İçeriğe geç

Ders 30.11

Doğru modeli seçmek

Senaryo Akademisi — Bölüm IV, Modül 30

2.826 kelime12 film örneği≈ 13 dk okuma≈ 19 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Model hikâyeye sorulan sorulardan çıkar.
  • Önce sorular, sonra model; ters sıralama hikâyeyi büker.
  • Uzunluk bazı modelleri hemen eler.
  • Mecra seyircinin dikkatini yönetir.
  • Tür yapının sıkılığını belirler.
  • Başkarakter sayısı tek çizgi ile mozaik arasında seçim yaptırır.
  • Dönüşüm biçimi modelin yönünü belirler.
  • Zaman düzeni bir anlam kararıdır.
  • Hedef izleyici yapının netliğini etkiler.
  • Deneysel amaç ancak bir anlam kattığında değerlidir.
  • İki model birleştirilebilir; biri omurga olmalıdır.
  • Modelsiz taslak hikâyenin kendi biçimini bulmasına izin verir.
  • Model sonradan bir teşhis aracı olabilir.
  • Model yazım sırasında değiştirilebilir.
  • Sade yapı çoğu zaman güçlüdür.
  • Son kare sorusu başkarakteri bulmaya yardım eder.
  • Sorular hikâyenin çatlaklarını önceden gösterir.
  • Son kararı hikâye verir.

Açılış sahnesi

Beşiktaş'ta bir senaryo danışmanının ofisi, bir pazartesi sabahı. Duvarı boydan boya bir mantar pano kaplıyor. Panoda on kadar kart asılı. Her kartta bir yapı modelinin adı: üç perde, beş perde, sekiz sekans, kahramanın yolculuğu, hikâye çemberi, dramatik piramit, kishōtenketsu, mozaik, ters kronoloji.

Danışman Haluk bir fincan kahve koyuyor. Karşısında genç senarist Cansu, elinde tek sayfalık bir özet. Özetin başlığı Son Sefer.

Kars ile Erzurum arasındaki eski bir bölge treninin hattı kapanıyor. Film o trenin son yolculuğunu anlatıyor. Otuz yıldır bu trende çalışan kondüktör Rıza, bir yanda. Şehirden köyüne dönen genç bir kadın, bir yanda. Tek başına yolculuk eden bir çocuk, bir başka yanda.

Cansu panoya bakıyor. Hangisini seçeyim, diyor. Her birini okudum. Hepsi bu hikâyeye uyuyor gibi.

Haluk gülümsüyor. Hepsi uyar, diyor. Soru hangisinin uyduğu değil. Soru, bu hikâyeyle ne yapmak istediğin. Kimin hikâyesi bu? Kaç dakika? Nerede izlenecek? Seyirci salondan ne ile çıkacak?

Cansu kartlara bir daha bakıyor. Sonra özetine. Belki bir model seçmeden önce bu sorulara cevap vermesi gerekiyor.

Doğru model hikâyenin kendisinden değil, hikâyeye sorulan sorulardan çıkar: uzunluk, mecra, tür, başkarakter sayısı, dönüşüm biçimi ve seyirci.

Bu derste ne olacak

Bu derste bir yapı modelini seçerken sorulacak soruları inceleyeceğiz. Hikâyenin uzunluğu, mecrası, türü, başkarakter sayısı, dönüşüm biçimi, zaman düzeni ve hedef izleyicisi modeli nasıl belirliyor, tek tek bakacağız. Her soru bazı modelleri eliyor, bazılarını öne çıkarıyor.

Sonra deneysel bir amacın modeli nasıl değiştirdiğini, iki modelin nasıl birleştirildiğini ve bazen hiçbir modele bakmadan taslak çıkarmanın neden işe yaradığını konuşacağız. Cansu'nun Son Sefer'ini her soruyla birlikte yeniden düşüneceğiz ve panodaki kartların nasıl birer birer azaldığını izleyeceğiz. Ardından on iki yapımda model seçiminin izini süreceğiz.

Sıfır noktası

Yapı modelleri bir alet çantası gibi. Çekiç çivi için, tornavida vida için. Bir modeli seçmek, önündeki işin ne olduğunu bilmekle başlıyor. Ama yeni yazarların çoğu tersini yapıyor. Önce bir model seçiyor, sonra hikâyeyi ona uyduruyor.

Bu ters sıralamanın bir bedeli var. Hikâye modelin istediği yerlere doğru çekiliyor. Bir kondüktörün sessiz son yolculuğu, üç perdeli bir kurtarma hikâyesine dönüşüyor. Genç kadının hikâyesi kahramanın yolculuğunun aşamalarına zorlanıyor. Model hikâyeye yardım etmek yerine onu başka bir hikâyeye benzetiyor.

Doğru sıralama sorularla başlıyor. Bu hikâye kaç dakika sürecek? Bir sinema salonunda mı, bir platformda mı, bir festival perdesinde mi izlenecek? Türü ne? Kaç başkarakter var? Karakter değişiyor mu, düşüyor mu, yerinde mi kalıyor? Olaylar hangi sırayla anlatılmalı? Kim izleyecek?

Bu soruların cevapları bir araya geldiğinde model kendiliğinden belirginleşiyor. Tek başkarakterli, yüz dakikalık, sinemada izlenecek bir dram üç perdeye yaslanıyor. Çok karakterli bir dram mozaiğe. Sessiz, şiirsel bir kısa film kishōtenketsu'ya. Model bir başlangıç noktası değil, bir sonuç.

Bu yaklaşımın bir yan etkisi de var. Sorulara cevap vermek, yazarı hikâyesini daha iyi tanımaya zorluyor. Cansu Son Sefer'in kimin hikâyesi olduğunu bilmeden yola çıkmış. Kaç dakika süreceğini, kime seslendiğini, sonunda kimin değişeceğini de bilmiyor. Bu bilinmezlikler, hangi model seçilirse seçilsin taslakta bir yerde çatlak olarak ortaya çıkacak. Sorular o çatlakları yazmadan önce görünür kılıyor. Model seçimi bu yüzden yalnızca teknik bir karar değil, hikâyeyi düşünmenin bir yolu.

Haluk'un panosundaki kartlar bu yüzden asılı duruyor. Cansu'nun işi bir kartı koparıp almak değil. Her soruyu cevapladıkça bazı kartları kenara koymak. Sonunda panoda bir ya da iki kart kalacak.

Mekanizma

Model seçimi ve ilk sorular

Cansu'nun ilk cevabı uzunluk. Son Sefer yüz dakikalık bir uzun metraj. Bu cevap bazı kartları hemen eliyor. Dört karelik bir yapı yüz dakikayı tek başına taşıyamaz. Ama sekiz sekans ya da üç perde taşıyabilir. Kısa film olsaydı kishōtenketsu en güçlü aday olurdu. Altı bölümlük bir dizi olsaydı sezon arkı ve bölüm arkları gerekirdi.

İkinci cevap mecra. Film önce festivallere, sonra bir platforma gidecek. Reklam arası yok. Perde sonu kancalarını sıklaştırmaya gerek yok. Ama platformda seyirci ilk on dakikada karar veriyor. Açılışın güçlü olması gerekiyor.

Üçüncü cevap tür. Son Sefer bir dram, ama içinde hafif bir komedi damarı var. Kondüktörün yolculara takılması, çocuğun trende kaybolması. Tür, modelin sıkılığını belirliyor. Bir gerilim filmi sıkı bir yapı ister. Bir dram daha gevşek bir yapıyı taşıyabilir.

Karakter ve dönüşüm

Dördüncü soru başkarakter sayısı. Cansu burada kararsız. Hikâye yalnız Rıza'nın mı, yoksa üç yolcunun birden mi? Tek başkarakter seçerse üç perde ya da hikâye çemberi. Üç başkarakter seçerse çoklu hikâye ya da mozaik. Haluk ona bir soru soruyor: filmin son sahnesinde kimin yüzünü görüyoruz?

Cansu düşünüyor. Genç kadını düşünüyor, çocuğu düşünüyor. Sonra son sahneyi gözünün önüne getiriyor: boş bir peron, sönen bir lamba, şapkasını çıkaran bir adam. Rıza'nın, diyor. Karar veriliyor. Öteki iki yolcu yan hikâyelere dönüşüyor.

Beşinci soru dönüşüm biçimi. Rıza değişiyor mu? Cansu'nun cevabı ilginç. Rıza değişmiyor, ama emekliliği kabul ediyor. Genç kadın ise köyüne dönme kararından vazgeçiyor. Çocuk ilk kez tek başına bir yolculuğu tamamlıyor. Rıza yerinde kalıyor, çevresi değişiyor. Bu, klasik kahramanın yolculuğundan çok, düz bir arkın etrafında dönen yan hikâyeler demek.

Zaman ve seyirci

Altıncı soru zaman düzeni: olaylar seyirciye hangi sırayla, hangi hızla ve hangi atlamalarla sunulacak? Son Sefer bir tek yolculuk, birkaç saat. Film gerçek zamana yakın akabilir. Ama Cansu, Rıza'nın otuz yılından birkaç anı da göstermek istiyor. Burada iki seçenek var. Anılar paralel bir zaman çizgisi olarak örülebilir ya da hiç gösterilmeyip yalnızca konuşmalarda sezdirilebilir. Cansu ikincisini seçiyor. Geçmişi göstermek, trenin şimdiki zamanını bölüyor.

Yedinci soru hedef izleyici. Festival izleyicisi yavaş bir ritmi, açık uçlu bir sonu kabul ediyor. Aile izleyicisi daha net bir yapı ve daha kapalı bir son bekliyor. Cansu ikisinin arasında bir yer seçiyor. Yapı net, son sıcak ama tam kapalı değil.

Deneysel amaç, birleştirme, modelsiz taslak

Cansu bir an deneysel bir yol düşünüyor. Film tek bir kesintisiz çekim gibi kurulabilir. Ya da yolculuk üç kez, üç yolcunun gözünden anlatılabilir. Haluk soruyor: bu deney hikâyeye ne katıyor? Cansu cevap veremiyor. Deney bir kenara konuyor. Deneysel amaç ancak hikâyeye bir anlam kattığında değer taşıyor.

Sonunda panoda iki kart kalıyor. Rıza'nın hikâyesi için üç perde. Yolcuların kısa hikâyeleri için kishōtenketsu. Her vagonda bir yolcu, dört küçük bölümlük bir hikâye yaşıyor: bir giriş, bir gelişme, bir dönüş, bir bağlama. Rıza bu küçük hikâyelerin arasından geçiyor ve her birinden bir parça alıyor. Ana çizgi bir tırmanış, yan çizgiler birer şiir.

Haluk bir öneri daha yapıyor. Kartları unut, diyor. İlk taslağı hiçbirine bakmadan yaz. Sonra taslağı panonun önüne getir. Hangi kart nerede işe yarıyor, o zaman bakarız. Modelsiz taslak, hikâyenin kendi biçimini bulmasına izin veriyor. Model ise sonradan bir teşhis aracı oluyor.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Önce soruları cevapla, sonra kartı seç. Model seçimini hikâyenin sorularından sonra yap. Önce model seçersen hikâye ona göre bükülür.

Uzunluğu erken belirle. Kısa film, uzun metraj ya da dizi. Bu karar bazı modelleri hemen eler, bazılarını öne çıkarır.

Mecrayı yapıya dahil et. Sinema, platform, televizyon, festival. Her mecra seyircinin dikkatini farklı biçimde yönetir.

Türün sıkılığını tart. Gerilim ve polisiye sıkı bir yapı ister. Dram ve komedi daha gevşek bir yapıyı taşıyabilir.

Son sahnede kimin yüzünü gördüğünü sor. Başkarakter sayısına karar veremiyorsan, filmin son karesinde kimin olacağını düşün.

Dönüşüm biçimini belirle. Karakter olumlu mu değişiyor, olumsuz mu, yoksa yerinde mi kalıyor? Her biri başka bir modele yaslanır.

Zaman düzenini bir anlam sorusu yap. Geçmişi göstermek ya da göstermemek, şimdiki zamanın ritmini değiştirir. Hangisinin hikâyeye hizmet ettiğini seç.

Hedef izleyiciyi somutlaştır. İzleyiciyi tek bir kişi olarak hayal et. O kişi ne kadar bekler, neyi affeder, neyi istemez?

Deneyi bir soruyla sına. Deneysel bir yapı düşünüyorsan, bu deneyin hikâyeye ne kattığını tek cümleyle yaz. Yazamıyorsan deneyi bırak.

İki modeli katmanla. Ana çizgiyi bir modelle, yan çizgileri başka bir modelle kur. Katmanlar birbirini zenginleştirir.

Birleştirmede ana modeli belirle. İki model eşit ağırlıkta olursa film iki yöne çekilir. Birini omurga yap.

Modelsiz taslağı bir keşif olarak yaz. İlk taslakta kartlara bakma. Hikâyenin nereye gitmek istediğini dinle.

Modeli teşhis için geri çağır. Taslak tıkandığında panoya dön. Hangi modelin sorunu görünür kıldığına bak.

Modeli değiştirmekten korkma. Yazarken bir modelin işe yaramadığını görürsen başka birine geç. Model bir sözleşme değil.

Bir modeli ezberleme, anla. Her modelin neden işe yaradığını bil. Adımlarını değil, mantığını taşı.

Yapıyı seyircinin deneyimiyle ölç. Model kâğıtta iyi görünebilir. Asıl soru, seyircinin salonda ne hissettiği.

Uzunluk değişirse modeli yeniden düşün. Bir kısa film uzun metraja dönüşüyorsa, yapı da dönüşmeli. Aynı iskelet her boyu taşımaz.

Mecra değişirse kancaları yeniden kur. Bir film diziye dönüşüyorsa bölüm sonları ve sezon arkı yeniden yazılmalı.

Sade modeli küçümseme. Tek bir amaç, tek bir engel, tek bir son bazen en güçlü yapıdır. Karmaşıklık kendi başına bir değer değil.

Son kareyi erkenden hayal et. Filmin son görüntüsü, hikâyenin kime ait olduğunu ve nereye gittiğini çoğu zaman ilk sayfadan önce söyler.

Son kararı hikâyeye bırak. Bütün sorular cevaplandıktan sonra bile hikâye bir modeli reddediyorsa, hikâyeyi dinle.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"En iyi model üç perdedir."
Doğrusu

Değildir her zaman. Üç perde en yaygın modeldir ama her hikâyeye en iyi uyan model değildir.

Yaygın yanlış"Model yazmaya başlamadan seçilmelidir."
Doğrusu

Seçilmek zorunda değil. Bazı yazarlar önce modelsiz yazar, modeli sonradan teşhis için kullanır.

Yaygın yanlış"Bir hikâye yalnız bir modelle kurulur."
Doğrusu

Kurulmaz yalnız biriyle. Ana çizgi bir modelle, yan çizgiler başka bir modelle kurulabilir.

Yaygın yanlış"Deneysel yapı her zaman daha sanatsaldır."
Doğrusu

Değildir. Deneyin değeri, hikâyenin anlamına kattığı şeyle ölçülür; o katkı yoksa geriye bir süs kalır.

Yaygın yanlış"Mecra yapıyı etkilemez."
Doğrusu

Etkiler. Reklam arası, platform ve festival, seyircinin dikkatini farklı biçimde yönetir.

Yaygın yanlış"Çok karakterli hikâye her zaman mozaiktir."
Doğrusu

Değildir. Çok karakterli bir hikâye bir başkaraktere odaklanıp ötekileri yan hikâye olarak da taşıyabilir.

Yaygın yanlış"Tür yapıyı belirlemez."
Doğrusu

Belirler. Gerilim sıkı bir yapı, dram ve komedi daha gevşek bir yapı ister.

Yaygın yanlış"Hedef izleyici yalnızca pazarlamanın işidir."
Doğrusu

Değildir. İzleyicinin beklentisi, yapının netliğini ve sonun açıklığını doğrudan etkiler.

Yaygın yanlış"Modelsiz taslak dağınıktır."
Doğrusu

Olmak zorunda değil. Modelsiz yazılan bir taslak da güçlü bir iç yapı taşıyabilir.

Yaygın yanlış"Model seçildikten sonra değiştirilemez."
Doğrusu

Değiştirilebilir. Yazım sürecinde bir model işe yaramıyorsa başka birine geçmek normaldir.

Yaygın yanlış"Karmaşık yapı daha derin hikâye demektir."
Doğrusu

Değildir. Sade bir yapı çoğu zaman daha derin bir etki bırakır.

Yaygın yanlış"Uzun metraj ile dizi aynı modelle yazılır."
Doğrusu

Yazılmaz. Dizi bölüm, sezon ve dizinin bütününe yayılan arklar ister; uzun metraj tek bir yay ister.

Yaygın yanlış"Model seçimi yalnızca yapım aşamasında önemlidir."
Doğrusu

Değildir. Model seçimi yazımın ilk günlerinde hikâyenin sorularını ortaya çıkarır ve taslağın çatlaklarını önceden gösterir.

Yaygın yanlış"Doğru model bir kez bulunur ve hep kullanılır."
Doğrusu

Bulunmaz öyle. Her hikâye kendi sorularıyla kendi modelini ister.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Model hikâyeye sorulan sorulardan çıkar.
  • Önce sorular, sonra model; ters sıralama hikâyeyi büker.
  • Uzunluk bazı modelleri hemen eler.
  • Mecra seyircinin dikkatini yönetir.
  • Tür yapının sıkılığını belirler.
  • Başkarakter sayısı tek çizgi ile mozaik arasında seçim yaptırır.
  • Dönüşüm biçimi modelin yönünü belirler.
  • Zaman düzeni bir anlam kararıdır.
  • Hedef izleyici yapının netliğini etkiler.
  • Deneysel amaç ancak bir anlam kattığında değerlidir.
  • İki model birleştirilebilir; biri omurga olmalıdır.
  • Modelsiz taslak hikâyenin kendi biçimini bulmasına izin verir.
  • Model sonradan bir teşhis aracı olabilir.
  • Model yazım sırasında değiştirilebilir.
  • Sade yapı çoğu zaman güçlüdür.
  • Son kare sorusu başkarakteri bulmaya yardım eder.
  • Sorular hikâyenin çatlaklarını önceden gösterir.
  • Son kararı hikâye verir.

Sonraki derse köprü

Cansu'nun Son Sefer'i için model artık belli. Ama bir yapının iskeleti, kemiklerinin birleştiği noktalarda taşınıyor: dönüm noktalarında. Bu noktaların ilki filmin ilk karesi. Tek bir görüntü, dünyayı, tonu, türü ve başkarakterin durumunu aynı anda kurabilir. Tematik bir karşıtlık taşıyabilir, görsel bir merak uyandırabilir ve filmin son imgesiyle konuşabilir. Sonraki ders bu açılış imgesini inceliyor ve onu dönüm noktalarının ilki olarak ele alıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — bir mantar panoda asılı on kart, her birinde bir model adı.
  • Özet — tek sayfalık bir özet, başlığında Son Sefer.
  • Tren — karlı bir bozkırda ilerleyen eski bir bölge treni.
  • Eleme — sorular soruldukça panodan birer birer düşen kartlar.
  • Son kare — bir kondüktörün yüzü, bir tren penceresinde yansıyan.
  • İki katman — bir tren boyunca uzanan bir çizgi, her vagonda küçük bir dört kare.
  • Modelsiz taslak — boş bir sayfaya hızla yazılan satırlar, arkada kartlar bulanık.
  • Kapanış — panoda kalan iki kart, yanlarında bir tren bileti.

Ritim

Her soru ekranda bir kartı panodan düşürüyor; kalan kartlar ortada birleşiyor ve bir trenin vagonları gibi arka arkaya diziliyor.