Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Görsel metafor tek bir buluşla değil, art arda verilen kararlarla kurulur.
- Tema önce bir fiile çevrilir; somut karşılık bir sürece aranır.
- İki uç görünüşte değil, işleyişte benzer.
- Metafor, nesneyle zaten iş gören bir karaktere verilir.
- Her görünüşünde olayı ilerleten bir hamle yapar.
- Tekrarda görev ve cümlenin zamanı değişir.
- Son eşleme ilkinde olmayan bir anlam üretir; finalde olmak zorunda değildir.
- Düz okuma eksiksizse metafor açıklama istemez.
- Aynı süreci iki nesneye taşıtmak ikisini de zayıflatır.
- Metaforun nesnesi önce dünyanın kendi envanterinde aranır.
- İlk görünüş masum kalır; anlam sonraki görünüşlerde birikir.
- Boşalmanın büyüklüğü filmin tonuna uyar.
- Ekibe metaforun anlamı değil, süreci yazılır.
- Bir karaktere metafor verildi diye ötekine de verilmez.
- Metaforu ayakta tutan, iki sürecin aynı adımlarla ilerlemesidir.
Açılış sahnesi
Masada Emre'nin dün gece yazdığı tek sayfa duruyor. Gece, Murat'ın arabası, kimsenin olmadığı bir sokak. Kontak dönüyor, radyo bir şarkının ortasından giriyor. Göstergede turuncu bir arıza ışığı yanıyor. Sahne açıklamasında bir cümle daha var: Işık aylardır yanıyor.
Kadir'in kaloriferi var, diyor Emre. Murat'a da bir tane lazım. Aynı şeyi onun dünyasında söylesin.
Selim sayfayı mavi kalemle okuyor. Bu ışığı kim görüyor, diye soruyor. Murat görüyor. Peki ne yapıyor? Hiçbir şey, sürüp gidiyor. Işık sonra bir daha görünüyor mu? Emre bunu düşünmemiş. Işığı yalnız bir kez, Murat'ın ilk gecesine yazmış.
Nermin Hanım ışığı bir kenara itiyor. Kaloriferi nasıl buldun, diye soruyor.
Emre omuz silkiyor. Bulmadım ki. İlk taslakta evin sesleri arasındaydı. Sonra bir gün Kadir'in ağzına girdi, orada kaldı.
O zaman nasıl çalıştığını bilmediğin bir şeyi kopyalıyorsun, diyor Nermin Hanım. Işığı bırak. Önce kaloriferin nasıl kurulduğunu geriye doğru çözelim. Adımları görürsen ışığı da aynı adımlardan geçirirsin.
Tahtaya yedi sütun çiziyor, başlıkları şimdilik boş. İlk sütunun başına tek bir kelime yazıyor: tema. Selim kırmızı kalemi kapatıp sandalyesini tahtaya çeviriyor.
Görsel metafor tek bir buluşla değil, art arda verilen kararlarla kurulur. Bu kararları bilen yazar, kendiliğinden gelmiş bir metaforu da sınayabilir.
Bu derste ne olacak
Bu derste bir görsel metaforu adım adım kuracağız. Önce temayı bir fiile çevireceğiz. Sonra o fiili aynı biçimde işleten somut bir şey arayacağız. Metaforu bir karakterin eline vereceğiz ve ona olay örgüsünde bir iş bulacağız. Her dönüşünde neyin değiştiğine, son görünüşünde ne söylediğine bakacağız. En sonda metaforu açıklamadan bırakmanın yolunu konuşacağız. Nöbet'in kaloriferi bu adımlardan geriye doğru geçecek. Havuzdan havuza yüzen bir adam, kum çukuruna düşen bir böcek meraklısı ve gece kesilen bir ağaç da yanımızda olacak. Dağı aşan bir gemi ve buzdan çözülen dev hayvanlar da eşlik edecek. Dersin sonunda Emre'nin arıza ışığı aynı sınavdan geçecek.
Sıfır noktası
Metaforda bir şey, başka bir şeyin diliyle görünür. Filmde iki ucu vardır ve aralarındaki köprüyü seyirci kurar. Bunu biliyoruz. Bilmediğimiz, o iki ucun yazarın masasına nasıl geldiği.
Çoğu yazar metaforu bulduğunu sanır. Bir nesne taslağa kendiliğinden girer. Birkaç sahne sonra bir anlam taşımaya başlar. Yazar bunu fark edince sevinir. Sonra aynı başarıyı tekrarlamak ister ve tekrarlayamaz. Çünkü neyin işe yaradığını bilmiyordur. Emre'nin arıza ışığı tam bu durumda doğdu. Kaloriferin sonucunu taklit ediyor, kuruluşunu değil.
Kuruluşun bir sırası var. Önce metaforun neyi taşıyacağı belli olmalı. Sonra onu taşıyacak somut bir nesne, ses ya da eylem bulunur. Bu nesne bir karaktere bağlanır ve hikâyede bir iş görür. Her dönüşünde biraz değişir. Son görünüşünde ilkinde olmayan bir şey söyler. Bu yol boyunca da kimse onun neyin yerine geçtiğini söylemez.
Bu sıra yazım sırası olmak zorunda değil. Kalorifer Emre'nin taslağına sondan girdi. Önce bir sesti, sonra bir replik, en son bir tema. Sıra bir denetim listesi gibi çalışır. Kendiliğinden gelen metafor da bilerek kurulan da aynı sorulardan geçer. Bir adımda tökezleyen metafor perdede de tökezler. Yazar hangi adımda tökezlediğini bilirse onu onarabilir. Bilmezse metaforu toptan atar ya da olduğu gibi bırakır. İkisi de çoğu zaman yanlış karardır.
Bir uyarı daha. Romancı bir benzetmeyi cümlenin içine koyabilir. Senaristin elinde öyle bir cümle yok. Sahne açıklamasındaki benzetme perdeye geçmez. Bu yüzden görsel metafor kameranın yakalayabileceği malzemeyle kurulur. Ama görsel metafor yalnız görüntü demek değil. Kamera neyi görüp duyabiliyorsa o malzemedir. Bir ses, bir el hareketi, bir meslek kelimesi de olur. Nöbet'in metaforu önce kulağa gelir: babanın evinde bir gürültü. Görsel olan, o sesin nereden geldiği ve onu susturan el.
Son olarak tema. Tema, hikâyenin altında dolaşan soru ya da iddia. Nöbet'te bu soru, kimin kaldığı ve kimin gittiği. Ama tek bir metafor bütün soruyu taşımaz. Çoğu zaman sorunun bir damarını taşır. Kalorifer kalmakla gitmekle değil, söylenmeyenle ilgili. Yazarın ilk işi, metaforunun hangi damara hizmet edeceğini seçmektir.
Mekanizma
Temayı bir fiile çevirmek
Emre'nin defterinde kalorifer çıkmadan önce iki kelime vardı: sır ve suskunluk. Bu isimler ona hep aynı türden nesneler verdi. Kilitli bir sandık, mühürlü bir zarf, ağzı bağlı bir torba. Hepsi bir şey saklıyordu ama hiçbiri değişmiyordu. Bir sandık bugün de yarın da aynı sandıktır. Nermin Hanım aynı şeyi bir cümleyle, fiillerle yazmasını istedi. Emre şunu yazdı: söylenmeyen şey içeride birikir, ses verir, kimse dinlemez. Cümle artık nesneden bir şey istiyor. Biriken, ses veren ve dinlenmeyen bir şey. Sandık bu sınavın ilk adımında düşüyor. İçindeki şey çoğalmıyor, kimseye ses de vermiyor.
Benzeyen değil, aynı işleyen
Emre'nin aday listesinde sonunda üç nesne kaldı. Düdüklü tencere birikiyor ve ses veriyor, ama sonu bir patlama, sesi de bir çığlık. Nöbet'te kimse bağırmıyor, en ağır konuşma alçak sesle yapılıyor. Tavandaki su lekesi sessizce büyüyor ama kimsenin kulağına gelmiyor. Kalorifer ise süreci adım adım taşıyor. Kapalı bir tesisatta hava toplanır. Su dolaşamaz, petek gürler ama oda ısınmaz. Yanında yaşayanlar o sese alışır. Küçük bir vana açılınca önce bir tıslama, sonra biraz su gelir.
Babanın son üç ayı da aynı sırayla geçti. Bir bilgi kapalı bir ailenin içinde kaldı. Belirtiler göründü, her pazar yanında oturan oğul onları okumadı. Sonunda tek bir cümleyle açıldı. Boşalma da küçük oldu: alçak bir ses, bir tas su kadar. Benzerlik nesnenin biçiminde değil. Bir petek bir hastaya hiç benzemiyor. Benzerlik sürecin adımlarında.
Metaforu bir ele vermek
Kalorifer Kadir'in. Kadir bir bakım ustası, işine vanla gidiyor. Babası düştüğü gün bir kazan dairesindeydi, başka bir binanın ısıtmasıyla uğraşıyordu. Onun için petek bir imge değil, bir iş. Tahlil sabahı doktor değerlerden söz ediyor. Kadir kendi kelimesiyle karşılık veriyor ve bir kaçaktan bahsediyor. Bu bir benzetme değil, bir ustanın arıza tarifi. Murat aynı cümleyi kuramazdı. Onun dili süreçler ve netleştirmeler.
Murat sahipliği biliyor ve kantinde ona bir iğne gibi dokunuyor. Bu işlerden kardeşinin daha iyi anladığını, hep öyle olduğunu söylüyor. Övgü bir mesafe koyuyor. Sahibi olmayan metafor ise yazarın ağzından çıkar. Arıza ışığının sorunu burada başlıyor. Murat arabasını kullanıyor ama ona hiçbir iş yapmıyor. Işığa uzanacak bir el yok. Işık Murat'ın değil, Emre'nin.
Olay örgüsünde bir iş
Kalorifer hiçbir sahnede süs olarak durmuyor. Her görünüşünde bir iş yapıyor. Bir akşam Murat babanın düştüğü günü soruyor. Kadir'in cevabı evdeki tesisat oluyor, ertesi gün yapılacak bir tamir. Kalorifer burada bir kaçış yolu. Kantinde Murat bir liste açıyor: doktor, eve biri, masraflar. Kadir listeye girmiyor, akan bir peteği masaya koyuyor. Kalorifer bu kez bir ret.
Murat üç aydır bildiğini söyleyince kalorifer bir kez daha geliyor. Kadir havasını aldığını, içinden çıkanı, sesin ne zamandır sürdüğünü anlatıyor. Bu kez bir cevap. Ağabeyinin itirafına kendi itirafıyla karşılık veriyor. O sesi duymuş ve anlamamış.
Sınaması kolay: kaloriferi sahneden sil ve geriye ne kaldığına bak. Akşam sahnesinde Kadir'in kaçacak yeri kalmaz, soruyla baş başa donar. Kantinde ret bir kavgaya döner. İtirafın karşılığı ise hiç söylenemez.
Tekrar ve dönüşüm
Kalorifer aynı nesne olarak dönüyor, ama her dönüşte cümlenin zamanı değişiyor. Akşamki kaçışta gelecek zaman var: yarın havasını alacak. Bu bir erteleme. Kantinde geçmiş zaman geliyor: dün aldı. Ardından bir ek daha: aylardır gürlüyormuş. Bu ek sonradan öğrenilen bir şeyi anlatır. Kadir sesi her pazar duymuş, anlamını ancak şimdi öğreniyor. Dilbilgisi metaforun dönüşümünü taşıyor.
Görev de dönüşüyor. Kaçış olarak başlayan nesne bir rete, sonra bir itirafa dönüyor. Üç durakta da sahibi aynı: kaloriferden yalnız Kadir söz ediyor. Seyirci bunu fark etmek için önce sesi duymuş olmalı. Emre bu yüzden babanın evindeki ilk sahnenin ses satırına gürlemeyi yazıyor. Kantinde "aylardır" kelimesi geldiğinde seyirci o sesi kendi kulağından hatırlıyor.
Finalde yeni anlam
Kaloriferin son durağı filmin son sahnesi değil. Hazırlık haftasında, babanın evinde. Kadir aşağıdaki peteklerin havasını almış, alt kat ısınıyor. Yukarı hiç çıkmamış. Murat'ın hazırladığı eski oda soğuk kalmış. Kadir aşağıdan, yukarıdaki peteğin soğuk kaldığını söylüyor. Murat merdivenin başından sesleniyor: ne zamandan beri? Kadir susuyor, yatağı bir karış daha çekiyor.
Bu soruyu filmde daha önce kim sormuştu? Kadir. Önce doktora, değerin ne zamandır yüksek olduğunu. Sonra ağabeyine, babanın ne zamandır bildiğini. Şimdi soru yön değiştiriyor. Soran Murat, bilen ve susan Kadir. Metafor da yükünü genişletiyor. Babanın bedeninin yanına ağabeyin yıllarını alıyor. Yukarıdaki soğuk oda, kimsenin havasını almadığı bir geçmiş.
Finalin kendisi kaloriferi göstermiyor. Gece, babanın evinde Kadir battaniyenin kenarını düzeltip lambanın düğmesine basıyor. Bu oda, havası alınmış peteklerin ısıttığı alt kattaki oda. Seyirci bunu hatırlamak zorunda değil. Metaforun işi merdivende bitti.
Metaforu açıklamamak
Kantinde yan masada oturan biri iki kardeşi dinlese ne duyardı? Bir tesisat derdi. Petek akıtıyor, kalorifer gürlemiş, havası alınmış. Sahne o kulak için de çalışıyor. İki kardeş evin bir arızasını konuşuyor, biri geriliyor, öteki gözünü tabağından ayırmıyor. Metaforu kaçıran seyirci sahneyi kaçırmaz, yalnız bir katını görmez.
Düz okuma bir güvencedir ve açıklama ihtiyacını ortadan kaldırır. Açıklama çoğu zaman yazarın bu güvenceye inanmamasından doğar. Emre'nin taslağında finale bir plan eklenmişti. Kadir lambayı söndürmeden önce elini peteğin üstüne koyuyor. Petek ılık. Selim satırı kırmızı kalemle sildi. Seyirci kaloriferi anlamışsa bu plan fazladan bir görünüş. Anlamamışsa plan ona bir şey anlatmaz, yalnız bir ısıtıcı gösterir. Plan kaldıkça finalin battaniyesi ve lambası paylarını kaybeder.
Filmlerden okuma
Emre arıza ışığını tahtadaki sütunlardan geçiriyor. Tema fiili kaloriferinkiyle aynı çıkıyor: biriken, uyaran, dinlenmeyen bir şey. Bu bir kazanç gibi görünüyor ama değil. Aynı süreci iki nesne taşırsa ikisi birbirinin yankısına döner. Seyirci kaloriferi duyunca ışığı, ışığı görünce kaloriferi hatırlar. İkisi de yarım çalışır.
Sahip sütununda ışık takılıyor. Murat'ın ona uzanan bir eli yok. Sahne görevi sütunu boş kalıyor. Işık hiçbir hamlenin içinde değil, yalnız göstergede yanıyor. Son eşleme sütununa Emre hiçbir şey yazamıyor.
Murat'ın bir metafora ihtiyacı var mı, diye soruyor Selim. Ceketi var. Sandalyesi var. Arabasında hep ortasından başlayan bir şarkı var.
Emre ışığın satırını siliyor. Radyo yerinde kalıyor.
Usta katmanı
Boşalmanın ölçüsünü tona göre seç. Metaforun bir açılma anı varsa, o anın büyüklüğü filmin tonuna uymalı. Düdüklü tencere patlar, kalorifer bir tas su verir. Nöbet'in ton belgesi kuru ve sabırlı bir film istiyor. Metaforun boşalması da o ölçüde kalıyor.
Metaforun dilbilgisini izle. Fiilin zamanı değiştiğinde metafor da değişir. Alacağım, aldım, gürlüyormuş. Revizyonda metaforik replikleri alt alta yaz ve kiplerine bak. Zaman yerinde sayıyorsa metafor da yerinde sayıyordur.
Önce duyur, sonra söylet. Metaforik replik, seyircinin daha önce duyduğu ya da gördüğü bir şeye dayanmalı. Kantindeki "aylardır" kelimesi, gürlemeyi kendi kulağıyla duymuş bir seyirciye ağır gelir. Bu yüzden ses satırı repliğin habercisidir.
Sahibini tek tut. Kalorifer yalnız Kadir'in ağzından konuşur. Murat ona bir kez dokunduğunda bu bir olaydır: kantinde bir iğne, merdivende bir soru. Sahibin dışındaki her dokunuş bir dönüm noktası gibi okunur. Onu buna göre yerleştir.
İkinci metaforu aynı fiile kurma. Aynı süreci iki nesneye taşıtırsan ikisi de zayıflar. Yeni bir metafor istiyorsan önce yeni bir tema fiili bul. Bulamıyorsan metafora değil, bir motife ihtiyacın vardır.
Geriye doğru kur, ileriye doğru sına. Çoğu metafor taslakta kendiliğinden doğar. Doğduktan sonra onu adımlardan geriye doğru geçir. Eksik adımı bul ve yeniden yazımda kur. Kalorifere sahne görevi ikinci taslakta verildi.
Son eşlemeyi finalle karıştırma. Metaforun son durağı filmin son sahnesi olmak zorunda değil. Kaloriferin işi merdivende bitiyor. Finali zorla metafora bağlamak, finalin kendi imgesini gölgeler.
Bir ucu sabit tut. Son eşlemede iki ucu birden değiştirme. Kalorifer aynı kalorifer, değişen soran. Seyirci neyin değiştiğini ancak bir şey yerinde durursa görür.
Metaforu bir eyleme bağla. Kalorifer kendi başına bir petek. Metafor, havasını almak eyleminde yaşıyor. Nesneye bir fiil verdiğinde karakter onunla sahnenin içinde iş yapabilir. Fiilsiz nesne yalnız kadrajda durur.
Ekibe süreci yaz, anlamı yazma. Ses tasarımcısına "kalorifer babanın hastalığı" yazılmaz. "Petek gürlüyor, oda ısınmıyor" yazılır. Ekip süreci kurar, anlamı seyirci bulur.
Nesneyi dünyanın envanterinden seç. Yeni bir nesne uydurmadan önce mekânda zaten neler olduğunu yaz. Emre babanın evini sesleriyle sıralamıştı: damlayan musluk, gıcırdayan kapılar, uğuldayan buzdolabı, gürleyen kalorifer. Metafor bu listeden çıktı. Dünyada zaten duran nesne, seyirciye yazarın eli gibi görünmez.
Elenen adayların nedenini yaz. Düdüklü tencere neden düştü? Patlıyordu ve film bağırmıyor. Su lekesi neden düştü? Sesi yoktu. Bu notlar boşa gitmez. Yeniden yazımda bir sahne tonunu kaybettiğinde, elenen adayın nedeni neyin kaydığını gösterir.
İlk görünüşü masum bırak. Metaforun ilk görünüşü bir anlam ilan etmemeli. Kadir'in ilk kalorifer sözü sıradan bir tamir planı gibi duruyor. Seyirci onu bir kaçış diye bile okumayabilir. Anlam ancak ikinci, üçüncü görünüşte birikir ve geriye doğru ilkini de boyar.
Görünüşlerin maliyetini say. Her metaforik görünüş perdede yer kaplar. Kaç sahnede göründüğünü say, her görünüşün karşısına onun gördüğü işi not et. İşi olmayan görünüş metafora bir şey katmaz, yalnız süre harcar.
Yabancı bir kulakla oku. Metaforik sahneyi yan masadan dinleyen birinin kulağıyla oku. O kulak eksiksiz bir sahne duyuyorsa metafor açıklamaya muhtaç değil. Duymuyorsa sorun açıklamada değil, yüzeydedir.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Metafor ilhamla gelir, kurulamaz."
Gelebilir, ama ayakta kalması kurulmasına bağlıdır. Kalorifer kendiliğinden geldi. İşe yaraması, adımlarından tek tek geçebilmesinden.
Yaygın yanlış"Özgün bir metafor sıra dışı bir nesne ister."
İstemez. Kalorifer her evde var. Özgünlük nesnede değil, nesnenin işleyişiyle temanın işleyişi arasındaki eşleşmede.
Yaygın yanlış"Metafor ne kadar çok sahnede görünürse o kadar güçlenir."
Güçlenmez. Görevsiz her görünüş önceki anlamı tekrar eder. Kalorifer birkaç sahnede görünüyor ve her birinde bir iş yapıyor.
Yaygın yanlış"Metafor finalde mutlaka görünmeli."
Gerekmez. Son eşleme filmin ortasında da olabilir. Nöbet'in finali kaloriferi göstermiyor ve bir şey kaybetmiyor.
Yaygın yanlış"Karakter metaforun farkında olmalı."
Olmamalı. Kadir bir benzetme yaptığını bilmiyor. Bir arızayı anlatıyor, kendi mesleğinin kelimeleriyle. Farkında olan karakter metaforu söylemeye başlar.
Yaygın yanlış"Görsel metafor yalnız görüntüyle kurulur."
Kurulmaz. Bir ses, bir meslek kelimesi, bir el hareketi de malzemedir. Nöbet'in metaforu önce bir gürültü olarak gelir.
Yaygın yanlış"Seyirci metaforu kaçırırsa sahne boşa gider."
Gitmez. İyi kurulmuş metaforda düz okuma da bir sahne verir. Yalnız bir kat eksik görülür.
Yaygın yanlış"Kurulan metafor sonuna kadar aynı anlamı taşır."
Taşımaz. Anlamı ya dönüşür ya da aşınır. Kalorifer babanın bedeniyle başlıyor, merdivende ağabeyin yıllarını da üstleniyor. Hiç değişmeyen metafor zamanla bir alışkanlığa döner.
Yaygın yanlış"Tema yazılmadan metafor kurulamaz."
Kurulabilir. Metafor çoğu zaman taslakta önce gelir. Tema sonradan, onu sınamak için yazılır. Kalorifer de önce bir ses olarak geldi, temasını sonra buldu.
Yaygın yanlış"Somut karşılık temaya ne kadar benzerse o kadar iyidir."
Benzerlik görünüşte aranırsa metafor kaba olur. Petek bir hastaya hiç benzemiyor. İşe yarayan, iki sürecin aynı adımlarla ilerlemesi.
Yaygın yanlış"Açıklayan tek bir plan zarar vermez."
Verir. Emre'nin finaldeki ılık peteği tek bir plandı. Metaforu anlamış seyirciye fazlaydı, anlamamış seyirciye boştu. Üstelik finalin kendi imgesinden, battaniyeden ve lambadan, bir pay aldı.
Yaygın yanlış"Bir karaktere metafor verildiyse ötekine de verilmeli."
Simetri bir kural değil. Her karakterin anlamı kendi malzemesinden gelir, bazen bir motiften, bazen bir hareketten. Murat'ın ceketi ve sandalyesi var. Ona ikinci bir kalorifer vermek ikisini de zayıflatır.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Görsel metafor tek bir buluşla değil, art arda verilen kararlarla kurulur.
- Tema önce bir fiile çevrilir; somut karşılık bir sürece aranır.
- İki uç görünüşte değil, işleyişte benzer.
- Metafor, nesneyle zaten iş gören bir karaktere verilir.
- Her görünüşünde olayı ilerleten bir hamle yapar.
- Tekrarda görev ve cümlenin zamanı değişir.
- Son eşleme ilkinde olmayan bir anlam üretir; finalde olmak zorunda değildir.
- Düz okuma eksiksizse metafor açıklama istemez.
- Aynı süreci iki nesneye taşıtmak ikisini de zayıflatır.
- Metaforun nesnesi önce dünyanın kendi envanterinde aranır.
- İlk görünüş masum kalır; anlam sonraki görünüşlerde birikir.
- Boşalmanın büyüklüğü filmin tonuna uyar.
- Ekibe metaforun anlamı değil, süreci yazılır.
- Bir karaktere metafor verildi diye ötekine de verilmez.
- Metaforu ayakta tutan, iki sürecin aynı adımlarla ilerlemesidir.
Sonraki derse köprü
Emre'nin defterine yeni satırlar ekleniyor. Mutfak kapısındaki boy çizgileri, yukarının soğuk odası, kapının yanındaki dezenfektan şişesi. Her birine bir tema fiili arıyor, her birinin yanına bir anlam yazıyor. Selim defteri görünce bir şey soruyor. Dezenfektan da bir şeyin yerine geçerse, Kadir'in her akşamki o küçük hareketi ne olacak? Anlam yüklemek ne zaman bir nesneyi zenginleştirir, ne zaman onu tek bir doğru yoruma kilitler? Sonraki ders, Sembolizmin riskleri, bu sınırın nerede aşıldığına bakıyor.