4.32 · Seviye 4 · İlke ve Beceri
Fiyatın yazımı
Sol basamak, yuvarlak rakamlar, para sembolü
Satış Psikolojisi Akademisi — M17, Fiyat Psikolojisi · 1.812 kelime · 5 satış durumu · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme
Derslerdeki kişiler ve görüşmeler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir.
Kanca
New York eyaletinde bir okul restoranında, Cornell Üniversitesi'nden araştırmacılar bir deney yaptı. Menünün üç farklı sürümü hazırlandı. Birinde fiyatlar para simgesiyle yazılmıştı: "$12.00". Birinde yazıyla: "on iki dolar". Üçüncüsünde yalnızca rakamla, simgesiz ve kuruşsuz: "12".
Yemekler, porsiyonlar, garsonlar aynıydı. Değişen tek şey, fiyatın menüde nasıl yazıldığıydı. Sybil Yang, Sheryl Kimes ve Mauro Sessarego, yalnızca rakamla yazılmış menüyü alan masaların ortalamada daha çok harcadığını bildirdi.
Bir fiyat, söylenen ya da yazılan bir şeydir. Ve nasıl yazıldığı, ne kadar acıttığını da değiştirir.
Tek fikir
Fiyatın yazılış biçimi, yani yuvarlak mı kuruşlu mu olduğu, hangi rakamla başladığı ve para simgesinin ne kadar öne çıktığı, müşterinin rakamı nasıl hissettiğini etkiler. Etkiler küçüktür ve koşula bağlıdır; satıcı yazımı ürünün ruhuna uygun seçer, ama müşteriyi yanıltacak biçimde kullanmaz.
Neden işe yarar
4.28'de fiyatın bir algı olduğunu, 4.29'da nasıl söylendiğinin önemini gördük. Yazılı fiyat da bir söyleyiştir. Müşteri bir fiyat etiketine, bir menüye ya da bir teklif sayfasına baktığında, rakamı tam olarak işlemeden önce bir izlenim edinir: yuvarlak bir sayı mı, karmaşık bir sayı mı, büyük bir simgeyle mi vurgulanmış, yoksa sessizce mi duruyor?
İkinci soru, fiyatın yuvarlak mı yoksa kuruşlu mu yazılacağıdır.
Üçüncü soru, en bilinen olanıdır: fiyatın dokuzla bitip bitmemesi.
Bu üç sorunun hiçbiri tek başına bir satışı yapmaz ya da bozmaz. Etkiler küçüktür ve çoğu laboratuvarda, kısa sürede verilen kararlarla ölçülmüştür; uzun bir satış görüşmesinde, müşteri ürünü tanıdıkça, bu küçük izlenimlerin ağırlığı azalır. Ama ilk bakışın önemli olduğu yerlerde, bir menüde, bir rafta, bir broşürde, yazım belirgin bir fark yaratabilir. Ama bir araya geldiklerinde, fiyatın müşteriye söylediği hikâyeyi biraz değiştirirler. Satıcının sorusu şudur: bu ürün nasıl bir alışverişin parçası? Bir keyif, bir hediye, bir lüks mü; yoksa bir hesap, bir karşılaştırma, bir ihtiyaç mı? Fiyatın yazımı o hikâyeye uymalıdır.
Türkiye'nin yakın geçmişi bu konuya bir ayrıntı daha ekler. Fiyatlar sık değiştiğinde kuruşlar anlamını yitirir; birçok müşteri "doksan dokuz kuruş" yazısını artık bir indirim değil, bir alışkanlık olarak okur. Böyle dönemlerde fiyatın yazımından çok, ne kadar sık değiştiği ve değişikliğin nasıl duyurulduğu önem kazanır. 4.36'da enflasyon döneminde fiyat artışını ayrıca konuşacağız.
Sahne
Toplantıdan bir gün sonra Deniz yeni abonelik paketlerinin fiyat kartlarını hazırlamış. Tevfik Usta'nın "yuvarlak mı, kuruşlu mu?" sorusu kafasında; cevabını kendi bildiği bir kurala göre vermiş.
Kemal Usta’nın versiyonu
Karşı sokakta Kemal Usta, fiyatları dükkânın önündeki kara tahtaya tebeşirle yazıyor. Her zamda eski rakamın üstünü çizip yanına yenisini yazmış; tahtada her ürünün yanında üç dört çizik rakam var.
Müşteri: Kemal Usta, bu tahta ne böyle?
Kemal Usta: Fiyatlar. Bak, en sağdaki güncel olanı.
Müşteri: Ama bu yılki bütün zamları görüyorum. Bu paket bahar başında yarı fiyatına mıydı?
Kemal Usta: Her şeye zam geldi, ne yapayım.
Müşteri o gün bir şey almadı. Tahtadaki çizikler, her ürünün ne kadar pahalandığını bir tarih kitabı gibi önüne sermişti.
Selin’in versiyonu
Dükkânın arka odasında Deniz fiyat kartlarını masaya diziyor. Üç kartın üçünde de fiyatlar kuruşlu ve dokuzla bitiyor; yanlarında büyük birer "₺" işareti.
Deniz: Dokuzla bitirdim, çünkü daha çok satarmış. Simgeyi de büyük yazdım, net görünsün.
Selin: Bu kartlar kimin için?
Deniz: Küçük paket yalnız içenler için, standart aileler için, seçki farklı kökenleri sevenler için.
Selin: Zekiye Hanım seçkiyi kızına tattırmak için aldı. Seçki bir keyif ve bir hediye. Fiyatının dokuzla bitmesi ona ne söyler?
Deniz: İndirimli gibi mi?
Selin: Belki. Seçkinin fiyatını yuvarlak yazalım. Küçük paket ise bir hesap ürünü; Zeynep Hanım gibi müşteriler oturup aylık tutarı hesaplayacak. Orada fiyatı kuruşuna kadar, net yazmak ona saygıdır.
Deniz: Simge?
Selin: Kalacak; fiyat açık olmalı. Ama kartın en büyük şeyi simge değil, paketin kimin için olduğu olsun. Fiyat altta, okunaklı, ama bağırmadan.
Tevfik Usta: Standart paket?
Selin: Standart paketin müşterisi hem keyif hem hesap yapıyor. Yuvarlak yazalım; ama altına fincan başına ne düştüğünü küçük bir notla ekleyelim.
Deniz kartları yeniden yazıyor: seçki yuvarlak, standart yuvarlak ve altında fincan başı tutar, küçük paket kuruşuna kadar. Üç kartta da en büyük satır, paketin kimin için olduğu. Tevfik Usta kartlara bakıp başını sallıyor: "Fiyat artık bağırmıyor, ama saklanmıyor da."
Sınır
Fiyatın yazımının kötüye kullanımı, onu fiyatı gizlemek ya da yanıltmak için kullanmaktır. Para simgesini kaldırmak meşru bir tasarım tercihidir; fiyatı küçük, okunaksız, bulunması zor bir yere saklamak değildir. Birçok ülkede fiyatların açıkça ve para birimiyle birlikte gösterilmesi bir yasal zorunluluktur; Sevtap'ın menüsü bu yüzden fiyatları gizlemedi, yalnızca vurgusunu değiştirdi. Bir başka kötüye kullanım, sol basamak etkisini bir tuzağa çevirmektir: kampanya afişinde "yüz doksan dokuz liradan başlayan fiyatlar" yazıp, müşterinin aradığı ürünü bu fiyattan hiç sunmamak. Üçüncüsü, parçalanmış ya da gizli ücretleri yuvarlak bir ana fiyatın arkasına saklamaktır: yuvarlak, sade bir ana fiyat, sonra kasada eklenen hizmet bedelleri, taşıma ücretleri, vergiler. Fiyatı bölmenin en sık görülen kötüye kullanımı budur ve onu ayrıca konuşacağız. Son olarak, Kemal Usta'nın tahtası bir dürüstlük örneği gibi görünse de, eski fiyatları bırakmanın amacı şeffaflık değil, ihmaldi; şeffaflık zammı önceden ve nedeniyle açıklamaktır, 4.29'da gördüğümüz gibi.
Yaygın yanlış"Fiyat her zaman dokuzla bitmeli; bu, satışı artırmanın kanıtlanmış yoludur."
Sol basamak etkisi gerçektir, ama koşulludur. Ertuğrul'un pahalı kahve makinesi ve Gamze'nin özel gün buketleri, dokuzla biten fiyatın kaliteli ya da hediye amaçlı ürünlerde "indirimli" ya da "sıradan" çağrışımı yapabildiğini gösteriyor. Yazım, ürünün ruhuna göre seçilir.
Yaygın yanlış"Fiyatın yazımı küçük bir ayrıntıdır; müşteri sonunda rakama bakar, yazıma değil."
Etkiler küçüktür, doğru. Ama müşteri rakamı tam işlemeden önce bir izlenim edinir. Haluk'un yuvarlak teklifi müşteriye keyfi göründü; dökümlü ve kuruşlu teklif bir hesabın sonucu gibi. Küçük etkiler, güvenin kurulduğu ya da sarsıldığı ilk anlarda önemlidir.
Sahaya çık
Kapanış
- Fiyatın yazılış biçimi, yani yuvarlak mı kuruşlu mu olduğu, hangi rakamla başladığı ve para simgesinin ne kadar öne çıktığı, müşterinin rakamı nasıl hissettiğini etkiler; etkiler küçük ve koşula bağlıdır.
- Yuvarlak fiyatlar keyif ve hediye alışverişlerine, kuruşlu fiyatlar hesap ve karşılaştırma alışverişlerine daha uygun düşebilir; dokuzla biten fiyat bazen "indirimli" ya da "sıradan" çağrışımı yapar.
- Yazım fiyatı vurgulayabilir ya da yumuşatabilir, ama gizleyemez; fiyatı okunaksız kılmak, "başlayan fiyatlar" tuzağı kurmak ve ek ücretleri yuvarlak bir ana fiyatın arkasına saklamak sınırın ötesindedir.
Üç soru
- Lüks bir ürün satıyorsun ve şirketin bütün fiyatları dokuzla bitiriyor. Ne önerirsin?
- Bir müşteri, teklifindeki yuvarlak rakamın "kafadan atılmış" gibi göründüğünü söylüyor. Ne yaparsın?
- Menüden para simgesini kaldırmayı düşünüyorsun. Neye dikkat edersin?
Yanıtlar
- Şirket kuralına uymak çekicidir, çünkü tutarlılık sağlar. Ama dokuzla biten fiyat, lüks bir üründe "indirimli" ya da "ucuz" çağrışımı yapabilir. Lüks ürünlerde yuvarlak fiyatları denemek ve sonuçlarını ölçmek, kuralı ürünün ruhuna göre esnetmek için iyi bir yoldur.
- Rakamı savunmak çekicidir. Ama müşterinin kaygısı, rakamın nasıl bulunduğunu bilmemek. Haluk'un yaptığı gibi, teklife bir döküm eklemek ve toplamı hesabın sonucu olarak, gerekirse kuruşuna kadar yazmak, müşteriye rakamın keyfi olmadığını gösterir.
- Simgeyi kaldırmak çekicidir, çünkü ödeme acısını hafifletebilir. Ama fiyatların açıkça görünmesi ve para biriminin anlaşılır olması gerekir; birçok ülkede bu bir yasal zorunluluktur. Simgeyi kaldırmak meşru bir tasarım tercihidir, fiyatı gizlemek değildir.
Sonraki derse köprü
Kartlar hazırlanınca Tevfik Usta bir fikir daha ortaya attı: "Standart paketi aylık değil de haftalık fiyatla mı yazsak? Rakam küçük görünür." Selin bir an düşündü: "Ya da tersine, yıllık bir paket mi yapsak?" Aynı tutarı bölmek ya da birleştirmek, müşterinin onu nasıl hissettiğini değiştirir. Sıradaki ders, fiyatı bölmenin ve birleştirmenin psikolojisini, yani parçalama ve paketleme konusunu ele alıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.