İçeriğe geç

Ders 42.8

Ekran dışı alan

Senaryo Akademisi — Bölüm V, Modül 42

2.749 kelime5 film örneği≈ 12 dk okuma≈ 18 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Ekran dışı alan, kadrajın içindekinden daha geniştir.
  • Görülmeyen karakter izlerle ve tepkilerle kurulur.
  • Duyulan tehdit, tehlikeyi gösterilebileceğinden büyük kılar.
  • Kapının arkasındaki eksik bilgi bir gerilim üretir.
  • Ekran dışı olay daha korkutucu, daha mahrem ya da daha anlamlı olabilir.
  • Görülmeyen sonuç, seyirciyi olayı kendi kafasında kurmaya davet eder.
  • Tepki planı, ekran dışı olayın aynasıdır.
  • Düşük bütçe, ekran dışı alanı bir güce çevirebilir.
  • Bazı anlar gösterilmemeyi hak eder.
  • Neyin gösterilmeyeceğine senaryo karar verir.
  • Gösterilmeyen her şey en az bir iz ister.
  • Görülmeyeni, görülen bir yüzün tepkisi kurar.
  • İz yoksa merak değil karışıklık doğar.
  • Uzun ekran dışı ses alışkanlık, kısa ses şok kurar.

Açılış sahnesi

Emre yeni bir sahne yazmış ve sesli okuyor. Murat asansörden iniyor. Otoparka yürüyor. Arabaya biniyor. Telefonda iş arkadaşıyla konuşuyor. Eve gidiyor. Yatağa uzanıyor ama uyuyamıyor.

Nermin Hanım dinledikten sonra sayfayı ters çeviriyor. Bu sahneyi neden yazdın, diye soruyor.

Seyirci Murat'ın nereye gittiğini merak eder diye.

Merak eder, diyor Nermin Hanım. Peki bu merak iyi bir şey mi, kötü bir şey mi?

Emre bir an düşünüyor. Merak iyi bir şey, diyor.

O zaman neden gideriyorsun?

Emre sayfaya bakıyor. Nermin Hanım devam ediyor. Kadir o gece odada yalnız. Murat'ın nerede olduğunu bilmiyor. Seyirci de bilmiyorsa, Kadir'le aynı boşluğu paylaşır. Murat'ı takip edersen seyirciyi Kadir'in yanından alırsın. Sonra Murat'tan bir mesaj gelir. Seyirci o mesajı Kadir'le birlikte okur. Murat'ın gecesi, o tek mesajın içinde görünür.

Emre sahnenin üstünü çiziyor. Kenara tek bir not düşüyor: ekranda değil.

Kadrajın dışında kalan dünya, kadrajın içindekinden daha geniştir; görülmeyen karakter, duyulan tehdit ve gösterilmeyen olay, seyircinin hayal gücünü hikâyenin bir parçası yapar.

Bu derste ne olacak

Bu derste ekran dışı alanı inceleyeceğiz: kadrajın dışında kalan ama hikâyede var olan dünyayı. Görülmeyen karakterlere, duyulan tehditlere, kadraj dışında gerçekleşen olaylara bakacağız. Kapının arkasındaki bilginin ve seyircinin hayal gücünün nasıl çalıştığını konuşacağız. Ekran dışı alanın düşük bütçeli anlatıda nasıl bir güç olduğunu ve korku ile gerilimde nasıl kullanıldığını göreceğiz. Son olarak görülmeyen bir olayın sonucunu göstermenin yollarını tartışacağız. Nöbet'in hiç görmediğimiz anlarını bu gözle okuyacağız. Beş film en büyük etkisini görünmeyenle kuruyor. Dersin sonunda neyi göstermeyeceğine bilerek karar verebileceksin.

Sıfır noktası

Sözlükte kadraj dışı dünyayı görmüştük: kadrajda görünmeyen alanın sesle ve tepkiyle var edilmesi. Ses dışını da tanımıştık: mekânda bulunan ama kadrajda görünmeyen bir konuşan. Bu ders bu araçları bir bütün olarak ele alıyor ve onlara bir mekân gibi bakıyor.

Yeni yazar her şeyi göstermek ister. Bir olay önemliyse, onu sahnede yazar. Bir karakter önemliyse, onu kadraja koyar. Bu içgüdü anlaşılır. Ama sinema seyircinin kafasında tamamlanan bir sanattır. Seyirci gördüğü kadar, görmediğine de tepki verir. Bazen görmediğine daha güçlü tepki verir.

Bunun nedeni basit. Gösterilen şey sınırlıdır. Bir canavar gösterildiğinde, onun bir boyutu, bir rengi, bir yüzü vardır. Seyirci onu ölçer ve korkusu o ölçüyle sınırlanır. Gösterilmeyen canavar ise seyircinin kendi korkusunun boyutundadır. Her seyirci onu kendi kâbusuyla doldurur.

Aynı şey dramda da geçerlidir. Bir karakterin ölümü gösterilmeyebilir. Onun yerine boş bir sandalye gösterilir. Bir kavga gösterilmeyebilir. Onun yerine kapalı bir kapının ardından yükselen sesler duyulur. Seyirci eksik parçayı kendisi tamamlar. Tamamladığı parça, onun kendi parçası olur.

Ekran dışı alan ayrıca bir zorunluluğun çözümüdür. Küçük bütçeli bir film bir savaşı, bir kazayı, bir kalabalığı gösteremeyebilir. Ama onları duyurabilir, sonuçlarını gösterebilir, karakterlerin yüzünde yansıtabilir. Kısıt, bir yaratıcılık aracına dönüşür.

Ekran dışı alanın bir sınırı da var. Seyirci boşluğu doldurabilmek için yeterli ipucuna ihtiyaç duyar. Hiçbir iz bırakılmazsa, gösterilmeyen şey merak değil kafa karışıklığı üretir. Senaristin işi dengeyi kurmak: göstermemek ama sezdirmek. Bir ses, bir bakış, bir nesne. Bu üçü yeterse, seyirci gerisini kendisi yazar. Yetmezse, hikâyenin bir parçası sessizce kaybolur. Bu dengeyi bulmanın en iyi yolu, taslağı hikâyeyi bilmeyen birine okutmaktır. Okur boşluğu doğru dolduruyorsa ipuçları yetiyor demektir.

Mekanizma

Ekranın dışındaki dünya

Nöbet'in ekran dışı alanı geniş. Hastanenin öteki odaları, Murat'ın evi ve işi, Kadir'in şantiyesi, yıllar önceki aile kavgası. Film bunların çoğunu hiç göstermiyor. Ama seyirci hepsinin var olduğunu biliyor. Ekran dışı alan, Nöbet'in dar odalarını büyük bir dünyaya bağlıyor.

Nöbet'in en önemli görülmeyen karakteri amca. Babanın kardeşi. Onu hiç görmüyoruz. Yalnızca bir adı, çekmecedeki bir fotoğraf, bir defter ve sonunda kapıya gelen oğlu var. Ama amca filmin bütün geçmişini taşıyor. Görülmediği için seyirci onu her sahnede biraz daha merak ediyor. Bir oyuncunun yüzü verilseydi, bu merak bir yüzde sona ererdi.

Murat'ın iş dünyası da görülmeyen karakterlerle dolu. Telefonun öbür ucundaki sesler. Murat'ın "Her şey kontrol altında" dediği kişiler. Onları hiç görmüyoruz. Ama Murat'ın ses tonu, onlara ne kadar bağlı olduğunu anlatıyor.

Duyulan ve gizlenen

Hastane gecelerinde bir duyulan tehdit var. Uzak bir odadan bir alarm sesi yükseliyor. Koridorda koşan adımlar. Bir sedyenin tekerlekleri. Kadir yerinden kıpırdamıyor, ama gözü kapıya gidiyor. Başka birinin babası, başka bir oda. Seyirci hiçbir şey görmüyor. Ama Kadir'in donup kalmasından, aynı şeyin bu odada da olabileceğini anlıyor. Duyulan tehdit, Kadir'in her gece taşıdığı korkuyu görünür kılıyor.

Kapının arkasındaki bilgi, ekran dışı alanın özel bir türü. Karakter bir kapının önünde duruyor ve içeriden sesler geliyor. Ne söylendiğini tam duyamıyor. Seyirci de duyamıyor. Bu eksik bilgi, sahneye bir merak ve bir gerilim katıyor. Nöbet'te Kadir koridordan dönerken, aralık kapıdan Murat'ın telefon sesini duyuyor. Sözcükleri seçemiyor, ama tonu tanıyor: o sakin, kontrollü ses. Kadir içeri girmeden bir an duruyor. Kardeşinin kimseye göstermediği bir yüzü, bir kapı aralığından duyuyor.

Gösterilmeyen olay ve sonucu

Nöbet'in başlatıcı olayı bir ekran dışı olay: babanın düşüşü. Film bu düşüşü hiç göstermiyor. Seyirci onu yalnızca izlerinden öğreniyor: bir hastane yatağı, bir dosya, mutfakta bir cam parçası. Düşüşün kendisi, filmin başlamasından önce, ekranın dışında kalıyor. Bu seçim filmin tonunu belirliyor. Nöbet bir kazanın filmi değil, bir kazanın ardından kalanların filmi.

Murat'ın son gecesi de bir ekran dışı olay. Asansörün kapıları kapanıyor ve Murat kadrajdan çıkıyor. Nereye gittiğini, ne yaptığını görmüyoruz. Yalnızca gece yarısı Kadir'in telefonuna düşen mesajı görüyoruz. O kısa mesaj, Murat'ın bütün gecesini taşıyor.

Babanın mutfağı bir görülmeyen sonuç. Masanın ayağının dibinde, kimsenin toplamadığı bir cam parçası parlıyor. Takvim düşüş gününde durmuş. Tezgâhta tek bir fincan. Seyirci düşüşü görmedi, ama mutfağa bakarak onu kafasında kuruyor. Cam neden kırıldı? Baba nerede düştü? Ne kadar yerde kaldı? Sorulara cevap verilmiyor. Ama sorular, düşüşü bir görüntüden daha ağır kılıyor.

Ekran dışı alan düşük bütçeli bir film için de bir kurtuluş. Nöbet bir ambulans sahnesi, bir acil servis kaosu, bir şantiye kazası göstermek zorunda değil. Bunları duyurur, sonuçlarını gösterir, karakterlerin yüzüne yansıtır. Bütçenin gösteremediğini, seyircinin hayal gücü tamamlar.

Filmlerden okuma

Bu beş örnek ekran dışı alanın üç temel gücünü ortaya koyuyor. Birincisi büyütmek: Cat People ve The Haunting'de görülmeyen tehdit, gösterilebileceğinden büyük. İkincisi saygı ve mahremiyet: M ve İlgi Alanı, gösterilmesi dayanılmaz olanı göstermiyor ve bu seçimle bir ahlaki tutum alıyor. Üçüncüsü ortaklık: The Blair Witch Project seyirciyi hikâyenin eksik parçasını kendisi yazmaya zorluyor. Her birinde gösterilmeyen, hikâyenin en çok konuşulan kısmı oluyor.

Nöbet'te üç gücün de izi var. Duyulan alarm, Kadir'in korkusunu büyütüyor. Babanın düşüşü ve aile kavgası gösterilmiyor; bu bir mahremiyet seçimi. Amca ise seyircinin kendi kafasında kurduğu bir karakter. Emre'nin çizdiği sahne, filmin ekran dışı dünyasını korumak için atıldı.

Bu filmlerin hepsinde bir ortak yöntem daha var. Görülmeyeni kuran şey, görülen bir karakterin tepkisi. M'de annenin merdiven boşluğuna eğilmesi. Cat People'ta kadının hızlanan adımları. İlgi Alanı'nda ailenin hiçbir şey olmamış gibi davranması. The Haunting'de karanlıkta tutulan el. Ekran dışı alan, ekran içindeki bir yüzle bağlandığında çalışıyor. Yüz olmadan ses yalnızca gürültüdür. Senarist bu yüzü seçerken, seyircinin hangi gözle bakacağını da seçmiş olur.

Bir de süre meselesi var. İlgi Alanı ekran dışı sesi bütün filme yayıyor ve seyirci bir süre sonra o sese alışmaya başlıyor. Bu alışma, filmin asıl korkusu: karakterlerin alıştığı gibi seyircinin de alışabilmesi. M ise görülmeyen sonucu birkaç saniyelik kesmelerle veriyor. Kısa ve keskin. İki yöntem de çalışıyor, ama farklı şeyler yapıyor. Uzun süre, bir alışkanlığı ve bir suç ortaklığını kurar. Kısa süre, bir şoku ve bir yası kurar. Senarist ekran dışı alanın ne kadar süreceğine de karar vermeli.

Usta katmanı

Göstermeden önce sor. Her önemli olay için bir soru sor: bu olayı göstermek mi daha güçlü, yoksa sonucunu göstermek mi? Çoğu zaman cevap sonuçtur.

Görülmeyen karakteri izlerle kur. Hiç görünmeyecek bir karakter için bir eşya, bir ad, bir ses, bir başkasının tepkisini seç. Bu izler onu seyircinin aklında bir yüzden daha canlı yapar.

Tehdidi önce duyur. Bir tehlike gelecekse, onu önce bir sesle haber ver. Bir adım, bir hırıltı, bir alarm. Görüntü sonra gelsin ya da hiç gelmesin.

Tepkiyi kadraja al. Ekran dışında bir şey oluyorsa, kameranın onu izleyen karakterin yüzünde kalmasını öner. Seyirci olayı o yüzde okur.

Kapıyı aralık bırak. Önemli bir konuşmayı bir kapının arkasına koy. Karakter de seyirci de sözcükleri tam duyamasın. Eksik bilgi bir gerilim üretir.

Sonucu bir nesneye bağla. Gösterilmeyen bir olayın sonucunu tek bir nesneyle göster: boş bir sandalye, kırık bir bardak, uçan bir balon. Nesne ne kadar küçükse, etki o kadar büyük olabilir.

Bütçe kısıtını bir araç gibi kullan. Gösteremeyeceğin büyük bir olay varsa, onu sesle, ışıkla ve tepkiyle anlat. Seyircinin hayal gücü çoğu zaman bütçenden daha zengindir.

Mahremiyete saygı göster. Bazı anlar gösterilmemeyi hak eder: bir ölüm, bir şiddet, bir utanç. Onları göstermemek, karakterlere ve seyirciye bir saygıdır.

Merakı hemen giderme. Bir karakter kadrajdan çıktığında onu takip etmek zorunda değilsin. Seyirci merak etsin. Merakı geri dönüşle değil, küçük bir iz ile besle.

Ekran dışı dünyayı tutarlı tut. Görmediğimiz yerler de kurallara uymalı. Bir alarm her gece aynı saatte çalıyorsa, bunun bir anlamı olmalı. Tutarsız ekran dışı dünya güveni bozar.

Sesi sahne açıklamasına yaz. Ekran dışı alanı en çok ses kurar. Hangi sesin nereden geldiğini, ne kadar uzaktan duyulduğunu açıklamaya yaz.

İpucu bütçesi tut. Gösterilmeyen her şey için en az bir iz bırak: bir ses, bir bakış, bir nesne. İz yoksa merak değil karışıklık doğar.

Tepkiyi kimin yüzünde göstereceğini seç. Ekran dışı olayı izleyen karakter, seyircinin gözü olur. Onu bilerek seç: korkan mı, umursamayan mı, suçlu olan mı?

Süreyi seç. Ekran dışı bir sesi bütün filme yaymak bir alışkanlık kurar; birkaç saniyelik bir kesme bir şok kurar. Hangisini istediğini bil.

Gösterilmeyeni sonunda da gösterme. Bir şeyi film boyunca saklayıp sonunda göstermek, çoğu zaman bir hayal kırıklığı yaratır. Sakladığın şeyi sonuna kadar saklamayı düşün.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Önemli olan her şey gösterilmeli."
Doğrusu

Gösterilmemeli. Bazı olaylar gösterildiklerinde küçülür. Sonuçları ya da sesleri onları daha güçlü kılar.

Yaygın yanlış"Görülmeyen karakter zayıf kalır."
Doğrusu

Kalmaz. Görülmeyen bir karakter, seyircinin hayal gücünde bir oyuncunun verebileceğinden daha büyük bir yer kaplayabilir.

Yaygın yanlış"Ekran dışı alan yalnızca korku filmi içindir."
Doğrusu

Değildir. Dram, komedi ve aile hikâyeleri de en mahrem anlarını ekran dışında bırakabilir.

Yaygın yanlış"Ses, görüntünün yardımcısıdır."
Doğrusu

Her zaman değil. Ekran dışı alanda ses, görüntünün yerine geçen asıl anlatıcıdır.

Yaygın yanlış"Seyirci görmediğini anlamaz."
Doğrusu

Anlar. Seyirci bir boş sandalyeden, bir kapalı kapıdan, bir yüzün tepkisinden olayı kurar. Ona güvenmek gerekir.

Yaygın yanlış"Gösterilmeyen olay seyirciyi kandırmaktır."
Doğrusu

Kandırmak değildir, eğer sonuçları dürüstçe gösterilirse. Hile, seyirciden bir bilgiyi saklayıp sonra ona karşı kullanmaktır.

Yaygın yanlış"Düşük bütçe zayıf görsel anlatı demektir."
Doğrusu

Değildir. Düşük bütçe, ekran dışı alanı kullanmaya zorlar ve bu çoğu zaman daha güçlü bir anlatı üretir.

Yaygın yanlış"Ekran dışı alanı yönetmen kurar."
Doğrusu

Kısmen. Ama neyin gösterilmeyeceğine, hangi sesin duyulacağına, hangi sonucun görüneceğine senaryo karar verir.

Yaygın yanlış"Ne kadar az ipucu, o kadar güçlü etki."
Doğrusu

Değildir. Hiç iz bırakılmazsa seyirci boşluğu dolduramaz. Ekran dışı alan, yeterli ama az ipucuyla çalışır.

Yaygın yanlış"Ses tek başına yeter."
Doğrusu

Her zaman değil. Ses bir yüzün tepkisiyle bağlanmadığında yalnızca bir gürültüdür.

Yaygın yanlış"Ekran dışı ses hep aynı etkiyi yapar."
Doğrusu

Yapmaz. Uzun süren bir ses alışkanlık kurar, kısa bir ses şok kurar. Süre, anlamı değiştirir.

Yaygın yanlış"Ekran dışı alan seyirciyi dışarıda bırakır."
Doğrusu

Tam tersi. Seyirciyi hikâyenin içine çeker, çünkü onu eksik parçanın yazarı yapar.

Yaygın yanlış"Görülmeyen karakterin yüzü bir fotoğrafla da olsa gösterilmeli."
Doğrusu

Gösterilmek zorunda değil. Bir fotoğraf bile bulanık, uzak ya da yarım kalabilir. Yüz ne kadar az belirginse, seyircinin kurduğu yüz o kadar güçlü olur.

Yaygın yanlış"Saklanan şey sonunda mutlaka açıklanmalı."
Doğrusu

Mutlaka değil. Bazı sorular cevapsız kaldığında daha uzun yaşar.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Ekran dışı alan, kadrajın içindekinden daha geniştir.
  • Görülmeyen karakter izlerle ve tepkilerle kurulur.
  • Duyulan tehdit, tehlikeyi gösterilebileceğinden büyük kılar.
  • Kapının arkasındaki eksik bilgi bir gerilim üretir.
  • Ekran dışı olay daha korkutucu, daha mahrem ya da daha anlamlı olabilir.
  • Görülmeyen sonuç, seyirciyi olayı kendi kafasında kurmaya davet eder.
  • Tepki planı, ekran dışı olayın aynasıdır.
  • Düşük bütçe, ekran dışı alanı bir güce çevirebilir.
  • Bazı anlar gösterilmemeyi hak eder.
  • Neyin gösterilmeyeceğine senaryo karar verir.
  • Gösterilmeyen her şey en az bir iz ister.
  • Görülmeyeni, görülen bir yüzün tepkisi kurar.
  • İz yoksa merak değil karışıklık doğar.
  • Uzun ekran dışı ses alışkanlık, kısa ses şok kurar.

Sonraki derse köprü

Emre son gecenin bileğini tutan elini düşünüyor. Bu anı nasıl yazmalı? Odanın tamamını mı göstermeli, yoksa yalnızca iki eli mi? Bir yüz mü, bir bilek mi? Aynı an, kadrajın ölçüsüne göre başka bir şey söylüyor. Uzaktan bakınca bir oda, yakından bakınca bir dokunuş. Sonraki ders plan ölçeklerini inceliyor: genel plandan detay plana, senaristin bunları ne zaman ve ne kadar yazması gerektiğine.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — bir sahnenin üstü çiziliyor; kenarda tek bir not: "ekranda değil".
  • Ekran dışı alan — bir kadraj; dört kenarının ötesinde soluk silüetler ve sesler.
  • Görülmeyen karakter — çekmecede bir fotoğraf; yüzler bulanık.
  • Duyulan tehdit — karanlık bir koridor; uzaktan yayılan ses dalgaları.
  • Ekran dışı olay — kapanan asansör kapıları; ardından bir telefon ekranında beliren mesaj.
  • Görülmeyen sonuç — masanın altında küçük bir cam parçası, duvarda durmuş bir takvim.

Ritim

Ders atılan bir sahneyle açılıyor, görülmeyen dünyanın parçalarını tek tek adlandırıyor ve gösterilmeyenin çoğu zaman en güçlü olan şey olduğunu gösteriyor.