İçeriğe geç

Ders 104.2

Başlangıcı yeniden kurmak

Senaryo Akademisi — Bölüm VIII, Modül 104

3.282 kelime5 film örneği≈ 15 dk okuma≈ 22 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Başlangıç, yazarın girişi olarak yazılır, seyircinin girişi olarak yeniden kurulur.
  • Giriş kırpması kişiyi ilk sürtünmesinden önceki sayfalardan kurtarır.
  • Ön hikâye süzgeci her geçmiş bilgisine şimdi mi, sonra mı diye sorar.
  • Kanca ömrü kısa olabilir; yerine daha büyük bir soru geçmelidir.
  • Kurulum birleştirme dağınık bilgileri bir çatışmanın içinde toplar.
  • Amaç nesnesi kişinin istediğini o söylemeden gösterir.
  • Tetik mesafesi kısalınca öndeki sahneler bekleyiş değil hazırlık gibi okunur.
  • Tür sızıntısı çoğu zaman bir vurgudur; hareket kalır, vurgu silinir.
  • Kırpılan bilgi çoğu zaman yok olmaz, ihtiyaç duyulduğu sahneye taşınır.
  • Başlangıcı yeniden kurmak çoğunlukla sıra ve vurgu işidir; yeni yazılacak satır azdır.
  • Kendiliğinden bulunan ton ilk sayfalarda duyulursa tür vaadi doğru verilmiş olur.

Açılış sahnesi

Cumartesi öğleden sonra atölyenin panosunda ilk sekansın kartları sıralı duruyor. Burcu onları yüksek sesle okuyor. Okudukça köşelere küçük harflerle seyircinin elinde o ana dek ne olduğunu düşüyor.

Birinci kart kapı. Köşeye iki satır sığıyor: yaşlı bir kadın, yeni bir kilit. İkinci kart gençlik gecesi: bir hasat, dönen bir taş, bir delikanlı, tozun içinde bir kız.

Üçüncü kartta kalem duruyor. Ceren otoyolda, telefonla konuşuyor. Büyükannesi köyde yalnız yaşıyor. Yağhane satılmış, yıkım makineleri bu hafta geliyor. Ceren bir hafta izin almış. Kentteki evinde bir oda hazır.

Köşe doluyor. Burcu kartı çevirip arkasına yazmaya devam ediyor.

Selim gülüyor. «Bu kartın köşesi kartın kendisinden büyük.»

«Ama hepsi doğru,» diyor Emre. «Seyirci bunları bir yerden öğrenecek.»

Nermin Hanım kartı panodan alıp masaya koyuyor. «Hangisini bu sahnede öğrenmek zorunda?»

Burcu satırlara bakıyor. Sonra parmağıyla panoyu aşağı doğru izliyor. Nüzhet'in «Yıkımı göreyim, sonra» dediği kart çok aşağıda, ikinci sıranın ortasında. O karta varana dek Ceren üç gün boyunca köyü geziyor, fotoğraflara bakıyor, dinliyor.

«Ceren bu filmde ne zaman başlıyor?» diye soruyor Nermin Hanım.

Başlangıç yeniden kurulurken seyircinin öğrendiği her bilgi bir yere taşınır ya da çıkarılır; kalanlar bir çatışmanın içinde gelir.

Bu derste ne olacak

Burcu'nun ilk sekansını kart kart açacağız. Ceren'in hattının otoyoldan değil, köyün yokuşundan başlamasını tartacağız. Telefondaki cümleleri tek tek eleyeceğiz. İlk sahnenin sorusunun ne kadar yaşadığına bakacağız. Ceren'in köydeki ilk saatlerini tek bir gece sahnesinde toplayacağız. Ceren'in amacını bir bagajın içinde göstereceğiz. Nüzhet'in ertelemesini panoda yukarı taşıyacağız. Son olarak gençlik sahnesindeki bir yakın planın filme yanlış bir tür vaat ettiğini göreceğiz. Akşamın sonunda ilk sekans kısalmış olacak, ama hiçbir bilgisini yitirmemiş olacak. Bütün kararlar birer deneme. Filmler bir mısır tarlasından, bir otel küvetinden, bir yataktan, bir başpiskoposun odasından ve yıkılmış bir kentten gelecek.

Sıfır noktası

Taslağın ilk sayfaları yazarın kendi girişidir. Yazar o sayfalarda dünyayı tanır, kişileri yürütür, sesleri dener. Ceren'i otoyolda konuşturmak Burcu'ya Ceren'i tanıttı. Fotoğraflara bakan bir sahne Burcu'ya evi gösterdi. Bu sayfalar yazarın işine yaradı. Ama seyircinin işine yarayıp yaramadığı başka bir soru.

Yeniden yazımda yazar artık sonu biliyor. Taslağın bütünü önünde duruyor. Hangi bilginin nerede gerekeceğini, hangi kişinin nerede değişeceğini görebiliyor. Başlangıç bu yüzden en çok yeniden yazılan yerdir. İlk taslakta yolu bulmak için yazılmıştı. Şimdi seyirci için kurulacak.

Bu kurulumun birkaç ayrı işi var. Hikâyeye daha geç girmek, ilk sayfanın merakını sağlamlaştırmak, ön bilgileri sıkıştırmak. Kişinin planını bozan olayı öne almak, ne istediğini görünür kılmak. Gereksiz geçmişi atmak, filmin türünü ilk dakikalarda doğru söylemek. Bu işler birbirine bağlı. Bir sahne çıkınca bir bilgi boşa düşer. O bilgi başka bir sahneye taşınınca o sahne de değişir.

Bir şart daha var. Başlangıç, filmin sorduğu soruyu kurar. Burcu bu turda o soruyu yeniden düşündü ve kartını panonun tepesine iğneledi. İlk sekansın her kartı artık o kartın altında okunuyor. Soru değiştiyse başlangıç da değişir.

Burcu'nun ilk sekansı taslakta işini görüyordu. Seyirci kişileri tanıyor, köyü görüyor, Ceren'in neden geldiğini anlıyordu. Sorun bilgide değil, sırada ve hızda. Seyirci her şeyi öğreniyor, ama çoğunu bir çatışmanın dışında öğreniyor. Ceren'in planı ancak üçüncü günün sonunda bir dirence çarpıyor. O güne dek film bekliyor.

Bekleyen bir film seyirciye ne yapacağını söylemez. Seyirci yalnız izler, ama neye dikkat edeceğini bilmez. Bir kişi bir şey istediğinde ve o istek bir engele çarptığında dikkat bir yön bulur. Başlangıcın asıl işi bu yönü erkenden vermek. Bilgi de ancak o yönün içinde akarsa akılda kalır.

Yeniden kurmak baştan yazmak demek değil. Burcu'nun sahnelerinin çoğu zaten yazılı. Bir kısmı kesilecek, bir kısmı taşınacak, birkaçı birleşecek. Yeni yazılacak satır az. Asıl iş sırayı ve vurguyu değiştirmek. Bu yüzden Burcu kartlarla çalışıyor, sayfalarla değil. Kartlar taşınır, sayfalar ancak sıra oturunca yeniden yazılır.

Mekanizma

Ceren yokuşta başlıyor

Taslakta Ceren'in hattı otoyolda açılıyor. Gündüz, uzun bir yol, telefon konuşması, köyün tabelası. Burcu kartı panodan indirip bir soru soruyor: Ceren'in ilk sürtünmesi nerede?

Otoyolda hiçbir şey Ceren'e direnmiyor. İlk direnç köyde. Burcu yeni bir kart yazıyor. Ceren köye gece varıyor. Farları yokuşta, yağhaneden yukarı yürüyen yaşlı bir kadını buluyor. Büyükannesi o saatte kilitli bir kapının önünden dönüyor.

Kırpma yalnız bir sahneyi götürmüyor. Ceren'i bir gün erkene, ilk karta yaklaştırıyor. Nüzhet'in gecesi ile Ceren'in gecesi aynı yokuşta birleşiyor. Selim bir şeyi daha yakalıyor. Eski sırada bir motor susunca taşın uğultusu başlıyordu. Şimdi uğultu incelip yokuşu tırmanan bir motora dönüşebilir. Eski geçiş notu ters çevrilince yeni sırada da işe yarıyor.

Burcu bir an filmi de farlarla açmayı düşünüyor. Sonra vazgeçiyor. Kapı sahnesinde Nüzhet yalnız, kimse onu izlemiyor. O ritüeli seyirci Ceren'den önce görmeli.

Telefondaki cümleler

Otoyol gidince telefon konuşması da gidiyor. Burcu kartın arkasındaki satırları tek tek ele alıyor.

Büyükannenin yalnız yaşaması geçiyor, ama söze gerek yok. Yokuşta tek başına yürüyen kadın bunu gösteriyor. Satış da geçiyor, çünkü açılıştaki yeni kilit onu çoktan söyledi. Bir haftalık izin ve kentteki oda süzgeçte kalıyor. Seyirci onlara ancak orta bölümde ihtiyaç duyacak. Fotoğraf duvarı ve akşam yemeğindeki eski hasat anıları da kalıyor. Gençlik hattı o geçmişi zaten perdede yaşatıyor.

Burcu kalanları atmıyor. Her birinin yanına bir sahne adı yazıyor. Kentteki oda, Ceren'in Nüzhet'e ilk kez açıkça teklif ettiği sahneye gidiyor. İzin, işyerinden aradıkları bir sabaha. Bilgi kaybolmuyor, ihtiyaç duyulduğu yere taşınıyor.

İlk sorunun ömrü

Açılış bir soru sorduruyor: bu kadın kilitli kapının ardında neyi dinliyor? Gençlik sahnesi artık tebeşirin bulunduğu anda açılıyor. Cevap bir sayfa sonra geliyor: dönen taşın uğultusu.

Burcu kısa ömürden korkmuyor. Uğultu cevaplanınca yeni bir soru doğuyor: bu insanlara ne oldu? Bunun için tozun ortasındaki genç kızın kim olduğu anlaşılmalı. Tanımazsa yeni soru doğmadan sönüyor. Bu sınavı, romanı hiç duymamış bir arkadaşın, Ayça'nın okuması verecek.

Bir gecede toplananlar

Taslakta Ceren'in ilk günleri dağınık. Bir sahnede telefonu çekmiyor. Başka bir sahnede eve yerleşiyor. Bir başkasında büyükannesinin geceleri dışarı çıktığını duyuyor.

Burcu bunları yokuştaki gece sahnesine taşıyor. Ceren arabadan iniyor, telefonun ekranına bakıyor. Çekmiyor. Nüzhet o hafif sesiyle telefonların bu köyde yaşlandığını söylüyor. Ceren «Bu saatte ne işin var burada?» diye soruyor. Nüzhet cevap vermiyor, yokuşu çıkmaya devam ediyor. Tek sahne köyün kopukluğunu, filmin sesini ve Nüzhet'in gece ziyaretini birlikte kuruyor.

Bagajdaki kutular

Ceren'in amacı taslakta bir cümleyle söyleniyordu: büyükannesini kente götürmek. Söyleyen de otoyoldaki telefondu.

Evin önünde Ceren bagajı açıyor. Çantasının altında yassı katlanmış koli kartonları, bir rulo bant. Nüzhet kutulara bakıyor. Bir şey demiyor. Seyirci Ceren'in neden geldiğini bu bakıştan anlıyor. Kutular orta bölümde de Ceren'in elinde kalacak.

Erteleme yukarı çıkıyor

Kutular göründükten sonra film üç gün bekleyemez. Ceren'in planı çoktan masada.

Taslakta bu mesafe uzundu. Nüzhet'in ertelemesi köy gezilerinden, yemeklerden, dinlenen anılardan sonra geliyordu. Yeni sırada ertesi sabah geliyor. Ceren avluda ilk kutuyu bantlıyor. Makineler gelmeden toparlanacaklarını söylüyor. Nüzhet yıkımı görmek istediğini, sonrasını konuşabileceklerini söylüyor. İlk sekans bitiyor.

Emre itiraz ediyor. «Seyirci köyü tanımadan erteleme ağır gelmez mi?» Burcu panoya bakıyor. Seyirci köyü kapıda, gençlik gecesinde ve yokuşta gördü. Eksik kalan tek şey Ceren'in köyü gezmesi. O geziyi orta bölümde, Ceren'in yeni sorularıyla birlikte yapacak.

Yakın plandaki çakı

Gençlik sahnesinde Raşit bir çuvalın ipini çakısıyla kesip cebine atıyor. Bu, filmin sonuna bir kurulum. Taslakta kamera çakıya yaklaşıyor ve orada kalıyordu.

Yakın plan bir ipucu der. İpucu bir soruşturma vaat eder. YAĞHANE bir soruşturma değil. Burcu hareketi sahnede bırakıyor, yakın planı siliyor. Çakı geniş çerçevede, işin akışı içinde kesip kayboluyor. Raşit o sırada kız kardeşine «ustam» diye takılıyor. Sahnenin ağırlığı bıçağa değil, gülüşe düşüyor.

Sızıntı başka bir yerden de geliyordu. Taslağın ilk günlerinde yazılan Nüzhet sahneleri ağırdı. Kadın her cümlesinde bir yas tutuyordu. Telefonun yaşlandığı replik ise ancak sonra bulundu. Burcu o hafif sesi yokuşa taşıyınca ilk sekansın tonu da kayıyor. Film artık bir yas ya da bir soruşturma vaat etmiyor. Ağır bir olayın hafif bir sesle anlatılacağını vaat ediyor.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Sondan önce kurduğun başlangıcı deneme say. Burcu ilk sekansı finali yeniden kurmadan önce ele alıyor. Son değişirse başlangıcın da bir kısmı değişecek. Finalin kararı gelince ilk sekansı bir kez daha baştan oku.

Her kartın köşesine seyircinin bildiğini yaz. Köşesi taşan kart bilgi yığıyor demektir. Boş köşeli kart ise seyirciyi karanlıkta bırakıyor olabilir.

Kişinin ilk sürtünmesini bul. Yolculuk, hazırlık, yerleşme çoğu zaman yazarın ısınmasıdır. Kişiyi ilk direncin olduğu yerden başlat.

Pahalı sahneyi de süzgeçten geçir. Yazmak ya da çekmek zor olmuş bir sahne, sırf bu yüzden filmde kalmaz.

Geçmişi bir gözle değiştir. Seyircinin göreceği bir şeyi bir ses önden anlatıyorsa sesi sil. Yokuşta yürüyen yaşlı kadın, yalnızlık üstüne bir paragraftan çok şey söyler.

Bekleyen bilgiye bir adres ver. Süzgeçten geçemeyen bilgi çöpe gitmez. Ona ihtiyaç duyulacak sahnenin adını yanına yaz.

İlk sorunun ömrünü ölç. Açılışın sorusu kaç sayfa yaşıyor? Cevap geldiğinde yerine hangi soru geçiyor? İkinci soru yoksa kanca boşa gitmiştir.

Cevabı söyletme, duyur. Açılışın cevabını bir anlatıcıya verme. Bir ses, bir görüntü, bir hareket cevabı verirken yeni bir merak da açabilir.

Dağınık kurulumu bir çatışmaya topla. Ayrı sahnelerde verilen kurulumları, kişinin bir şey istediği tek bir sahnede birleştir.

Amacı bir nesneye yükle. Kişi ne istediğini söylemeden önce elinde ne taşıyor? Nesne doğruysa replik gereksizleşir.

Nesneyi ilk gördüğü yüzle tart. Amaç nesnesi en çok, karşıdaki kişinin ona baktığı anda çalışır. Nüzhet'in kutulara bakışı Ceren'in planına ilk cevaptır.

Tetik mesafesini sahne sayısıyla ölç. İlk sayfadan planı bozan olaya kadar sahneleri say. Mesafe kısalınca hangi sahnenin işsiz kaldığına bak.

Tetiği öne alırken yazmaktan önce taşı. Çoğu zaman olay yazılmıştır, yalnız yanlış yerde durur. Önce kartı taşı, sonra sahneyi yeni komşularına göre oku.

Yakın planları tek tek sorgula. Taslaktaki her yakın plan bir vaattir. Film o vaadi tutmayacaksa hareketi bırak, vurguyu sil.

Tür vaadini ilk taslağın en iyi repliğiyle sına. Taslakta kendiliğinden bulunan ses filmin gerçek tonudur. O ses ilk sayfalarda duyuluyorsa vaat doğrudur.

Açılışın sahibi olan sahneye dokunma. Burcu kapı sahnesini yerinde bıraktı. Film Ceren'in farlarıyla da açılabilirdi. Ama o zaman Nüzhet'in kimsenin izlemediği ritüeli kaybolurdu.

Değişikliği yüksek sesle oku. Yeni sırayı baştan sona sesli oku. Kulağın, kâğıdın atladığı boşlukları yakalar.

Kırpılan hattın kalan izlerine bak. Bir sahne kesilince ona bağlı bir ses notu, bir geçiş, bir replik ortada kalır. Bazen o iz ters çevrilip yeni sıraya hizmet eder. Uğultunun bir motor sesine incelmesi böyle bulundu.

İki hattın buluşmasını erkene çek. Paralel iki hat ilk sekansta ne kadar geç kesişirse seyirci o kadar uzun iki ayrı film izler. Yokuştaki farlar iki geceyi aynı ana bağlıyor.

Kısalan başlangıcı bilgi listesiyle sına. Kırpma bitince eski ve yeni sekansta seyircinin öğrendiklerini alt alta yaz. Kaybolan bir satır varsa ona bir sahne bul. Bulamıyorsan o satır zaten gerekli değildi.

Ritmi değil, dikkati hızlandır. Kısalan başlangıç acele hissi vermemeli. Sahneler kendi temposunda akabilir. Değişen, seyircinin dikkatinin ne kadar erken bir yön bulduğu.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Seyirci önce kişiyi tanımalı, sonra çatışma başlamalı."
Doğrusu

Seyirci kişiyi en iyi bir dirence çarptığında tanır. Ceren'i otoyolda değil, farlarının yakaladığı yokuşta tanıyoruz.

Yaygın yanlış"Bilgi ne kadar erken verilirse seyirci o kadar rahat eder."
Doğrusu

Erken bilgi rahatlatmaz, merakı söndürür. Dark City'nin sinema sürümündeki anlatım sırrı ilk dakikada verdi.

Yaygın yanlış"İlk sahnenin sorusu filmin sonuna kadar yaşamalı."
Doğrusu

İlk soru kısa ömürlü olabilir. Yeter ki yerine daha büyük bir soru geçsin.

Yaygın yanlış"Kurulum sıkıştırılınca film aceleye gelir."
Doğrusu

Sıkıştırma hızlandırmaz, toplar. Le Mépris bir çiftin başlangıç hâlini bir yatak sahnesinde kuruyor ve film yavaş akmaya devam ediyor.

Yaygın yanlış"Kişinin amacı bir replikle açıkça söylenmeli."
Doğrusu

Amaç bir nesneyle de görünür. Bagajdaki koli kartonları Ceren'in planını o daha konuşmadan söylüyor.

Yaygın yanlış"Tetikleyici olayı öne almak için yeni bir olay yazmak gerekir."
Doğrusu

Çoğu zaman olay zaten yazılıdır. Coppola'nın yeni kurgusu var olan pazarlık sahnesini başa taşıdı.

Yaygın yanlış"Geçmişin anlatılmadığı yerde seyirci kaybolur."
Doğrusu

Seyirci geçmişi görerek de öğrenir. YAĞHANE'de eski hasatları anlatan yemek sahnesi çıktı, çünkü gençlik hattı onları perdede yaşatıyor.

Yaygın yanlış"Bir yakın plan yalnız görüntü kararıdır, senaristi ilgilendirmez."
Doğrusu

Sayfadaki yakın plan bir vurgu, vurgu da bir vaattir. Çakıya yaklaşan kamera filme bir soruşturma vaat ediyordu.

Yaygın yanlış"Başlangıç yeniden kurulurken ilk sahne de mutlaka değişir."
Doğrusu

Bazı açılışlar yerinde kalır. Burcu'nun kapısı kaldı, değişen ardından gelenlerdi.

Yaygın yanlış"Pahalıya mal olmuş sahne filmde kalmalı."
Doğrusu

Emek sahnenin değerini ölçmez. Superman Returns'ün Kripton yolculuğu çekildi ve yine de kurguda çıktı.

Yaygın yanlış"Yolculuk sahnesi kişinin değişimini gösterir, kesilemez."
Doğrusu

Kişi yolda değişmiyorsa yolculuk yalnız bir taşımadır. Ceren otoyolda hiçbir dirençle karşılaşmıyordu.

Yaygın yanlış"Hafif bir ses ağır bir konuyu küçültür."
Doğrusu

Hafiflik konuyu küçültmek zorunda değil. Telefonların yaşlandığını söyleyen replik yıkımı hafife almıyor. Seyircinin o ağırlığa yaklaşmasını kolaylaştırabiliyor.

Yaygın yanlış"Kırpılan bilgi filmden çıkmış demektir."
Doğrusu

Kırpılan bilginin çoğu yalnız yer değiştirir. Kentteki oda ve izin orta bölümde, kendi sahnelerinde bekliyor.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Başlangıç, yazarın girişi olarak yazılır, seyircinin girişi olarak yeniden kurulur.
  • Giriş kırpması kişiyi ilk sürtünmesinden önceki sayfalardan kurtarır.
  • Ön hikâye süzgeci her geçmiş bilgisine şimdi mi, sonra mı diye sorar.
  • Kanca ömrü kısa olabilir; yerine daha büyük bir soru geçmelidir.
  • Kurulum birleştirme dağınık bilgileri bir çatışmanın içinde toplar.
  • Amaç nesnesi kişinin istediğini o söylemeden gösterir.
  • Tetik mesafesi kısalınca öndeki sahneler bekleyiş değil hazırlık gibi okunur.
  • Tür sızıntısı çoğu zaman bir vurgudur; hareket kalır, vurgu silinir.
  • Kırpılan bilgi çoğu zaman yok olmaz, ihtiyaç duyulduğu sahneye taşınır.
  • Başlangıcı yeniden kurmak çoğunlukla sıra ve vurgu işidir; yeni yazılacak satır azdır.
  • Kendiliğinden bulunan ton ilk sayfalarda duyulursa tür vaadi doğru verilmiş olur.

Sonraki derse köprü

İlk sekans artık ertesi sabah bitiyor. Orta bölüm daha erken başlıyor ve önünde daha uzun bir yol var. Ceren'in kutuları ise orada da elinde. Taslakta Ceren üç ayrı sahnede kutu dolduruyor ve üçünde de aynı sessiz dirence çarpıyor. Seyirci üçüncüsünde neden sıkılıyor? Engel tekrar mı ediyor, yoksa Ceren yolda amacını mı yitiriyor? Sıradaki ders orta bölümü düzeltmeyi konuşuyor: tekrarlanan engel ile amaç kaybı arasındaki fark.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — mantar panoda sıralı kartlar; birinin köşesindeki el yazısı kartın arkasına taşıyor.
  • Giriş kırpması — bir otoyol kartı panodan sökülüyor; yerine farların aydınlattığı bir yokuş kartı iğneleniyor.
  • Ön hikâye süzgeci — telefon konuşmasının satırları bir süzgeçten dökülüyor; bir kısmı geçiyor, kalanlar adres etiketleriyle kenara diziliyor.
  • Kanca ömrü — kilitli bir kapının üstünde bir soru işareti beliriyor, sönerken yerinde daha büyük bir işaret yanıyor.
  • Kurulum birleştirme — dağınık küçük kartlar bir gece kartının içine kayıyor.
  • Amaç nesnesi — açılan bir bagajda yassı koli kartonları ve bir rulo bant; yaşlı bir kadının bakışı.
  • Tetik mesafesi — panonun aşağısındaki bir kart yukarı tırmanıyor; aradaki kartlar soluklaşıyor.
  • Tür sızıntısı — bir çakının yakın planı geri çekilip geniş bir hasat çerçevesine karışıyor.

Ritim

Ders, iğnelerin mantara girişiyle ve bir kalemin kart kenarında durmasıyla açılıyor. Giriş kırpmasında bir otoyol uğultusu birden kesiliyor, yerini bir arabanın yokuşta tırmanan motoru alıyor. Ön hikâye süzgecinde telefon sesi kopuk kopuk kayboluyor. Kanca ömrü bölümünde taşın derin uğultusu bir an yükselip inceliyor. Amaç nesnesinde bant rulosunun cırtlak sesi. Film kutularının altında alt planda uzak bir rüzgâr. Köprüde bir koli kartonu katlanıyor, ardından ikinci bir karton.