İçeriğe geç

Ders 7.1

Fikir ile konsept arasındaki fark

Senaryo Akademisi — Bölüm II, Modül 7

2.964 kelime11 film örneği≈ 13 dk okuma≈ 20 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Fikir, konsept, durum, tema, premise ve logline uzunluk sırası değil; farklı sorulara verilmiş cevaplar.
  2. Ham fikir kimseye anlatılamaz; geliştirilmiş fikir anlatılabilir ama hâlâ hikâye vaat etmez.
  3. Fikirle konsept arasındaki test tek soru: karşındaki "sonra ne oluyor?" diyor mu?
  4. Konsept sekiz parçadan kurulur ve bir parça eksikse ayakta durmuyor.
  5. En sık atlanan parça risk; atlandığında ortaya eksiksiz ama ilgisiz bir konsept çıkıyor.
  6. Karşı güç, amaçla aynı ölçekte olmalı — başarısızlık ihtimali yoksa konsept değil, plan anlatıyorsun.
  7. Dünya coğrafya değil kuraldır: orada neyin mümkün, neyin imkânsız olduğu.
  8. Tema bir cevap değil bir soru alanıdır; cevap verdiği anda mesaja dönüşüp metni kapatıyor.
  9. Konsept sayfası bir kez doldurulup bitmiyor; metin geliştikçe güncellenmezse yazdığın şeyi anlatmaz hâle geliyor.

Açılış sahnesi

Masanın üstünde üç harita var ve üçü de aynı yeri gösteriyor.

Birincisi bir ülke haritası. İkincisi bir şehir planı. Üçüncüsü bir binanın kat krokisi.

Şimdi bir soru: hangisi doğru harita?

Soru anlamsız, çünkü üçü de doğru. Ama daha önemlisi şu — hiçbiri diğerinin yerine geçmiyor. Ülke haritasıyla bir odayı bulamazsın. Kat krokisiyle şehirler arası yol tarif edemezsin. Üçü aynı şeyin küçüğü ve büyüğü değil; farklı sorulara verilmiş cevaplar.

Aynı arazi. Üç harita. Hiçbiri diğerinin özeti değil.

Senaryo yazarken elinde de böyle birkaç belge oluyor: fikir, konsept, dramaturjik durum, tema, premise, logline. Ve yeni yazarların neredeyse tamamı aynı hatayı yapıyor — bunları uzunluk sırasına diziyor. Logline en kısa, konsept ortada, senaryo en uzun.

Yanlış. Logline, konseptin kısaltılmışı değil. Tema, hikâyenin özeti değil. Her biri başka bir soruya cevap veriyor ve birini yazarken ötekinin cevabını kullanamıyorsun.

Bu ders o karışıklığı temizliyor. Sekiz kavramı ayıracağız, aralarındaki geçişleri kuracağız ve konseptin sekiz parçasını tek tek açacağız.

Benzetmenin kırıldığı iki yeri baştan söyleyeyim. Haritalar, arazi değişmeden çizilir; senaryoda ise belgeyi yazmak araziyi değiştiriyor — bir logline yazarken hikâyen değişir, çünkü neyi atacağına karar verirsin. İkincisi: haritalarda tek bir eksen var, ölçek. Buradaki belgeler ölçekten başka şeylerde de ayrışıyor — kime yazıldıklarında ve ne sorduklarında.

Bu derste ne olacak

Önce sekiz kavramı sırayla ayıracağız: ham fikir, geliştirilmiş fikir, konsept, dramaturjik durum, hikâye motoru, tema, premise ve logline. Üçünün kendi dersi var; burada yalnız yerlerini göstereceğiz ki karışmasınlar. Sonra konseptin sekiz parçasını tek tek kuracağız — ana karakter, ayırt edici durum, amaç, karşı güç, risk, dünya, tür ve özgün unsur. Aralarında en çok karıştırılan üç çifti ayrı ayrı ele alacağız: fikirle konsept, konseptle dramaturjik durum, temayla premise. Ve dersin sonunda elinde tek sayfalık bir konsept belgesi olacak — sekiz satır, her satır bir cümle. On bir filmden örneklerle gideceğiz.

Sıfır noktası

Bu karışıklığın bir sebebi var ve suç yazarda değil.

Sektörde bu kelimeler gevşek kullanılıyor. Aynı toplantıda birinin "konsept" dediği şeye bir başkası "premise", üçüncüsü "fikir" diyebiliyor. Bir yapımcının "bana konsepti anlat" demesiyle bir hoca aynı cümleyi söylediğinde kastedilen şey aynı olmayabiliyor.

Bu yüzden burada yapacağımız şey doğru kelimeyi bulmak değil — o kelimeler zaten oynak. Yapacağımız şey kavramları ayırmak. Kavramları ayırdıysan, karşındaki hangi kelimeyi kullanırsa kullansın neyi sorduğunu anlarsın.

Karışıklığın ikinci ve daha önemli bir sebebi daha var: bu kavramlar birbirinden türeyerek çıkıyor. Fikirden konsepte, konseptten premise'e, premise'ten logline'a geçilirken her adımda bir öncekinin malzemesi kullanılıyor. Türeme ilişkisi olan şeyleri ayırmak, hiç ilgisi olmayan şeyleri ayırmaktan zordur — çünkü hepsi birbirine benziyor ve hepsi doğru.

Ayırmanın yolu da bu yüzden içerikten geçmiyor. Her belgeyi, kime yazıldığı ve hangi soruya cevap verdiği ile ayıracağız. İçeriklerine bakarsan hepsi aynı hikâyeyi anlatıyor; işlevlerine bakarsan hiçbiri diğerinin yerine geçmiyor.

Ham fikir, henüz hikâye olmayan malzemedir: değeri kendisinde değil açtığı sorudadır. Burada işimize yarayan tarafı başka — ham fikir kimseye anlatılamaz. Anlatmaya kalktığında karşındaki "eee?" diyorsa elindeki hâlâ ham fikirdir ve bu, aşamayı ölçmenin en hızlı yolu.

Konsept, fikrin neyi vaat ettiğidir; fikir çağrışımsa konsept çekim gücüdür. Burada üstüne bir şey ekliyoruz — konsept, sekiz parçadan kurulur. Vaat dediğimiz şey o sekiz parçanın bir arada durmasından çıkıyor; parçalardan biri eksikse çekim gücü de eksik kalıyor.

Farkı en hızlı görmenin yolu şu. Fikri anlattığında karşındaki "ilginç" diyor. Konsepti anlattığında ise "sonra ne oluyor?" diye soruyor. İkinci tepkiyi alamıyorsan elindeki henüz konsept değil.

Mekanizma

Sekiz kavram ve yerleri

Kalan beş kavramı da yerine oturtalım.

Hikâye motoru. Durumun sürekli çatışma üretme kapasitesi. Dramaturjik durum bir fotoğraf, motor ise o fotoğrafın kaç kare daha üretebileceği. Kendi dersi var ve orada test edeceğiz. Burada bilmen gereken tek şey: durum ile motor aynı şey değil ve durumu olup motoru olmayan çok sayıda proje var.

Tema. Hikâyenin altında dönen sorudur, konuyla karıştırılmaması gereken şeydir. Konu "ne anlatılıyor", tema "ne üzerine düşünülüyor" sorusunun cevabı. Burada eklenecek olan bir uyarı: tema bir cevap değil, metnin boyunca sınadığı bir soru alanıdır — ve cevaba bağlandığı anda başka bir şeye dönüşüyor.

Premise. Temanın dramatik hâle gelmiş biçimi — bir koşul, bir eylem ve bir sonuç bağıyla kurulur. Üçüncü derste ayrıntılı çalışacağız. Şimdilik ayrım şu: tema alanı gösterir, premise o alanda sınanacak iddiayı kurar.

Logline. Konseptin, tek cümlede ve satış amacıyla sıkıştırılmış hâli. Yedinci derste yazacağız. Buradaki uyarı önemli: logline konseptin özeti değildir. Konseptin sekiz parçasından yalnız beşini taşır ve üçünü bilinçli olarak dışarıda bırakır.

Bu beşi ve üçü şimdi söylemeyeceğim — yedinci ders o ayrımın üstüne kurulu. Ama şunu baştan bil: dışarıda bırakılanlar önemsiz oldukları için değil, tek cümlede taşınamayacakları için dışarıda kalıyor.

Konseptin sekiz parçası

Şimdi asıl işe geliyoruz. Konsept sekiz parçadan kurulur ve bir tanesi eksikse konsept ayakta durmuyor.

Sekizini de tek sayfaya, her biri bir satır olacak biçimde yazacaksın. Sayfanın kısa olması bir kolaylık değil bir zorunluluk: uzayan konsept belgesi, kararsızlığın yazıya dökülmüş hâli.

Bir: ana karakter. Kim? Ama isim değil — tanım. "Bir adam" yetmez; "borcunu kapatmak için sahtecilik yapan bir noter" konseptin parçasıdır. Karakteri konsept düzeyinde tanımlayan şey, onu bu hikâyenin merkezine koyan özelliktir.

Üç: amaç. Karakter ne istiyor? Somut, görülebilir ve ölçülebilir olmalı. "Mutlu olmak" bir amaç değil; "kızını mezuniyetine yetiştirmek" bir amaç. Amaç soyutlaştıkça konsept yumuşuyor.

Dört: karşı güç. Amacın önünde ne var? Bir kişi olabilir, bir kurum olabilir, bir doğa koşulu ya da karakterin kendi bir yanı olabilir. Kural tek: karşı güç, amaçla aynı ölçekte olmalı. Zayıf karşı güç konsepti çökertiyor.

Beş: risk. Başaramazsa ne olacak? Bu parça en sık atlanan parça ve atlandığında ortaya şu çıkıyor — teknik olarak doğru ama kimseyi ilgilendirmeyen bir konsept. Risk, izleyicinin neden bakması gerektiğinin cevabı.

Altı: dünya. Hikâye hangi kurallar içinde geçiyor? Coğrafya değil, kural. Aynı olay iki farklı dünyada iki farklı hikâye oluyor; çünkü bir dünyada yasak olan şey diğerinde sıradan.

Yedi: tür. İzleyiciye hangi deneyimin sözü veriliyor? Tür bir etiket değil bir sözleşme. Konseptte tür belirsizse vaat de belirsiz kalıyor.

En çok karıştırılan üç çift

Fikir ile konsept. Fikir merak uyandırır, konsept hikâye vaat eder. Testi: karşındaki "sonra ne oluyor?" diye soruyor mu?

Konsept ile dramaturjik durum. Durum başlangıcı anlatır, konsept bütünü vaat eder. Yalnız durumu olan proje, ilk yirmi dakikadan sonra ne yapacağını bilmiyor.

Tema ile premise. Tema bir soru alanı, premise o alanda kurulmuş sınanabilir bir iddia. Temayı premise sanan yazar, metnin sonunda hiçbir şeyin sınanmadığını görüyor.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Birincisi, ve bu dersin taşıyıcı kuralı: bu belgeler uzunluk sırasına dizilmez. Logline konseptin kısaltılmışı, tema hikâyenin özeti değil. Her biri başka bir soruya cevap veriyor ve birini yazarken ötekinin cevabını kopyalayamıyorsun. Bu kuralı içselleştirmeyen yazar, dört belge yazıp aslında aynı paragrafı dört kez yazmış oluyor.

İkincisi: fikir ile konsept arasındaki testi ezberle. Anlattığında karşındaki "ilginç" diyorsa fikirdesin; "sonra ne oluyor?" diyorsa konsepte geçmişsin. Bu test bir saniye sürüyor ve aylarca yanlış yerde çalışmayı önlüyor.

Üçüncüsü, deneyimli yazarların bildiği: en sık atlanan parça risk. Sekiz parçayı yazan çoğu kişi ana karakteri, amacı ve karşı gücü yazıyor, riski boş bırakıyor. Sonuç, teknik olarak eksiksiz ama kimseyi ilgilendirmeyen bir konsept. Riski yazmadan konsept bitmiş sayılmaz.

Dördüncüsü: karşı güç, amaçla aynı ölçekte olmalı. Konseptlerin çoğu buradan çöküyor — amaç büyük, karşı güç küçük. Ölçüyü kontrol etmenin yolu şu soru: karakterin başarısız olma ihtimali gerçekten var mı? Yoksa konsept değil, bir plan anlatıyorsun.

Beşincisi, ve ayırt edici durum hakkında: bu parçayı tür adıyla doldurma. "Bir polisiye", "bir aile draması" bir ayırt edici durum değil; bunlar tür alanına yazılır. Ayırt edici durum, aynı türdeki her projeden farklı olmanı sağlayan kurulumdur ve bir cümleyi geçmemelidir.

Altıncısı: temayı mesaj hâline getirme. Tema bir cevap değil, metnin sınadığı bir soru alanı. "Sevgi her şeyi yener" bir mesajdır ve metni öldürür; "sevginin nereye kadar yeteceği" bir tema alanıdır ve metni açar. On birinci kural bunu zaten söylüyordu — estetik tercih kural olarak anlatılmaz.

Yedincisi, ve pratikte en çok işine yarayacak olanı: konsepti sekiz satır olarak yaz. Her parça bir satır, hepsi tek sayfada. Bu belge kimseye gönderilmiyor; senin için. Ve neredeyse her yazar bu sayfayı doldurduğunda hangi satırın boş kaldığını görüyor — boş kalan satır, projenin gerçek sorunu.

Sekizincisi: dramaturjik durumu olup motoru olmayan projeyi erken tanı. İşareti şu — kurulumu anlatırken heyecanlısın, "peki otuzuncu sahnede ne oluyor?" sorusunda duraklıyorsun. Bu duraklama bir uyarıdır ve altıncı derste bunu test edeceğiz.

Dokuzuncusu, ve bu belgelerin hepsi için geçerli olanı: her belgeyi kime yazdığını bil. Konsept sayfası sana yazılır; premise, metnin kendisine yazılır; logline karşı tarafa yazılır. Aynı hikâyenin üç ayrı okuru var ve üçü de farklı şey arıyor. Kime yazdığını bilmeyen yazar, üçünü de aynı tonda yazıyor ve üçü de eksik kalıyor.

Onuncusu: kelimelerin gevşek kullanımına takılma. Bir yapımcı "premise" derken konsepti kastediyor olabilir. Kavramları ayırdıysan hangi kelimeyi kullanırsa kullansın neyi sorduğunu anlarsın; ayırmadıysan doğru kelimeyi bilmek de işe yaramıyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBirincisi: belgeleri uzunluk sırasına dizmek.
Doğrusu

Logline konseptin kısası değil; konseptin sekiz parçasından beşini taşıyıp üçünü bilinçli olarak dışarıda bırakan ayrı bir belge.

Yaygın yanlışİkincisi: fikri konsept sanmak.
Doğrusu

Merak uyandıran her şey hikâye vaat etmiyor. "Sonra ne oluyor?" sorusunu almadan konsept aşamasına geçildiğini varsayan yazar, yapıyı hiç kurulmamış bir zemine oturtuyor.

Yaygın yanlışÜçüncüsü: ana karakteri isimle tanımlamak.
Doğrusu

Konsept düzeyinde isim bilgi taşımıyor. Taşıyan şey, o kişiyi bu hikâyenin merkezine koyan özellik.

Yaygın yanlışDördüncüsü: amacı soyut bırakmak.
Doğrusu

"Kendini bulmak", "huzura ermek" bir amaç değil; bir sonuç olabilir. Amaç görülebilir ve ölçülebilir olmalı, yoksa karşı güç de tanımlanamıyor.

Yaygın yanlışBeşincisi: dünyayı coğrafya sanmak.
Doğrusu

Şehrin adı bir dünya kurmuyor. Dünyayı kuran şey, orada neyin mümkün neyin imkânsız olduğu.

Yaygın yanlışAltıncısı: temayı mesaja çevirmek.
Doğrusu

Cevap veren tema, metni kapatıyor. Tema bir soru alanı olarak kalmalı ve metin boyunca sınanmalı.

Yaygın yanlışYedincisi: ayırt edici durum satırına tür adı yazmak.
Doğrusu

"Bir gerilim" hiçbir şey ayırt etmiyor; aynı türdeki yüzlerce projeyle aynı satırı paylaşıyorsun.

Yaygın yanlışSekizincisi: risk parçasını hikâyenin ilerleyen aşamasına bırakmak.
Doğrusu

Risk sonradan eklenmiyor; baştan kurulmadıysa olay örgüsü onu taşıyacak biçimde dizilmiyor.

Yaygın yanlışDokuzuncusu: konsept sayfasını uzatmak.
Doğrusu

Sekiz satır sekiz satırdır; her satır bir paragrafa dönüşüyorsa karar verilememiş demektir. Uzunluk burada bir olgunluk işareti değil, tam tersi.

Yaygın yanlışOnuncusu: konsepti anlatırken sonu söylemek.
Doğrusu

Konsept bir vaat, bir cevap değil. Sonu açıklayan konsept kendi işini baltalıyor — merak, konseptin ürettiği tek şey.

Yaygın yanlışOn birincisi: konsept sayfasını başkasına göstermek için yazmak.
Doğrusu

Bu belge sana yazılır ve bu yüzden dürüst olabilir. Okunacağını varsayarak doldurulan sayfada boş satır kalmıyor — her satır bir şeyle doldurulmuş oluyor ve tam da bu yüzden hiçbir işe yaramıyor.

Yaygın yanlışOn ikincisi, ve en incesi: sekiz parçayı bir kez doldurup bitmiş saymak.
Doğrusu

Konsept, metin geliştikçe değişiyor. Yazmaya başladıktan sonra karşı güç büyüyorsa konsept sayfası da güncellenmeli — yoksa elindeki belge, yazdığın metni artık anlatmıyor.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  1. Fikir, konsept, durum, tema, premise ve logline uzunluk sırası değil; farklı sorulara verilmiş cevaplar.
  2. Ham fikir kimseye anlatılamaz; geliştirilmiş fikir anlatılabilir ama hâlâ hikâye vaat etmez.
  3. Fikirle konsept arasındaki test tek soru: karşındaki "sonra ne oluyor?" diyor mu?
  4. Konsept sekiz parçadan kurulur ve bir parça eksikse ayakta durmuyor.
  5. En sık atlanan parça risk; atlandığında ortaya eksiksiz ama ilgisiz bir konsept çıkıyor.
  6. Karşı güç, amaçla aynı ölçekte olmalı — başarısızlık ihtimali yoksa konsept değil, plan anlatıyorsun.
  7. Dünya coğrafya değil kuraldır: orada neyin mümkün, neyin imkânsız olduğu.
  8. Tema bir cevap değil bir soru alanıdır; cevap verdiği anda mesaja dönüşüp metni kapatıyor.
  9. Konsept sayfası bir kez doldurulup bitmiyor; metin geliştikçe güncellenmezse yazdığın şeyi anlatmaz hâle geliyor.

Sonraki derse köprü

Konseptin sekiz parçası elinde. Ama iki konsept aynı sekiz parçayı doldurup çok farklı şeyler olabiliyor.

Birini tek cümlede anlatıyorsun ve karşındaki hemen görüyor. Ötekini anlatmak on dakika sürüyor ve ancak izlendiğinde anlaşılıyor. Sektör bu ikisine yüksek konsept ve düşük konsept diyor — ve bu iki terim etrafında, yazarlara en çok zarar veren yanlış karşıtlıklar dolaşıyor.

Sıradaki derste ikisini de kuracağız. Ve şu üç yanlışı ayrı ayrı bozacağız: yüksek konsept yüzeysel olmak zorunda değil, karakter odaklı anlatı dramatik motorsuz kalmak zorunda değil, sanatsal değer ile pazarlanabilirlik zorunlu olarak çatışmıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — masada üç harita: ülke, şehir, kat krokisi. Üçü de aynı noktayı işaretliyor. Biri diğerinin üstüne konuyor ve hiçbiri örtüşmüyor. Ders boyunca dönecek ana motif.
  • Sekiz kavram — bir yatay şerit değil; ayrı ayrı duran sekiz kart, aralarında oklar. Uzunluk sırasına dizilmeye çalışıldığında diziliş bozuluyor.
  • Konseptin sekiz parçası — sekiz satırlık bir sayfa; satırlar sırayla doluyor. Risk satırı boş kaldığında bütün sayfa soluyor.
  • Amaç ile karşı güç — iki kütle bir terazide. Karşı güç küçüldüğünde terazi devriliyor ve konsept sayfası düşüyor.
  • Tema ile mesaj — açık bir kapı ile kapalı bir kapı. Mesaj yazıldığında kapı kapanıyor.
  • Dünya — aynı olay iki ayrı kural setinde oynuyor; birinde sıradan, diğerinde yasak.

Tekrar eden görsel motif

Üç harita. Her ana bölümün açılışında biri öne çıkıyor ve o bölüm hangi ölçekte konuşuyorsak o harita açık kalıyor. Kilit özette üçü yan yana ve hiçbiri diğerinin üstünde değil. Kapanışta iki yeni harita masaya geliyor — biri tek bakışta okunuyor, biri yakınlaşmadan anlaşılmıyor; sıradaki dersin konusu bu ikisi.

Modül altıyla bağ: masanın kenarında liman maketi ve el yazılı zarf dursun; Modül yedi aynı masada başlıyor.

Ritim

  • Açılışta "hangisi doğru harita?" sorusundan sonra iki saniye sessizlik.
  • "Yanlış" kelimesi tek başına dursun.
  • Sekiz parça sayılırken her biri arasında yarım vuruş; riskte tam vuruş.
  • Kapanışta "zorunlu olarak çatışmıyor" ifadesinden sonra üç saniye siyah.