3.22 · Seviye 3 · İlke ve Beceri
Yeniden çerçeveleme
Engeli avantaja çevirmek
Satış Psikolojisi Akademisi — M10, Çerçeveleme ve Anlam · 1.934 kelime · 4 satış durumu · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme
Derslerdeki kişiler ve görüşmeler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir.
Kanca
Bitlis'te bal üreten Ruhi'nin kavanozları her kış aynı şikâyetle geri geliyordu. Bal donmuş, beyazlaşmış, kaşıkla kazınır hâle gelmişti. Müşteriler aynı cümleyi kuruyordu: "Bu bal şekerlenmiş, içine şeker katmışsınız."
Ruhi yıllarca tartıştı, kavanozları değiştirdi, bazı müşterilere parasını geri verdi. Sonra etiketin arkasına birkaç satır ekledi. Çiçek ballarının birçoğunun soğukta kristalleşmesinin doğal olduğunu, ılık suda bekletilince yeniden akışkan hâle geldiğini ve kendi balının ısıl işlemden geçirilmediğini yazdı. Bir de dürüst bir uyarı ekledi: kristalleşme tek başına balın saf olduğunu kanıtlamaz; o yüzden laboratuvar analizinin numarasını da etikete koydu.
Ertesi kış şikâyetler azaldı. Birkaç müşteri bal donduğunda telefon açtı; ama bu kez ne yapacaklarını sormak için.
Tek fikir
Müşterinin engel olarak gördüğü bir özellik, başka ve aynı ölçüde doğru bir bakışla bambaşka bir anlam kazanabilir. Yeniden çerçeveleme ancak yeni çerçeve de en az eskisi kadar gerçeğe uyduğunda dürüsttür; gerçek bir sorunu güzel bir sözle örtmek, çerçeveleme değil inkârdır.
Neden işe yarar
3.19'da her anlatımın bir çerçeve olduğunu, 3.20 ve 3.21'de de kazanç, kayıp ve karşılaştırma çerçevelerini gördük. Hepsinde çerçeveyi satıcı ilk kez kuruyordu. Bu derste durum farklı: müşteri bir çerçeveyle gelmiştir ve o çerçeve, bir özelliği engel olarak görmesine yol açmaktadır. "Bizim yer küçük", "teslim çok uzun", "makine eski", "bal donmuş". Satıcının işi bu çerçeveyi yok saymak ya da tartışmak değil, aynı gerçeğe uyan başka bir çerçeve olup olmadığına bakmaktır.
Dürüst bir yeniden çerçevenin üç belirtisi vardır. Birincisi, yeni çerçeve olguları değiştirmez; Ruhi'nin balı yine donmuştu. İkincisi, yeni çerçeve müşterinin bilmediği gerçek bir bilgi ekler: kristalleşmenin doğal olması, ısıl işlem görmemiş olması. Üçüncüsü, yeni çerçeve sınırını da söyler: kristalleşme saflığın kanıtı değildir. Bu üçü yoksa elimizde bir çerçeve değil, bir süs vardır.
Bu bulgu 2.6'da gördüğümüz kusurunu söylemenin bir başka yüzü. Orada iki yönlü mesajın güvenilirliği nasıl artırdığını konuşmuştuk. Burada mesele kusurun söylenmesinden çok, nasıl bir bağlamda söylendiği.
Yeniden çerçevelemenin gücü, müşteriye yeni bir bilgi vermesinden gelir. Bir kalıp cümle bilgi vermez; yalnızca bir teknik uygular. Bu yüzden yeniden çerçeve her müşteride baştan kurulmalı ve o müşterinin olgularına dayanmalıdır.
Sahne
3.21'de Hayri Bey mutfak yazıcısını ve tableti tutmuş, ama kasayı eskisi gibi bırakmıştı; on iki masalık lokantasına böyle bir sistemin fazla geleceğini düşünüyordu. Birkaç hafta sonra eski tuşlu kasa yine sorun çıkarıyor; Hayri Bey Deniz'i çağırıyor.
Kemal Usta’nın versiyonu
Kasa sorun çıkardığı akşam, Kemal Usta lokantada yemek yiyor ve Hayri Bey'in kasayla uğraştığını görüyor.
Hayri Bey: Bu kasa da bozuldu yine Kemal. Fişlerle de uğraşıyorum hâlâ.
Kemal Usta: Hayri, bırak bu dertleri. Fişin karışması, kasanın arada takılması, bunlar esnaf lokantasının havası. İnsanlar o havayı sever.
Hayri Bey: Kebabı soğuyan adam havayı sevmedi ama.
Kemal Usta: Olur öyle. Büyük lokantalarda her şey makine gibi, ruhu yok. Sen küçük kal, ruhunu koru.
Hayri Bey: Ruhum bir şey demiyor, kasam takılıyor.
Kemal Usta bir yeniden çerçeve kurmuştu: sorunları "esnaf lokantasının havası" diye yeniden adlandırmıştı. Ama bu çerçeve olgulara uymuyordu: soğuyan kebap bir hava değil, bir aksaklıktı ve Hayri Bey bunu biliyordu. Gerçek bir sorunu güzel bir sözle örtmek, çerçeveleme değil inkârdı.
Selin’in versiyonu
Deniz ve Selin ertesi gün öğleden sonra lokantada. Eski kasa tezgâhın üstünde, kapağı açık.
Hayri Bey: Bu kasa artık gidiyor. Ama sizin sistem büyük yerler için. Bizim lokanta küçük, on iki masa.
Deniz: Küçük olması harika bir şey Hayri Bey! Küçük işletmeler bu sistemlerden en çok kazananlar. Aslında küçük olmak sizin en büyük avantajınız.
Hayri Bey: Evladım, beni avutma. Küçük olmak neden avantaj olsun?
Deniz cevap veremiyor. Selin söze giriyor.
Selin: Hayri Bey, küçük olmanın bu sistemde ne anlama geldiğini somut söyleyeyim. Kurulum bir öğleden sonra sürer; büyük bir lokantada bir hafta sürüyor. Tek bir tablet yeter, siz zaten tableti kullanıyorsunuz. Aylık bedel en küçük pakette; büyük lokantaların ödediğinin yarısından az.
Hayri Bey: Bunlar doğru mu?
Selin: Doğru. Ama küçük olmanın bir öbür yüzü de var: sistemin bazı bölümleri size hiç lazım olmayacak. Şube raporları, personel vardiyaları, stok uyarıları. Onlar büyük yerler için. Size satmayacağız; en küçük pakette zaten yoklar.
Hayri Bey: Yani bana gereksiz bir şey ödettirmeyeceksiniz.
Selin: Ödetmeyeceğiz. Nazım Usta'nın mutfak fişleriyle kasa aynı tablette birleşir; bir şey eklemiyoruz, iki parçayı bir araya getiriyoruz.
Hayri Bey: Kurulum ne zaman?
Deniz: Lokantanın kapalı olduğu bir saatte. Pazartesi öğleden sonra olur mu?
Hayri Bey: Olur. Eski kasayı da götürmeyin, bir köşede dursun. Otuz yıl çalıştı.
Arabaya bindiklerinde Deniz'in aklında tek bir kelime var: avutma. "Küçük olmak en büyük avantajınız" demişti; ama bu, arkasına hiçbir olgu koymadan bir kusuru bir erdeme çevirmeye çalışan bir cümleydi. Hayri Bey bir slogan duymuştu. Selin ise aynı çerçeve değişikliğini olgularla yapmıştı: kurulum süresi, tablet sayısı, aylık bedel. Bir de küçük olmanın sınırını söylemişti: bazı bölümler Hayri Bey'e lazım değildi. Kusur ortadan kalkmamıştı; yalnızca doğru yerine konmuştu.
Sınır
Yeniden çerçeveleme, yeni çerçeve olgulara uymadığında manipülasyona döner. "Teslim gecikmesi aslında bir avantaj, ürün daha özenli hazırlanıyor" cümlesi, gecikme özenden değil düzensizlikten kaynaklanıyorsa bir yalandır. "Bu ürünün pahalı olması kalitesinin kanıtı" cümlesi, fiyat kaliteyle değil marka primiyle açıklanıyorsa bir oyundur. Kemal Usta'nın "esnaf lokantasının havası" gibi, gerçek bir sorunu bir erdem diye yeniden adlandırmak da inkârdır. Bu bölümün yoklaması üç sorudur: yeni çerçeve olguları değiştiriyor mu, müşteriye gerçek bir bilgi ekliyor mu, ve kendi sınırını söylüyor mu? Üçüncüsü en sık atlanan sorudur; Ruhi'nin "kristalleşme saflığın kanıtı değildir" cümlesi, yeniden çerçevesini güvenilir kılan şeydi. Bulguların da bir sınırı var: Ein-Gar ve arkadaşlarının lekeleme etkisi, küçük bir kusurun yüzeysel bakan müşteride bir avantaja dönüşebileceğini gösteriyor; dikkatle bakan müşteride ise kusur kusurdur. Yeniden çerçeve, dikkatle bakan müşterinin karşısında da ayakta kalmalıdır.
Yaygın yanlış"Her kusur, doğru sözlerle bir avantaja çevrilebilir."
Yeniden çerçeveleme ancak yeni çerçeve olgulara uyduğunda işe yarar. Deniz'in "küçük olmak en büyük avantajınız" cümlesi olgusuz bir slogandı ve Hayri Bey onu "avutma" diye duydu. Bazı kusurlar yeniden çerçevelenemez; onlar yalnızca açıkça söylenir.
Yaygın yanlış"İtirazlara karşı ezberlenmiş bir yeniden çerçeveleme kalıbı her zaman işe yarar."
Ezberlenmiş kalıplar müşteriye yeni bir bilgi vermez ve çoğu zaman tanınır. Bir yeniden çerçeve, o müşterinin kendi olgularından kurulduğunda güç kazanır: Selin'in Hayri Bey'e söylediği kurulum süresi ve aylık bedel, başka bir lokantada farklı olurdu.
Sahaya çık
Kapanış
- Müşterinin engel olarak gördüğü bir özellik, aynı olgulara en az o kadar iyi uyan başka bir çerçevede farklı bir anlam kazanabilir.
- Dürüst bir yeniden çerçeve olguları değiştirmez, müşteriye gerçek bir bilgi ekler ve kendi sınırını da söyler; bu üçünden biri eksikse elde bir çerçeve değil bir süs vardır.
- Gerçek bir sorunu güzel bir sözle bir erdeme çevirmek yeniden çerçeveleme değil inkârdır; bazı kusurlar yeniden çerçevelenmez, yalnızca açıkça söylenir.
Üç soru
- Bir müşterin, ürününün teslim süresinin uzun olduğunu söylüyor. Teslim süresi, ürünün siparişe göre üretilmesinden kaynaklanıyor. Ne söylersin?
- Bir müşterin, ürününün fiyatını yüksek buluyor. Satış müdürün, "pahalı olması kalitesinin kanıtı" demeni öneriyor. Ne yaparsın?
- Bir müşterin, ürününün bilinen bir eksikliğini soruyor ve bu eksiklik gerçekten onun işini zorlaştıracak. Yeniden çerçevelemek mümkün mü?
Yanıtlar
- "Uzun teslim, ürünün kalitesini gösterir" demek çekicidir ama bir slogandır. Teslim süresinin gerçek nedenini, siparişe göre üretimi, ve bunun müşteriye sağladığı somut şeyi söylemek daha dürüsttür: Mukaddes'in müşterileri gibi ölçüyü ya da rengi seçebilmek. Hazır bir ürüne ihtiyacı olan müşteriye ise hazır seçenekleri göstermek gerekir; yeniden çerçeve herkese uymaz.
- Müdürün önerisi cazip görünür, çünkü fiyat ile kalite arasında insanların zaten kurduğu bir bağa yaslanır. Ama fiyat gerçekten kaliteden kaynaklanmıyorsa, cümle olgulara uymaz ve dikkatle bakan müşteri karşısında çöker. Fiyatın neyi karşıladığını somut olarak söylemek, örneğin hangi malzemeyi, hangi hizmeti, hangi garantiyi, dürüst bir çerçeve kurar; karşılamadığı bir şey varsa onu da söylemek gerekir.
- Gerçek bir eksiklik müşterinin işini zorlaştıracaksa, onu bir avantaja çevirmeye çalışmak inkârdır. Yapılacak şey, eksikliği açıkça söylemek, bunun müşterinin işini nasıl etkileyeceğini birlikte konuşmak ve varsa bir çözüm yolu, örneğin başka bir ürünle tamamlamayı, önermektir. Bazen dürüst cevap, ürünün o müşteriye uygun olmadığıdır.
Sonraki derse köprü
Selin, Hayri Bey'e kasa ile mutfak fişlerinin birleşmesini "bir şey eklemiyoruz, iki parçayı bir araya getiriyoruz" diye anlatmıştı. Hayri Bey'in teknik terimlerle hiç ilgilenmemesine karşın, bu tek cümleyle sistemi kavradı. Karmaşık bir şeyi, müşterinin zaten bildiği bir görüntüyle anlatmak bazen uzun açıklamalardan daha çok işe yarar. Sıradaki ders metaforun ve benzetmenin gücünü konu ediyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.