Ders TEM-204.2 · Sanat Tarihyazımı ve Kanon Eleştirisi

Vasari ve sanatçı merkezli anlatı

3.148 kelime · 27 eser örneği · yaklaşık 14 dakika okuma · seslendirme 21 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kilit özet: Vasari sanat tarihini kuşak kuşak dizilmiş sanatçı hayatları olarak kurdu ve bu biçim bugün hâlâ varsayılan düzen. Kitap Floransa'da, bir dükün himayesinde, kendi kurumunu kuran bir saray sanatçısı tarafından yazıldı ve üç çağ modeli içine Bizans ile Gotik'i küçümseyen iki yargıyı gömdü. Anekdotları antik kalıplardan, kaynakları çoğu zaman sanatçının kendisinden ya da yakınından geliyor; bu yüzden her biyografi bir taraf beyanı olarak okunur. Model hızla taşındı ve her taşıyan merkezi kendine çekti; kadınlar ve Toskana dışı ise kapsanarak kenara kondu. Vasari geçmiş için ikinci elden, kendi yüzyılı için birinci elden bir tanık ve iki kanıt düzeyi karıştırılmadan okunmalı.

Açılış: kayanın üstüne çizilen koyun

Floransa yakınlarında bir tepe. Bir çoban çocuk, sürüsünü otlatırken düz bir kayanın üstüne sivri bir taşla koyun çiziyor.

Oradan geçen ünlü bir ressam duruyor, çizime bakıyor ve çocuğu babasından isteyip atölyesine alıyor.

Çocuk Giotto, ressam Cimabue. Hikâyeyi bin beş yüz ellide bir kitap anlatıyor ve o günden beri sanat tarihinin en çok tekrarlanan sahnelerinden biri.

Şimdi geçen dersi hatırla. Bakırcı Lysippos'a kimi örnek alacağı soruluyordu ve cevap kalabalık, yani doğaydı. Yetenek, ustadan değil doğadan geliyordu ve biri onu keşfediyordu.

Aynı kalıp. Arada bin sekiz yüz yıl var.

Bu ders o kitabın peşinde: sanat tarihini sanatçıların yaşam öyküleri olarak kuran, o kuruluşu bugün hâlâ kullandığımız kalıba dönüştüren kitabın. Soru şu: Vasari neden bu biçimi seçti ve seçim bize neyi görünür, neyi görünmez kıldı?

Bu derste ne olacak

Önce kitabın kendisini tanıyacağız: kim yazdı, kim için, iki baskı arasında ne değişti.

Sonra malzemesinin nereden geldiğine, Vasari'den önceki yazılara bakacağız.

Ardından üç çağ modelini ve o modelin içine gömülü değer yargılarını, Bizans ile Gotik'in nasıl adlandırıldığını göreceğiz.

Sonra anekdotun geri dönüşünü ve biyografinin bir taraf beyanı olarak nasıl okunacağını işleyeceğiz.

Ardından disegno kavramı ve akademiyle sanatçının nasıl zanaatkârdan çıkıp düşünür olduğuna geçeceğiz.

Son olarak modelin Venedik, Hollanda, Almanya ve Roma'da nasıl yeniden yazıldığını karşılaştıracağız. Ders bittiğinde bir Vasari yaşam öyküsünü açıp neyin belge, neyin kalıp, neyin sessizlik olduğunu ayırabiliyor olacaksın.

Sıfır noktası: aile albümü

Bir aile albümü düşün.

Sayfalar kuşaklara göre dizilmiş: büyük dedeler önce, sonra dedeler, sonra anne babalar, sonra çocuklar. Her sayfada bir yüz ve altında birkaç satır: kimdi, ne yaptı, kimden öğrendi.

Albümü kim düzenlediyse, kimin girip kimin girmeyeceğine de o karar vermiş. Uzak akrabalar arka sayfalarda, komşular hiç yok.

Vasari'nin kitabı böyle bir albüm. Kuşak kuşak ilerliyor, her sanatçıya bir sayfa ve bir yüz veriyor, ustadan çırağa zincir kuruyor. Ve albümü düzenleyen bir Floransalı; komşu şehirler arka sayfalarda.

Benzetme bir yerde kırılıyor ve kırıldığı yer önemli: aile albümü kuşakları sıralar ama yargılamaz. Vasari yargılıyor. Her sayfa yalnız "kimdi" demiyor, "ne kadar iyiydi" ve "hangi basamaktaydı" diyor. Albümü bir puan tablosuyla birleştirmiş.

Kitap: kim, kim için, iki baskı

Giorgio Vasari Arezzolu bir ressam ve mimar. Kitabı yazdığında kırkına yakın ve Floransa'da Medici dükü Cosimo'nun hizmetinde.

Kitabın tam adı uzun: en seçkin ressam, heykeltıraş ve mimarların hayatları. İlk baskı bin beş yüz ellide çıktı. On sekiz yıl sonra, bin beş yüz altmış sekizde, çok genişletilmiş ikinci baskı geldi.

İki baskı arasındaki fark bir ayrıntı değil; kitabın ne olduğunu değiştiriyor. İkinci baskıda yaşayan sanatçılar eklendi, Venedikliler girdi, Michelangelo'nun hayatı yeniden yazıldı, her sanatçının başına ahşap baskı bir portre kondu ve Vasari en sona kendi hayatını yazdı.

Portre meselesine dikkat. Bazı sanatçıların hiçbir görüntüsü yoktu; portreler yine de basıldı. Yüz, kitabın albüm mantığı için gerekliydi. Bir yüzü olmayan sanatçı albümde eksik bir sayfa demekti.

Kendi hayatını yazarken Vasari kitabın nasıl doğduğunu da anlatıyor: bin beş yüz kırk altı dolayında Roma'da Kardinal Farnese'nin sofrasında, tarihçi Paolo Giovio ünlü sanatçılar üzerine bir kitap fikrini ortaya atmış, notları Vasari'den istemiş. Bu sahne ne kadar doğru bilinmiyor; bir köken anlatısı ve geçen derste öğrendiğimiz gibi köken anlatısının kendisi bir kalıp.

Malzeme nereden geldi

Vasari boş sayfadan başlamadı. Floransa'da sanatçılar hakkında yazmanın yüz elli yıllık bir birikimi vardı ve Vasari'nin yaptığı şey, dağınık parçaları tek bir biçime dökmek.

En önemlisi Lorenzo Ghiberti. Vaftizhane kapılarının heykeltıraşı, on beşinci yüzyıl ortasında üç bölümlük bir yorum kitabı yazdı. İkinci bölümde on dördüncü yüzyıl sanatçılarının kısa hayatları ve kendi hayatı var. Bir sanatçının kendi hayatını kendisinin yazdığı ilk metin bu; Vasari'nin Giotto bilgisinin bir bölümü buradan geliyor.

Sonra Cennino Cennini. Bin dört yüz dolayında bir atölye el kitabı yazdı: boya nasıl ezilir, altın nasıl yapıştırılır. Kitabın başında bir soy zinciri veriyor: Giotto, Taddeo Gaddi, Agnolo Gaddi, Cennino. Biyografi değil, ustadan çırağa aktarılan bilginin soyağacı. Vasari'nin zincir mantığı bu kaynakta hazır duruyor.

Sonra Antonio Manetti'nin Brunelleschi hayatı, on beşinci yüzyıl sonundan; tek bir sanatçıya adanmış uzun bir anlatı. Ve Cristoforo Landino'nun bin dört yüz seksen bir tarihli Dante yorumu: Floransalı ressam ve heykeltıraşların adlarını sıralayıp her birini bir sıfatla övüyor. Bir kanon listesi, Vasari'den yetmiş yıl önce.

Vasari bunları topladı, mektupla ve seyahatle eksikleri tamamladı ve hepsini tek bir düzene soktu. Yenilik parçalarda değil, düzende.

Üç çağ ve içine gömülü yargılar

Kitabın omurgası üç bölüm ve her bölümün başında bir önsöz var.

Birinci çağ Cimabue ve Giotto ile başlıyor: sanat yeniden doğuyor. İkinci çağ on beşinci yüzyıl: Brunelleschi, Donatello, Masaccio; kurallar bulunuyor. Üçüncü çağ Vasari'nin kendi yüzyılı: Leonardo, Raffaello ve zirvede Michelangelo; kusursuzluk.

Bu üç basamak bir canlının hayatı gibi kurulmuş: çocukluk, gençlik, olgunluk. Ve geçen derste gördüğümüz Plinius cümlesini hatırla: sanat durdu, sonra yeniden canlandı. Vasari o eğriyi alıyor, Roma'nın çöküşünden sonra uzun bir ölüm, sonra Toskana'da yeniden doğuş. Kitapta bu yeniden doğuş için kullandığı kelime rinascita.

Burada iki değer yargısı dönem adına dönüşüyor ve ikisi de bugüne kadar geldi.

Birincisi Bizans. Vasari, Giotto'dan önceki resmi "kaba Yunan tarzı" diye adlandırıyor. Bin yıllık bir gelenek, bir yeniden doğuşun öncesi olarak, yani eksik olarak tanımlanıyor.

İkincisi Gotik. Kitabın teknik girişinde, mimari bölümünde, sivri kemerli yapıları "Alman işi" diye anıyor ve bu tarzı Gotlara bağlıyor. HAZ-002.2'de Gotik adının sonradan ve küçümseyerek konduğunu görmüştük; koyan kişi bu.

Yani üç çağ modeli yalnız bir sıralama değil. Kimin çocukluk, kimin olgunluk sayılacağını, kimin ise hiç çağ sayılmayacağını belirliyor. Kanon, TEM-201.6'da gördüğümüz gibi bir seçimin sonucu ve burada seçimin kalemi tek kişide.

Anekdotun geri dönüşü ve taraf beyanı olarak biyografi

Geçen dersin topos sınamasını şimdi Vasari'ye uygulayalım.

Giotto'nun hayatında üç hikâye var. Kayadaki koyun: yeteneğin keşfi. Papanın elçisine tek hamlede çizilen kusursuz daire: ustanın keskin hamlesi, Apelles'in tek çizgisi gibi. Cimabue'nin resmine kondurulan ve ustanın kovmaya çalıştığı sinek: doğayı aldatma, Zeuksis'in üzümleri gibi.

Üçü de antik kalıp. Vasari Plinius'u okumuştu ve kalıpları bilerek kullandı; okurları da bunları tanıyordu. Yani bu hikâyeler Giotto'nun hayatı hakkında değil, Vasari'nin Giotto'yu antik ustaların yerine koyma niyeti hakkında bilgi veriyor.

Şimdi daha ince bir durum. Biyografi yalnız kalıp taşımıyor, taraf da tutuyor.

Bin dört yüz bir yılında Floransa Vaftizhanesi'nin kapıları için bir yarışma açıldı ve iki deneme panosu bugün Bargello'da duruyor. Ghiberti kendi kitabında yarışmayı oy birliğiyle kazandığını yazıyor. Manetti, Brunelleschi'nin hayatında, jürinin işi ikisine bölmek istediğini ve Brunelleschi'nin ortaklığı reddettiğini anlatıyor. Aynı olay, iki kaynak, iki hikâye; ikisi de kendi kahramanının tarafında.

Ve en çarpıcısı Michelangelo. Vasari bin beş yüz ellide onun hayatını yazdı. Üç yıl sonra Michelangelo'nun yanındaki Ascanio Condivi ayrı bir hayat yayımladı; bu metnin Michelangelo'nun kendi düzeltmelerini taşıdığı kabul ediliyor. Vasari ikinci baskıda Condivi'yi kullanarak hayatı yeniden yazdı. Yani okuduğun biyografi, konusunun kendisi tarafından düzeltilmiş bir biyografi.

Sonuç: sanatçı merkezli anlatıda kaynak çoğu zaman sanatçının kendisi ya da yakını. Bu, kaynağı değersiz kılmıyor; kaynağın hangi tarafta durduğunu yazmayı zorunlu kılıyor.

Disegno ve akademi: zanaatkârdan düşünüre

Vasari'nin kitabı yalnız geçmişi anlatmıyor; sanatçının ne olduğunu yeniden tanımlıyor.

Anahtar kelime disegno. Kelime çizim demek, ama Vasari'de daha fazlası: zihindeki fikrin elle görünür kılınması. Ve Vasari resmi, heykeli ve mimariyi bu tek kavramın altında topluyor; üçünün babası disegno.

Bunun sonucu büyük. Ressam, heykeltıraş ve mimar ayrı loncaların zanaatkârları olmaktan çıkıp aynı zihinsel işin üç kolu oluyor. Elle çalışan kişi, geçen derste Plutarkhos'un küçümsediği kişi, düşünen kişiye dönüşüyor.

Kitap bu iddiayı kâğıtta bıraksaydı bir görüş olurdu. Bırakmadı. Bin beş yüz altmış üçte Floransa'da Cosimo'nun himayesinde Accademia del Disegno kuruldu; Vasari kurucular arasında. Sanatçı artık loncada değil, akademide yetişiyor. Kitap kurumu, kurum kanonu, kanon kitabı besliyor.

Vasari'nin kendi işleri de bu düzenin parçası. Uffizi'yi Cosimo'nun daireleri için tasarladı; Palazzo Vecchio'daki büyük salonu atölyesiyle donattı. Ve bir de sanatçıların çizimlerini topladığı bir albümü vardı: her çizimi kendi süslü çerçevesiyle sayfaya yapıştırıyordu. Kitaptaki albüm mantığı, elle tutulur bir albümde de yaşıyordu. Bu albüm sonradan dağıldı; sayfaları bugün büyük koleksiyonlarda tek tek duruyor.

Şunu görmek gerekiyor: Hayatlar bir saray sanatçısının, bir dükün himayesinde, kendi kurumunu kurarken yazdığı kitap. Bu bir kusur değil; kitabın hangi masada yazıldığını söyleyen bir olgu.

Karşılaştırma: model yolculuğa çıkıyor

Vasari'nin biçimi hızla taklit edildi ve her taklit merkezi yeniden yazdı. Bu karşılaştırma, modelin gücünü ve sınırını birlikte gösteriyor.

Önce Venedik. Vasari'nin ilk baskısında Venedikliler neredeyse yoktu. Bin beş yüz elli yedide Lodovico Dolce bir diyalog yayımladı: disegno'ya karşı renk, Michelangelo'ya karşı Tiziano. Aynı yüzyılda ve aynı ülkede, kanonun merkezi tartışmaya açıldı. Vasari ikinci baskıda Tiziano'yu ekledi, ama Floransa gözlüğüyle.

Bir yüzyıl sonra Carlo Ridolfi Venedikli ressamların hayatlarını ayrı bir kitapta topladı. Vasari'nin biçimi, Vasari'nin merkezine karşı kullanıldı.

Kuzeyde Karel van Mander bin altı yüz dörtte Hollandalı ve Alman ressamlar için aynı biçimi kurdu: hayatlar, kuşaklar, zincir. Joachim von Sandrart on yedinci yüzyılın ikinci yarısında Almanca konuşan dünya için tekrarladı. Her ülke kendi albümünü yaptı.

Roma'da ise biçim değişti. Giovanni Pietro Bellori bin altı yüz yetmiş ikide yalnız on iki sanatçının hayatını yazdı ve kitabın başına bir kavram koydu: idea, sanatçının doğadan seçip damıttığı ideal. Vasari'nin yükselen merdiveni yerine seçilmiş örnekler; herkes değil, doğru olanlar. Bu seçicilik, sıradaki dersin konusuna açılan kapı.

Karşılaştırmanın verdiği ders açık: biyografi biçimi taşınabiliyor, ama her taşıyan merkezi kendine çekiyor. Vasari'nin modelini eleştirenler bile onun biçimiyle yazdı.

Albümde kimler var, kimler kenarda

Bir albümün en çok şey söyleyen sayfası, eksik olan sayfa.

Vasari'nin ilk baskısında kendi yaşam öyküsü olan tek kadın Bolonyalı heykeltıraş Properzia de' Rossi. Vasari onun şeftali çekirdeklerine oyduğu minik işleri ve San Petronio için yaptığı mermer kabartmayı anlatıyor; hayatını ise bir aşk hikâyesiyle çerçeveliyor.

İkinci baskıda aynı bölümün içine başka adlar ekleniyor: Cremonalı Sofonisba Anguissola, Vasari onun evini ziyaret edip resimlerini görmüş; Floransalı rahibe ressam Plautilla Nelli. Ama hepsi Properzia'nın hayatının içinde, tek bir bölümde. Albümde bir sayfa açılmış ve bütün kadınlar o sayfaya yerleştirilmiş.

Bu bir dışlama değil, daha ince bir işlem: kapsayarak kenara koymak. Kayıt var, yer belli; yer, kenar. Bu kursun sekizinci dersi bu işlemi ayrıca inceleyecek.

Aynı şey coğrafya için de geçerli. Toskana dışındaki İtalya arka sayfalarda; İtalya dışı neredeyse yok. Kitap ne kadar çok şey anlatırsa, susmadığı yerin haritası o kadar keskinleşiyor ve o harita da bir kanıt.

Usta katmanı: Vasari'yi nasıl okumalı

Vasari'yi bugün hem çok kullanıyoruz hem de çok düzeltiyoruz. İkisini bir arada yapmanın beş kuralı var.

Birincisi baskı. Alıntı yaparken hangi baskı olduğunu yaz; bin beş yüz elli ile bin beş yüz altmış sekiz aynı sanatçı için farklı cümleler kurabiliyor ve fark çoğu zaman bir bilgidir.

İkincisi kalıp. Her anekdotu geçen dersin topos sınamasından geçir. Antik karşılığı varsa, hikâye Giotto hakkında değil Vasari'nin niyeti hakkında.

Üçüncüsü belge. Vasari'nin tarihleri ve atıfları on dokuzuncu yüzyıldan itibaren arşivle sınandı. Gaetano Milanesi'nin bin sekiz yüz yetmişlerde başlayan açıklamalı baskısı, sözleşme ve ödeme kayıtlarıyla yüzlerce düzeltme ekledi. Bugün bir Vasari cümlesi, arşivle karşılaştırılmadan tarihlendirme kanıtı sayılmıyor.

Dördüncüsü sessizlik. Vasari'nin susması da kanıt. Venedik'i, Kuzey'i ve kadınları nereye koyduğu, neyi öne çıkardığı kadar bilgi veriyor.

Beşincisi zaman. Bu en çok atlanan kural. Hayatlar, Giotto'nun yüzyılı için ikinci elden bir kaynak; Vasari'nin kendi yüzyılı için ise birinci elden. Bin beş yüz ellilerin Floransa'sında sanatın nasıl konuşulduğunu, hangi kelimelerle övüldüğünü ve neyin değerli sayıldığını doğrudan gösteriyor. Kitabı geçmiş hakkında bir tanık olarak zayıf, kendi çağı hakkında bir tanık olarak güçlü okumak gerekiyor.

Bir de ince bir tuzak var: Vasari'nin biçimi o kadar yerleşti ki, sanat tarihini başka türlü kurmanın mümkün olmadığı sanılıyor. Oysa TEM-201 ve TEM-202'de atölyeyi, siparişi ve nesnenin biyografisini merkeze alan kurgular gördük. Sanatçı merkezli anlatı bir seçenek; en eskisi bile değil.

Kalıcı araçlar

Üç araç bu dersten kalıyor.

Baskı etiketi. Vasari'den her alıntının yanına yıl: bin beş yüz elli mi, altmış sekiz mi.

Taraf satırı. Her biyografi için tek cümle: bu metni kim, kimin yanında durarak yazdı? Ghiberti kendisi için, Manetti Brunelleschi için, Condivi Michelangelo için.

Sessizlik haritası. Kitabın anlatmadığı şehirleri, türleri ve kişileri liste hâlinde çıkar. Bu liste, kanonun sınırının en hızlı çizimi.

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Vasari ilk sanat tarihçisidir."
Doğrusu

Yeni olan biçimin bütünlüğü: kuşaklar hâlinde hayatlar, üç çağ ve tek bir değer ölçütü. Parçalar önceden vardı; Ghiberti, Cennini, Manetti ve Landino Floransa'da, Zhang Yanyuan Çin'de çok daha önce yazmıştı. Vasari ilk değil, en etkili düzenleyici.

Yaygın yanlış"Rönesans kelimesi Vasari'nindir."
Doğrusu

Vasari sanatın yeniden doğuşu için rinascita dedi; ama bir dönemin adı olarak Rönesans on dokuzuncu yüzyılda kuruldu, HAZ-002.2'de gördüğümüz gibi. Vasari bir eğri çizdi; adı sonradan konuldu.

Yaygın yanlış"Vasari'nin anlattıkları uydurma, belge değeri yok."
Doğrusu

Değil. Anekdotları kalıp, tarihleri çoğu zaman hatalı; ama kendi yüzyılı için birinci elden tanık ve arşivle sınanan bilgilerinin önemli bölümü doğrulandı. Sorun kitabı kullanmak değil, hangi bölümü hangi kanıt düzeyinde kullandığını yazmamak.

Yaygın yanlış"Sanat tarihini sanatçıların hayatları olarak anlatmak doğal düzendir."
Doğrusu

Bir seçim. Atölyeyi, siparişi, malzemeyi ya da nesnenin yolculuğunu merkeze alan kurgular var ve TEM-201 ile TEM-202'de bunları kullandık. Doğal görünmesi, Vasari'nin biçiminin ne kadar yerleştiğini gösteriyor; doğru olduğunu değil.

Yaygın yanlış"Vasari Bizans'ı ve Gotik'i yalnızca tarif etti."
Doğrusu

Adlandırdı ve yargıladı. "Kaba Yunan tarzı" ve "Alman işi" birer betimleme değil, bir yükseliş eğrisinin alt basamakları. İki değer yargısı dönem adına dönüştü ve yüzyıllarca öyle kaldı.

Uygulama ve kilit özet

Kilit özet: Vasari sanat tarihini kuşak kuşak dizilmiş sanatçı hayatları olarak kurdu ve bu biçim bugün hâlâ varsayılan düzen. Kitap Floransa'da, bir dükün himayesinde, kendi kurumunu kuran bir saray sanatçısı tarafından yazıldı ve üç çağ modeli içine Bizans ile Gotik'i küçümseyen iki yargıyı gömdü. Anekdotları antik kalıplardan, kaynakları çoğu zaman sanatçının kendisinden ya da yakınından geliyor; bu yüzden her biyografi bir taraf beyanı olarak okunur. Model hızla taşındı ve her taşıyan merkezi kendine çekti; kadınlar ve Toskana dışı ise kapsanarak kenara kondu. Vasari geçmiş için ikinci elden, kendi yüzyılı için birinci elden bir tanık ve iki kanıt düzeyi karıştırılmadan okunmalı.

Sonraki derse köprü

Vasari'nin eğrisi bir zirveyle bitiyordu: Michelangelo'da kusursuzluk. Ama bir canlının hayatı olgunlukta durmuyor; olgunluğun ardında yaşlanma var. Zirveden sonra ne gelir ve zirve neye göre ölçülür? Sıradaki derste Winckelmann'a geçiyoruz: idealin nasıl tanımlandığına ve gelişmenin sanatçıdan dönemin kendisine nasıl taşındığına.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu ders hangi kursun bölümü?

TEM-204 — Sanat Tarihyazımı ve Kanon Eleştirisi →

12 bölümden 2. bölüm · Katman 2 — Sanat Tarihinin Temelleri