kendi ağzıyla onaylamamalı.
Sınaması basit ve acımasız. Her sahne için sor: bilen izleyici bu sahnede ne görüyor? Cevap yoksa o sahne yalnız birinci okuma için yazılmış demektir. Böyle sahnelerin sayısı arttıkça açığa çıkarma anı da hafifliyor, çünkü geriye dönüldüğünde bakılacak bir şey kalmıyor.
Adil kalmanın karşılığı tam burada ödeniyor. İpuçlarını yerleştirmiş metin ikinci izlemede zenginleşiyor; yerleştirmemiş metin ikinci izlemede çöküyor, ve ikinci izlemede çöken metin ilk izlemede de sanıldığı kadar sağlam değildir.
Filmlerden okuma
Usta katmanı
Kaynağı önce seç. Yalan mı, yanlış hatırlama mı, eksik algı mı? Kaynağı seçilmemiş güvenilmezlik sayfada bulanık kalıyor.
Karakter mi anlatıcı mı, karar ver. Biri kadroya, öteki izleyiciye karşı çalışıyor. İkisinin bedeli de sonucu da başka.
İstemli ile istemsizi ayır. İzleyicinin sonunda kızacağı mı yoksa acıyacağı mı? Bu seçim ilk sahnede yapılıyor.
Yalanı fazlalıkla yaz. Yalan söyleyen kişi hesabını sağlamlaştırmak için kimsenin sormadığı ayrıntıyı veriyor. Ayrıntının seçilmiş olması görünür.
Yanlış hatırlamayı iki kez anlattır. Karşılaştırılacak ikinci sürüm yoksa yanlış hatırlama sayfada hiç görünmüyor.
Değişimi anlatana fark ettirme. Anlatan farkındaysa yanlış hatırlama değil yalan yazmışsın demektir.
Eksik algıyı kesinlikle yaz. Az bilen kişi daha emin konuşuyor. Tereddüt eklemek bu kaynağı siliyor.
Kendini kandırmayı gerekçeyle yaz. Anlatan olayı değil, olayın neden mazur olduğunu anlatsın. Sebep cümleleri imzadır.
Durumu sahnede göster. Yorgunluk, yas ya da ilaç görünmüyorsa izleyici sebebi değil bahaneyi okuyor.
Bozulmayı zamana bağla. Ruhsal ve fiziksel kaynaklar düzenli çalışmıyor; belirli bir eşikten sonra bozulup sonra düzeliyor.
Sınırlı bilgiyi hafife alma. En sık kullanılan kaynak bu ve güveni hiç sarsmıyor. Yalnız hesabı genişletmek istiyorsan doğru araç.
İpucunu kenara koy. Sahnenin merkezine konan işaret birinci okumayı öldürüyor; hiç konmayan işaret ikinciyi.
Beş ipucunu birlikte kullanma. Çelişki, fazlalık, boşluk, itiraz ve iz aynı sahnede toplandığında hesap erken düşüyor.
Bir çıpa bırak. Doğruluğu tartışılmayan tek bir nesne, tanık ya da tarih. Çıpasız güvenilmezlik ölçülemiyor.
Çıpayı kaldıracaksan sonucunu üstlen. O metin artık çözülecek bir bilmece değil, içinde kalınacak bir durum.
Metnin kendi sesini temiz tut. Anlatan yanılabilir, metin yanılamaz. Metin hesabı onayladığı anda sözleşme bozuluyor.
Her sahneyi bilen izleyiciyle sına. İkinci izlemede o sahnede ne görünüyor? Cevap yoksa sahne yarım yazılmış.
Açığa çıkarmadan sonrasını planla. İstemsiz güvenilmezlik metnin devam etmesine izin veriyor, istemli çoğu zaman vermiyor.
Hesabı iki kolonda tut. Bir yanda anlatılan, öteki yanda olan. Aradaki fark her sahnede ayrı ayrı ölçülüyor.
Güvenilmezliği tek karaktere yükleme. İkinci bir hesap, birincinin ölçülmesini kolaylaştırıyor ve çıpa görevi görebiliyor.
Kaynağı metin ortasında değiştirme. Yalanla başlayıp yanlış hatırlamaya geçen bir hesap, izleyicinin elindeki bütün ölçüyü siliyor.
Sonu değil ortayı sına. Güvenilmez metinler kapanışta değil, ikinci perdenin ortasında dağılıyor; ipuçları orada seyreliyor.
Güven bütçesini hesapla. Güvenilmez anlatıcı izleyicinin güvenini ödünç alıyor. Ödünç ne kadar büyükse geri ödemenin de o kadar ayrıntılı olması gerekiyor.
İtiraz edecek birini bulundur. Kadrodan tek bir kişinin hesabı onaylamaması, çıpa kadar iş görüyor ve metne çok daha ucuza mal oluyor.
Anlatıcının sesini ölçülebilir tut. Dış ses ile görüntü arasındaki fark bir ölçü aracı; ikisini birbirine benzetirsen o aracı izleyicinin elinden almış oluyorsun.
Kaynağı kadroya dağıt. Aynı figüre iki kaynak birden yüklemek yerine ikincisini başka bir karaktere ver; böylece iki hesap birbirini ölçer.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Güvenilmez anlatıcı, yalan söyleyen anlatıcıdır."
Yalnız o değil. Yalan altı kaynaktan biri; yanlış hatırlama, eksik algı, kendini kandırma, ruhsal ve fiziksel durum ile sınırlı bilgi de aynı sonucu veriyor.
Yaygın yanlış"Güvenilmez karakter ile güvenilmez anlatıcı tek bir başlıktır."
İki ayrı katman. Biri kadroya karşı çalışıp dramatik ironi üretiyor, öteki izleyiciye karşı çalışıp metnin ikinci okumasını kuruyor.
Yaygın yanlış"Kaynağı seçmek ayrıntıdır."
Ayrıntı değil, yazım kararının kendisi. Yalan başka yazılıyor, yanlış hatırlama başka, eksik algı bambaşka.
Yaygın yanlış"Yalan söyleyen karakter az konuşur."
Çoğu zaman fazla konuşuyor. Yalan kendini sağlamlaştırmak için istenmeyen ayrıntı üretiyor.
Yaygın yanlış"Yanlış hatırlama tek anlatımla gösterilebilir."
Gösterilemiyor. Karşılaştırılacak ikinci sürüm olmadan değişim görünmüyor.
Yaygın yanlış"Eksik bilgiyle konuşan kişi tereddütlü konuşur."
Tersi. Boşluğu göremediği için tam bilgiyle konuşandan daha kesin konuşuyor.
Yaygın yanlış"Kendini kandırma da bir tür yalandır."
Değil. Yalan söyleyen doğruyu biliyor; kendini kandıran kendi hesabına gerçekten inanıyor ve bunu gerekçeyle sürdürüyor.
Yaygın yanlış"Ruhsal durum açıklandığında sahne kurulmuş olur."
Olmuyor. Durum sahnede görünmüyorsa izleyici onu sebep değil bahane olarak okuyor.
Yaygın yanlış"Sınırlı bilgi güvenilmezlik sayılmaz."
Sayılıyor, ve en sık kullanılanı. Aradaki fark güvenin sarsılmaması; hesap yanlış değil, yalnız eksik.
Yaygın yanlış"İpucu ne kadar çoksa metin o kadar adil olur."
Olmuyor. Çok ipucu birinci okumayı öldürüyor; izleyici hesabı erken bırakıyor ve metnin yarısı boşa gidiyor.
Yaygın yanlış"İpucu görünmesin diye saklanır."
Saklanmıyor, yerleştiriliyor. Ölçü şu: ikinci izlemede kolay, birinci izlemede zor bulunacak yer.
Yaygın yanlış"Güvenilmez metnin çıpaya ihtiyacı yoktur."
Var. Ölçülemeyen güvenilmezlik gerilim değil belirsizlik üretiyor.
Yaygın yanlış"Metin de anlatıcıyla birlikte yanılabilir."
Yanılamıyor. Anlatan yanılabilir, metin hesabı kendi ağzıyla onayladığı anda sözleşme bozuluyor.
Yaygın yanlış"Açığa çıkarma anı metni bitirir."
Her zaman değil. İstemsiz güvenilmezlikte metin o andan sonra da devam edebiliyor.
Yaygın yanlış"İkinci izleme yazarın işi değildir."
Onun işi. İkinci izlemede boş kalan sahneler, açığa çıkarma anını da hafifletiyor.
Yaygın yanlış"Kaynak metin boyunca değiştirilebilir."
Değiştirildiğinde izleyicinin elindeki ölçü siliniyor ve hesap ölçülemez hâle geliyor.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Güvenilmezlik tek bir şey değil, altı ayrı kaynaktan gelen bir sonuçtur.
- Güvenilmez karakter kadroya, güvenilmez anlatıcı izleyiciye karşı çalışır.
- Kaynak seçimi ayrıntı değil, sahnenin nasıl yazılacağını belirleyen karardır.
- İstemli güvenilmezlik suçlama, istemsiz güvenilmezlik acıma üretir.
- Yalanın imzası fazlalık, yanlış hatırlamanın imzası tekrardaki değişimdir.
- Eksik algının imzası kesinliktir; az bilen kişi daha emin konuşur.
- Kendini kandırmanın imzası gerekçedir; anlatan olayı değil mazeretini anlatır.
- Ruhsal ve fiziksel durum zamana bağlı bozulma üretir; sahnede görünmelidir.
- Sınırlı bilgi güveni sarsmaz, yalnız hesabı eksik bırakır.
- Beş ipucu türü vardır: çelişki, fazlalık, boşluk, itiraz ve iz.
- İpucu az olursa ikinci okuma, çok olursa birinci okuma kaybedilir.
- İpucu ikinci izlemede kolay, birinci izlemede zor bulunacak yere konur.
- Güvenilirlik çıpası olmadan güvenilmezlik ölçülemez ve belirsizliğe döner.
- Anlatan yanılabilir; metin hesabı kendi ağzıyla onayladığında sözleşme bozulur.
- Adil metin, izleyicinin yanlışı kendi bulmasına yetecek malzemeyi verir.
- Çifte okuma sınaması tektir: bilen izleyici bu sahnede ne görüyor?
Sonraki derse köprü
Tek bir hesabın altı ayrı sebeple bozulabildiğini gördük. Peki hesap bir tane değilse?
İki hesap yan yana konduğunda ölçü sorunu da değişiyor: ölçülecek olan artık hesabın gerçekle farkı değil, hesapların birbiriyle farkı.
Sıradaki ders bakış açısını çoğaltıyor: sırayla el değiştiren merkezleri, aynı olayın birbirini tutmayan yorumlarını, paralel yürüyen karakter hikâyelerini ve çelişkili tanıklıkları ele alacak. Ayrıca bir topluluğun ortak anlatısını, geçişlerin sayfada nasıl işaretlendiğini, tekrar ile yeni bilgi arasındaki dengeyi ve bütün bunlar olurken ana odağın nasıl korunacağını göreceğiz.