Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Fiziksel komedide gülme bedenden gelir, ama nedeni sayfada kurulur.
- Bedensel amaç bir sınırla yazılır; sahneyi o sınır üretir.
- Alan tuzağı karakterin yollarını tek tek kapatır.
- Nesne direnci nesnenin gerçek fiziğinden doğar.
- Kenar anında seyirci sonucu görür, karakter umut eder.
- Hazırlık son çarpışmayı kaçınılmaz gösterir.
- Basamaklı tekrarda her dönüşte bedel büyür.
- Beklenmedik sonuç seyircinin beklediği düşüşü başka bir yere taşır.
- Güvenlik işareti riskli anı yöntem belirlemeden görünür kılar.
- Okunur aksiyon her vuruşu ayrı satıra ve somut adlarla yazar.
- Komik nesne çoğu zaman sıradan bir eşyadır; seyirci fiziğini zaten bilir.
- Replikleri kapatınca da okunan sahne, bedenle kurulmuş bir sahnedir.
- Gülünen Necmi Bey'in bedeni değil, bedeninin kurala tutunma biçimidir.
Açılış sahnesi
Burcu bu sefer kâğıt getirmemiş. Atölye masasının üstüne bir dolma kalem, bir ıstampa ve eski bir lastik mühür diziyor. Sonra masanın bir ayağının altına katlanmış bir kâğıt sıkıştırıyor.
"Nikâh masasının bir ayağı kısa," diyor. "Necmi Bey yıllardır altına bir şey koyuyor. Bu sabah temizlikçi onu atmış."
Kâğıdı çekiyor. Masa hafifçe sola yatıyor. Dolma kalem yavaşça yuvarlanmaya başlıyor ve masanın kenarında duruyor.
Emre gülüyor. Masadaki kalem gerçekten komik; düşecek mi düşmeyecek mi, herkes ona bakıyor. Selim gülmüyor. Burcu'nun sayfasını alıp okuyor.
Sayfada tek satır var: "Kalem yuvarlanır, Necmi Bey yakalamaya çalışır, komik bir kargaşa çıkar."
"Bu satırı bir oyuncuya ver," diyor Selim. "Ne oynayacak?"
Burcu cevap veremiyor. Kargaşanın içinde ne olduğunu kendisi de bilmiyor. Necmi Bey kalemi nereden yakalıyor? Neden ayağa kalkmıyor? Kalem en sonunda nereye düşüyor?
Nermin Hanım masadaki kalemi parmağıyla geri itiyor. Kalem yine yuvarlanıyor, yine kenarda duruyor.
"Masadaki her şey bir şey söylüyor," diyor. "Sayfadaki satır hiçbir şey söylemiyor."
Masada bir kalem yuvarlandı ve herkes güldü; sayfada aynı kalem yazılmamıştı.
Bu derste ne olacak
Atölye, yuvarlanan bir dolma kalemi oynanabilir bir sahneye çevirecek. Önce bedenin sahnede ne istediğini bulacak. Sonra Necmi Bey'in etrafındaki daracık alanı ve masadaki nesneleri tek tek inceleyecek. Kalemin kenarda durduğu anın neden güldürdüğünü, aynı hareketin üç kez nasıl büyüdüğünü ve en sonunda nereye düştüğünü kuracak. Ardından sahnenin güvenlik payını sayfada işaretleyecek. En sonda da bütün parçayı bir oyuncunun ve bir ekibin okuyabileceği aksiyon satırlarına dökecek. Sessiz dönemden bir saat kulesine uzanan beş film, hareketin parçalarını tek tek açacak. Necmi Bey'in salonu da her adımda biraz daha daralacak.
Sıfır noktası
Fiziksel komedi, gülmenin bedenden geldiği komedidir. Bir düşüş, bir kayma, bir nesneyle boğuşma. Replik yok ya da çok az. Seyirci gördüğüne güler.
Bu kolay görünür. Herkes birinin muz kabuğunda kaymasına güler. Ama kayan birini izlemek ile ona gülmek aynı şey değil. Sokakta biri düşünce önce korkarız. Gerçekten incindi mi diye bakarız. Gülme ancak bu korku kalktığında gelir.
Sinemadaki fiziksel komedi bu korkuyu baştan kaldırır. Seyirciye bir sözleşme sunar: burada kimse gerçekten incinmeyecek. Bu sözleşme kurulunca seyirci düşüşün kendisine değil, düşüşe giden yola bakmaya başlar.
Yol da her zaman bir istekle başlar. Bir karakter bir şey yapmak istiyor ve bedeni ya da etrafındaki dünya ona izin vermiyor. Gülme bu ikisinin çarpışmasından doğar. Keaton'ın, Chaplin'in, Lloyd'un sessiz dönem filmlerinde kahraman neredeyse hiç espri yapmaz. Yalnız bir işi bitirmeye çalışır. Bir trene yetişmek, bir saati onarmak, bir kızı etkilemek.
Bu yüzden fiziksel komedi senaristin işi değilmiş gibi görünse de öyle değil. Hareket sette doğar, ama hareketin nedeni sayfada doğar. Senarist bir düşüşü icat etmez. Düşüşü kaçınılmaz kılan durumu kurar. Kim, nerede, ne için, hangi nesneyle uğraşıyor? Bu soruların cevabı sayfada yoksa oyuncu boşlukta oynar.
Burcu'nun tek satırı bu yüzden çöküyor. "Komik bir kargaşa" bir sonuç. Seyirci sonucun kendisine değil, ona nasıl varıldığına güler. Kalemin neden yuvarlandığını, Necmi Bey'in neden yerinden kalkmadığını, kalemin neden tam o anda kenarda durduğunu sayfa bilmeli.
Necmi Bey'in durumu bunun için çok uygun. Emeklilikten önceki son mesaisini yapan, kurallarla örülü bir adam. Bedeni de kurallarına uyuyor. Dik oturuyor, masadan kalkmıyor, nesnelerini hizalı tutuyor. Gülünen şey onun yaşı ya da bedeni değil. Gülünen şey bu bedenin bir kurala tutunma biçimi. Kural ile yerçekimi çarpıştığında hangisinin kazanacağını seyirci bilir. Necmi Bey bilmez.
Mekanizma
Bedensel amaç
Komik karakterin bir sahne amacı vardır. Fiziksel komedide bu amaç bedene iner. Karakter yalnız bir şey istemez, onu belli bir hareketle, belli bir sınır içinde yapmak ister.
Atölye Necmi Bey'in amacını yazıyor. Sekizinci çift masanın önünde bekliyor. Çiftin şahidi Tuncay hâlâ dışarıda, telefonda. Necmi Bey bu bekleyişte masadaki düzeni korumak istiyor. Bedensel amacı şu: dolma kalemi düşürmeden, yerinden kalkmadan masayı nikâha hazır tutmak.
Cümlenin en önemli kısmı "yerinden kalkmadan". Burcu bunu Necmi Bey'in yeni bir kuralına bağlıyor. Tören salonu açıldıktan sonra memur masadan kalkmaz. Çiftler onu her zaman oturur görmeli. Bu bir deneme, ama sahneyi taşıyan şey bu sınır. Necmi Bey ayağa kalksa kalemi kolayca alır ve sahne biter. Kalkmadığı için kolları uzar, sandalyesi kayar, bedeni kuralın etrafında bükülür.
Mekân
Fiziksel komedide mekân karakterin rakibidir. Alan ne kadar darsa, beden o kadar az seçenekle kalır.
Necmi Bey'in alanı çok dar. Masa ile arkasındaki duvar arasında bir sandalye boyu yer var. Duvarda salonun müzik düğmesi, tam omuz hizasında. Necmi Bey'in sandalyesi salonun öbür sandalyelerinden farklı: tekerlekli bir büro sandalyesi. Zemin sabah silinmiş, hâlâ parlak. Masanın sol ayağı kısa ve altındaki kâğıt gitmiş.
Her parça bir kapı kapatıyor. Eğik masa kalemi hep aynı yöne gönderiyor. Yakın duvar, geri kayan sandalyeye çarpacak bir yer veriyor. Omuz hizasındaki düğme o çarpmayı bir sese çevirebilir.
Nesne
Fiziksel komedideki nesne sıradan bir eşya gibi durur. Ama sahne boyunca kendi iradesi varmış gibi davranır. Karakter onu kontrol etmeye çalıştıkça nesne başka bir yöne gider.
Dolma kalemin direnci gövdesinde. Yuvarlak ve ağır; klipsi yukarı bakarsa yuvarlanır, aşağı bakarsa durur. Burcu bunu masada deneyerek bulmuş. Istampa yassı ve kaygan. Mühür ağır, devrilmez ama sürüklenir. Nasihat kartı plastik kaplı, köşeleri yuvarlanmış; parlak zeminde buz gibi kayar.
Bir nesne daha var: Seda'nın papatyalı tükenmezi. Necmi Bey sabah onu deftere yaklaştırmamıştı. Ama ucundaki papatya kalemi frenliyor. Eğik masada bütün kalemler yuvarlanırken papatyalı kalem olduğu yerde duruyor. Seyirci bunu görüyor. Necmi Bey görmüyor.
Zamanlama
Fiziksel komedide hareketin hızı kadar durduğu yer de önemlidir.
Dolma kalem masanın kenarına kadar yuvarlanıyor ve orada duruyor. Necmi Bey kaleme bakıyor. Kalem kıpırdamıyor. Necmi Bey nefesini veriyor, elini yavaşça geri çekiyor. İşte o anda kalem düşüyor.
Kenar anı sayfada yazılmazsa oyuncu onu atlayabilir. Burcu'nun yeni sayfasında bu an üç ayrı satıra bölünüyor. Satır araları bekleyişi taşıyor.
Hazırlık
Fiziksel komedinin en büyük anı genellikle sahneden çok önce ekilir. Seyirci masanın eğik olduğunu, kalemin yuvarlandığını, düğmenin nerede durduğunu önceden görmüşse son çarpışma bir tesadüf gibi durmaz. Kaçınılmaz görünür.
Burcu hazırlığı sabaha koyuyor. Necmi Bey salona ilk geldiğinde nesnelerini hizalıyor. Kalemi defterin yanına bırakıyor. Kalem birkaç santim yuvarlanıyor. Necmi Bey onu geri itiyor, bir daha bakmıyor. Bu küçük an sekizinci nikâhın kurulumu. Seyirci kalemi unutmuş gibi olur, ama gözü masanın sol ayağında kalır.
Seyirci düğmenin ne yaptığını da sabah öğrenir. Seda ona bir kez basınca önceki çiftin davul zurnası salonu doldurur.
Artan tekrar
Fiziksel komedide tek bir aksilik bir kez güldürür. Aynı aksilik büyüyerek geri geldiğinde gülme birikir. Her seferinde karakterin çözümü biraz daha zahmetli, bedeli biraz daha yüksek olur.
Atölye üç basamak kuruyor. Birincide kalem kenarda durur ve düşmez; Necmi Bey onu parmak ucuyla geri iter. İkincide kalem düşer; Necmi Bey oturduğu yerden uzanıp havada yakalar, ama sandalyesi geri kayar. Masanın kenarına tutunarak kendini geri çeker. Defter de onunla birlikte birkaç santim gelir. Üçüncüde kalemle birlikte nasihat kartı da masadan kayar ve yere düşer.
Her basamakta kural aynı kalıyor: Necmi Bey ayağa kalkmıyor. Değişen tek şey, kuralı korumak için bedenin ne kadar esnemek zorunda kaldığı.
Beklenmedik sonuç
Basamaklı tekrar seyirciye bir sonuç bekletir. İyi bir fiziksel komedi o sonucu verir, ama beklenen yerden vermez.
Burcu'nun ilk fikri sandalyenin devrilmesiydi. Selim itiraz ediyor: seyirci bunu zaten tahmin ediyor.
Üçüncü basamakta nasihat kartı yere düşüyor. Necmi Bey ayağa kalkmadan ayakkabısının ucuyla kartı arıyor. Kartı buluyor, sürüklüyor. Kart parlak zeminde kayıyor ve masanın kısa ayağının altında duruyor. Necmi Bey ayağıyla son bir itiş yapıyor. Kart ayağın altına giriyor. Masa doğruluyor. Kalem durur.
Seyirci bunu bir zafer gibi izler, sonra fark eder. Otuz yıllık nasihat şimdi masanın ayağının altında. Bunu yaparken omzu duvardaki düğmeye değiyor ve salonda davul zurna başlıyor. Sekizinci çiftin gelini, işaret geldi sanıp ayağa kalkıyor.
Oyuncu güvenliği
Sayfada "sandalye geri kayar" yazmak kolay. Sette o satır, parlak zeminde duvara doğru kayan bir oyuncu demek.
Fiziksel komedi seyirciyle "kimse incinmeyecek" sözleşmesi yapar. Bu söz yalnız kurmacada değil, sette de tutulmalı. Senarist dublörü seçmez, provayı yönetmez, yöntemi belirlemez. Bunlar yönetmenin, yapımın ve aksiyon koordinatörünün işi. Ama senaristin bir sorumluluğu var: tehlikeyi sayfada görünür kılmak.
Burcu sandalye kaymasını tek bir sıradan cümleye gömmüyor. Ayrı bir satıra yazıyor ve ne olduğunu açıkça söylüyor: sandalye duvara doğru kayar, Necmi Bey düşmez. Satırın sonuna kısa bir not ekliyor. Not kaymanın nasıl yapılacağını söylemiyor. Yalnız bu anın bir fiziksel aksiyon olduğunu ve prova gerektirdiğini söylüyor.
Sahne gülmeyi oyuncunun bedeninden değil, Necmi Bey'in kuralından alıyor. Bu yüzden düşüş sahnenin zirvesi değil. Gülmenin zirvesi kartın masanın ayağının altına girmesi. Böylece en riskli hareket sahneden çıkarılabilir ve gülme kaybolmaz.
Okunur aksiyon yazımı
Fiziksel komedi sayfada aksiyon satırlarıyla yaşar. Bu satırları oyuncu, yönetmen, görüntü yönetmeni, koordinatör ve kurgucu okur. Her biri aynı hareketi aynı sırayla görmelidir.
Burcu'nun yeni sayfasında her satırda tek bir hareket var. Nesneler adıyla geçiyor. Duygu adlandırılmıyor, davranış yazılıyor. Kamera açısı yok.
İÇ. BELEDİYE NİKÂH SALONU — GÜNDÜZ
Sekizinci çift masanın önünde ayakta. Şahit sandalyesi boş.
NECMİ BEY oturuyor. Önünde nikâh defteri, mühür, ıstampa. Dolma kalem defterin yanında.
SEDA kürsünün yanında. Papatyalı tükenmezi masanın öbür ucunda.
Kalem yuvarlanmaya başlar. Masanın sol kenarına gider.
Kenarda durur.
Memur kalemi süzer. Elini yavaşça geri çeker.
Kalem düşer.
Necmi Bey oturduğu yerden uzanır. Kalemi havada yakalar.
Tekerlekli sandalyesi geri, duvara doğru kayar. Necmi Bey masanın kenarına tutunur, düşmez. (FİZİKSEL AKSİYON — PROVA)
Kendini masaya geri çeker. Defter de onunla birlikte gelir.
Nasihat kartı masadan kayar. Yere düşer.
Necmi Bey kalkmaz. Ayakkabısının ucuyla kartı arar. Bulur. Masanın kısa ayağının altına iter.
Masa doğrulur. Kalem durur.
Necmi Bey'in omzu duvardaki müzik düğmesine değer. Davul zurna başlar.
Gelin ayağa kalkar.
Filmlerden okuma
Usta katmanı
Hareketi bir kuralla sınırla. Bedensel amaç sınırsızsa karakter en kolay yolu seçer ve sahne biter. Necmi Bey ayağa kalkabilseydi kalemi alırdı. "Kalkmadan" kısıtı bütün sahneyi üretiyor. Fiziksel komedide kısıt, karakterin değerinden gelmeli. O zaman beden kuralın biçimini alır ve seyirci kuralı bedenden okur.
Mekânı ilk görüntüde kur. Alan tuzağını sahnenin ortasında anlatırsan seyirci kurallarını çözmekle uğraşır. Masa eğik, sandalye tekerlekli, düğme omuz hizasında, zemin parlak. Bunların hepsi sahnenin ilk satırlarında görünmeli. Gerisi o düzenin kendi kendine işlemesi.
Nesnenin fiziğine sadık kal. Nesne direnci gerçek bir özellikten doğmazsa seyirci hileyi fark eder. Kalem yuvarlak olduğu için yuvarlanır. Papatyalı tükenmez, ucundaki çiçek yüzünden durur. Bir nesneye uydurma bir davranış yüklemek, fiziksel komediyi bir çizgi filme çevirir. Bunu bilerek yapmak bir üslup kararıdır; bilmeden yapmak sahneyi gevşetir.
Kenar anını satır arasıyla yaz. Zamanlama sayfada boşlukla taşınır. "Kalem yuvarlanır ve düşer" tek bir vuruştur. "Kalem kenarda durur. / Necmi Bey elini çeker. / Kalem düşer." üç vuruştur. Okuyan her göz o bekleyişi aynı yerde yaşar.
Basamakları bedelle ölç. Her tekrarda karakterin harcadığı şey artmalı. Birincide bir parmak, ikincide bütün kol, üçüncüde ayak ve nasihat kartı. Bir basamak öncekinden ucuzsa tekrar düzleşir.
Beklenen düşüşü başka yere taşı. Seyirci sandalyenin devrilmesini bekliyor. Sen o beklentiyi başka bir yere boşalt: kartın masanın ayağının altına girmesi. Böylece hem gülmeyi bir sürprize bağlarsın hem de en riskli hareketi sahneden çıkarırsın.
Güvenliği ayrı satıra al. Risk taşıyan bir hareketi uzun bir paragrafın ortasına gömme. Ayrı satıra yaz, ne olduğunu açıkça söyle. Yöntemi yazma; o, setin işi. Ama anın varlığını hazırlık okumasında kimsenin kaçıramayacağı biçimde belirt.
Gülmenin hedefini bedenden ayır. Fiziksel komedi kolayca bir bedenle alay etmeye kayar. Necmi Bey'e gülünüyor, ama yaşına ya da bedenine değil. Kuralı uğruna bedeninin girdiği hâle gülünüyor. Bu ayrım sayfada nedenle kurulur: her hareketin arkasında bir kural görünmeli.
Sahneyi önce sessiz oku. Fiziksel komedi sahnesini yazdıktan sonra bütün replikleri kapat. Yalnız aksiyon satırlarını oku. Hareketin sırası, nedeni ve sonu yine anlaşılıyor mu? Anlaşılmıyorsa sahne repliğe yaslanıyor demektir. Necmi Bey'in sahnesinde tek bir söz yok ve sahne yine okunuyor.
Tepkiyi hareketten ayır. Fiziksel komedide her vuruşun bir hareket ve bir tepki yarısı var. Kalem düşer; Necmi Bey'in eli bir an havada kalır. Tepkiyi ayrı satıra yazınca oyuncu onu oynayacak zamanı bulur.
Sessiz tanığı unutma. Seda bütün sahne boyunca hiçbir şey yapmıyor. Ama papatyalı kalemi masada duruyor. Bir fiziksel komedi sahnesinde hareket etmeyen biri, hareketin anlamını taşır. Seyirci onun yüzünden kendi tepkisini okur.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Fiziksel komedi sette doğar, sayfaya yazılmaz."
Hareketin ayrıntısı sette bulunur, ama nedeni sayfada kurulur. Burcu'nun tek satırı oyuncuya oynayacak hiçbir şey vermiyordu. Amaç, mekân ve nesne sayfada yoksa sette doğacak bir şey de yok.
Yaygın yanlış"Komik olan düşüşün kendisidir."
Düşüş çoğu zaman çok kısadır. Gülmeyi taşıyan, düşüşe giden yoldur. Leydi Eve'de düşüş tek bir an; öncesindeki ayna ve yürüyüş bütün sahne.
Yaygın yanlış"Ne kadar sert, o kadar komik."
Sertlik bir noktadan sonra gülmeyi korkuya çevirir. Seyirci karakterin gerçekten incindiğini düşünürse güler gibi yapar, ama içi rahat değildir. Kimse incinmeyecek sözleşmesi bozulursa komedi biter.
Yaygın yanlış"Nesne her şeyi yapabilir."
Nesne, kendi fiziğinin izin verdiğini yapar. The Pawnshop'taki saatin yayları gerçekten yay gibi fırlıyor. Uydurulmuş bir direnç seyircinin inancını sarsar.
Yaygın yanlış"Tekrar sıkar."
Hiç değişmeden dönen tekrar yorar. Her dönüşünde bedeli büyüyen tekrar ise gülmeyi biriktirir. Seven Chances'ta her yeni kaya bir öncekini küçük gösteriyor.
Yaygın yanlış"Güvenlik yönetmenin işi, senaristi ilgilendirmez."
Yöntem setin işidir. Ama tehlikeli bir anı görünmez kılan senaristtir. Sıradan bir cümlenin içinde kaybolan risk, hazırlıkta da kaybolabilir.
Yaygın yanlış"Fiziksel komedi yalnız sessiz dönemin işidir."
Sessiz dönem bu dili inceltti, ama dil orada kalmadı. What's Up, Doc? konuşan bir filmin içinde cam levhayı taşıyor. Project A aynı ilkeyi bir aksiyon filmine taşıyor. Replik ile hareket aynı sahnede yan yana yaşayabilir.
Yaygın yanlış"Komik nesne tuhaf bir nesne olmalı."
En iyi komik nesne çoğu zaman en sıradan olanıdır. Bir dolma kalem, bir çalar saat, bir cam levha. Seyirci onları tanıdığı için fiziğini de bilir. Tuhaf bir nesne önce açıklanmayı bekler.
Yaygın yanlış"Aksiyonu uzun ve süslü yazmak hareketi canlandırır."
Uzun paragraf hareketi bulanıklaştırır. Her satıra tek bir vuruş düşerse okuyan herkes aynı sırayı görür. Fiziksel komedide süs değil sıra önemlidir.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Fiziksel komedide gülme bedenden gelir, ama nedeni sayfada kurulur.
- Bedensel amaç bir sınırla yazılır; sahneyi o sınır üretir.
- Alan tuzağı karakterin yollarını tek tek kapatır.
- Nesne direnci nesnenin gerçek fiziğinden doğar.
- Kenar anında seyirci sonucu görür, karakter umut eder.
- Hazırlık son çarpışmayı kaçınılmaz gösterir.
- Basamaklı tekrarda her dönüşte bedel büyür.
- Beklenmedik sonuç seyircinin beklediği düşüşü başka bir yere taşır.
- Güvenlik işareti riskli anı yöntem belirlemeden görünür kılar.
- Okunur aksiyon her vuruşu ayrı satıra ve somut adlarla yazar.
- Komik nesne çoğu zaman sıradan bir eşyadır; seyirci fiziğini zaten bilir.
- Replikleri kapatınca da okunan sahne, bedenle kurulmuş bir sahnedir.
- Gülünen Necmi Bey'in bedeni değil, bedeninin kurala tutunma biçimidir.
Sonraki derse köprü
Necmi Bey'in kalemi kovalamasına rahatça güldük, çünkü kimse incinmedi ve hiçbir şey kaybedilmedi. Kaybolan tek şey bir nasihat kartıydı, o da masanın ayağının altında duruyor. Ya salonda gülmenin konusu gerçek bir kayıp olsaydı? Bir ölüm, bir haksızlık, kimsenin şakaya almadığı bir acı. Sıradaki ders kara komedi. Ciddi bir konunun içinden gülme nasıl çıkar? Seyirci kiminle güldüğünü bildiğinde ahlaki rahatsızlık nereye düşer? Tonal sınır nerede çizilir ki gülme acıyı küçümsemesin? Karakterin bakış açısı bu sınırı nasıl kaydırır?