İçeriğe geç

Ders 16.1

Başkarakteri belirlemek

Senaryo Akademisi — Bölüm III, Modül 16

2.801 kelime13 film örneği≈ 13 dk okuma≈ 19 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Bir hikâyede herkes ayağa kalkabilir; metin tek bir isim söyler.
  2. İlgi çekicilik merkezlik değildir; merkezi fatura belirler.
  3. Başkarakter yazarın atadığı değil, yapının işaret ettiği kişidir.
  4. Yedi ölçüt vardır ve görünürlük bunların en zayıfıdır.
  5. Ağırlık sırası: son kararı veren, bedeli ödeyen, en çok değişen, amacı taşıyan.
  6. Bakış açısı merkezden ayrılabilir; bu bir kusur değil bir tekniktir.
  7. Tanık anlatıcının şartı, hesabın merkezdeki kişide kapanmasıdır.
  8. Dönüşümün adresi başkasıysa metnin gerçek merkezi de odur.
  9. Başkarakter ilk dörtte birde olayın içinde olmalıdır.
  10. Final kimin eylemiyle kapanıyorsa metin onundur.
  11. Merkezi dağıtmak bir karardır, kaydırmak bir kazadır; farkı tutarlılık gösterir.
  12. Merkez değişince olay örgüsü, sahne sırası ve final birlikte değişir.

Açılış sahnesi

Hastane koridoru. Gece. Beş kişi bekliyor.

Biri annesi, biri en yakın arkadaşı, biri iş ortağı, biri komşusu, biri de o gün tesadüfen orada olan bir tanıdık. Beşi de saatlerdir orada. Beşi de üzgün. Beşinin de anlatacak bir hikâyesi var.

Kapı açılıyor. Doktor çıkıyor ve soruyor: "Ailesi kim?"

Beşi birden ayağa kalkıyor.

Doktor tek bir isim söylüyor. Dördü oturuyor.

Bir hikâyede herkes ayağa kalkabilir. Doktor tek bir isim söyler.

Oturan dördü hikâyenin dışında değil. Hepsi orada, hepsinin derdi gerçek, hepsi bir şey kaybediyor. Yalnız hiçbiri o gece verilecek kararı vermiyor, hiçbiri sabaha kadar orada kalmıyor, hiçbiri o formu imzalamıyor.

Şimdi yazarın en sık yaptığı hataya gelelim.

Yazar çoğu zaman yanlış kişiyi ayakta bırakıyor. Sebebi de kötü niyet değil: ayakta kalan kişi en ilgi çekici olan, en çok konuşan ya da yazarın kendini en çok yakın hissettiği kişi oluyor.

Ama ilgi çekicilik merkezlik değil.

Merkezi belirleyen şey kimin daha renkli olduğu değil, faturanın kime kesildiği. Ve bu, bir tercih değil bir tespit — metin zaten birini seçmiş oluyor, yazarın işi onu doğru okumak.

Bu derste ne olacak

Bir metnin başkarakteri yazarın atadığı kişi değil, yapının işaret ettiği kişi. Bu ders o işareti okumayı öğretiyor. Önce yedi soruluk bir sınama kuracağız — görünürlükten bedele, kararlardan bakış açısına. Sonra soruların birbirine düşmesi hâlinde hangisinin ağır bastığına bakacağız, çünkü gerçek metinlerde yedisi aynı kişiyi göstermiyor. Ardından yanlış seçimin beş belirtisini geçeceğiz; hepsi taslakta, metin daha çekilmeden fark edilebiliyor ve hepsinin ölçüsü var. Örneklerde aynı soruyu takip edeceğiz: doktor hangi ismi söylüyor? Bazı metinlerde cevap tek, bazılarında bilerek çoğul — ikisini ayırmak da bu dersin işi.

Sıfır noktası

Bir karakteri yürüten motorun parçaları bellidir: istek, amaç, ihtiyaç, motivasyon, bedel, aciliyet, eylemlilik, karar.

Şimdi o motorun kime takılacağını soruyoruz. Soru sırası da tesadüf değil: merkezi baştan seçseydik, motoru henüz tanımadığımız bir kişiye göre kurmuş olurduk.

Soru gereksiz görünüyor ve değil. Çoğu yazar başkarakterini seçtiğini sanıyor; oysa metin yazıldıkça başka bir kişiyi merkeze itiyor ve yazar bunu fark etmiyor. Sonuç tanıdık: sahneler iyi, karakterler inandırıcı, metin bir türlü toparlanmıyor. Sebep genellikle merkezin kaymış olması. Ve kayma yavaş oluyor — bir sahnede ikinci bir karakter beklenmedik biçimde iyi çıkıyor, yazar ona bir sahne daha veriyor, sonra bir karar daha. Yirmi sayfa sonra metnin ağırlığı el değiştirmiş oluyor ve kimse tek bir yanlış hamle gösteremiyor.

İki yaygın karışıklığı baştan ayıralım. Başkarakter, seyircinin en çok sevdiği kişi değil. Sevgi bir sonuç, merkez bir yapı. Çok sevilen bir yardımcı karakter metnin merkezini değiştirmiyor; yalnız yazara merkezi yanlış okuma fırsatı veriyor.

İkinci yanlış anlama daha ince: başkarakter en çok görünen kişi de değil. Görünürlük yedi ölçütten yalnız biri ve en zayıfı. Bir metinde en çok görünen kişi çoğu zaman en çok konuşan kişidir; en çok konuşan kişi ise sıklıkla değişmeyen kişidir.

Ve bir de tür uyarısı: her metnin tek bir başkarakteri olmak zorunda değil. Topluluk anlatıları merkezi bilerek dağıtıyor. Ama dağıtmakla kaydırmak aynı şey değil — birincisi bir karar, ikincisi bir kaza.

Ayrımı görmenin bir yolu da var: bilerek dağıtan metin kimseye söz vermiyor, herkese eşit yer açıyor. Kaymış merkezli metin ise ilk sayfalarda bir kişiye söz veriyor ve o sözü başkasına ödetiyor. Seyirci sözü hatırlıyor, yazar unutuyor.

Mekanizma

Yedi soru

En çok kim görünüyor? En zayıf ölçüt ve ilk sorulan. Tek başına hiçbir şey söylemiyor, ama ötekilerden ayrıştığında bir uyarı veriyor.

Hikâyeyi kim başlatıyor? İlk hamleyi kimin yaptığı, metnin kime ait olduğunu erken söylüyor. Başlatan kişi başkarakter olmayabiliyor, ama başlatan kişi hiç yoksa metnin merkezi zaten belirsiz.

En çok kim değişiyor? Yedi ölçüt içinde en güvenilir ikinci sırada. Metnin başındaki hâliyle sonundaki hâli arasında en büyük mesafe kimde?

Ana amacı kim takip ediyor? Metnin merkez sorusu kimin peşinde koştuğu şeye bağlı? Bu soru olay örgüsünü doğrudan gösteriyor.

Son kararı kim veriyor? Doruk noktasında düğmeye basan kişi. Bu ölçüt neredeyse hiç yanılmıyor — final kimin elindeyse metin onundur.

Bakış açısını kim taşıyor? Bakış açısı, hikâyenin kimin bilgisiyle anlatıldığıdır. Burada dikkat gerekiyor — bakış açısı ile merkez ayrılabiliyor ve bu bir kusur değil, bir teknik. Bir metin, olan biteni bir tanığın gözünden anlatıp merkezini başkasına verebiliyor.

Sorular çeliştiğinde

Gerçek metinlerde yedi soru aynı kişiyi göstermiyor ve göstermek zorunda da değil. Önemli olan hangisinin ağır bastığını bilmek.

Ağırlık sırası şöyle: son kararı veren, en yüksek bedeli ödeyen, en çok değişen, ana amacı taşıyan. Bu dördü aynı kişiyi gösteriyorsa merkez sağlam; kalan üçü başka birini gösterse bile metin ayakta duruyor.

Dördü dağıldığında ise iki ihtimal var. Ya metin bir topluluk anlatısı ve bunu bilerek yapıyor, ya da merkez kaymış.

Yanlış seçimin beş belirtisi

Belirtiler taslakta görülebiliyor ve hepsi ölçülebilir.

Başka biri daha aktif. Sahne listesini çıkardığında hamlelerin çoğu ikinci bir karakterden geliyorsa merkez orada.

Önemli kararları başkaları veriyor. Başkarakterin işi kararları onaylamak ya da katlanmaksa, o kişi merkez değil taşıyıcı.

Finalde etkisiz kalıyor. Doruk noktasında karakter izliyorsa, orada olması yetmiyor. Final kimin eylemiyle kapanıyorsa metin onun.

Tematik dönüşüm başkasında. En ince belirti ve en çok atlananı; dönüşümün adresi başka bir kişiyse metin de aslında onun.

Beş belirtinin ortak özelliği şu: hiçbiri okurken rahatsızlık vermiyor. Metin akıcı okunuyor, sahneler işliyor ve yalnız son sayfada bir eksiklik hissi kalıyor. Bu yüzden belirtiler okumayla değil sayımla bulunuyor — sahne listesi, karar listesi, bedel listesi.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Yedi soruyu yaz, cevapları yan yana koy. Aynı isim yedi kez çıkıyorsa merkez sağlam. Dağılıyorsa hangi dördünde toplandığına bak — karar, bedel, değişim ve amaç.

Son kararı kimin verdiğine iki kez bak. Bu ölçüt neredeyse hiç yanılmıyor. Doruk noktasında düğmeye basan kişi metnin sahibi; başkasıysa merkezi yeniden düşün.

Bedeli takip et. Seyircinin duygusal olarak izlediği şey kimin kaybettiği. En yüksek bedeli ödeyen kişi ötekilerden ayrışıyorsa, metin sana kendi merkezini söylüyor demektir.

Görünürlüğe aldanma. En çok konuşan kişi genellikle en az değişen kişi. Ekran süresini bir ölçüt olarak kullanacaksan, en sona bırak.

Dönüşümün adresini ara. Metnin sonunda dünyaya bakışı değişen kişi kim? Cevap başkarakterin dışında biriyse, elindeki metin senin sandığın metin değil.

Geç katılımı erken düzelt. Başkarakter ilk dörtte birde olayın içinde olmalı. Değilse ya girişi öne çek ya merkezi değiştir; seyirci bir kez merkez kurduğunda geri almak çok pahalı.

Dağıtmakla kaydırmayı ayır. Topluluk anlatısında merkezsizlik bir karar ve metnin her yerinde tutarlı. Kaymış merkezde ise metin bir kişiye söz veriyor, başkasına ödetiyor. Farkı anlamanın yolu: vaadi kim aldı?

Bakış açısını merkezden ayırmayı bir teknik olarak kullan. Tanık anlatıcı meşru ve güçlü. Şartı tek: metnin sonunda hesap, tanıkta değil merkezdeki kişide kapanmalı.

İkinci adayı sil ve oku. Merkez adayların ikisi arasında sıkıştıysa, birini metinden çıkarıp geri kalanı oku. Metin ayakta duruyorsa çıkardığın kişi merkez değildi.

Finali merkezden yaz. Üçüncü perde kimin eylemiyle kapanıyorsa metin onun. Finali yazarken merkezi değiştirmek zorunda kalıyorsan, sorun finalde değil ikinci perdede.

Yardımcıları merkeze bağla. Her yan karakterin başkarakterle bir hesabı olmalı; olmayan karakter metnin merkezini seyreltiyor ve seyircinin dikkatini bölüyor. Hesabın büyük olması da gerekmiyor — bir borç, bir kırgınlık, bir beklenti yetiyor.

Merkezi bir kez seç, sonra savun. Yazarken ikinci bir karakter ilgi çekici hâle geldiğinde merkezi ona kaydırmak cazip geliyor. Cazibeye uymak yerine, o ilgiyi merkezdeki karakterin üstüne taşı — genellikle eksik olan onun bedelidir.

Vaadi ilk on sayfada ver. Seyirci merkezi erken kuruyor ve o kuruluşu bir söz olarak alıyor. Sözün nerede verildiğini bilmek, sonda hesabın nerede kapanacağını da belirliyor.

Merkez adaylarını bir tabloya yaz. İki ya da üç aday varsa yedi ölçütü satır, adayları sütun yap. Tablo doldurulduğunda karar tartışma olmaktan çıkıp sayıma dönüşüyor — ve sayım, yazarın kendi tercihinden daha güvenilir.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Başkarakter en çok görünen kişidir."
Doğrusu

Görünürlük yedi ölçütün en zayıfı. En çok görünen kişi çoğu zaman en çok konuşandır ve en az değişendir; merkez ise kararın ve bedelin olduğu yerdedir.

Yaygın yanlış"Başkarakter seyircinin en sevdiği kişidir."
Doğrusu

Sevgi bir sonuç, merkez bir yapı. Çok sevilen bir yan karakter metnin merkezini taşımıyor; yalnız yazarı yanıltıyor.

Yaygın yanlış"Bakış açısını taşıyan kişi başkarakterdir."
Doğrusu

Ayrılabiliyor ve ayrılması bir teknik. Tanık anlatıcı meşru; şart, hesabın merkezdeki kişide kapanması.

Yaygın yanlış"Topluluk anlatısında başkarakter yoktur."
Doğrusu

Yok değil, dağıtılmıştır ve bu bir karardır. Kaza sonucu merkezsiz kalan metinle bilerek dağıtan metin arasındaki fark, tutarlılıkta görülüyor.

Yaygın yanlış"Başkarakteri yazar seçer."
Doğrusu

Yazar başlangıçta seçiyor, sonra yapı düzeltiyor. Metin yazıldıkça merkez kayabiliyor; yazarın işi seçtiğini savunmak değil, yapının işaret ettiğini okumak.

Yaygın yanlış"Merkez son perdede netleşir."
Doğrusu

Netleşmesi gereken yer ilk dörtte bir. Seyirci merkezi erken kuruyor ve sonradan değiştirmek neredeyse hiç işe yaramıyor.

Yaygın yanlış"En çok acı çeken kişi başkarakterdir."
Doğrusu

Acı çekmek edilgen bir hâl; başa gelen şey merkez üretmiyor. Ölçüt acı değil bedel — yani karakterin kendi kararıyla ödediği şey. En çok acı çeken kişi çoğu zaman metnin en dokunaklı karakteri oluyor ve dokunaklılık da merkezlik değil.

Yaygın yanlış"İki başkarakter olmaz."
Doğrusu

Olabiliyor ve iyi örnekleri var. Şart, ikisinin de ölçüt taşıması ve metnin ikisine de eşit yer ayırması; biri ötekinin gölgesindeyse elimizde iki merkez değil, kaymış bir merkez var.

Yaygın yanlış"Merkezi değiştirmek küçük bir düzeltmedir."
Doğrusu

Merkez değişince olay örgüsü, sahne sırası ve final birlikte değişiyor. Bu yüzden teşhisi erken koymak, tedaviden çok daha ucuz.

Yaygın yanlış"Kalabalık bir metinde merkez zaten belirsizleşir."
Doğrusu

Kalabalık merkezi belirsizleştirmiyor, yalnız yazarın işini zorlaştırıyor. Onlarca karakteri olan metinlerde de yedi ölçüt tek bir kişiyi gösterebiliyor; belirsizlik kalabalıktan değil, ölçütlerin hiç sorulmamış olmasından geliyor.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  1. Bir hikâyede herkes ayağa kalkabilir; metin tek bir isim söyler.
  2. İlgi çekicilik merkezlik değildir; merkezi fatura belirler.
  3. Başkarakter yazarın atadığı değil, yapının işaret ettiği kişidir.
  4. Yedi ölçüt vardır ve görünürlük bunların en zayıfıdır.
  5. Ağırlık sırası: son kararı veren, bedeli ödeyen, en çok değişen, amacı taşıyan.
  6. Bakış açısı merkezden ayrılabilir; bu bir kusur değil bir tekniktir.
  7. Tanık anlatıcının şartı, hesabın merkezdeki kişide kapanmasıdır.
  8. Dönüşümün adresi başkasıysa metnin gerçek merkezi de odur.
  9. Başkarakter ilk dörtte birde olayın içinde olmalıdır.
  10. Final kimin eylemiyle kapanıyorsa metin onundur.
  11. Merkezi dağıtmak bir karardır, kaydırmak bir kazadır; farkı tutarlılık gösterir.
  12. Merkez değişince olay örgüsü, sahne sırası ve final birlikte değişir.

Sonraki derse köprü

Merkezi buldun. Doktor bir isim söyledi ve metin o ismin metni.

Ama merkezde durmak yetmiyor.

Bir karakter bütün ölçütleri taşıyıp yine de metni sürüklemeyebiliyor: kararları geç veriyor, hamleleri hep bir başkasının hamlesine cevap oluyor, olaylar üstünden akıp geçiyor. Ölçütler onu gösteriyor ve sayfa ilerlemiyor.

Sıradaki derste aktif ve pasif başkarakteri çalışacağız — ikisinin farkını, pasif merkezin ne zaman tercih olduğunu ve ne zaman kaza olduğunu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — bir koridor, beş oturan siluet. Kapı açılıyor, beşi birden kalkıyor. Sonra dördü oturuyor ve tek silueti ışık alıyor.
  • Oturanlar — dört siluet karanlıkta kalıyor ama kadrajdan çıkmıyorlar. Sahne boyunca oradalar.
  • Yedi soru — yedi kapı. Her kapıdan bir isim etiketi çıkıyor. Etiketler yan yana diziliyor.
  • Çoğunluk yanılgısı — en büyük ve en parlak etiket, ötekilerden ayrı duruyor ve terazide en hafif çıkıyor.
  • Ağırlık sırası — dört etiket öne geliyor, üçü geride kalıyor. Öndeki dördü aynı ismi taşıyorsa zemin sabitleniyor.
  • Kaymış merkez — iki isim etiketi. Biri yazarın elinde, biri zeminde duruyor. Zemindeki daha ağır.
  • Dönüşümün adresi — iki figür. Biri konuşuyor, öteki dinliyor. Sahne sonunda dinleyenin duruşu değişmiş oluyor.
  • Geç katılım — bir zaman çubuğu. Figür çubuğun dörtte birinden sonra beliriyor ve seyirci işareti başka bir figürde kalıyor.
  • Bakış açısı ile merkez — bir kamera ve bir figür. Kamera bir kişide, ağırlık başka bir kişide; ikisi arasında ince bir çizgi var ve çizgi kopmuyor.
  • Kapanış — tek siluet ayakta, ışık üstünde. Ama figür hareket etmiyor ve ışık beklemeye başlıyor.

Tekrar eden görsel motif

Ayakta duran siluet. Bölüm geçişlerinde arkasındaki oturan figürler bir bir kararıyor. Kilit özette yalnız bir siluet kalıyor; kapanışta ötekiler yeniden hafifçe beliriyor, çünkü hâlâ oradalar.

Ritim

  • Açılışta koridorun uğultusu duyulsun; kapı açıldığında kesilsin ve isim söylenirken hiç ses olmasın.
  • Dördü otururken tek tek sandalye sesi gelsin, dördüncüde ses biraz gecikip düşsün.
  • Yedi soru sıralanırken tempo eşit; altıncıda, bedel sorusunda, belirgin bir duraklama olsun.
  • Beş belirti okunurken ses giderek alçalsın; sonuncusu neredeyse fısıltı olsun.
  • Kapanışta ışığın altındaki figür anlatılırken ses sabit kalsın ve son cümleden sonra uğultu geri gelsin.