Ders TEM-203.8 · Sanat Tarihinin Yöntemleri

Feminist ve queer sanat tarihleri

2.154 kelime · 34 eser örneği · yaklaşık 10 dakika okuma · seslendirme 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kilit özet: iki ayrı soru var — kim kayda geçti ve kayıt hangi kategorilerle tutuldu. Birincisi çapraz kayıt eşleştirmeyle çözülüyor, ikincisi erişim kurallarını ve değer sıralamasını okuyarak. Queer okuma bugünün etiketlerini geçmişe taşımıyor; normu görünür kılıyor ve belirsizliği koruyor. Yokluk üç ayrı şey demek olabilir ve ayrımı yapmadan sonuç çıkarılmıyor.

Açılış: kayıtta olmayan eller

Geçen derste kimin konuşabildiğini sorduk ve cevabı genel bıraktık.

Şimdi keskinleştiriyoruz. Bir atölye kaydına bakıyorsun. Usta adıyla yazılmış. Altında bir satır daha var: "yardımcılar, altı kişi."

Altı kişinin adı yok. Ama iş onların elinden de geçti.

Bu ders, o satırın nasıl okunacağını öğretiyor. İki yöntem ailesi bu işi yapıyor ve ikisi aynı şey değil: biri kimin kayda geçtiğini soruyor, öteki kaydın hangi kategorilerle tutulduğunu.

Yöntem dersi olarak alıyoruz. Yani mesele bir görüşü savunmak değil, elimizdeki belgeyi daha eksiksiz okumak.

Bu derste ne olacak

Önce iki sorunun neden ayrı olduğunu göreceğiz.

Sonra ilk hamleyi — eksik adları geri koymayı — ve onun sınırlarını işleyeceğiz.

Ardından kategorinin kendisini sorgulayan ikinci hamleye ve queer okumanın ne olup ne olmadığına geçeceğiz.

Son olarak anakronizm sorununu, kanıt ölçütlerini ve eleştirileri konuşacağız.

Sıfır noktası: iki sütunlu bir defter

Bir hesap defteri düşün. Sol sütunda ad var, sağ sütunda ödeme.

Bazı satırlarda ad yerine bir sıfat yazıyor: "dokumacı kadınlar", "çıraklar", "ev halkı".

Yüz yıl sonra biri bu defteri okuyup o atölyede kimlerin çalıştığını listeliyor. Listeye yalnız adı yazılanlar giriyor.

Liste yanlış değil — defterde ne varsa o. Ama defterin sorusuyla bizim sorumuz aynı değil. Defter kime ödeme yapıldığını kaydetti; biz kimin çalıştığını soruyoruz.

İki yöntem de bu farktan doğuyor. Belgeyi reddetmiyorlar; belgenin neyi kaydetmek için tutulduğunu soruyorlar.

İki ayrı soru

Ayrımı baştan koymak gerekiyor, çünkü ikisi sık sık karıştırılıyor.

Birinci soru: kim kayda geçti? Üretimde yer aldığı hâlde adı yazılmayanlar kimler ve neden yazılmadı? Bu bir kapsama sorusu ve büyük ölçüde arşiv işiyle çözülüyor.

İkinci soru: kayıt hangi kategorilerle tutuldu? Defterin sütunları nasıl kurulmuş, hangi ayrımlar doğal sayılmış? Bu bir çerçeve sorusu ve TEM-203.7'nin söylem analizine bağlanıyor.

Birinci soru feminist sanat tarihinin ilk ve en somut katkısı. İkinci soruyu hem feminist hem queer çalışmalar soruyor ama farklı yerlerden.

Ve pratikte ikisi birbirini gerektiriyor: adları geri koymadan çerçeve görünmüyor, çerçeveyi sormadan geri konan adlar eski düzene eklenmiş birkaç isimden ibaret kalıyor.

Birinci hamle: adları geri koymak

En eski ve en sağlam iş bu. Belgeye dayanıyor ve sınanabiliyor.

Üç yolla yapılıyor.

İmza ve künye taraması. Nesnenin üzerindeki işaretler yeniden okunuyor. Bazı imzalar hiç aranmadığı için bulunmamıştı.

Atıf tarihinin sökülmesi. Bir eserin kime atfedildiği zaman içinde değişiyor. Atıf kararlarının kendisi bir kaynak — TEM-202.7'de restorasyon kararları için kurduğumuz okuma burada atıf için işliyor.

Yan kayıt eşleştirme. Ödeme, lonca, vergi ve mahkeme kayıtları çapraz okunuyor; bir ad birinde geçmiyorsa ötekinde geçebiliyor.

Üçüncüsü en verimlisi ve en yorucusu. Ama sonucu tartışılmaz oluyor: bir ad birden fazla bağımsız kayıtta çıkıyorsa, o kişi kanıtlanmış demektir.

Bu hamlenin bir sınırı var ve açıkça söylemek gerekiyor. Adı bulunamayan çoğunluk için bu yöntem çalışmıyor. Kayıt tutulmamışsa geri getirilecek bir şey yok.

O yüzden ikinci bir soru gerekiyor: kayıt neden öyle tutuldu?

İkinci hamle: kategoriyi sormak

Burada soru nesneden kayda kayıyor.

Üç şey inceleniyor.

Erişim kuralları. Kim hangi eğitime, hangi atölyeye, hangi malzemeye girebiliyordu? Kurallar çoğu zaman yazılı ve okunabilir.

Değer sıralaması. Hangi iş türü yüksek, hangisi düşük sayılıyordu? Bu sıralama TEM-201.1'de gördüğümüz sanat ve zanaat ayrımıyla iç içe.

Anlatı kalıbı. Bir üreticinin hayatı hangi kalıpla anlatılıyor? Aynı bilgi, farklı kalıpta farklı bir portre üretiyor.

İkincisi sanat tarihi için belirleyici. Bir tekniğin düşük sayılması, o tekniği kullananların da düşük sayılması sonucunu doğuruyor ve iki şey birbirini besliyor. Tekstil bunun en açık örneği: yüksek emek, yüksek maliyet ve düşük kurumsal itibar bir arada duruyor.

Bu bir haksızlık iddiası olmadan da çalışıyor. Ölçülebilir bir gözlem: aynı atölyede üretilen iki nesne türünden biri müzenin ana salonunda, öteki depoda.

Queer okuma ne yapıyor

Bu başlık en çok yanlış anlaşılan yer, o yüzden önce ne olmadığını söyleyelim.

Geçmişteki kişilere bugünün kimlik etiketlerini yapıştırmak değil. Böyle bir okuma anakronizm üretiyor ve kanıtla desteklenemiyor.

Yaptığı şey daha temkinli ve daha ilginç. Üç işi var.

Normu görünür kılmak. Bir dönemde neyin olağan sayıldığını araştırıyor. Norm görünmezdir; ancak sapma üzerinden okunuyor.

Belirsizliği korumak. Bir kaynak net değilse, netmiş gibi yapmıyor. Belirsizlik bir eksiklik değil, bulgunun kendisi olabiliyor.

Sınıflandırmayı tarihselleştirmek. Bugün kullandığımız kategorilerin ne zaman kurulduğunu soruyor.

Üçüncüsü yöntemin özü. Bir kategori on dokuzuncu yüzyılda kurulduysa, o kategoriyi beşinci yüzyıla taşımak bir hata — ve bu, feminist okumanın da paylaştığı bir disiplin.

Pratikte en verimli çıktısı şu: kaynağın söylemediği şeyi söylemiş gibi yapmamak. TEM-203.5'te psikanalitik okuma için koyduğumuz sınır burada da geçerli ve burada daha sıkı uygulanıyor.

Anakronizm sorunu ve nasıl yönetiliyor

Bu iki yaklaşımın en sık aldığı eleştiri anakronizm ve eleştiri bazen haklı. O yüzden yöntemin kendi koruması var.

Dört kural işliyor.

Kategoriyi tarihlendir. Kullandığın kavram ne zaman ortaya çıktı? Kavram nesnenden sonra doğduysa dikkatli ol.

Dönemin kendi sözcüğünü ara. Kaynak o durumu nasıl adlandırıyor? Kendi terimi varsa onu kullan.

İddiayı kanıta bağla. Elinde ne var — belge mi, nesne üzerinde iz mi, yoksa yalnız bir izlenim mi?

Alternatifi yaz. Aynı gözlemi açıklayan başka bir okuma var mı? Varsa metnine yaz.

Dördüncüsü en güçlü koruma ve TEM-203.1'den beri tekrarladığımız disiplin: bir okuma, rakibini yazdığında güçleniyor.

Bu dört kural uygulandığında ortaya çıkan iddia zayıf değil, tersine daha dayanıklı oluyor. Çünkü sınırını kendisi çiziyor ve eleştiriye açık bırakılan yer, eleştirinin vurmaya çalışacağı yerden önce belirlenmiş oluyor.

Yöntemin kanıtı

Üç tür kanıtla çalışıyor ve üçü de sınanabilir.

Kurumsal kural metni. Yönetmelik, tüzük, lonca kararı. Erişimin nasıl düzenlendiğini doğrudan gösteriyor.

Sayısal kayıt. Üye listesi, ödeme defteri, sergi katılım listesi. Oran hesaplanabiliyor.

Nesne üzerindeki iz. İmza, damga, teknik parmak izi. En dolaysız kanıt.

İkincisi çok verimli çünkü bir tartışmayı sayıya indiriyor. Bir sergide kaç üreticinin adı geçiyor, kaçı hangi grupta? Bu bir görüş değil, sayılabilir bir olgu.

Ama sayının bir tuzağı var. Oran, dışlamanın nasıl işlediğini göstermiyor; yalnız sonucunu gösteriyor. Mekanizmayı görmek için kural metnine dönmek gerekiyor.

Eleştiriler

Dört eleştiri var ve dördü de yöntem içinde tartışılıyor.

Anakronizm riski. Bugünün kategorileri geçmişe taşınabiliyor. Yukarıdaki dört kural bunun için var ama her çalışmada uygulanmıyor.

Örneklem eğrisi. Bulunan adlar çoğunlukla varlıklı ve kentli çevrelerden geliyor, çünkü kayıt oralarda tutulmuş. Bulgu, gerçeği değil kaydın dağılımını yansıtabiliyor.

Ekleme tuzağı. Birkaç ad eski anlatıya eklenip anlatı aynen bırakılabiliyor. Bu, sorunu çözmüş görünüp çerçeveyi korumak oluyor.

Kanıt eşitsizliği. Bazı iddialar belgeye, bazıları yalnız yokluğa dayanıyor ve ikisi aynı ağırlıkta sunulabiliyor.

İkincisi en az konuşulanı ve TEM-201.8'de kurduğumuz kanıt eşitsizliği sorununun bu alandaki hâli. Bir bölgede kayıt tutulmamışsa, o bölge hakkında hiçbir şey söylenemiyor — ve sessizlik yanlışlıkla yokluk sayılıyor.

Dördüncüsü ise dürüstlük meselesi. Yokluktan çıkarılan iddia meşru ama ayrı işaretlenmeli: "belge yok" ile "belge var ve şunu diyor" iki ayrı kanıt düzeyi.

Kalıcı araçlar

Tartışmalar sürüyor ama dört araç yerleşti ve bugün alanın standart işi sayılıyor.

Çapraz kayıt eşleştirme. Bir adı birden çok bağımsız kayıtta aramak.

Oran hesaplama. Bir kümede kimin ne kadar yer aldığını sayıya dökmek.

Kural metni okuma. Erişimi düzenleyen belgeleri birer kaynak olarak incelemek.

Kanıt düzeyini işaretleme. Belgeye dayanan iddia ile yokluğa dayanan iddiayı ayrı yazmak.

Dördüncüsü bu kursun tamamına yayılabilecek bir alışkanlık. Bir cümlenin arkasında ne olduğunu okurun görebilmesi, akademinin baştan beri savunduğu ilkenin ta kendisi.

Ve bir not: bu dört araç herhangi bir görüşe bağlı değil. Kim kullanırsa kullansın aynı sonucu veriyor — iyi bir yöntemin ölçütü de bu.

Usta katmanı: yokluğu okumanın disiplini

Son katman ve bu dersin en zor işi.

Bir kayıtta bir şeyin olmaması üç ayrı anlama gelebiliyor ve üçünü karıştırmak en sık yapılan hata.

Hiç olmadı. O şey gerçekten yoktu.

Oldu ama kaydedilmedi. Vardı; kaydın konusu değildi.

Kaydedildi ama kayboldu. Kaydedilmişti; belge bugüne ulaşmadı.

Üçünü ayırmanın yolu karşılaştırma. Benzer bir bağlamda kayıt tutulmuş bir örnek varsa, ikinci ihtimal güçleniyor. Aynı arşivde başka belgeler de eksikse, üçüncü ihtimal güçleniyor.

Bu ayrım yapılmadan yazılan her cümle, üç ihtimalden birini sessizce seçmiş oluyor — ve okur hangisinin seçildiğini bilmiyor.

Pratik kural şu: yokluktan bir sonuç çıkaracaksan, önce o yokluğun hangi türden olduğunu tartış. Tartışamıyorsan cümleyi kur ama sınırını yaz. Bu, TEM-203.7'de konuştuğumuz kendi konumunu yazma alışkanlığının kanıt düzeyindeki hâli.

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Bu yaklaşımlar birkaç ismi listeye eklemekten ibaret."
Doğrusu

Eklemek ilk adım. Asıl iş, listeyi üreten kuralları okumak; kural okunmazsa eklenen adlar eski çerçeveyi olduğu gibi bırakıyor.

Yaygın yanlış"Geçmişteki bir kişiye bugünün kimlik etiketi konabilir."
Doğrusu

Konamaz. Kategoriler tarihseldir ve kavram nesneden sonra doğduysa taşınamaz. Yöntem tam da bunu yasaklıyor.

Yaygın yanlış"Belge yoksa kanıt yoktur."
Doğrusu

Belge yokluğu bir veri ama üç ayrı anlama gelebiliyor: hiç olmadı, kaydedilmedi, kayboldu. Hangisi olduğu tartışılmadan sonuç çıkarılmıyor.

Yaygın yanlış"Sayılar tartışmayı bitirir."
Doğrusu

Oran sonucu gösteriyor, mekanizmayı göstermiyor. Dışlamanın nasıl işlediğini görmek için kural metnine dönmek gerekiyor.

Uygulama ve kilit özet

Kilit özet: iki ayrı soru var — kim kayda geçti ve kayıt hangi kategorilerle tutuldu. Birincisi çapraz kayıt eşleştirmeyle çözülüyor, ikincisi erişim kurallarını ve değer sıralamasını okuyarak. Queer okuma bugünün etiketlerini geçmişe taşımıyor; normu görünür kılıyor ve belirsizliği koruyor. Yokluk üç ayrı şey demek olabilir ve ayrımı yapmadan sonuç çıkarılmıyor.

Sonraki derse köprü

Burada kaydın kimi içeri alıp kimi dışarıda bıraktığını sorduk. Sıradaki derste aynı soruyu coğrafya ölçeğinde soruyoruz: bir bölgenin sanatı kimin diliyle, kimin dönemlendirmesiyle ve kimin müzesinde anlatılıyor? Postkolonyal ve dekolonyal yaklaşımlarla devam ediyoruz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu ders hangi kursun bölümü?

TEM-203 — Sanat Tarihinin Yöntemleri →

14 bölümden 8. bölüm · Katman 2 — Sanat Tarihinin Temelleri