Görsel analiz39 madde
- Açık biçim
- Kompozisyonun görsel hareketinin çerçevenin dışında devam ettiği izlenimini veren düzen.
- Asimetri
- İki tarafın birbirinin aynısı olmadan görsel denge veya gerilim oluşturması.
- Bakış
- Figürün, görüntünün veya izleyicinin görme yönü; aynı zamanda görmenin toplumsal ve iktidarla ilişkili düzeni.
- Betimleme
- Eserde görülen özellikleri yorumdan mümkün olduğunca ayırarak açık biçimde ifade etme.
- Biçim
- Bir öğenin görsel veya fiziksel yapısı; çizgi, alan, hacim ve sınır ilişkileri.
- Biçimsel analiz
- Eserin çizgi, renk, kompozisyon, mekân, ölçek, yüzey ve benzeri görsel özelliklerinin nasıl çalıştığını inceleme.
- Bileşik görünüş
- Bir figür veya nesnenin farklı yönlerden en tanınabilir parçalarını tek görüntüde birleştiren temsil sistemi.
- Çerçeve
- Görüntünün fiziksel veya kavramsal sınırı; neyin içeride ve dışarıda kaldığını belirler.
- Çizgi
- Gerçek bir iz veya gözün iki öğe arasında kurduğu ima edilmiş yön.
- Denge
- Kompozisyondaki görsel ağırlığın düzenlenmesi; simetrik, asimetrik veya radyal olabilir.
- Değer
- Bir rengin ya da tonun açıklık-koyuluk derecesi.
- Doku
- Bir yüzeyin gerçek dokunsal niteliği veya görsel olarak uyandırdığı dokunma izlenimi.
- Doğrusal perspektif
- Paralel çizgilerin ufukta bir veya daha fazla kaçış noktasına yönelmesiyle derinlik oluşturan geometrik sistem.
- Figür
- Görüntüde ayırt edilen insan, hayvan veya başka belirgin varlık.
- Fon/zemin
- Figürlerin veya ana öğelerin önünde belirdiği görsel alan.
- Hacim
- Bir biçimin üç boyutlu yer kaplama niteliği veya iki boyutta oluşturulan hacim izlenimi.
- Hiyerarşik ölçek
- Figürlerin fiziksel uzaklığa değil önem veya statülerine göre farklı büyüklüklerde gösterilmesi.
- Işık kaynağı
- Eserde gerçek veya ima edilen aydınlatmanın geldiği yön ve tür.
- İdealizasyon
- Beden veya biçimin belirli bir güzellik, düzen ya da mükemmellik anlayışına göre dönüştürülmesi.
- Kadraj
- Görüntünün seçilen sınırı ve bu sınır içinde öğelerin yerleşimi.
- Kapalı biçim
- Ana hareket ve öğelerin çerçeve içinde tamamlandığı, kendine yeterli görünen kompozisyon.
- Kompozisyon
- Görsel veya mekânsal öğelerin bütün içindeki düzenlenişi.
- Kontur
- Bir biçimin dış sınırını tanımlayan çizgi veya kenar.
- Kontrast
- Renk, değer, boyut, doku veya biçim gibi öğeler arasındaki belirgin karşıtlık.
- Kısaltım (foreshortening)
- İzleyiciye doğru veya izleyiciden uzağa uzanan biçimin perspektif nedeniyle kısa görünmesi.
- Modelleme
- Işık, gölge veya ton geçişiyle iki boyutlu yüzeyde hacim oluşturma.
- Natüralizm
- Görünen dünyanın gözleme dayalı ve ikna edici biçimde temsil edilmesine yönelen yaklaşım.
- Negatif alan
- Figür veya nesneler arasında ve çevresinde kalan boş alan.
- Odak
- Kompozisyonda dikkatin öncelikle yöneldiği bölge veya öğe.
- Oran
- Parçaların birbirine veya bütüne göre büyüklük ilişkisi.
- Ölçek
- Eserin gerçek büyüklüğü veya bir öğenin başka öğe/insan bedeniyle büyüklük ilişkisi.
- Örüntü
- Öğelerin düzenli veya değişken tekrarından oluşan görsel yapı.
- Ritim
- Tekrar, aralık ve varyasyon yoluyla oluşan görsel hareket.
- Renk tonu (hue)
- Kırmızı, mavi veya sarı gibi rengin temel adı.
- Doygunluk
- Rengin saflık veya canlılık derecesi.
- Simetri
- Bir eksenin iki yanında benzer veya aynalanmış düzen.
- Soyutlama
- Görülen biçimin seçilmesi, sadeleştirilmesi, dönüştürülmesi veya nesneye bağlılığının azaltılması.
- Üslup
- Bir dönem, bölge, grup, atölye veya üreticide görülen ayırt edici biçimsel ve teknik tercihler örüntüsü.
- Vurgu
- Belirli öğeyi diğerlerinden daha görünür veya etkili kılan düzenleme.
Resim, çizim ve yüzey34 madde
- Akrilik
- Sentetik polimer bağlayıcılı, hızlı kuruyan modern boya.
- Altın varak
- İnce dövülmüş altın levhanın hazırlanan yüzeye uygulanması.
- Astar
- Boyanın tutunması ve yüzeyin hazırlanması için taşıyıcı üzerine sürülen katman.
- Bağlayıcı
- Pigment parçacıklarını bir arada tutan ve yüzeye bağlayan madde; yağ, yumurta veya akrilik polimer gibi.
- Boyar madde
- Genellikle çözünebilen ve bir taşıyıcıya renk veren madde; pigmentten farklı davranabilir.
- Chiaroscuro
- Işık ve karanlığın güçlü karşıtlığıyla hacim veya dramatik etki kurma.
- Cila/vernik
- Resim yüzeyini korumak veya görünümünü değiştirmek için uygulanan saydam katman.
- Çizim
- Çizgi, ton veya leke yoluyla kâğıt ve benzeri yüzeyde yapılan çalışma; hazırlık veya bağımsız eser olabilir.
- Enkaustik
- Pigmentin ısıtılmış balmumu gibi mum bağlayıcıyla kullanıldığı resim tekniği.
- Fresk
- Pigmentin çoğunlukla ıslak kireç sıva üzerine uygulanarak yüzeyle bütünleştiği duvar resmi tekniği.
- Frotag
- Kâğıdı dokulu yüzey üzerine koyup sürtme yoluyla iz alma tekniği.
- Glaze
- Alttaki boyayı görünür bırakan ince, saydam veya yarı saydam boya katmanı.
- Grisaille
- Büyük ölçüde gri veya sınırlı tek renk değerleriyle yapılan resim.
- Guaj
- Opaklığı artırılmış su bazlı boya.
- Impasto
- Boyanın yüzey üzerinde kalın ve fiziksel iz oluşturacak biçimde uygulanması.
- İmprimatura
- Hazırlanmış resim yüzeyine uygulanan ince, renkli başlangıç katmanı.
- Karton
- Duvar resmi, halı veya başka büyük iş için tam ölçekli hazırlık çizimi.
- Kolaj
- Kâğıt, kumaş ve benzeri hazır parçaların yüzeye yapıştırılmasıyla oluşturulan çalışma.
- Mahlstick/dayama çubuğu
- Ressamın elini ıslak yüzeye değdirmeden desteklemesine yarayan araç.
- Mürekkep
- Boyar madde veya pigmentin sıvı içinde kullanıldığı yazı ve çizim malzemesi.
- Palet
- Boyaların karıştırıldığı yüzey; ayrıca bir eserdeki seçilmiş renkler bütünü.
- Panel resmi
- Ahşap veya başka sert levha taşıyıcı üzerine yapılmış resim.
- Pastel
- Pigmentin az bağlayıcıyla çubuk hâline getirildiği kuru renk malzemesi.
- Pentimento
- Sanatçının değişiklik yaptığı eski kompozisyon bölümünün zamanla veya teknik görüntülemeyle görünür olması.
- Pigment
- Bağlayıcı içinde dağılmış, genellikle çözünmeyen renk verici parçacık.
- Polikromi
- Bir heykel, yapı veya yüzeyde çok renkli uygulama.
- Preparasyon
- Boya veya bezeme öncesi yüzey hazırlığı.
- Sfumato
- Tonlar ve kenarlar arasında yumuşak, dumanlı geçiş oluşturan resim yaklaşımı.
- Sinopia
- Fresk sıvasının alt hazırlık katmanında bulunan kırmızımsı ön çizim.
- Suluboya
- Saydam su bazlı boya tekniği; kâğıdın ışığı çoğu zaman görünümün parçasıdır.
- Taşıyıcı
- Boya veya çizimin uygulandığı ahşap, tuval, kâğıt, duvar gibi fiziksel temel.
- Tempera
- Pigmentin çoğunlukla yumurta gibi suyla karışabilen bağlayıcıyla kullanıldığı boya tekniği.
- Tuval
- Genellikle keten veya pamuk dokumadan yapılan resim taşıyıcısı.
- Yağlıboya
- Pigmentin kuruyan yağ bağlayıcıyla kullanıldığı boya tekniği.
Baskı, kitap ve fotoğraf19 madde
- Ağaç baskı
- Görüntünün tahta kalıbın yüksek kalan yüzeylerinden basıldığı yüksek baskı yöntemi.
- Asit yedirme (etching)
- Metal levhada koruyucu tabakanın çizilip açıkta kalan çizgilerin asitle oyulduğu çukur baskı yöntemi.
- Baskı kalıbı
- Görüntünün kâğıt veya başka yüzeye aktarılmasını sağlayan işlenmiş yüzey.
- Baskı durumu (state)
- Aynı kalıbın üzerinde yapılan değişiklikler nedeniyle oluşan farklı baskı aşaması.
- Cilt
- Kitap yapraklarını bir arada tutan ve koruyan yapı; aynı zamanda bağımsız bir bezeme alanı.
- Dagerreyotip
- Gümüş kaplı bakır levha üzerinde tekil, çoğaltılamayan erken fotoğraf görüntüsü.
- Edisyon
- Bir kalıp, fotoğraf veya çoğaltılabilir eserden belirlenen sayıda üretilen örnekler bütünü.
- El yazması
- Metnin basım yerine elle yazıldığı kitap veya belge.
- Fotoğraf
- Işığa duyarlı kimyasal veya dijital süreçle üretilen görüntü; belge ve kurgu niteliği bağlama göre incelenir.
- Gravür
- Metal levhanın kesici aletle oyulduğu çukur baskı yöntemi; genel “baskı” anlamında kullanılmamalıdır.
- İllüminasyon/tezhip
- El yazması sayfasını altın, renk ve bezemeyle süsleyen uygulamalar; terimler kültürel bağlama göre ayrıştırılır.
- Ksilografi
- Ağaç kalıptan baskı; ağaç baskıyla ilişkili teknik terim.
- Litografi
- Yağ ile suyun birbirini itmesi ilkesine dayanan düz baskı yöntemi.
- Matris
- Baskı görüntüsünü taşıyan levha, kalıp, taş veya elek.
- Mezotint
- Metal levhanın tonlu ve kadifemsi koyuluklar üretmek üzere pürüzlendirilip düzeltilmesine dayanan çukur baskı.
- Negatif
- Ton veya renk değerlerinin ters kaydedildiği ve pozitif görüntü üretmekte kullanılan fotoğrafik ara görüntü.
- Parşömen
- İşlenmiş hayvan derisinden yapılan yazı ve resim taşıyıcısı.
- Serigrafi
- Mürekkebin elek üzerindeki açık alanlardan yüzeye geçirildiği baskı tekniği.
- Tipo baskı
- Yüksek yüzeyli harf ve kalıplardan basım yöntemi.
Heykel, nesne ve malzeme12 madde
- Ajur
- Malzemenin delinerek açık boşluklu bezeme oluşturması.
- Assemblage
- Buluntu veya üretilmiş üç boyutlu parçaların bir araya getirilmesi.
- Döküm
- Erimiş veya akışkan malzemenin kalıba dökülerek biçimlendirilmesi.
- Kakma
- Bir malzemenin yüzeyine açılan yuvalara farklı renk veya türde malzeme yerleştirme.
- Kaide
- Heykeli veya nesneyi taşıyan taban; sunum ve anlamın parçası olabilir.
- Kayıp mum
- Mum modelin kalıp içinde eritilip boşluğa metal döküldüğü yöntem.
- Kontrapposto
- Ayakta figürde ağırlığın bir bacağa aktarılmasıyla kalça ve omuzlarda karşıt eğimler oluşması.
- Modelaj
- Kil, balmumu veya benzeri biçimlenebilir malzemeyi ekleyerek/yoğurarak şekillendirme.
- Patina
- Metal veya başka yüzeyde doğal ya da yapay kimyasal değişimle oluşan renk/yüzey tabakası.
- Rölyef/kabartma
- Figür ve biçimlerin bir zeminle bağlı olduğu heykel türü; alçak veya yüksek olabilir.
- Serbest heykel
- Bir arka yüzeye bağlı olmadan çevresinde dolaşılabilen heykel.
- Yontma
- Taş veya ahşap gibi malzemeden parça çıkararak biçim verme.
Seramik, cam ve tekstil12 madde
- Aplike
- Kesilmiş kumaş parçalarının başka yüzeye dikilmesi veya tutturulması.
- Çözgü
- Dokumada tezgâh boyunca gerilen uzunlamasına iplikler.
- Dokuma
- Çözgü ve atkı ipliklerinin belirli düzenle kesiştirilmesiyle yüzey oluşturma.
- Emaye
- Cam benzeri renkli maddenin metal yüzeye ısıyla kaynaştırılması.
- Kalıpla biçimlendirme
- Kil veya cam gibi malzemenin kalıp içinde şekillendirilmesi.
- Keçe
- Liflerin ısı, nem ve basınçla birbirine geçmesiyle dokumasız yüzey oluşturma.
- Pişirim
- Seramik veya camın kontrollü sıcaklıkta fiziksel/kimyasal dönüşümü.
- Porselen
- Genellikle kaolin içeren, yüksek sıcaklıkta pişen, yoğun ve çoğu zaman yarı saydam seramik.
- Sır
- Seramik yüzeyinde pişirimle camsı tabaka oluşturan karışım.
- Terrakotta
- Pişmiş kil; çoğu zaman gözenekli ve kırmızımsı seramik malzeme.
- Atkı
- Dokumada çözgü ipliklerinin arasından enlemesine geçirilen iplik.
- Vitray
- Renkli veya boyalı cam parçalarının çoğunlukla kurşun kayıtlarla birleştirildiği pencere/yüzey sanatı.
Mimarlık21 madde
- Aks
- Yapı veya kompozisyonu düzenleyen gerçek veya hayalî doğrultu.
- Apsis
- Özellikle kiliselerde ana mekânın sonunda yer alan yarım daire veya çokgen çıkıntı.
- Atrium
- Roma konutunda veya erken Hristiyan yapısında farklı işlevlerle kullanılan merkezi açık/yarı açık alan.
- Bazilika
- Roma’da kamusal salon; Hristiyan mimarisinde uzunlamasına kilise planının temel türlerinden biri.
- Cephe
- Yapının dış yüzlerinden biri; özellikle tasarlanmış ana yüz.
- Eyvan
- Üç tarafı kapalı, bir tarafı avluya veya dış mekâna açılan tonozlu bölüm.
- Kemer
- Açıklığı eğrisel veya parçalı elemanlarla geçen taşıyıcı biçim.
- Kesit
- Yapının düşey bir düzlemle kesilmiş gibi iç ilişkilerini gösteren çizim.
- Koro
- Kilisede din görevlileri veya koro topluluğu için ayrılan bölüm; konumu geleneğe göre değişir.
- Kubbe
- Dairesel veya çokgen alanı örten eğrisel üst yapı.
- Külliye
- Bir ana dinî yapı çevresinde eğitim, yardım, ticaret ve hizmet yapılarından oluşan Osmanlı yapı topluluğu.
- Narteks
- Kilisenin girişinde ana ibadet mekânından önceki bölüm.
- Nef
- Bazilika veya kilise içindeki uzunlamasına ana bölüm ve yan bölümlerden her biri.
- Payanda
- Duvar veya yapının yanal itkilere karşı dayanımını artıran destek.
- Pandantif
- Kare veya çokgen mekân üzerinde kubbeye geçişi sağlayan küresel üçgen yüzey.
- Plan
- Yapının yatay düzlemde kesilerek üstten görünüşünü gösteren çizim.
- Portal
- Yapının anıtsal ve çoğu zaman bezemeli ana giriş düzeni.
- Revak
- Sütun veya payelerle taşınan, bir yanı açık örtülü geçiş alanı.
- Tonoz
- Bir kemerin uzatılması veya kesişmesiyle oluşan eğrisel örtü.
- Transept
- Bazilika planlı kilisede ana uzun ekseni enine kesen kol.
- Tromp
- Köşeye yerleştirilen niş/kemercik benzeri geçiş öğesiyle kubbe tabanı oluşturan sistem.
Sanat tarihi yöntemi22 madde
- Alımlama
- Eserin farklı izleyici ve dönemlerce nasıl görüldüğü, kullanıldığı ve yorumlandığı.
- Anakronizm
- Bir döneme ait kavram, değer veya olguyu uygun olmayan başka bir zamana uygulama.
- Atıf
- Eserin belirli sanatçı, atölye, kültür veya döneme ait olduğuna ilişkin değerlendirme.
- Bağlam
- Eserin üretim, kullanım ve anlamını şekillendiren tarihsel, toplumsal, maddi ve kurumsal koşullar.
- Biçimcilik
- Analizde eserin görsel düzenine ve biçimsel ilişkilere öncelik veren yaklaşım ailesi.
- Dekolonyal yaklaşım
- Sömürgeciliğin bilgi, kurum ve temsil üzerindeki sürekliliğini sorgulayan; alternatif bilgi sistemlerini ve güç ilişkilerini görünür kılan yaklaşımlar.
- Ekphrasis
- Bir sanat eserinin veya görsel sahnenin sözle canlı ve ayrıntılı betimlenmesi.
- Feminist sanat tarihi
- Cinsiyetlendirilmiş kurum, emek, temsil, kanon ve bakış ilişkilerini inceleyen yöntemler bütünü.
- Göstergebilim
- Görüntü ve nesnelerin gösterge sistemleri içinde nasıl anlam ürettiğini inceleyen yaklaşım.
- İkonografi
- Figür, konu, anlatı ve geleneksel niteliklerin tanımlanması ve sınıflandırılması.
- İkonoloji
- Görsel konuyu daha geniş kültürel düşünce ve değer yapıları içinde yorumlama; kullanım biçimi kuramcıya göre değişebilir.
- Kanon
- Belirli eser, üretici ve anlatıların örnek veya merkezi kabul edildiği seçki ve değer sistemi.
- Maddi kültür
- İnsanların ürettiği, kullandığı ve anlamlandırdığı nesne ve yapılı çevre bütünü.
- Mecra/ortam
- Bir eserin maddi, teknik ve iletişimsel taşıyıcısı; resim, film, performans veya ağ gibi.
- Nesne biyografisi
- Nesnenin üretim, kullanım, dolaşım, müzeleşme ve yeniden yorumlanma evrelerini izleyen yaklaşım.
- Postkolonyal yaklaşım
- Sömürgecilik, temsil, kimlik ve iktidarın tarihsel ve kültürel etkilerini inceleyen kuramsal alan.
- Queer sanat tarihi
- Cinsellik, toplumsal cinsiyet, norm, görünürlük ve zamanın sabit kategorilerini sorgulayan yaklaşım.
- Sosyal sanat tarihi
- Eseri patronaj, sınıf, emek, kurum, pazar ve toplumsal ilişkiler içinde inceleyen yaklaşımlar.
- Tarihyazımı
- Bir alanın geçmişte nasıl yazıldığı; kavramların, yöntemlerin ve kanonun değişim tarihi.
- Teknik sanat tarihi
- Malzeme, üretim yöntemi, laboratuvar incelemesi ve koruma bilgisini tarihsel yorumla birleştiren alan.
- Yakın okuma
- Belirli görsel veya maddi ayrıntılara yoğunlaşarak dikkatli, kanıta dayalı analiz yapma.
- Yöntem
- Bir araştırma sorusunu yanıtlamak için kullanılan kavramsal ve uygulamalı yaklaşım.
Üretim, kurum ve piyasa14 madde
- Akademi
- Sanat eğitimi, sergi ve değer ölçütlerini düzenleyen kurum; modern sanat tarihinde farklı ulusal biçimleri vardır.
- Atölye
- Üretimin usta, çırak, yardımcı ve uzmanlar arasında bölüşüldüğü çalışma yapısı veya mekânı.
- Bienal
- Genellikle iki yılda bir düzenlenen büyük ölçekli sanat sergisi; uygulamada periyot değişebilir.
- Hamî/patron
- Sanat üretimini sipariş, finansman, koruma veya ilişki ağıyla destekleyen kişi/kurum.
- Katalog raisonné
- Bir sanatçının bilinen eserlerini sistematik ve eleştirel olarak toplamayı amaçlayan katalog.
- Koleksiyon
- Belirli kişi veya kurum tarafından bir araya getirilen nesneler bütünü; seçme ve sınıflandırma tarihini taşır.
- Küratör
- Koleksiyon, araştırma, seçki, yorum ve sergi geliştirme görevleri üstlenen uzman; rol kuruma göre değişir.
- Lonca
- Belirli zanaat veya mesleğin eğitim, üretim ve ticaretini düzenleyen tarihsel örgüt.
- Müze
- Nesneleri toplayan, koruyan, araştıran, yorumlayan ve kamuyla paylaşan kurum; tanımı ve sorumlulukları tarihsel olarak değişir.
- Müzayede
- Eser veya nesnenin teklif yöntemiyle satıldığı piyasa mekanizması.
- Patronaj
- Sanat üreticisi ile sipariş/finansman sağlayan kişi veya kurum arasındaki destek ve iktidar ilişkileri.
- Salon
- Özellikle Fransa’da akademik sergi sistemi; ayrıca özel entelektüel/toplumsal buluşma mekânı anlamına gelebilir.
- Sanat piyasası
- Galeri, sanatçı, koleksiyoncu, müzayede, danışman, fuar ve finansal ilişkiler ağı.
- Vakıf/vakıf yapısı
- Belirli gelir veya mülkün dinî, hayır veya kamusal işlevi sürdürmek üzere tahsis edildiği hukuki/toplumsal düzen; tarihsel bağlama göre incelenir.
Koruma, provenans ve haklar16 madde
- Belgeleme
- Eserin görünüm, ölçü, malzeme, durum, konum ve müdahale geçmişini sistemli kaydetme.
- Durum raporu
- Eserin belirli tarihteki fiziksel durumunu, hasar ve değişikliklerini kaydeden belge.
- Konservasyon/koruma
- Kültürel varlığın maddi bütünlüğünü ve anlamlarını gelecek için korumaya yönelik inceleme ve müdahaleler.
- Koruyucu koruma
- Işık, nem, sıcaklık, kirletici, taşıma ve güvenlik risklerini azaltarak bozulmayı önleme.
- Provenans
- Bir nesnenin üretiminden veya belirli döneminden bugüne mülkiyet ve gözetim zinciri.
- Restitüsyon
- Kayıp veya değişmiş yapının/nesnenin geçmiş durumunu kanıta dayanarak tasarlama; ayrıca mülkiyetin geri verilmesi bağlamında farklı hukukî anlamda kullanılabilir.
- Restorasyon
- Eserin anlaşılabilirliğini veya bütünlüğünü artırmak için yapılan, etik ve belgeli müdahale.
- Repatriasyon
- Kültürel varlık veya insan kalıntısının köken ülke, topluluk veya halka geri gönderilmesi.
- İade
- Nesnenin önceki hak sahibine, ülkeye veya topluluğa geri verilmesi; hukuki ve etik dayanaklar değişebilir.
- Özgünlük
- Eserin kökeni, üretimi, malzemesi, niyeti veya sürekliliği hakkındaki tarihsel olarak değişen değerlendirme.
- Kopya
- Başka eserin biçimini veya kompozisyonunu yeniden üreten çalışma; aldatma amacı taşıması gerekmez.
- Sahte
- Kökeni veya üreticisi hakkında aldatıcı iddiayla sunulan nesne.
- Kamu malı
- Telif koruması dışında olan veya kamuya mal edilmiş içerik; dijital kopyanın koşulları ayrıca incelenebilir.
- Creative Commons
- Hak sahiplerinin standart koşullarla yeniden kullanıma izin vermesini sağlayan lisanslar ve kamu malı araçları ailesi.
- Telif hakkı
- Özgün eser sahiplerine tanınan ekonomik ve manevi haklar bütünü; süre ve kapsam hukuka göre değişir.
- Manevi hak
- Eser sahibinin adının belirtilmesi ve eserin bütünlüğü gibi kişilik bağını koruyan haklar.
Yayın ve öğrenme terimleri12 madde
- Alt metin
- Görselin sayfadaki işlevini yardımcı teknoloji için metinle aktaran kısa alternatif.
- Birincil kaynak
- İncelenen dönem veya olayla doğrudan ilişkili belge, nesne, tanıklık veya veri; tarafsız olduğu anlamına gelmez.
- İkincil kaynak
- Birincil kaynakları ve mevcut araştırmaları analiz eden çalışma.
- Kazanım
- Öğrencinin öğrenme sonunda göstereceği ölçülebilir bilgi veya beceri.
- Kontrollü sözlük
- Terimlerin kimlik, tanım ve ilişkilerle yönetildiği sınırlı ve düzenli kavram kümesi.
- Metadata
- Bir içerik veya nesneyi tanımlayan yapılandırılmış veri.
- Ön koşul
- Bir kurs veya değerlendirmeden önce gerekli bilgi, beceri veya tamamlanmış çalışma.
- Rubrik
- Bir ürünün hangi ölçütlerle ve performans düzeyleriyle değerlendirileceğini açıklayan araç.
- Sade dil
- Bilgiyi gereksiz karmaşıklık olmadan açık, doğrudan ve kullanıcıya uygun biçimde sunma yaklaşımı.
- Uzun görsel açıklaması
- Karmaşık sanat eseri, harita veya grafiğin düzen ve anlamlı ayrıntılarını kapsamlı metinle aktaran erişilebilir içerik.
- Yapılandırılmış veri
- Sayfanın varlık ve özelliklerini makinelerin anlayacağı standart biçimde ifade eden veri.
- Yeterlik
- Bilgi ve becerinin tanımlı koşul altında gösterilebilmesi.
Bu sözlük nihai ve kapalı değildir. Her madde ileride özgün dil, telaffuz, tarihsel kullanım, örnek eser, ilişkili terim ve kaynaklarla bağımsız sayfaya dönüştürülecektir.