İçeriğe geç

Ders 16.6

Başkarakter ile hikâye dünyasının ilişkisi

Senaryo Akademisi — Bölüm III, Modül 16

2.801 kelime14 film örneği≈ 13 dk okuma≈ 19 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Bitki değişmedi, oda değişti; ilişkinin kendisi malzemedir.
  2. Karakter durgunsa dünyayı değil, karakterin dünyadaki konumunu değiştir.
  3. Konum bir kişilik özelliği değil, karakterle dünyanın ortak özelliğidir.
  4. Aynı dünyaya farklı konumda bir merkez koymak, başka bir film üretir.
  5. Ait merkez ekonomiktir ama metnin bir bozulmayla açılmasını gerektirir.
  6. Yeni gelene kendi isteği verilmezse merkez, rehbere dönüşür.
  7. Dışlanmış merkez en verimlisidir; şartı, sebebin görünür olmasıdır.
  8. Yöneten merkezin dünyası kendisinden büyük olmalıdır.
  9. Uzun metinde kaçış hedefi küçültülür: bir ülke değil bir oda.
  10. Onaylayan merkezde gerilim, seyircinin gördüğü ile karakterin görmediği arasındaki boşluktur.
  11. Konum ile tür eşleşmiyorsa metin doğru yazılmış ve yanlış hızda ilerler.
  12. Bir metnin taşıyabileceği konum sayısı ikidir; geçiş karakterin kendi kararlarından çıkmalıdır.

Açılış sahnesi

Biri eve bir saksı getiriyor. Başka bir iklimin bitkisi.

Bitki ölmüyor. Yaprakları yeşil kalıyor, kurumuyor, dökülmüyor. Ama büyümüyor da.

Ev sahibi bir şeyler deniyor. Pencereye yaklaştırıyor, olmuyor. Kaloriferden uzaklaştırıyor, olmuyor. Suyu artırıyor, azaltıyor, gübre alıyor. Bitki aynı bitki: yaşıyor ve durgun.

Bir gün tatile giderken saksıyı bir arkadaşına bırakıyor. O evde nem daha yüksek, ışık daha dolaylı.

İki hafta sonra bitki çiçek açıyor. Aynı toprak, aynı saksı, aynı bakım.

Bitki değişmedi. Oda değişti.

Şimdi bu benzetmenin senaryoya nasıl bağlandığına bakalım, çünkü ilk çıkarım yanlış olur.

Yanlış çıkarım şu: karakterin durgunsa dünyayı değiştir. Bunu yapan yazar karakter yazmayı bırakıp dekor değiştirmeye başlıyor ve metin her seferinde biraz daha boşalıyor.

Doğru çıkarım başka. Bitki ile oda arasındaki ilişki bir arıza değil, malzemenin kendisi. Aynı karakter kendisine uyan bir dünyada bir hikâye üretiyor, onu dışlayan bir dünyada bambaşka bir hikâye üretiyor. İkisi de geçerli.

Yazarın işi doğru odayı bulmak değil; hangi odada hangi hikâyenin çıkacağını bilmek. Ve bu bilgi bir sezgi değil, öğrenilebilir bir eşleştirme.

Bu derste ne olacak

Bir başkarakter dünyanın içinde durur ve nerede durduğu, metnin çatışmasını doğrudan belirler. Yedi konum var — dünyaya ait olmaktan onu göremeyene kadar — ve her biri farklı bir olay örgüsü çağırıyor. Önce konumları tek tek geçeceğiz. Sonra her konumun hangi türle eşleştiğine bakacağız, çünkü yanlış eşleşme metni sessizce zayıflatıyor. En sonda konum değişimi duracak: karakterin metin boyunca yer değiştirmesi, karakter arkı ile dünya ilişkisinin kesiştiği yer. On dört metinde tek bir şeye bakacağız: bu karakter dünyasının neresinde duruyor? Modül bu dersle kapandığı için kapanış, sıradaki dersi değil sıradaki modülü açıyor.

Sıfır noktası

Dünyanın karakter üzerindeki basıncını daha önce çalıştık: uyumsuzluk noktası, ödüllendirilen tip, ait olma bedeli.

O ders dünyanın tarafından bakıyordu. Bu ders karakterin tarafından bakıyor. İkisi birlikte aynı ilişkinin iki ayrı yüzünü tamamlıyor.

Fark önemsiz görünüyor ve değil. Dünya basıncı bir metnin özelliği; konum ise bir yazım kararı. Aynı dünyayı kurup merkezi farklı bir konuma yerleştirdiğinde ortaya bambaşka bir metin çıkıyor — olay örgüsü, tempo, hatta tür değişiyor.

Bunu görmenin en hızlı yolu bir deney. Bir hastane kur, kurallarını yaz, hiyerarşisini belirle. Sonra merkeze sırayla şunları koy: otuz yıllık başhekim, ilk günündeki asistan, kovulmuş bir hemşire, hastanede yatan biri. Dünya sabit ve dört ayrı film çıkıyor.

Bir uyarı da gerekiyor. Konum seçimi bir zevk meselesi değil, çünkü doğrudan çatışmanın kaynağını belirliyor. Dünyaya ait bir merkezle yazılan metinde çatışma dışarıdan gelmek zorunda; dışlanmış bir merkezle yazılan metinde çatışma zaten hazır. Yani konum, metnin ne kadar çabalayacağını da belirliyor.

Ve son olarak: yanlış konum, kötü yazımdan çok daha zor fark ediliyor. Sahneler iyi, karakter sağlam, dünya inandırıcı ve metin bir türlü ısınmıyor. Böyle durumlarda bakılacak ilk yer karakter değil, karakterin nerede durduğu.

Bunun bir sebebi de şu: konum, metnin hiçbir yerinde yazılı değil. İstek yazılıyor, bedel yazılıyor, kusur yazılıyor; konum ise sahnelerin arasından çıkıyor. Yazılmayan şeyi denetlemek de zor, o yüzden bu ders bir adlandırma dersi — adı konduğunda kontrol edilebilir hâle geliyor.

Mekanizma

Yedi konum

Dünyaya ait karakter. Kuralları biliyor, yerini biliyor, kimse ona bir şey açıklamak zorunda değil. Bu konumun avantajı ekonomi: dünya anlatılmıyor, yaşanıyor. Dezavantajı da bariz — çatışma dışarıdan gelmek zorunda, çünkü karakterle dünya arasında sürtünme yok. Bu yüzden ait merkezli metinler bir bozulmayla açılıyor.

Dünyaya yeni gelen karakter. Seyircinin gözü oluyor; kurallar ona açıklanırken seyirciye de açıklanıyor. En kullanışlı konum ve en çok yıpranmış olanı. Riski şu: yeni gelen karakter kolayca bir tur rehberine dönüşüyor ve ortaya kendi isteği olmayan bir merkez çıkıyor.

Dünyayı değiştirmek isteyen karakter. Kuralları biliyor, kabul etmiyor ve içeriden dönüştürmeye çalışıyor. Dışlanmıştan farkı seçim: dışlanmış karakter dışarıda bırakılıyor, değiştirmek isteyen kendi kalıyor. Bu konum uzun metinleri iyi taşıyor, çünkü her başarısızlık yeni bir yöntem doğuruyor.

Dünyadan kaçmak isteyen karakter. Değiştirmenin tersi: dünyayı olduğu gibi bırakıp çıkmak. Kısa metinlerde çok güçlü, uzun metinlerde zor — çünkü kaçış ya gerçekleşiyor ve metin bitiyor, ya gerçekleşmiyor ve tekrar başlıyor.

Konum ile tür

Dünyaya ait merkez polisiyeyi, meslek anlatısını ve aile dramını çağırıyor. Yeni gelen merkez fantastik, bilimkurgu ve öğrenme anlatısını çağırıyor. Dışlanmış merkez toplumsal dramı, yöneten merkez trajediyi ve siyasal anlatıyı, değiştirmek isteyen merkez tarihsel ve mücadele anlatısını çağırıyor. Kaçmak isteyen merkez gerilim ve yol filmini, onaylayan merkez ise hicvi ve kara dramı.

Yanlış eşleşmenin belirtisi de tanıdık: metin doğru yazılmış ve yanlış hızda ilerliyor. Dışlanmış bir merkezle yazılmış bir macera, sürekli duruyor; ait bir merkezle yazılmış bir keşif anlatısı, sürekli açıklama yapıyor.

Konumun değişmesi

En sık kullanılan geçişler bellidir. Yeni gelen, ait olana dönüşüyor. Ait olan, dışlanmış hâle geliyor. Dışlanmış, değiştirmek isteyene evriliyor. Yöneten, dünyasından atılıyor. Onaylayan, görmeye başlıyor.

Geçişin şartı da tek: yer değişimi karakterin kendi kararlarından çıkmalı. Dışarıdan gelen konum değişimi bir talihsizlik anlatısı üretiyor; karakterin kendi hamleleriyle geldiği yeni konum ise bir ark.

Ve son bir ölçü: bir metnin taşıyabileceği konum sayısı ikiyle sınırlı. Üç konumdan sonra seyirci karakterin dünyayla ilişkisini takip edemiyor ve metin bir durum değişikliği dizisine dönüşüyor.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Önce konumu seç, sonra sahneyi yaz. Karakterin dünyaya göre nerede durduğu, hangi sahnelerin mümkün olduğunu belirliyor. Konumu belirsiz bir merkezle yazılan sahneler sürekli yön değiştiriyor.

Aynı dünyayı dört konumla dene. Kurduğun dünyaya sırayla ait, yeni gelen, dışlanmış ve yöneten bir merkez koy. Dört ayrı film çıkıyor ve hangisinin senin metnin olduğunu bu deney söylüyor.

Ait merkezle açıyorsan bir bozulma yaz. Karakterle dünya arasında sürtünme yoksa çatışma dışarıdan gelmek zorunda. İlk on sayfada düzenin bozulduğu anı koy, yoksa metin ısınmıyor.

Yeni gelene kendi isteği ver. Kuralları öğrenmek bir istek değil bir süreç. İsteği olmayan yeni gelen, dünyayı gezdiren bir rehbere dönüşüyor ve merkez olmaktan çıkıyor.

Dışlanmışlığın sebebini göster. Sebep görünmediğinde konum bir mağduriyete iniyor. Sebebin haklı olması gerekmiyor; görünür olması gerekiyor.

Yöneten merkezin dünyasını ondan büyük yap. Kuralları koyan karakter kurallara da tabi olmalı. Bu çelişki yoksa gerilim yok, çünkü istediğini alan karakteri kimse merak etmiyor.

Kaçışı küçült. Uzun metinlerde kaçış hedefi bir ülke değil bir oda olmalı. Büyük kaçış ya gerçekleşiyor ve metin bitiyor, ya gerçekleşmiyor ve tekrarlıyor.

Onaylayan merkezde boşluğu koru. Seyirci görüyor, karakter görmüyor; bütün gerilim orada. Karakteri erken uyandırmak metnin motorunu söndürüyor.

Görmemenin bedelini yaz. Onaylayan merkez aptal olduğu için görmüyor değil; görmek ona pahalıya patlayacağı için görmüyor. O bedeli göster, konum inandırıcı olsun.

Konum–tür eşleşmesini kontrol et. Metin doğru yazılmış ve yanlış hızda ilerliyorsa, bakılacak yer konumla türün uyuşup uyuşmadığı.

Geçişi karakterin kararlarından çıkar. Dışarıdan gelen konum değişimi talihsizlik anlatısı üretiyor; karakterin kendi hamleleriyle vardığı yeni konum bir ark oluyor.

İkiden fazlasını taşıma. Üç konumdan sonra seyirci karakterin dünyayla ilişkisini takip edemiyor ve metin bir durum dizisine dönüşüyor.

Gelen ile gideni birlikte kullan. Bir metin hem yeni gelen hem kaçmak isteyen bir karakter taşıyabiliyor. İkisi dünyayı iki yönden açıklıyor ve hiçbir açıklama sahnesi gerektirmiyor.

Metin ısınmıyorsa önce konuma bak. Karakter sağlam, dünya inandırıcı ve hiçbir şey olmuyorsa sorun genellikle karakterde değil, karakterin nerede durduğunda.

Kalmayı da bir konum say. Kaçmayı reddetmek edilgenlik değil; bedeli olduğunda kaçmak kadar aktif bir tercih oluyor. Dünyanın dağıldığı yerde duran karakter, kaçan karakterden daha çok şey söyleyebiliyor.

Konumu yazma, sahneden çıkart. Konum metnin hiçbir yerinde yazılı değil; sahnelerin arasından okunuyor. Bir replikle ilan edilen konum, ilan edildiği anda konum olmaktan çıkıp bir bilgiye dönüşüyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Karakter durgunsa dünyayı değiştir."
Doğrusu

Bu, karakter yazmayı bırakıp dekor değiştirmek oluyor. Değiştirilecek şey dünya değil, karakterin dünyaya göre konumu; bunlar farklı işler.

Yaygın yanlış"Dünyaya ait merkez sıkıcıdır."
Doğrusu

Sıkıcı değil, ekonomik. Dünya anlatılmadan yaşanıyor ve bu büyük bir kazanç; karşılığında metnin bir bozulmayla açılması gerekiyor, o kadar.

Yaygın yanlış"Yeni gelen karakter en kolay seçimdir."
Doğrusu

En kullanışlı olanı, en kolayı değil. Kendi isteği verilmediğinde merkez olmaktan çıkıp rehbere dönüşüyor; izleyen de bir noktada kimin hikâyesini takip ettiğini sormaya başlıyor.

Yaygın yanlış"Dışlanmış merkez otomatik olarak dramatiktir."
Doğrusu

Sebebi görünmediğinde değil. Görünmeyen dışlanmışlık bir mağduriyet anlatısı üretiyor; sebep görünür olduğunda ise çatışma hazır geliyor.

Yaygın yanlış"Güçlü karakter merkez olamaz."
Doğrusu

Olabiliyor, yalnız dünyası ondan büyük olmalı. Kuralları koyan ve kurallara tabi olan karakter, en verimli çelişkilerden birini taşıyor.

Yaygın yanlış"Kaçmak isteyen karakter pasiftir."
Doğrusu

Kaçmak bir hedef ve peşinden gidilebiliyor. Pasif olan şey kaçmayı isteyip hiç denememek; deneyen karakter aktif, yalnız yönü ters.

Yaygın yanlış"Dünyanın yanlışlarını gören karakter daha derindir."
Doğrusu

Görmeyen karakter çoğu zaman daha zor yazılıyor ve daha çok şey söylüyor, çünkü aradaki boşluğu seyirci dolduruyor.

Yaygın yanlış"Konum, karakterin kişiliğidir."
Doğrusu

Değil, bir ilişkidir. Aynı karakter başka bir dünyada başka bir konumda duruyor; konum karakterin değil, karakterle dünyanın ortak özelliği.

Yaygın yanlış"Metin boyunca konum ne kadar çok değişirse karakter o kadar gelişir."
Doğrusu

Üç konumdan sonra ilişki takip edilemiyor. Gelişme konum sayısıyla değil, geçişin karakterin kendi kararlarından çıkmasıyla ölçülüyor.

Yaygın yanlış"Konum–tür eşleşmesi bir kuraldır."
Doğrusu

Bir eğilim. Uymayabilirsin; ama uymadığını bilerek yapman gerekiyor, çünkü metin sürekli akıntıya karşı kürek çekiyor ve bu bedelsiz olmuyor.

Yaygın yanlış"Kalmak, kaçmanın olmayışıdır."
Doğrusu

Değil; kendi başına bir konum. Dünyası dağılırken yerinde duran karakter bir tercihte bulunuyor; o tercihin bedeli, kaçışın bedelinden ağır olabiliyor.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  1. Bitki değişmedi, oda değişti; ilişkinin kendisi malzemedir.
  2. Karakter durgunsa dünyayı değil, karakterin dünyadaki konumunu değiştir.
  3. Konum bir kişilik özelliği değil, karakterle dünyanın ortak özelliğidir.
  4. Aynı dünyaya farklı konumda bir merkez koymak, başka bir film üretir.
  5. Ait merkez ekonomiktir ama metnin bir bozulmayla açılmasını gerektirir.
  6. Yeni gelene kendi isteği verilmezse merkez, rehbere dönüşür.
  7. Dışlanmış merkez en verimlisidir; şartı, sebebin görünür olmasıdır.
  8. Yöneten merkezin dünyası kendisinden büyük olmalıdır.
  9. Uzun metinde kaçış hedefi küçültülür: bir ülke değil bir oda.
  10. Onaylayan merkezde gerilim, seyircinin gördüğü ile karakterin görmediği arasındaki boşluktur.
  11. Konum ile tür eşleşmiyorsa metin doğru yazılmış ve yanlış hızda ilerler.
  12. Bir metnin taşıyabileceği konum sayısı ikidir; geçiş karakterin kendi kararlarından çıkmalıdır.

Sonraki derse köprü

Modül burada kapanıyor. Merkezi bulduk, taşıttık, tipini seçtik, bağını kurduk, gerektiğinde çoğalttık ve dünyaya yerleştirdik.

Elimizde artık bir metnin merkezinde durabilecek bir insan var.

Ve tam bu noktada eksik olan şey ortaya çıkıyor: karşısında kimse yok.

Şimdiye kadar çatışmayı hep merkezin kendi içinden ya da dünyanın basıncından ürettik. Ama çoğu metin bir de karşı taraf taşıyor — bir kişi, bir kurum, bir güç. Ve o karşı taraf iyi kurulmadığında merkez de küçülüyor, çünkü bir karakterin boyu ancak karşısındakiyle ölçülüyor.

Sıradaki modülde antagonisti ve karşı gücü çalışacağız.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — bir saksı, bir pencere kenarı. Mevsimler geçiyor, bitki hiç değişmiyor. Saksı başka bir odaya taşınıyor ve iki karede çiçek açıyor.
  • Yanlış çıkarım — aynı bitki, arka arkaya on ayrı odada. Odalar değişiyor, bitki hiç görünmüyor.
  • Yedi konum — bir daire ve içinde bir figür. Figür sırayla yedi yere geçiyor: merkezde, kenarda, dışarıda, tepede, duvara yaslanmış, kapıya dönük, sırtı dönük.
  • Dört merkezli deney — sabit bir mekân, dört ayrı figür. Aynı kadraj dört kez oynuyor ve her seferinde başka bir şey oluyor.
  • Dışlanmış merkez — figür dairenin hemen dışında duruyor ve içerideki herkesin ne yaptığını biliyor.
  • Yöneten merkez — figür dairenin tepesinde; dairenin çizgisi ondan da geçiyor.
  • Onaylayan merkez — figür bir yöne bakıyor, arkasında bir şey oluyor ve figür hiç dönmüyor. Kamera dönüyor.
  • Gelen ile giden — iki figür, iki ok. Biri daireye giriyor, öteki çıkıyor. İkisinin geçtiği yerde çizgi parlıyor.
  • Konum değişimi — bir figür daire içinden dışına geçiyor. Geçişi kendi adımı yapıyor; kimse itmiyor.
  • Kapanış — daire duruyor, figür ortada. Karşı tarafta ikinci bir figür beliriyor ve yüzü görünmüyor.

Tekrar eden görsel motif

Bir daire çizgisi. Bölüm geçişlerinde çizginin kalınlığı değişiyor: bazen bir sınır, bazen bir duvar, bazen ince bir iz. Kilit özette çizgi en net hâline geliyor; kapanışta ikiye ayrılıyor.

Ritim

  • Açılışta oda sesi sabit ve sıkıcı olsun; saksı taşındığında ses rengi değişsin, düzey aynı kalsın.
  • "Oda değişti" ifadesinden sonra iki vuruş sessizlik.
  • Yedi konum sayılırken her konumda ses biraz kaysın — konum değiştikçe akustik de değişsin.
  • Konum–tür eşleşmesi bölümü hızlı okunsun, liste hissi versin.
  • Modül kapanışında ses giderek çekilsin; ikinci figür belirdiğinde tek bir nefes duyulsun ve orada bitsin.