Ne yapacaksın
İçinde bolca iç düşünce bulunan kısa bir düzyazı paragrafı alacaksın. Sonra o paragrafı bir kamerayla çekilemeyecek her cümlesinden temizleyeceksin.
Üç aşama var. Önce görülemez bilgileri işaretleyeceksin. Sonra her birini bir davranışa çevireceksin. En sonda aynı anlamı üç ayrı yoldan — bir nesneyle, bir mekânla ve bir eylemle — vereceksin.
Bu alıştırmanın çıktısı bir sahne değil. Bir çeviri.
Kaynağı roman dili, hedefi senaryo dili olan bir çeviri. Ve bütün çeviriler gibi, kaybettiğin şeyi neyle telafi ettiğin işin kalitesini belirliyor.
Bu alıştırmayı bitirdiğinde elinde iki şey olacak: üstü çizilmiş bir kaynak metin ve yarım sayfalık temiz bir sahne. İkisini yan yana koymak, bu bölümde okuduğun bütün kuralların tek seferde göründüğü yerdir.
Süre kırk beş dakika. Bu sürenin dolması yeterli; sahnenin iyi olması gerekmiyor, çünkü burada ölçülen şey sahne değil, çevirinin kendisi.
Neden bu alıştırma
Bölüm boyunca tek bir ayrım döndü: senaryo okunmak için değil, uygulanmak için yazılır. Bunun tek somut sonucu şudur — kamera düşünceyi çekemez.
Bu cümleyi herkes duyunca onaylar. Ama masaya oturduğunda aynı kişi "Ayşe pişman oldu" yazar ve yazdığının çekilemez olduğunu fark etmez. Çünkü zihin, cümleyi okurken pişmanlığı kendi içinde canlandırır ve canlandırdığı şeyi sayfada yazıyor sanır.
Bu alıştırma o boşluğu görünür kılıyor. İşaretleme adımı bilgiyi soyut olmaktan çıkarıp sayılabilir hâle getiriyor: kaç cümle çekilemez? Sayı elinde olduğunda mesele bir yetenek meselesi olmaktan çıkıyor, bir iş listesine dönüşüyor.
Üçüncü aşama ise ayrı bir kas çalıştırıyor. Aynı anlamı üç farklı yoldan vermek, ilk bulduğun çözüme yapışmanı engelliyor. Yeni yazarın en pahalı alışkanlığı, aklına gelen ilk görselleştirmeyi tek seçenek sanmaktır; oysa üç seçenek üreten kişi, hangisinin sahneye ait olduğunu da görebilir.
Bir yan fayda daha var. Bu alıştırmayı bir kez yaptıktan sonra film izlerken de görmeye başlıyorsun: perdedeki her duygu, birinin bir davranışa çevirmek zorunda kaldığı bir cümleydi.
Hazırlık
Üç şeye ihtiyacın var.
Birincisi bir kaynak paragraf. Kendi yazdığın bir metin olabilir; ama ilk denemede başkasının metnini kullanmanı öneriyorum. Kendi cümleni silmek zordur, yabancı cümleyi silmek kolaydır. Elinin altında bir roman varsa rastgele bir sayfa aç ve içinde en çok "düşündü, hissetti, hatırladı, anladı" geçen paragrafı seç.
İkincisi iki renkli kalem ya da iki ayrı vurgu rengi. Biri görülemez bilgiyi işaretleyecek, diğeri çözümü.
Üçüncüsü bir sayaç: kırk beş dakika kur ve bitince dur. Bu alıştırma bitirilmek için değil, ölçmek için yapılıyor; yarım kalan kısım da bir bilgidir.
Kaynak paragrafın uzunluğu yüz ile yüz elli kelime arasında olsun. Daha uzunu ilk denemede yorar, daha kısası ölçmeye yetmez.
Adımlar
Soruyu yumuşatma. "Dolaylı olarak gösterilebilir" diye düşündüğün her cümle çizilir; çizmek onu atmak değil, işaretlemek demektir.
Burada kendine dürüst ol. "Yorgun görünüyordu" cümlesi çekilebilir gibi durur ama değildir; çekilebilir olan, onu yorgun gösteren şeydir.
Bir bilgi için davranış bulamıyorsan onu şimdilik boş bırak ve devam et. Boş kalanlara beşinci adımda döneceğiz.
Bir uyarı: davranış, karakterin o an yapabileceği bir şey olmalı. Geçmişte yaptığı bir şeyi hatırlatan cümleler bu adımda işe yaramaz; onlar başka bir sahnenin malzemesidir.
Diyelim ki bilgi şu: adam eski bir ilişkiyi unutamamış. Nesne yolu — çekmecede duran ve atılmamış bir şey. Mekân yolu — evin hiç kullanılmayan, olduğu gibi bırakılmış bir odası. Eylem yolu — telefonu açıp bir numaraya bakması ve aramaması.
Üçünü de yaz. Sonra birini seç ve neden onu seçtiğini tek cümleyle gerekçelendir.
Seçerken tek ölçüt var: hangisi bu karakterin hayatında zaten olurdu? Sahneye dışarıdan getirilmiş bir nesne, ne kadar akıllıca olursa olsun yapıştırma durur.
Çözümlü örnek
Kaynak paragraf şöyle olsun:
Ayşe mutfakta durdu. Yıllardır aynı saatte kalkıyordu ve bu sabah da kalkmıştı ama içinde bir şey değişmişti. Kocasının gitmesinin üzerinden iki hafta geçmişti. Hâlâ ona kızgındı, ama kızgınlığın altında daha çok özlem vardı. Kahve yapmayı düşündü, sonra vazgeçti. Ne yapacağını bilmiyordu.
Şimdi işaretleyelim. Kamera hangisini çekemez?
"İçinde bir şey değişmişti" — çekilemez. "Üzerinden iki hafta geçmişti" — çekilemez, bu bir geçmiş bilgisi. "Hâlâ ona kızgındı" — çekilemez. "Kızgınlığın altında özlem vardı" — çekilemez. "Kahve yapmayı düşündü" — çekilemez; düşünmek görünmez. "Ne yapacağını bilmiyordu" — çekilemez.
Altı cümlenin altısı. Çekilebilir olan tek şey: bir kadın mutfakta duruyor.
Şimdi çevirelim.
Kızgınlık ve özlemin aynı anda olması bu paragrafın asıl bilgisi ve en zor kısmı. Bunu tek bir davranışla vermenin yolu, birbiriyle çelişen iki eylemi arka arkaya koymaktır.
Geçen sürenin bilgisi bir nesneye taşınabilir: bozulmuş bir şey, üstü açık kalmış bir şey, dokunulmamış bir şey. "İki hafta" demeden iki haftayı gösterir.
Kararsızlık ise en kolayıdır, çünkü kararsızlığın kendisi zaten bir eylemdir: başlayıp bitirmemek.
Sonuç:
İÇ. MUTFAK — SABAH
AYŞE tezgâhın önünde durur. Su ısıtıcısını doldurur, düğmesine basar.
Dolaptan iki fincan alır. Birini geri koyar.
Tezgâhın ucunda bir tabak: üstünde kurumuş bir dilim ekmek. Ayşe tabağı çöpe götürür, kapağı açar, bir an durur. Tabağı geri getirir, aynı yere koyar.
Su ısıtıcısı kaynar ve kendiliğinden kapanır.
Ayşe kapıya bakar. Mutfaktan çıkar.
Sayalım: iki fincan, kızgınlık ve alışkanlığın çatışması. Kurumuş ekmek, geçen zaman. Çöpe götürüp geri getirmek, özlem. Kaynayıp kimsenin kullanmadığı su, kararsızlık.
Tek bir duygu adı geçmedi ve altı bilginin dördü sayfaya oturdu. Kalan ikisi — "yıllardır aynı saatte kalkıyordu" ve "içinde bir şey değişmişti" — bilerek bırakıldı; ikisi de tek bir sahnede değil, sahnenin tekrarında görünür.
Kendini değerlendir
Sahneni bitirdiğinde beş soruyu sırayla sor.
Birincisi: metinde hiç duygu adı kaldı mı? Kızgın, mutlu, yorgun, pişman — bunlardan biri geçiyorsa o cümle henüz çevrilmemiş demektir.
İkincisi: her davranışın bir nedeni var mı ve o neden sayfada mı? Karakter tabağı geri getiriyorsa, izleyicinin neden getirdiğini tahmin edebilmesi için ondan önce bir şey görmüş olması gerekir.
Üçüncüsü: kaç bilgi taşıdın? Kaynak paragraftaki işaretli cümlelerin kaçı sahnede karşılığını buldu? Yarısından azsa sahne henüz eksik, hepsi bulduysa büyük ihtimalle sahne fazla kalabalık.
Dördüncüsü: sahneyi bir başkasına oku ve tek soru sor — bu kadın ne yaşıyor? Cevabı senin niyetine yakınsa çeviri tutmuş demektir. Uzaksa, hangi davranışın yanlış okunduğunu sorabilirsin; bu, bir hata değil, ayarlanacak bir ölçüdür.
Beşincisi: sahnede kaç cümle var? Yarım sayfayı aştıysan, muhtemelen aynı bilgiyi iki kez göstermişsindir. Görülebilir yazmanın en sık yan etkisi, güvensizlikten doğan tekrardır.
Altıncısı, ve en sertisi: sahneden en sevdiğin cümleyi sil ve tekrar oku. Sahne hâlâ ayaktaysa o cümle süstü. Çöktüyse cümleyi geri koy ve artık onun sahnenin taşıyıcısı olduğunu biliyorsun — bu bilgi, ilerideki her kesme kararında işine yarayacak.
Yaygın tuzaklar
Yaygın yanlışBirincisi: duyguyu yüz ifadesine yıkmak.
"Ayşe üzgün bir ifadeyle bakar" cümlesi, "Ayşe üzgündü" cümlesinin kılık değiştirmiş hâlidir. Yüz ifadesi oyuncunun ve yönetmenin alanıdır; senin alanın, o ifadeyi doğuracak durumdur.
Yaygın yanlışİkincisi: davranışı açıklamak.
"Fincanı geri koyar, çünkü kocasını hatırlamıştır" yazan yazar, kendi çözümüne güvenmiyor demektir. Sebebi yazdığın anda görüntüyü öldürürsün; izleyicinin bağlantıyı kendi kurması, sahnenin bütün gücüdür.
Yaygın yanlışÜçüncüsü: geçmiş bilgisini diyaloga yıkmak.
En kolay kaçış budur — bir arkadaş gelir ve "iki hafta oldu değil mi?" der. Bu alıştırmada diyalog kullanmak yasak değil ama bu iş için kullanmak, alıştırmanın amacını boşa çıkarır.
Yaygın yanlışDördüncüsü: her bilgiyi taşımaya çalışmak.
Bir düzyazı paragrafındaki bilgilerin bir kısmı zaten sahneye ait değildir. Neyi taşımayacağına karar vermek de bu alıştırmanın bir parçasıdır ve bırakılan bilgiler, ileride başka sahnelerin malzemesi olur.
Yaygın yanlışBeşincisi: sembole kaçmak.
Kırık ayna, solmuş çiçek, yağmurda ıslanmak. Bunlar davranış değil, işarettir; ve çok kullanıldıkları için artık bilgi taşımazlar. Ölçüt basit — o nesne bu karakterin hayatında gerçekten olur muydu?
Yaygın yanlışAltıncısı: çeviriyi bir kayıp olarak görmek.
Düzyazıdan senaryoya geçerken bir şey kaybettiğini hissedeceksin ve haklısın — ama karşılığında bir şey kazanıyorsun: izleyicinin kendi sonucunu çıkarması. Anlatılan duyguya kimse itiraz edemez; gösterilen duyguya herkes kendi payını katar.
Yaygın yanlışYedincisi, ve en incesi: sahneyi hareketle doldurmak.
Görülebilir yazmak, sürekli bir şey yaptırmak demek değildir. Bir insanın hiçbir şey yapmadan durması da bir davranıştır ve doğru yerde en güçlüsüdür.
Varyasyonlar
Sonraki adım
Bu alıştırmada bir metni çevirdin; kaynağı başkası kurmuştu. Sıradaki uygulamada sahneyi sıfırdan sen kuracaksın ve elin daha da bağlı olacak: tek karakter, tek mekân, tek dakika ve hiç diyalog. Zorluğu şurada — konuşamayan bir karakterin bir şey istemesi, o isteğin önüne fiziksel bir engel çıkması ve bir dakikanın sonunda karakterin başladığı yerde olmaması gerekiyor. Bu alıştırmada öğrendiğin çeviri, orada tek aracın olacak.