Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Çizgi roman senaryosu önce çizere yazılır.
- Tam senaryoda bütün metin çizimden önce hazırdır. Marvel yönteminde çizer bir özetten çizer, yazı sonra gelir.
- Sayfa başlığı sayfanın yerini ve sağda mı solda mı durduğunu söyler.
- Panel numaraları her sayfada yeniden başlar.
- Bir panel betimlemesi tek bir anı anlatır.
- Karakter tanıtımı çizerin bütün öykü boyunca koruyacağı ayrıntıları verir.
- Diyalog balonu bir ağızdan çıkar. Ses yazısı resmin içine çizilir.
- Düşünce balonu ve anlatım kutusu birer sestir. Sahibi olmayan kutu resmi tekrar eder.
- Senaryodaki etiket sabittir, balondaki hitap değişebilir.
- Sanatçı notu okurdan saklanan bilgiyi çizere verir.
- Kısıtlar, örneğin tek ara renk, sanatçı notuna yazılır.
- Biçimin tek bir standardı yoktur; ilk sayfa çizerle birlikte sabitlenir.
Açılış sahnesi
Pazartesi akşamı Aylin atölyeye bir çıktıyla geliyor. Selim'in Kırmızı Şemsiye için yazdığı ilk sayfalar bunlar. Kenarlar kurşun kalemle dolu. Aylin çıktıyı masaya bırakıp oturuyor. Çantasından bir mürekkep şişesi ve iki fırça çıkarıyor, ama açmıyor. Bu akşam çizmeye gelmemiş, sormaya gelmiş.
Selim sayfaları bir film senaryosu gibi yazmış. Sayfa, sinemadan bildiği bir başlıkla açılıyor: "DIŞ. SEMT PAZARI — SABAH". Altında uzun bir aksiyon paragrafı akıyor. Arda babaannesinin elini tutuyor, satıcılar bağırıyor, kalabalık itişiyor, Arda bir kediye dalıyor, başını kaldırdığında babaannesi yanında değil.
Aylin'in soruları paragrafın kenarına dizilmiş. "Bu kaç panel?" "Sayfa nerede bitiyor?" "Kediye bakışı mı çizeyim, dönüşü mü?" "Satıcının bağırışı balon mu, yazı mı?" En altta altı çizili bir soru daha var: "Bunların hangisini okur bilecek, hangisini yalnız ben?"
Selim soruları okuyor. Yıllarca başkalarının senaryolarını kurgulamış, ilk kez kendisi yazıyor. Kurgu masasında böyle bir paragraf ona yeterdi. Çekilmiş görüntü önünde dururdu, o da keserdi. Burada önünde çekilmiş hiçbir şey yok. Aylin her kareyi sıfırdan çizecek ve neyi çizeceğini yalnız bu kâğıttan öğrenecek.
Nermin Hanım çıktıyı alıp sahne başlığının üstünü çiziyor. Yerine iki kelime yazıyor: "SAYFA BİR".
Çizgi roman senaryosu önce çizere yazılır. Her satır, kâğıdın hangi sayfasında, hangi karesinde neyin duracağını söylemelidir.
Bu derste ne olacak
Bu derste Selim'in ilk sayfasını Aylin'in çizebileceği bir belgeye çevireceğiz. Önce sayfa ve panel başlıklarının neden zorunlu olduğunu göreceğiz. Bir panelin tek bir anı nasıl betimlediğini, karakterin çizere nasıl tanıtıldığını konuşacağız. Konuşmayı balona, düşünceyi balona ya da hiçbir yere koymanın farkını tartışacağız. Tam senaryo ile çizerin önce kaba bir özetten çizdiği yöntem arasındaki farkı da göreceğiz. Arda'nın iç sesinin neden yazılmadığına geri döneceğiz. Pazarın gürültüsünü yazıya dökeceğiz. En sonda okurun hiç görmeyeceği satırlara, çizere bırakılan notlara bakacağız. Yanımızda bir süper kahraman ailesi, maskeli bir intikamcı, kıyamet saatini bekleyen kahramanlar, bir cenaze evi ve Galyalı bir köy olacak.
Sıfır noktası
Film senaryosu zamanı yazar. Bir sayfa aşağı yukarı bir dakikadır. Kamera o dakikanın içinde istediği kadar görüntü çeker. Kurgucu sonra bunları istediği yerden keser.
Çizgi roman zamanı yazmaz, yeri yazar. Okurun elindeki şey bir kâğıt. Kâğıdın boyu, bir sayfaya sığacak kare sayısı, sayfanın sağda mı solda mı durduğu baştan bellidir. Yazar bir olayı anlatırken bu yerleri doldurur. Her karede donmuş tek bir an durur.
Bu yüzden çizgi roman senaryosu çoğu zaman bir film senaryosundan daha ayrıntılıdır. Çizer bir yönetmen gibi set kurmaz, oyuncu bulmaz. Her şeyi eliyle yapar: yüzü, ışığı, kalabalığı, gölgeyi. Senaryo ona bir iş listesi verir.
Bir fark daha var. Film senaryosunu okuyan çok kişidir: yapımcı, oyuncu, ışıkçı, kurgucu. Çizgi roman senaryosunu çoğu zaman bir iki kişi okur. Çizer, belki bir de harfleri yerleştiren kişi. Belge onların işine yaradığı kadar iyidir. Okur onu hiç görmeyecek. Okurun gördüğü, o belgeden çıkan sayfadır.
Kırmızı Şemsiye tam senaryoyla yazılacak. Aylin'in istediği bu. Sekiz sayfa var, tek ara renk var, fanzinin baskı tarihi belli. Aylin bir sayfayı çizip sonra balonlara yer kalmadığını görmek istemiyor.
Tek yol bu değil. Amerikan çizgi romanında yaygın bilinen bir başka yol daha var. Yazar çizere kısa bir olay özeti verir. Çizer sayfaları bu özetten kendi kurar. Yazar sonra çizilmiş sayfaların üstüne diyalogları ve kutuları yazar. Bu yola Marvel yöntemi (Marvel method) denir.
Her yolun kendi sözleşmesi var. Tam senaryoda kontrol yazardadır, çizer bir planı izler. Marvel yönteminde anlatının ritmi çizerin elinden çıkar, yazar ona sonradan ses verir. Çoğu yazar bu iki ucun arasında bir yerde çalışır. Çizerle ne kadar tanıştığına, işin ne kadar acele olduğuna göre karar verir.
Biçimin de tek bir standardı yok. Yayınevleri ve yazarlar farklı düzenler kullanır. Ortak olan birkaç şey var. Sayfa ve panel başlıkları, her panelin altında bir betimleme ve onun altında konuşanın adıyla yazılmış metinler. Selim'in yeniden yazacağı sayfa bu iskelete oturacak.
Mekanizma
Sayfa numarası
Selim önce sahne başlığını siliyor. Yerine "SAYFA BİR" yazıyor. Altına sayfanın kaç panelden oluşacağını ekliyor.
Aylin bir şey daha istiyor: sayfanın sağda mı solda mı durduğu. Basılı bir dergide çift sayfalar solda, tek sayfalar sağda kalır. Okur sayfayı çevirdiğinde önünde iki sayfa birden açılır. Sürpriz ancak çevrilen yaprağın arkasında saklanabilir. Selim her sayfa başlığının yanına parantez içinde "sağ" ya da "sol" yazıyor.
Numara yazıyla yazılıyor: "SAYFA İKİ", "SAYFA ÜÇ". Aylin tahtaya sekiz sayfalık bir şema çiziyor. İlk sayfa sağda tek başına duruyor, ardından karşılıklı açılan çiftler geliyor. Selim şemanın fotoğrafını çekip senaryonun ilk sayfasına iliştiriyor.
Panel numarası
Her sayfanın içinde paneller de numaralanıyor: "PANEL BİR", "PANEL İKİ". Numara her yeni sayfada yeniden başlıyor.
Emre nedenini soruyor. Aylin cevaplıyor: bir paneli silerseniz yalnız o sayfanın numaraları kayar. Bütün öykü boyunca sayılsaydı tek bir silme bütün senaryoyu değiştirirdi. Panel numarası ayrıca konuşmanın dili oluyor. "İkinin dördüncü paneli" demek, "Arda'nın yalnız kaldığı kare" demekten kısa.
Panel betimlemesi
Selim'in ilk paragrafı tek bir panele yüklenmişti. Arda kediye bakıyor, dönüyor, babaannesi yok. Aylin bunun üç ayrı an olduğunu gösteriyor. Bir panel bunlardan yalnız birini çizebilir.
Selim kediyi atıyor. Ayrılışı kendi içinde üç ana bölüyor ve her anı bir panele veriyor. İlkinde Nazife Hanım'ın eli Arda'nın elinden ayrılıyor. Cüzdanını çıkaracak. İkincide Arda yaklaşan bir el arabası yüzünden bir adım geri çekiliyor. Üçüncüde Arda tek başına. Öncesi ile sonrası betimlemeden çıkıyor. Okur onları panellerin arasında kendisi tamamlayacak.
Karakter
Senaryonun ilk sayfasında, Arda'nın ilk göründüğü panelde, kısa bir tanıtım var. "ARDA (sekiz yaşında). Üstündeki gömlek ona büyük, kolları kıvrılmış." Nazife Hanım için de iki satır: yaşı, yürüyüşü, koluna geçirdiği file.
Bu satırlar okura ulaşmıyor. Aylin içindir. Bir film senaryosunda da tanıtım satırı vardır. Ama orada oyuncu yüzünü kendisi getirir. Burada yüzü Aylin icat edecek, sonra sekiz sayfa boyunca aynı tutacak.
Bir kural daha konuyor. Arda babaannesine "Babaanne" diyor. Ama senaryodaki etiket hep NAZİFE HANIM kalıyor. Bir sayfada BABAANNE, ötekinde NAZİFE HANIM yazarsa Aylin iki ayrı kadın çizebilir.
Diyalog balonu
Her panelin altında, betimlemeden sonra, konuşanın adı büyük harfle yazılıyor. İki nokta, ardından repliği. Bir panelde birden çok balon varsa okuma sırasıyla diziliyor.
Nazife Hanım'ın repliği iki kelime: "Şurada dur." Selim bir de "Kıpırdama." ekliyor. Arda'nın cevabı tek kelime. Aylin balonun yerini panelin üst köşesinde düşünüyor. Nazife Hanım önce konuştuğu için solda duracak. Göz okur gibi soldan sağa ilerleyecek.
Düşünce
Emre Arda'nın yalnız kaldığı panelde duruyor. Bir düşünce balonu öneriyor: Arda kırmızı şemsiyeyi görünce içinden "Orada!" desin.
Selim reddediyor. Arda'nın iç sesi olmayacak, bu onun ilk kararıydı. Emre gerekçe istiyor. Selim panele bakıyor. Arda kalabalığın içinde, bacakların arasında, bir çocuk boyunda. Okur onun nereye baktığını görüyor. İçinden ne geçtiğini sorarsa cevabı yüzünde arayacak. Düşünce balonu o aramayı bitirir.
Nermin Hanım bir deneme öneriyor. Arda içinden değil, sesli sorsun: "Babaanne?" Soru işareti Arda'nın emin olmadığını söylüyor. Kimse cevap vermiyor. Karar korunuyor: Kırmızı Şemsiye'de düşünce balonu yok.
Anlatım kutusu
Selim'in ilk taslağında, aynı panelin üstünde dikdörtgen bir kutu vardı: "Bir an sonra babaannesi yoktu."
Burcu kutuyu daire içine alıyor. "Bu da bir iç ses," diyor. "Yalnız Arda'nın değil, birinin." Düşünce balonunu kapıdan çıkarıp pencereden sokmak gibi. Kutu ayrıca resmin söylediğini tekrarlıyor. Okur Arda'yı yalnız görüyor zaten. Selim kutuyu siliyor. Kırmızı Şemsiye'nin ilk panelinde bir yer kutusu kalıp kalmayacağı ise henüz belli değil.
Ses efekti
Pazarın gürültüsü iki türlü yazılıyor. Bir satıcı panelin dışından bağırıyor: "SATIYORUM! YARI FİYATINA SATIYORUM!" Bu bir balon, çünkü bir ağızdan çıkıyor. Kuyruğu panelin kenarına uzanıyor.
El arabasının tekerleği ise kimsenin ağzından çıkmıyor. Gıcırtısı yazıyla resmin içine çiziliyor.
Selim "GICIR" yazıyor. Aylin onu kendi eliyle, tekerleğin dönüşüne uyan eğik harflerle çizecek. Mürekkeple, siyah.
Sanatçı notu
Son olarak Selim, betimlemelerin arasına okurun hiç görmeyeceği satırlar ekliyor.
Aylin'in altı çizili sorusu böyle cevap buluyor. Uzaktaki o şemsiyenin sahibi Nazife Hanım değil. Okur bunu sayfa çevrilince öğrenecek. Aylin ise şimdi bilmeli ki iki şemsiyeyi aynı biçimde çizsin.
Selim'in yeniden yazdığı sayfa böyle:
SAYFA İKİ (sol, dört panel)
PANEL BİR
Geniş panel, sayfanın üst kısmı. Pazarın ana yolu, kalabalık. ARDA ve NAZİFE HANIM el ele, tezgâhların arasında. Nazife Hanım'ın açık şemsiyesi başların üstünde.
SATICI (panel dışından): SATIYORUM! YARI FİYATINA SATIYORUM!
SANATÇI NOTU: Aylin, şemsiye bu sayfanın tek kırmızısı. Domatesler de gri kalsın.
PANEL İKİ
Yakın. Nazife Hanım'ın eli Arda'nın elinden ayrılmış, cüzdanında.
NAZİFE HANIM: Şurada dur. Kıpırdama.
ARDA: Tamam.
PANEL ÜÇ
Arda'nın boyundan. Bacaklar, file torbalar. Arda bir el arabasına yol vermek için geri çekiliyor.
SES YAZISI: GICIR
PANEL DÖRT
Aynı yükseklik. Arda tek başına. Uzakta, başların üstünde, kırmızı bir şemsiye.
ARDA: Babaanne?
SANATÇI NOTU: Bu şemsiye Nazife Hanım'ınki değil. Okur bilmesin. Biçimi aynı olsun. Arda'nın balonu küçük.
Filmlerden okuma
Usta katmanı
Sayfa başlığına bir yön ekle. Sayfanın sağda mı solda mı durduğunu baştan yaz. Sağ sayfanın son paneli okuru çevirmeye çağırır. Sürpriz, çevrilen yaprağın arkasındaki sol sayfada bekler. Aynı açılımın içine konan sürprizi okurun gözü önceden yakalar.
Bir panele bir fiil. Betimlemende "ve" ile bağlanmış iki eylem varsa, büyük olasılıkla iki panel yazmışsındır. Çizere birini seçtirme. Seçimi sen yap.
Okurun bilmediğini çizere söyle. Sürprizler okurdan saklanır, çizerden saklanmaz. Sanatçı notu çizerin sürprizi kendi eliyle kurmasını sağlar. Aylin iki şemsiyenin aynı olduğunu bilmeseydi birini farklı çizebilirdi.
Tanıtım satırını kısa, ama kalıcı yaz. Karakterin ilk göründüğü panelde çizerin bütün öykü boyunca koruyacağı bir iki ayrıntı ver. Kıvrılmış gömlek kolları, koldaki file. Uzun bir biyografi çizere yaramaz.
Balon sırasını betimlemede kur. Önce konuşan, panelde solda ya da yukarıda durmalı. Betimlemede karakterleri bu sırayla yerleştir. Yoksa balonların kuyrukları birbirini keser.
Düşünce balonu kaldırınca yüze iş düşer. İç sesi kaldırdıysan, çizere yüzün neyi taşıması gerektiğini söyle. "Arda korkuyor" yazma. Gözünün nereye baktığını yaz.
Anlatım kutusunun sahibini bil. Kutu her zaman birinin sesidir. Sahibi yoksa kutu ya resmi tekrar eder ya da yazarın kendisi konuşur. Sahibini adlandıramıyorsan kutuyu sil.
Bağırışı ses yazısıyla karıştırma. Bir ağızdan çıkan ses, ne kadar yüksek olursa olsun, balondur. Ağzı olmayan ses resmin içine çizilir. Senaryoda ikisini ayrı satırlarda ve ayrı etiketlerle yaz.
Ses yazısını resimle sınayıp çıkar. Her ses yazılmaz. Yazdığın ses resmin göstermediği bir şey söylüyorsa kalsın. Resim zaten söylüyorsa harfler kalabalık yapar.
Etiketi sabit tut. Karakter balonda başka adlarla anılabilir: "Babaanne", "teyze", "Hanım". Senaryodaki etiket ise hiç değişmez. Çizer ve harfleri yerleştiren kişi metni etikete bakarak eşler.
Çizilemeyeni betimlemeden çıkar. Koku, geçmiş, bir karakterin ne hissettiği tek başına çizilemez. Betimlemede yalnız gözle görülecek olanı yaz. Pazarın kokusu bir satıcının elindeki demet maydanozla gelir.
Resmin içindeki yazıyı da belirle. Tabelalar, etiketler, bir gazete başlığı da çizilir. Okunmasını istiyorsan metnini yaz. İstemiyorsan "okunmasın" diye not düş. Yoksa çizer ya uydurur ya boş bırakır.
Balonları sayfa içinde sırayla işaretle. Bazı yazarlar her sayfanın balonlarını baştan sona sıralar. Harfleri yerleştiren kişi hangi metnin hangi balona gideceğini böyle şaşırmaz. Bir balon silinirse yalnız o sayfanın sırası değişir.
Kısıtı nota yaz. Fanzinin tek ara rengi, sayfa sayısı, kâğıt boyu bir sanatçı notudur. Bunları çizer bilir ama her sayfada hatırlaması gerekir. Domatesin gri kalacağını bir kez yazmak, bir sayfanın yeniden çizilmesini önler.
Biçimi çizerle kararlaştır. Tek bir standart yok. Bazı çizerler panelleri numaralı liste ister, bazıları düzyazı sever. İlk sayfayı yazıp çizere göster. Sonra biçimi sabitle.
Yöntemi de kararlaştır. Tam senaryo mu yazacaksın, kaba bir özetle mi başlayacaksın? Bunu ilk toplantıda konuş. Marvel yöntemiyle çalışacaksan çizerin emeği öykünün emeğidir. Kredi satırını işin başında birlikte yaz.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Çizgi roman senaryosu film senaryosuyla aynı biçimde yazılır."
Film senaryosu zamanı, çizgi roman senaryosu yeri ölçer. Sahne başlığı çizere sayfanın nerede bittiğini söylemez. Sayfa ve panel başlıkları söyler.
Yaygın yanlış"Panel betimlemesi ne kadar uzunsa o kadar iyidir."
Uzunluk değil, açıklık önemlidir. Bazı yazarlar çok uzun betimler, bazıları birkaç kelime yazar. Önemli olan, çizerin o karede hangi anı çizeceğini bilmesidir.
Yaygın yanlış"Bir panel bir sahnedir."
Bir panel, donmuş tek bir andır. Bir sahne çoğu zaman birkaç panele yayılır. Aradaki anları okur kendisi tamamlar.
Yaygın yanlış"Sayfa numarası yalnız düzen içindir."
Numara sayfanın sağda mı solda mı durduğunu da belirler. Sürprizin nereye düşeceği buna bağlıdır.
Yaygın yanlış"Etiket ile hitap aynı şeydir."
Bir karakter balonda başka adla anılabilir. Senaryodaki etiket ise tek ve sabit kalır, yoksa çizer iki ayrı kişi çizebilir.
Yaygın yanlış"Düşünce balonu karakteri derinleştirir."
Bazen derinleştirir, bazen okurun yapacağı işi elinden alır. İç ses yoksa okur karakteri yüzünden ve davranışından okur.
Yaygın yanlış"Anlatım kutusu tarafsızdır."
Her kutu birinin sesidir. Sahipsiz bir kutu çoğu zaman yazarın kendisidir ve okur bunu sezer.
Yaygın yanlış"Her ses yazıyla gösterilmelidir."
Bazı çizgi romanlar ses yazısını hiç kullanmaz. Ses bazen resmin içinden, bir yüzden ya da bir hareketten duyulur.
Yaygın yanlış"Ses yazısı büyük ve renkli olmalıdır."
Sesin boyu, biçimi ve yeri öyküye göre seçilir. Kırmızı Şemsiye'de tekerleğin gıcırtısı bile siyah kalıyor, çünkü kırmızı yalnız şemsiyeye ayrılmış.
Yaygın yanlış"Tam senaryo çizerin yaratıcılığını öldürür."
İyi bir tam senaryo çizere neyin görüneceğini söyler, nasıl çizileceğini ona bırakır. Işık, çizgi, yüz yine çizerindir.
Yaygın yanlış"Sanatçı notu çizere ne yapacağını söyler."
İyi bir not bir buyruk değil, bir bilgidir. Çizere neyin neden önemli olduğunu söyler. Nasıl çizileceğine çoğu zaman çizer karar verir.
Yaygın yanlış"Marvel yöntemi tembel yazarların yoludur."
O yöntemle yazılmış çok iyi çizgi romanlar var. Çizerin anlatı gücü sayfaya doğrudan geçer. Ama yük çizere geçer. Bu yük ve emek açıkça konuşulmazsa kredi tartışması çıkar.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Çizgi roman senaryosu önce çizere yazılır.
- Tam senaryoda bütün metin çizimden önce hazırdır. Marvel yönteminde çizer bir özetten çizer, yazı sonra gelir.
- Sayfa başlığı sayfanın yerini ve sağda mı solda mı durduğunu söyler.
- Panel numaraları her sayfada yeniden başlar.
- Bir panel betimlemesi tek bir anı anlatır.
- Karakter tanıtımı çizerin bütün öykü boyunca koruyacağı ayrıntıları verir.
- Diyalog balonu bir ağızdan çıkar. Ses yazısı resmin içine çizilir.
- Düşünce balonu ve anlatım kutusu birer sestir. Sahibi olmayan kutu resmi tekrar eder.
- Senaryodaki etiket sabittir, balondaki hitap değişebilir.
- Sanatçı notu okurdan saklanan bilgiyi çizere verir.
- Kısıtlar, örneğin tek ara renk, sanatçı notuna yazılır.
- Biçimin tek bir standardı yoktur; ilk sayfa çizerle birlikte sabitlenir.
Sonraki derse köprü
Selim'in sayfası artık çizilebilir. Aylin domatesleri gri bırakacak, iki şemsiyeyi aynı çizecek. Ama kurşun kalemle ilk panelin kabasını çıkarınca bir sorun görüyor. Satıcının iki satırlık bağırışı pazarın yarısını kapatıyor. Şemsiye harflerin altında kalıyor. Bir balon kâğıttan yer alır ve o yer resimden gider. Sonraki ders balonun kapasitesini tartıyor: bir panel kaç kelime taşıyabilir, kaç kişi aynı karede konuşabilir? Bir de tersini soruyor. Hiç yazının olmadığı sessiz bir sekans ne zaman en çok şeyi söyler?