İçeriğe geç

6.8 · Seviye 6 · Uzmanlık

İkna mı, manipülasyon mu?

Basit bir etik test

Satış Psikolojisi Akademisi — M28, Etik ve Karanlık Taraf · 1.825 kelime · 6 satış durumu · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme

Derslerdeki kişiler ve görüşmeler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir.

Kanca

İki terzi aynı müşteriye aynı ceketi satıyor.

Birincisi müşteriyi aynanın karşısına alıyor, omuz dikişini gösteriyor: "Bu omuz size biraz geniş. İsterseniz daraltırım, iki gün sürer. Ama kumaşı bu fiyata başka yerde bulmanız zor." Müşteri ceketi alıyor, iki gün sonra geliyor, teşekkür ediyor.

İkincisi aynanın ışığını müşterinin yüzüne vuracak şekilde ayarlamış; omuz çizgisi o ışıkta görünmüyor. "Tam size göre dikilmiş gibi. Bu kumaştan son parça, sabah biri sordu, öğlene kadar tutabilirim." Kumaştan dükkânın arkasında iki top daha var. Müşteri ceketi alıyor, evde aynaya bakınca omzun sarktığını görüyor.

İki terzi de ikna etti. İki müşteri de ceketi aldı. Ama yalnızca birinci müşteri, bütün olanları öğrense yine de teşekkür ederdi.

Tek fikir

İkna, müşterinin kendi kararını daha iyi vermesine yardım eder; manipülasyon ise kararı onun yerine, onun bilmediği ya da onaylamayacağı bir yolla verdirir. Ayrımı yapmanın basit bir testi var: müşteri yaptığın her şeyi, nedeniyle birlikte görse, yine de sana teşekkür eder miydi?

Neden işe yarar

Bu programın neredeyse her dersi, insan kararlarını etkileyen bir mekanizmayı anlattı: kıtlık, sosyal kanıt, karşılaştırma çerçevesi, varsayılan seçenek, sahiplik duygusu. Bunların hiçbiri kendi başına iyi ya da kötü değil. Aynı kıtlık bilgisi, gerçekten azalan bir stok hakkında söylendiğinde müşteriye yararlı bir bilgi verir; uydurulduğunda onu acele ettiren bir yalan olur. Mekanizma aynı, kullanım farklı. Sosyal kanıt için de durum böyle: gerçek bir müşterinin izinli sözü bilgi verir, uydurulmuş bir yorum ise müşteriyi var olmayan bir kalabalığa inandırır.

Bu yüzden etik soru "hangi tekniği kullanıyorum?" sorusuyla cevaplanamaz. Daha işe yarar soru şudur: bu teknik, müşterinin kendi çıkarına göre karar vermesine mi yardım ediyor, yoksa onun dikkatsiz bir anını, bir korkusunu ya da bilgisizliğini kullanarak benim istediğim kararı mı verdiriyor?

0.1'de bu modülün testi tek bir soru olarak verilmişti: yaptığın şeyi karşındaki kişi bütün ayrıntısıyla görse, yine de sana teşekkür eder miydi? Bu sorunun gücü gizliliğe dayanır. İkna, müşteri onu fark ettiğinde de çalışır; çünkü iyi bir gerekçe, gerekçe olduğu bilindiğinde de geçerlidir. Manipülasyon ise çoğu zaman fark edilmediği sürece çalışır; fark edildiği anda hem etkisini hem satıcıya duyulan güveni kaybeder.

Teşekkür testi tek başına kullanıldığında bir zayıflığı var: satıcı, müşterinin ne düşüneceğini kendi lehine tahmin edebilir. Bu yüzden testin yanında iki yardımcı soru işe yarar.

Birincisi doğruluk sorusu: söylediğim her şey doğru mu? "Son parça", "yarın bu fiyat yok", "herkes bunu alıyor" gibi cümleler doğruysa bilgidir; doğru değilse, ne kadar küçük görünürlerse görünsünler, yalandır.

İkincisi seçim sorusu: müşterinin düşünme, sorma ya da "hayır" deme yolu açık mı? Bir kararın gerçekten müşteriye ait olması için, ona bu kararı vermemenin de mümkün olması gerekir. Müşteriyi sıkıştıran, zaman tanımayan, sorusunu geçiştiren bir görüşme, sonunda bir "evet" alsa bile, o "evet"i müşteriden değil, sıkışmışlığından almıştır.

Sahne

Kasım ortası. Kursun ocak grubu için duyuru yazılıyor. Deniz taslağı bitirmiş, Selin'e gösteriyor.

Kemal Usta’nın versiyonu

Kemal Usta'nın çırağı, tezgâhtaki fiyat listesine bakarken bir şey soruyor.

Çırak: Usta, dün lokantacıya "Bu fiyat yarın yok" dedin. Ama liste aynı, yarın da aynı fiyat.

Kemal Usta: Müşteri bilmez. Bilmediği şey ona zarar vermez.

Çırak: Ya öğrenirse?

Kemal Usta: Öğrenene kadar makine çoktan kurulmuş olur. Satış biraz kandırmacadır evlat, herkes yapar.

Çırak: Ben olsam ertesi gün gidip sorardım.

Kemal Usta: Sen satıcı olmazsın o zaman.

Lokantacı bir ay sonra aynı makinenin aynı fiyata hâlâ vitrinde durduğunu gördü. Bir daha dükkâna gelmedi; arkadaşına da gelmemesini söyledi. Kemal Usta bunu hiç öğrenmedi. Onun hesabında o satış kazanılmış bir satıştı; kaybedilen iki müşteri hiçbir deftere yazılmadı.

Selin’in versiyonu

Deniz: Ocak grubu için duyuruyu yazdım. Sonuna bir cümle ekledim: "Son yerler, acele edin."

Selin: Kaç yer var?

Deniz: Aslında bir sınır yok. Ama geçen sefer kayıtlar son haftaya kaldı. Biraz hızlandırmak istedim.

Selin: Şu soruyu sor: bu duyuruyu okuyan biri, grubun sınırsız olduğunu öğrense sana teşekkür eder mi?

Deniz: Etmez. Kandırıldığını düşünür.

Selin: O zaman cümle gidiyor. Ama senin asıl derdin doğru: insanlar son haftaya bırakıyor. Bunun gerçek bir nedeni var mı?

Deniz: Var aslında. Grup başladıktan sonra katılan, ilk haftanın öğütme alıştırmasını kaçırıyor ve geride kalıyor.

Selin: İşte. Bu doğru, ve müşterinin işine yarar. Onu yaz.

Deniz: "Grup ayın ikinci pazartesisi başlıyor. İlk hafta öğütmeyle başlıyoruz; başlangıçtan sonra katılmak mümkün ama ilk alıştırmayı kaçırmış olursunuz."

Selin: Bunu bütün ayrıntısıyla gören biri ne der?

Deniz: "İyi ki söylemiş" der.

Selin: Bir tane daha bak. Geçen bahar, abonelik zammında Zeynep Hanım'a "bu son zam" demiştin.

Deniz: Ve geri almıştım. O cümle de testten geçmezdi. Bilmediğim bir şeyi söz olarak vermiştim.

Deniz duyuruyu yeniden yazıyor. "Son yerler" yok; başlangıç tarihi ve ilk haftanın neden önemli olduğu var. Kayıtların yarısı bu kez ilk haftadan önce geliyor.

Sınır

Bu dersin kendisinin de bir kötüye kullanımı var: teşekkür testini, satıcının kendi davranışını aklamak için kullanmak. "Müşteri bilse teşekkür ederdi" demek kolaydır; bunu gerçekten sınamanın yolu, müşteriye anlatıp anlatamayacağına bakmaktır. Anlatırken kekeleyeceğin, gizlemek isteyeceğin ya da "ama herkes yapıyor" diye başlayacağın bir davranış testten geçmemiştir. İkinci biçim, bütün ikna tekniklerini manipülasyon sayıp hiçbirini kullanmamaktır: gerçek bir kıtlığı söylememek, gerçek bir müşteri yorumunu göstermemek de müşteriye yararlı bir bilgiyi esirgemektir. Üçüncüsü, etiği yalnızca satıcının bireysel tercihine bırakmaktır: Ayşen'in yöneticisi gibi, bir işletmenin kendi kuralları satıcıları manipülasyona itebilir; bu durumda testi yalnızca satıcı değil, kuralı koyan da yapmalıdır. Son olarak, bu test hukuki bir değerlendirmenin yerine geçmez; bazı davranışlar müşteri teşekkür etse bile yasal olarak yasaktır.

Yaygın yanlış"Bir teknik ya etiktir ya değildir."
Doğrusu

Aynı mekanizma, doğru bilgiyle kullanıldığında ikna, uydurulmuş bilgiyle kullanıldığında manipülasyon olur. Sezgül'ün montaj takvimi cümlesi bir hafta doğruydu, ertesi hafta yalan olacaktı.

Yaygın yanlış"Müşteri satın aldıysa ikna olmuştur."
Doğrusu

Kemal Usta'nın lokantacısı makineyi aldı; ama kararı, gerçek olmayan bir son tarihin baskısıyla verdi. Satış gerçekleşti, ama müşteri kaybedildi.

Sahaya çık

Kapanış

  1. İkna müşterinin kendi kararını daha iyi vermesine yardım eder; manipülasyon ise kararı onun bilmediği ya da onaylamayacağı bir yolla verdirir. Aynı mekanizma, doğru bilgiyle kullanıldığında ikna, uydurmayla kullanıldığında manipülasyon olur.
  2. Teşekkür testi basit bir ayrım sunar: müşteri her şeyi nedeniyle birlikte görse yine de teşekkür eder miydi? Doğruluk ve seçim soruları bu testi satıcının kendi lehine yorumlamasına karşı korur.
  3. Testi kendini aklamak için kullanmak, her ikna tekniğini reddedip müşteriden yararlı bilgiyi esirgemek, etiği yalnız satıcıya bırakıp işletme kurallarını sorgulamamak ve testi hukukun yerine koymak sınırın ötesindedir.

Üç soru

  1. Gerçekten azalan bir stok hakkında müşteriye bilgi vermek manipülasyon mudur?
  2. Yöneticin, her teklife "Bu fiyat yalnızca bu hafta geçerli" yazmanı istiyor; fiyat değişmeyecek. Ne yaparsın?
  3. Bir cümlenin teşekkür testinden geçip geçmediğinden emin değilsin. Nasıl sınarsın?

Yanıtlar

  1. Hayır. Bilgi doğruysa ve müşteri için önemliyse, onu söylemek müşteriye yardım eder. Sezgül'ün montaj takvimi bir hafta gerçekten doluydu; o hafta bunu söylemek bilgiydi. Aynı cümle takvim boşken söylendiğinde manipülasyon olurdu.
  2. Ayşen'in yaptığı gibi, cümleyi yalnız gerçek bir fiyat değişikliğine bağlamayı ve teklifin geçerlilik süresini gerçek bir tarihe yazmayı öneririm. Kural işletmeden geliyorsa, testi kuralı koyanla birlikte yapmak gerekir.
  3. Cümleyi ve nedenini müşteriye yüksek sesle anlatıyormuş gibi söylerim. Deniz'in "son yerler" cümlesinde olduğu gibi, nedenini anlatırken utanacağım bir cümle testten geçmemiştir; "ilk haftayı kaçırırsınız" gibi nedeni açıkça söylenebilen bir cümle ise geçer.

Sonraki derse köprü

Deniz'in "son yerler" cümlesi bir duyurudaydı ve tek bir kişi onu yazmıştı. Ama aynı türden bir baskı bir sayfanın tasarımına da gömülebilir: önceden işaretlenmiş bir kutu, bulunması zor bir iptal düğmesi, gerçek olmayan bir geri sayım. Sıradaki ders bu karanlık tasarım desenleri, yani dijitaldeki tuzaklar üzerine.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.