Başvuru

Çekirdek sanat tarihi sözlüğü

Akademinin kontrollü terimleri için kısa, tutarlı tanımlar. Her madde bağlı olduğu alanla birlikte gösterilir.

201 madde · 10 öbek

Görsel analiz39 madde

Açık biçim
Kompozisyonun görsel hareketinin çerçevenin dışında devam ettiği izlenimini veren düzen.
Asimetri
İki tarafın birbirinin aynısı olmadan görsel denge veya gerilim oluşturması.
Bakış
Figürün, görüntünün veya izleyicinin görme yönü; aynı zamanda görmenin toplumsal ve iktidarla ilişkili düzeni.
Betimleme
Eserde görülen özellikleri yorumdan mümkün olduğunca ayırarak açık biçimde ifade etme.
Biçim
Bir öğenin görsel veya fiziksel yapısı; çizgi, alan, hacim ve sınır ilişkileri.
Biçimsel analiz
Eserin çizgi, renk, kompozisyon, mekân, ölçek, yüzey ve benzeri görsel özelliklerinin nasıl çalıştığını inceleme.
Bileşik görünüş
Bir figür veya nesnenin farklı yönlerden en tanınabilir parçalarını tek görüntüde birleştiren temsil sistemi.
Çerçeve
Görüntünün fiziksel veya kavramsal sınırı; neyin içeride ve dışarıda kaldığını belirler.
Çizgi
Gerçek bir iz veya gözün iki öğe arasında kurduğu ima edilmiş yön.
Denge
Kompozisyondaki görsel ağırlığın düzenlenmesi; simetrik, asimetrik veya radyal olabilir.
Değer
Bir rengin ya da tonun açıklık-koyuluk derecesi.
Doku
Bir yüzeyin gerçek dokunsal niteliği veya görsel olarak uyandırdığı dokunma izlenimi.
Doğrusal perspektif
Paralel çizgilerin ufukta bir veya daha fazla kaçış noktasına yönelmesiyle derinlik oluşturan geometrik sistem.
Figür
Görüntüde ayırt edilen insan, hayvan veya başka belirgin varlık.
Fon/zemin
Figürlerin veya ana öğelerin önünde belirdiği görsel alan.
Hacim
Bir biçimin üç boyutlu yer kaplama niteliği veya iki boyutta oluşturulan hacim izlenimi.
Hiyerarşik ölçek
Figürlerin fiziksel uzaklığa değil önem veya statülerine göre farklı büyüklüklerde gösterilmesi.
Işık kaynağı
Eserde gerçek veya ima edilen aydınlatmanın geldiği yön ve tür.
İdealizasyon
Beden veya biçimin belirli bir güzellik, düzen ya da mükemmellik anlayışına göre dönüştürülmesi.
Kadraj
Görüntünün seçilen sınırı ve bu sınır içinde öğelerin yerleşimi.
Kapalı biçim
Ana hareket ve öğelerin çerçeve içinde tamamlandığı, kendine yeterli görünen kompozisyon.
Kompozisyon
Görsel veya mekânsal öğelerin bütün içindeki düzenlenişi.
Kontur
Bir biçimin dış sınırını tanımlayan çizgi veya kenar.
Kontrast
Renk, değer, boyut, doku veya biçim gibi öğeler arasındaki belirgin karşıtlık.
Kısaltım (foreshortening)
İzleyiciye doğru veya izleyiciden uzağa uzanan biçimin perspektif nedeniyle kısa görünmesi.
Modelleme
Işık, gölge veya ton geçişiyle iki boyutlu yüzeyde hacim oluşturma.
Natüralizm
Görünen dünyanın gözleme dayalı ve ikna edici biçimde temsil edilmesine yönelen yaklaşım.
Negatif alan
Figür veya nesneler arasında ve çevresinde kalan boş alan.
Odak
Kompozisyonda dikkatin öncelikle yöneldiği bölge veya öğe.
Oran
Parçaların birbirine veya bütüne göre büyüklük ilişkisi.
Ölçek
Eserin gerçek büyüklüğü veya bir öğenin başka öğe/insan bedeniyle büyüklük ilişkisi.
Örüntü
Öğelerin düzenli veya değişken tekrarından oluşan görsel yapı.
Ritim
Tekrar, aralık ve varyasyon yoluyla oluşan görsel hareket.
Renk tonu (hue)
Kırmızı, mavi veya sarı gibi rengin temel adı.
Doygunluk
Rengin saflık veya canlılık derecesi.
Simetri
Bir eksenin iki yanında benzer veya aynalanmış düzen.
Soyutlama
Görülen biçimin seçilmesi, sadeleştirilmesi, dönüştürülmesi veya nesneye bağlılığının azaltılması.
Üslup
Bir dönem, bölge, grup, atölye veya üreticide görülen ayırt edici biçimsel ve teknik tercihler örüntüsü.
Vurgu
Belirli öğeyi diğerlerinden daha görünür veya etkili kılan düzenleme.

Resim, çizim ve yüzey34 madde

Akrilik
Sentetik polimer bağlayıcılı, hızlı kuruyan modern boya.
Altın varak
İnce dövülmüş altın levhanın hazırlanan yüzeye uygulanması.
Astar
Boyanın tutunması ve yüzeyin hazırlanması için taşıyıcı üzerine sürülen katman.
Bağlayıcı
Pigment parçacıklarını bir arada tutan ve yüzeye bağlayan madde; yağ, yumurta veya akrilik polimer gibi.
Boyar madde
Genellikle çözünebilen ve bir taşıyıcıya renk veren madde; pigmentten farklı davranabilir.
Chiaroscuro
Işık ve karanlığın güçlü karşıtlığıyla hacim veya dramatik etki kurma.
Cila/vernik
Resim yüzeyini korumak veya görünümünü değiştirmek için uygulanan saydam katman.
Çizim
Çizgi, ton veya leke yoluyla kâğıt ve benzeri yüzeyde yapılan çalışma; hazırlık veya bağımsız eser olabilir.
Enkaustik
Pigmentin ısıtılmış balmumu gibi mum bağlayıcıyla kullanıldığı resim tekniği.
Fresk
Pigmentin çoğunlukla ıslak kireç sıva üzerine uygulanarak yüzeyle bütünleştiği duvar resmi tekniği.
Frotag
Kâğıdı dokulu yüzey üzerine koyup sürtme yoluyla iz alma tekniği.
Glaze
Alttaki boyayı görünür bırakan ince, saydam veya yarı saydam boya katmanı.
Grisaille
Büyük ölçüde gri veya sınırlı tek renk değerleriyle yapılan resim.
Guaj
Opaklığı artırılmış su bazlı boya.
Impasto
Boyanın yüzey üzerinde kalın ve fiziksel iz oluşturacak biçimde uygulanması.
İmprimatura
Hazırlanmış resim yüzeyine uygulanan ince, renkli başlangıç katmanı.
Karton
Duvar resmi, halı veya başka büyük iş için tam ölçekli hazırlık çizimi.
Kolaj
Kâğıt, kumaş ve benzeri hazır parçaların yüzeye yapıştırılmasıyla oluşturulan çalışma.
Mahlstick/dayama çubuğu
Ressamın elini ıslak yüzeye değdirmeden desteklemesine yarayan araç.
Mürekkep
Boyar madde veya pigmentin sıvı içinde kullanıldığı yazı ve çizim malzemesi.
Palet
Boyaların karıştırıldığı yüzey; ayrıca bir eserdeki seçilmiş renkler bütünü.
Panel resmi
Ahşap veya başka sert levha taşıyıcı üzerine yapılmış resim.
Pastel
Pigmentin az bağlayıcıyla çubuk hâline getirildiği kuru renk malzemesi.
Pentimento
Sanatçının değişiklik yaptığı eski kompozisyon bölümünün zamanla veya teknik görüntülemeyle görünür olması.
Pigment
Bağlayıcı içinde dağılmış, genellikle çözünmeyen renk verici parçacık.
Polikromi
Bir heykel, yapı veya yüzeyde çok renkli uygulama.
Preparasyon
Boya veya bezeme öncesi yüzey hazırlığı.
Sfumato
Tonlar ve kenarlar arasında yumuşak, dumanlı geçiş oluşturan resim yaklaşımı.
Sinopia
Fresk sıvasının alt hazırlık katmanında bulunan kırmızımsı ön çizim.
Suluboya
Saydam su bazlı boya tekniği; kâğıdın ışığı çoğu zaman görünümün parçasıdır.
Taşıyıcı
Boya veya çizimin uygulandığı ahşap, tuval, kâğıt, duvar gibi fiziksel temel.
Tempera
Pigmentin çoğunlukla yumurta gibi suyla karışabilen bağlayıcıyla kullanıldığı boya tekniği.
Tuval
Genellikle keten veya pamuk dokumadan yapılan resim taşıyıcısı.
Yağlıboya
Pigmentin kuruyan yağ bağlayıcıyla kullanıldığı boya tekniği.

Baskı, kitap ve fotoğraf19 madde

Ağaç baskı
Görüntünün tahta kalıbın yüksek kalan yüzeylerinden basıldığı yüksek baskı yöntemi.
Asit yedirme (etching)
Metal levhada koruyucu tabakanın çizilip açıkta kalan çizgilerin asitle oyulduğu çukur baskı yöntemi.
Baskı kalıbı
Görüntünün kâğıt veya başka yüzeye aktarılmasını sağlayan işlenmiş yüzey.
Baskı durumu (state)
Aynı kalıbın üzerinde yapılan değişiklikler nedeniyle oluşan farklı baskı aşaması.
Cilt
Kitap yapraklarını bir arada tutan ve koruyan yapı; aynı zamanda bağımsız bir bezeme alanı.
Dagerreyotip
Gümüş kaplı bakır levha üzerinde tekil, çoğaltılamayan erken fotoğraf görüntüsü.
Edisyon
Bir kalıp, fotoğraf veya çoğaltılabilir eserden belirlenen sayıda üretilen örnekler bütünü.
El yazması
Metnin basım yerine elle yazıldığı kitap veya belge.
Fotoğraf
Işığa duyarlı kimyasal veya dijital süreçle üretilen görüntü; belge ve kurgu niteliği bağlama göre incelenir.
Gravür
Metal levhanın kesici aletle oyulduğu çukur baskı yöntemi; genel “baskı” anlamında kullanılmamalıdır.
İllüminasyon/tezhip
El yazması sayfasını altın, renk ve bezemeyle süsleyen uygulamalar; terimler kültürel bağlama göre ayrıştırılır.
Ksilografi
Ağaç kalıptan baskı; ağaç baskıyla ilişkili teknik terim.
Litografi
Yağ ile suyun birbirini itmesi ilkesine dayanan düz baskı yöntemi.
Matris
Baskı görüntüsünü taşıyan levha, kalıp, taş veya elek.
Mezotint
Metal levhanın tonlu ve kadifemsi koyuluklar üretmek üzere pürüzlendirilip düzeltilmesine dayanan çukur baskı.
Negatif
Ton veya renk değerlerinin ters kaydedildiği ve pozitif görüntü üretmekte kullanılan fotoğrafik ara görüntü.
Parşömen
İşlenmiş hayvan derisinden yapılan yazı ve resim taşıyıcısı.
Serigrafi
Mürekkebin elek üzerindeki açık alanlardan yüzeye geçirildiği baskı tekniği.
Tipo baskı
Yüksek yüzeyli harf ve kalıplardan basım yöntemi.

Heykel, nesne ve malzeme12 madde

Ajur
Malzemenin delinerek açık boşluklu bezeme oluşturması.
Assemblage
Buluntu veya üretilmiş üç boyutlu parçaların bir araya getirilmesi.
Döküm
Erimiş veya akışkan malzemenin kalıba dökülerek biçimlendirilmesi.
Kakma
Bir malzemenin yüzeyine açılan yuvalara farklı renk veya türde malzeme yerleştirme.
Kaide
Heykeli veya nesneyi taşıyan taban; sunum ve anlamın parçası olabilir.
Kayıp mum
Mum modelin kalıp içinde eritilip boşluğa metal döküldüğü yöntem.
Kontrapposto
Ayakta figürde ağırlığın bir bacağa aktarılmasıyla kalça ve omuzlarda karşıt eğimler oluşması.
Modelaj
Kil, balmumu veya benzeri biçimlenebilir malzemeyi ekleyerek/yoğurarak şekillendirme.
Patina
Metal veya başka yüzeyde doğal ya da yapay kimyasal değişimle oluşan renk/yüzey tabakası.
Rölyef/kabartma
Figür ve biçimlerin bir zeminle bağlı olduğu heykel türü; alçak veya yüksek olabilir.
Serbest heykel
Bir arka yüzeye bağlı olmadan çevresinde dolaşılabilen heykel.
Yontma
Taş veya ahşap gibi malzemeden parça çıkararak biçim verme.

Seramik, cam ve tekstil12 madde

Aplike
Kesilmiş kumaş parçalarının başka yüzeye dikilmesi veya tutturulması.
Çözgü
Dokumada tezgâh boyunca gerilen uzunlamasına iplikler.
Dokuma
Çözgü ve atkı ipliklerinin belirli düzenle kesiştirilmesiyle yüzey oluşturma.
Emaye
Cam benzeri renkli maddenin metal yüzeye ısıyla kaynaştırılması.
Kalıpla biçimlendirme
Kil veya cam gibi malzemenin kalıp içinde şekillendirilmesi.
Keçe
Liflerin ısı, nem ve basınçla birbirine geçmesiyle dokumasız yüzey oluşturma.
Pişirim
Seramik veya camın kontrollü sıcaklıkta fiziksel/kimyasal dönüşümü.
Porselen
Genellikle kaolin içeren, yüksek sıcaklıkta pişen, yoğun ve çoğu zaman yarı saydam seramik.
Sır
Seramik yüzeyinde pişirimle camsı tabaka oluşturan karışım.
Terrakotta
Pişmiş kil; çoğu zaman gözenekli ve kırmızımsı seramik malzeme.
Atkı
Dokumada çözgü ipliklerinin arasından enlemesine geçirilen iplik.
Vitray
Renkli veya boyalı cam parçalarının çoğunlukla kurşun kayıtlarla birleştirildiği pencere/yüzey sanatı.

Mimarlık21 madde

Aks
Yapı veya kompozisyonu düzenleyen gerçek veya hayalî doğrultu.
Apsis
Özellikle kiliselerde ana mekânın sonunda yer alan yarım daire veya çokgen çıkıntı.
Atrium
Roma konutunda veya erken Hristiyan yapısında farklı işlevlerle kullanılan merkezi açık/yarı açık alan.
Bazilika
Roma’da kamusal salon; Hristiyan mimarisinde uzunlamasına kilise planının temel türlerinden biri.
Cephe
Yapının dış yüzlerinden biri; özellikle tasarlanmış ana yüz.
Eyvan
Üç tarafı kapalı, bir tarafı avluya veya dış mekâna açılan tonozlu bölüm.
Kemer
Açıklığı eğrisel veya parçalı elemanlarla geçen taşıyıcı biçim.
Kesit
Yapının düşey bir düzlemle kesilmiş gibi iç ilişkilerini gösteren çizim.
Koro
Kilisede din görevlileri veya koro topluluğu için ayrılan bölüm; konumu geleneğe göre değişir.
Kubbe
Dairesel veya çokgen alanı örten eğrisel üst yapı.
Külliye
Bir ana dinî yapı çevresinde eğitim, yardım, ticaret ve hizmet yapılarından oluşan Osmanlı yapı topluluğu.
Narteks
Kilisenin girişinde ana ibadet mekânından önceki bölüm.
Nef
Bazilika veya kilise içindeki uzunlamasına ana bölüm ve yan bölümlerden her biri.
Payanda
Duvar veya yapının yanal itkilere karşı dayanımını artıran destek.
Pandantif
Kare veya çokgen mekân üzerinde kubbeye geçişi sağlayan küresel üçgen yüzey.
Plan
Yapının yatay düzlemde kesilerek üstten görünüşünü gösteren çizim.
Portal
Yapının anıtsal ve çoğu zaman bezemeli ana giriş düzeni.
Revak
Sütun veya payelerle taşınan, bir yanı açık örtülü geçiş alanı.
Tonoz
Bir kemerin uzatılması veya kesişmesiyle oluşan eğrisel örtü.
Transept
Bazilika planlı kilisede ana uzun ekseni enine kesen kol.
Tromp
Köşeye yerleştirilen niş/kemercik benzeri geçiş öğesiyle kubbe tabanı oluşturan sistem.

Sanat tarihi yöntemi22 madde

Alımlama
Eserin farklı izleyici ve dönemlerce nasıl görüldüğü, kullanıldığı ve yorumlandığı.
Anakronizm
Bir döneme ait kavram, değer veya olguyu uygun olmayan başka bir zamana uygulama.
Atıf
Eserin belirli sanatçı, atölye, kültür veya döneme ait olduğuna ilişkin değerlendirme.
Bağlam
Eserin üretim, kullanım ve anlamını şekillendiren tarihsel, toplumsal, maddi ve kurumsal koşullar.
Biçimcilik
Analizde eserin görsel düzenine ve biçimsel ilişkilere öncelik veren yaklaşım ailesi.
Dekolonyal yaklaşım
Sömürgeciliğin bilgi, kurum ve temsil üzerindeki sürekliliğini sorgulayan; alternatif bilgi sistemlerini ve güç ilişkilerini görünür kılan yaklaşımlar.
Ekphrasis
Bir sanat eserinin veya görsel sahnenin sözle canlı ve ayrıntılı betimlenmesi.
Feminist sanat tarihi
Cinsiyetlendirilmiş kurum, emek, temsil, kanon ve bakış ilişkilerini inceleyen yöntemler bütünü.
Göstergebilim
Görüntü ve nesnelerin gösterge sistemleri içinde nasıl anlam ürettiğini inceleyen yaklaşım.
İkonografi
Figür, konu, anlatı ve geleneksel niteliklerin tanımlanması ve sınıflandırılması.
İkonoloji
Görsel konuyu daha geniş kültürel düşünce ve değer yapıları içinde yorumlama; kullanım biçimi kuramcıya göre değişebilir.
Kanon
Belirli eser, üretici ve anlatıların örnek veya merkezi kabul edildiği seçki ve değer sistemi.
Maddi kültür
İnsanların ürettiği, kullandığı ve anlamlandırdığı nesne ve yapılı çevre bütünü.
Mecra/ortam
Bir eserin maddi, teknik ve iletişimsel taşıyıcısı; resim, film, performans veya ağ gibi.
Nesne biyografisi
Nesnenin üretim, kullanım, dolaşım, müzeleşme ve yeniden yorumlanma evrelerini izleyen yaklaşım.
Postkolonyal yaklaşım
Sömürgecilik, temsil, kimlik ve iktidarın tarihsel ve kültürel etkilerini inceleyen kuramsal alan.
Queer sanat tarihi
Cinsellik, toplumsal cinsiyet, norm, görünürlük ve zamanın sabit kategorilerini sorgulayan yaklaşım.
Sosyal sanat tarihi
Eseri patronaj, sınıf, emek, kurum, pazar ve toplumsal ilişkiler içinde inceleyen yaklaşımlar.
Tarihyazımı
Bir alanın geçmişte nasıl yazıldığı; kavramların, yöntemlerin ve kanonun değişim tarihi.
Teknik sanat tarihi
Malzeme, üretim yöntemi, laboratuvar incelemesi ve koruma bilgisini tarihsel yorumla birleştiren alan.
Yakın okuma
Belirli görsel veya maddi ayrıntılara yoğunlaşarak dikkatli, kanıta dayalı analiz yapma.
Yöntem
Bir araştırma sorusunu yanıtlamak için kullanılan kavramsal ve uygulamalı yaklaşım.

Üretim, kurum ve piyasa14 madde

Akademi
Sanat eğitimi, sergi ve değer ölçütlerini düzenleyen kurum; modern sanat tarihinde farklı ulusal biçimleri vardır.
Atölye
Üretimin usta, çırak, yardımcı ve uzmanlar arasında bölüşüldüğü çalışma yapısı veya mekânı.
Bienal
Genellikle iki yılda bir düzenlenen büyük ölçekli sanat sergisi; uygulamada periyot değişebilir.
Hamî/patron
Sanat üretimini sipariş, finansman, koruma veya ilişki ağıyla destekleyen kişi/kurum.
Katalog raisonné
Bir sanatçının bilinen eserlerini sistematik ve eleştirel olarak toplamayı amaçlayan katalog.
Koleksiyon
Belirli kişi veya kurum tarafından bir araya getirilen nesneler bütünü; seçme ve sınıflandırma tarihini taşır.
Küratör
Koleksiyon, araştırma, seçki, yorum ve sergi geliştirme görevleri üstlenen uzman; rol kuruma göre değişir.
Lonca
Belirli zanaat veya mesleğin eğitim, üretim ve ticaretini düzenleyen tarihsel örgüt.
Müze
Nesneleri toplayan, koruyan, araştıran, yorumlayan ve kamuyla paylaşan kurum; tanımı ve sorumlulukları tarihsel olarak değişir.
Müzayede
Eser veya nesnenin teklif yöntemiyle satıldığı piyasa mekanizması.
Patronaj
Sanat üreticisi ile sipariş/finansman sağlayan kişi veya kurum arasındaki destek ve iktidar ilişkileri.
Salon
Özellikle Fransa’da akademik sergi sistemi; ayrıca özel entelektüel/toplumsal buluşma mekânı anlamına gelebilir.
Sanat piyasası
Galeri, sanatçı, koleksiyoncu, müzayede, danışman, fuar ve finansal ilişkiler ağı.
Vakıf/vakıf yapısı
Belirli gelir veya mülkün dinî, hayır veya kamusal işlevi sürdürmek üzere tahsis edildiği hukuki/toplumsal düzen; tarihsel bağlama göre incelenir.

Koruma, provenans ve haklar16 madde

Belgeleme
Eserin görünüm, ölçü, malzeme, durum, konum ve müdahale geçmişini sistemli kaydetme.
Durum raporu
Eserin belirli tarihteki fiziksel durumunu, hasar ve değişikliklerini kaydeden belge.
Konservasyon/koruma
Kültürel varlığın maddi bütünlüğünü ve anlamlarını gelecek için korumaya yönelik inceleme ve müdahaleler.
Koruyucu koruma
Işık, nem, sıcaklık, kirletici, taşıma ve güvenlik risklerini azaltarak bozulmayı önleme.
Provenans
Bir nesnenin üretiminden veya belirli döneminden bugüne mülkiyet ve gözetim zinciri.
Restitüsyon
Kayıp veya değişmiş yapının/nesnenin geçmiş durumunu kanıta dayanarak tasarlama; ayrıca mülkiyetin geri verilmesi bağlamında farklı hukukî anlamda kullanılabilir.
Restorasyon
Eserin anlaşılabilirliğini veya bütünlüğünü artırmak için yapılan, etik ve belgeli müdahale.
Repatriasyon
Kültürel varlık veya insan kalıntısının köken ülke, topluluk veya halka geri gönderilmesi.
İade
Nesnenin önceki hak sahibine, ülkeye veya topluluğa geri verilmesi; hukuki ve etik dayanaklar değişebilir.
Özgünlük
Eserin kökeni, üretimi, malzemesi, niyeti veya sürekliliği hakkındaki tarihsel olarak değişen değerlendirme.
Kopya
Başka eserin biçimini veya kompozisyonunu yeniden üreten çalışma; aldatma amacı taşıması gerekmez.
Sahte
Kökeni veya üreticisi hakkında aldatıcı iddiayla sunulan nesne.
Kamu malı
Telif koruması dışında olan veya kamuya mal edilmiş içerik; dijital kopyanın koşulları ayrıca incelenebilir.
Creative Commons
Hak sahiplerinin standart koşullarla yeniden kullanıma izin vermesini sağlayan lisanslar ve kamu malı araçları ailesi.
Telif hakkı
Özgün eser sahiplerine tanınan ekonomik ve manevi haklar bütünü; süre ve kapsam hukuka göre değişir.
Manevi hak
Eser sahibinin adının belirtilmesi ve eserin bütünlüğü gibi kişilik bağını koruyan haklar.

Yayın ve öğrenme terimleri12 madde

Alt metin
Görselin sayfadaki işlevini yardımcı teknoloji için metinle aktaran kısa alternatif.
Birincil kaynak
İncelenen dönem veya olayla doğrudan ilişkili belge, nesne, tanıklık veya veri; tarafsız olduğu anlamına gelmez.
İkincil kaynak
Birincil kaynakları ve mevcut araştırmaları analiz eden çalışma.
Kazanım
Öğrencinin öğrenme sonunda göstereceği ölçülebilir bilgi veya beceri.
Kontrollü sözlük
Terimlerin kimlik, tanım ve ilişkilerle yönetildiği sınırlı ve düzenli kavram kümesi.
Metadata
Bir içerik veya nesneyi tanımlayan yapılandırılmış veri.
Ön koşul
Bir kurs veya değerlendirmeden önce gerekli bilgi, beceri veya tamamlanmış çalışma.
Rubrik
Bir ürünün hangi ölçütlerle ve performans düzeyleriyle değerlendirileceğini açıklayan araç.
Sade dil
Bilgiyi gereksiz karmaşıklık olmadan açık, doğrudan ve kullanıcıya uygun biçimde sunma yaklaşımı.
Uzun görsel açıklaması
Karmaşık sanat eseri, harita veya grafiğin düzen ve anlamlı ayrıntılarını kapsamlı metinle aktaran erişilebilir içerik.
Yapılandırılmış veri
Sayfanın varlık ve özelliklerini makinelerin anlayacağı standart biçimde ifade eden veri.
Yeterlik
Bilgi ve becerinin tanımlı koşul altında gösterilebilmesi.

Bu sözlük nihai ve kapalı değildir. Her madde ileride özgün dil, telaffuz, tarihsel kullanım, örnek eser, ilişkili terim ve kaynaklarla bağımsız sayfaya dönüştürülecektir.