Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kilit özet: kanon revizyonunun gerçek kısıtı yerin sıfır toplamlı olması; her ekleme sessizce bir çıkarma öneriyor ve çıkarma yazılmadığında karar görünmez kalıyor. Çıkarma üç, girme dört soruyla gerekçelendiriliyor ve gerekçesiz değişiklik yerine geçmek istediği keyfiliğin aynısı oluyor. Dört hamle var, en çok önerilen ekleme en pahalısı, en az değişen bölümleme ise en belirleyicisi. Kursun on bir dersinden çıkan araçlar sekiz aşamalı bir denetime dönüşüyor ve çıktısı gerekçeli tek bir belge. Ve bir revizyonun gerçekten uygulandığı kitaptan değil sınav sorularından anlaşılıyor.
Açılış: kâğıttaki doğru cevap
Bir sınav kâğıdı düşün. Soruda bir eserin görüntüsü var ve altında dört seçenek.
Bir öğrenci için bu sorunun tek bir doğru cevabı var ve o doğru cevap, kanonun en sert hâli.
Kanon bir kitapta tartışılabilir ve bir sergide yorumlanabilir; sınav kâğıdında ise tartışılamaz, ya bilirsin ya bilmezsin.
Şimdi şu soruyu sor: bu soru neden bu eser üzerine yazıldı?
Cevap büyük ihtimalle şöyle. Bu eser ders kitabında resmedilmişti, ders kitabında resmedilmesinin sebebi bir önceki baskıda da olmasıydı ve o baskıdaki seçim bu kursun beşinci dersinde gördüğümüz ilk elkitaplarının bölümlemesinden geliyordu.
Yani bir sınav sorusu, yüz yetmiş yıllık bir kararın en ucundaki halka.
On bir ders boyunca bu zinciri söktük. Şimdi son adım kaldı ve bu ders bir atölye: eldeki bir kanon somut olarak nasıl yeniden yazılır?
Bu derste ne olacak
Önce yeniden yazmanın gerçek kısıtını göreceğiz; yer sınırlı ve eklemek her zaman çıkarmak demek.
Sonra çıkarma ve girme ölçütlerini kuracağız, çünkü gerekçesiz değişiklik yeni bir keyfilik üretiyor.
Ardından dört revizyon hamlesini ayıracağız; hepsi değişiklik ama hiçbiri aynı işi yapmıyor.
Sonra kursun on bir dersinden çıkan araçları tek bir denetim listesine dönüştüreceğiz.
Ardından küçük revizyon ile baştan yazma arasındaki farkı karşılaştıracağız.
Son olarak bir bölüm taslağı üreteceğiz. Ders bittiğinde elinde gerekçeli bir revizyon önerisi olacak.
Sıfır noktası: sayfa sayısı değişmiyor
Bir yayınevi düşün. Elindeki ders kitabı beş yüz sayfa ve yeni baskıda da beş yüz sayfa olacak.
Sebebi basit ve tartışmasız: fiyat, ağırlık, ciltleme ve dönemlik ders saati. Yani sayfa sayısı bir tercih değil, dışarıdan gelen bir kısıt.
Şimdi sen o kitabın editörüsün ve dört yeni bölüm eklemek istiyorsun. Kaç sayfa çıkarman gerekiyor? Aynı kadar.
İşte kanon tartışmasının en az konuşulan yanı bu. Ekleme tek başına bir öneri değil; her ekleme sessizce bir çıkarma öneriyor ve çıkarılan şey yazılmadığında karar görünmez oluyor.
Aynı kısıt derste de var. Bir dönem on dört hafta ve her hafta belirli sayıda eser gösterilebiliyor. Sergi salonunda da var; duvar uzunluğu sabit.
Benzetmenin kırıldığı yer önemli ve bugün fark yaratıyor. Çevrimiçi kaynaklarda sayfa kısıtı yok; oraya sınırsız içerik eklenebiliyor. Ama öğrencinin zamanı hâlâ sınırlı ve sınav hâlâ belirli sayıda soru soruyor. Kısıt kâğıttan zamana kaydı, ortadan kalkmadı.
Çıkarma ve girme ölçütü
Yer sıfır toplamlıysa, iki ayrı ölçüt gerekiyor ve ikisi de yazılmalı.
Çıkarma ölçütü şu üç sorudan geçiyor.
Birincisi tekrar: bu eser, kitapta zaten anlatılan bir noktayı mı gösteriyor? Aynı kavram için üç örnek varsa, ikisi başka bir kavrama devredilebilir.
İkincisi gerekçe: bu eser neden burada? Cevap "her kitapta var" ise, o gerekçe TEM-201.6'da gördüğümüz kanon döngüsünün kendisi ve tek başına yeterli değil.
Üçüncüsü iş görürlük: bu eser öğrenciye tam olarak ne öğretiyor? Bazı eserler ünlü oldukları için giriyor, bir kavramı gösterdikleri için değil.
Girme ölçütü ise dört sorudan geçiyor.
Birincisi boşluk: bu eser kitapta hiç anlatılmayan bir şeyi mi gösteriyor? Coğrafya, teknik, üretim biçimi ya da izleyici türü olabilir.
İkincisi kanıt: bu eser hakkında güvenilir kaynak var mı? TEM-203.14'te öğrendiğimiz kanıt düzeyi burada da geçerli; kanona giren eserin künyesi sağlam olmalı.
Üçüncüsü erişim: görüntüsü yayımlanabiliyor mu ve izin durumu nedir? Bir önceki derste gördüğümüz protokoller burada doğrudan işliyor.
Dördüncüsü öğretilebilirlik: bu eser tek bir derste anlatılabilir mi, yoksa uzun bir ön bilgi mi gerektiriyor? Kanona giren eser, girdiği yerde iş görmeli.
İki listenin arasında bir de öncelik sorusu var. Aynı boşluğu dolduran iki aday varsa hangisi seçilir? Pratikte üç ölçüt işe yarıyor: hakkında daha çok kaynak olan, görüntüsü daha erişilebilir olan ve başka bir bölümle de bağ kurabilen. Üçüncüsü en değerlisi, çünkü tek bir eser birden çok yerde iş görüyorsa yer maliyeti düşüyor.
Bu iki ölçüt listesi bir arada kullanıldığında, revizyon bir beğeni tartışması olmaktan çıkıyor ve tartışılabilir bir öneri hâline geliyor.
Dört revizyon hamlesi
Değişiklik denince akla ekleme geliyor. Oysa dört ayrı hamle var ve her biri farklı sorunu çözüyor.
Birinci hamle ekleme: kitaba yeni bir eser ya da yeni bir bölüm giriyor. Bu en görünür hamle ve aynı zamanda en pahalısı, çünkü doğrudan yer istiyor.
İkinci hamle değiştirme: aynı kavram için kullanılan örneğin yerine bir başkası konuyor. Yer maliyeti sıfır ama etkisi büyük olabiliyor, çünkü bir kavramın hangi eserle öğretildiği o kavramın nereye ait sanıldığını belirliyor.
Üçüncü hamle çerçeveleme: eser aynı kalıyor ama onu anlatan cümleler değişiyor. Sipariş veren, atölyenin emeği, nesnenin sonraki yolculuğu ekleniyor. Yer maliyeti düşük kalırken kavramsal etkisi yüksek oluyor.
Dördüncü hamle bölümleme: kitabın bölüm başlıkları ve sırası yeniden kuruluyor. En zor hamle ama en belirleyici olanı, çünkü TEM-204.5'te gördüğümüz gibi bölümleme kararı bütün kitabı yönetiyor.
Pratikte en çok ekleme öneriliyor ve en az bölümleme değişiyor. Oysa etkisi en yüksek olanı sonuncusu.
Üçüncü hamlenin gücü hafife alınıyor ve bu kursun en çok kullanılabilir bulgularından biri burada. Aynı eser, sipariş belgesiyle birlikte anlatıldığında bambaşka bir şey öğretiyor; tek bir paragraf, bir başyapıt anlatısını bir üretim anlatısına çeviriyor. Yer maliyeti neredeyse sıfır olduğu için de en kolay onaylanan hamle.
Bunun sebebi kurumsal. Ekleme bir bölüm yazarının kararıyla olabiliyor; bölümleme değişikliği ise bütün kitabı, müfredatı ve sınavları etkilediği için çok daha fazla onay gerektiriyor.
Bu yüzden gerçekçi bir revizyon önerisi, dört hamleyi karışık kullanıyor: bölümlemede küçük ama gerekçeli bir değişiklik, birkaç değiştirme, çok sayıda çerçeveleme ve az sayıda ekleme.
Kursun araçlarını denetim listesine çevirmek
Şimdi on bir dersin araçlarını tek bir işe bağlayalım. Bunlar dağınık hâlde bir alet çantası; sıraya konduklarında bir yöntem oluyorlar.
Birinci aşama sayım. Kitabın ad dizininde ve görsel listesinde payda sorusunu uygula: hangi coğrafya kaç sayfa, kaç görsel, kaç bölüm? Bu, sekizinci derste öğrendiğimiz ölçme adımı ve tartışmayı görüşten veriye taşıyor.
İkinci aşama okuma. Bölüm metinlerinde özne testini uygula: cümlelerin öznesi dönem mi, biçim mi, kişi mi? Dördüncü dersten gelen bu test, kitabın hangi damardan yazıldığını gösteriyor.
Üçüncü aşama kaynak denetimi. Her genel iddia için sıçrama sorusunu sor: bu, kaç nesneden çıkarıldı? Ve yansıtma sınamasını uygula: eser koşulları yansıtıyor mu, yoksa onlara cevap mı veriyor?
Dördüncü aşama zincir denetimi. Etki iddialarına ok sınamasını uygula: belge mi, benzerlik mi, yazarın mantığı mı? Altıncı dersten gelen bu ayrım, kitaptaki nedensellik cümlelerini ayıklıyor.
Beşinci aşama boşluk denetimi. Sessizlik haritasını çıkar: hangi coğrafya, hangi teknik, hangi üretici türü hiç geçmiyor? İkinci ve dokuzuncu derslerden gelen bu adım, eklenecekleri belirliyor.
Altıncı aşama kayıt denetimi. Kitapta kullanılan eserlerin künyelerine iki tarih okumasını ve yol etiketini uygula. Dokuzuncu dersten gelen bu adım, hangi eserlerin geçmişinin anlatılması gerektiğini gösteriyor.
Yedinci aşama ölçüt denetimi. Karşılaştırmalarda zemin cümlesini ara ve terim kaynağı etiketini uygula. Onuncu dersten gelen bu adım, kitabın hangi geleneğin diliyle yazıldığını ortaya koyuyor.
Sekizinci aşama izin denetimi. Eklemek istediğin her görüntü için izin satırını doldur. On birinci dersten gelen bu adım, önerinin uygulanabilir olup olmadığını söylüyor.
Aşamaların sırası rastgele değil ve ucuzdan pahalıya doğru gidiyor. Sayım ve okuma birkaç saatte yapılabiliyor, kayıt ve izin denetimi ise yazışma gerektiriyor. Yedinci derste öğrendiğimiz ucuz olanı öne alma kuralı burada da geçerli: erken aşamalar çoğu zaman öneriyi daraltıyor ve pahalı adımların kapsamını küçültüyor.
Sekiz aşamanın çıktısı tek bir belge: neyin, neden değişeceğini gösteren gerekçeli bir liste.
Karşılaştırma: revizyon mu, baştan yazma mı
İki yol var ve ikisi farklı işler.
Birinci yol kademeli revizyon: mevcut yapı korunuyor ve içine eklemeler ile değiştirmeler yapılıyor. Bu yol uygulanabilir, hızlı ve kurumsal onayı görece kolay.
Sınırı ise sekizinci derste gördüğümüzle aynı: yapı korunduğunda, eklenen malzeme de aynı ölçütle değerlendiriliyor. Bir coğrafya ekleniyor ama ilerleme eğrisi duruyorsa, eklenen coğrafya o eğriye göre okunuyor.
İkinci yol yeniden kurgu: kitabın iskeleti değiştiriliyor ve sıra kronolojik olmaktan çıkıp soruya, malzemeye, işleve ya da dolaşıma göre kurulabiliyor.
Bunun kazancı büyük: farklı gelenekler artık merkez ve çevre olarak değil, aynı soruya verilen farklı cevaplar olarak yan yana geliyor.
Yeniden kurgunun bir başka faydası da ölçüt tarafında. Bölümler soruya göre kurulduğunda her bölümün kendi değerlendirme ölçütü olabiliyor ve tek bir ölçütün bütün kitaba yayılması engelleniyor. Üçüncü ve altıncı derslerde gördüğümüz tek eksenli anlatının panzehiri, çoğu zaman bölümlemenin kendisinde.
Bedeli de büyük. Kronolojik sıra öğrenciye bir omurga veriyor ve o omurga kaldırıldığında yerine güçlü bir başka düzen konması gerekiyor. Zayıf bir tematik düzen, kronolojiden daha kafa karıştırıcı olabiliyor.
Pratikte en iyi sonuç veren yol karma. Kronolojik omurga korunuyor, ama bölümlerin içi soru eksenli kuruluyor ve belirli aralıklarla kronolojiyi kesen karşılaştırmalı bölümler ekleniyor.
Bir de üçüncü bir yol var ve son yıllarda yaygınlaştı: tek bir kitap yerine modüler kaynak. Ortak bir çekirdek ve yerel olarak eklenen bölümler. Bu yaklaşım, TEM-204.10'da gördüğümüz yayın dili sorununa da kısmen cevap veriyor, çünkü ekleme yerelde yapılıyor.
Usta katmanı: revizyonun tuzakları
Bir revizyon önerisi hazırlarken beş tuzağa dikkat etmek gerekiyor.
Birincisi ekleme yanılsaması. Bir bölüm eklemek yapıyı değiştirmiyor. Kitabın sonuna konan bir bölüm, çoğu zaman "ek konu" olarak okunuyor ve müfredatta ilk atlanan yer oluyor.
İkincisi temsil sayacı. Coğrafya ve kimlik dağılımını saymak iyi bir başlangıç ama tek başına ölçüt değil. Sayı tuttuğu hâlde eski çerçeve sürebiliyor; TEM-204.8'de gördüğümüz gibi ekleme ile ölçüt sorgulama ayrı işler.
Üçüncüsü erişilebilirlik yanlılığı. Görüntüsü kolay bulunan ve izni kolay alınan eserler seçiliyor. Bu, sessiz bir seçim mekanizması ve çoğu zaman fark edilmiyor; sonuçta kanon, telif ve arşiv koşullarının şekillendirdiği bir liste hâline geliyor.
Dördüncüsü sınav ataleti. Kitap değişse bile soru bankası ve müfredat değişmediğinde eski kanon sürüyor. Revizyonun gerçekten uygulanıp uygulanmadığı, ancak sınav sorularına bakılarak anlaşılıyor.
Beşincisi gerekçe eksikliği. Gerekçesi yazılmayan bir çıkarma, yerine geçmek istediği keyfiliğin aynısı. Bu kursun bütün derslerinde gördüğümüz kural burada da geçerli: karar yazıldığında tartışılabiliyor.
Bir tuzak daha var ve döngüsel olduğu için fark edilmesi zor: kaynak yokluğu gerekçesi. Bir eser hakkında yeterli yayın olmadığı için kanona alınmıyor, kanona alınmadığı için de hakkında yayın yapılmıyor. Bu döngü ancak biri bilerek kırdığında açılıyor ve kırma işi çoğu zaman bir ders kitabından değil, bir tez konusundan başlıyor.
Bir de bu dersin en genel dersi var. Kanon eleştirisi, kanonu ortadan kaldırmayı hedeflemiyor; çünkü sınırlı bir yer her zaman bir seçim gerektiriyor. Hedef seçimin görünür, gerekçeli ve değiştirilebilir olması. Görünmez seçim, tartışılamayan seçimdir.
Kalıcı araçlar
Üç araç bu dersten kalıyor.
Sıfır toplam kuralı. Her ekleme önerisinin yanına çıkarma önerisini yaz; ikisi bir arada bir öneridir, tek başına ekleme bir dilektir.
Hamle etiketi. Önerdiğin her değişikliği dört hamleden birine yerleştir: ekleme, değiştirme, çerçeveleme, bölümleme. Etiket, önerinin maliyetini ve etkisini birlikte gösteriyor.
Uygulanma sınaması. Bir revizyonun gerçekleşip gerçekleşmediğini kitaptan değil sınavdan denetle. Soru değişmediyse revizyon henüz uygulanmamış demektir.
Yaygın yanlışlar
Yaygın yanlış"Kanonu genişletmek yeni bölümler eklemektir."
Yer sıfır toplamlı olduğu için her ekleme sessizce bir çıkarma öneriyor ve çıkarılan yazılmadığında karar görünmez oluyor. Ayrıca sona eklenen bölüm çoğu zaman ek konu olarak okunuyor ve müfredatta ilk atlanan yer oluyor.
Yaygın yanlış"Temsil oranları tuttuğunda sorun çözülmüştür."
Sayım iyi bir başlangıç ama çerçeve değişmediğinde eklenen malzeme de eski ölçütle değerlendiriliyor. Ekleme ile ölçüt sorgulama ayrı işlerdir ve ikincisi olmadan birincisi yapıyı yerinde bırakıyor.
Yaygın yanlış"Ders kitabı değişince kanon değişir."
Sınav soru bankası ve müfredat belgesi değişmediğinde eski kanon sürüyor. Bir revizyonun gerçekten uygulandığı, ancak sorulara ve programlara bakılarak anlaşılıyor.
Yaygın yanlış"Kronolojik sırayı bırakmak her zaman daha iyidir."
Kronoloji öğrenciye bir omurga veriyor ve kaldırıldığında yerine güçlü bir düzen konması gerekiyor. Zayıf kurulmuş bir tematik sıra, kronolojiden daha kafa karıştırıcı olabiliyor; pratikte en iyi sonucu karma yapı veriyor.
Yaygın yanlış"Kanon eleştirisi kanonu ortadan kaldırmayı ister."
Sınırlı yer her zaman bir seçim gerektiriyor, dolayısıyla seçim kaçınılmaz. Hedef seçimi yok etmek değil, görünür, gerekçeli ve değiştirilebilir kılmak; görünmez seçim tartışılamayan seçimdir.
Uygulama ve kilit özet
Kilit özet: kanon revizyonunun gerçek kısıtı yerin sıfır toplamlı olması; her ekleme sessizce bir çıkarma öneriyor ve çıkarma yazılmadığında karar görünmez kalıyor. Çıkarma üç, girme dört soruyla gerekçelendiriliyor ve gerekçesiz değişiklik yerine geçmek istediği keyfiliğin aynısı oluyor. Dört hamle var, en çok önerilen ekleme en pahalısı, en az değişen bölümleme ise en belirleyicisi. Kursun on bir dersinden çıkan araçlar sekiz aşamalı bir denetime dönüşüyor ve çıktısı gerekçeli tek bir belge. Ve bir revizyonun gerçekten uygulandığı kitaptan değil sınav sorularından anlaşılıyor.
Sonraki derse köprü
Bu kursta kanonun nasıl kurulduğunu, taşındığını ve yeniden yazılabileceğini gördük. Bir soru hep arka planda durdu: kitaba giren eserin künyesi gerçekten sağlam mı, yani o eser sahiden o kişinin mi? Sıradaki kursta atıf, özgünlük, kopya ve sahtecilik konularına geçiyor ve ilk derste imza, belge, üslup ile teknik kanıtın nasıl birlikte değerlendirildiğini çalışıyoruz.