İçeriğe geç

Ders 93.2

Aynı fikir, beş tür

Senaryo Akademisi — Bölüm VII, Modül 93

2.254 kelime≈ 10 dk okuma≈ 15 dk seslendirmesıfırdan ileri

Ne yapacaksın

Bugün tek bir hikâye fikrini beş kez yeniden kuracaksın. Önce fikrin değişmeyen olgularını türsüz bir listeye dökeceksin: kim, nerede, ne oldu. Ardından aynı fikri beş ayrı türün diliyle baştan kuracaksın: dram, komedi, gerilim, korku, bilimkurgu. Her tür için aynı soru listesini dolduracaksın. Sorular hiç değişmeyecek, yalnız cevaplar değişecek. Böylece beş türü birbirine karşı okuyabileceksin.

Her türün sonunda bir konsept satırı yazacaksın. Bu satır, o türdeki hikâyeyi tek cümlede anlatır. Altına o türde neyi değiştirdiğini ve fikre neyi eklediğini not edeceksin. Değişen unsur bazen bir nesne olacak, bazen bir risk, bazen olayın nedeni.

İşin sonunda elinde beş konsept satırı, beş sütunlu bir tablo ve bir sayım olacak. Sayım sana her türün fikirden ne istediğini gösterecek. Bir türde hiçbir şey eklemeden ilerledin mi? Yoksa yeni bir kişi, yeni bir nesne, yeni bir kural mı gerekti? Hangi türü seçeceğine bugün karar vermeyeceksin. Yalnız her kapının ardında ne durduğunu göreceksin.

Neden bu alıştırma

Bir fikir yazarın aklına çoğu zaman bir türle birlikte gelir. Yazar o türü fikrin kendisi sanır. Komedi gibi doğan bir fikrin dram tarafını görmez. Korku gibi doğan bir fikrin içindeki yalnızlığı duymaz. Beş türde yeniden kurmak bu yapışıklığı söker. Olaylar yerinde kalırken izleyicinin beklediği şey değişir. Fikrin hangi parçası türe, hangi parçası fikre ait, ancak o zaman ayrılır.

Aynı soru listesi bu yüzden şart. Her türü kendi sorularıyla doldurursan elinde birbirine bağlanmayan beş alıştırma kalır. Karşılaştıracak bir şey kalmaz. Sorular sabit kalınca cevaplar yan yana okunur. Risk satırında beş ayrı cevap görürsün. Bir sütunda can tehlikededir, birinde akıl, birinde gurur. O satır fikrinin ne kadar geniş olduğunu gösterir. Beş hücrede aynı riski yazıyorsan, türleri değil yalnız dekoru değiştiriyorsundur.

Sayım da bir ölçüdür. Bazı türler fikre hiçbir şey eklemeden oturur. Bazıları yeni bir kişi, bir nesne ya da bir dünya kuralı ister. Eklenen her olgu, o türün fikre dışarıdan getirdiği bir parçadır. Eklemelerin en az olduğu tür, fikrin içinde zaten yatan türdür. Sayı bir beğeniyi söylemez. Fikrin kendiliğinden nereye aktığını söyler.

En az ekleme isteyen türü seçmek zorunda da değilsin. Bir yazar zor kapıyı bilerek seçebilir. O zaman neyi eklediğini ve neden eklediğini bilerek yazar.

Hazırlık

Üzerinde çalıştığın ya da bir süredir aklında duran bir fikir seç. Fikir küçük olsun: tek bir olay, iki ya da üç kişi, tek bir mekân. Büyük bir fikir beş türde beş ayrı filme dağılır ve karşılaştırma kaybolur.

Bir kâğıda fikrin olgularını yaz. Yalnız kameranın görebileceği şeyleri yaz: yaşlar, meslekler, mekân, mevsim, saat, elde tutulan nesneler. Duygu, anlam ve ton yazma. Bu kâğıdın adı "sabit olgular" olsun.

İkinci bir kâğıda beş sütunlu bir tablo çiz. Sütun başlıkları türlerin adları. Satırlara birazdan gelecek soruları yazacaksın. Tablonun en altına iki satır daha aç: "konsept satırı" ve "eklenen olgular".

Yanına ayrı renkte bir kalem koy. Fikre eklediğin her olguyu o renkle yazacaksın. Sayımı sonunda göz bir bakışta yapacak.

Adımlar

Çözümlü örnek

Nermin Hanım dolaptan bir dosya çıkarıyor. Asansör kartları aylardır içinde duruyor. Kartlarda tek bir çekirdek olay var. Eskişehir'de eski bir apartman, kış gecesi bir elektrik kesintisi, iki kat arasında kalan bir kabin. İçeride birbirini tanımayan iki komşu. Şükran Hanım yetmişlerinde, otuz yıldır beşinci katta yalnız yaşıyor, elinde bir poşet. Barlas yirmilerinin sonunda, bir kargo deposunda gece vardiyasında çalışıyor, binaya yeni taşınmış. Atölye bu kabini birçok türe çevirmişti, ama hiçbirini aynı sorularla doldurmamıştı. Nermin Hanım kalemi Emre'ye uzatıyor. "Beş tür, aynı sorular."

Selim sabit olguları ayrı bir kâğıda geçiriyor. Elektrik bütün mahallede kesik. Kapıcı yok. Acil zil elektrikle çalışıyor, basınca ses çıkmıyor. Barlas'ın telefonunun şarjı az. Şükran Hanım'ın telefonu yukarıda, mutfak masasında. Kat göstergesi karanlık. Barlas'ın cebinde depodan kalma bir fener, kabinin arka duvarında bir ayna. "Poşetin içi hiçbir kartta yazılı değil," diyor Selim. "Ne koyarsan eklenen olgu sayılır."

Emre dramla başlıyor. Risk satırına Şükran Hanım'ın yalnızlığını yazıyor. Kimse onu bu gece aramayacak. Karşı güç, iki komşu arasında hiç kurulmamış bağ. Poşetten tamirciden yeni alınmış eski bir duvar saati çıkıyor. Doruk biçimi, kapı açılmadan önce söylenen tek cümle. Konsept satırı: "Kimsenin aramadığı yaşlı bir kadın, adını bilmediği komşusuna karanlık kabinde saatini neden tamir ettirdiğini anlatır." Eklenen olgu: saat. Emre tür vaadi satırına "sessiz bir yakınlaşma" yazıyor.

Komedide Burcu araya giriyor. Emre'nin ilk denemesinde gülünen şey Şükran Hanım'ın unutkanlığı. Burcu bu gülüşün yaşa dayandığını söylüyor. Yaş, Şükran Hanım'ın seçmediği bir özellik. Emre hedefi bir tavra taşıyor. Şükran Hanım'ın ciddi amacı kabinde bile apartman düzenini sürdürmek. Karanlıkta ilk sorusu aidat oluyor. Kör noktası, bu gecenin bir yönetim toplantısı olmadığını görmemesi. Risk satırına utanç giriyor. Barlas aidatı kime vereceğini bilmiyor, mesaj grubunda adı yok. Poşetten aidat makbuzu koçanı çıkıyor. Konsept satırı: "Kabinde mahsur kalan otuz yıllık sakin, yeni taşınan komşusunu sabaha kadar usulüne uygun bir apartman sakini yapmaya girişir." Eklenen olgu: koçan. Burcu tür vaadi satırını okuyor: kimse incinmeyecek, ama herkes biraz mahcup olacak.

Gerilimde saat zaten olguların içinde. Şarj azalıyor, soğuk içeri giriyor, kabinin durduğunu kimse bilmiyor. Karşı güç soğuk ve zaman. Emre ilk taslağa aşağıdan seslenen bir kapıcı yazıyor. Selim kâğıdı kaldırıyor. Kapıcı yok. Emre satırı siliyor ve yerine Şükran Hanım'ın beşinci kata seslenmesini koyuyor. Cevap gelmiyor. Poşet bu sütunda hiç açılmıyor. Zorunlu sahne, telefon kapanmadan önce dışarıya ulaşmanın son denemesi. Konsept satırı: "Şarjı azalan tek telefon ve sesi çıkmayan bir zille kabinde kalan iki yabancı, soğuk derinleşmeden dışarıya haber vermek zorundadır." Eklenen olgu yok.

Korkuda poşetten bir mum ile bir kibrit kutusu çıkıyor. Fener aynaya dönüyor. Risk Barlas'ın aklı: gördüğüne inanacak mı? Burcu kabinin en yerli korkusunu hatırlatıyor. Hayalet yerine karabasan: uyuklayan Şükran Hanım'ın göğsüne çöken ağırlık. Emre kaynağı açıklamıyor. Kenara "dünyevi mi, doğaüstü mü: açık" yazıyor. Konsept satırı: "Yaşlı komşusu uykuda göğsüne birinin oturduğunu söyleyince Barlas fenerini kabinin aynasına tutar ve iki yüzden fazlasını arar." Zorunlu sahne, fenerin aynaya ilk tutulduğu an. Eklenen olgular: mum ve kibrit.

Bilimkurgu sütunu boş. Kabin bu türde hiç denenmemiş. Emre önce kabine konuşan bir yardımcı program koyuyor. Selim listeyi gösteriyor: elektrik yok, zil bile susuyor. Konuşan kabin olguları bozuyor. Nermin Hanım soruyor: "Hangi eğilimi uzatıyorsun?" Emre kesintinin nedenine dönüyor. Bu sütun bir atölye denemesi. Yakın bir gelecekte mahallenin elektriğini bir yazılım paylaştırıyor. Kış gecesi yük artınca binaları bir öncelik sırasına diziyor. Sıra, binaya kayıtlı sakinlerin verisinden hesaplanıyor. Barlas binaya yeni taşındığı için henüz kayıtlı değil. Novum yalnız kesintinin nedenini değiştiriyor, hiçbir olguyu bozmuyor. Poşetten katlanmış bir itiraz dilekçesi çıkıyor. İnsanlık sorusu, bir gecenin değerini kimin hesapladığı. Bedeli, yazılımın saymadığı komşular ödüyor. Konsept satırı: "Elektriğin bir sıralama yazılımıyla dağıtıldığı yakın gelecekte, kabinde kalan iki komşu binalarının neden en sona konduğunu öğrenir." Eklenen olgular: yazılım, öncelik sırası, dilekçe.

Sayım tahtaya geçiyor. Gerilim sıfır ekleme istiyor. Dram ve komedi birer, korku iki, bilimkurgu üç. Risk satırında beş ayrı cevap var: yalnızlık, utanç, can, akıl ve görünmezlik. Emre konsept satırlarını alt alta okuyunca dramla gerilimin aynı damara dokunduğunu görüyor. İkisinde de kabinin durduğunu kimse bilmiyor. Damarın adını tablonun kenarına yazıyor: unutulmak. Nermin Hanım tabloyu dosyaya koyuyor. Seçim yapılmıyor. Kabinin sonu yine yazılmıyor.

Kendini değerlendir

Tabloyu bitirdiğinde kendine şu soruları sor.

Sabit olgular paragrafında bir sıfat ya da ton veren bir fiil kaldı mı? Kaldıysa o kelime beş sütunun hepsine aynı türü taşımış olabilir.

Beş sütunun her biri listedeki soruların hepsine cevap veriyor mu? Boş bir hücre varsa onu bilerek mi boş bıraktın?

Doruk satırında bir son yazdın mı, yoksa yalnız bir biçim mi? Son yazdıysan o hücre seçimi senin yerine yapmış olabilir.

Konsept satırlarının her biri otuz kelimenin altında mı? Türün adını kapatıp satırları birine okut. Hangi türü doğru tahmin etti, hangisinde yanıldı?

Eklenen her olgu renkli kalemle mi yazıldı? Sayım tablonun en altında duruyor mu?

Bozulan bir sabit olgu kaldı mı? Kaldıysa ya geri alındı ya da listeden çıkarılıp gerekçesi yazıldı mı?

Gerilim sütununda saatin üç anı yazılı mı? Her anda izleyicinin bildiği şey bir öncekinden farklı mı?

Komedi sütununda gülme hedefi bir tavır mı? Yoksa karakterin seçmediği bir özelliğe mi dayanıyor?

Bilimkurgu sütununda tek bir novum mu var? Onu silince insanlık sorusu da gidiyor mu?

Risk satırında beş ayrı cevap var mı? İki tür aynı riski taşıyorsa, aradaki fark hangi satırda görünüyor?

Yaygın tuzaklar

Yaygın yanlışOlguları bir türle birlikte yazmak.
Doğrusu

"Karanlık, ıssız bir apartman" dediğinde korku daha ilk satırda sütunlara sızar. Öbür dört tür ona karşı yazılır.

Yaygın yanlışSoruları türe göre değiştirmek.
Doğrusu

Komedi için başka, korku için başka sorular sorarsan cevaplar yan yana okunmaz. Karşılaştırma ortadan kalkar.

Yaygın yanlışHer türde olayı da değiştirmek.
Doğrusu

Asansör korkuda bir mahzene, komedide bir düğün salonuna dönerse elinde beş ayrı fikir olur. Değişen şey olayın ağırlığı olmalı.

Yaygın yanlışKonsept satırına türün adını koymak.
Doğrusu

"Bir korku hikâyesinde" diye başlayan satır türü söyler ama göstermez. Tür satırın fiilinden ve riskinden okunmalı.

Yaygın yanlışKomediyi karakterin seçmediği bir özelliğe kurmak.
Doğrusu

Yaşa, bedene, aksana gülen bir sütun ilk okumada çalışır gibi görünür. İkinci okumada izleyicinin bir kısmını dışarıda bırakır.

Yaygın yanlışKorkunun kaynağını hemen açıklamak.
Doğrusu

Açıklanan kaynak korkuyu çoğu zaman bir bilmeceye çevirir. Hiç düşünülmemiş bir kaynak da sütunu dağıtır. Kaynağı bil, ama sayfaya ne zaman çıkacağına ayrıca karar ver.

Yaygın yanlışBilimkurguyu aygıtla doldurmak.
Doğrusu

Kabine bir ekran, bir robot, bir ses koymak türü getirmez. Novum fikrin anlamını değiştirmiyorsa yalnız dekor değişmiştir.

Yaygın yanlışBir sütunu öbürünün üstüne yazmak.
Doğrusu

Gerilimi dramın kopyasına saat ekleyerek kurarsan iki sütun aynı riski taşır. Her sütunu sabit olgular kâğıdından yeniden başlat.

Yaygın yanlışDoruk satırına son yazmak.
Doğrusu

Sonu yazılan sütun ötekilerden daha bitmiş görünür ve seçim kendiliğinden ona kayar. Beş sütunda da yalnız biçim yaz.

Yaygın yanlışYeni olguyu sayımdan saklamak.
Doğrusu

Poşetin içi gibi küçük bir nesne de eklenmiş bir olgudur. Saymazsan tablo türlerin hepsini eşit gösterir.

Yaygın yanlışSayımı bir hüküm sanmak.
Doğrusu

En az ekleme isteyen tür fikrin eğilimini gösterir. Seçimi yine sen yaparsın, gerekçesini de sen yazarsın.

Varyasyonlar

Sonraki adım

Beş sütunda bazı parçalar sen çağırmadan geldi. Sönen ışık, aynaya tutulan fener, şarjı azalan telefon sayfaya kendiliğinden oturdu. Sıradaki birimde tek bir tür seçip bu tanıdık parçaların envanterini çıkaracaksın. Türün sık kullanılan yirmi kalıbını listeleyecek, her birinin izleyici için gördüğü işi yazacaksın. Sonra her kalıp için bir karar vereceksin. Kimi korunacak, kimi tersine dönecek, kiminin gerçek sonucu gösterilecek, kimi sayfadan tamamen çıkacak. Bugünkü korku sütunu o listeye ilk satırlarını verebilir.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.