Ne yapacaksın
Senaryondan art arda gelen beş sahne seçeceksin. Aralarında dört ek yeri var. Beşinci ek yeri, son sahnenin zincirden çıkıp bir sonraki sahneye bağlandığı yer olacak. Bu beş ek yerinin her birine ayrı bir bağlama yöntemi vereceksin: hareket eşlemesi, nesne eşlemesi, ses köprüsü, görsel karşıtlık ve diyalog eşlemesi. Her yöntem bir kez kullanılacak.
Önce zinciri olduğu gibi yazacaksın. Her sahne biter, altına bir kesme satırı düşer, yeni sahne başlığıyla açılır. Bu ilk hâli saklayacaksın. Sonra her ek yerini yeniden kuracaksın: önceki sahnenin son görüntüsünü, sonrakinin ilk görüntüsünü ve ikisini bağlayan şeyi.
Çıktı iki parça olacak. Birincisi yeniden yazılmış beş sahne, toplam üç dört sayfa. İkincisi tek sayfalık bir ek tablosu. Her satırda bir ek yeri, kullanılan yöntem, bağı taşıyan ayrıntı ve o bağın seyirciye söylediği tek cümle duracak. Tablonun altına bir soru daha yazacaksın: hangi ek yeri bağ kurmadan, düz bir kesmeyle kalsa daha iyi olurdu?
Neden bu alıştırma
Geçişi tek tek öğrenmek kolaydır. Bir hareket eşlemesini ayrı bir sahne çiftinde kurmak, bir ses köprüsünü başka bir yerde denemek. Ama film bu parçaları sırayla yaşatır. Seyirci bir eşlemeden çıkıp hemen bir başkasına girer. Bağlar birbirini ya güçlendirir ya da birbirinin sesini bastırır.
Beş sahnelik bir dizi bu etkileşimi görmenin en küçük ölçeğidir. Peş peşe iki hareket eşlemesi göze bir oyun gibi gelir. Peş peşe iki ses köprüsü kulağı yorar ve sahnelerin sınırını bulanıklaştırır. Yöntemi her ek yerinde değiştirmek, yazarı her bağın ne iş gördüğünü sormaya zorlar. Hareket bir süreyi yutar. Nesne bir anlamı taşır. Ses bir duyguyu bir mekândan ötekine sızdırır. Karşıtlık iki anı birbirine çarptırır. Diyalog bir soruyu bir sahnede bırakıp cevabını başka bir yerde verir.
Bir neden daha var. Senaryoda yazılan her bağ, kurgu masasına bir söz verir. Kurgucu o sözü tutmak için iki planı çekim gününden önce düşünmek zorunda kalır. Sayfada bağı taşıyan ayrıntı yoksa, kurgucunun eline yalnızca iki ayrı sahne geçer. Bu alıştırma o ayrıntıyı eylem satırına yazmayı öğretir. Bağ adıyla değil, görüntünün kendisiyle sayfada durur.
Son olarak alıştırma bir sınır da öğretir. Beş bağın hepsi birden göze batarsa dizi bir gösteriye döner. Hangi bağın sessiz kalacağına karar vermek de bu işin parçasıdır.
Hazırlık
Senaryonda bir gecenin, bir günün ya da bir yolculuğun içinde akan beş sahne bul. Sahnelerin en az ikisi farklı mekânlarda geçsin. Hepsi aynı odadaysa karşıtlık ve ses köprüsü çalışacak yer bulamaz.
Beş sahneyi kısa birer satırla kâğıdın sol kenarına alt alta yaz. Her satırın altına iki küçük not ekle: sahnenin son görüntüsü ve ilk görüntüsü. Son görüntü ekranda kalan son şeydir; ilk görüntü yeni sahnede gözün çarptığı ilk şey.
Kâğıdın sağ tarafına beş yöntemin adını yaz. Her birinin yanına boş bir kutu çiz. Bir yöntemi bir ek yerine verdiğinde kutuyu işaretle. Zinciri bitirdiğinde beş kutu da işaretli olmalı.
Kâğıdın en üstüne bir satır daha yaz: birinci sahnenin başında bir karakterin durumu ne, beşincinin sonunda ne? Bu satır zincirin omurgası. Bağları kurarken her birini bu satıra göre tartacaksın.
Son olarak sahneleri senaryodan kopyala ve kopyada çalış. İlk hâli, karşılaştırma için dokunmadan saklayacaksın.
Adımlar
Çözümlü örnek
Emre zinciri son geceden taburcu sabahına uzanan beş sahnede kuruyor. Sahne bölmeleri ve aşağıdaki ayrıntılar bir atölye taslağı. Filmin kanonuna dokunmuyor, yalnız sahnelerin birbirine nasıl değdiğini deniyor.
Birinci sahne oda, akşam devri. Figen formu uzatıyor. İkinci sahne koridor ve asansör. Üçüncüsü karanlık oda, gece. Dördüncüsü sabaha karşı Figen'in masası, imza. Beşincisi taburcu sabahı, otomatik kapıya kadar. Zincirin çıktığı yer de babanın evi, ahşap eşik.
İlk hâlde her sahnenin altında büyük harfle bir kesme satırı var. Murat odadan çıkıyor, kesme, Murat asansörde. Kadir telefonuna bakıyor, kesme, Kadir masada imzalıyor. İmza bitiyor, kesme, sabah. Selim sayfaları çevirip tek bir şey söylüyor: "Her sahne bir öncekini unutuyor."
Emre birinci ek yerine diyalog eşlemesini veriyor. Oda sahnesi Figen'in sorusuyla bitiyor: "Kim imzalayacak?" Murat telefonu gösterip bir dakika istiyor. Bakışlar Kadir'e, sonra gözleri kapalı babaya kayıyor. Forma yalnız Figen bakıyor. Kesme. Koridor sahnesi Murat'ın sesiyle açılıyor. Asansöre yürüyor, telefonu kulağından yeni indirmiş. Kapıda formla bekleyen Figen'e omzunun üstünden söylüyor: "Sabah imzalarım." Form Figen'in elinde kalıyor. Soru bir mekânda soruldu, cevabı başka bir mekânda geldi. Arada Murat odadan çıkmış oldu.
İkinci ek yerine hareket eşlemesi düşüyor. Asansörün iki kanadı Murat'ın önünde birbirine yaklaşıyor ve kapanıyor. Kesme. Karanlık odada babanın parmakları Kadir'in bileğinin üstünde kapanıyor. Emre ilk denemede bu ek yerine başka bir şey yazmıştı. Monitördeki kalp çizgisi, arabanın ön camında akan otoyol şeridine dönüşüyordu. Nermin Hanım satırın üstünü çiziyor. Bu görüntü Murat'ın o gece nerede olduğunu söylüyor, film ise bunu belirsiz bırakıyor. Üstelik eşleme kamerayı Murat'a taşıyor, sahne Kadir'in. Kapanan kanatlar Murat'ın gidişini, kapanan parmaklar Kadir'in tutuluşunu taşıyor. Bir gidiş bir tutuluşa dönüşüyor.
Üçüncü ek yeri görsel karşıtlık. Oda yalnız başucu lambasıyla aydınlanıyor. Kadir mesajı yüzü ekran ışığında okuyor, gözü boş sandalyeye ve cekete gidiyor. Ceketten düşen notu yerden alıyor, ne okuduğunu görmüyoruz. Kesme. Koridorun düz, gölgesiz beyazı. Kadir bu ışığın ortasında tek başına. Koridorun sonunda yeşil levha, levhanın altında camın ardı karanlık. Bir dairenin içinde tutulan adam, saklanacak gölgesi olmayan bir zemine çıkıyor.
Dördüncü ek yerine nesne eşlemesi veriliyor. Figen "Yakınlığı?" diye soruyor. Kadir "Oğlu." diyor ve imzalıyor. Sonra koridorda sırtını duvara veriyor; filmde dağıldığı tek an bu. Sahnenin son görüntüsü ise masada kalan dosya. Figen kapağı kapatırken son satırda Kadir'in el yazısı görünüyor. Kesme. Sabah, aynı dosya yatağın üstünde duruyor, dolaptan çıkan katlı kıyafetlerin yanında. Babanın düştüğü günün kıyafetleri. Gece imzalanan kâğıt artık eşyalarla birlikte toplanmış. Kimse imzadan söz etmiyor, dosya onu taşıyor.
Beşinci ek yeri zincirin çıkışı. Burada ses köprüsü çalışıyor. Kadir tekerlekli sandalyeyi otomatik kapıdan geçiriyor, tavandan anons duyuluyor: "Doktor Serkan, dahiliye servisine." Kesme. Evin aşınmış ahşap eşiği, anons hâlâ sürüyor. Kuzen ayakkabılarını çıkarmak için eğildiğinde ses kısılıp bitiyor. Bu ek yerinde tekerleğin dönüşü de bir hareket eşlemesi kuruyor. Emre onu tabloya ikinci yöntem olarak yazıyor, ama ek yerinin asıl yükünü sese veriyor.
Tablonun altındaki soruya Emre bir cevap buluyor. Görsel karşıtlık zincirin en gösterişli bağı. Hemen ardından gelen nesne eşlemesi bu yüzden küçük ve sessiz kalıyor. Kimse bir dosyanın yer değiştirdiğini fark etmeyebilir. Emre bu bağın fark edilmemesini istiyor.
Selim zinciri bir kez daha, yalnız ek yerlerini okuyarak dolaşıyor. İlk hâlde beş ayrı olay vardı. Şimdi tek bir yük el değiştiriyor. Birinci ek yerinde imza sahipsiz kalıyor. İkincide gidenin önünde kapanan kanatlar ile kalanı tutan parmaklar aynı hareketle buluşuyor. Üçüncüde Kadir saklanacak yeri olmayan bir ışığa çıkıyor. Dördüncüde imza bir eşyaya dönüşüp sabaha taşınıyor. Beşincide hastane, evin içine kadar geliyor ve bir eğilişle susuyor. Hazırlıktaki omurga satırı da buydu: ilk sahnede sahibi olmayan imza, son sahnede babanın eşyalarının arasında, Kadir'in el yazısıyla.
Kendini değerlendir
Zinciri bitirdiğinde ek tablosunu yanına al ve şu soruları sor.
Beş yöntemin her biri bir kez mi kullanıldı? Bir yöntem iki ek yerine sızdıysa, ikincisinde gerçekten gerekli miydi?
Her bağı taşıyan ayrıntı eylem satırında yazılı mı? "Hareket eşlemesi" yazan bir not bağ değildir. Sayfada kanatların kapandığını, parmakların kapandığını okuyabiliyor musun?
Bağlar omurgayı taşıyor mu? Ek yerlerini sırayla okuduğunda, hazırlıktaki satırdaki değişimin adım adım ilerlediğini görüyor musun?
Her bağın tabloda bir cümlesi var mı? Bağın ne söylediğini yazamıyorsan o bağ yalnızca bir süs olabilir.
İlk hâl ile son hâli karşılaştır. Hangi ek yerinde seyircinin tamamlaması gereken boşluk azaldı? Hangisinde bilerek bıraktığın bir boşluk kaldı?
Bağlar sahnelerin içini değiştirdi mi? Bir eşlemeyi kurmak için sahneye yeni bir eylem eklediysen, o eylem sahnenin kendi mantığında yer buluyor mu?
Art arda gelen iki bağ birbirinin etkisini bastırıyor mu? Zinciri yüksek sesle oku ve hangi ek yerinde dikkatinin yorulduğunu işaretle.
Ses köprüsünün süresini biliyor musun? Ses hangi olayla bitiyor?
Zinciri senaryoyu bilmeyen birine okut. Ona yalnız beş ek yerinin hangisinin en çok akılda kaldığını sor. Onun seçtiği bağ ile senin en önemli saydığın bağ aynı mı?
Yaygın tuzaklar
Yaygın yanlışYöntemi sahneden önce seçmek.
Kâğıtta beş kutu var diye bir eşlemeyi sahneye zorla sokmak, sahnenin kendi akışını bozar. Yöntemi ek yerinin zaten taşıdığı malzemeden çıkar.
Yaygın yanlışBağı adıyla yazmak.
Sayfaya "nesne eşlemesi ile geçiş" yazmak kurgucuya bir şey vermez. Bağı görüntüyle yaz: hangi nesne, kimin elinde, kadrajın neresinde.
Yaygın yanlışKesme satırını her sahnenin altına koymak.
Bağı kurduktan sonra kesme satırı çoğu yerde gereksizleşir. Yalnız bir geçişin türünü özellikle belirtmen gerekiyorsa yaz.
Yaygın yanlışGösterişli bir benzerliğe kapılmak.
İki görüntünün biçimce benzemesi yetmez. Eşleme hikâyenin bilmememizi istediği bir şeyi söylüyorsa, ne kadar güzel durursa dursun sil.
Yaygın yanlışSes köprüsünü uzun tutmak.
Kesmeden sonra uzayan ses yeni sahnenin önüne geçer. Köprüyü yeni sahnedeki bir olayla bitir.
Yaygın yanlışKarşıtlığı yalnızca ışıkla kurmak.
Karanlıktan aydınlığa geçmek tek başına yalnızca bir ışık değişimidir. Karşıtlık karakterin durumundaki bir değişimi de göstermeli.
Yaygın yanlışDiyalog eşlemesini kelime oyununa çevirmek.
Bir sahnenin son kelimesini sonrakinin ilk kelimesine yapıştırmak zekice görünür, ama bir şey eklemeyebilir. Cevap soruyu ertelemeli, yalanlamalı ya da başka birine devretmeli.
Yaygın yanlışHareket eşlemesinde iki hareketin büyüklüğünü karıştırmak.
Kocaman bir kapı açılışından küçük bir el hareketine geçmek göze bir sıçrama gibi gelir. Ya ölçüyü yakın tut ya da sıçramayı bilerek kullan.
Yaygın yanlışBağı yalnız gönderen uçta yazmak.
Önceki sahnenin sonuna güzel bir görüntü koyup yeni sahneyi alışık olduğun gibi açarsan bağ yarım kalır. Yeni sahnenin ilk satırı bağın öbür yarısını taşımalı.
Yaygın yanlışOmurgasız zincir kurmak.
Beş bağ ustaca kurulmuş olabilir, ama sahneler arasında hiçbir şey değişmiyorsa seyirci yalnızca bir teknik gösterisi izler. Her bağ bir değişimin adımını taşımalı.
Yaygın yanlışHer ek yerini doldurmak zorunda hissetmek.
Beş bağdan birinin sade kalması zinciri rahatlatır. Alıştırmadan sonra filmde hangisini düz kesmeye bırakacağına karar ver.
Varyasyonlar
Sonraki adım
Bugün ses yalnızca bir ek yerinde iş gördü: hastanenin anonsu eşiğe kadar taşındı ve bir eğilişle sustu. Sıradaki birimde ses bir bağlantı olmaktan çıkıp bütün bir sahneyi kuracak. Ortam sesi, karaktere ait bir ses, yaklaşan bir tehdit, öznel bir duyuş ve bir sessizlik aynı sahnede bir arada çalışacak. Sahnenin yönünü bu kez bir kesme değil, bir sesin gelişi ya da kesilişi değiştirecek. Nöbet'te bu soru babanın odasına düşüyor. Kadir'in kulağı odayı nasıl duyuyor? Ses hangi anda değişiyor da sahnenin yönü de onunla birlikte dönüyor?