Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Çizerle çalışan yazar panelin neyi göstermesi gerektiğini yazar.
- Görsel gereksinim panelin taşıması zorunlu olan bilgidir.
- Fazla yönetmenlik çizerin işini elinden alır ve asıl bilgiyi gömer.
- Açı yazılacaksa nedeniyle yazılır.
- Referans için çizilen gerçek insanlar tanınmaz kılınır ya da izin alınır.
- Model sayfası karakteri ve karıştırılacak nesneleri tutarlı kılar.
- Revizyon turları baştan konuşulur, notlar tek ağızdan ve tek listeyle gider.
- Sayfa bütçesi esnemez, fazlalık kesilir.
- Sanatsal yorum kabul edilince senaryo da güncellenir.
- Yazarın da korunacak kararları vardır: sırlar, sayfa çevirmeleri, kimin konuşmadığı.
- Notlar çözüm olarak değil, sorun olarak yazılır.
- Kesilecek panel çoğu zaman başka bir panelin söylediğini tekrarlayandır.
- Künye ve haklar işin başında yazılı olarak konuşulur.
- Her yeni kullanım ayrı bir onay ister.
Açılış sahnesi
Aylin atölyeye bir tomar kâğıtla geliyor. En üstte Kırmızı Şemsiye'nin birinci sayfası var, kurşun kalemle çizilmiş. Altında Selim'in senaryosundan tek bir panel betimlemesinin çıktısı duruyor. Betimleme bir sayfadan uzun.
Selim o paneli bir film planı gibi yazmış. Kamera pazarın girişinde, iki kat yükseklikte, hafifçe aşağı bakıyor. Soldan sağa on bir tezgâh sıralanmış: domatesçi, peynirci, çorapçı, iki zeytinci, bir kasa yığını. Kalabalıktaki on kişinin her birinin yüzüne bir ifade verilmiş. Biri esniyor, biri pazarlık ediyor, biri telefonuna bakıyor.
Aylin hepsini çizmiş. Kâğıt dolu, tek bir boşluk yok. Masaya bırakıp Selim'e bir soru soruyor: "Arda nerede?"
Selim kâğıda eğiliyor. Arda'yı bulması zaman alıyor. Çocuk, peynircinin önünde, on yüzün arasında kaybolmuş. Babaannesinin katlanmış şemsiyesi de tezgâhların arasında seçilmiyor.
Selim bir zamanlar bir animasyon taslağında altı kutu çizip "Ben çizer değilim. Kutu çizerim." demişti. Şimdi kutuyu çizen o değil. Aylin kâğıdı ona doğru çeviriyor. "Kutuyu ben çizerim," diyor. "Sen bana içine neyin girmesi gerektiğini söyle."
Çizerle çalışan yazar, panelin neyi göstermek zorunda olduğunu yazar. Nasıl gösterileceğini çizere bırakır.
Bu derste ne olacak
Bu derste Selim ile Aylin'in sekiz sayfalık iş birliğini baştan sona izleyeceğiz. Önce bir panelin mutlaka taşıması gereken şeyi süsten ayıracağız. Selim'in uzun betimlemesini kısaltırken yazarın nerede yönetmenliğe kaydığını göreceğiz. Aylin'in pazar eskizlerine, yüzleri nasıl çizdiğine bakacağız. Arda'nın sekiz sayfa boyunca aynı çocuk kalması için hazırlanan sayfayı konuşacağız. Notların ne zaman, kimden ve nasıl gideceğini tartışacağız. Sekiz sayfaya sığmayan bir sahneyi keseceğiz. Aylin'in bir fikrinin senaryoyu değiştirişini izleyeceğiz. En sonda fanzinin künyesine iki adın nasıl yazılacağına karar vereceğiz. Yanımızda bir ölüm defteri, bir tımarhane, dört kardeş haydut, bir uzay destanı ve dört kaplumbağa olacak.
Sıfır noktası
Film senaryosunun okuru bir ekiptir. Görüntü yönetmeni, sanat yönetmeni, oyuncu ve kurgucu sayfayı kendi işine çevirir. Senaryo onların her birine bir başlangıç verir. Kimse senaryodan kamera açısını birebir almaz. Yönetmen zaten oradadır.
Çizgi romanda bu ekip çoğu zaman tek kişidir. Çizer hem kameradır hem oyuncudur hem de ışıkçıdır. Bütün kararları masasında, kalemiyle verir. Yazarın elindeki tek araç senaryodur. Bu yüzden yeni yazar her şeyi yazmak ister. Açıyı, ışığı, her yüzü, her tezgâhı. Çizer bir şey eksik bırakmasın diye.
Sonuç çoğu zaman tersidir. Her şeyi yazılmış bir panelde çizer neyin önemli olduğunu göremez. Okur da göremez. On ayrıntı aynı ağırlıkla durur. Asıl bilgi o ağırlığın altında kalır.
İyi bir iş birliğinde iki kişi işi bölüşür. Yazar öykünün neye ihtiyaç duyduğunu bilir. Hangi karede okurun neyi öğrenmesi gerektiğini, neyin saklanacağını, hangi sayfada neyin döneceğini. Çizer bunun nasıl görüneceğini bilir. Hangi açının kalabalığı anlattığını, bir yüzün hangi çizgide korkuya döndüğünü, kâğıdın nerede nefes alacağını.
Bu bölüşme kendiliğinden kurulmaz. Konuşularak kurulur. Kim neyi önerecek, kim neye son kararı verecek, notlar ne zaman gelecek? Çizer kaba çizimini gösterdiğinde yazar ne söyleyebilir, mürekkep kuruduktan sonra ne söyleyemez? Sayfa sayısı neden pazarlık konusu değil? Bu soruların cevabı işe başlamadan yazılırsa iş birliği sürtünmesiz ilerler.
Bir soru daha var ve en çok atlanan o. İş bitince bu öykü kimin olacak? Kapakta kimin adı yazacak? Fanzin öyküyü bir kez basıyor. Sonra ne olacak? Bu sorular bir arkadaşlık içinde kaba gelir. Sorulmazlarsa arkadaşlığı bozan şey onlar olur.
Selim kurgu masasından geliyor. Orada başkasının çektiği görüntüyle çalıştı, çekime hiç karışmadı. Şimdi ilk kez masanın öbür tarafında. Aylin ise yıllardır başkalarının metinlerini çiziyor. İkisinin de alışkanlığı bu işte bir tuzak. Selim kurgucu olarak her görüntüyü kendisi seçmeye alışkın. Aylin ise sorulmadıkça fikrini söylememeye. Bu ders ikisinin arasındaki çizgiyi sekiz sayfa boyunca nasıl çektiklerini izliyor.
Mekanizma
Görsel gereksinim
Selim uzun betimlemeyi önüne alıp bir kalemle oturuyor. Nermin Hanım ona tek bir soru soruyor. Bu panel olmasaydı okur neyi bilmeyecekti?
Selim düşünüp üç şey yazıyor. Pazar kalabalık. Torunla babaanne, elleri birbirinde, pazara giriyor. Şemsiye henüz katlı.
On bir tezgâh bu listede yok. On yüzün ifadesi de yok. Arda'nın peynircinin önünde durması da yok. Bunlar pazarın dokusu ve Aylin'in alanı. Şemsiye ise listede kalıyor. Okur onu ilk sayfada görmezse altıncı sayfadaki yanlış şemsiyenin bir anlamı olmaz.
Selim betimlemeyi baştan yazıyor. Üç satır kalıyor. Altına bir satır ekliyor: "Okur Arda'yı ilk bakışta bulmalı."
Gereksiz yönetmenlik
Aylin yeni betimlemeyi okuyor ve bir satırın üstünde duruyor. Selim kısaltırken kamerayı bırakmamış. "İki kat yükseklikten, kırk beş derece aşağı" hâlâ orada.
Selim satırı savunuyor. Kalabalığı yukarıdan görmek istiyor. Aylin itiraz etmiyor, soru soruyor. Neden yukarıdan? Selim'in cevabı uzun sürüyor ve sonunda bir gereksinime varıyor: okur kalabalığın büyüklüğünü görmeli, Arda'nın küçüklüğünü de. Aylin bunu yazmasını istiyor. Açıyı o bulacak.
Selim'in bir kararı ise yönetmenlik değil. Arda'nın düşünce balonu olmayacak. Bu çizimi değil, öyküyü ilgilendiriyor. Aylin onu tartışmıyor.
Referans
Cumartesi sabahı Aylin bir semt pazarına gidiyor. Yanında bir eskiz defteri ve küçük bir mürekkep kalemi var. Tezgâhları, tenteleri, üst üste yığılmış kasaları çiziyor. Bir el arabasının tekerleğini, kasaların altından geçen bacakları, bir satıcının bozuk para tutan elini.
Yüzleri ise başka türlü çiziyor. Kalabalıktaki kimseyi tanınır biçimde çizmiyor. Bir yüzü çizdiyse burnunu, saçını, yaşını değiştiriyor. Çoğu zaman sırtları ve elleri çiziyor. İzinsiz çizilmiş bir yüz basılıp bir fanzinde dolaşabilir. O kişi bunu hiç istememiş olabilir.
Tek bir istisna var. Simitçi camlı arabasını çizmesine izin veriyor. Aylin önce soruyor, o gülüp arabasını siliyor. Yedinci sayfanın son panelindeki araba bu araba olacak. Simitçinin yüzü ise sayfaya girmeyecek. Aylin bunu da ona söylüyor.
Atölyede defter elden ele dolaşıyor. Selim pazarı yazarken hiç gitmemişti. Kasaların arasındaki dar yolun bir çocuğun boyunda neye benzediğini ilk kez görüyor.
Karakter tutarlılığı
Aylin'in en büyük işi Arda'yı sekiz sayfa boyunca aynı çocuk tutmak. Üçüncü sayfada Arda kalabalığın ortasında küçücük, yukarıdan görünüyor. Dördüncü sayfada bacakların arasında koşuyor. Altıncıda bir yabancıya bakıyor. Okur her seferinde aynı çocuğu tanımalı.
Aylin önce Arda'nın model sayfasını çiziyor. Bir beden büyük gömlek, kıvrılmış kollar. Yukarıdan bakınca yüz görünmüyor, bu yüzden tepesinde dikilen bir tutam saç ekliyor. Üçüncü sayfadaki küçük çocuk o tutamla tanınacak.
Nazife Hanım'ın sayfasında bir duruş fazladan var: arkadan. Yedinci sayfanın sonunda okur onu yalnız sırtından görecek. Hırkasının kesimi, koluna geçirdiği file, kapalı şemsiyeyi tutuşu. Okur onu yarı tanımalı, emin olmamalı.
Bir model sayfası daha çiziliyor: şemsiyenin. Açık, kapalı, yandan. Altıncı sayfadaki yabancının şemsiyesi aynı biçimde olacak. Selim sanatçı notunda bunu istemişti. Model sayfası onu bir kurala çeviriyor.
Revizyon
Aylin sekiz sayfanın kaba çizimini getiriyor. Kurşun kalem, gölge yok, yüzler birkaç çizgi. Herkes kendi notunu yazmaya hazırlanıyor. Emre bir şey söylüyor, Burcu başka bir şey. Nermin Hanım onları durduruyor.
Selim ve Aylin işe başlarken iki tur konuşmuştu. Biri kaba çizimde, biri mürekkepten sonra. Kaba çizimde her şey değişebilir. Mürekkepten sonra yalnız hata düzeltilir: yanlış yerde bir balon, unutulmuş bir file.
Notlar Selim'den gidiyor, tek liste olarak. Emre'nin ve Burcu'nun notları önce Selim'e geliyor. Selim hangisini göndereceğine kendisi karar veriyor. Aylin dört ayrı sesten dört ayrı istek almıyor.
Listede yedi satır var. Biri şöyle: "Beşinci sayfa, son panel. Arda'nın uzattığı el çok büyük, bir yetişkin eli gibi." Bir başkası: "Dördüncü sayfada şemsiye her karede aynı yükseklikte. Biraz insin, biraz çıksın." Hiçbir satır "beğenmedim" demiyor. Her satır neyin, neden işlemediğini söylüyor.
Sayfa sınırı
Kaba çizimde bir sorun görünüyor. Yedinci sayfa sıkışmış. Arda yolunu buluyor, tezgâhları tanıyor, simitçinin arabası beliriyor. Dört panel bunların hepsini taşıyamıyor. Selim bir sayfa daha istiyor.
Yan Sokak'ın sekiz sayfası pazarlık konusu değil. Fanzin iki kâğıdı katlayıp iç içe geçiriyor. Dokuzuncu sayfa diye bir şey yok. Bir sayfa eklemek dört sayfa eklemek demek.
Selim keseceği şeyi arıyor. Altıncı sayfada, Arda'nın yabancıya baktığı panelden sonra ağladığı bir kare yazmıştı. Onu çıkarıyor. Arda'nın eli havada kalan panel zaten aynı şeyi söylüyor. Boşalan yer, yedinci sayfanın yükünün bir kısmını alıyor.
Sanatsal yorum
Mürekkep aşamasında Aylin bir deneme getiriyor. Altıncı sayfanın ilk paneli: yabancı şemsiyenin gölgesinde bebek arabalı bir kadın ve onun şaşkın bakışı. Selim'in betimlemesinde şemsiye kırmızıydı ve o kadar.
Aylin şemsiyenin gölgesini de kırmızı boyamış. Sulu boyayla, çok açık. Güneş kumaşın içinden geçiyor ve altındaki kadının yüzü pembeye kayıyor. Arda ise gölgenin bir adım dışında, gri.
Selim kuralını hatırlatıyor: kırmızı yalnız şemsiyede. Aylin cevap veriyor: bu da şemsiye, gölgesi. Selim panele uzun bakıyor. Sonra sekizinci sayfayı açıyor.
Son panelde Nazife Hanım şemsiyeyi yeniden açıyor. Selim'in betimlemesinde yalnız bu vardı. Şimdi bir satır ekliyor: "Gölge ikisinin üstüne düşer." Altıncı sayfada Arda yanlış gölgenin dışında kaldı. Sekizincide doğru gölgenin içine giriyor. Bu bağı Selim yazmadı. Aylin çizdi, Selim senaryoya geri yazdı.
Emre şemsiyenin neden kapandığını yine soruyor. Aylin'in gölgesi buna da cevap vermiyor. Yalnız açıldığında neyin değiştiğini gösteriyor.
Kredi ve haklar
Son iş fanzinin künyesi. Yan Sokak'ın editörü e-postasında yalnız "Aylin'in öyküsü" diye yazmış. Fanzin Aylin'i çizimlerinden tanıyor.
Aylin ilk itiraz eden oluyor. Künyede iki ad olacak, aynı boyda: "Yazan Selim. Çizen Aylin." Selim kendi adının önce gelmesini dert etmiyor. Aylin'in bir isteği daha var. Asıl sayfalar onun masasında çizildi, onda kalacak.
Nermin Hanım bir şeyde ısrar ediyor: yazmak. İkisi ve editör kısa bir e-posta üstünde anlaşıyor. Fanzin öyküyü bir kez basacak. Öykü ikisinin ortak eseri. Başka bir yerde yeniden kullanılması için ikisinin de onayı gerekecek. Fanzinin internet hesabı da buna dahil.
Metin kısa ve sade, hukuk diliyle yazılmadı. Bu işlerin ülkeden ülkeye değişen bir hukuku var ve atölye onun yerine geçmeye çalışmıyor. Yine de kimin ne istediği artık yazılı duruyor.
Filmlerden okuma
Usta katmanı
Gereksinimi betimlemenin sonuna değil başına yaz. Çizer ilk satırı en dikkatli okur. Panelin göstermek zorunda olduğu şey oradaysa gerisi süs olarak okunur.
Açıyı istiyorsan nedenini yaz. "Yukarıdan" demek bir emirdir. "Okur kalabalığın büyüklüğünü görmeli" demek bir gereksinimdir. Çizer çoğu zaman aynı açıyı bulur, bazen daha iyisini.
Yazarın yönetmenlik hakkı da vardır. Sayfa çevirme sürprizi, bir sırrın hangi panelde açılacağı, kimin hiç konuşmayacağı yazarın kararıdır. Bunları açıkça yaz ve sanatçı notuyla koru.
Çizerin eskiz defterini iste. Pazar senin kafandaki pazar değil. Çizerin referans için çizdiği sayfalar senaryoya geri dönebilecek ayrıntılar taşır: bir simitçi arabası, kasaların arası.
Gerçek insanları tanınır çizdirme. Referans için gidilen yerde yüzler değiştirilir. Bir yüzün ya da bir dükkânın tanınır kalması gerekiyorsa izin istenir. İzin alınan kişiye neyin basılacağı da söylenir.
Model sayfasını yazar da görsün. Karakterin ayırt edici işareti öykünün bir aracı olabilir. Arda'nın saç tutamı yukarıdan bakılan sayfada onu bulmanın tek yolu. Yazar bunu bilirse o sayfayı ona göre yazar.
Nesnelerin de model sayfası olur. Öyküde iki şemsiye, iki çanta ya da iki ceket karıştırılacaksa onları aynı sayfada çizdir. Okurun yanılgısı çizerin tutarlılığına bağlıdır.
Notları tek ağızdan gönder. Çizere dört kişiden not gelirse dört farklı öykü çizer. Notları yazar toplar, eler ve tek liste yollar.
Notu sorunla yaz, çözümle değil. "El büyük" bir sorundur. "Eli küçült" bir çözümdür. Sorunu söylersen çizer çözümü kendi bulur ve çoğu zaman eli değil kolu küçültür.
Mürekkepten sonra fikir değiştirme. Kaba çizim tartışmanın yeridir. Mürekkep ve boya saatler sürer. O aşamada gelen yeni bir fikir bir hatanın düzeltilmesi değil, işin yeniden yapılmasıdır.
Sayfa bütçesini kâğıt belirler. Basılı bir dergide sayfalar katlanarak artar. Bir sayfa eklemek çoğu zaman tek bir sayfa eklemek değildir. Fazlalığı kesmekle çöz.
Kestiğin şeyi tekrarlayan paneli bul. Kesilecek panel çoğu zaman bir başka panelin söylediğini yeniden söyleyendir. Arda'nın ağladığı kare, eli havada kalan karenin söylediğini söylüyordu.
Çizerin yorumunu senaryoya geri yaz. Çizer bir karar aldıysa ve sen onu kabul ettiysen senaryoyu güncelle. Sonraki sayfalar o karara göre yazılmalı. Kırmızı gölge sekizinci sayfayı değiştirdi.
Yorumu kural ihlali diye okuma. Önce kararın öyküye ne kattığına bak. Sonra kuralın neden konduğunu hatırla. Kural korunuyorsa yorum da korunabilir.
Künyeyi işin başında konuş. İş bitince konuşulan künye bir pazarlığa dönüşür. Başta konuşulan künye bir iş tanımıdır.
Asıl sayfaların kimde kalacağını yaz. Çizilmiş kâğıt bir eserdir, bazen satılır. Kimin olduğunu baştan söylemek sonradan bir sessizliği önler.
Yeniden kullanımı ayrı say. Basılı yayın, internet hesabı, bir derleme, bir çeviri. Her biri ayrı bir izindir. Bir yayın için verilen izin ötekini kapsamaz.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Ne kadar ayrıntılı yazarsam çizer o kadar rahat eder."
Ayrıntı yükü çizeri rahatlatmaz, boğar. Neyin zorunlu olduğunu bilemez. Gereksinimi ayır, gerisini ona bırak.
Yaygın yanlış"Çizgi roman senaryosunda kamera açısı yazılmaz."
Yazılabilir. Ama bir nedeni olmalı ve çoğu zaman o neden açının kendisinden daha işe yarar. Nedeni yaz, açıyı tartışmaya aç.
Yaygın yanlış"Çizer senaryoyu harfiyen uygulamalı."
Çizer ortak bir anlatıcıdır, senaryonun daktilosu sayılmaz. İyi bir yorum senaryoyu düzeltebilir. Yazar bunu görmek için hazır olmalıdır.
Yaygın yanlış"Referans için fotoğraf çekmek her zaman serbesttir."
Kamusal bir yerde de insanların tanınır yüzü basılırken izin gerekebilir. En güvenlisi yüzü değiştirmek ya da izin istemektir.
Yaygın yanlış"Karakter tutarlılığı çizerin sorunudur."
Yazar da karakteri her sahnede aynı etiketle, aynı eşyayla yazmalıdır. Bir sayfada şemsiye, ötekinde güneşlik yazarsan çizer iki nesne çizebilir.
Yaygın yanlış"Herkesin notu çizere ulaşmalı."
Çok sesli not çizeri çelişen isteklerin arasında bırakır. Notlar yazarda toplanır ve tek bir listeye dönüşür.
Yaygın yanlış"Sayfa sayısı esnetilebilir."
Basılı bir yayında sayfa sayısı kâğıdın katlanışına bağlıdır. Yazarın işi sığdırmaktır.
Yaygın yanlış"Çizerin yorumu kabul edilince iş biter."
Kabul edilen yorum senaryoya geri yazılmazsa sonraki sayfalar onu bilmez. Kırmızı gölge altıncı sayfada kalsaydı sekizinci sayfa onunla konuşamazdı.
Yaygın yanlış"Referans gezisi lükstür, internetteki görseller yeter."
Fotoğraf bir yeri gösterir, o yerin bir çocuğun boyunda nasıl göründüğünü göstermez. Yerinde çizilen eskiz çoğu zaman senaryoya yeni bir ayrıntı getirir.
Yaygın yanlış"Kredi konuşmak arkadaşlığa ayıptır."
Asıl ayıp, sonradan kimin adının nerede olacağını tartışmaktır. Başta yazılan iki satır bir dostluğu korur.
Yaygın yanlış"Çizer yazarın kafasındaki resmi bilir."
Bilmez. Kafandaki resmi ancak yazdığın kadarıyla görür. Yazmadığın gereksinim, çizerin en iyi tahmini olarak döner.
Yaygın yanlış"Kaba çizimde not vermek çizeri kırar."
Kaba çizim tam da not içindir. Asıl kırıcı olan, mürekkepten sonra gelen ve işi baştan yaptıran nottur.
Yaygın yanlış"Hakları bir kez anlaştık, bitti."
Her yeni kullanım yeni bir soru açar. İlk anlaşma bunların nasıl cevaplanacağını söylemelidir.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Çizerle çalışan yazar panelin neyi göstermesi gerektiğini yazar.
- Görsel gereksinim panelin taşıması zorunlu olan bilgidir.
- Fazla yönetmenlik çizerin işini elinden alır ve asıl bilgiyi gömer.
- Açı yazılacaksa nedeniyle yazılır.
- Referans için çizilen gerçek insanlar tanınmaz kılınır ya da izin alınır.
- Model sayfası karakteri ve karıştırılacak nesneleri tutarlı kılar.
- Revizyon turları baştan konuşulur, notlar tek ağızdan ve tek listeyle gider.
- Sayfa bütçesi esnemez, fazlalık kesilir.
- Sanatsal yorum kabul edilince senaryo da güncellenir.
- Yazarın da korunacak kararları vardır: sırlar, sayfa çevirmeleri, kimin konuşmadığı.
- Notlar çözüm olarak değil, sorun olarak yazılır.
- Kesilecek panel çoğu zaman başka bir panelin söylediğini tekrarlayandır.
- Künye ve haklar işin başında yazılı olarak konuşulur.
- Her yeni kullanım ayrı bir onay ister.
Sonraki derse köprü
Yan Sokak'ın editörü Kırmızı Şemsiye'yi fanzinin internet hesabında da paylaşmak istiyor. Anlaşma gereği Selim ile Aylin ikisi de onay vermeli. Ama telefon ekranında sayfa çevrilmez. Altıncı sayfanın sürprizi bir yaprağın arkasında saklanıyordu. Sonraki ders webtoon ve dikey çizgi anlatıyı ele alıyor. Okur aşağı kaydırırken sürpriz nereye saklanır? Bir panelle öteki arasındaki boşluk, sayfanın yaptığı işi, yani zamanı taşıyabilir mi? Ve Arda'nın tepesindeki saç tutamı küçük bir ekranda hâlâ seçilir mi?