İçeriğe geç

Ders 69.4

Dram yapısı

Senaryo Akademisi — Bölüm VII, Modül 69

3.346 kelime5 film örneği≈ 15 dk okuma≈ 22 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Dramın yapısı türlerin ortak iskeletini ilişki malzemesiyle doldurur.
  • Denge çoğu zaman sessiz bir hareketle, ilişkinin gizli kuralı görününce bozulur.
  • Dramın krizi genellikle bir rolün çöküşüdür.
  • Bedel tehlikeyle değil, geri alınamayan sözlerle tırmanır.
  • Geçmiş bugünün sahnesine tanık eşyalarla girer.
  • Zor karar görülebilir bir eyleme bağlanmalıdır.
  • İkinci kayıp, filmden önceki büyük kaybı küçük bir izle yeniden yaşatır.
  • Vekil kavga çöktüğünde yüzleşme başlar.
  • Final bir olayla değil, karakterlerin yeni konumuyla ölçülür.
  • Açık son da seçilmiş konumlardan oluşur; seçenekler hikâyenin kendi malzemesinden çıkar.
  • Tek günlük bir dramda sahneyi saat değil, açılan borç ilerletir.
  • Sahanlık sahneleri nefes aldırır, ama merdiveni basamaklar kurar.
  • Kayıp yalnız ölüm değildir; bir ev, bir rol, bir yanılsama da kaybedilir.

Açılış sahnesi

Selim bir deste boş kart getirmiş. Kurguda her sahneyi bir karta yazıp masaya dizmeye alışkın. "Taslağı kartlara dökelim," diyor. "Bir sahne, bir kart."

Nermin Hanım dosyasını uzatıyor. Burcu okuyor, Selim yazıyor, Emre kartları masaya diziyor. Sabah, koliler. İlknur bant çekiyor. Cemal halıyı ölçüyor. Tarkan kapının arkasında, boy çizgilerinin önünde. Koliler. Reçel kavanozu. Yine koliler.

Bir saat sonra masada yirmiden fazla kart var. Emre geri çekilip bakıyor. Kartların çoğu aynı sesi çıkarıyor. Biri bir koli taşıyor, biri bir şey söylüyor, biri susuyor. Sabahın kartı ile akşamın kartı birbirine çok benziyor. Kardeşler aynı odada, aynı yorgunlukla, aynı nezaketle duruyor. Arada bir gün geçmiş, ama aralarındaki uzaklık hiç değişmemiş.

"Bunların hangisi yerinden oynasa film değişir?" diye soruyor Selim.

Kimse cevap vermiyor. Burcu bir kartı alıp en sona koyuyor, sonra geri getiriyor. Hiçbir şey bozulmuyor.

Nermin Hanım kartlara uzun uzun bakıyor. Sonra çantasından kırmızı bir kalem çıkarıyor. "Bu taslakta her şey oluyor," diyor. "Ama hiçbir şey bir şeyi başlatmıyor."

Masanın en ucunda boş bir kart duruyor. Taslağın son sayfası gibi, o da boş.

Kartların hiçbiri yerinden oynayınca bir şey kırılmıyordu; taslağın sahneleri vardı ama sırası yoktu.

Bu derste ne olacak

Bu derste dramın yapısına bakacağız. Bir dram nasıl başlar, neyle büyür, nerede kırılır? Bir gerilim filminde tehlike büyür. Bir dramda büyüyen şey insanların birbirine borcudur. Bu farkın yapıya ne yaptığını göreceğiz. Dengenin sessizce bozulduğu ânı, bir rolün çöktüğü krizi, geçmişin bugüne nasıl girdiğini konuşacağız. Zor kararı, kaybı ve yüzleşmeyi sıraya koyacağız. Sonunda dramın kendine özgü finalini tartışacağız: bir olayla değil, insanların birbirine göre durduğu yerle biten finali. ANAHTAR TESLİMİ'nin tek gününü sabahtan geceye kartlara dökeceğiz. Hangi kartın merdivenin basamağı, hangisinin sahanlığı olduğunu ayıracağız. Beş filmle her basamağın bir sahnesini açacağız: bir apartman, bir şükran yemeği, bir kız kardeşin evi, bir köy evi ve bir aile sofrası.

Sıfır noktası

Bir hikâyenin yapısı, olayların hangi sırayla ve hangi bedelle geldiğidir. Yapının iskeleti tanıdık. Bir tetikleyici olay düzeni bozar. Karakter bir şey ister, bir engelle karşılaşır, bir kriz yaşar. Doruktan sonra yeni bir denge kurulur.

Bu iskelet her türde işler. Ama her tür onu başka bir malzemeyle doldurur. Bir aksiyon filminde tetikleyici olay bir patlamadır. Bir korku filminde bir ses, bir gölge. Bir polisiyede bir ceset. Bir dramda çoğu zaman sıradan bir şeydir. Bir telefon, bir ziyaret, bir mektup. Ya da bir metre.

Dramın malzemesi ilişkidir. Dram, insanların birbirine ne borçlu olduğunu, kim olduğunu ve kim olamadığını anlatır. Bu yüzden dramın yapı taşları da ilişkiden yapılır. Tehlike yerine söz vardır. Kaçış yerine kalmak ya da gitmek vardır. Düşmanı yenmek yerine birini kaybetmek, birini yeniden bulmak vardır.

Bunun yapıya bir sonucu var. Bir gerilim filminde seyirci "ne olacak?" diye sorar. Bir dramda daha çok "bu insanlar birbirine ne olacak?" diye sorar. Olaylar bu ikinci sorunun hizmetindedir. Bir olay ilişkiyi değiştirmiyorsa, ne kadar büyük olursa olsun dramın yapısında yer tutmaz. Küçük bir olay ilişkiyi değiştiriyorsa, bir basamak olur.

Tek günlük bir dram bu sorunu daha da keskinleştirir. Saat bellidir: ertesi sabah anahtar teslim edilecek. Yer de boşalan bir daireyle sınırlı. Yazarın elinde zaman ve yer kalmaz. Yalnız insanların birbirine bakışı kalır. Her sahne o bakışı biraz değiştirmek zorundadır.

ANAHTAR TESLİMİ'nin kartlarında eksik olan bu. Taslakta olaylar var. Koliler taşınıyor, halı ölçülüyor, reçel buzdolabına geri konuyor. Ama olaylar birbirini doğurmuyor. Bir sahne bir sonrakinin bedelini artırmıyor. Kardeşler sabah birbirine nerede duruyorsa, akşam da orada duruyor.

Atölyenin bu dersteki işi kartları sıraya koymak değil. Önce her kartın neyi değiştirdiğini sormak. Sonra değiştiren kartları bir merdiven gibi dizmek. En sonda da boş kartın önünde durmak. Dramın son basamağı bir olay değil, bir konumdur. O konumu yazmak da Nermin Hanım'a düşüyor. Atölye yalnız seçenekleri konuşacak.

Mekanizma

Sessiz bozulma

Bir dramda denge çoğu zaman bir gürültüyle bozulmaz. İnsanlar zaten olan bir şeyi ilk kez görür.

ANAHTAR TESLİMİ'nde annenin ölümü filmden önce olmuş. Satış da yapılmış. Bunlar dengeyi değiştirmiş ama bozmamış. Kardeşler sabah evde nazik, yorgun, uyumlu. Denge Cemal'in metresiyle bozuluyor. Cemal halının boyunu ölçüyor. İlknur bunun ne demek olduğunu biliyor: Cemal halıyı satmayı düşünüyor. Metre iki kez çekiliyor. İkinci çekişte artık bir soru var. Bu evde neyin parası var, neyin yok?

Taslakta metre ilk sahnenin içinde, kolilerin arasında kaybolmuş. Selim onu ayrı bir karta yazıp kırmızı kalemle işaretliyor. "Film burada başlıyor," diyor. Koliler beklesin.

Rolün çöküşü

Dramın krizi çoğu zaman bir rolün çöküşüdür. Bir insan yıllarca bir yeri doldurmuştur. O yer ortadan kalkınca kim olduğunu bilmez.

İlknur yıllarca annesine baktı. Bakıcıydı, ilaç saatini bilen kişiydi. Anne öldü, rol bitti. Boşalan rol, kaybın açtığı yeri gösterir. Rol krizi o yerin içinde kalan kişiye bakar. İlknur bu evde artık kim? Ev de satıldı. Sabahki uyum bu yüzden kırılgan. İlknur hâlâ düzeni kuran kişi gibi davranıyor. Kolileri o etiketliyor, bandı o çekiyor. Ama düzenin sahibi artık yok.

Cemal'in krizi başka. Batan bir iş, beklenen bir pay. Tarkan'ınki daha eski: yıllar önce gitmiş, cenazeye yetişememiş. Üçünün krizi de aynı kapıya çıkıyor. Bu aileden biri olmak ne demek?

Merdiven

Gerilim filminde bedel bir tehlikeyle artar. Dramda başka bir şeyle artar.

Bedel yükseltmenin dramdaki biçimi bu. Her basamakta bir şey söylenir ve artık söylenmemiş sayılamaz. Selim kartları buna göre diziyor. Önce metre. Sonra Cemal'in telefon konuşması; satıştan gelecek paradan söz ediyor. Sonra Tarkan'ın sessizce eşyalara bakması. Sonra halının adı ilk kez yüksek sesle geçiyor.

Burcu'nun gözü başka bir yere takılıyor. Taslakta bu basamakların arasında koli sahneleri var. Koli sahneleri merdivenin basamağı değil, sahanlığı. Nefes aldırıyorlar. Ama bir sahanlık iki basamaktan uzun olunca merdiven kayboluyor. Selim üç koli kartını tek karta indiriyor.

Eşyanın tanıklığı

Dramın geçmişi çoğu zaman geriye dönüşle gelmez. Bugünün içinde, bir eşyanın üstünde durur.

ANAHTAR TESLİMİ'nin tanık eşyaları evin her yerinde. Mutfak çekmecesinde ilaç saatleri kâğıtları var. İlknur'un el yazısıyla, annenin son yılları için. Cemal birini okuyor ve sessizce geri koyuyor. Bir geriye dönüş bu kadarını anlatamazdı. Kâğıt, İlknur'un yükünü bir tarih ve bir saat olarak gösteriyor.

Kapının arkasındaki boy çizgileri de bir tanık. Tarkan'ın çizgileri ötekilerden önce bitiyor. Evden erken gitmiş. Cenazeye de gelememiş. Yokluğu iki kez yazılmış: bir kez duvara, bir kez mezarlığa.

Bedelli seçim

Merdivenin bir yerinde bir karakter seçmek zorunda kalır. Her seçeneğin bir bedeli vardır.

Nermin Hanım taslağına bir kart ekliyor. Akşamüstü İlknur ilaç kâğıtlarını çekmeceden alıyor. Elinde iki yer var: bir koli, bir çöp torbası. Koliye koyarsa kâğıtlar bir gün kardeşlerine gösterilebilir. Yükün belgesi olur. Torbaya atarsa yükü kimseye ödetmez, ama kimse de onu tanımaz. Bu bir bedelli seçim. İlknur'un kimliği ile kardeşleriyle ilişkisi aynı torbanın ağzında duruyor.

İkinci kayıp

Bir dram çoğu zaman bir kayıptan sonra başlar. Ama ortasında yeni bir kayıp yaşatır.

ANAHTAR TESLİMİ'nde ilk kayıp annenin ölümü. Onu görmüyoruz. Emre ikinci kayıp için bir kart öneriyor. Akşam halı kaldırılıyor. Altında, parkenin daha açık renkli kalmış bir dikdörtgen beliriyor. Yıllarca güneş görmemiş bir yer. Annenin evi orada, o soluk dikdörtgende bitiyor. Kardeşlerin üçü de susuyor. Seyirci cenazeyi o izde görüyor.

Kavganın vekili

Dram karakterleri asıl meseleyi çoğu zaman doğrudan konuşmaz. Onun yerine bir eşya üstünde kavga eder.

Halı kavgası bir vekil kavga. Kimin neyi alacağı tartışılıyor. Ama altında başka bir soru var. Annenin son yıllarında kim buradaydı? Yüzleşme kartı tam burada. Halı tartışması akşam kilitleniyor. Cemal paradan söz ediyor, Tarkan uçağının saatinden. İlknur ilk kez halıdan söz etmiyor. Annenin ilaçlarını kimin verdiğini söylüyor. Vekil kavga çöküyor. Bu yüzleşme sahnesi, kanıtın artık açıklanamadığı yer.

Yeni konum

Dramın finali bir olayla değil, bir konumla ölçülür. Kim kime nerede duruyor?

Masanın ucundaki kart boş. Sabah, kapı, anahtar. Nermin Hanım onu yazmadı. Atölye seçenekleri konuşuyor, karar vermiyor. Üç kardeş aynı kapıda mı duruyor? İlknur anahtarı tek başına mı veriyor? Her seçenek başka bir yeni konum.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Bozulmayı ilişkide ara, olayda değil. Dramda büyük olaylar çoğu zaman filmden önce olur. Ölüm, boşanma, satış. Yazarın işi o olayın bıraktığı dengenin ilk çatladığı ânı bulmaktır. O an küçük olmalı ki seyirci kendi hayatında tanısın.

Krizi rolle adlandır. "İlknur üzgün" bir kriz değil, bir hâl. "İlknur bakıcı olmaktan çıktı ve yerine ne koyacağını bilmiyor" bir kriz. Rolü adlandırınca sahnelerin ne yapacağı belli olur. Rolü savunmaya çalışan sahneler, rolün yokluğunu fark eden sahneler, yeni rolü deneyen sahneler.

Her basamağa bir geri alınamaz söz koy. Bir sahne bitince "bunu söylemeden önceki hâle dönebilirler mi?" diye sor. Cevap evetse o sahne bir sahanlık. Sahanlık gerekir, ama merdiven basamaklarla çıkılır. Tek günlük bir dramda sahanlık pahalıdır.

Tanık eşyayı kullanmadan önce ek. Bir nesne geçmişi ancak seyirci onu önceden görmüşse taşır. İlaç kâğıtları akşam kriz anında ilk kez çıkarsa bir hile gibi durur. Sabah Cemal'in okuduğu kâğıt, akşamki kararın zeminidir.

İkinci kayıp ilkinden küçük olmalı. Ölüm büyük, halının izi küçük. Küçük kayıp seyircinin kendi elini uzatabileceği boyuttadır. Büyük kaybı ikinci bir büyük kayıpla tekrar etmek melodrama kayar.

Vekil kavgayı fazla uzatma. Seyirci vekil kavgayı bir süre zevkle izler, çünkü altında ne olduğunu sezer. Ama kavga çökmezse seyirci yorulur. Dolan'ın filmi bunu bilerek yapar. Yüzleşmeyi hiç yaşatmamak bir seçimdir, kaza olamaz.

Bedelli seçimi bir eyleme bağla. İlknur'un kararı bir düşünce olarak yazılamaz. Bir koli ve bir torba arasında, elinde kâğıtla durması gerekir. Karar görülmezse seyirci onu tartamaz.

Yeni konumu ilk sahneyle ölç. Final sahnesini açılış sahnesinin yanına koy. Aynı insanlar, aynı oda, ama kim kime yakın, kim kapıda? Bu fark yoksa dram bir yere varmamıştır. Sadece zaman geçmiştir.

Tek günü saatle değil, borçla böl. Tek günlük bir dramda sabah, öğle, akşam bir takvim değildir. Her bölüm bir borcun açıldığı yer olmalı. Sabah Cemal'in payı, öğlen Tarkan'ın yokluğu, akşam İlknur'un yılları. Saat ilerlerken borç da ilerler.

Geçmişi kardeşler arasında dağıt. Her karakter kendi tanık eşyasını taşırsa geçmiş tek bir sese inmez. İlknur'un ilaç kâğıtları, Tarkan'ın yarım kalan boy çizgileri, Cemal'in ölçtüğü halı. Üç eşya üç ayrı hesabı açar. Yüzleşmede bu üç hesap aynı odada karşılaşır.

Kaybı kimin gördüğünü seç. Halının izi bir kamera için yeterli değildir. Birinin onu görmesi gerekir. İlknur mu görüyor, Tarkan mı? Kaybı gören karakter, o anın sahibidir. Yanlış kişiye verilen kayıp sahneyi boşa harcar.

Açık son da bir konumdur. Açık bir final yazmak, konumu yazmamak demek değil. Seyirciye iki ya da üç konumu birden göstermek demektir. Hepsi hikâyenin malzemesinden çıkmalı. Rastgele bir belirsizlik açık son olmaz.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Dramın yapısı olmaz, hayat gibi akar."
Doğrusu

Akıyor gibi görünen dram en sıkı yapılandırılmış olanıdır. Özel Bir Gün tek bir günü saat saat diziyor. Her basamak bir öncekinin bedelini artırıyor.

Yaygın yanlış"Denge bozulması büyük bir olay olmalı."
Doğrusu

Dramda büyük olay çoğu zaman perde açılmadan olur. Bozulma, o olayın ilişkideki ilk görünür izidir. Bir metre, bir kuş, bir telefon.

Yaygın yanlış"Duygusal bedel ağlamakla artar."
Doğrusu

Bedel gözyaşıyla değil, geri alınamayan sözle artar. The Humans'ta en ağır an bir itirafın ardındaki sessizliktir.

Yaygın yanlış"Geçmiş, geriye dönüşle anlatılır."
Doğrusu

Geriye dönüş bir yoldur, tek yol değil. Dramda geçmiş çoğu zaman bir kâğıtta, bir duvarda, bir yemeğin tadında durur. Tanık eşya geçmişi bugünün sahnesine sokar.

Yaygın yanlış"Yüzleşme büyük bir kavga sahnesidir."
Doğrusu

Yüzleşme sesin yükseldiği yer olmayabilir. Child's Pose'da yüzleşme yabancı bir evin odasında, oturarak ve alçak sesle olur. Ölçü, gizlenen şeyin artık gizlenememesidir.

Yaygın yanlış"Dram mutlaka barışma ya da kopuşla biter."
Doğrusu

Bu iki son yalnız iki konum. Arada başka konumlar var. Aynı odada ama başka mesafede durmak da bir finaldir.

Yaygın yanlış"Kayıp, ölüm demektir."
Doğrusu

Dramda kayıp bir ölümle sınırlı değildir. Bir ev, bir rol ya da bir yanılsama da kaybedilebilir. Çoğu dram en ağır kaybı ölümün değil, bir rolün sonunda yaşatır.

Yaygın yanlış"Zor karar, doğru ile yanlış arasında verilir."
Doğrusu

Doğruyla yanlış arasında seçmek zor değildir. Dramdaki zor karar iki iyi arasında ya da iki bedel arasındadır. İlknur'un elindeki kâğıtların iki yolu da bir şey kaybettirir.

Yaygın yanlış"Geçmiş ne kadar açıklanırsa dram o kadar derinleşir."
Doğrusu

Derinlik açıklamadan değil, geçmişin bugünkü eyleme baskısından gelir. Nöbet'te iki kardeşin küslüğünün nedeni hiç söylenmez. Seyirci yine de her sahnede onun ağırlığını taşır.

Yaygın yanlış"Açık son, yazarın karar vermemesidir."
Doğrusu

Açık son da bir karardır. Yazar hangi seçeneklerin açık kalacağını seçer. Nermin Hanım'ın boş kartı bu yüzden henüz bir son değil, bir soru.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Dramın yapısı türlerin ortak iskeletini ilişki malzemesiyle doldurur.
  • Denge çoğu zaman sessiz bir hareketle, ilişkinin gizli kuralı görününce bozulur.
  • Dramın krizi genellikle bir rolün çöküşüdür.
  • Bedel tehlikeyle değil, geri alınamayan sözlerle tırmanır.
  • Geçmiş bugünün sahnesine tanık eşyalarla girer.
  • Zor karar görülebilir bir eyleme bağlanmalıdır.
  • İkinci kayıp, filmden önceki büyük kaybı küçük bir izle yeniden yaşatır.
  • Vekil kavga çöktüğünde yüzleşme başlar.
  • Final bir olayla değil, karakterlerin yeni konumuyla ölçülür.
  • Açık son da seçilmiş konumlardan oluşur; seçenekler hikâyenin kendi malzemesinden çıkar.
  • Tek günlük bir dramda sahneyi saat değil, açılan borç ilerletir.
  • Sahanlık sahneleri nefes aldırır, ama merdiveni basamaklar kurar.
  • Kayıp yalnız ölüm değildir; bir ev, bir rol, bir yanılsama da kaybedilir.

Sonraki derse köprü

Masada yüzleşme kartı duruyor: İlknur ilk kez halıdan değil, ilaçlardan söz ediyor. Kartın yeri belli, ama içi boş. İlknur o cümleye nasıl varıyor? Önceki sahneler o ânı nasıl hazırlıyor? Cemal'in sessizce geri koyduğu kâğıt burada ne iş görüyor? İlknur ağlıyor mu, yoksa bant çekmeye mi devam ediyor? Kardeşleri o anda ne yapıyor, kim susuyor, kim konuyu değiştiriyor? Nermin Hanım bir sonraki derste bu tek kartı açmak istiyor. Duygunun kendisini değil, karakterin ona verdiği kendine özgü tepkiyi.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — masada yirmiden fazla kart; en uçta boş bir kart.
  • Sessiz bozulma — metrenin iki kez çekilişi; ikinci çekişte kart kırmızıyla işaretleniyor.
  • Rol krizi — İlknur'un elinde bant, etiketlenmiş koliler, boş bir ilaç kutusu.
  • Duygusal tırmanma — kartlar bir merdiven gibi diziliyor; koli kartları sahanlık olarak birleşiyor.
  • Tanık eşya — ilaç kâğıdı Cemal'in elinde, sonra çekmecede.
  • İkinci kayıp — halı kalkınca parkede açık renkli bir dikdörtgen.
  • Vekil kavga — halının üstünde üç gölge; halı çekilince gölgeler birbirine dönüyor.
  • Yeni konum — kapının önünde üç ayrı yerleşim, üç ayrı kart.
  • Kapanış — boş kart masanın ucunda kalıyor.

Ritim

Ders sırası olmayan bir kart yığınıyla açılıyor, kartları bir merdivene diziyor, bir torba ile bir koli arasında bir karar bekletiyor ve boş bir kartın önünde, seçenekleri açık bırakarak kapanıyor.