Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Doğrusal anlatı olayları yaşandığı sırayla anlatır ve hiçbir zaman geriye dönmez.
- Filmlerin büyük çoğunluğu doğrusaldır ve biçimin zorluğu saklanacak bir sıra olmamasıdır.
- Doğrusal filmde her sahne bir öncekinden doğmalıdır.
- Zaman başlığı dürüst ama son çaredir.
- Değişim izi zamanı hikâyenin içinden gösterir.
- Atlama köprüsü seyirciyi büyük bir boşluğun üstünden taşır.
- Bazen köprüyü kırmak bir sarsıntı yaratır.
- Yaş devrinde sabit bir ayrıntı iki yüzü birleştirir.
- Devamlılık sayfada belirlenir.
- Uzun dönem tek bir sesle sıkıştırılabilir.
- Geçmiş, bir nesneyle şimdiki zamana getirilebilir.
- Atlamanın ölçeği, onu taşıyacak aracı belirler.
- Atlamadan sonraki ilk görüntü, boşluğun büyüklüğünü seyirciye söyler.
- İlk blokta kurulan dünya, sonraki değişimin ölçüsü olur.
Açılış sahnesi
Emre taslağın ilk sayfasına bir başlık eklemiş: "Birinci gece." Onuncu sayfaya bir tane daha: "Üçüncü gün." Kırkıncı sayfaya bir üçüncüsü: "Eve dönüş." Nermin Hanım sayfaları çeviriyor ve her başlıkta bir süre duruyor.
Bunları neden koydun, diye soruyor. Emre, seyirci kaybolmasın diye, diyor. Film hastanede geçiyor, bütün geceler birbirine benziyor. Seyirci hangi gecede olduğunu bilmeli.
Nermin Hanım başlıkları kurşun kalemle çiziyor ve sayfaları Emre'ye geri veriyor. Şimdi oku, diyor. Başlık olmadan hangi gecede olduğunu anlayabiliyor musun? Emre okuyor. İkinci gecede babanın sakalı uzamış. Kantinde masada artık iki fiş değil dört fiş var. Murat'ın gömleği değişmiş, ama kravatı yok. Üçüncü günün sabahında Kadir terlikleri yatağın altına kendisi koyuyor, kimse söylemeden.
Emre sayfanın kenarına bir not düşüyor. Başlığı sayfa değil, ayrıntı taşıyor. Leyla ekliyor: bir başlık yalnızca bir kez işe yarar, ama bir sakal her sahnede konuşur.
Olayları yaşandığı sırayla anlatan bir film, zamanın geçtiğini seyirciye başlıklarla değil, değişen ayrıntılarla ve birbirine bağlanan nedenlerle duyurur.
Bu derste ne olacak
Bu derste olayları yaşandığı sırayla anlatan filmlerin araçlarını inceleyeceğiz. Kronolojik ilerlemenin neden en yaygın ve en zor biçim olduğunu göreceğiz. Açık nedenselliği, zaman atlamalarını ve başlıklarla zaman belirtmeyi konuşacağız. Bir karakterin yaşının değişmesini ve devamlılık sorununu ele alacağız. Uzun dönemlerin nasıl sıkıştırıldığına bakacağız. Nöbet'in düz çizgisini baştan sona yürüyeceğiz ve Emre'nin başlıklarının yerine neyin geçebileceğini arayacağız. Ardından beş filmde doğrusal anlatının nasıl kurulduğunu okuyacağız: mevsimlerle ilerleyen bir hasattan, yıllara yayılan bir ava, tek bir bankta biten bir aşka kadar. Dersin sonunda kendi taslağının zincirini ve boşluklarını sınayabileceksin.
Sıfır noktası
Filmlerin büyük çoğunluğu olayları yaşandığı sırayla anlatır. Bir karakter bir şey ister, bir engelle karşılaşır, bir karar verir, bir sonuçla yüzleşir. Seyirci her sahneyi bir öncekinin devamı olarak izler. Bu biçim o kadar yaygın ki çoğu zaman bir biçim olduğu bile fark edilmez.
Ama yaygın olması kolay olduğu anlamına gelmiyor. Doğrusal bir filmde yazarın elinde saklanacak bir sıra yok. Seyirciyi şaşırtacak bir geri dönüş yok. Parçaları karıştırıp bir bulmaca kurma imkânı yok. Yazarın elinde yalnızca iki şey var: olayların birbirine bağlanma biçimi ve olaylar arasındaki boşlukların nasıl yönetildiği.
Sözlükteki bu nedenle bağı, iki olayı "bu nedenle" ile birbirine bağlayan geçişti. Sözlükteki ve sonra sorunu ise olayların yalnızca art arda dizildiği, birbirinden doğmadığı diziydi. Doğrusal anlatıda bu fark her şeydir. Olaylar yalnızca sırayla geliyorsa film bir takvim olur. Olaylar birbirinden doğuyorsa film bir zincir olur.
İkinci mesele boşluklar. Hiçbir film hikâyenin bütün saatlerini göstermiyor. Sözlükte zaman atlaması, anlatının bir aralığı bilerek boş bırakmasıydı. Doğrusal bir filmde de sürekli atlama yapılıyor: bir geceden sabaha, bir haftadan ötekine, bazen bir çocukluktan yetişkinliğe. Seyirci bu atlamaları fark etmeli ama onlara takılmamalı. Aradaki sürenin büyüklüğünü sezmeli, ama bunun için bir yazı okumak zorunda kalmamalı.
Üçüncü mesele ölçek. Bir gecede geçen bir film ile bir ömür boyu süren bir film aynı araçları kullanmaz. Tek gecelik bir hikâyede zaman saat ve ışıkla ilerler. Bir ömürlük hikâyede yüzler değişir, oyuncular değişir, evler ve şehirler değişir. Ölçek büyüdükçe atlamalar büyür ve her atlamanın taşınması zorlaşır.
Emre'nin başlıkları bu ikinci mesele için kurulmuş bir çözümdü. Nermin Hanım'ın itirazı çözümün kendisine değil, ilk seçenek olmasına. Başlık, ayrıntının anlatamadığı yerde kullanılır.
Mekanizma
Düz çizgi
Nöbet doğrusal bir film. İlk gece, sabah, kantin, hastanedeki günler, hazırlık haftası, son gece, eve dönüş. Anlatım hep ileri gidiyor. Babanın kardeşiyle olan geçmişi bile geriye dönülerek değil, şimdiki zamanda bulunan bir fotoğrafla ortaya çıkıyor. Seyirci geçmişi görmüyor, geçmişin bıraktığı bir nesneyi görüyor.
Açık nedensellik
Doğrusal bir filmde her sahnenin bir öncekinden doğması gerekiyor. Nöbet'in omurgası bir zincir. Serkan bir not yazıyor. Murat notu okuyup cebine saklıyor. Son gece not ceketten düşüyor. Kadir notu yerden alıp cebine koyuyor. Kadir sabaha karşı Figen'in masasında taburcu kâğıdını imzalıyor. Bu zincirdeki her halka bir sonrakinin sebebi. Bir halkayı çıkarırsan sonrakiler havada kalıyor.
Nermin Hanım zinciri tahtaya yazıyor ve her halkanın arasına bir kelime koyuyor: bu yüzden. Serkan not yazıyor, bu yüzden Murat bir şey biliyor. Murat biliyor, bu yüzden izin uzatmıyor. Emre bir yerde duruyor. Kantin sahnesiyle hazırlık haftası arasında "bu yüzden" yazamıyor. İki sahne yalnızca art arda geliyor. Emre o arayı dolduracak küçük bir sahne arıyor: Kadir'in kantin fişlerini cebine koyması ve ertesi sabah bir eve perde ölçüsü alması.
Atlamalar ve başlıklar
Emre'nin "Birinci gece" başlığı bir zaman başlığı. Nermin Hanım başlığı yasaklamıyor. Sadece Emre'den şunu soruyor: bu bilgi başka bir yolla verilebilir mi? Verilebiliyorsa başlık gereksiz. Verilemiyorsa, örneğin film birkaç yıl atlıyorsa ve hiçbir ayrıntı bunu gösteremiyorsa, başlık dürüst bir araç.
Nöbet'te değişim izleri başlıkların yerini alıyor. Babanın sakalı uzuyor, ta ki Kadir onu tıraş edene kadar. Kantin masasındaki fişler çoğalıyor. Pencerenin önündeki çiçek soluyor. Seyirci bunları saymıyor, ama bir şeyin ilerlediğini hissediyor. İyi bir değişim izi zaman bilgisi verirken hikâyeye de bir şey ekliyor. Tıraş sahnesi hem bir zaman izi hem de bir yakınlaşma.
Nöbet'te hastane sahnelerinden eve geçiş bir atlama köprüsüyle yapılıyor. Hastane odasında babanın terlikleri yatağın altında duruyor. Kesme. Evin kapısının önünde aynı terlikler, bu kez bir ayakkabılığın yanında. Birkaç gün geçmiş, bir mekân değişmiş, ama seyirci terliklerin üstünden yürüyerek eve giriyor.
Yaş ve süreklilik
Nöbet'te yaş devri yok, ama fotoğrafta var. Fotoğraftaki iki genç adam, babayla amca. Seyirci o genç yüzü yatağındaki yaşlı adamla birleştirmek zorunda. Emre bunu kolaylaştırmak için babaya fotoğraftaki bir ayrıntıyı veriyor: sol elindeki yüzük. Genç babanın elinde de aynı yüzük var. Yüz değişmiş, yüzük kalmış.
Doğrusal anlatının en sessiz sorunu devamlılık. Bir sahnede kırılan bardak sonraki sahnede bütün duruyorsa seyirci bir şeyin ters gittiğini hisseder. Sözlükteki süreklilik kanıtı, aynı sebebin farklı sahnelerde aynı yönde davranış üretmesiydi. Devamlılık bunun nesne ve beden ölçeğindeki karşılığı. Emre taslağına bir liste ekliyor: sakal, fişler, çiçek, yüzük, terlikler, Murat'ın izin günleri. Her sahnede bu listenin hâli belli olmalı.
Filmlerden okuma
Usta katmanı
Her halkanın arasına "bu yüzden" yaz. Sahne listeni sırayla oku ve her iki sahne arasına bu iki kelimeyi koymayı dene. Koyamadığın yer bir kopukluktur.
Başlığı son çare olarak kullan. Önce bir değişim izi ara. Bulamadığında başlık dürüst bir araçtır.
Değişim izini hikâyeye bağla. İz yalnızca zamanı değil, bir ilişkiyi ya da bir kararı da göstermeli. Uzayan sakal ile tıraş sahnesi aynı iz.
Devamlılık listesi tut. Sahneden sahneye değişen her nesneyi, her yarayı, her kıyafeti bir sayfada izle.
Büyük atlamayı bir köprüyle geç. Bir nesne, bir ses ya da bir hareket seyirciyi boşluğun üstünden taşısın.
Bazen köprüyü kır. Bir atlama sarsıntı yaratmalıysa iki yanı birbirinden kopar. Sessizlikten gürültüye geçiş seyirciyi yeni bir dünyaya fırlatır. Karar, atlamanın hikâyede neyi temsil ettiğine bağlı: süreklilik mi, kırılma mı?
Yaş devrinde bir şeyi sabit tut. Bir yüzük, bir jest, bir istek. Yüz değişse de seyirci karakteri o sabit ayrıntıdan tanır.
Uzun dönemi tek bir sesle özetle. Bir anlatıcı cümlesi on yılı bir nefeste geçebilir, ama ardından gelen sahne o on yılın ağırlığını taşımalı.
Doğrusal filmde merakı ileriye kur. Seyirci geçmişte ne olduğunu değil, sonra ne olacağını merak etmeli. Geçmişe dair bir soru varsa, cevabı ileride bulunacak bir nesneye bağla.
Atlamadan önceki sahneyi bir soruyla bitir. Atlama cevaba kadar uzanan boşluğu seyirciye kendisi doldurtur.
Geriye dönmek yerine geçmişin bir izini şimdiye koy. Bir fotoğraf, bir mektup, bir yara geçmişi anlatımı durdurmadan getirir.
Atlamanın ölçeğine göre araç seç. Birkaç saat ışıkla, birkaç gün bir sakalla, birkaç yıl bir yüzle ya da bir başlıkla geçilir.
İlk bloğa zaman ayır. Sonradan değişecek bir dünya varsa önce onu seyirciye tanıt. Değişimi ancak tanıdığı şeyde görebilir.
Değişim izini nedensellikle eşleştir. Mevsim değiştiğinde hikâyede de bir şey değişsin. Tesadüfi bir takvim, anlatıya bir şey eklemez.
Başlığın dilini filme uydur. Kullanacaksan başlık, filmin sesine yakışmalı. Kuru bir tarih de olabilir, bir bölüm adı da, bir yer adı da. Seçimi bir kez yap ve film boyunca aynı dilde kal.
Atlamadan sonraki ilk görüntüyü seç. Seyirci boşluğun ne kadar büyük olduğunu çoğu zaman o ilk görüntüden anlar. Değişmiş bir yüz, boşalmış bir oda ya da büyümüş bir ağaç.
Takvimi seyirciden önce bil. Film hiçbir tarih göstermese de sen her sahnenin hangi gün geçtiğini bilmelisin.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Doğrusal anlatı sıradan ve eski bir biçimdir."
Değildir. Filmlerin büyük çoğunluğu doğrusal anlatılır ve biçimin zorluğu tam da saklanacak bir şey olmamasındadır.
Yaygın yanlış"Olaylar sırayla geliyorsa hikâye akıyordur."
Akmayabilir. Sırayla gelen ama birbirinden doğmayan olaylar bir takvim oluşturur, bir hikâye değil.
Yaygın yanlış"Zaman başlığı tembel bir araçtır."
Her zaman değil. Yıllara ve kıtalara yayılan bir hikâyede başlık seyirciye dürüst bir yön verir. Tembel olan, bir ayrıntının rahatça taşıyabileceği bilgiyi yazıya bırakmaktır.
Yaygın yanlış"Geçen sürenin miktarı seyirciye her zaman söylenmelidir."
Bilmek zorunda değil. Bazen belirsiz bir atlama, karakterin kaybettiği zamanı seyirciye de yaşatır.
Yaygın yanlış"Yaş devri makyajla çözülür."
Çözülmez yalnızca makyajla. Seyirciyi iki yüzü birleştirmeye ikna eden şey çoğu zaman sabit kalan bir istek ya da bir jesttir.
Yaygın yanlış"Devamlılık hataları kurgucunun işidir."
Değildir yalnızca onun. Nesnelerin, yaraların ve kıyafetlerin sahneden sahneye hâli sayfada belirlenir.
Yaygın yanlış"Doğrusal filmde geçmiş anlatılamaz."
Anlatılabilir. Bir nesne, bir konuşma ya da bir fotoğraf geçmişi şimdiki zamanın içine getirir.
Yaygın yanlış"Başlık varsa değişim izine gerek kalmaz."
Kalır. Başlık bilgiyi verir ama duyguyu vermez. Seyirci geçen yılları bir yazıdan öğrenir, bir yüzden hisseder.
Yaygın yanlış"Büyük atlama mutlaka yumuşak bir geçiş ister."
İstemez her zaman. Sert bir kesme, iki dünya arasındaki uçurumu seyirciye bir sarsıntı olarak yaşatabilir.
Yaygın yanlış"Devamlılık küçük bir ayrıntıdır, seyirci fark etmez."
Eder. Seyirci çoğu zaman neyin yanlış olduğunu söyleyemez, ama bir şeyin tutmadığını hisseder ve güveni sarsılır.
Yaygın yanlış"Doğrusal anlatıda gerilim kurmak zordur."
Değildir. Seyirci bir sonraki adımı bilmediği sürece ileriye akan bir zincir en güçlü gerilimi taşır.
Yaygın yanlış"Uzun dönemi sıkıştırmak hikâyeyi yüzeysel yapar."
Yapmaz. İyi sıkıştırılmış bir dönem, ardından gelen sahneye birikmiş bir ağırlık verir.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Doğrusal anlatı olayları yaşandığı sırayla anlatır ve hiçbir zaman geriye dönmez.
- Filmlerin büyük çoğunluğu doğrusaldır ve biçimin zorluğu saklanacak bir sıra olmamasıdır.
- Doğrusal filmde her sahne bir öncekinden doğmalıdır.
- Zaman başlığı dürüst ama son çaredir.
- Değişim izi zamanı hikâyenin içinden gösterir.
- Atlama köprüsü seyirciyi büyük bir boşluğun üstünden taşır.
- Bazen köprüyü kırmak bir sarsıntı yaratır.
- Yaş devrinde sabit bir ayrıntı iki yüzü birleştirir.
- Devamlılık sayfada belirlenir.
- Uzun dönem tek bir sesle sıkıştırılabilir.
- Geçmiş, bir nesneyle şimdiki zamana getirilebilir.
- Atlamanın ölçeği, onu taşıyacak aracı belirler.
- Atlamadan sonraki ilk görüntü, boşluğun büyüklüğünü seyirciye söyler.
- İlk blokta kurulan dünya, sonraki değişimin ölçüsü olur.
Sonraki derse köprü
Emre fotoğraf sahnesine dönüyor. İlk taslakta amcayla babanın gençliğini bir geri dönüşle göstermişti, sonra silmişti. Şimdi soruyor: o geçmişi görmek seyirciye ne kazandırırdı, ne kaybettirirdi? Leyla bir geri dönüşün neler yapabildiğini sayıyor. Bir motivasyonu açabilir, bir gizemi çözebilir, bilinen bir şeyi yeniden yorumlatabilir. Ama olay örgüsünü de durdurabilir. Emre silinmiş sahneyi dosyadan geri çıkarıyor ve ilk kez yüksek sesle okuyor. Sonraki ders geri dönüşü inceliyor.