Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Erken kart yazarın kendisi içindir, dosya kartı yabancı bir okur için.
- Geliştirme dosyası yapımcıya giden belgelerin bütünüdür; kart onun ilk sayfasıdır.
- Kart kayması, planlanan film ile yazılan film arasındaki farktır.
- Dosya kartı bitmiş metinden geriye doğru yazılır; eski kart yalnız karşılaştırma içindir.
- Her satırın senaryoda bir karşılık sahnesi olmalı.
- Kartta yalnız kapaktaki başlık durur; çalışma adı arşivde kalır.
- Tek cümlelik fikir hikâyenin neyle ilgili olduğunu söyler, satmaya çalışmaz.
- Tür ve mecra satırı sayfaların verdiği deneyimi adlandırır; yazarın umduğu ton belgesinde kalır.
- Kartın altında kapaktaki taslak satırı durur.
- Ana karakter karşılık sahneleriyle seçilir.
- Çatışma söylenir, çözümü söylenmez.
- Farklılaştırıcı unsur yumuşatılmaz; kişisel kaynak fark yaratmaz.
- İzleyici satırı sayı ve iddia taşımaz; filmle paylaşılan bir deneyimi tarif eder.
Açılış sahnesi
Nöbet'in düzeltilmiş dosyası masada, kapağında iki Nisan tarihi. Biçim işi bitti. Nermin Hanım tahtaya bir liste yazıyor: kart, logline, kısa özet, sinopsis, tretman. Hepsi dosyayla birlikte bir yapımcıya gidecek.
Kart hazır, diyor Emre. Defterinin arkasından katlanmış bir kâğıt çıkarıyor. Geçen bahar yazmış, dedesinin hastanesinden döndükten birkaç hafta sonra. Kâğıdın kenarı yıpranmış, bir köşesinde çay lekesi var. En üstte büyük harflerle REFAKATÇİ yazıyor. Emre onu o günden beri hiç açmamış.
Selim kâğıdı yüksek sesle okuyor. Bir oğul, hastanede yatan babasına geceleri refakat ediyor. Babasıyla vedalaşmayı öğreniyor. Tür satırında aile dramı, yanında soru işaretiyle hastane gerilimi. Mecra satırında kısa film mi uzun mu, bakalım. İzleyici satırında tek kelime: herkes.
Selim kâğıdı masaya bırakıp dosyanın kapağına bakıyor. Sonra yeniden karta. Bu kartta ağabey yok, diyor. Veda sahnesi de yok, çünkü sen onu yazmadın. Baba ölmüyor, eve dönüyor. Bu kâğıt başka bir filmi anlatıyor.
Emre itiraz edecek oluyor. Fikir buydu ama, diyor. Nermin Hanım kâğıdı defterin arasına geri koyuyor. Fikir buydu, diyor. Yapımcı senin fikrini görmeyecek, dosyanı okuyacak. Kartı dosyadan yeniden yaz.
Dosyanın ilk sayfasındaki kart, yazarın yazmayı planladığı filmi değil, masada duran senaryoyu anlatır.
Bu derste ne olacak
Bu derste bitmiş bir senaryonun kartını yazacağız. Bu kart bir yapımcının ya da geliştirme okuyucusunun ilk okuduğu sayfa olacak. Önce yapımcıya giden belgelerin bütününe ve kartın oradaki yerine bakacağız. Sonra kartın satırlarını sırayla kuracağız: başlık, tek cümlelik fikir, tür ve mecra, ana karakter, ana çatışma, farklılaştırıcı unsur, hedef izleyici. Her satırı bitmiş metinden geriye doğru okuyarak dolduracağız. Emre'nin erken kartıyla dosyanın kartı arasındaki farkı adlandıracağız. Beş filmde bir fikrin tek sayfaya inerken neyi taşıdığını ve neyi yolda bıraktığını göreceğiz. Dersin sonunda kendi kartını senaryondan geriye doğru yazabileceksin.
Sıfır noktası
Yazar bir fikri ilk kez kâğıda geçirdiğinde kart kendisi içindir. Fikir kartı, yazarın kendi fikirlerini karşılaştırıp sıraya koymak için tuttuğu kısa kayıttır. O kartı okuyan tek kişi yazardır. Fikir henüz yazılmamıştır. Kart bir tahmin taşır.
Senaryo bittiğinde durum değişir. Metin artık masadan kalkacak. Onu okuyacak kişi yazarı tanımıyor. Emre'nin dedesini, o hastane gecelerini, defterini bilmiyor. Elinde yalnız kâğıtlar var.
Nöbet'in dosyası şimdi şekilleniyor. Senaryo hazır, ötekiler sırada. Nermin Hanım sıranın nedenini anlatıyor. Bir yapımcının masasında her hafta yeni dosyalar birikir. Hepsini baştan sona okuyacak vakti yoktur. Bazılarını bir geliştirme okuyucusuna verir. Okuyucu senaryoyu okur, kısa bir rapor yazar. Ama hem yapımcı hem okuyucu önce ilk sayfaya bakar. Geri kalan yüz sayfanın hangi beklentiyle açılacağını o sayfa belirler.
Alanlar erken karttakilere benzer. Ama iki kart başka sorulara cevap verir. Erken kart "bu fikri yazmalı mıyım" diye sorar. Dosya kartı "bu senaryoyu okumalı mıyım" diye sorar. Erken kartın okuru yazarın kendisidir ve eksikleri kafasından tamamlar. Dosya kartının okuru hiçbir şeyi tamamlamaz. Satırda yazmayan şey onun için yoktur. Nöbet'in dosya kartı da Refakatçi kartının alanlarını taşıyacak. Ama her alanı, Emre'yi hiç tanımayan birinin okuyacağını bilerek doldurulacak.
Okuma sırası da önemli. Kart dosyanın en sonunda yazılır, çünkü bütün metni bilmeyi gerektirir. Ama dosyanın en başına konur. Yazarın son işi, okurun ilk işidir. Emre kartı bu yüzden şimdi, sayfalar bittikten sonra yazıyor.
İki kartı ayıran başka bir şey de zaman. Erken kart henüz yazılmamış bir hikâyeyi anlatır. Yazar onu umutla doldurur. Dosya kartı ise yazılmış bir metni anlatır. Her satırı sayfalarla sınanabilir. Okuyucu senaryoyu bitirince karta geri döner. Kart bir şey vaat etmişse ve metin onu vermiyorsa okuyucu bunu görür. Raporuna da yazar.
Mekanizma
Kartı metinden yazmak
Emre'nin erken kartında bir hata aramak boşuna. O gün bildiği her şeyi dürüstçe yazmıştı. Sonra senaryo yazıldı ve fikir yolda değişti.
Refakatçi kartında tek bir oğul vardı. Senaryoda iki kardeş var. Kart bir veda vaat ediyordu. Senaryoda baba taburcu olup eve dönüyor. Kart hastane gerilimini düşünüyordu. Ton belgesi ise hastane gerilimini komşu ton diye dışarıda bıraktı. Emre bu değişikliklerin hepsini kendisi yaptı. Ama kartı hiç güncellemedi.
Selim bir yöntem öneriyor. Kartı eski karttan düzeltme, diyor. Senaryoyu aç ve her satırı oradan oku.
Selim eski kartın her satırının yanına bir sahne yazmaya çalışıyor. "Babasıyla vedalaşmayı öğrenir" satırının yanı boş kalıyor. Nöbet'te kimse vedalaşmıyor, kimse affettiğini söylemiyor. Satırın üstü çiziliyor. Yeni kart böyle kurulacak: önce sahne, sonra satır.
Başlık
Kartın ilk satırı başlık. Erken kartta Refakatçi yazıyordu. Dosyanın kapağında Nöbet yazıyor. İkisinin aynı dosyada dolaşması okuru şaşırtır. Kartta yalnız Nöbet kalıyor.
Emre eski adı bir parantezle saklamak istiyor. Nermin Hanım soruyor: yapımcı eski adı bilse ne kazanır? Hiçbir şey. Çalışma adı dosyanın arşivinde yaşar, kartta yeri yoktur.
Başlığın da bir karşılık sahnesi olmalı. Refakatçi Kadir'in rolünü adlandırıyordu. Nöbet ise iki kardeşin bölüştüğü geceleri adlandırıyor. Kim gece kalacak, kim sabah gelecek, kim imzalayacak? Başlık bitmiş metnin sorusunu taşıyor.
Tek cümlelik fikir
İkinci satır hikâyeyi tek cümlede söyler. Emre'nin ilk denemesi bir afiş cümlesine benziyor: bir sandalye, bir sır ve bitmeyen geceler. Selim onu durduruyor. Bu cümle merak uyandırıyor ama ne olduğunu söylemiyor. Bu satır okuru ikna etmeye uğraşmaz. Filmin neyle ilgili olduğunu düz söyler. Satma işi ayrı bir belgenin.
Emre'nin yeni cümlesi şöyle: Babaları hastaneye kaldırılınca, yıllardır görüşmeyen iki kardeş geceleri tek refakatçinin kalabildiği bir odada karşılaşır; içlerinden biri babanın hastalığını aylardır biliyordur.
Cümlenin her parçasının bir karşılığı var. İki kardeş ilk akşamın koridorunda karşılaşıyor. Nöbetleşmek, Figen'in tek refakatçi kuralından doğuyor. Bilinen hastalık kantinde, kaşığın durduğu anda açılıyor. Cümle kimin bildiğini söylemiyor. Okur bunu sayfalarda öğrenecek.
Tür ve mecra
Erken kartta tür satırı iki türe bölünmüştü. Mecra satırı karar vermemişti. Bitmiş metin ikisine de cevap veriyor. Ton belgesinin üç kelimesi tür satırına giriyor: yakın, kuru, sabırlı. Hastane gerilimi satırdan çıkıyor. Uzak alarmlar ve koşan adımlar sayfalarda var, ama hiçbir sahneyi taşımıyorlar.
Mecra satırı için Selim dosyanın son sayfasını açıyor. Standart şablonda yüz üç sayfa, tek bir hikâye çizgisi, tek bir final. Dosyada bölüm sonu ya da sezon yok. Bu bir uzun metraj sinema filmi. Satır böyle yazılıyor.
Ana karakter ve ana çatışma
Kartın en çok tartışılan satırı ana karakter oluyor. Emre iki adı birlikte yazmak istiyor. Selim karşılık sahnelerine bakıyor. Film yağmurlu yolda Kadir'in vanında açılıyor. Filmin tek öznel anı onun kulağında geçiyor. Son lambayı o söndürüyor. Üç sahne de Kadir'i gösteriyor.
Emre bir itiraz daha getiriyor. Serkan'ın notundaki o kelimeyi seyirci Murat'la birlikte, arabada okuyor. Murat'ın sahneleri de güçlü. Selim bunu kabul ediyor. Ama Murat'ın sahneleri Kadir'in bilmediklerini taşıyor, diyor. Film Kadir'in bildikleriyle açılıyor ve kapanıyor. Murat çatışmanın öbür ucu.
Satır şöyle oluyor: Kadir, otuzlarının başında bir bakım ustası; babasının yanında her pazar bulunan küçük oğul.
Ana çatışma satırı ise iki kardeşi birlikte anıyor. Görünen çatışma bir sandalye üzerine kurulu: gece kim kalacak? Altındaki çatışma bir bilgi üzerine: Murat'ın sakladığı üç ay. Kart ikisini de söylüyor. Nasıl çözüldüklerini söylemiyor.
Farklılaştırıcı unsur
Hastanede geçen aile dramı çoktur. Okur ilk satırlarda bunu düşünecek. Farklılaştırıcı unsur satırı ona bu senaryoyu benzerlerinden ayıran şeyi söyler.
Emre'nin erken kartında bu satır kişiseldi: gerçek bir refakat gecesinden çıktı. Yapımcı bu satırda bir şey bulamaz. Her yazarın hikâyesinin bir kaynağı vardır.
Selim farkı başka yerde, hastanenin içinde buluyor. Nöbet'i ayıran şey hastanenin bir kuralı. Gece odada tek refakatçi kalabiliyor. İki kardeş bir sandalyeyi paylaşmak zorunda. Dördüncü akşamın iki dolu sandalyesi bu kuraldan doğuyor. Son gecenin boş sandalyesindeki ceket de öyle. Bir de filmin bilerek söylemediği şey var: af sözü.
Hedef izleyici
"Herkes" bir izleyici tarifi olamaz. Herkese seslenen kart kimseyi görmüyor demektir. Kalabalık bir sayı yazmak da işe yaramaz. Yapımcı o sayının nereden geldiğini sorar.
Emre'nin yeni satırı iki parçalı. Bir anne ya da babanın yanında hastane gecesi geçirmiş yetişkinler. Bir de az konuşan, sabırlı aile dramlarını sinemada izlemeyi sevenler. Satır bir başarı vaadinde bulunmuyor. Yalnız kimin bu filmde kendini tanıyacağını söylüyor.
Kartın son hâli
Kart tek sayfa. Her alan bir ya da iki cümle. Altında, kapaktaki taslak satırının aynısı ve Emre'nin iletişim bloğu duruyor. Okur kartın hangi taslağı anlattığını böylece bilir.
Filmlerden okuma
Marty'nin başlığı ile Tommy'nin galası aynı soruya iki yönden geliyor. Birinde yazar metni kartına benzetmeye uğraşıyor. Ötekinde salon kartı metne göre yeniden yazıyor. Emre'nin işi ikincisini galadan önce, kendi masasında yapmak.
Sullivan ile Trumbo okurun kim olduğunu soruyor. Biri izleyicisini bir düşünce sanıyordu. Öteki adı olmadan okunmak zorundaydı. Hitchcock'un ısrarı da kartın en zor satırını korumayı öğretiyor. Farkı yumuşatan yazarın elinde benzerlikten başka bir şey kalmaz.
Usta katmanı
Kartı senaryodan sonra bir kez daha yaz. Erken kart çöpe gitmez, defterde kalır. Ama dosyaya giden kart son taslaktan yazılır. Taslak değiştikçe kart da değişir.
Kartı taslağa bağla. Kartın altına kapaktaki taslak satırını aynen koy. Bir okur eski bir kartı yeni bir taslakla okursa hangisinin geçerli olduğunu oradan anlar.
Her satırın yanına bir sahne koy. Kartı yazarken kenara karşılık sahnelerini not et. Bu notlar dosyaya girmez. Ama bir toplantıda biri sorduğunda cevabın hazırdır.
Okuyucunun raporunu düşün. Geliştirme okuyucusu raporunu yazarken çoğu zaman karttan cümle ödünç alır. Kartta yazdığın cümle yapımcıya bir başkasının ağzından geri dönebilir. Ödünç alınmasını istediğin cümleyi yaz.
Belgeler arasında çelişki bırakma. Kart, logline, özet ve sinopsis aynı adları, aynı türü, aynı çatışmayı söylemeli. Kartta aile dramı, özette gerilim yazıyorsa okur ikisine birden güvenmez.
Başlığın tek olduğundan emin ol. Kapak, kart ve dosya adı aynı başlığı taşımalı. Aynı adlı başka bir yapım olup olmadığına da bak. Çalışma adı dosyanın geçmişinde kalır.
Tür satırına komşu tonu yazma. "Biraz gerilim, biraz komedi" okura kararsızlık okutur. Komşu tonlar ton belgende kalır. Kartta yalnız baskın ton durur.
Mecrayı sayfadan çıkar. Uzun metraj mı, dizi mi, kısa film mi? Bu soruya fikrin büyüklüğü cevap vermez. Yazılmış metnin yapısı cevap verir.
Ana karakteri karşılık sahneleriyle seç. Açılışı kim taşıyor, öznel an kimde, son görüntü kimin? Cevaplar çoğu zaman aynı adı gösterir.
Çatışmayı iki katmanda yaz, sonu verme. Görünen çatışmayı ve altındakini söyle. Nasıl çözüldüğü sinopsisin işidir.
Farkı yumuşatma. Farklılaştırıcı unsur bir yapımcıya ürkütücü gelebilir. Onu "sıcak bir aile hikâyesi" diye törpülersen geriye her dosyada olan bir cümle kalır.
Kişisel kaynağı fark sanma. "Gerçek bir hikâyeden" ibaresi bir ayrım yaratmaz. Kaynağın kartta değil, bir sunumda ya da yazar notunda yeri olabilir.
İzleyiciyi bir deneyimle tarif et. Sayı uydurma, "herkes" yazma. Filmle ortak bir deneyimi olan bir insan tarif et.
Kartı en son yaz, en başa koy. Kart bütün metni bilmeyi gerektirir. Senaryo ve sinopsis bitmeden yazılan kart, onlardan birini yalanlayabilir. Sıralamada ise kart ilk sayfadır.
Başvuru formuna kartı dağıt. Fonlar ve yarışmalar kendi alanlarını kendi adlarıyla ister. Kartın satırları o alanlara taşınır. Yeni bir cümle uydurmak yerine aynı cümleler kullanılır, böylece dosya tek bir sesle konuşur.
Boşluk bırak. Tek sayfanın yarısı boş kalabilir. Sıkışık bir kart her satırın önemli olduğunu söyler ve hiçbirini öne çıkarmaz. Satır aralığı okurun gözüne nefes verir.
Kartı bir yabancıya okut. Selim'in yaptığı gibi kartı sesli okuyacak birini bul. Takıldığı yer okurun da takılacağı yerdir. Sorduğu sorular eksik satırları gösterir.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Fikir kartı bir kez yazılır, sonra dosyaya eklenir."
Erken kart planlanan filmi anlatır. Senaryo bitince kart metinden yeniden yazılır. Yoksa okur başka bir film bekler ve sayfalarda bulamaz.
Yaygın yanlış"Kartta fikrin nereden geldiğini anlatmak okuru etkiler."
Okur yazarın hayatını değil, sayfadaki hikâyeyi okur. Kişisel kaynak kartta bir ayrım yaratmaz.
Yaygın yanlış"Hedef izleyici ne kadar geniş yazılırsa proje o kadar çekici olur."
Herkese seslenen kart kimseyi göstermez. Büyük bir sayı da kaynağı sorulunca çöker.
Yaygın yanlış"Tür satırına birkaç tür yazmak esneklik gösterir."
Okur bunu kararsızlık diye okur. Baskın tür ve ton yazılır, komşu tonlar ton belgesinde kalır.
Yaygın yanlış"Kartın tek cümlesi bir logline'dır."
Kartın cümlesi hikâyenin neyle ilgili olduğunu söyler. Satma işini ayrı bir cümle üstlenir. İkisini birleştiren yazar ikisinden de verim alamaz.
Yaygın yanlış"Kart, ikna etmek için sonu da söylemeli."
Kart çatışmayı söyler, çözümü söylemez. Sonu anlatan belge sinopsistir. Kartta sonu okuyan biri, senaryoyu merakla açmak için bir nedenini kaybeder.
Yaygın yanlış"Mecra satırını boş bırakmak dosyayı her mecraya açık tutar."
Boş satır okura yazarın kararsız olduğunu söyler. Yapımcı uzun metraj mı dizi mi aradığını bilir ve dosyayı o rafa koymak ister.
Yaygın yanlış"Çalışma adını parantezde tutmak dosyanın geçmişini gösterir."
İki ad okuru şaşırtır. Kartta yalnız kapaktaki başlık durur.
Yaygın yanlış"İki karakterli hikâyede ana karakter seçmek gerekmez."
Okur kimin hikâyesini izleyeceğini bilmek ister. Karşılık sahneleri çoğu zaman bir adı öne çıkarır. Çatışma satırı ötekini de anar.
Yaygın yanlış"Kartta karşılaştırma için ünlü filmlerin adını vermek okuru hemen ikna eder."
İki ünlü filmin adı okurun aklına o filmlerin bütçesini ve oyuncularını getirir. Karşılaştırma eseri gerekiyorsa, dosyanın başka bir belgesinde ve gerekçesiyle yer alır.
Yaygın yanlış"Kart yalnız yapımcı içindir, okuyucu senaryoya bakar."
Geliştirme okuyucusu da önce kartı okur, sonra senaryoyu. Raporu yazarken karta geri döner ve ikisini karşılaştırır.
Yaygın yanlış"Kart ne kadar parlak yazılırsa o kadar iyidir."
Parlak bir kart sayfalardan fazlasını vaat edebilir. Okuyucu senaryoyu bitirince farkı fark eder ve raporuna yazar. Dürüst kart, metnin kendisine alan bırakır.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Erken kart yazarın kendisi içindir, dosya kartı yabancı bir okur için.
- Geliştirme dosyası yapımcıya giden belgelerin bütünüdür; kart onun ilk sayfasıdır.
- Kart kayması, planlanan film ile yazılan film arasındaki farktır.
- Dosya kartı bitmiş metinden geriye doğru yazılır; eski kart yalnız karşılaştırma içindir.
- Her satırın senaryoda bir karşılık sahnesi olmalı.
- Kartta yalnız kapaktaki başlık durur; çalışma adı arşivde kalır.
- Tek cümlelik fikir hikâyenin neyle ilgili olduğunu söyler, satmaya çalışmaz.
- Tür ve mecra satırı sayfaların verdiği deneyimi adlandırır; yazarın umduğu ton belgesinde kalır.
- Kartın altında kapaktaki taslak satırı durur.
- Ana karakter karşılık sahneleriyle seçilir.
- Çatışma söylenir, çözümü söylenmez.
- Farklılaştırıcı unsur yumuşatılmaz; kişisel kaynak fark yaratmaz.
- İzleyici satırı sayı ve iddia taşımaz; filmle paylaşılan bir deneyimi tarif eder.
Sonraki derse köprü
Emre yeni kartı Selim'e uzatıyor. Selim okuyup başını sallıyor. Doğru, diyor, ama beni bir yere çağırmıyor. Kartın cümlesi Nöbet'in neyle ilgili olduğunu söylüyor. Neden izlenmesi gerektiğini söylemiyor. Kadir ve Murat'ın adları düşse cümlede geriye ne kalır? Kazan onaran bir adamın, gece kalacak tek kişi olmak zorunda kalışında bir ironi var mı? Kartın cümlesi bilgi veriyordu; bu cümle merak uyandırmak zorunda. Sonraki ders logline'ı kuruyor: başkarakter, tetikleyici durum, karşı güç, risk ve ironi tek cümlede, sonu açıklamadan.