Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Aile filmi yetişkini şakayla değil, kendi hikâyesiyle salonda tutar.
- Çift omurga çocuğun amacı ile yetişkinin sorusunu aynı olaylara bağlar.
- Ortak maceranın ortasında yön değişirse ilişkinin değiştiği görünür.
- Kuşak nesnesi çatışmayı sözsüz, bir eşyanın başında taşır.
- Aile pozu, ailenin dönüşümünü küçük bir yerleşim değişikliğiyle gösterir.
- Taşınabilir risk tehlikeyi çocuğun bedeninden sevdiği şeye taşır.
- Aile şakası iki katta da çalışır ve iki katı da ilerletir.
- Görülen kırılganlık ölçülü olduğunda çocuğa güven verir.
- Referans bütçesi, her göndermenin çocuğun katında bir şey yapmasını ister.
- Yetişkinin geçmişi geri dönüşle değil, nesneyle ve yarım cümleyle taşınır.
- Kuşak çatışmasında iki taraf da anlaşılır kalmalıdır.
- Yetişkin katında da bir seçim ve bir bedel bulunur.
- Dış sorun açık kalabilir; ailenin yerleşimi değişmiş olmalı.
Açılış sahnesi
Emre ÇATIDAKİLER'in dosyasını masaya bırakıyor. Kapağın altına yeni bir kâğıt tutturmuş. Başlığı: "Yanlarında oturanlar için."
"Kapağa izleyiciyi yazdık," diyor. "Dokuz yaşındakiler, bir de onların yanındaki koltuklar. O koltukları düşündüm. Anne babalar sıkılmasın diye üç yere şaka ekledim."
Burcu kâğıdı okuyor. Sabahat'ın aidat defteri şakası duruyor. Yanına iki yeni satır gelmiş. Birinde yönetici toplantıyı bir meclis oturumu gibi açıyor, zil çalıyor, söz veriyor. Ötekinde Sabahat radyoda eski bir şarkıyı tanıyor ve şarkıcının o yıllardaki saçı üzerine bir laf ediyor.
Selim başka bir şey arıyor. Taslağı baştan sona çeviriyor. Sabahat kaç sahnede var? On iki. Bu sahnelerin kaçında bir şey istiyor? Selim parmağıyla sayıyor. Sabahat ya izin veriyor ya itiraz ediyor ya da şaka yapıyor. Kendine ait bir isteği yok.
"Sabahat bu filmde ne istiyor?" diye soruyor Nermin Hanım.
"Torununun mutlu olmasını," diyor Emre.
"Bu Lale'nin hikâyesinde onun görevi. Peki Sabahat'ın kendi hikâyesi nerede?"
Emre şaka kâğıdına bakıyor. Şakaların hepsi yetişkini salonda tutmak için yazılmış. Hiçbiri yetişkine bir hikâye vermiyor.
Aile filmi yetişkini şakayla değil, kendi hikâyesiyle salonda tutar.
Bu derste ne olacak
Aile filminin çocuk katını ve yetişkin katını birlikte kurmayı konuşacağız. Önce yetişkinin neden misafir kaldığını soracağız. Sabahat'a Lale'ninkinden ayrı ama ona bağlı bir hikâye arayacağız. Babaanne ile torunu aynı serüvene çıkaracağız. Kuşak çatışmasını bir çarşafın başında göreceğiz. Ailenin değiştiğini bir akşam kapısından okuyacağız. Riskin ne kadar gerçek olabileceğini, mizahın kime düştüğünü, bir yetişkinin çocuğun önünde ne kadar açılabileceğini tartacağız. Son olarak Emre'nin üç şakasını tek tek ölçeceğiz: hangisi kalıyor, hangisi dönüşüyor, hangisi siliniyor? Filmler sanal bir dünyadan, Kuzey Kutbu'nun altından, büyünün unutulduğu bir kasabadan, bir adadan ve ateşten bir mahalleden gelecek.
Sıfır noktası
Aile filmi denince çoğu yazarın aklına önce bir çocuk filmi gelir. Sonra o filme yetişkinler için birkaç süs eklenir. Bir şaka, bir gönderme, bir göz kırpma. Yetişkin bu süslere güler ve çocuğuyla birlikte filmin sonuna kadar oturur.
Bu yaklaşımın sorunu yetişkini misafir yapmasıdır. Film çocuğun hikâyesidir. Yetişkin yalnızca kapıdan bakar. Ara sıra ona bir ikram uzatılır. İkram iyi olabilir, ama misafir eve ait olmaz.
İyi kurulmuş bir aile filminde yetişkinin de bir derdi vardır. Bu dert çocuğun derdinden ayrıdır ama ona bağlıdır. Çocuk bir kuş evi kurarken yetişkin başka bir şeyle yüzleşir. Aynı sahne ikisini birden ilerletir. Çocuk izleyici kendi katını izler, yetişkin izleyici kendi katını. Salon aynı anda gülüp aynı anda susabilir, ama ikisi bunu farklı nedenlerle yapar.
Bunun sahne düzeyindeki adı iki katlı okumadır: tek sahnede iki ayrı izleyiciye iki eksiksiz anlam. Aile filmi bu ilkeyi bütün yapıya yayar. Kuşaklar arasındaki gerilim, ailenin değişmesi, riskin ağırlığı bu iki katın arasında dağılır.
Bunun bir yanlış anlaşılması da var. İki kat, iki ayrı film demek değildir. Yetişkinin hikâyesi çocuğun hikâyesinden kopup kendi başına akmaya başlarsa çocuk izleyici koltuğunda yalnız kalır. Yetişkin katı bir alt kat gibi durmalı. Çocuğun katından görünmese de onu taşımalı.
Bir karışıklık da adın kendisinden doğar. "Aile filmi" iki ayrı şeyi anlatabilir. Biri bir aileyi anlatan filmdir. Öteki bütün ailenin birlikte izleyebileceği filmdir. İkisi her zaman örtüşmez. Bir ailenin dağılışını anlatan bir film çocuklara hiç uygun olmayabilir. Bütün aileye yazılmış bir macerada da tek bir anne baba görünmeyebilir. Bu derste ikisinin kesiştiği yere bakıyoruz: bir aileyi anlatan ve bütün aileye seslenen film.
O kesişimde yazarın işi ikiye katlanır. Ekrandaki aile değişmelidir. Salondaki aile de o değişimi kendi katından izleyebilmelidir. Ekrandaki babaanne ile salondaki babaanne aynı sahnede birbirine bakabilir.
Emre'nin taslağı bu konuda tipik bir ilk taslak. Lale'nin katı sağlam, Sabahat'ın katı boş. Emre boşluğu şakayla doldurmaya çalışıyor.
Mekanizma
Çocuğun katı, yetişkinin katı
Nermin Hanım tahtanın boş yarısına iki uzun çizgi çiziyor, biri ötekinin altında. Üsttekinin başına Lale yazıyor, alttakinin başına Sabahat. Üst çizgi dolu: kuşları görmek, defter, Ayaz'la takas, kuş evi. Alt çizgi neredeyse boş.
Burcu alt çizgiye bir deneme yazıyor. Lale'nin dedesi gençliğinde bu çatıda güvercin beslemiş. O öldükten sonra Sabahat çatı kapısının anahtarını yöneticiye kendisi teslim etmiş. Kuşlar yıllarca gelmemiş. Şimdi Ayaz'ın kırıntılarıyla geri gelmişler.
Bu deneme Sabahat'ın bütün davranışını yeniden okuyor. Kuşlara kızgınlığı yalnız çarşaflarıyla ilgili olmayabilir. Kuşlar ona kapattığı bir kapıyı hatırlatıyor. Lale kuşların kalmasını istiyor. Sabahat'ın sorusu ise başka: kapattığı kapıyı yeniden açabilecek mi?
İki çizgi artık aynı olaylardan geçiyor. Kuş evi Lale için bir amaç, Sabahat için bir sınav. Toplantıdaki oy Lale için kuşların geleceği, Sabahat için kendi geçmişi. Nermin Hanım denemeye bir şart ekliyor. Dedenin hikâyesi bir geri dönüşle anlatılmayacak. Sabahat'ın elinden, sesinden, kaçamak bakışından sızacak. Film Lale'nin filmi olarak kalacak.
Emre denemeyi kurşun kalemle taslağa geçiriyor.
Aynı otobüste
Taslağın kırkıncı sayfasında yaralı güvercin bir ayakkabı kutusunda bekliyor. Emre'nin ilk taslağında Lale onu kendi başına iyileştirmeye çalışıyor. Sabahat mutfakta yemek yapıyor.
Selim sahneyi bir yolculuğa çeviriyor. Lale işteki annesini arıyor. Annesi telefonda şehrin öbür ucundaki bir veteriner kliniğinin adresini veriyor. Akşam gelemez. Sabahat montunu giyiyor. Babaanne ile torun kutuyla birlikte otobüse biniyor.
Bu bir kuşak ikilisi: yolu dünyayı yeni tanıyan bir kız ile çok iyi tanıyan bir kadın birlikte taşıyor. Ama Selim'in derdi bir adım ötede. Yolculukta ikisinin de ötekine ihtiyacı olmalı. Sabahat o hatta yıllardır binmemiş. Durakları bilmiyor. Lale okul servisinden tanıdığı sokak adlarını camdan okuyor, durakları sayıyor. Kutuyu ise Sabahat taşıyor. Dizinin üstünde, eşarbıyla örtülü, sarsıntıda kımıldamadan.
Yolculuğun ortasında yön değişiyor. Bir aktarma durağında Sabahat şaşırıyor. Lale onun elinden tutup doğru otobüse götürüyor. Rehberlik el değiştiriyor. Seyirci ilk kez Lale'nin Sabahat'ı koruduğunu görüyor.
Çarşaf ve Mürekkep
Balkondaki ipte her pazartesi Sabahat'ın çarşafları asılı. Kuşlar onları kirletiyor. Bu ayrıntı taslağa önceden girmişti. Burcu onu şimdi büyütmek istiyor.
Sabahat için beyaz bir çarşaf bir düzenin işareti. Ütülü, kokulu, lekesiz. Çarşaftaki leke o düzene yapılmış bir saldırı. Lale için aynı leke bir kanıt. Mürekkep bu sabah balkona inmiş. Lale lekeleri defterine yazıyor. Sabahat fırçayla ovalıyor.
Kuşak çatışması böylece bir eşyaya bağlanıyor. Kimse "Sen beni anlamıyorsun" demiyor. Babaanne fırçalıyor, torun sayıyor. Salonun küçükleri bu sahnede komik bir çekişme görüyor. Büyükler ise yaşlı bir kadının düzenine nasıl tutunduğunu.
Taslakta ikinci bir kuşak gerilimi de var. Sabahat oğlunu, yani Lale'nin babasını, fazla çalışmakla suçluyor. Bunu hiç doğrudan söylemiyor. Akşam yemeğini her gün üç kişilik pişiriyor, oğlu hiç oturmuyor. Tencere de bir kuşak nesnesi. Sabahat için aile sofrası, oğlu için yetişemediği bir saat.
Akşam kapıda
Lale'nin anne babası akşama kadar işte. Taslakta her akşam aynı şey oluyor. Zil çalıyor. Babası Sabahat'ın kapısında bekliyor, içeri girmiyor. "Hadi kızım." Lale çantasını alıp çıkıyor. Kapı kapanıyor.
Emre'nin aklında aile dönüşümü için büyük bir sahne var. Anne baba işten çıkacak, kızlarına daha çok vakit ayıracak. Burcu bu sonu fazla geniş buluyor. Gerçek bir aile bir akşamda bu kadar değişmez. Bir filmin sonunda değişen şey çoğu zaman küçük bir yerleşimdir.
Atölye pozun kendisini değiştiriyor. Bir akşam zil çalıyor. Baba yine kapıda. Lale çantasını almıyor, onu balkona çağırıyor. Babası bir an duraksıyor, sonra ayakkabısını çıkarıp içeri giriyor. Balkonda kuş evine bakıyor. Sabahat tencereyi ocaktan indiriyor. Üç tabak çıkıyor.
Kimse bir şey açıklamıyor. Seyirci pozun değiştiğini görüyor. Kuşların kalıp kalmayacağı hâlâ belli değil. Ama bu ailenin akşamları artık kapı eşiğinde bitmiyor.
Kutunun içindeki risk
Ayakkabı kutusundaki güvercin bu filmin en ağır yükü. Emre güvercinin sonunu hâlâ yazmadı. Atölye başka bir şeyi tartıyor: bu risk ne kadar gerçek olabilir?
Güvercin ölebilir. Toplantı kuşları kovabilir. İkisi de Lale için gerçek bir kayıp olur. Ama Lale'nin kendisi tehlikede değil. Otobüste yanında babaannesi var, klinikte bekleme salonu aydınlık. Çocuk izleyici koltuğunda güvende, ama kuş için gerçekten endişeleniyor.
Selim farkı bir karşılaştırmayla gösteriyor. Lale'nin tek başına çatıya çıktığı sahnede tehlike Lale'nin bedenine yöneliyor. Nermin Hanım'ın kırmızı işareti hâlâ o sayfada duruyor. Otobüs yolculuğunda ise tehlike kutunun içinde. Risk azalmadı, yalnız yeri değişti.
Kimin güldüğü
Otobüste Sabahat kutunun kapağını hafifçe kaldırıyor ve içine fısıldıyor. "Az kaldı. Sabret." Lale gözlerini kocaman açıyor. "Babaanne, sen kuşlarla konuşmazdın."
Bu bir kural şakası. Dokuz yaşındaki biri babaannenin kendi kuralını çiğnemesine gülüyor. Kuşlara her gün kızan kadın şimdi bir kuşa fısıldıyor. Yanındaki anne de gülüyor, ama başka bir şey de görüyor. Belki Sabahat yıllar önce de kuşlarla böyle konuşuyordu.
Aile filminde en sağlam mizah böyle bir andan çıkar. Şaka iki katta da çalışır ve iki katı da ilerletir. Emre'nin meclis şakası ise yalnız yetişkinin katında duruyor. Dokuz yaşındaki izleyici zili, sözü, oylamayı görür, ama neden komik olduğunu bilmez.
Burcu şakayı silmek yerine el değiştirtiyor. Şaka kalsın, ama Ayaz'ın gözünden. Ayaz toplantıda yöneticinin zilini gizlice alıyor. Bir sonraki sahnede apartmanın her katında aynı zil çalıyor. Çocuk zilin peşinden gülüyor, yetişkin de yöneticinin yüzüne.
Klinikte bir bekleme
Klinikte Lale ile Sabahat bir bankta bekliyor. Kutu içeride. Sabahat'ın elleri dizinde. Lale onun ellerinin titrediğini görüyor.
Emre'nin taslağında Sabahat bu sahnede uzun bir konuşma yapıyor. Kocasını, kuşları, kapattığı çatı kapısını anlatıyor. Nermin Hanım konuşmanın tamamını işaretliyor. Duygusal açıklık çocuk filmine girebilir. Ama yetişkinin bütün yükünü bir anda çocuğun önüne boşaltması onu bir dinleyiciye çevirir.
Yeni sahnede Sabahat tek bir cümle söylüyor. "Ben de korkuyorum." Lale onun elini tutuyor. Bankta uzun bir sessizlik oluyor. Sonra Sabahat bir şey daha ekliyor. "Deden de böyle beklerdi." Fazlası yok.
Çocuk izleyici babaannenin korktuğunu görüyor ve bu ona tuhaf bir güven veriyor. Korkmak yetişkinlerin de başına geliyor. Yetişkin izleyici dedeye dair o yarım cümlenin altındaki yılları duyuyor. Sahne bir sırrı açmıyor, yalnız bir kapıyı aralıyor.
Üç şakanın ölçüsü
Atölye Emre'nin kâğıdına dönüyor. Üç şaka var. Her biri yalnız yetişkine yazılmış bir gönderme taşıyor.
Aidat defteri şakası kalıyor. Sabahat onu söylerken defteri yöneticinin burnunun dibine tutuyor. Çocuk bu hareketin komikliğini görüyor. Meclis şakası Ayaz'ın ziline dönüştü. Şarkıcının saçı üzerine laf ise siliniyor. O şarkıyı tanımayan biri için sahnede hiçbir şey kalmıyor.
Ama şarkının kendisi duruyor. Sabahat balkonda çamaşır asarken radyodaki şarkıyı mırıldanıyor. Torun için babaanne şarkı söylüyor. Salondaki bir baba belki kendi annesini duyuyor. Şarkının adı hiç geçmiyor. Gönderme bilgiden çıkıp bir sese dönüşüyor.
Nermin Hanım bütçeyi saymıyor, tek bir soruyla ölçüyor. Bu göndermeyi tanımayan çocuk sahneden ne alıyor? Cevap "hiçbir şey" ise gönderme bütçeyi aşmıştır.
Filmlerden okuma
Usta katmanı
Yetişkinin derdini çocuğun amacından türet. Sabahat'ın hikâyesi kendi başına bir film olabilir. Ama aile filminde onun dertleri Lale'nin kuş evinin içinden geçmeli. Yetişkinin derdi çocuğun amacına dokunmuyorsa, iki ayrı film aynı salonda yarışır.
Yetişkinin geçmişini geri dönüşle değil, nesneyle anlat. Bir geri dönüş çocuğu bir anda yabancı bir zamana atar. Bir çarşaf, bir anahtar, yarım bir cümle aynı geçmişi şimdinin içinde taşır.
Ortak maceranın ortasında yön değiştir. Babaanne torununu götürüyorsa yolun bir yerinde torun babaanneyi götürmeli. Yön değişikliği ilişkinin değiştiği anı sözsüz gösterir.
Kuşak çatışmasında iki tarafı da haklı yaz. Sabahat'ın düzeni de Lale'nin merakı da anlaşılır. Seyirci taraf tutabilir, ama karşı tarafı anlamadan salondan çıkmamalı. Aile filmi kötü bir büyük anne değil, ayrı bakan iki kuşak ister.
Dönüşümü küçük ve görünür tut. Bir ailenin bütün hayatı bir filmde değişmez. Bir babanın ayakkabısını çıkarıp içeri girmesi, büyük bir barışma konuşmasından daha çok şey söyleyebilir.
Riski çocuğun sevdiği şeye taşı. Çocuğun bedeni güvende kalırken sevdiği şey tehlikeye girebilir. Böylece film hem ciddi hem güvenli olur. Kayıp yine de olabilir.
Yetişkinin korkusunu çocuğa ölçülü göster. Tek bir cümle, titreyen bir el, yarım bir anı. Yetişkinin bütün yükü çocuğa boşaltılırsa çocuk bir dinleyiciye, sahne de bir itirafa döner.
Yetişkinin yasını çocuğun oyununun altına koy. Momo'nun yaratıkları, Ian'ın bacaklı babası, Sabahat'ın kuşa fısıldaması. Üstte oyun sürerken altta yas akabilir. Oyun yası saklamaz, ona bir taşıyıcı verir.
Her şakanın iki kapısını say. Şakayı yazdıktan sonra iki soru sor. Çocuk neye gülüyor? Yetişkin neye gülüyor? İki cevap birbirini bozmuyorsa şaka aile şakasıdır.
Göndermeyi bilgiden sese ya da hareketin içine taşı. Adı verilen bir şarkı bir bilgi testidir. Mırıldanılan bir şarkı ise herkese bir şey verir. Gönderme ne kadar az şey bilmeyi isterse o kadar çok izleyiciye ulaşır.
Yetişkin katını çocuğun katından görülebilir kıl. Çocuk Sabahat'ın kocasının yasını bilmez. Ama babaannesinin kuşa fısıldadığını görür. Yetişkin katı görünmez olabilir, ama çocuğun katında bir iz bırakmalıdır.
Bütün aileye aynı anda susma payı bırak. Aile filminin en güçlü anları çoğu zaman kimsenin gülmediği, kimsenin konuşmadığı anlardır. Klinik bankındaki sessizlik iki kuşağa birden yer açar.
Yetişkin katında da bir karar olsun. Sabahat'ın oyu, Bernie'nin dükkânı, Malcolm'un hediyeyi kimin koyacağına dair kararı. Yetişkin yalnız izleyip duygulanıyorsa katı yarım kalır. Bir şeyi seçmeli ve seçimin bedelini ödemeli.
Sonu açık bırakırken aileyi kapat. Kuşların kalıp kalmayacağı belirsiz kalabilir. Ama ailenin yerleşimi değişmiş olmalı. Dış sorun açık kalırken iç sorun bir adım atarsa seyirci boşlukta kalmaz.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Aile filmi, içine yetişkin şakaları eklenmiş çocuk filmidir."
Şakalar yetişkini salonda tutabilir, ama ona bir hikâye vermez. Aile filmi yetişkine de bir dert, bir soru, bir değişim bırakır.
Yaygın yanlış"Yetişkinin hikâyesi ne kadar zengin olursa film o kadar derinleşir."
Yetişkin katı çocuğun katından koparsa film ikiye bölünür. Derinlik yetişkinin hikâyesinin çocuğun amacına ne kadar sıkı bağlandığından gelir.
Yaygın yanlış"Kuşak çatışması bir tartışma sahnesiyle kurulur."
Kuşaklar çoğu zaman aynı şeyin başında anlaşamaz. Bir çarşaf, bir kızak, bir dükkân. Eşya çatışmayı sözsüz taşır.
Yaygın yanlış"Aile dönüşümü büyük bir barışmayla gösterilir."
Büyük barışma çoğu zaman inandırıcılığı düşürür. Ailenin her günkü yerleşiminde küçük bir değişiklik seyircinin aklında daha çok iz bırakır.
Yaygın yanlış"Çocuk filminde risk hafif olmalıdır."
Risk ağır olabilir. Önemli olan riskin neye yöneldiği ve çocuğun yanında kimin durduğudur.
Yaygın yanlış"Yetişkin çocuğun önünde hiç korkmamalıdır."
Korkan bir yetişkin çocuğa korkunun herkesin başına geldiğini gösterir. Sorun korkunun kendisi değil, ölçüsüdür.
Yaygın yanlış"Göndermeler çoğaldıkça salondaki yetişkin sayısı artar."
Her yalnız yetişkine yazılmış gönderme, çocuğu bir anlığına salonun dışına çıkarır. Göndermeler biriktikçe çocuk seyirci filmden kopar.
Yaygın yanlış"Kuşak çatışmasında genç her zaman haklı çıkar."
Pek çok aile filmi yaşlıyı değişime direnen taraf olarak yazar. Oysa yaşlının korumaya çalıştığı şeyin de bir değeri olabilir. Grandsanta'nın kızağı yolda parçalanır, ama finalde adı yeni gemiye verilir.
Yaygın yanlış"Mizah çocuk katına, duygu yetişkin katına aittir."
İki kat da hem güler hem duygulanır. En iyi aile sahneleri bir şakayla bir duyguyu aynı ana sığdırır.
Yaygın yanlış"Ortak macerada yetişkin, çocuğu koruyan bir koruma görevlisidir."
Yalnız koruyan yetişkin bir eşlikçidir. Ortak macerada yetişkin de bir şey kaybedebilmeli ve yolun bir yerinde çocuğun yardımına muhtaç kalmalıdır.
Yaygın yanlış"Yetişkin göndermesi çocuğa zarar vermez, olsa olsa anlaşılmaz."
Anlaşılmayan gönderme çocuğa bir boşluk bırakır. Boşluklar biriktikçe çocuk filmin kendisine yazılmadığını hisseder.
Yaygın yanlış"Aile filminde sonu her şeyi çözmek zorundadır."
Dış sorun açık kalabilir. Seyirci ailenin kendi içinde bir adım attığını görürse film tamamlanmış hissettirir.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Aile filmi yetişkini şakayla değil, kendi hikâyesiyle salonda tutar.
- Çift omurga çocuğun amacı ile yetişkinin sorusunu aynı olaylara bağlar.
- Ortak maceranın ortasında yön değişirse ilişkinin değiştiği görünür.
- Kuşak nesnesi çatışmayı sözsüz, bir eşyanın başında taşır.
- Aile pozu, ailenin dönüşümünü küçük bir yerleşim değişikliğiyle gösterir.
- Taşınabilir risk tehlikeyi çocuğun bedeninden sevdiği şeye taşır.
- Aile şakası iki katta da çalışır ve iki katı da ilerletir.
- Görülen kırılganlık ölçülü olduğunda çocuğa güven verir.
- Referans bütçesi, her göndermenin çocuğun katında bir şey yapmasını ister.
- Yetişkinin geçmişi geri dönüşle değil, nesneyle ve yarım cümleyle taşınır.
- Kuşak çatışmasında iki taraf da anlaşılır kalmalıdır.
- Yetişkin katında da bir seçim ve bir bedel bulunur.
- Dış sorun açık kalabilir; ailenin yerleşimi değişmiş olmalı.
Sonraki derse köprü
Lale klinikten dönünce kareli defterini açıyor. O gün güvercinler hakkında yeni bir şey öğrendi. Klinikte ona bir şey anlatan olmadı, yalnız izledi. Salondaki çocuk bu filmden çıktığında kuşlar hakkında ne biliyor olacak? Bunu kimse ona tahtaya yazmadan nasıl öğrenebilir? Lale defterine yanlış bir şey yazıp sonra düzeltirse, seyirci o düzeltmeden ne alır? Öğrenme hedefi hikâyenin içine nasıl gömülür ki çocuk ders dinlediğini fark etmesin? Aynı bilgi kaç kez ve hangi kılıkta yinelenirse akılda kalır?