Ne yapacaksın
Bugün hikâyenin zamanıyla oynayacaksın, ama önce onu düzene sokacaksın. İlk iş, olayların gerçekte hangi sırayla olduğunu çıkarmak olacak: karakterlerin doğumundan filmin son karesine kadar, ekranda görünsün görünmesin her önemli olay. Sonra bu olayları seyirciye hangi sırayla anlatacağını belirleyeceksin. İki sıra arasındaki her farkın yanına bir amaç yazacaksın: bu sıçrama seyirciye ne kazandırıyor? Ardından her sahnede seyircinin neyi bildiğini izleyecek, zaman geçişlerini işaretleyecek ve sonunda bütün yapıyı bir açıklık testinden geçireceksin. Bu sıra önemli: düzeni görmeden bozmak, neyin bozulduğunu bilmeden bozmaktır. Çıktı, iki sütunlu bir çizelge olacak: solda gerçek kronoloji, sağda anlatım sırası ve aradaki her okun yanında tek cümlelik bir gerekçe.
Neden bu alıştırma
Zamanı bozmak, bir yazarın elindeki en güçlü araçlardan biridir. Bir sonu başa almak, bir geçmişi ortaya yerleştirmek, iki zamanı iç içe örmek, aynı olaylara bambaşka bir anlam verebilir. Ama bu araç kolayca kötüye kullanılır. Yazar zamanı bozar, çünkü doğrusal hikâye ona düz gelir. Seyirci ise neden geri gittiğini, nerede olduğunu ve neyi neden şimdi öğrendiğini anlamaz.
Bu alıştırma, her zaman değişimine bir gerekçe sordurur. Gerekçe her zaman seyirciyle ilgilidir: seyirci bu bilgiyi şimdi alınca ne hisseder, ne sorar, neyi farklı okur? Gerekçesi olmayan bir sıçrama, yalnızca bir süstür. Seyirci onu ilk izlemede çözmeye çalışır, ikinci izlemede ise atlar.
Alıştırma bir şey daha öğretir: doğrusal anlatmak da bir seçimdir. Bazı hikâyeler zamanı bozduğunda kazanır, bazıları kaybeder. Gerçek kronolojiyi çıkardıktan sonra, hiçbir sıçramanın gerekmediğini de görebilirsin. Bu bir başarısızlık değil, bir karardır. Önemli olan, sıranın bilinçli seçilmiş olmasıdır. Doğrusal bir film de içinde tek bir sıçrama taşıyabilir. O tek sıçrama, gerekçesi sağlamsa, bütün filmin en akılda kalan anı olabilir.
Hazırlık
Sahne desteni, gerilim sekansı çizelgeni ve karakterlerinin geçmiş notlarını önüne koy. Bir kâğıdı ikiye böl. Sol sütunun başına "gerçek kronoloji", sağ sütunun başına "anlatım sırası" yaz.
Gerçek kronolojiyi doldururken filmin başlangıcından önce olan olayları da yaz. Karakterlerin geçmişindeki kırılmalar, unutulmuş kavgalar, çocukluk anıları. Bunların çoğu ekrana hiç çıkmayacak, ama sırayı kurarken hepsini görmen gerekiyor.
Bir de üçüncü bir sütun hazırla: "seyircinin bildiği". Anlatım sırasındaki her satırın yanına, o anda seyircinin neyi bildiğini kısaca yazacaksın. Bu sütun, sıranın seyircide neyi değiştirdiğini görmenin tek yoludur.
Adımlar
Çözümlü örnek
Emre Nöbet'in gerçek kronolojisini çıkarıyor. Yıllar önce babası ile amcası arasında bir küslük. Amcanın cenazesi, babanın gitmediği cenaze; Kadir o sırada bebek, Murat okul çağında. Bir sabah, küçük Kadir'in babasını aynanın önünde tıraş olurken izlemesi. Yıllar boyunca evde adı geçmeyen bir amca. Babanın mutfakta düşmesi ve kırılan bir bardak. Sonra filmin ilk karesi: hastane, yağmur, ziyaret saati.
Sol sütun filmin başlangıcından önce yedi olay sayıyor. Bunların yalnızca biri ekranda görünüyor: tıraş anısı. Ötekiler davranışlarda iz bırakıyor. Babanın sessizliği, kardeşlerin mesafesi, kantinde yere düşen bir bardağa Kadir'in irkilmesi.
Anlatım sırası neredeyse gerçek sırayla aynı. Emre okları sayıyor ve yalnızca iki tane buluyor. Birincisi tıraş anısı. Evdeki bir sabah Kadir babasını tıraş ediyor; ustura sesiyle film yıllar öncesine geçiyor; küçük bir çocuk, aynada bir yüz, burnuna sürülen bir köpük. Sonra yine Kadir'in eli babasının yüzünde. Gerekçe: bu sıçrama bir bilgi vermiyor, bir ark gösteriyor. Babasına dokunamayan oğul, şimdi onun yüzünü tutuyor.
İkinci ok tam bir sıçrama değil. Baba bir gece Kadir'e kardeşinin adıyla sesleniyor ve Kadir düzeltmiyor. Film babanın kafasının içine girmiyor, geçmişi göstermiyor. Ama o an, şimdiki zamanın içinde geçmişe açılan bir pencere. Gerekçe: seyirci geçmişin babayı nasıl tuttuğunu, onu hiç görmeden seziyor.
Emre çizelgenin altına reddedilen okları da yazıyor. Yıllar önceki bir bayram sofrası: son gecenin ortasında, gerilimi kesiyordu. Ölüm gibi okunan boş bir yatakla açılış: seyirciye yanlış bir son vaat ediyordu ve görüntü sona taşındı. İkinci bir zaman çizgisi: filmi ikiye bölüyordu ve bir deftere kaldırıldı. Babanın bir rüyası: film onun bakış açısına girmemeliydi.
Seyirciye verilen bilgi sütununu dolduruyor. Tıraş anısı, fotoğrafın ve defterin açıldığı sabahlardan sonra geliyor. Seyirci artık amcayı biliyor. Bu yüzden aynadaki genç yüz yalnızca bir baba değil, bir zamanlar kardeşi olan bir adam.
Geçiş işaretleri: ustura sesi iki zamanı birbirine bağlıyor. Aynı ayna, iki zamanda da duvarda. Emre açıklık kontrolü için sahneyi Meltem'e okutuyor. Meltem çocuğun Kadir olduğunu ayna sayesinde hemen anlıyor.
Doğrusal deneme: tıraş anısını kaldırınca film bir bilgi kaybetmiyor, ama bir dokunuşu kaybediyor. Emre oku tutuyor. Sonuçta Nöbet neredeyse doğrusal bir film olarak kalıyor ve tek sıçraması bu yüzden daha çok duyuluyor. Ağır, tekrarlanan geceler arasında aynadaki o kısa çocukluk anı, filmin tek nefes alışı gibi.
Kendini değerlendir
Çizelgen bitince her sütuna şu sorularla bak.
Gerçek kronolojide filmin başlangıcından önceki olayları da yazdın mı? Görünmeyen olaylar, görünenlerin anlamını taşır.
Her okun yanında tek cümlelik bir gerekçe var mı? Gerekçesiz bir ok, bir süstür. Gerekçeyi yazarken zorlanıyorsan, o ok büyük ihtimalle gereksizdir.
Gerekçeler seyircinin deneyimiyle mi ilgili? "Daha ilginç olur" bir gerekçe değildir; "seyirci bu anı şimdi gördüğünde şunu sorar" bir gerekçedir.
Erken verilen bilgiler bir gerilim mi kuruyor, yoksa bir cevabı mı erken veriyor? Erken verdiğin her bilginin yanına, onun açtığı soruyu yaz.
Her geçişin bir işareti var mı ve iki yanında ortak bir ayrıntı bulunuyor mu?
Okur nerede kayboldu ve bu kayboluş bilinçli bir belirsizlik mi? Bilinçsizse, eksik geçiş işaretini ekledin mi?
Doğrusal denemeyi yaptın mı? Okların her biri, doğrusal hâlin kaybettiği bir şeyi geri getiriyor mu?
Reddettiğin okları da yazdın mı? Neyi neden reddettiğini bilmek, kalan oklara güveni artırır. Bir okuyucu ileride aynı sıçramayı önerirse, neden vazgeçtiğini o zaman da hatırlarsın.
Yaygın tuzaklar
Yaygın yanlışGerçek kronolojiyi çıkarmadan sırayla oynamak.
Olayların gerçek sırasını bilmeyen bir yazar, sıçramaların neyi değiştirdiğini de bilemez ve tutarsızlıkları fark etmez.
Yaygın yanlışZamanı yalnızca biçim için bozmak.
Bir sıçrama seyirciye bir şey kazandırmıyorsa, seyirci onu çözmeye çalışırken hikâyeden kopar.
Yaygın yanlışGeri dönüşle bir sırrı tek seferde dökmek.
Geçmiş bir anda bütünüyle açılırsa, ona bağlı merak da bir anda söner.
Yaygın yanlışGeçiş işaretlerini ihmal etmek.
Seyirci nerede ve ne zaman olduğunu bilmiyorsa, sahnenin duygusunu değil, yerini düşünür.
Yaygın yanlışGerilimin ortasında geçmişe sıçramak.
Seyirci bir kararın eşiğindeyken film geçmişe giderse, gerilim boşa akar. Sıçramanın yeri de amacı kadar önemlidir.
Yaygın yanlışSonu başa alıp neyi ele verdiğini görmemek.
Son sahneyle açılan bir film, seyircinin sormaya hazırlandığı bazı soruları daha ilk dakikada yanıtlar. Bu bedeli bile bile öde.
Yaygın yanlışDoğrusal anlatımı bir eksiklik sanmak.
Zamanı bozmamak da bir karardır. Gerekçesiz sıçramalarla dolu bir film, düz anlatılmış bir filmden daha karışık ama daha zayıf olabilir.
Yaygın yanlışGeri dönüşü bir karakterin anlatmasıyla açıp sonra unutmak.
Bir karakter geçmişi anlatmaya başlar, film geçmişe gider ve bir daha anlatan karaktere dönmez. Seyirci, kimin hatırladığını ya da neden şimdi hatırladığını kaybeder.
Yaygın yanlışHer zaman sıçramasına aynı geçişi kullanmak.
Aynı geçiş, ikinci kullanımda seyircinin dikkatini işaretin kendisine çeker. Her sıçramanın geçişi, o anın duygusuna uymalıdır.
Yaygın yanlışAçıklık kontrolünü yalnızca kendin yapmak.
Hikâyeyi bilen biri hiçbir zaman kaybolmaz. Kontrol, hikâyeyi bilmeyen birine yaptırılmalıdır.
Varyasyonlar
Sonraki adım
Elinde artık zamanın sırası ve her sıçramanın gerekçesi var. Sıradaki alıştırmada filmin iki ucunu yan yana koyacaksın. Açılıştaki görüntüyle son görüntüyü, karakterin başlangıçtaki inancıyla sondaki inancını, ilk ilişkiyle son ilişkiyi karşılaştıracak ve aradaki tematik değişimi tek bir cümleyle yazacaksın. Bugün çıkardığın gerçek kronoloji, o karşılaştırmada karakterin nereden geldiğini hatırlatacak. Sıranın seyircide bıraktığı iz de, son görüntünün nasıl okunacağını belirleyecek. İki uç, aradaki bütün yolun ölçüsü olacak.