İçeriğe geç

Ders 43.4

Bakış açısı çekimleri

Senaryo Akademisi — Bölüm V, Modül 43

2.748 kelime5 film örneği≈ 12 dk okuma≈ 18 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Kimin baktığına karar vermek, seyircinin ne kadar bildiğine karar vermektir.
  • Bakış kısıtı ortak bir körlükten merak doğurur.
  • Seyirci önde olduğunda gerilim, geride olduğunda merak doğar.
  • Gözetleme bakışı seyirciyi suç ortağı yapar.
  • Ekran içi kamera hikâyenin içinden bir bakış taşır.
  • Buluntu görüntü seyirciyi bir tanığın bedenine yerleştirir.
  • Görsel güvenilmezlik seyircinin gözüne olan güvenini sınar.
  • Bilgiyi bir karakterin yokluğuna koymak, seyirciyi ondan önde tutar.
  • Üç sütun, bir sahnenin bilgi dağılımını görünür kılar.
  • Bakışın kendisi bir hikâye konusu olabilir.
  • Bakışın kuralı bir kez kurulduğunda ona sadık kalınır.
  • İstisnalar az ve belirgin olmalıdır.
  • Seyircinin nerede durduğu sahnenin duygusunu belirler.
  • Gözetleyeni izleyen seyirci, gözetlemenin ortağı olur.

Açılış sahnesi

Emre arabadaki not sahnesini okuyor. Murat arabaya biniyor. Motoru çalıştırmıyor. Cebinden katlanmış kâğıdı çıkarıyor. Açıyor. Okuyor.

Nermin Hanım okumayı kesiyor. Seyirci notu görüyor mu?

Görüyor, diyor Emre. Murat'ın omzunun üstünden. El yazısı, birkaç satır.

Kadir bu notu ne zaman görüyor?

Hiç görmüyor, diyor Emre. Not son gece Murat'ın ceketinden düşüyor. Kadir yerden alıyor. Ama açıp okuduğunu göstermiyorum.

Nermin Hanım bir süre susuyor. Sonra tahtaya üç sütun çiziyor. Murat ne biliyor. Kadir ne biliyor. Seyirci ne biliyor.

Arabada seyirci Murat'la eşit, diyor. İkisi de notu okudu. Kadir ise geride. Not yerden düştüğünde seyirci Kadir'den önde. Kadir'in elinde ne tuttuğunu biliyoruz, o bilmiyor. Bu bir kamera kararı. Notu Murat'ın omzunun üstünden göstermeseydin, seyirci de Kadir kadar az bilirdi.

Emre sütunlara bakıyor. Kamera kimin omzunun üstünde duruyorsa, seyirci onun kadar biliyor, diyor.

Ve kimin omzunun üstünde durmuyorsa, onun bilmediğini seyirci de bilmeyebilir, diyor Nermin Hanım.

Bakış açısı çekimi, seyircinin bir karakterin gözünü, omzunu ya da elindeki kamerayı paylaşmasıdır; kimin baktığına karar vermek, seyircinin ne kadar bildiğine karar vermektir.

Bu derste ne olacak

Bu derste bakış açısı çekimlerinin bilgi dağılımını nasıl kurduğunu inceleyeceğiz. Bir sahnede üç ayrı görme alanını birbirinden ayıracağız: karakterinki, onun kör kaldığı yer ve seyircininki. Öznel kamerayı, gözetlemeyi ve hikâyenin içindeki kameraları konuşacağız: güvenlik kamerası, telefon kamerası, ekran kaydı ve buluntu görüntü. Sonra bilgi ile bakış açısı arasındaki bağa geçeceğiz. Seyircinin karakterden önde, onunla eşit ya da onun gerisinde olması bir kamera kararıyla nasıl kurulur? Görsel güvenilmezliğe de bakacağız. Nöbet'in not sahnesini bu gözle okuyacağız. Beş film bakışı bir hikâye aracına çeviriyor. Dersin sonunda her önemli anda kimin gözüyle baktığına bilerek karar verebileceksin.

Sıfır noktası

Sözlükte bakış açısını tanımıştık: hikâyenin kimin bilgisiyle anlatıldığı. İzleyici karakterden fazlasını mı biliyor, azını mı, aynısını mı? Fazlası gerilim, azı merak, aynısı özdeşlik üretir. Bu ders o sözlük maddesini kameranın diline çeviriyor. Soru artık "kimin bilgisi" değil, "kimin gözü".

Bir sahnenin bakış açısı, kameranın nerede durduğuyla kurulur. Kamera bir karakterin omzunun üstündeyse, seyirci onun gördüğünü görür. Kamera karakterin yüzüne bakıyorsa, seyirci onun tepkisini görür ama baktığı şeyi göremeyebilir. Kamera iki karakterin dışında, bir tanık gibi duruyorsa, seyirci ikisini birden görür ve ikisinden de fazlasını bilebilir.

Senarist bu kararları kamera komutuyla değil, sahnenin kuruluşuyla verir. Bir sahneyi bir karakterin algısına sınırlamak için, yalnızca onun gördüğü şeyleri yazar. Bir bilgiyi seyirciye vermek ama karaktere vermemek için, o bilgiyi karakterin yokken gerçekleşen bir ana koyar. Bilgiyi kimden saklayacağını seçmek, kimin gözünden bakacağını seçmektir.

Bugün bir de hikâyenin içindeki kameralar var. Telefonlar, güvenlik kameraları, bilgisayar ekranları, eski video kasetleri. Bunlar karakterlerin de görebildiği görüntüler. Bir karakter bir güvenlik kaydını izlediğinde, seyirci hem kaydı hem de izleyeni görür. Bu katmanlı bakış, bilgiyi yeni yollarla dağıtır.

Son olarak bakış güvenilmez olabilir. Bir karakterin gördüğü, gerçekte olan olmayabilir. Seyirci karakterin gözüyle baktığında, onun yanılgılarını da paylaşır. Görsel güvenilmezlik, bu paylaşımı bir sürprize çevirir.

Bütün bu araçların ortak bir sorusu var: seyirci hikâyede nerede duruyor? Bir karakterin omzunun üstünde mi, bir duvarın ardında mı, bir ekranın karşısında mı, yoksa her şeyi gören bir tanık olarak mı? Senarist bu soruyu her önemli sahnede yeniden sorar. Cevap sahnenin duygusunu belirler. Aynı olay, seyirci farklı bir yerde durduğunda bambaşka hissettirir. Bir kaza, kurbanın gözünden bir dehşet, tanığın gözünden bir şok, güvenlik kamerasından ise soğuk bir kayıttır.

Mekanizma

Kim görüyor, kim göremiyor

Karakterin gördüğü, seyircinin karakterle eşit olduğu andır. Murat notu okurken seyirci de okuyor. İkisi aynı anda, aynı bilgiyle kalıyor. Bu eşitlik bir özdeşlik kurar. Seyirci Murat'ın şaşkınlığını kendi şaşkınlığı gibi yaşar.

İlk gece Nöbet bir bakış kısıtıyla açılıyor. Kadir hastaneye geliyor ve seyirci onunla birlikte hiçbir şey bilmiyor. Babanın ne kadar kötü olduğunu, Murat'ın nerede olduğunu, neden yıllardır konuşmadıklarını. Kamera Kadir'in yanından ayrılmıyor. Seyirci onun öğrendiği kadar öğreniyor. Bu kısıt, açılışın merakını kuruyor.

Karakterin göremediği, seyircinin karakterden önde olduğu andır. Not son gece yerden alındığında Kadir onu okumuyor. Ama seyirci okudu. Kadir'in elinde ne tuttuğunu biliyoruz. Bu fark bir gerilim üretiyor. Seyirci Kadir'in notu açmasını mı, yoksa açmamasını mı istiyor, kendisi de emin değil.

Seyircinin karakterin gerisinde kalması ise daha nadir ama güçlü bir araçtır. Kadir çekmeceyi açtığında fotoğrafa uzun uzun bakıyor. Seyirci fotoğrafın ön yüzünü görmüyor. Kadir'in yüzünü görüyor. Kadir bir şey anlıyor, seyirci henüz anlamıyor. Bir sonraki planda fotoğraf görünüyor. Seyirci, Kadir'in birkaç saniye önce bildiğini o zaman öğreniyor.

Bakışın türleri

Öznel kamera, karakterin gözünün yerine geçer. Bir önceki dersten biliyoruz. Seyirciyi bir algıya hapseder. Ama karakterin yüzünü göstermediği için, onun duygusunu okumak zorlaşır.

Kantinin camının ardından Kadir'in Murat'a bakması bir gözetleme bakışı. Murat masada, telefonunda bir şeye bakıyor. Kadir kapının dışında, onu izliyor. Murat bilmiyor. Seyirci Kadir'le birlikte izliyor ve bir an onun suç ortağı oluyor. Kardeşini gözetlemek, ona yaklaşmadan önce onu tanımaya çalışmak. Gözetleme bakışı bir merak ve bir mesafe taşıyor.

Güvenlik kamerası soğuk, sabit ve yukarıdan bakar. Kimsenin gözü değildir, bu yüzden tarafsız görünür. Telefon kamerası ise bir elin içindedir. Titrer, yaklaşır, uzaklaşır. Birinin gözüdür ve o kişinin heyecanını taşır. Ekran kaydı bir bilgisayarın içini gösterir: açılan pencereler, yazılıp silinen mesajlar. Her biri bir karakterin dünyaya nasıl baktığına dair bir bilgi taşır.

Nöbet'te ekran içi bir kamera yok. Ama bir ekran var: Murat'ın telefonu. Son gece Kadir'in telefonuna düşen mesaj, seyirciye bir ekran olarak gösterilebilir. Mesaj yazılıyor, siliniyor, yeniden yazılıyor. Bu küçük ekran kaydı, Murat'ın o geceki tereddüdünü onu hiç göstermeden anlatabilir.

Bakış güvenilmez olduğunda

Nöbet'in tek öznel anı bir görsel güvenilmezlik anı. Baba bir gece Kadir'e bakıyor ve onu kardeşinin adıyla çağırıyor. O bir an için seyirci de belirsizlik yaşıyor. Baba kimi görüyor? Karşısındaki oğlunu mu, yoksa zihnindeki başka birini mi? Kısa bir an için görüntü babanın algısına kayabilir: odanın ışığı değişir, Kadir'in yüzü bulanıklaşır. Sonra her şey yerine oturur. Bu kısa an, babanın zihnindeki geçmişi görünür kılıyor.

Filmlerden okuma

Beş filme birlikte bakınca bakışın kendisinin bir hikâye konusu olabileceği görülüyor. Röntgenci'de bakmak bir şiddet. Seks, Yalanlar ve Video Bant'ta bakmak bir mesafe ve sonra bir itiraf. Cloverfield'da bakmak bir tanıklık ve bir kayıp. Sahne Korkusu'nda bakmak bir aldanış. Searching'de bakmak bir arayış. Kimin, neyle ve nasıl baktığı, filmin anlamını belirliyor.

Nöbet'in bakış kararları daha sessiz, ama aynı soruyu soruyor. Seyirci notu Murat'la birlikte okuyor ve böylece Kadir'den önde kalıyor. Seyirci fotoğrafı Kadir'den bir an sonra görüyor ve böylece onun gerisinde kalıyor. Seyirci babanın tek öznel anında babanın zihnine kısa bir süre giriyor. Her karar, seyircinin hikâyedeki yerini belirliyor.

Bu filmlerden bir yöntem de çıkıyor: bakışın kuralı bir kez kurulduğunda, ona sadık kalmak gerekir. Cloverfield tek bir kameranın göremediği hiçbir şeyi göstermiyor. Bu sadakat, filmin inandırıcılığını taşıyor. Searching ekranın dışına neredeyse hiç çıkmıyor. Sahne Korkusu ise kendi kuralını bilerek bozuyor ve bu bozma, seyircide kalıcı bir rahatsızlık bırakıyor. Kuralı bozmak mümkün, ama bedeli ağır. Senarist bu bedeli ödemeye hazır olduğunda kuralı bozmalı. Nöbet'in kuralı daha gevşek: kamera çoğu zaman Kadir'in yanında, ama Murat'ın arabasına ve babanın tek öznel anına izin veriyor. Bu istisnalar az ve belirgin olduğu için kural sarsılmıyor.

Bir de bakışın ahlakı var. Röntgenci ve Seks, Yalanlar ve Video Bant seyirciye şunu soruyor: bakmak masum mu? Kamera her zaman birinin mahremiyetine giriyor. Seyirci bu girişin bir parçası. Senarist bir karakteri gözetlerken seyirciyi de gözetleyen yapar. Bu durum bir rahatsızlık doğurabilir ve bu rahatsızlık bilinçli kullanıldığında hikâyenin en güçlü katmanlarından biri olur. Nöbet'te Kadir'in camın ardından Murat'ı izlemesi küçük bir örnek: sevgiyle karışık bir gözetleme. Seyirci izlemenin hem yakınlığını hem de mesafesini hissediyor.

Usta katmanı

Üç sütun tut. Önemli bir sahne için üç sütun çiz: karakter ne biliyor, öteki karakter ne biliyor, seyirci ne biliyor. Sahnenin gerilimi bu sütunlar arasındaki farktan doğar.

Bakışın sahibini sahne başında seç. Her önemli sahnenin başında kendine sor: bu sahneyi kimin gözünden görüyoruz? Cevap sahnenin ortasında değişiyorsa, bunu bilerek yap.

Kısıtla merak kur. Seyirciyi bir karakterin algısına kısıtlamak istiyorsan, yalnızca onun gördüğü ve duyduğu şeyleri yaz. Onun yokken olan hiçbir şeyi gösterme.

Bilgiyi karakterin yokluğuna koy. Seyirciyi bir karakterden önde tutmak istiyorsan, bilgiyi onun bulunmadığı bir sahnede ver. Not arabada okunuyor, Kadir orada değil.

Geride kalmayı kısa tut. Seyirciyi bir karakterin gerisinde bırakmak güçlüdür ama sabır ister. Bunu birkaç saniyelik bir boşlukla sınırla. Uzarsa merak sıkıntıya döner.

Ekran içi kamerayı bir karakter gibi düşün. Bir güvenlik kamerası, bir telefon, bir ekran kaydı bir bakış taşır. Kimin elinde olduğu, ne kadar titrediği, neyi kaçırdığı bir bilgidir.

Gözetlemeyi bir ahlak sorusu olarak kullan. Bir karakter bir başkasını gizlice izliyorsa, seyirci de onunla izler. Bu suç ortaklığını bir rahatsızlığa ya da bir yakınlığa çevirebilirsin.

Görsel güvenilmezliği dürüstçe kur. Seyirciyi bir görüntüyle yanıltacaksan, bunun ipuçlarını bırak. Hiç ipucu yoksa, yanılgı bir hile gibi hissedilir.

Buluntu görüntünün kurallarına uy. Hikâyeyi bir karakterin kamerasından anlatıyorsan, o kameranın göremeyeceği hiçbir şeyi gösterme. Kural bozulursa, seyirci güvenini kaybeder.

Yüz ile bakılanı ayrı yaz. Bakan yüzü bir cümleye, bakılan nesneyi bir sonrakine koy. İkisini ayırmak, seyircinin hangisini önce gördüğünü belirler.

Ekranı bir sahne gibi yaz. Bir mesaj yazılıp siliniyorsa, bunu bir eylem gibi yaz. Ekrandaki tereddüt, bir yüzdeki tereddüt kadar dramatiktir.

Bakışın kuralını koru. Bir film bir kameranın, bir ekranın ya da bir karakterin gözüyle sınırlıysa, bu kurala sadık kal. İstisna koyacaksan, onu az ve belirgin tut.

Seyircinin nerede durduğunu sor. Her önemli sahnede kendine sor: seyirci şu an nerede? Bir omzun üstünde mi, bir camın ardında mı, her şeyi gören bir tanık olarak mı?

Bakmanın bedelini düşün. Bir karakter bir başkasını izlediğinde, seyirci de izler. Bu ortaklığın bir rahatsızlık mı, bir yakınlık mı doğuracağına karar ver.

Öznel anı kısa ve işaretli tut. Bir karakterin algısına kısa bir süre girmek istiyorsan, girişi ve çıkışı net işaretle. Seyirci nereden nereye geçtiğini bilmeli.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Kameranın nerede durduğu yönetmeni ilgilendirir."
Doğrusu

Kısmen. Ama seyircinin ne kadar bildiği bir hikâye kararıdır ve bu kararı senaryo verir.

Yaygın yanlış"Seyirci her zaman karakterle eşit bilmeli."
Doğrusu

Bilmemeli. Önde olmak gerilim, geride olmak merak üretir. Eşitlik yalnızca bir seçenektir.

Yaygın yanlış"Karakterin gözünden bakmak onunla bağ kurdurur."
Doğrusu

Garantisi yok. Karakterin yüzünü göremeyen seyirci, onun duygusundan uzaklaşabilir.

Yaygın yanlış"Güvenlik kamerası yalnızca suç filmleri içindir."
Doğrusu

Değildir. Soğuk, tarafsız bakışı bir aile dramına da bir yalnızlık ya da bir mesafe katabilir.

Yaygın yanlış"Buluntu görüntü ucuz bir türdür."
Doğrusu

Değildir. İyi kullanıldığında seyirciyi bir tanığın bedenine ve korkusuna yerleştirir.

Yaygın yanlış"Görüntü yalan söylemez."
Doğrusu

Söyleyebilir. Bir karakterin yanılgısı ya da yalanı, görüntüye taşındığında seyirciyi de yanıltır.

Yaygın yanlış"Ekran görüntüleri sinemada sıkıcıdır."
Doğrusu

Değildir. Bir mesajın yazılıp silinmesi bir yüz ifadesi kadar dramatik olabilir.

Yaygın yanlış"Gözetleme sahneleri yalnızca gerilim yaratır."
Doğrusu

Değildir. Bir karakterin bir başkasını gizlice izlemesi bir özlem, bir kıskançlık ya da bir sevgi de taşıyabilir.

Yaygın yanlış"Bakışın kuralı bozulursa kimse fark etmez."
Doğrusu

Fark eder. Bir kameranın göremeyeceği bir şeyi gösteren buluntu görüntü filmi, seyircinin güvenini hemen kaybeder.

Yaygın yanlış"Seyircinin karakterin gerisinde kalması onu sıkar."
Doğrusu

Kısa tutulursa sıkmaz. Birkaç saniyelik bir boşluk, seyirciyi karakterin yüzüne dikkatle bakmaya zorlar.

Yaygın yanlış"Seyirci yalnızca izler, sorumluluk taşımaz."
Doğrusu

Taşır. Bir karakterin gözetlediğini izleyen seyirci, o gözetlemenin ortağı olur. Bu ortaklık bilinçli kullanılabilir.

Yaygın yanlış"Telefon kamerası görüntüsü her zaman amatör görünür."
Doğrusu

Görünmek zorunda değil. Titreyen bir telefon görüntüsü bir aciliyet ve bir yakınlık taşır. Bu, bilinçli bir anlatım seçimidir.

Yaygın yanlış"Bir sahnede yalnızca bir bakış açısı olabilir."
Doğrusu

Olabilir de olmayabilir de. Bir sahne bir karakterin gözünden başlayıp bir tanığın gözüne geçebilir. Önemli olan geçişin seyirciye hissettirilmesi.

Yaygın yanlış"Bakış açısı bütün filmde sabit kalmalı."
Doğrusu

Kalmak zorunda değil. Bakış açısı sahneden sahneye değişebilir. Önemli olan değişimin bilinçli olması.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Kimin baktığına karar vermek, seyircinin ne kadar bildiğine karar vermektir.
  • Bakış kısıtı ortak bir körlükten merak doğurur.
  • Seyirci önde olduğunda gerilim, geride olduğunda merak doğar.
  • Gözetleme bakışı seyirciyi suç ortağı yapar.
  • Ekran içi kamera hikâyenin içinden bir bakış taşır.
  • Buluntu görüntü seyirciyi bir tanığın bedenine yerleştirir.
  • Görsel güvenilmezlik seyircinin gözüne olan güvenini sınar.
  • Bilgiyi bir karakterin yokluğuna koymak, seyirciyi ondan önde tutar.
  • Üç sütun, bir sahnenin bilgi dağılımını görünür kılar.
  • Bakışın kendisi bir hikâye konusu olabilir.
  • Bakışın kuralı bir kez kurulduğunda ona sadık kalınır.
  • İstisnalar az ve belirgin olmalıdır.
  • Seyircinin nerede durduğu sahnenin duygusunu belirler.
  • Gözetleyeni izleyen seyirci, gözetlemenin ortağı olur.

Sonraki derse köprü

Emre fotoğraf anını yeniden düşünüyor. Kadir fotoğrafa bakıyor, seyirci önce onun yüzünü görüyor. Sonra fotoğraf görünüyor. İki genç adam, köşede bir tarih. O an bir açığa çıkarma. Bir bilginin yüzü önce gizli, sonra görünür. Seyirci bir anda başka bir hikâye okumaya başlar. Seyircinin bir şeyi ilk kez gördüğü an. Sonraki ders görsel açığa çıkarmayı inceliyor: bir nesnenin görünmesi, bir karakterin kadraja girmesi ve seyircinin yanlış varsayımının düzeltilmesi.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — tahtada üç sütun: iki karakter ve seyirci; sütunlar arasında oklar.
  • Bakış kısıtı — bir figürün çevresindeki dünya karanlık, yalnızca baktığı yer aydınlık.
  • Gözetleme bakışı — bir cam kapının ardından masada oturan birini izleyen bir siluet.
  • Ekran içi kamera — bir telefon ekranında yazılıp silinen bir mesaj.
  • Buluntu görüntü — titreyen, kenarları kararmış bir el kamerası görüntüsü.
  • Görsel güvenilmezlik — bir yüz bulanıklaşıp başka bir yüze dönüşüyor, sonra geri geliyor.

Ritim

Ders üç sütunlu bir tahtayla açılıyor, bakışın türlerini tek tek gösteriyor ve kimin baktığına karar vermenin seyircinin ne bildiğine karar vermek olduğunu gösteriyor.