İçeriğe geç

Ders 4.3

Gözlemden karakter

Senaryo Akademisi — Bölüm I, Modül 4

1.921 kelime3 film örneği≈ 9 dk okuma≈ 13 dk seslendirmesıfırdan ileri

Ne yapacaksın

Dışarı çıkacaksın. Otobüste, kafede, kuyrukta, durakta — tanımadığın bir insanı on beş dakika izleyeceksin.

Beş davranış ayrıntısı not edeceksin. Sonra o beş ayrıntı için üç ayrı motivasyon üreteceksin. Sonra o kişiden kurmaca bir karakter kuracak ve en sonda gerçek kişiden yeterince uzaklaştıracaksın.

Malzeme dışarıda. Karakter içeride kurulur. Aradaki mesafeyi sen açarsın.

Önceki iki uygulamada malzemeyi sen uydurdun. Burada malzeme gerçek ve bu, işi hem kolaylaştırıyor hem zorlaştırıyor. Kolaylaştırıyor, çünkü gerçek insan senin hayal edebileceğinden daha tuhaf. Zorlaştırıyor, çünkü gördüğün şey bir hikâye değil, yalnızca bir davranış — ve arada bir yorum boşluğu var.

Süre: on beş dakika gözlem, kırk beş dakika masa başı. Çıktı: bir karakter dosyası ve yarım sayfalık bir sahne.

Neden bu alıştırma

Yeni yazarın karakterleri birbirine benzer. Sebebi yeteneksizlik değil, kaynaktır: yazar kendi zihninden ve izlediği filmlerden besleniyorsa, ürettiği insanlar da o iki havuzdan çıkar. İki havuz da sınırlıdır ve ikisi de zaten damıtılmıştır.

Gözlem üçüncü bir havuz açıyor ve o havuz tükenmiyor.

Ama asıl fayda başka bir yerde. Gözlem, davranıştan niyete giden yolu tersinden yürütmeyi öğretiyor. Yazarken sırayı hep şöyle kurarsın: karakter şunu istiyor, o hâlde şunu yapar. Gerçek hayatta ise yalnız davranışı görürsün ve niyeti tahmin edersin — tıpkı izleyicinin yaptığı gibi.

Yani bu alıştırma seni bir süreliğine izleyici yerine oturtuyor. Bir insanın çantasını kucağında tutmasından ne anladığını fark ettiğinde, sayfada aynı bilgiyi nasıl vereceğini de öğrenmiş oluyorsun.

Üç motivasyon şartı da bunun için. Tek açıklama üretmek kolaydır ve genellikle ilk akla gelendir; ilk akla gelen ise klişedir. Üç açıklama zorlandığında üçüncüsü çoğu zaman en ilginç olanıdır — çünkü ilk ikisi tükendikten sonra zihin gerçekten bakmaya başlar.

Ve son bir şey: bu alıştırmanın etik bir yarısı var. Gerçek bir insanı malzemeye çevirirken nerede duracağını burada öğreneceksin.

Hazırlık

Yanına küçük bir defter al; telefona not almak işe yarar ama insanları rahatsız eder ve seni gizli bir şey yapıyormuş gibi gösterir. Defter daha görünür ve daha dürüsttür.

Yer seçerken üç ölçüt işine yarar. Kalabalık olsun ki dikkat çekmeyesin. İnsanların beklediği bir yer olsun — bekleyen insan kendi hâlinde davranır. Ve oturabileceğin bir yer olsun; ayakta duran gözlemci hem yorulur hem göze batar.

Kimi izleyeceğine önceden karar verme. İlginç bulduğun kişiyi seçen yazar, o kişide ilginçlik arar ve bulur. Yerine otur, beş dakika bekle, gözünün ilk takıldığı kişiyi al.

Bir de sınırı baştan çiz: kimseyi takip etmeyeceksin, kimsenin fotoğrafını çekmeyeceksin, kimsenin konuşmasını kaydetmeyeceksin. Gözlem, aynı ortamı paylaşırken görülebilen şeyle sınırlıdır. Bu bir kibarlık kuralı değil; bunun ötesi izinsiz veri toplamaktır.

Adımlar

Bu ayrım alıştırmanın belkemiği. Yorum yazmaya başladığın an bakmayı bırakır, kendi hikâyeni doğrulamaya geçersin.

Dört alana bak ve her birinden en az bir şey yaz: eller, bakış yönü, mesafe ve bekleyiş biçimi. Bu dördü neredeyse her insanda bilgi taşır ve neredeyse hiç kimse bilerek yönetmez.

Seçerken herkeste olanı ele. Telefona bakmak herkesin yaptığı bir şeydir; telefona bakıp ekranı kapatmadan cebe koymak bir kişinin yaptığı şeydir.

İkinci bir süzgeç daha var ve daha keskin: tekrar eden davranışı tut, bir kez olanı bırak. On beş dakikada iki kez tekrarlanan bir hareket, kişinin kendisine ait olma ihtimali yüksek bir alışkanlıktır.

Üçüncüyü yazarken zorlanacaksın. O zorlanma alıştırmanın çalıştığı yer; ilk ikisi hazır kalıplardan gelir, üçüncüsü gerçekten düşünmeyi gerektirir.

Üçünü de yazarken bir kural: her açıklama beş ayrıntının hepsini kapsamalı. Dördünü açıklayıp beşincisini dışarıda bırakan bir hikâye, kolayına kaçmıştır ve dışarıda bıraktığı ayrıntı çoğu zaman en ilginç olanıdır.

Elinde kalan şey davranış kalıbı olmalı, kişi değil. Kalıp aktarılabilir; kişi aktarılamaz.

Kaç noktada uzaklaştığını say. Üçten az değişiklik yaptıysan hâlâ o kişiyi yazıyorsun; kendine "ama kimse tanımaz" diyorsan, tanıyacak olan kişinin kendisi olduğunu unutuyorsun.

Ortamı değiştirmek zorunlu. Aynı ortamda yazarsan sahne bir gözlem notu olarak kalır; başka bir ortamda yazdığında karakterin gerçekten kurulup kurulmadığını anlarsın.

Çözümlü örnek

Gözlem yeri: bir hastane bekleme salonu. Kişi: orta yaşlı bir adam.

Beş ayrıntı:

Bir. Sırasını beklerken ayakta durdu; boş koltuk vardı, oturmadı.

İki. Elindeki dosyayı üç kez açtı, her seferinde aynı sayfaya baktı, kapattı.

Üç. Yanından geçen herkese hafifçe kenara çekildi — kimse ondan geçmesini istememişti.

Dört. Telefonu çaldı, ekrana baktı, sustu, açmadı. Sonra sessize aldı.

Beş. Adı okunduğunda hemen kalkmadı; iki saniye bekledi, sonra yürüdü.

Şimdi üç motivasyon.

Birinci: Kötü bir haber bekliyor. Oturmuyor çünkü oturmak beklemeyi kabul etmek demek. Dosyaya bakıyor ama okumuyor, çünkü zaten ezberledi. Telefonu açmıyor çünkü henüz söyleyecek bir şeyi yok.

İkinci: Buraya kendisi için değil, bir başkası için gelmiş. Dosya onun değil. Aramayı açmıyor çünkü arayan kişi, adına geldiği kişi. Adı okunduğunda duraklıyor çünkü bir an başkasının adını duyduğunu sanıyor.

Üçüncü: Bu hastaneye yıllardır geliyor ve buraya ait olmadığını her seferinde yeniden kanıtlamaya çalışıyor. Kenara çekilmesi bir alışkanlık değil, bir özür. Ayakta duruyor çünkü oturursa buranın müdavimlerinden biri olacak.

Üçüncüsü en ilginci ve tam olarak ilk akla gelmeyen. Onu seçiyorum, çünkü en çok sahne üretiyor: buraya ait olmama hissi, hastane dışında da devam edecek bir şey.

Şimdi uzaklaştırma. Gözlemlenen adam orta yaşlı; karakterim genç bir kadın olsun. Şehir değişsin. Meslek verelim: uzun yıllar aynı yerde çalışan bir arşiv memuru — hep ait olduğu ama hiç sahiplenmediği bir yer. Ve bir yalan: kardeşiyle üç yıldır konuşmuyor.

Sahne, hastanede değil, iş yerinde geçsin.

İÇ. ARŞİV KORİDORU — ÖĞLEDEN SONRA
NURAY dosya arabasını iterek ilerler. Karşıdan iki kişi gelir. Nuray arabayı duvara yanaştırır, kendisi de yanaşır. İki kişi geçer; ikisi de ona bakmaz.
Nuray arabayı iter, durur. Elindeki dosyayı açar. Aynı sayfaya bakar. Kapatır.
Koridorun ucundaki dinlenme odasının kapısı açık. İçeride üç kişi, çay içiyor. Biri Nuray'ı görür, eliyle işaret eder.
Nuray gülümser, dosyayı gösterir. Yürümeye devam eder.
Kendi odasına girer. Dosyayı masaya koyar. Ayakta durur.
Telefonu titrer. Ekranda bir isim. Nuray bakar. Titreme biter.
Nuray sandalyeyi çeker, oturur. Dosyayı açar.

Beş ayrıntının dördü sahnede: kenara çekilme, aynı sayfayı açıp kapatma, çağrıyı açmama, ayakta durma. Beşincisi — adın okunmasındaki duraklama — davete verilen tepkiye dönüştü.

Ve son satır bir değişim taşıyor: kadın sonunda oturuyor. Gözlemlenen adam hiç oturmadı; karakterim oturuyor. Bu fark, gerçek kişiyle karakter arasındaki mesafenin de kanıtı.

Kendini değerlendir

Beş soru.

Birincisi: not defterindeki beş maddede kaç sıfat var? Sıfır olmalı. "Huzursuz", "yorgun", "kibirli" — bunlardan biri varsa o madde bir gözlem değil, bir yorumdur.

İkincisi: üç motivasyonun üçü de gerçekten farklı mı? Aynı hikâyenin üç tonu değil, üç ayrı hikâye olmalı. Test şu — biri doğruysa diğer ikisi yanlış olmalı.

Üçüncüsü: karakter, gözlemlediğin kişiden kaç noktada ayrılıyor? En az üç olsun: yaş, meslek, şehir, cinsiyet, ilişki durumu. Tek noktada ayrılan karakter hâlâ o kişidir.

Dördüncüsü: sahnede kaç ayrıntı kullandın? İkiden az kullandıysan gözlem işe yaramamış demektir; beşini birden kullandıysan sahne bir vitrin olmuş, karakter olmamıştır.

Altıncısı: karakterin sahnede bir seçim yapıyor mu? Gözlem sana davranış verir ama davranış tek başına karakter yapmaz; karakteri kuran şey, iki yol arasında birini seçmesidir. Sahnende seçim yoksa elinde hâlâ bir gözlem notu var.

Yedincisi, ve en önemlisi: bu metni gözlemlediğin kişi okusa ne hissederdi? Cevap "kendimi tanıdım ve rahatsız oldum" ise metin yayına hazır değildir. Bu bir hukuk sorusu değil, bir meslek sorusu — gerçek insanları malzeme yapan yazarın kendi kendine soracağı tek soru budur.

Yaygın tuzaklar

Yaygın yanlışBirincisi: gözlem sırasında hikâye kurmaya başlamak.
Doğrusu

Zihin boşluğu doldurmayı sever ve beş dakika içinde sana o kişinin bütün hayatını anlatır. O hikâye senin, o kişinin değil. Defterine yalnız gördüğünü yaz; hikâyeyi masada kuracaksın.

Yaygın yanlışİkincisi: dikkat çekici insanları seçmek.
Doğrusu

Bağıran, ağlayan, tuhaf giyinen kişiler kolay malzemedir ve kolay malzeme sığ karakter üretir. En verimli gözlem, hiçbir şey yapmayan insandadır — çünkü orada gördüğün her küçük şey bir seçimdir.

Yaygın yanlışÜçüncüsü: uzaklaştırmayı isim değiştirerek yaptığını sanmak.
Doğrusu

İsim en zayıf örtüdür. Tanınabilirlik meslekten, mekândan, ilişki ağından ve olayın kendisinden doğar; adı değiştirmek bunların hiçbirine dokunmaz.

Yaygın yanlışDördüncüsü: gözlemi aşağılamaya çevirmek.
Doğrusu

Bir insanın davranışını komik ya da acınası bulup yazmak kolaydır. Ama o bakış metne geçer ve okuyucu yazarın küçümsediğini hisseder. Karakterine, gözlemlediğin kişiye borçlu olduğun saygıyı taşı.

Yaygın yanlışBeşincisi: motivasyonu sahneye yazmak.
Doğrusu

Üç motivasyondan birini seçtin — ama seçtiğini metne yazmayacaksın. Sahneye davranış girer; motivasyon karakter dosyanda kalır ve orada kalması onun işe yaramasını sağlar.

Yaygın yanlışAltıncısı: yakınlarını gözlemlemek.
Doğrusu

Kendi ailenden ya da arkadaşlarından yazmak bu alıştırmanın amacını bozar; onları zaten tanıdığın için davranıştan niyete giden yolu yürüyemezsin, doğrudan niyetten başlarsın. Ayrıca uzaklaştırması en zor malzeme odur.

Yaygın yanlışYedincisi, ve en incesi: gözlemi kanıt sanmak.
Doğrusu

Bir insanın çantasını sıkı tutması yoksulluk göstergesi değildir; bir kere öyle olabilir, bir kere alışkanlık olabilir, bir kere de çantada kırılacak bir şey olabilir. Gözlem bir veri verir, bir sonuç vermez.

Varyasyonlar

Sonraki adım

Şimdiye kadar hep yazdın. Sıradaki uygulamada ilk kez düzelteceksin: elinde biçimsel olarak bozuk bir senaryo sayfası olacak ve onu satır satır onaracaksın. Sahne başlıkları, roman dilinden kalan cümleler, şişmiş aksiyon paragrafları, dağılmış diyalog düzeni. Sonunda önce ile sonrayı yan yana koyup farkı ölçeceksin. Bu, bölümün en teknik ve en az yorumlu uygulaması olacak — çünkü biçim, bu işin tartışmaya en kapalı kısmı.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — kalabalık bir bekleme salonu; kamera bir kişide durur, etraf soluklaşır. Yalnız o kişinin hareketleri kalır.
  • Yorum eleme — deftere yazılan "sinirli görünüyor" ifadesi siliniyor, yerine "üç dakikada dört kez telefonuna baktı" geliyor.
  • Üç motivasyon — aynı beş davranış üç ayrı hikâyeye bağlanıyor; üç yol da aynı beş noktadan geçiyor ama başka yerlere varıyor.
  • Uzaklaştırma — gerçek kişinin silueti soluyor, yanında yeni bir siluet beliriyor; ikisi arasında üç ok, üç değişiklik etiketli.
  • Çözümlü örnek — arşiv koridorunda duvara yanaşma; aynı hareket bekleme salonundakiyle üst üste bindiriliyor.
  • Son satır — sandalye çekiliyor ve karakter oturuyor; gözlemlenen adamın hiç oturmadığı kare yanda soluk duruyor.

Tekrar eden görsel motif

Bir defter sayfası ve üstünde beş satır. Her adımda satırlar sadeleşiyor; sonda beş satırın dördü bir sahne karesine dönüşmüş, biri defterde kalmış oluyor. Defterde kalan satır kasıtlı: her gözlem sahneye girmez.

Önceki iki uygulamanın motifiyle bağ: koridorun ucundaki dinlenme odasında iki fincan ve bir kum saati dursun.

Ritim

  • Açılışta "aradaki mesafeyi sen açarsın" cümlesinden sonra iki saniye sessizlik.
  • Üç motivasyon okunurken her biri arasında bir vuruşluk boşluk olsun.
  • Değerlendirmenin beşinci sorusu ("ne hissederdi?") okunurken müzik tamamen kessin.
  • Kapanışta "farkı ölçeceksin" ifadesinden sonra üç saniye siyah.