Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Araştırmanın çoğu metne girmeyecek ve girmemesi gerekiyor — kullanılmaz, taşınır.
- Taşınan araştırma, yazmayacağın cümleleri belirleyerek çalışır.
- Araştırma senin için, metin izleyici için — dökmenin panzehiri bu cümle.
- Metne girecek ayrıntının ölçütü tek: bir sahneyi değiştiriyor mu?
- Karakter güvenilirliği, kişinin neyi söylemeye gerek duymadığında kurulur.
- Klişe çoğu zaman bir üslup kusuru değil bir bilgi kusurudur.
- Alan gözlemi, sormadığın soruların cevabını veren tek araştırma türüdür.
- Dönem araştırmasının zor kısmı nesneler değil kabullerdir.
- Gerçeklik duygusunun ölçütü doğruluk değil tutarlılıktır.
- Ne araştıracağını amaç belirler — ilk soru "ne öğrenmem lazım" değil, "bu bilgi hangi amaca hizmet edecek?"
- Bir alanı araştırmanın ilk çıktısı genellikle bir silme listesidir; yazmayı planladığın sahneler o alanı bilen biri için gülünç çıkar.
Açılış sahnesi
Bir dalgıç suya giriyor. Sırtında bir hava tüpü var.
Kırk dakikalık dalış yapacak ve tüpünde çok daha fazla hava taşıyor. Fazlasını kullanmayacak. Kullanmayacağını biliyor.
Peki neden taşıyor?
Çünkü havanın bitmesi bir aksaklık değil, bir son. Ve tüpte ne kadar kaldığını dalışın ortasında öğrenmek çok geç.
Taşıdığı havanın çoğunu kullanmayacak. Taşımadığında ise dalamıyor.
Araştırma da böyle. Yaptığın araştırmanın büyük kısmı metne girmeyecek — ve girmemesi gerekiyor. Ama yapılmadığında metin dalamıyor: yüzeyde kalıyor, sahneler genel oluyor, karakterler kendi hayatlarını bilmiyormuş gibi konuşuyor.
Yeni yazarların en sık sorduğu soru şu: "Bu kadar araştırma yaptım, hepsini nasıl kullanacağım?" Sorunun kendisi yanlış. Kullanmayacaksın. Taşıyacaksın.
Benzetmenin kırıldığı iki yeri baştan söyleyeyim.
Birincisi: tüpteki hava ölçülebilir. Bir göstergeye bakıyorsun ve kaç dakikan kaldığını görüyorsun. Araştırmada böyle bir gösterge yok — ne kadarının yeteceğini önceden bilemiyorsun. Bu yüzden araştırmanın bir bitiş ölçütü olması gerekiyor ve o ölçüt sonraki derste kurulacak.
İkincisi: dalgıç fazla hava taşıyabilir, yalnız ağırlaşır. Yazar fazla araştırma taşıdığında başka bir şey oluyor — onu metne dökme isteğine kapılıyor. Ve dökülen araştırma, hiç yapılmamış araştırmadan daha çok zarar veriyor.
Bu derste ne olacak
Önce araştırmanın dokuz amacını tek tek açacağız — çünkü "gerçekçi olsun" cevabı bunların yalnız birini karşılıyor ve diğer sekizini gizliyor. Sonra dokuz araştırma türünü ayıracağız ve her birinin ne zaman, hangi aşamada yapılacağını göreceğiz. Ardından dersin en pratik kısmına geleceğiz: yapılan araştırmanın ne kadarı metne girer, ne kadarı taşınır — ve girecek olanı seçmenin tek ölçütü nedir. En sonda en yaygın kusuru ele alacağız — araştırmayı metne dökmek. Bu kusurun sebebi bilgi eksikliği değil, tam tersi; ve panzehiri tek bir cümle olarak verilecek. On iki filmden örneklerle gideceğiz.
Sıfır noktası
"Neden araştırma yapıyorsun?" sorusuna verilen cevap genellikle tek: gerçekçi olsun diye.
Doğru ama eksik. Ve eksik olduğu için yazarları yanlış yere götürüyor — gerçekçilik peşinde koşan yazar, doğru bilgi toplayıp yanlış şey yapıyor.
Araştırmanın dokuz ayrı amacı var ve gerçekçilik yalnız birincisi.
Bu listeyi bilmek pratikte şunu değiştiriyor: ne araştıracağını amaç belirliyor. Gerçekçilik peşindeki yazar doğrulanabilir bilgi topluyor — tarihler, terimler, prosedürler. Karakter güvenilirliği peşindeki yazar bambaşka bir şey topluyor: insanların neyi konuşmadığını, neye güldüğünü, günün hangi saatinde yorulduğunu. İkisi aynı konuda yapılan iki farklı araştırma ve topladıkları hiç örtüşmüyor.
Bu yüzden araştırmaya başlamadan önce sorulacak soru "ne öğrenmem lazım" değil — "bu bilgi hangi amaca hizmet edecek?"
Kalan sekiz amaç şunlar. Özgün ayrıntı — yalnız o hikâyeye ya da o yere ait, başka hiçbir metne taşınamayacak somut ayrıntı; araştırma, o ayrıntıların tek kaynağı. Karakter güvenilirliği — birazdan açacağız. Dünya kurma — kuralların nereden geleceği. Olay örgüsü olasılıkları — araştırma, aklına gelmeyecek olayları getiriyor. Klişelerden kaçınma — bir alanı bilmeyen yazar, o alan hakkında herkesin bildiği şeyi yazıyor. Etik temsil — birazdan. Teknik doğruluk — o alanı bilen izleyicinin metinden çıkmaması. Yeni fikirler keşfetme — ve bu sonuncusu, en çok küçümsenen amaç.
Mekanizma
Dokuz araştırma türü
Ön araştırma. Fikir aşamasında yapılan hızlı tarama. Amacı bilgi toplamak değil, kapsamı görmek — bu konu ne kadar büyük, ne kadar zaman ister, nereden başlanır? Fikir kartında bir satır olarak duruyordu; burada bir iş hâline geliyor.
Konu araştırması. Metnin merkezindeki mesele hakkında. Genellikle en çok zaman alan tür.
Karakter araştırması. Belirli bir tür insanın nasıl düşündüğü, neyi önemsediği, neyden korktuğu. Genellikle görüşmeyle yapılıyor ve en verimli türlerden biri.
Meslek araştırması. Bir işin günlük gerçekliği. Dikkat: mesleğin nasıl yapıldığı değil, o işi yapan insanın günü nasıl geçiyor.
Mekân araştırması. Bir yerin kuralları, sesleri, kokuları, kimin nerede durduğu.
Dönem araştırması. Bir zamanın nesneleri, dili ve kabulleri. En zor kısmı nesneler değil kabuller — o dönemde neyin tartışmasız doğru sayıldığı.
Teknik araştırma. Bir işin nasıl yapıldığı; uçak, ameliyat, hukuk usulü. Amacı bilen izleyiciyi metinde tutmak.
Kültürel araştırma. Bir topluluğun kendi kuralları; kültürel özgünlüğün araştırma tarafı bu.
Yapım araştırması. Yazdığın şeyin çekilebilir olup olmadığı. Konsept sayfasındaki üretilebilirlik satırının araştırma karşılığı ve en çok atlanan tür — çünkü sanatsal bir iş gibi görünmüyor. Oysa bir sahnenin çekilemeyeceğini yazım aşamasında bilmek, çekim öncesinde öğrenmekten çok daha ucuz.
Dokuz türün hepsine her projede ihtiyaç yok. Ama hangisine ihtiyacın olduğunu bilmeden başlamak, en kolay bulunan bilgiyi toplamakla sonuçlanıyor.
Ne kadarı metne girer
Şimdi dersin en pratik kısmı.
Bu kavram, araştırmanın neden "boşa gitmediğini" açıklıyor. Bir ayrıntıyı metne koymasan bile, onu bilmek yazdığın on cümleyi değiştiriyor.
Metne giren kısım ise küçük ve seçilmiş oluyor. Seçim ölçütü de tek: bu ayrıntı bir sahneyi değiştiriyor mu? Değiştirmiyorsa taşınacak, konmayacak.
Dökmenin panzehiri bir cümle: araştırma senin için, metin izleyici için.
Klişe ile araştırma ilişkisi
Bir amaç ayrıca durmayı hak ediyor: klişelerden kaçınma.
Bir alanı bilmeyen yazar, o alan hakkında herkesin bildiği şeyi yazıyor. Herkesin bildiği şey ise zaten yüzlerce metinde geçmiş olan şey. Yani klişe bir üslup kusuru değil; çoğu zaman bir bilgi kusuru.
Bu, araştırmanın en hızlı geri dönüş veren tarafı. Bir alanla ilgili üç saat konuşma yapmak, o alandaki bütün klişeleri elemekten daha ucuza geliyor.
Mekanizması da açık. Klişe, bir alanın dışarıdan görünen yüzü. Dışarıdan bakan herkes aynı şeyi görüyor ve aynı şeyi yazıyor. İçeriden bakan biri ise başka bir şey görüyor — ve gördüğü şey, dışarıdakinin aklına hiç gelmeyecek türden.
Bu yüzden bir alanı araştırmanın ilk çıktısı genellikle bir silme listesi oluyor: yazmayı planladığın üç sahne, o alanı bilen biri için gülünç çıkıyor.
Filmlerden okuma
Usta katmanı
Birincisi, ve bu dersin taşıyıcı kuralı: araştırmanın çoğu metne girmeyecek ve girmemesi gerekiyor. "Hepsini nasıl kullanacağım?" sorusu yanlış bir soru. Kullanmayacaksın, taşıyacaksın — ve taşıdığın şey, yazmayacağın cümleleri belirliyor.
İkincisi: araştırma senin için, metin izleyici için. Bu tek cümle, araştırma dökmenin panzehiri. Bir bilgiyi metne koyma isteği geldiğinde bu cümleyi hatırla.
Üçüncüsü, deneyimli yazarların bildiği: metne girecek ayrıntının ölçütü tek — bir sahneyi değiştiriyor mu? Değiştirmiyorsa ne kadar ilginç olursa olsun taşınacak. Bu ölçüt acımasız ve tam da bu yüzden işe yarıyor.
Dördüncüsü, meslek araştırması hakkında: insanlar kendi alanlarında açıklama yapmıyor. Bir doktorun hangi terimi kullandığından çok, hangi şeyi söylemeye gerek duymadığı önemli. Karakter güvenilirliğinin en hızlı kaybedildiği yer, karakterin bildiği bir şeyi açıklaması.
Beşincisi: klişe çoğu zaman bir bilgi kusuru. Bir alanı bilmeyen yazar o alan hakkında herkesin bildiği şeyi yazıyor — ve herkesin bildiği şey zaten yüzlerce metinde geçmiş. Üç saatlik bir görüşme, o alandaki bütün klişeleri eliyor.
Altıncısı, alan gözlemi hakkında: sormadığın soruların cevabı yalnız orada. Okuyarak edinilen bilgi sorduğun sorulara cevap veriyor; alanda ise fark etmediğin bir şey dikkatini çekiyor. Metne giren tek ayrıntı genellikle o oluyor.
Yedincisi, dönem araştırması hakkında: nesneleri değil kabulleri araştır. Eşyaları doğru olan ama kabulleri bugünden gelen dönem metinleri, izleyiciye eski kıyafetli bugünkü insanlar gösteriyor.
Sekizincisi: gerçeklik duygusu ile gerçeğe uygunluk aynı şey değil. Ölçüt doğruluk değil tutarlılık. Tamamen kurgusal bir dünya gerçeklik duygusu taşıyabiliyor; gerçek bir olay taşımayabiliyor.
Dokuzuncusu, ve yapım araştırması hakkında: çekilebilirliği yazarken öğren. En çok atlanan tür bu, çünkü sanatsal bir iş gibi görünmüyor. Oysa bir sahnenin çekilemeyeceğini yazım aşamasında bilmek, çekim öncesinde öğrenmekten çok daha ucuza geliyor.
Onuncusu, ve en çok küçümsenen amaç: araştırma yeni fikirler getiriyor. Aklına gelmeyecek olaylar, tahmin edemeyeceğin ayrıntılar, hiç düşünmediğin çatışmalar. Bir konuyu araştıran yazarın karşılaştığı şey çoğu zaman aradığı bilgi değil — bulmadığı bir hikâye.
Onuncusu, ve araştırmaya başlamadan önce: ne araştıracağını amaç belirliyor. Gerçekçilik peşindeki yazar doğrulanabilir bilgi topluyor; karakter güvenilirliği peşindeki yazar insanların neyi konuşmadığını topluyor. İkisi aynı konuda iki farklı araştırma ve topladıkları örtüşmüyor. Sorulacak ilk soru "ne öğrenmem lazım" değil, "bu bilgi hangi amaca hizmet edecek?"
On birincisi, ve etik temsil hakkında: ölçüt, temsil edilen tarafın kendini tanıyabilmesi. Bu ölçüt hiçbir belgede bulunmuyor. Yalnız o hayatın içindeki insanlarla konuşarak kuruluyor ve bir doğruluk kontrolünden farklı bir şey.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışBirincisi: araştırmanın amacını gerçekçilikle sınırlamak.
Dokuz amaç var ve gerçekçilik yalnız birincisi. Diğer sekizini gizleyen cevap, yazarı yanlış yere götürüyor.
Yaygın yanlışİkincisi: yapılan araştırmanın hepsini kullanmaya çalışmak.
Çoğu metne girmeyecek. Taşınan araştırma, yazmayacağın cümleleri belirleyerek çalışıyor.
Yaygın yanlışÜçüncüsü: araştırmayı metne dökmek.
Bir karakterin bildiği bir şeyi açıklaması ya da anlatının bilgi vermek için durması. Dökülen araştırma hiç yapılmamış araştırmadan daha çok zarar veriyor.
Yaygın yanlışDördüncüsü: meslek araştırmasını terim toplamaya indirgemek.
Asıl bilgi, o işi yapan insanın neyi söylemeye gerek duymadığı.
Yaygın yanlışBeşincisi: klişeyi üslup kusuru sanmak.
Çoğu zaman bir bilgi kusuru — bilmediğin alan hakkında herkesin bildiğini yazıyorsun.
Yaygın yanlışAltıncısı: alan gözlemini okumayla değiştirmek.
Okuma sorduğun soruya cevap veriyor; alan, sormadığın sorulara. Kaynak taramasıyla toplanabilecek her şey toplanmış olsa bile bazı sahneler yazılamıyor.
Yaygın yanlışYedincisi: dönem araştırmasını nesnelerle sınırlamak.
Kabuller araştırılmadığında ortaya eski kıyafetli bugünkü insanlar çıkıyor.
Yaygın yanlışSekizincisi: gerçeklik duygusunu gerçeğe uygunlukla karıştırmak.
Ölçüt doğruluk değil tutarlılık.
Yaygın yanlışDokuzuncusu: karakter araştırmasını belge çalışması sanmak.
Toplanan bilgi değil, o bilgiden çıkarılan iç dünya işe yarıyor.
Yaygın yanlışOnuncusu: etik temsili doğruluk kontrolüne indirgemek.
Ölçüt, temsil edilen tarafın kendini tanıyabilmesi — ve bu hiçbir belgede yazmıyor.
Yaygın yanlışOn birincisi: amaç belirlemeden araştırmaya başlamak.
Ne araştıracağını amaç belirliyor; amaçsız başlayan araştırma, en kolay bulunan bilgiyi topluyor ve o bilgi genellikle en az işe yarayanı.
Yaygın yanlışOn ikincisi: yapım araştırmasını atlamak.
Sanatsal bir iş gibi görünmediği için en çok atlanan tür; oysa çekilemeyecek bir sahneyi yazım aşamasında öğrenmek en ucuz zamanı.
Yaygın yanlışOn üçüncüsü, ve en incesi: araştırmayı yalnız bilgi toplama işi sanmak.
En çok küçümsenen amaç yeni fikir keşfetmek; bir konuyu araştıran yazarın bulduğu şey çoğu zaman aradığı bilgi değil, bulmadığı bir hikâye.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Araştırmanın çoğu metne girmeyecek ve girmemesi gerekiyor — kullanılmaz, taşınır.
- Taşınan araştırma, yazmayacağın cümleleri belirleyerek çalışır.
- Araştırma senin için, metin izleyici için — dökmenin panzehiri bu cümle.
- Metne girecek ayrıntının ölçütü tek: bir sahneyi değiştiriyor mu?
- Karakter güvenilirliği, kişinin neyi söylemeye gerek duymadığında kurulur.
- Klişe çoğu zaman bir üslup kusuru değil bir bilgi kusurudur.
- Alan gözlemi, sormadığın soruların cevabını veren tek araştırma türüdür.
- Dönem araştırmasının zor kısmı nesneler değil kabullerdir.
- Gerçeklik duygusunun ölçütü doğruluk değil tutarlılıktır.
- Ne araştıracağını amaç belirler — ilk soru "ne öğrenmem lazım" değil, "bu bilgi hangi amaca hizmet edecek?"
- Bir alanı araştırmanın ilk çıktısı genellikle bir silme listesidir; yazmayı planladığın sahneler o alanı bilen biri için gülünç çıkar.
Sonraki derse köprü
Dokuz amaç ve dokuz tür elinde. Ama bir sorun var ve bu sorun araştırmanın en tehlikeli tarafı.
Araştırma, kendi başına bir bitiş noktası taşımıyor. Her cevap yeni bir soru açıyor, her kaynak başka bir kaynağa götürüyor ve yazar bir noktada yazmayı bırakıp okumaya başlıyor. Üstelik bunu bir çalışkanlık olarak yaşıyor.
Sıradaki derste araştırma sorusu kurmayı çalışacağız. Bildiklerini, bildiğini sandıklarını ve bilmediklerini ayıracağız; hikâye için zorunlu bilgiyle yalnızca ilginç olanı ayrı tutacağız. Ve en önemlisini kuracağız: bitiş ölçütü.
Çünkü ne zaman duracağını bilmeyen yazar, hiç başlamayan yazardır.